İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

siyâset*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
77
isabet
73 cümle/beyitte
28,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
10
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7731,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 77

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“siyâset*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 33a … ekizinci hâkim: Muhtesib ağasıdır kim cemî‘i ehl-i sanâyi‘e hükm edüp ta‘zîr ve siyâset edüp bey‘ [ü] şirâsında hilâf edenin gerdenine tahta kulle ve başına şikenbe ve …
EÇS I 33a … hânedânları basmağa me’mûrlardır. Ve her katl etdüklerin izn-i şer‘ile salb [u] siyâset ederler. Mısra‘-ı münâsib:
EÇS I 33b … ın dahi zâbit ü hâkimleri vardır ammâ emr-i hâkim ile ve izn-i şer‘ile salb [u] siyâset hâkimleri değildir. Ancak tarîkat hâkimleridir. Seyecî’ü bunlar dahi mufassalen …
EÇS I 47a–47b … [ve] vezâret ile şeref-yâb oldukda dîvân-ı pâdişâhîde bir fâhişenin fercin oyup siyâset etdüği ecilden Süleymân Hân'ın hemşîresi Lütfî Paşa'nın menkûhası olmağile sult …
EÇS I 83a … ne ta‘zîm ile bindirüp asesbaşı ve subaşı tevâbi‘leri ile Haydaroğlu'nu dîvân-ı siyâsete getirüp beygir üstünde iken Parmakkapu'da salb edüp altında çâr-pây çeküp Hayda …
EÇS I 102b … mân Hân'ın dest-i şerîfin bûs etdikde ol ân ma‘nûkan şehîd edüp na‘şın meydân-ı siyâsete bırağup taşra ağalarından yedi aded ağasının dahi kellelerin galtân edüp cümle …
EÇS I 154b … lâdların pîridir. Ve dâ’imâ şer‘ile katle müstahak olanı pâk gasl edüp meydân-ı siyâsete getirüp gûnâ-gûn tesellîler ile tecdîd-i îmân getirdüp ve şehâdet kelimesin get …
EÇS I 209b–210a … arısın necisli 210a işkembe ile ters eşeğe bindirüp Yahûdî dahi bir eşek üzre siyâset ile geçirüp bir hây-hû ile taklîd etdüklerinde âdem gülmeden mebhût olur. Ve ni …
EÇS II 223a … adası ve çöplük subaşısı ve muhtesib ağası ve ayak nâibi. Bunlar cümle salb [u] siyâset sahibleri hâkimlerdir, zîrâ sevâd-ı mu‘azzam şehr-i kebîrdir.
EÇS II 302b–303a … bir mücrim âdemi katl ve salb etmezler. Darûga ve muhtesib, mücrimleri meydân-ı siyâsete getirüp Allahümme âfinâ cellâd-ı bî-emânlar ol mücrimlere 303a amân vermeyüp …
EÇS II 348a … metdir ve nısfı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti anın tasarrufundadır ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
EÇS II 373b–374b … an Evliyâ Çelebim! Sen de hoş geldin ve safâ geldin. Ammâ ben nâ-hoş gelüp işte siyâset meydânına geldim" dedikde hakîr ve Hasan Ağa, Kara Haydaroğlu'nun yanına oturup …
EÇS III 151a … eyâletidir. Ammâ taht-ı sânî olmağıla bir hâkim müdâhale edemeyüp cemî‘i salb u siyâseti ve cürm [ü] cinâyeti Edirne bostâncıbaşıları hükûmetindedir. Zamânımızda Kırkay …
EÇS IV 193a … dır. On ikinci Malatıyye muhassılıdır kim beğ kadar asker ile süvâr olup salb-ı siyâset edüp (---) yük akçe mâl-ı pâdişâhî tahsîl eder. On üçüncü emîn ağadır, on dördü …
EÇS IV 271b … kara belâya benzer Kara Arab'ı getirin!" dedikde fakîr Kara Alî Ağa'yı meydân-ı siyâsete çökerddiler. "Bre bizim Evliyâ Çelebi'yi çağırın!" dedikde "Lebbey sultânım." d …
EÇS IV 271b Hemân Paşa eydür: "Kaldırın şu mel‘ûnu," dedikde hemân Kara Alî dîvân-ı siyâsetden ayağ üzre kalkup eydür: "Devletlü vezîr! İkinci Diyârbekir vâlîsi oldukda ben s …
EÇS IV 272a … ğim gözedüp senin havfinden amân deyüp kal‘ayı vermişken işte amân ile meydân-ı siyâsete geldim. Amân u zamân vermeyüp cellâd-ı bî-amân önüne çökerdin, fermân sultânımı …
EÇS IV 272a Hemân hakîr: "İnşâallah cümlesinin ecelleri gelmiş ola" deyü bu meydân-ı siyâsetde "Bir Fâtiha" deyü na‘ra edüp cümle huzzâr-ı guzât-ı müslimîn Fâtiha tilâvet edü …
EÇS IV 272a … tm-i şerîf tilâvet idem' demek berekâtıyla cümle altmış nefer âdemleri meydân-ı siyâsetden kaldırup haymeme gönderdim ve cümlesinin ellerin çözüp ta‘âm verdim. Ve yine pa …
EÇS IV 303b … zâd idesin." dedikde cümle erbâb-ı dîvân hamd edüp fakîr Rûmiyye hânın meydân-ı siyâsete getirüp kâmil bin kırbaç-ı Kamber-i Alî urup halâs etdiler.
EÇS V 42b … Âhir bu re’y [u] tedbîr-i müstahsen görüp asâkir-i Tatar içre ne kadar salb [u] siyâsetden rehâ bulmuş şakî veled-i zinâ-yı cüst ü çâpük ü çâlâk düzdân ve ayyâr pehlivân …
EÇS V 65b … sre eyâletinde hâkimi yetmiş yük akçe iltizâm sâhibi emîndir kim cümle salb [u] siyâset ve cürm [u] cinâyet anın kabza-i tasarrufundadır. Gâyet büyük emânetdir. Bu kal …
EÇS V 109a … utekaya meşrûta, altı bin guruş iltizâmlı tevliyetdir. Subaşısı serbest salb u siyâset sâhibidir kim yüz aded huddâmlarıyla zabt u rabt edüp hıfz [u] hırâset eder. Cü …
EÇS V 113a … nar pâre firkate ile bin aded azebistân neferâtlarıyla Tuna üzre gezüp salb [u] siyâset sâhibidir.
EÇS V 136b … zkûr kefereyi getirdiklerinde, hemân paşa, "Tîz-e cellâd" deyüp kâfiri meydân-ı siyâsete çökerdikleri gibi hemân ol yiğit kâfirin boynuna sarılup,
EÇS V 173b Mütevellîsi salb [u] siyâset sâhibi hâkimdir kim yüz elli âdem ile iner ve biner, maktû‘ü'l-kalem ve mefrûzü …
EÇS VI 9a … r, ammâ âsân vech ile çıkarmış, ma‘dengâhın görmek olmadı, ammâ kal‘a ortasında siyâsetgâh meydânı kurbunda darbhânesi aceb temâşâgâhdır. Erdel memleketinin altunu ve gur …
EÇS VI 19a Ve bu şehrin ortasında bir meydân-ı vâsi‘ vardır anda bir siyâsetgâh ve dârağaçları var kim el-iyâzu billâh bu dâr-ı menhûsda kaçan keferelere işken …
EÇS VI 19a … ları var kim el-iyâzu billâh bu dâr-ı menhûsda kaçan keferelere işkence taleb-i siyâset etdiklerinde gören âdemin zehresi çâk olur. Hattâ asâkir-i İslâmdan bir Rûmeli …
EÇS VI 19a Bu siyâseti gören asker-i İslâm ibret alup engüşt ber-dehen edüp çârsû-yı bâzârda bey‘ u şi …
EÇS VI 23a–23b … bin yedi yüz esîrlerin gözleri önünde bu kapdanı ve birov ve irşekleri meydân-ı siyâsete getirüp cellâdların eline verüp el-iyâzu billâh her birlerine eyle şikence etdi …
EÇS VI 23b Ba‘dehu kapudanı meydân-ı siyâsetde en en doğrayup niçe kıt‘a lahmından kendüye yedirdiler ve kızgın tasları başına …
EÇS VI 37a … vkâfı ma‘mûr köylerdir kim Rûmeli vüzerâları aslâ müdâhale edemez. Cümle salb-ı siyâseti ve cürm-i cinâyeti Üsküp'de Koca Serdârzâde Ahmed Ağa mütevellîsi elindedir, ik …
EÇS VI 57a … Şakşakî Paşa'dan beri bu Vidin sancağı nezâret olup hâlâ hâkimü'l-vakti salb u siyâset sâhibi nâzıru'n-nuzzâr ağadır kim üç yüz âdem ile hükm-i hükûmât eder.
EÇS VI 117b … et-i Muhammed'den yüz elli nefer mahlûk-ı Hudâ'yı küffâr-ı dûzah-karâr meydân-ı siyâsete getirüp cümlesini balta ile şehîd ederken hemân içlerinden iki nâmdâr yiğitler …
EÇS VI 131b Ve bu kuyunun yanında bir dârağacı ve bir siyâsetgâhı var kim Allâhümme âfinâ Hak Ta‘âlâ benî Âdemi eyle şikencehâne şerrinden emîn e …
EÇS VI 131b … med'in vücûd-ı şerîflerin cümle kal‘a toprakları üzre defn etmiş bulundu. Ve bu siyâset meydânının etrâfında cümle iki yüz aded dükkânlar vardır.
EÇS VI 151b … racık sokaklı ma‘mûr hânelerdir kim aslâ bir hâlî ve mu‘attal yeri yokdur. İllâ siyâsetgâh meydânı ve bâzâr meydânı ve yigirmi iki manastır meydânları var. Cümleden mükel …
EÇS VII 22a … i. Anıniçün bir topçu bulunmadı. Hatta Sadrıa‘zam topçubaşıyı getirdüp meydân-ı siyâsete çökerdüp yine musâhibîn halâs etdiler, ammâ hamd-i Hudâ küffâr beri tarafa geçm …
EÇS VII 40a … erin başlarına ba‘de'l-feth boklu işkenbeler geydirüp tersine eşeklere bindirüp siyâset ile ordu-yı İslâmda gezdirüp teşhîr-i ibret-i âlem edüp ordudan nefy edüp mürd- …
EÇS VII 46a Ve kal‘a ortasında bir meydân-ı azîminde siyâsethânesi ve bir çanlık kullesi var. Ve cümle der-i dîvârı ol kadar enli Şeddâdî kalın dî …
EÇS VII 53b … dı[r]. Eğer ma‘zûlen ve eğer mansıbda da‘vâ dinleyüp mücrimleri katl ü salb [u] siyâset ederek ve yedişer kat mehterhânemi çalarak alay ederim ve alayım içine ecnebîde …
EÇS VII 58b Andan Zindân Meydânı ve Kral Sarâyı Meydânı ve Siyâset Meydânı ve Fîl Meydânı ve Koç Meydânı ve İstifani Manastırı Meydânı, bunlar hay …
EÇS VII 58b Dîğer ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyr: Siyâset Meydânı nâm mahalde yolun iki tarafında kemerler altında iki dâne tuçdan koçlar …
EÇS VII 58b Kaçan kim bir âdeme siyâset edeceklerdir, ol âdemi bu koçlar önüne getirüp iki eli ve iki ayaklarının baş p …
EÇS VII 58b … masından havf edüp cürmünü ikrâr edüp yâ halâs olur yâ ıkâb-ı elîm ile meydân-ı siyâsetde iki koç bu herîfe on iki kelleyi urduklarında herîf-i zarîf değil ol kelleleri …
EÇS VII 69b … reti âteşe atsalar gerek. Meğer bu avret zâniye imiş, hâkimleri bu avreti dutup siyâset edüp kendülerinin zabt [u] rabtların paşaya bildirmek isterler. Paşa aslâ ve ka …
EÇS VII 69b … rek ubûr etdikde hakîr birkaç yârân ile temâşâ etmeğe kaldık. Çünki bu meydân-ı siyâsetde dağlar gibi odun yığılup niçe yüz yerden âteşler edüp ân-ı sâ‘atde odunlar yanu …
EÇS VII 98a … ar kâfir hâkimdir. Boyar demek, ya‘nî voyvada demek olur. Bu nevâhînin salb [u] siyâseti ve cür[m ü] cinâyeti boyar elindedir. Beş yüz kefere leşkere mâlikdir. Cümle yü …
EÇS VII 98b … şka boyar hükm eder. Cümle Eflak vilâyetinin Tuna kenârı iskelelerinin salb [u] siyâseti bu boyarın elindedir. Hakîr bu boyarda atlarımız bırağup bir gemiye süvâr olup …