… 'da Hâlitî ve Çekvânî ve Yezîdî ve Şeytânî Kürdleri vardır, dâ’imâ koyunlarında
soğan ve
sarımsak taşırlar. Eğer gözleri önünde soğanı yumruk ile urup pârelesen ol ân a …
Hukemâ kavlince çölistânda gezenlere sam yeli def‘iyçün gâyet lâzımdır. Ve Kur’ân-ı azîmde Arapça buyurmuşdur. Ammâ bir tevârîhde gördüm ibtidâ iblîs cennetden (---) diyâra kadem basdıkda [sol] ayağı basduğı türâbdan hâsıl oldu ve soğan, sağ ayağı basduğı yerde hâsıl oldu, demiş. Ammâ hakkâ ki ikisi de latîf ta‘âmdır. Anıniçün Bingöl'de ve Sincar'da Hâlitî ve Çekvânî ve Yezîdî ve Şeytânî Kürdleri vardır, dâ’imâ koyunlarında soğan ve sarımsak taşırlar. Eğer gözleri önünde soğanı yumruk ile urup pârelesen ol ân anlar ol âdemi katl ederler. Soğana ve sarımsağa tâ bu mertebe ri‘âyet edüp mahabbet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
… ndur. Bunlar dükkânlarında kabak dolması ve yaprak dolması ve mumbâr dolması ve
soğan ve
patlıcan ve lahana dolmaları fürûht ederek ubûr ederler.
Esnâf-ı dolmacıyân: Dükkân 50, neferât 155, pîrleri Şehâb-ı Rûmî'dir, Selmân perverdesidir. Kabri Kayseriyye'de imri'l-kays kurbünde medfûndur. Bunlar dükkânlarında kabak dolması ve yaprak dolması ve mumbâr dolması ve soğan ve patlıcan ve lahana dolmaları fürûht ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171b ·
metinde göster ·
… â bu hapsi balığın pâk ayırtlayup onar onar kamışa dizüp ma‘denos ve kerefis ve
soğan ve
pırasayı pâk hûrde kıyup darçın ve fülfül-i siyâh ile halt edüp bir kat kerefis …
Nef‘i ve eşkâli ve hâssasın bildirir: Evvelâ bir karış kadar ince ve morca ve mücellâca ve semînce balıçakdır. Nef‘i ol mertebedir kim yedi gün bir âdem tenâvül etse her gice ehline varup yedişer kerre kendi balığın ehline yidire, gâyet mukavvî ve seri‘u'l-hazmdır. Ve aslâ balık râyihâsı olup tenâvül edene harâret vermez. Ve hâssası oldur kim ağrı hastalığına mübtelâ âdem yise bi-emrillah şifâ bulur. Ve bir evde yılan ve çıyan ve akreb olsa hapsi balığının başın âteşe yakup ol hânede dütsü etseler cümle çıyan râyihâsından helâk ola. Niçe yüz gûne nef‘i ve hâssası vardur amma bunu yimek Tarabefzûn halkına mahsusdur kim kırk gûne ta‘âmın pişirirler kim her birinde birer gûne lezzet hâsıl olur. Çorbası ve yahni ve kebâbı ve böreği ve baklavası ve çorbasının envâ‘ın pişirirler. Ammâ pilaki derler bir gûne ot taşından tavalar yaparlar. İbtidâ bu hapsi balığın pâk ayırtlayup onar onar kamışa dizüp ma‘denos ve kerefis ve soğan ve pırasayı pâk hûrde kıyup darçın ve fülfül-i siyâh ile halt edüp bir kat kerefis ve ma‘denivâzı pilaki tavası içine döşeyüp bir kat hapsi döşeyüp ba‘dehû Tarabefzûn'un âb-ı hayâta benzer su zeytûn yağın döküp germâ-nermâ âteşde bir sâ‘at pişüp gûyâ nûr olup tenâvül eden nûr-ı pür-nûr olur. Bu gûne tabh olup tenâvül olunsa kuvvet-i basara ve mi‘ideye nâfi‘dir. Hakkâ kim muhabbet edecek mâ’ide-i Sübhân'dır kim Subhânu'l-Hallâku'l-bâkî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 253a ·
metinde göster ·
… kaplıca yoğurd iki peneze ve on beş yumurta bir peneze ve bir arka yükü elma ve
soğan ve
hıyar ve kabak ve lahana ve pırasa ve sarmısak birer penezedir, ammâ pirinç ve …
Hattâ üç yüz dirhem hâs ve beyâz ekmek bir akçeye ve altı peneze koyun eti beş peneze kuzu eti ve üç peneze sığır eti ve üç vukıyye gelir bir kaplıca yoğurd iki peneze ve on beş yumurta bir peneze ve bir arka yükü elma ve soğan ve hıyar ve kabak ve lahana ve pırasa ve sarmısak birer penezedir, ammâ pirinç ve kahve ve şeker pahâlıdır, zîrâ bu şehre Selânik on iki konakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116a ·
metinde göster ·
… yokdur, ancak otuz yedi kefere dükkânları vardır. Balık ve havyar ve peynir ve
soğan ve
sarmısak [ve] etmek ve et bey‘ olunur. Ammâ meyhâneleri çokdur, her ev birer me …
Ve hân u hammâm ve bedestânı yokdur, ancak otuz yedi kefere dükkânları vardır. Balık ve havyar ve peynir ve soğan ve sarmısak [ve] etmek ve et bey‘ olunur. Ammâ meyhâneleri çokdur, her ev birer meyhânedir ve şarâbı memdûhdur. Ve her eşyâ bulunur, lâkin yine Rodos'a muhtâclardır. Ve bu varoşda hünkâr kapucıbaşılarından Papas kapucıbaşı ki millet-i Mesîhiyye üzre bıtrîk iken Sultân İbrâhîm Hân huzûrunda İslâm ile müşerref olup Kâsımpaşa'da Piyale Paşa merhûmun ehlin alup başkapucıbaşılık sadaka olunup fermân-ı şehriyârî ile Rodos kal‘alarının ta‘mîr [ü] termîmine me’mûr olup bu Lindos kal‘asının aşağı varoşunda mezkûr İsmâ‘îl Ağa bir hayrât-ı azîm etmişdir kim selef vüzerâlarından bir ferde nasîb olmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122b ·
metinde göster ·
… klar içine çakıl taşları doldurup zifâf-ı sürûr gece ve günleri çalup bozayı ve
soğan ve
sarmısağı yiyüp varsağılar ve fıracte ya‘nî murabba‘lar okurlar kim ta‘bîr olun …
Ve bu şehrin irfânları ve nisvânları gûnâ-gûn fıracte okuyup def ve dübelek makrafa ve kabaklar içine çakıl taşları doldurup zifâf-ı sürûr gece ve günleri çalup bozayı ve soğan ve sarmısağı yiyüp varsağılar ve fıracte ya‘nî murabba‘lar okurlar kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a ·
metinde göster ·