… ân'da Salanta sahrâları ve Dobraçin ve Keçkemet ve Gingöş ve Peşte sahrâları ve
Sirem
ve Semendire vâdîleri serâpâ Karadeniz olup Venedik körfezi sâhilinde Dodoşka v …
Ol asırda Macaristân'da Salanta sahrâları ve Dobraçin ve Keçkemet ve Gingöş ve Peşte sahrâları ve Sirem ve Semendire vâdîleri serâpâ Karadeniz olup Venedik körfezi sâhilinde Dodoşka vilâyetinde mezkûr Karadeniz Venedik körfezine munsab olduğu yerler hâlâ nümâyândır. Hattâ Silisre eyâletinde Pravadi kal‘ası evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i bâlâdır, ol asırda bu kal‘a leb-i deryâda imiş. Hâlâ keştîler bağlamak içün demir halkalar vardır, durur ve zamân-ı kadîmde gemi küpeşteleri ve bodostomaları kayalara dokunmakdan rahnedâr etdükleri yerler ayân u beyândır. Ve Karadeniz'in bir alâmeti dahi cezîre-i Kırım içre Bâğçesarây'a bir merhale karîb Menkûb kal‘ası derler ebr-i nîlgûna ser çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir, anda dahi keştîler yatacak limanlar ve kayalar üzre keştî bağlamak içün amûd-ı müntehâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
… donya şehrin ta‘mîr etmeğe mübâşeret etdi. {Ol zamândan beri Macar diyârları ve
Sirem
ve Semendire sahrâları ve Leh ve Çeh ve Kırım ve Kamerü'l-kum ve Deşt-i Kıpçağ …
Ammâ ol asırda Karadeniz ile Akdeniz mâbeyninde niçe bin kurâ ve kasâbâtlar ve şehr-i mu‘azzamlar var idi. İslâmbol'un Sarâyburnu ile Üsküdar mabeyninde şehr-i Makdonya var idi. Yedi yüz germ-âbe ılıcalı bir şehr-i azîm idi. Gark-ı âb olup İskender-i Kübrâ bu takrîb ile Kaydefâ'dan intikâm alup Sarâyburnu'nda Makdonya şehrin ta‘mîr etmeğe mübâşeret etdi. {Ol zamândan beri Macar diyârları ve Sirem ve Semendire sahrâları ve Leh ve Çeh ve Kırım ve Kamerü'l-kum ve Deşt-i Kıpçağ ve Heyhât vâdîleri deryâdan küşâde olup mesken [ü] me’vâ İremezâtü'l-imâd misillü ferah-fezâ yerler olup benî âdem ve gayrı hayvânât içün kân-ı giyâhât [ve] mezâri‘ât yerleri oldu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9b ·
metinde göster ·
{Der-beyân-ı bânî-i Ayasofya-yı kebîr}: Ve bu Vezendo Kıral'ın bir duhter-i pâkîze-ahteri Makdona şehirlerinden Sofya şehrinde mütevellid olup babasının İslâmbol'u binâ etdüğin istimâ‘ edüp iki bin milyon mâl-ı hazâyinleri Sirem ve Semendire arabalarına tahmîl edüp İslâmbol'da Ayasofya deyrine mübâşeret etdükde Hazret-i Hızır gelüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a ·
metinde göster ·
eş-Şeyh Sultân-ı Melâmiyyûn Hazret-i Kapanî Mehemmed Efendi: Ve dahi Geysûdâr Mehemmed Efendi derlerdi. Zîrâ pâ-bürehne ve ser-bürehne olup geysûları mergûle mergûle ve fetîle fetîle pîç u pîç ham-be-ham kâkül-i perîşân bir dervîş-i zîşân olduğundan Geysûdâr lakabıyla meşhûr-ı âfâk bir kutb-ı istihkâk kimesne idi. Sayf [u] şitâda bir beyâz imroz kebesinden gayrı "Lâ-cübbete velâ-sivâllâh" deyü destinde bir teberi eksik değil idi. Gelibolu etrâfındandır derlerdi. Ammâ Peçuy-ı Sirem mânend-i bâğ-ı İrem taraflarında akrabâları kabaniçeli ve kopçalı çakşırlı âdemler gelüp Unkapanı'nın iç yüzünde Arabacılar meydânı önündeki (---) Paşa mektebinde sâkin olurlardı. Akrabâları dahi atları ve donları ile anda olurlardı. Ve bizzât kendüleri dahi lehceleri Boşnak lisânı üzre fesâhat ü belâğat sâhibi olup tekellüm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112b ·
metinde göster ·
Bu emîn cümle tevâbi‘iyle müsellah olup Edirne arabaları ve
Sirem
arabaların müzeyyen edüp bâzergânların metâ‘larından gümrük alır şeklinde gavgâ …
Bu emîn cümle tevâbi‘iyle müsellah olup Edirne arabaları ve Sirem arabaların müzeyyen edüp bâzergânların metâ‘larından gümrük alır şeklinde gavgâ ve nizâ‘ [ü] cidâl ederek geçüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178b ·
metinde göster ·
… ). Bunlar dahi ankâ bâzergânlardır. Eflak u Boğdan ve Erdel ve Tımışvar, Vidin,
Sirem
ve Semendire ve Budin, Atina ve Mora ve Girid vilâyetlerinin balları meşhûrdur …
Esnâf-ı tüccârân-ı balcıyân: Mahzenleri 300, neferâtları 1000, pîrleri (---)(---)(---). Bunlar dahi ankâ bâzergânlardır. Eflak u Boğdan ve Erdel ve Tımışvar, Vidin, Sirem ve Semendire ve Budin, Atina ve Mora ve Girid vilâyetlerinin balları meşhûrdur kim cemî‘i dünyâya bal bu diyârlardan gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 179b ·
metinde göster ·
… ümle yigirmi yedi bin asker olup Boğazhisâra gitmeğe me’mûr oldular. Ve Mora ve
Sirem
ve Semendire ve Bosna ve Hersek sancakları Mora cezîresinde Benefşe kal‘asında …
Bu fetvâ-yı şerîfi pâdişâh-ı Cem-cenâb destine alup gûya bir habl-i metîne yapışdı. Ol gün Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri ziyâretine varup anda Şeyhülislâm (---)(---) Efendi kemerine iki yerden "niyyetü'l-gazâ" deyüp 269b Hazret-i Ömer kılıcın bend kılup Tershâne bâğçesine göç edüp iki yüz pâre kadırgayı cemî‘î levâzımâtıyla itmâm edüp asâkir-i İslâm ile leb-ber-leb etdi. Ve elli pâre kadırga Unkapanı'nın iskelesine yanaşup donanma ağası (---)(---) Ağa ve kul kethüdâsı ve başçavuş ve serdâr-ı mu‘azzam muhzırı ve cümle otuz altı oda yeniçeri ve cümle on bin mevcûd ism [ü] resmli yeniçeri ve on oda topçu ve on oda cebeci, bunlar dahi beş bin asker olup yeniçeriler kadırgalara ve topçu ve cebeciler mavnalara girüp âmâde oldular. Beri cânibden eyâlet-i Rûmeli eyâletine mutasarrıf (---) Paşa, kapusu askeriyle ve eyâletinde olan yigirmi dörd sancak beği askerleriyle cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar yigirmi iki bin seksen asker cebelüleri ve beldârları ile cümle yigirmi yedi bin asker olup Boğazhisâra gitmeğe me’mûr oldular. Ve Mora ve Sirem ve Semendire ve Bosna ve Hersek sancakları Mora cezîresinde Benefşe kal‘asında gemilere girmeğe me’mûr oldular. Ve eyâlet-i Anadolu'da olan vezîr (---) Paşa, on dörd sancağında olan cümle kılıç ve ze‘âmet 199 ve kılıç timar 5589'dur, bu erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar kânûn üzre cebelüleri ile ve beldâr [u] çerâhorlarıyla ve paşasının askeriyle cümle yigirmi bin askeri müsellah olup Boğazhisâr'a me’mûr oldular. Ve eyâlet-i Kapudan Paşa ve eyâlet-i Şâm ve eyâlet-i Haleb ve eyâlet-i Diyârbekir ve eyâlet-i Mar’aş ve eyâlet-i Adana ve eyâlet-i Karaman ve eyâlet-i Sivas ve eyâlet-i Tarabefzûn, bu eyâletler cümle paşası askeriyle ve timar ve ze‘âmet sâhiblerinin kânûn üzre cebelüleri ile cümle yetmiş bin asker olup cümlesi Boğazhisâr'da gemilere girmeğe me‘mûr oldular. Ve cümle asker sürücü hasekiler ve kapucubaşılar cümle eyâlet askerlerin Boğazhisâr'da âmâde etdiklerinin haberi gelince Âsitâne-i sa‘âdetde dörd aşağı bölükler dahi keştîlere ağalarıyla girüp âmâde oldular. Bin elli (---) nevrûz-ı sultânîsinde Sarâyburnu'nda iki yüz pâre kadırga ve başdarde ve kalita ve on iki kara ejdehâ-misâl mavna ve yüz pâre firkate ve karaka ve karavana ve kalyon ve bürten ve binek ve potaç ve şıtıye ve şayka ve karamürsel ve darbuna nâm keştîlere dahi lağımcı ve beldâr [u] çerâhor ve mühimmât, levâzımat [u] cebehâneler koyup cümle yedi yüz pâre yelken Sarâyburnu'ndan lenger-endaht olup cümle ser-i kârda olan a‘yân-ı kibâr gemilerinin filikalarına süvâr olup Sarâyburnu'nda Sinân Paşa köşkünde cümle ulemâ ve sulehâ [ve] vüzerâlar ile huzûr-ı İbrâhîm Hân'a varup cümle sefer-i hümâyûna me’mûr olan vüzerâ ve mîr-i mîrân kapudanlara ve ağalara ve çorbacılara bin yedi yüz aded hil‘at-ı fâhireler giydirilüp du‘â-yı hayr [u] senâ ile herkes gemilerine gidüp Serdâr-ı mu‘azzam Yûsuf Paşa ve Sadrıa‘zam Kara Mustafâ Paşa ve Şeyhülislâm kalup pâdişâh-ı Aristo-tedbîr, Yûsuf Paşa serdârın destin destine alup ikisi bir kûşeye varup İbrâhîm Hân eydür "Bak a Yûsuf, sen ne cânibe sefere gidersin" dedi. Yûsuf Paşa eyitdi "İnşâallahu Te‘âla Malta gazâsına giderim" dedi. İbrâhîm Hân eydür "İnşâallah bi-takdiri'l-Hayyi'l-Kayyûm cezîre-i Girid gazâsına seni me’mûr eyledim. Olmaya kim bu cevâbı bir âdeme ifşâ idesin. Aslâ bir ferd-i âferîdenin rûhunun haberi olmasın. Malta gazâsına me’mûruz, demeden gayrı ağzından bir cevâb sâdır olmasın. İbtidâ yolun üzerinde olan cezîre-i Girid önünden ubûr edüp Malta'ya doğru azîmet eyle. Ba‘dehû Mora cezîresinde bir iki gün mihmân olup andan bir gice kalkup gerü cezîre-i Girid'e avdet edüp vakt-i Şâfî‘îde cezîre-i Girid'e asker döküp ibtidâ Todori kal‘alarını feth edüp bir sığınup yatacak yer eyle, andan kal‘a-i Hanya'ya er döküp muhâsara edüp feth eyle. Sana nasîhat [ve] vasiyyetim budur. İnşâallah ba‘de'l-feth mansûr ve muzaffer geldikde sana ıvazın ederim ki huzûr-ı Hakka yüzü ak gidesin. Ammâ su‘âl edenlere Malta'ya giderim, deyü gidesin kim sâ’ir düşman haberdar olmaya. Zîrâ "Üstür zehebeke ve zihâbeke ve mezhebek' buyurmuşlardır" deyü İbrâhîm Hân Yûsuf Paşa'ya bu gûne tenbîh ü te’kîd edüp iki kat zer-ender-zer hil‘at-i fâhire giydirüp "Yürü Allahu Rabbi'l-âlemîn mu‘în ü zahîrin olsun" 270a deyü hayr-du‘â ile Yûsuf Paşa zemîn bûs edüp kayığıyla başdardaye gelüp Müneccimbaşı Çelebi Efendi ve Müneccim Hasan Kefrî ve Müneccimek Efendi ve Sadreddînzâde Efendi, bunlar fünûn-ı eflâkde her biri tekmîl-i fünûn etmiş kimesnelerdir, bunlar ilm-i usturlâb üzre gördüler kim sa‘d sâ‘at dâhil olunca serdâr-ı mu‘azzama eyitdiler: "Sultânım, bu ân eyyâm-ı sa‘ddir, hareket buyurun!" Dedikleri gibi hemân Kapudan Paşa-yı Serdâr-ı mu‘azzam Yûsuf Paşa "salpa demir" deyüp beş yüz yerden çeng-i harbîler çalınup ibtidâ başdardaden gülbâng-ı Muhammedî çekilüp ba‘dehû bir yaylım tüfenk ve bir yaylım toplar sadâları evc-i âsumâna peyveste olup rûy-ı deryâ barud-ı siyâh dûdından Bahr-i siyâh dibelik siyâh oldu. Ve gülbâng-ı Muhammedî sadâsından zemîn u âsumân pür olup bu minvâl üzre üç yaylım tüfenk ü top ve gülbâng-i şâdmânî olup başdarda-i hümâyûn ibtidâ avanta edüp çalıcı mehterbaşısı segâh faslı ederek Sinân Paşa Köşkü önüne geldikde Musâhib Yûsuf Paşa pâdişâhı ve Sadrıa‘zam Kara Mustafâ Paşa'yı selâmlayup ubûr edince cümle keştîler alay alay turna katarı Sarâyburnu'ndan taşra çıkınca cemî‘î keştîler bâdbânların küşâde kılup bir yaylım top dahi şâdmânları edüp cümle keştîler murg-i semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup eyyâm-ı muvâfık ile Akdeniz'e doğru müteveccih oldular. Cümle ahâlî-i İslâmbol bu eyyâm-ı mübârekde eyyâm-ı muvâfık oldu. "İnşâallah mansûr ve muzaffer olurlar" deyü elsine-i nâsda güft u gû olup cümle ibâdullah hayr du‘â etdiler. Bu hakîr dahi Yûsuf Paşa efendimizin mü’ezzinbaşısı olup başdarda-i hümâyûnda Hazîne Kâtibi İbrâhîm Çelebi ile mankadaş olup şîr-hor-ı mâ ve katr-i nebât yiyerek mu‘azzez ve mükerrem zevk u safâ ile bir gün bir gicede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 269a–270a ·
metinde göster ·
… daniçse nâmân kal‘alar kenarlarından ubûr ederek yetmiş aded sular dahi karışup
Sirem
sancağı kal‘alarından Raça nâm kal‘a dibine gelüp karşu tarafdan nehr-i azîm Di …
Manzara-i nehr-i azîm Sava: İbtidâ menba‘ı Bosna eyâletinde Karka sancağı hâkinde Zerrînoğlu diyârlarından ve Doduşka dağlarından cem‘ olup {kal‘a-i} Odvine, {kal‘a-i} Lika ve {kal‘a-i} Kurna ve {kal‘a-i} Bihke ve {kal‘a-i} Kosdaniçse nâmân kal‘alar kenarlarından ubûr ederek yetmiş aded sular dahi karışup Sirem sancağı kal‘alarından Raça nâm kal‘a dibine gelüp karşu tarafdan nehr-i azîm Dirin-i derin ile mahlût olur. Ammâ bu hakîr [ü] fakîr-i pür-taksîrin manzûrı olduğu üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 115b ·
metinde göster ·
… ye şehrinin Aspozu'su ve Adaliyye'nin Istanâz'ı ve Rûm serhaddine şehr-i Peçevî
sirem
u mânend-i bâğ-ı İremin Barudhânesi ve Bosnasarây'ın Mevlevîhânesi meşhûr tefer …
Şehr-i Sofya'nın cânib-i erba‘asında yigirmi bir mesîregâh [u] teferrücgâhlar vardır. Cümleden cebel-i Vitoş ile şehr-i Sofya mâbeyninde mesîregâh-ı Korubâğları, Rûm u Arab [u] Acem'de Konya şehrinin Merâm'ı ve Malâtiyye şehrinin Aspozu'su ve Adaliyye'nin Istanâz'ı ve Rûm serhaddine şehr-i Peçevî sirem u mânend-i bâğ-ı İremin Barudhânesi ve Bosnasarây'ın Mevlevîhânesi meşhûr teferrücgâhlardır. Ammâ bu Sofya'nın Korubâğları bir mesîregâh korudur kim dıraht-ı gûnâ-gûnunun bir korusu yokdur. Bu kadar cümle şecereleri sebz-gûn dıraht-ı tayyibelerdir. Ve bahâr eyyâmında bu bâğlara âdem girse gûnâ-gûn ezheriyyâtın râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Cümleden şecerâtdan vişne şükûfesi cihânı dutup rûy-ı zemîn berk-i şükûfe ile mestûr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 141a ·
metinde göster ·
… tamah etmeyüp eyle imâr oldu kim gûyâ Macar diyârında Feşe şehri gibi ve Peçevî
Sirem
mânend bâğ-ı İrem gibi oldu. Amma "el-abdü yüdebbiru vallahi yukaddir". Kârhâne …
Ba‘dehû İslâmbol bânîi Alina kızı Makedone bu Edirne'yi imâr etdi. Andan Hazret-i İsâ asrında Rûm kral-ı dâllerinden İdrivne nâm bir kral bir kal‘a-i azîm binâ edüp onun ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i zîbâ olup İdirven'den galat Edirne nâmıyla meşhûr-ı âfâk olup dest-i Bulgar ve Sırf tâ’ifeleri destinden nice ban ve Hersek kral ellerine girüp günden güne eyle imâr oldu kim cihet-i erba‘ası üç günde devr olunurdu. Ba‘dehû Sırf tâ‘ifesi Rûm keferisine tağallüb edüp kal‘a-i Kostantin'in taşra kal‘ası ki kal‘a-i Silivri'den tâ Karadeniz kenarında Terkoz kal‘asına varır dört kat kal‘a ve dört kat handak idi. Bu kadar binâ-yı azîmi Sırf kralı münhedim edüp ancak hâlâ imâr kalan bu İslâmbol'un bu iç kal‘ası kaldı. Sırf kralı İslâmbol'dan bu kadar mâl-ı ganâ’im aldı. Mansûr [u] muzaffer avdetde Edirne şehrin dahi kavm-i Rûm'a rağmen nehb ü gâret edüp ihrâk bi'n-nâr eyleyüp bî-hisâb mâl-ı firâvân ile cümle Sırf kefereleri muğtenim olup tahtgâhları olan Sofya şehrine gitdiler. Andan yine Rûm keferelerinden Kavala kal‘ası sâhibi Filikos oğlu Kavala'da bir kenz-i azîm bulup ol mâl-ı firâvân ile alâ-rağmi'l-a‘dâ var kuvveti bâzûya getirüp Edirne şehrin ol kadar imâr etdi kim cemi‘i dünyâda İdrivban nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir imâristân idi. Bir dahi millet-i Mesîhiyye'den bir kral istîlâ etmesin içün cemî‘i Nasârânın re’y-i hüsnüyle Kuds-i Şerîfe vakf eyleyüp her sene bu Edirne'den Kudüs'e yedi milyon altın gönderirler idi. Takrîb ile bir millet-i Nasârâ Edirne'ye tamah etmeyüp eyle imâr oldu kim gûyâ Macar diyârında Feşe şehri gibi ve Peçevî Sirem mânend bâğ-ı İrem gibi oldu. Amma "el-abdü yüdebbiru vallahi yukaddir". Kârhâne sâhibi fâ’il-i muhtâr Allah'ın hikmetinden haberleri yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148b ·
metinde göster ·
… dâs eder. Her mülûk birer âsâr edüp gûyâ bâğ-ı İrem mânend-i Peçevî-yi dilcû-yı
Sirem
olup tâ Sultân Süleymân Hân asrına gelince devlet-i Âl-i Osmân şân u şöhret [ü] …
Kadîm-i evvelde İdrivne kral-ı dâllinin şikârgâhı bir hıyâbân-ı kûyâğistân bir koru-yı kân-ı gülistân idi. Ba‘de'l-feth Şehîd Murâd Hân halkdan münzevî olup tâ‘at [u] ibâdet içün bir savma‘a ve câ-be-câ ba‘zı maksûreler inşâ edüp imâr eder. Andan Ebü'l-feth pederi Koca Murâd Hân-ı Sânî bu bâğ-ı İrem içre nehr-i Tunca kenarınca niçe tâk-i Havernâklar ve niçe tâk-i nüh-tâk-i tumturaklı kulleli kasr-ı âlîler ihdâs eder. Her mülûk birer âsâr edüp gûyâ bâğ-ı İrem mânend-i Peçevî-yi dilcû-yı Sirem olup tâ Sultân Süleymân Hân asrına gelince devlet-i Âl-i Osmân şân u şöhret [ü] şevket bulup yevmen fe-yevmen terakkîde olmağıla Süleymân Hân diyâr-ı Alaman gazâlarına rağbet etmeğile bu Edirne'yi âşiyân edinüp bu mekân-ı mübârekden her tarafda olan düşmânlarına süzülüp şikâr alup yine bu Edirne âşiyânında meştâ verirdi. Ol ecilden bu sarâyı ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân eyledi kim gûyâ ravza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cînân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 160b ·
metinde göster ·
… bin meyhâneci ve bakkal ve çakkal ve Arnavud bozahâneci kefereleri ve yüz aded
Sirem
arabaları dahi gelüp cümle bin üç yüz arabalar olup cebecibaşı ve topçubaşıdan …
{Hakîr eyitdim}: "Sultânım, asesbaşı ve subaşıya tenbîh buyurun. On bin meyhâneci ve bakkal ve çakkal ve Arnavud bozahâneci kefereleri ve yüz aded Sirem arabaları dahi gelüp cümle bin üç yüz arabalar olup cebecibaşı ve topçubaşıdan dahi birkaç çorbacılar neferâtlarıyla alaya çıkup cebehâne ve topları alaydan sonra anlara teslîm edelim. Ve Kapudan paşa tarafından birkaç kapudanlar ile elleri kırbaçlı ve Silisreli vardiyânları bile gelüp kâfirler keşân ber-keşân çeküp ba‘de alay Tershâne-i âmireye götüreler" dediğimde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64a ·
metinde göster ·
Andan nehr-i Sava üzre cisirler kurulup asker-i İslâm
Sirem
ve Ösek ve Pojega ve Valpova ve şikloş ve Peçoy ve Budin'e varınca akıncı kavmi …
Andan nehr-i Sava üzre cisirler kurulup asker-i İslâm Sirem ve Ösek ve Pojega ve Valpova ve şikloş ve Peçoy ve Budin'e varınca akıncı kavmiyle Ungurus vilâyetlerin harâb ü yebâb ve halkın esîr-i kebâb ve hânelerin ıhrâk [u] türâb edüp taht-ı Belgrad'a ol kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenim olan guzât-ı müslimîn gelirler kim bir esîr bir rub‘ guruşa bey‘ oldu deyü pederimiz Dervîş Mehemmed Zıllî Serzergerân-ı Dergâh-ı âlî olup bu gazâ-yı ekberde bile olmak ile anlardan istimâ‘ edüp sikadan nakl edüp bu Seyâhatnâmemiz içre alâ kadri'l-bizâ‘a tahrîr olundu, ammâ hamd-i Hudâ bu hakîr-i pür-taksîre dahi bu şehr-i Belgrad'ın imârın görmek müyesser olup evsâfın tahrîr etmeğe ihtimâm etdik. 112a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 111b–112a ·
metinde göster ·
… mâr erbâbı 155, ammâ cebelüleri ile cümle iki bin asker olur kim cemî‘i zamânda
Sirem
ve Semendire sancağı küffârdan yüz çevirmemişlerdir. Alaybeği ve çeribaşısı ve …
Evvelâ bu Semendire beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu 540.260 akçedir ve ze‘âmet 16 ve tîmâr erbâbı 155, ammâ cebelüleri ile cümle iki bin asker olur kim cemî‘i zamânda Sirem ve Semendire sancağı küffârdan yüz çevirmemişlerdir. Alaybeği ve çeribaşısı ve yüzbaşıları vardır, ammâ Semendire beği hâss-ı hümâyûnuna göre bin aded müsellâh yiğit besleyüp livâsı hâkinde hükm-i hükûmât edüp ber-vech-i adâlet on yedi bin guruş mâl tahsîl edüp me’mûr olduğu sefere gider. Livâsında cümle (---) aded ma‘mûr kurâları ve cümle (---) aded hâslarının subaşılıkları vardır. İnşâ’allâh cümle kurâ vü kasabâtları ve kılâ‘ları mahalliyle ta‘rîf ü tavsîf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 113a ·
metinde göster ·
ve Semendire ve Baçka ve Laşka ve Havâle kal‘ası topraklarında kırmızı ve sarı …
Der-zikr-i hubûbât-ı mahsûl-i elvân: Sirem ve Semendire ve Baçka ve Laşka ve Havâle kal‘ası topraklarında kırmızı ve sarı ve beyâz dânedâr buğday ve arpa ve böğrülce ve mercimek ve kırah ve darı olur kim bu gûne gılâllar meğer Anadolu'da Sivas ve Erzurûm'da ola, ammâ bakla ve pirinci ve susamı ve kendir tohumu olmaz, ammâ çavdar ve yulaf ve haldine nâm bir hubûbdur anlar çok olup re‘âyâ ekmek ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115b ·
metinde göster ·
arabacıları cümle anlardandır. Gerçi lisânları Bulgar'a ve Latin'e ve Boşnak'a …
Cemî‘i re‘âyâ vü berâyâları Sırf kâfirleridir kim Sirem arabacıları cümle anlardandır. Gerçi lisânları Bulgar'a ve Latin'e ve Boşnak'a yakındır, ammâ başka galat güftârları va[r]dır, lâkin yine millet-i Mesîhîden olup kitâbları İncîl'dir kim lisânları üzre İncîl'i tercüme etmişlerdir. Niçeleri lisân-ı Hırvad'ı ve lisân-ı Galyayı ve lisân-ı Islovin'i ve lisân-ı Talyan'ı bilirler, zîrâ bu Sırf keferesi millet-i kadîmdir kim zürriyetleri Ays'a müntehîdir kim Latin ve Sırf'ın mu‘teber ve mu‘temed tevârîhleri vardır, ammâ hisâbları yine Boşnakca gibidir. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116a ·
metinde göster ·
Ve bu şehr-i azîm iskeledir, zîrâ tâ Tuna Belgradı'ndan ve
Sirem
ve Semendire ve tâ Budin'den beher sene niçe bin aded gemiler gelüp bu Deve kal …
Ve bu şehr-i azîm iskeledir, zîrâ tâ Tuna Belgradı'ndan ve Sirem ve Semendire ve tâ Budin'den beher sene niçe bin aded gemiler gelüp bu Deve kal‘ası halkından niçe kerre yüz bin kaya tuz alup Aşağı Lipova'ya, andan nehr-i Tisa ile nehr-i Tuna'ya girüp vilâyet vilâyet Erdel'in kaya tuzların getürürler, zîrâ gâyet lezîz Erdel tuzu olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121b ·
metinde göster ·
sancağı toprağı tamâm olup karşu tarafı Bosna eyâletidir. Bu mahalle nehr-i Dri …
Menzil-i kenâr-ı nehr-i Drin: Bu mahalde Sirem sancağı toprağı tamâm olup karşu tarafı Bosna eyâletidir. Bu mahalle nehr-i Drin tâ Hersek sancağında Çemerne ve İlok ve Zagor dağlarından cem‘ olup şehr-i Foça'ya, andan kasaba-i Ustikolona'ya, andan Vişegrad'a, andan bu mahalden aşağı kal‘a-i Raça önünde nehr-i Sava'ya mahlût olup, andan Böğürdelen kal‘asın geçüp, andan kal‘a-i Belgrad kullesi dibinde nehr-i Sava dahi nehr-i azîm Tuna'ya mahlût olup deryâ olur. Andan mezkûr karye-i Dıragoda'dan voda Drin'i gemiyle geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 127b ·
metinde göster ·
Menzil-i hân-ı Mokra: Lisân-ı Boşnakca Mokra sarp taşlığa derler. Bir zîk kayalı sarp dere içinde beş altı aded sağîr ü kebîr kiremit örtülü hânları ve elli kadar fukarâ hâneleri vardır, ammâ âb-ı hayât suları gâyet çokdur, lâkin çârsû-yı bâzârı yokdur. Bu kayalardan aşağı artık tüccârların Sirem arabaları gidemeyüp cümle yükleri bu Mokra'da Komor bârgîrlerine yükledüp şehr-i Sarây'a gider. Bizler dahi andan kalkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128a ·
metinde göster ·
arabalarına tahmîl edüp paşa efendimiz hakîre yigirmi aded güzîde paşalı ve kır …
Ol gün paşa efendimiz Bihke kapudanın halâs içün Zirinoğlu'na kırk bin guruşluk semmûr ve kırmızı Diyârbekir bezi ve bin top kız dimisi ve elvân lekkeffûrî Acem bezi ve kırmızı Usturumca abası bin top ve yüz çift kebe ve bin aded sarı ve bin aded kırmızı sahtiyânlar ve bin çift kırmızı çizme ve bin çift sarı çizme ve bin çift pabuc ve bin çift mest ve bin çift kaba ve ince gömlekler ve bunun emsâli niçe bin elvân şeyleri Zirinoğlu la‘înin gönderdiği defter-i nâ-ma‘kulü üzre cümle tahsîl edüp cümlesin on aded Sirem arabalarına tahmîl edüp paşa efendimiz hakîre yigirmi aded güzîde paşalı ve kırk aded Bihke kapudanı tevâbi‘leri ile Zirinoğlu'na bir nâme ve bir seccâde ve bir harîr münakkaş haliçe ve bir semmûr kürk kırmızı çukaya kapluca hedâyâlar verüp hakîrin zabtında oldukdan sonra paşa ile vedâ‘ mahallinde dest bûs etdikde bir kîse guruş harc-ı râh ihsân edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 154a ·
metinde göster ·
… fendim. Bihke kapudanın Zirinoğlu esîrlikden halâs içün kal‘a-i Bihke'de on iki
Sirem
arabaları mâl andadır ve bizim âdemlerimiz dahi andadır. Bu hakîrin sultânımdan …
"Benim efendim. Bihke kapudanın Zirinoğlu esîrlikden halâs içün kal‘a-i Bihke'de on iki Sirem arabaları mâl andadır ve bizim âdemlerimiz dahi andadır. Bu hakîrin sultânımdan ricâsı oldur kim bir mektûb-ı dürer-bârınız ile yüz aded pür-silâh koşup cümle mâlı Bihke kapudanı vekîlinden alup ve Bihke kapudanının gâzî şehbâzlarından yüz aded nâm u kâm sâhibi pür-silâh efendilerinin ıtlâkına gele" deyü ricâmız kabûl oldukda ol sâ‘at üç yüz aded nâmdâr yiğitleri İbrâhîm Paşa mektûblarıyla kal‘a-i Bihke'ye, ertesi gün bize bir kîse guruş harc-ı râh verüp ve beş çift kol tüfengleri ve beş donluk Macar çukası ihsân edüp ale's-sabâh hakîre elli atlı ve elli piyâde yiğitler koşup Yakova'dan 8 sâ‘atde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 159b ·
metinde göster ·
… üp bir günde Çakatorna nâm kal‘asında, kendü tahtı olan kal‘asıdır. Anda on iki
Sirem
arabası mâlı ve beş semmûr kürkleri kendü defteriyle teslîm edüp ol mahalde kap …
"Belî, bu abd-i za‘îf Banaluka'dan bir günde Kıradişka'ya varup, andan nehr-i Sava'yı geçüp Çernik sancağı hâkine kadem basup, andan üç günde Zirinoğlu hudûdunda kırıntı nâm dağlar gibi ağaçlar kırıntısın geçüp bir günde Çakatorna nâm kal‘asında, kendü tahtı olan kal‘asıdır. Anda on iki Sirem arabası mâlı ve beş semmûr kürkleri kendü defteriyle teslîm edüp ol mahalde kapudanı zindândan çıkarup âzâd etdiler, ammâ efendim gâyet ma‘mûr u âbâdân vilâyetleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164a ·
metinde göster ·
… ya mahlût olur. Bu kal‘aya bu diyârlarda Kosova Mitroviçesi derler. Birine dahi
Sirem
Mitroviçesi derler, ammâ anın kal‘ası harâbdır.
Ancak bir kapusu var. İçinde aslâ ma‘mûrâtdan bir eyü binâ yokdur. 167b Ammâ bu kal‘a dibinden (---)(---)(---) cârîdir. Arnavudluk'da İpek dağlarından gelüp nehr-i Klab ile bir olup iner, nehr-i Morava'ya mahlût olur. Bu kal‘aya bu diyârlarda Kosova Mitroviçesi derler. Birine dahi Sirem Mitroviçesi derler, ammâ anın kal‘ası harâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167a–167b ·
metinde göster ·
… tarafı Pojega ile müşâdır ve bir semti Budin eyâletiyle ve bir ucu İzvornik'de
Sirem
sancağıyla müşâdır ve cânib-i şarkîsi Rûmeli Alacahisârı'yla müşâdır ve bir ucu …
Ve bir tarafı Pojega ile müşâdır ve bir semti Budin eyâletiyle ve bir ucu İzvornik'de Sirem sancağıyla müşâdır ve cânib-i şarkîsi Rûmeli Alacahisârı'yla müşâdır ve bir ucu bu kıble semtinde bu İzevçan'da ve Vuçitrin sancağıyla müşâ bir sevâd-ı mu‘azzam eyâlet-i kebîrdir kim bunda ola[n] kal‘alar bir diyârda yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167b ·
metinde göster ·
… br postlu "Tuna geçdi kayalı" dedikleri eyle bir mehîb askerdir kim bir seferde
Sirem
ve Semendire ve Köstendil askeri kâfirden yüz çevirmemişlerdir. Hamd-i Hudâ üç …
Ve Süleymân Hân tahrîri üzre Rûmeli eyâletinde başka sancakbeğinin tahtıdır ve beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu (---) akçedir ve tîmâr (---) ve ze‘âmetleri (---) adeddir ve çeribaşı ve yüzbaşı ve alaybeğisi vardır. Cümle erbâb-ı tîmâr ve erbâb-ı zu‘amânın ve üç bin akçede bir cebelüleriyle ve beğinin askeriyle cümle üç bin asker olup me’mûr oldukları sefere giderler. Pür-silâh Köstendil askeri meşhûrdur kim semmûr kabaniçseli ve semmûr tâclı ve kaplan ve bebr postlu "Tuna geçdi kayalı" dedikleri eyle bir mehîb askerdir kim bir seferde Sirem ve Semendire ve Köstendil askeri kâfirden yüz çevirmemişlerdir. Hamd-i Hudâ üç kerre gazâlarında bulunup anıniçün şecâ‘at ve salâbetleri tesvîd 174a olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173b–174a ·
metinde göster ·
Diyâr-ı Rûm'da cengâver ve dilâver ve server-i hünerver erler
Sirem
ve Semendire ve Köstendil sancaklarının gâzîleri meşhûrdur kim Süleymân Hân anl …
Diyâr-ı Rûm'da cengâver ve dilâver ve server-i hünerver erler Sirem ve Semendire ve Köstendil sancaklarının gâzîleri meşhûrdur kim Süleymân Hân anlara du‘â etmişlerdir. Hâlâ hâkimlerine mutî‘ [u] münkad mücâhidün fî sebîlillâh gâzîyân-ı sâdıkânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182b ·
metinde göster ·
… i. Hattâ bu sahrâda Seydî Ahmed Paşa ile Budin ve Eğre ve Tımışvar ve Kanije ve
Sirem
ve Semendire askerleriyle sene (---) târîhinde Rakofçi kralın seksen yedi bin a …
Ve bu sahrâda on gün meks olunmağa nâdîler nidâ edüp yine karavullar azîm vezni üzre tenbîh ü te’kîd olundu. Zîrâ Kemen Yanoş kralın hareketi haberi alındı, ammâ ne çâre dahi Tatar askeri gelmedi ve Seydî Paşa olmadığından askerin yüzü gülmedi. Hattâ bu sahrâda Seydî Ahmed Paşa ile Budin ve Eğre ve Tımışvar ve Kanije ve Sirem ve Semendire askerleriyle sene (---) târîhinde Rakofçi kralın seksen yedi bin askerin bu sahrâda bozup kırup esîr etdiğimiz mahaldir kim asker-i İslâm hâlâ ceng mahallinde meks edüp ordu-yı İslâm içinde on yerde kubbe-misâl küffâr kelleleri gülleler-misâl püşte püşte yığılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b ·
metinde göster ·
El-hâsıl Erdel diyârında bu vâdîlerin mahsûlü ve Rûm'da
Sirem
[ve] Semendire mahsûlü ve Anadolu'da Aydın ve Sarıhan ve Sivas ve Erzurûm diyâr …
El-hâsıl Erdel diyârında bu vâdîlerin mahsûlü ve Rûm'da Sirem [ve] Semendire mahsûlü ve Anadolu'da Aydın ve Sarıhan ve Sivas ve Erzurûm diyârları mahsûlünden ziyâde rahmet diyârı meğer Şâm'da Havrân-ı Hûrân vilâyeti ola, ammâ bu Tirepişvar hevâsı Haleb sancaklarında Ma‘arretü'n-Nu‘mân hevâsından latîfdir, ammâ âb-ı hoş-güvârı ciheti Ma‘arra'nın ve Nîl-i mübârekin ve Şattu'l-Arab'ın suları hakkâ ki "Şarâben tahûr"lardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10a ·
metinde göster ·
… Tatar-i sabâ-re[ftâr-i] adû-şikâr askerin ve cümle Eğre ve Varat ve Timişvar ve
Sirem
ve Semendire eyâletleri askerlerin ve gönüllüde(?) olan gâzîlerin vilâyet-i Nem …
Bir tuğrâ-yi garrâli emr-i serdâ[r]i İsmâ‘îl Paşa destine verüp bir hil‘at-i fâhire geydirüp hemân ol ânda İsmâ‘îl Paşa Erdel'in kal‘a-i Kihalom altinda hayme vü hargâh [u] bâr [u] büngâhlarin bozup nefîr-i rihletlerin çalup cümle asâkir-i Budin ile Budim'e gitdiler, ammâ bu mahalde serdâr-i müdebbir 26b bir dîvân-i azîm edüp müşâvere eyleyüp Nemse çâsârindan intikâm almak içün cümle Tatar-i sabâ-re[ftâr-i] adû-şikâr askerin ve cümle Eğre ve Varat ve Timişvar ve Sirem ve Semendire eyâletleri askerlerin ve gönüllüde(?) olan gâzîlerin vilâyet-i Nemse'yi urmağa ve alan u tâlân edüp dâr-i diyârlarin yakmağa fermân edüp yine Küçük Mehemmed Paşa'yi serdâr nasb edüp kirk bin aded güzîde Âl-i Osmân askeri ve elli bin Tatar-i adû-şikâr asker kal‘a-i Kihalom altindan kalkup nehr-i Tise'yi karşu geçüp diyâr-i Nemse gazâsina gitdiler. Hudâ âsân ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a–26b ·
metinde göster ·
… â her tarafda beşer konak görünür. şimâl cânibinde Tımışvar'dan, garb cânibinde
Sirem
Mitroviçsesi'nden, kıble cânibinde tâ Karadağ'dan nümâyândır. Havâle kal‘ası de …
Hâlâ bu kal‘a-i bâlâ Semendire sancağı hâkinde Belgrad nâhiyesinde evc-i âsumâna ser çekmiş yalçın kaya üzre 32a aslâ ve kat‘â havâlesi yok, ismi müsemmâsına mutâbık bî-havâle Havâle kal‘asıdır kim şehr-i Belgrad'a havâle olmuşdur. Rûy-ı dîvârı serâmed bir kapulu handaksız bir küçücük taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır, ammâ bu kal‘a-i bâlâ her tarafda beşer konak görünür. şimâl cânibinde Tımışvar'dan, garb cânibinde Sirem Mitroviçsesi'nden, kıble cânibinde tâ Karadağ'dan nümâyândır. Havâle kal‘ası denmeden murâd bu mezkûr vilâyetlere havâle olmuş bir kal‘adır, aslâ ana havâle bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 31b–32a ·
metinde göster ·
sancağı hâkinde Sirem beği hâssıdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ve dizdârı ve ell …
Hâk-i zemîni Budin eyâletinde Sirem sancağı hâkinde Sirem beği hâssıdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ve dizdârı ve elli aded neferâtları ve subaşı ve muhtesibi vardır. Gayri hâkimleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a ·
metinde göster ·
beği hâssıdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ve dizdârı ve elli aded neferâtları ve …
Hâk-i zemîni Budin eyâletinde Sirem sancağı hâkinde Sirem beği hâssıdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ve dizdârı ve elli aded neferâtları ve subaşı ve muhtesibi vardır. Gayri hâkimleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a ·
metinde göster ·
sahrâsına vâkı‘ olmuş bir Sırf keferesi köyüdür. Cümle Sirem arabacı kâfirleri …
Karye-i Koniçe: Bu dahi Sirem sahrâsına vâkı‘ olmuş bir Sırf keferesi köyüdür. Cümle Sirem arabacı kâfirleri bu Sirem köylerinde sâkin olduklarından Sirem arabaları meşhûrdur. Cümle keferelerinin kârları koçyaş arabacılarıdır. Bu köy bir susuz sahrâda olmak ile taraf-ı pâdişâhîden niçe bin re‘âyâlara ücretleri verilüp asâkir-i İslâm def‘-i atşân içün beş yüz aded kuyular kazılup her biri gûyâ Hediyye eşmeleri-misâl âb-ı hayâtdan nişân verir çâh-ı mâlardır. Her birinde gemi serenlerinden çıkrıklar yapılup kovalarıyla sular çekilüp isti‘mâl olundu, ammâ mâ-tekaddem Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Eğre gazâsına giderken yine bu menzilde kuyular kazdırmış, ammâ zamân mürûr etmek ile cümleden 59b kuyular hâr [u] hâşâk, rimâl [ü] türâb ile leb-ber-leb olup mu‘attal kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a–59b ·
metinde göster ·
Karye-i Koniçe: Bu dahi Sirem sahrâsına vâkı‘ olmuş bir Sırf keferesi köyüdür. Cümle Sirem arabacı kâfirleri bu Sirem köylerinde sâkin olduklarından Sirem arabaları meşhûrdur. Cümle keferelerinin kârları koçyaş arabacılarıdır. Bu köy bir susuz sahrâda olmak ile taraf-ı pâdişâhîden niçe bin re‘âyâlara ücretleri verilüp asâkir-i İslâm def‘-i atşân içün beş yüz aded kuyular kazılup her biri gûyâ Hediyye eşmeleri-misâl âb-ı hayâtdan nişân verir çâh-ı mâlardır. Her birinde gemi serenlerinden çıkrıklar yapılup kovalarıyla sular çekilüp isti‘mâl olundu, ammâ mâ-tekaddem Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Eğre gazâsına giderken yine bu menzilde kuyular kazdırmış, ammâ zamân mürûr etmek ile cümleden 59b kuyular hâr [u] hâşâk, rimâl [ü] türâb ile leb-ber-leb olup mu‘attal kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a–59b ·
metinde göster ·
… hrâsına vâkı‘ olmuş bir Sırf keferesi köyüdür. Cümle Sirem arabacı kâfirleri bu
Sirem
köylerinde sâkin olduklarından Sirem arabaları meşhûrdur. Cümle keferelerinin k …
Karye-i Koniçe: Bu dahi Sirem sahrâsına vâkı‘ olmuş bir Sırf keferesi köyüdür. Cümle Sirem arabacı kâfirleri bu Sirem köylerinde sâkin olduklarından Sirem arabaları meşhûrdur. Cümle keferelerinin kârları koçyaş arabacılarıdır. Bu köy bir susuz sahrâda olmak ile taraf-ı pâdişâhîden niçe bin re‘âyâlara ücretleri verilüp asâkir-i İslâm def‘-i atşân içün beş yüz aded kuyular kazılup her biri gûyâ Hediyye eşmeleri-misâl âb-ı hayâtdan nişân verir çâh-ı mâlardır. Her birinde gemi serenlerinden çıkrıklar yapılup kovalarıyla sular çekilüp isti‘mâl olundu, ammâ mâ-tekaddem Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Eğre gazâsına giderken yine bu menzilde kuyular kazdırmış, ammâ zamân mürûr etmek ile cümleden 59b kuyular hâr [u] hâşâk, rimâl [ü] türâb ile leb-ber-leb olup mu‘attal kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a–59b ·
metinde göster ·
… köyüdür. Cümle Sirem arabacı kâfirleri bu Sirem köylerinde sâkin olduklarından
Sirem
arabaları meşhûrdur. Cümle keferelerinin kârları koçyaş arabacılarıdır. Bu köy …
Karye-i Koniçe: Bu dahi Sirem sahrâsına vâkı‘ olmuş bir Sırf keferesi köyüdür. Cümle Sirem arabacı kâfirleri bu Sirem köylerinde sâkin olduklarından Sirem arabaları meşhûrdur. Cümle keferelerinin kârları koçyaş arabacılarıdır. Bu köy bir susuz sahrâda olmak ile taraf-ı pâdişâhîden niçe bin re‘âyâlara ücretleri verilüp asâkir-i İslâm def‘-i atşân içün beş yüz aded kuyular kazılup her biri gûyâ Hediyye eşmeleri-misâl âb-ı hayâtdan nişân verir çâh-ı mâlardır. Her birinde gemi serenlerinden çıkrıklar yapılup kovalarıyla sular çekilüp isti‘mâl olundu, ammâ mâ-tekaddem Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Eğre gazâsına giderken yine bu menzilde kuyular kazdırmış, ammâ zamân mürûr etmek ile cümleden 59b kuyular hâr [u] hâşâk, rimâl [ü] türâb ile leb-ber-leb olup mu‘attal kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a–59b ·
metinde göster ·
sahrâsında azîm arklar var. Meğer küffâr zamânlarında bu sahrâlardan nehr-i Sav …
Ve bu mahaldeki Sirem sahrâsında azîm arklar var. Meğer küffâr zamânlarında bu sahrâlardan nehr-i Sava bu tur‘alardan kol kol halîc halîc cereyân edüp tâ üç konak yerde nehr-i Tuna'ya mahlût olur imiş. Hâlâ mu‘attal olup âsâr-ı hafirleri gayyâ dereleri gibi âşikâre durur. Ol zamân bu sahrâlara müverrihân-ı Rûm Sahrâ-yı Sirem mânend-i bâğ-ı İrem derlermiş. Hâlâ yine eyle meşhûr ganîmet sahrâ-yı mahsûldâr-ı pür-giyâhdır kim zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve bir rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr-ı Rûm'da bu diyâr mânendi yok bir fezâ-yı amârdır. Hattâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
… yâ dereleri gibi âşikâre durur. Ol zamân bu sahrâlara müverrihân-ı Rûm Sahrâ-yı
Sirem
mânend-i bâğ-ı İrem derlermiş. Hâlâ yine eyle meşhûr ganîmet sahrâ-yı mahsûldâr …
Ve bu mahaldeki Sirem sahrâsında azîm arklar var. Meğer küffâr zamânlarında bu sahrâlardan nehr-i Sava bu tur‘alardan kol kol halîc halîc cereyân edüp tâ üç konak yerde nehr-i Tuna'ya mahlût olur imiş. Hâlâ mu‘attal olup âsâr-ı hafirleri gayyâ dereleri gibi âşikâre durur. Ol zamân bu sahrâlara müverrihân-ı Rûm Sahrâ-yı Sirem mânend-i bâğ-ı İrem derlermiş. Hâlâ yine eyle meşhûr ganîmet sahrâ-yı mahsûldâr-ı pür-giyâhdır kim zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve bir rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr-ı Rûm'da bu diyâr mânendi yok bir fezâ-yı amârdır. Hattâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
diyârı memdûhâtından: Balı ve yağı ve koyunu ve sığırı ve hergele atları ve sâ’ …
Sirem diyârı memdûhâtından: Balı ve yağı ve koyunu ve sığırı ve hergele atları ve sâ’ir nebâtât-ı mahsûlâtları cemî‘i serhadleri ve cümle asâkir-i İslâmı ganîmet etmişdir. Ba‘dehu bu kuyular köyünden kalkup 9 sâ‘atde yine Sirem hâmûnlarında cânib-i garba giderken bir ark-ı azîm dahi geçüp yine bu sahrâ içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
… ir-i İslâmı ganîmet etmişdir. Ba‘dehu bu kuyular köyünden kalkup 9 sâ‘atde yine
Sirem
hâmûnlarında cânib-i garba giderken bir ark-ı azîm dahi geçüp yine bu sahrâ içr …
Sirem diyârı memdûhâtından: Balı ve yağı ve koyunu ve sığırı ve hergele atları ve sâ’ir nebâtât-ı mahsûlâtları cemî‘i serhadleri ve cümle asâkir-i İslâmı ganîmet etmişdir. Ba‘dehu bu kuyular köyünden kalkup 9 sâ‘atde yine Sirem hâmûnlarında cânib-i garba giderken bir ark-ı azîm dahi geçüp yine bu sahrâ içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
… askeriyle cümle iki bin pâk müsellah ve mükemmel asker olur kim bu serhadlerde
Sirem
ve Semendire'nin erbâb-ı zu‘amâsı ve erbâb-ı tîmârları meşhûrdur. Bi-emrillâh h …
Beğinin askeriyle cümle iki bin pâk müsellah ve mükemmel asker olur kim bu serhadlerde Sirem ve Semendire'nin erbâb-ı zu‘amâsı ve erbâb-ı tîmârları meşhûrdur. Bi-emrillâh her ne gazâda oldularsa da mansûr [u] muzaffer olmuşlardır ve vatanlarına sâlimîn ü gânimîn gelmişlerdir, zîrâ alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşıları gâyet şecî‘ ve bahâdır dilâver ü server hünerver er yiğitler olurlar. Ecnebî ve enâyîden gayri âdemi alaybeği etmezler. Ve yüz elli akçe pâyesiyle a‘lâ kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
: Bir Mitroviçse dahi Rûmeli eyâleti ile Bosna eyâleti hudûdunda Kosova nihâyeti …
Eşkâl-i zemîn-i şehr-i Mitroviçse-i Sirem: Bir Mitroviçse dahi Rûmeli eyâleti ile Bosna eyâleti hudûdunda Kosova nihâyetinde kal‘ası harâb kasabası ma‘mûr bir Mitroviçse'dir, ammâ bu Sirem Mitroviçsesi gâyet ma‘mûr u müzeyyen şehr-misâl kasaba-i zîbâdır. Nehr-i azîm Sava kenârında bir düz çemenzâr yerde vâkı‘ olmuş rabtadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
… da Kosova nihâyetinde kal‘ası harâb kasabası ma‘mûr bir Mitroviçse'dir, ammâ bu
Sirem
Mitroviçsesi gâyet ma‘mûr u müzeyyen şehr-misâl kasaba-i zîbâdır. Nehr-i azîm S …
Eşkâl-i zemîn-i şehr-i Mitroviçse-i Sirem: Bir Mitroviçse dahi Rûmeli eyâleti ile Bosna eyâleti hudûdunda Kosova nihâyetinde kal‘ası harâb kasabası ma‘mûr bir Mitroviçse'dir, ammâ bu Sirem Mitroviçsesi gâyet ma‘mûr u müzeyyen şehr-misâl kasaba-i zîbâdır. Nehr-i azîm Sava kenârında bir düz çemenzâr yerde vâkı‘ olmuş rabtadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbe-i
Sirem
havâsı-misâl bâğ-ı İrem bir yerdir kim cümle halkı dem-be-dem ayş [ü] nûşa muka …
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbe-i Sirem havâsı-misâl bâğ-ı İrem bir yerdir kim cümle halkı dem-be-dem ayş [ü] nûşa mukayyed bir alay serhad gâzîleri garîb-dost sofraları meydânda, ni‘metleri mebzûl bir alay halûk dil-nüvâz âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60a ·
metinde göster ·