… e hem-vâr döşenmiş billûr-misâl vâdîdir. Tûlen ve arzen çâr-kûşe vâkı‘ olup yan
soffalar ile
bile (---) ayakdır. Ammâ derûn-ı câmi‘ bu haremden büyükdür. Kıble kapusundan t …
Evsâf-ı harem-i beyâz: Câmi‘-i şerîfin mezkûr bâb-ı sa‘âdetlerine ve harem-i latîfin üç aded der-i mu‘allâsına (---) kademe taş nerdübân ile urûc [u] nüzûl olunur. Ammâ bu harem-i hâs, mermer-i beyâz ile mefrûş bir ak yayladır kim her bir kıt‘a mermeri birer halîçe kıt‘asında mücellâ ve musaykal ve hem-vâr döşenmiş billûr-misâl vâdîdir. Tûlen ve arzen çâr-kûşe vâkı‘ olup yan soffalar ile bile (---) ayakdır. Ammâ derûn-ı câmi‘ bu haremden büyükdür. Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca (---) ayakdır. Arzı (---) ayakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
… üzre vâkı‘ olmuş gûnâ-gûn dıraht-ı âlîler ile müzeyyen ve (müzeyyen) müte‘addid
soffalar ile
ve kâ‘a ve matbahlar ile Câ‘fer-âbâd'dır.
Ve tekyelerinde cümleden kâr-ı kadîm ve âsâr-ı azîm tekye-i Ca‘fer-âbâd, Süleymân Hân huddâmlarından Ca‘fer nâm bir sâhib-i tab‘ kimesnenin hayrâtıdır. Şehrin bir mürtefi‘ zemîni üzre vâkı‘ olmuş gûnâ-gûn dıraht-ı âlîler ile müzeyyen ve (müzeyyen) müte‘addid soffalar ile ve kâ‘a ve matbahlar ile Câ‘fer-âbâd'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
… şyâları bu tekyeye vakf eder. Ba‘dehu bu şeyleri zorbalar asrında hazîneye alup
sofra ile
bir şeftâlû çekirdeğinden bir dervîşân keşkülü kalmışdır kim garâyibdir. Hindûs …
Süleymân Hân bu tekyenin deryâya nâzır bir köşesinde sâkin olup teferrüc ederken Hindûstân pâdişâhından hedâyâlar gelüp bir nakş-ı bûkalemûn telâtîn derisinden bir ta‘âm sofrası ve yüz Hıtâyî münebbid tabaklar ve yüz aded kâseyi ve niçe âlât-ı ta‘âm zî-kıymet eşyâları bu tekyeye vakf eder. Ba‘dehu bu şeyleri zorbalar asrında hazîneye alup sofra ile bir şeftâlû çekirdeğinden bir dervîşân keşkülü kalmışdır kim garâyibdir. Hindûstân'da hâsıl olmuş şeftâlû çekirdeğinin nısfıdır. Hâlâ iki vukıyye su alır. Kenâreleri altun dîvâre ve sîm halhâllar ile bir ibret-nümâ sun‘-ı Hudâ'dır. Nısfı hâlâ hazînededir. Selîm-i Sânî bu keşkülden bilâ cur‘a bâde nûş etmişdir. Hakkâ ki yek-merdî kâse değil penc-merdî kâseden ziyâde bâde alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
… k ile fermânıyla ma‘mûr edüp niçe kâ‘a ve hammâm ve kasr ve müte‘addid hücre ve
soffalar ile
aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp sadranc nakşı {di …
Tershâne bâğçesi: Kadîm-i evvelde kefere asrında dahi kırallara mahsûs bâğ imiş. Ammâ ba‘de'l-feth, Ebü'l-feth ibtidâ bunda hayme-i Muhammedîsi ile meks edüp ve gazâ mâlın guzât-ı müslimîne bunda hisse edüp nazargâh-ı kadîmi olmak ile fermânıyla ma‘mûr edüp niçe kâ‘a ve hammâm ve kasr ve müte‘addid hücre ve soffalar ile aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp sadranc nakşı {dikilmiş} on iki bin serv dırahtı râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olup niçe bin eşcâr-ı gûnâ-gûn müsmirât ve gayrı çınâr ve bîd-i sernigûn ve çimşîr ve sanavber ile bu bâğı müzeyyen edüp gûyâ ravza-i Rıdvân olmuş bir iremezâtdır. Hudâ'ya ma‘lûm bu hıyâbânda serviler var kim evc-i âsumâna ser çekmiş niçe bin servdir âdem vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
… un dahi mütevellîsi cânib-i vakfdan derûn-ı câmi‘i sâf sâf fâğfûrî ve Kâşî çini
soffalar ile
gûnâ-gûn verd-i handânları ve benefşe ve reyhânları dizüp cümle ehl-i salâtın d …
Kırâ’at olunmasıyçün başka dörd kademe soffası vardır. İki âdem yerinden kaldırmak ihtimâli yokdur. Tâ bu mertebe kelâmullah-ı azîmdir. Garâbet anda kim hattât üstâd bunu niçe tahrîr etdi, ta‘accüb-i temâşâ andadır. Ve ol kadar hüsn-i hatdır kim âyetün min âyâtillahdır. Ammâ derûn-ı câmi‘de sâ’ir ma‘bedhâneler gibi âvîze-i maslûbât-ı musanna‘âtlar yokdur. Ancak her şeb-i muzlimde niçe bin kanâdiller ile çerâğân olur fânûs-ı kanâdiller ve gûnâ-gûn müzehheb [ü] mu‘allâ şem‘dânlar vardır. Ve cânib-i etrâfında tarz-ı kadîm hurde pencerelerin kıblesi hâricinde bir şükûfezâr, gül‘izâr, lâle‘izâr bâğçesi var. Anda olan ezhârâtın râyiha-i tayyibesi cemâ‘atin bînîsin mu‘attar eder. Bunun dahi mütevellîsi cânib-i vakfdan derûn-ı câmi‘i sâf sâf fâğfûrî ve Kâşî çini soffalar ile gûnâ-gûn verd-i handânları ve benefşe ve reyhânları dizüp cümle ehl-i salâtın dimâğları mu‘attar olup cemâ‘atin câmi‘den taşra çıkacakları gelmez. Bu mertebe bir câmi‘-i mu‘attardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b ·
metinde göster ·
… , diyerek "çifte düyek" usûlünde çekiç ururlar ve körük çekerken kezâlik usûl-ı
sofyâne ile
çekerler.
Ve cemî‘i âhengerân-ı Ermenîleri çekiç çalup körüklerin çekerken cümle nağamât-ı mûsıkî ederek hoş-âvâz ile kâr u nakş zecel ü tasnîfâtlar okuyarak amel edüp kâr okuyup kâr ederler. Ve huddâmları çekiç çalarken yigirmi dörd gûne usûl ile "tırtaka tırtâk tırtırtâk", diyerek "çifte düyek" usûlünde çekiç ururlar ve körük çekerken kezâlik usûl-ı sofyâne ile çekerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 203a ·
metinde göster ·
… n sebiz-gûn olup câ-be-câ âb-ı revânlarının kenârelerinde maksûre ve nişîmen ve
soffalar ile
ârâste ve matbah ve kebâb çarhlarıyla pîrâste olmuş âb-ı hayâtları cereyân edüp …
Yekûnisi kırk yerde teferrücgâhları vardır. Evvelâ şehir içinde Köprü ovası nâm yerde bir acâ’ib ü garâ’ib çemenzâr u lâle‘ızâr vâdî-i mesîregâhdır kim niçe yüz aded gûnâ-gûn dıraht-ı müntehâlar ile zeyn olmuş evc-i âsımâna kad keşân olmuş sâyedâr çınâr ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve karaağaç ve misk-bû uhlamur ağaçlarının zıll-ı himâyelerinden zemîne aslâ güneş te’sîr etmeyüp duhâvî katîfe gibi zemîn sebiz-gûn olup câ-be-câ âb-ı revânlarının kenârelerinde maksûre ve nişîmen ve soffalar ile ârâste ve matbah ve kebâb çarhlarıyla pîrâste olmuş âb-ı hayâtları cereyân edüp her dıraht-ı serâmedin şâhalarında tâze cüvân yiğitler salıncaklar kurup uşşâkları kolanlar çeküp salınırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 232b ·
metinde göster ·
… ubbe-i âlîde âsûdedir. Ammâ müzeyyen değildir, ancak sandûkaları Y 233a yeşil
sof ile
pûşîdedir. Müddet-i ömürleri 200 sene oldu. Hazret-i İbrâhîm'in ammisidir. Kavm …
Ziyâret-i Hazret-i Lût ibn (---) aleyhime's-selâm: Bir âsitâne-i münevverdir kim cânib-i çihârı İremezâtü'l-imâd gibi bir bâğ [u] bostân gül [ü] gülistân [ve] nahlistân içre bir kubbe-i âlîde âsûdedir. Ammâ müzeyyen değildir, ancak sandûkaları Y 233a yeşil sof ile pûşîdedir. Müddet-i ömürleri 200 sene oldu. Hazret-i İbrâhîm'in ammisidir. Kavm-i Sâmirî'dendir. Mü'tefikât şehri ki Sıfet şehrine karîbdir, anın halkını dîne da‘vet etmeğe me’mûr oldular. Kırk yılda üç kişi îmâna geldi. Hak azze ve celle Cibrîl-i Emîn'e emr edüp ol şehri cümle halkıyla hevâya çıkarup rûy-i zemîne urup yere geçirdi. Hazret-i Lût dahi Kudüs'de mütemekkin iken bu karye-i Nu‘aym'de merhûm olup hâlâ bu câmi‘de medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232b–Y233a ·
metinde göster ·
… mihrâb önünde kubbe-i âlînin ortasında çâr-kûşe bir parmaklık içinde bir yeşil
sof ile
mestûr bir çâr-kûşe sandûka içinde âsûdedirler. Bunda bir Yâsîn-i şerîf tilâvet …
Ziyâret-i Kubbe-i Hazret-i Hamza: Radıyallâhu anh. Medîne'den bu mahalle bir sâ‘at yerdir. Bir câmi‘-i kebîr-misâl bir kubbe-i âlîdir. Kıbleye nâzır bir kapusu var. Altı kademe taş nerdübân ile çıkılır. Andan bu âsitânenin haremine duhûl olunur. Bir beyâz seng-i mücellâ ile mefrûş bir harem-i menkûşdur. Bu haremin kıblesi tarafı kubbesi altında tâ mihrâb önünde kubbe-i âlînin ortasında çâr-kûşe bir parmaklık içinde bir yeşil sof ile mestûr bir çâr-kûşe sandûka içinde âsûdedirler. Bunda bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp savâbın Y 302b rûh-ı şerîflerine hibe eyledik. Ve her kim kılıç taşırsa teberrüken kılıçın Hazret-i Hamza'nın sandûkası içre koyup bir zamândan sonra çıkarup türbedârlar tekbîr ederek kemerine kuşanalar, gazâ savâbın bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y302a–Y302b ·
metinde göster ·
… kadan olan râvî-i hadîs kibâr-ı güzînlerin merkadleri seng-i mezârları ve birer
soffa ile
ma‘lûmlardır. Bunlardan mâ‘adâsı bir sahrâ içre kubûr-ı Ashâb-ı kirâm zeyn olmu …
Ziyâret-i hırmen-i şühedâ: Bu mahalde binden mütecâviz Sahâbe-i kirâm şehîd olup ale't-tertîb defn olunmuşlardır. Ammâ üzerlerinde kubbeleri yokdur. Ammâ ba‘zı müte‘ayyin kibâr-ı ashâbın ve Muhâcirîn [ü] Ensâr'ın ve sikadan olan râvî-i hadîs kibâr-ı güzînlerin merkadleri seng-i mezârları ve birer soffa ile ma‘lûmlardır. Bunlardan mâ‘adâsı bir sahrâ içre kubûr-ı Ashâb-ı kirâm zeyn olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y303a ·
metinde göster ·
… dânına nâzır bir kasr-ı âlî inşâ edüp Y 116a tahtânîsin cümle ehl-i teferrüce
soffalar ile
ârâste olunmuş bir âsitâne-i kübrâdır.
Sene 1074 târîhinde Defterdâr İbrâhîm Paşa hazretleri min-mahabbeti Resûl-i Hudâ Muhammed Mustafâ içün kendü mâlından elli Mısrî kîse ifrâz edüp Hazret-i Resûl-i mübînin kadem-i şerîfine eflâke ser çekmiş bir kubbe-i âlî ve ana muttasıl bir câmi‘-i kebîr inşâ etmişdir kim vasfında lisân kâsırdır. Ve leb-i Nîl'de fevkânî tahtânî ehl-i teferrüc içün kâ‘a ve maksûreler ve müte‘addid nîm soffalı dîvânhâneler ve Cirid meydânına nâzır bir kasr-ı âlî inşâ edüp Y 116a tahtânîsin cümle ehl-i teferrüce soffalar ile ârâste olunmuş bir âsitâne-i kübrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y115b–Y116a ·
metinde göster ·