… i züvvâr hayrân olmada. P 79b Ve bu haremin şark tarafında bir meydân-ı vâsi‘
soffa vardır
. Zî-kıymet hâlîçeler ile döşenmişdir. Ve çeşm-i benî âdem görmemiş zer-ender-ze …
Ve bu meydân [[(---) (---) (---)]] Q 79b şâzrevânlar revân olmada. Gören ehl-i züvvâr hayrân olmada. P 79b Ve bu haremin şark tarafında bir meydân-ı vâsi‘ soffa vardır. Zî-kıymet hâlîçeler ile döşenmişdir. Ve çeşm-i benî âdem görmemiş zer-ender-zer çerâğlar ve şem‘dânlar ve kanâdîller var kim her biri birer üstâd-ı kâmilin pesendîde kârlarıdır kim mülûklar bu sultân içün inşâ etdirüp teberrüken komuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y180a ·
metinde göster ·
Vâdî-i hayyâme-i Resûl: ya‘nî Ordu-yı Resûlullâh yeri bu mahalde bir küçük
soffa vardır
. Hazretin ihrâmdan haymesi bu soffa üzre imiş. Bunda dahi iki rek‘at namâz kılm …
Vâdî-i hayyâme-i Resûl: ya‘nî Ordu-yı Resûlullâh yeri bu mahalde bir küçük soffa vardır. Hazretin ihrâmdan haymesi bu soffa üzre imiş. Bunda dahi iki rek‘at namâz kılmak gerek, sünnetdir. Bu mahalde Hazret-i Risâlet-penâh guzât-ı müslimîni cenge âmâde edüp saf saf asker tertîb eyledi. İbtidâ yedi bin bahâdır-ı nâmdâr Ashâb-ı kibâr ile Hazret-i Hamza'yı talî‘a-i asker edüp çarhaya me’mûr etdi. Ve Hâlid ibn Velîd yemînde yedi bin askerle âmâde oldu. Ve Hazret-i Ömer ve Amr ibni'l-Âs piyâde Arab askerine serdâr olup bu sahrâ-yı azîme içre yürüdüler. Hakîr dahi cümle refîklerimize tenbîh edüp bu soffada ikişer rek‘at namâz kılup "niyyetü'l-gazâ" deyüp kılıçlarımız kemerlerimize bend kılup yine şimâl cânibine beş yüz adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y302a ·
metinde göster ·
… âlem ağyârdan bî-haber olduğu mahalde şehir hâricinde ibâdet etdüği mahalde bir
soffa vardır
, Y 290a Makâm-ı Bedevî derler, hâlâ yine ibâdetgâhdır, anda teberrüken bir ge …
Hattâ bu meydân-ı mevlûdda Seyyid Ahmed el-Bedevî hazretlerinin âlem ağyârdan bî-haber olduğu mahalde şehir hâricinde ibâdet etdüği mahalde bir soffa vardır, Y 290a Makâm-ı Bedevî derler, hâlâ yine ibâdetgâhdır, anda teberrüken bir gemi direğini bir sâhib-i hayr dikmişdir, kaddi seksen zirâ‘dır, bu sütûnun cânib-i erba‘asına niçe bin gemi ipleri ile germişlerdir, her gece bu iplere kırkar bin kanâdîller ile çerâğân edüp bir direkli vüzerâ otağı gibi bir azîm şey olur. Ve bu direğin tâ zirve-i a‘lâsına bin mikdâr kanâdîller ile bir çarh-ı felek tasvîri top edüp bir san‘at ile feleğin çarhı gibi deverân etmededir. Bir hayli mesâfeden nazar olunsa, ol gece bu meydâna otakdan bir nûr zâhir oldu, zan olunur. Arabistân'da bu makûle kanâdîl tezyînine eşâre ta‘bîr ederler. Kâmil kırk huddâmı vardır. Her gece onar kantâr simsim yağı yanar. Sâhibü'l-hayrât on beş gün on beş gecede yigirmi bin para vakf eylemişdir. Vâcibü's-seyr bir arûsedir kim gûyâ serâperde-i Fisagores-i Tevhîdî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y289b–Y290a ·
metinde göster ·