olsun kim Cenâb-ı Allah sizin üzerinize ve şehriniz üzre cennetden bir kapu açd …
Ba‘dehû Bağdâd'da Tâk-i Kisrâ münhedim olup Urfa'da âteşgede-i Nemrûd sönüp niçe bin alâmetler zuhûr edüp Hazret-i Resûl vücûda geldiği gice cümle kavm-i Ubbâdân tecdîd-i îmân etdiler. Anınıçün bu kavme kavm-i Ubbâdân deyü tesmiye olunmuşdur. Ba‘dehû Hazret-i Resûl'e kırk yaşında nübüvvet geldikde bu kavim cümle Hazret'e varup tecdîd-i İslâm etdiklerinde Hazret buyurdular kim "Yâ kavm-i ibâdullah-i âbidân-ı Ubbâdân! Size müjde olsun kim Cenâb-ı Allah sizin üzerinize ve şehriniz üzre cennetden bir kapu açdı kim subh u mesâ size ve hayvânlarınıza ve türâb-ı pâkinize ve cümle mevtânıza ol rahmet kapusundan rahmet saçılup yetmiş aded âfât-ı semâvî ve âfât-ı arızîden halâs oldunuz." deyü bu kavm-i Ubbâdân'a tebşîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363b ·
metinde göster ·
olsun. Deryâ-misâl Akkirmân askeriyle Melek Ahmed Paşa askeri geliyor" deyü hay …
Hemân hakîr minâreden ezân perdesinde, "Bire ümmet-i Muhammed, size müjde olsun. Deryâ-misâl Akkirmân askeriyle Melek Ahmed Paşa askeri geliyor" deyü haykırarak aşağı inüp cümle guzâta boğazım boğulunca çağıra çağıra muştulayup niçe âdemler dahi minâreye çıkup gördüler kim bir kara dağ gibi âdem deryâsı kara toz içre kuş gibi {uçup} vakt-i zuhurdan bir sâ‘at sonra geliyor. Cümle mahsûr olan bay u gedâ ve pîr [u] cüvân hamd [u] senâ edüp hakîr yine minâreye çıkdım. Gördüm ki kal‘aya karîb cümle Tatar ve Paşalılar atlarından enüp at tartıların tartup çatal atların bırağup yarar koşkol kazaklanmış atlarına binüp çapul çiverdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 60b ·
metinde göster ·
olsun, fülân nâm düşmanınız size gelüp anları kırarsız ve mâlların ve avret ve …
"Oğullarım, hoş geldiniz. Size müjde olsun, fülân nâm düşmanınız size gelüp anları kırarsız ve mâlların ve avret ve oğlanların alırsız. Ve avretleriniz çok doğurup yurdunuz kuvvetli olup mâlınız doğurkan olur. Ve cümleniz sağ esen yurdunuza gidersiz. Ukâb kuşlarından korkman. Buz deryâsın buzlap(?) geçersiz" deyü ol gün bunlara niçe kerre yüz bin gûne müferrehât sözleri bu zen-i mahbûbe söylermiş. Ba‘dehu yine ay gündüzü doğup yurdlarına gidüp yatırlarmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 178a ·
metinde göster ·