… ir âsitâne-i kübrâdır. Şeyhi Hazret-i eş-Şeyh Alî Efendi yârândan ârif-i billâh
sofra sâhibi
garîbü'd-diyâr muhibbi bir er, server-i hünerver sâhib-i nefes, pîşvâ-yı tarîk, …
Sitâyiş-i tekyegâh-ı Urfa: Cümle (---) aded tekye-i dervîşân-ı zî-şândır, ammâ cümleden âsitâne-i Hazret-i İbrâhîm Halîl derûnı kal‘ada, zeyl-i iç hisârda binâ-yı Me’mûn Halîfe Hazret-i Halîlü'r-rahmân Âsitânesi Rûm u Arab u Acem'de ve'l-hâsıl cemî‘i memâlik-i İslâmiyye'de meşhûr-ı âfâkdır ki Nemrûd-ı la‘în rübûbiyyet da‘vâsında olup kartal kuşlarıyla göğe urûc edüp hâşâ sümme hâşâ "Gök tanrısı ile ceng ederim", deyü semâya ok atup bi-emri Hudâ oku kanlı yine kartal kuşlarına bağlı sandûkasına yine kanlı ok düşüp hâşâ ve kellâ "İşte gök tanrısın öldürdüm, müstakil yer ve gök tanrısı benim" deyü da‘vâ-yı ulûhiyyet etdikde Cenâb-ı Bârî Hazret-i İbrâhîm'i gönderüp îmâna da‘vet etdükde bu şehr içre Hazret-i İbrâhîm'i kayd-bend ile bir gâr-ı azîmde haps edüp dağlar kadar odunlar yığup bir azîm âteş-i Nemrûd edüp hâlâ âteş-gede-i Nemrûd-ı merdûd meşhûrdur kim Urfa şehri içre Hazret-i İbrâhîm tekyesi zemîninde idi. Hazret-i Risâlet-penâh rahm-ı mâderden müştakk oldukları mâh-ı mevlûdün on ikinci gice isneyn gicesi olduğu leyle-i mübârekede Medâyin'de tâk-i Kisrâ ve İsvân şehrinde aynü'l-leben kuruyup Mekke şehrinde Safâ ve Merve mâbeyninde sanemler ser-nigûn olup İskenderiyye'de amûdu'l-hayt münhedim olup Tarabefzûn'da tılsım-ı semek amûdu gark olup Makedon-ı Kostantiniyye'de berren u bahren üç yüz altmış altı tılsımât cümle münhedim olup ve Ayasofya kubbesi ve Roma papa kubbesi ve bunun emsâli niçe mutalsamâtlar münhedim olup ol leyle-i mevlûd-ı Nebî'de bu Urfa şehri içre âteş-i Nemrûd söndü. Ol âteşe Nemrûd-ı la‘în Hazret-i İbrâhîm'i mancınık ile âteşe atup tâ derûn-ı âteşe hevâdan tayerân ederek meyân-ı âteşe düşünce Cenâb-ı Bârî sûre-i (---)(---)Arapça emriyle nâra ferman-ı Hudâ olunca ol ân İbrâhîm'e nâr gülzâr-ı gül‘izâr olup âteş içinden bir aynü'l-hayât tulû‘ edüp Rabbü'l-izzet kudret-i hikmetin ızhâr içün ol ayn-ı zülâlin cânib-i erba‘asında gül-i gülistân ve sünbül ü reyhân ve andelîb-i hoş-elhân u gûnagûn murgân feryâd ü figân ederek pervâz u tayerân etmede, yine etrâfında âteş-i Nemrûd yanmada. Bu hikâye cümle tefâsir ve gayri kütüb-i mu‘teberelerde u mastûr ve muşarrahdır. Tatvîl-i kelâma hâcet yokdur, ammâ hâlâ mezkûr âteş-i Nemrûd içinden zâhir ü bâhir olan âb-ı hayât tekye-i Halîlü'r-rahmân içre bir kaynak-ı azîmdir kim cümle şehrin cevâmi‘leri ve hân u hammâmları cemî‘i hânedânları ve sarrâchâne ve debbâğhâneyi reyy eden ol âb-ı hayvân-ı uyûn-ı Halîlü'r-rahmân'dır kim içinde niçe bin elvân mâhîler şinâverlik ederler. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ efendimiz Bağdâd fethine giderken bu âsitâne ziyâretine gelüp temâşâ ederken iki aded mâhî sayd etdirüp gûşlarına birer altun mengûş geçirmişlerdir. Hulâsa-yı kelâm acîb u garîb âsitâne-i teferrücgâhdır kim medhinde lisân kâsırdır. Müte‘addid kâ‘alar ve gül-i gülistânlı hücreler ve kilâr ve matbah ile ârâste ve gûnâ-gûn müsâfirhâneler ile pîrâste olmuş bir âsitâne-i kübrâdır. Şeyhi Hazret-i eş-Şeyh Alî Efendi yârândan ârif-i billâh sofra sâhibi garîbü'd-diyâr muhibbi bir er, server-i hünerver sâhib-i nefes, pîşvâ-yı tarîk, âmil-i sıddîk, âlim-i tahkîk kimesne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56a ·
metinde göster ·
… Yohsa havâsı sakîldir, ammâ halkı gâyet halîm ve selîm ve oğuz ve garîb-dost ve
sofra sâhibi
âdemlerdir.
El-hâsıl derk-i esfel-vâr bir dâr-ı diyârdır. Ve havâsı dahi gâyet sakîldir. Ancak bu rabtanın şarkîsi tarafındaki kal‘a kayası dibinde niçe yüz yerden âb-ı hayât buz pâresi gibi suları cereyân edüp âsiyâb-ı mâları deverân etdirir mâ-i kevserlerdir kim mâh-ı Temmûz'da bu uyûn-ı zülâllerden üç yudum huzûr ile mük. 137a içilmez. Tâ bu mertebe sovuk suları var kim iki âdem bir toklu kuzuyu yemeğe kâdir olur, bu serî‘u'l-hazm âb-ı sâfî suları nûş etmeğile bu kasaba halkı ten-dürüstlerdir. Yohsa havâsı sakîldir, ammâ halkı gâyet halîm ve selîm ve oğuz ve garîb-dost ve sofra sâhibi âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 137b–137a ·
metinde göster ·
… p kâr [u] kisb eder bir alay gâziyân-ı mücâhidânlardır ve Boşnakça kelimât eder
sofra sâhibi
garîb-dost âdemlerdir.
Ve bu şehir halkı Arapça hadîs-i şerîfi üzre dizleri gözünde cümle çuka dolama ve serhadli ve sıkma kopçalı çakşır ve kubâdî pâypûş ve başlarında gûnâ-gûn elvân çukadan semmûr ve zerdeva sedhadli kalpakları geyüp ve cümle kılıçları ve tüfengleriyle gezüp kâr [u] kisb eder bir alay gâziyân-ı mücâhidânlardır ve Boşnakça kelimât eder sofra sâhibi garîb-dost âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144b ·
metinde göster ·
… erler ve gâyet mü’eddebe gezer ehl-i ırz mü’minelerdir. Ve halkı cümle yârândan
sofra sâhibi
veliyyü'n-ni‘am merd-i Hudâ erlerdir. Ve cümle ehl-i ırz ve ehl-i hâl sâhib-i s …
Ve ahâlîsi cümle Boşnakça kelimât edüp cümle serhadli esbâbı geyerler. Ve zenâneleri yassı baş olup siyâh bez ferrâce geyerler ve gâyet mü’eddebe gezer ehl-i ırz mü’minelerdir. Ve halkı cümle yârândan sofra sâhibi veliyyü'n-ni‘am merd-i Hudâ erlerdir. Ve cümle ehl-i ırz ve ehl-i hâl sâhib-i sülûk kimesneleri var ve gâyet garîb-dost ehl-i zevk u ehl-i şevk yârândan sebük-rûh âdemleri var. Hattâ Sultân Murâd Hân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân musâhibi olup hâlâ Sadrıa‘zam Köpürlüzâde Vezîria‘zam tezkireci efendisi olan Lâğarî ve Mezâkî Efendi bu Çayniçe hâkinden olmağile anın hânesinde hakîr meks edüp bu şehir halkıyla üç gün eyle zevk u safâlar etdik kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145b ·
metinde göster ·
Bu şehrin ensesi Dol deresi dağları ve bâğlarıdır. Bunun dahi halkı cümle kalpak ve beyâz sarık geyüp Boşnakça kelimât ederler, ammâ gâyet garîb-dost sofra sâhibi sâdıku'l-kavl gâzîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150a ·
metinde göster ·
… ceng etmemiş ola. Cümle halkı gâzîler ve garîbü'd-diyâr muhibbi ve velî'n-ni‘am
sofra sâhibi
keremkâr âdemleri vardır.
Hakkâ ki şecî‘ ve yarar ve nâmdâr u dilâver, server, hünerver yiğitleri olur, ammâ Müftîzâde Ahmed Ağa ol gün Rüstemâne savaş-ı perhâş etmişdir kim Sâm u Nerîmân ol mertebe ceng etmemiş ola. Cümle halkı gâzîler ve garîbü'd-diyâr muhibbi ve velî'n-ni‘am sofra sâhibi keremkâr âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167a ·
metinde göster ·
… beyn'n-nâs hâk-i pâki merğûbdur. Ve halkı gâyet garîb-dostdur. Ve ankâ bâzergân
sofra sâhibi
keremkârî âdemleri çokdur.
Gerçi küçük şehirdir ammâ mu‘âf u müsellem vâlide hâssı olmağile gâyet ma‘mûrdur. Ve âb [u] hevâsı hûbdur. Ve zenâne ve bintân [u] gılmânları mahbûbdur. Ve gerçi bâğ u bâğçeleri azdır ammâ beyn'n-nâs hâk-i pâki merğûbdur. Ve halkı gâyet garîb-dostdur. Ve ankâ bâzergân sofra sâhibi keremkârî âdemleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235a ·
metinde göster ·
Ve cümle halkı garîb-dost kavm-i tüccâr veliyy-i ni‘am
sofra sâhibi
halûk ve halîm ü selîm âdemlerinden (---) Ağa ve (---) Ağa ve (---) Ağa keremkâ …
Ve cümle halkı garîb-dost kavm-i tüccâr veliyy-i ni‘am sofra sâhibi halûk ve halîm ü selîm âdemlerinden (---) Ağa ve (---) Ağa ve (---) Ağa keremkârây hânedân sâhibleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 243b ·
metinde göster ·
Ammâ halkı gâyet halûk u halîm ve selîm ü kerîmü't-tab‘
sofra sâhibi
muhibb-i garîbü'd-diyâr kerem-kânı Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî gibi hânedâ …
Ammâ halkı gâyet halûk u halîm ve selîm ü kerîmü't-tab‘ sofra sâhibi muhibb-i garîbü'd-diyâr kerem-kânı Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî gibi hânedân sâhibleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 259a ·
metinde göster ·
… Beğzâde ve (---)(---)(---)(---)(---)(---). Gâyet şecî‘ ve bahâdır ve ankâ
sofra sâhibi
kerem kânları âdemleri var. Lâkin Moton halkı ile bu Koron ahâlîsi aralarında s …
Der-esmâ-i a‘yân-ı kibâr-ı ağavât: Evvelâ Dizdâr (---) ağa ve Sarı Beğzâde ve (---)(---)(---)(---)(---)(---). Gâyet şecî‘ ve bahâdır ve ankâ sofra sâhibi kerem kânları âdemleri var. Lâkin Moton halkı ile bu Koron ahâlîsi aralarında sehel gerd-i kudûretleri vardır. Bâ‘is ü bâdîsi oldur kim kaçan Süleymân Hân asrında küffâr-ı dûzah-karâr ibtidâ Moton kal‘asına istîlâ etmek murâd etdiklerinde gâziyân-ı Moton ceng-i azîm edüp küffârı münhedim edüp kal‘ayı vermediler. Küffâr kal‘a-i Koron'a varup bilâ-te’hîrin kal‘a-i Koron gibi bir hısn-ı hasîni kâfire 272a verdiklerinden Moton halkı Koronluyu ta‘n-ı zebân-dırâzlık ile teşnî‘-i serzeniş etdiklerinden Koronlu da Motonluya "Bire ciğerciler" deyü ta‘n-ı ta‘arruz ederler. Elbette her diyârda iki kabâ’il mâbeynlerinde böyle güft [ü] gûlar mukarrerdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 271b–272a ·
metinde göster ·
… yet gâyet garîb-dost ve âlüfte ve âşüfte yârândan ehl-i kerem ve ehl-i merhamet
sofra sâhibi
âdemleri vardır.
Der-mahbûbeleri ehl-i perde olup her biri Râbi‘a-i Adeviyye-misâldir. 351a Ammâ ahâlî-i vilâyet gâyet garîb-dost ve âlüfte ve âşüfte yârândan ehl-i kerem ve ehl-i merhamet sofra sâhibi âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350b–351a ·
metinde göster ·
Bunda a‘yân-ı kibârdan hânedân sâhibi Halîl Ağa ve Ömer Ağa ve imâm Efendi
sofra sâhibi
kimesnelerdir. Bunda dahi cümle ahbâb ile vedâ‘laşup yarar refîkler alup Üştürk …
Bunda a‘yân-ı kibârdan hânedân sâhibi Halîl Ağa ve Ömer Ağa ve imâm Efendi sofra sâhibi kimesnelerdir. Bunda dahi cümle ahbâb ile vedâ‘laşup yarar refîkler alup Üştürka'dan cânib-i kıbleye göl kenârınca bâğlar ve bâğçeler geçüp ve Uştuk yaylağından enen âb-ı hayât su Ohri gölüne karışdığı mahalde Ohrîzâde'nin balık avlayacak dalyanın geçüp bu mahalden tâ Ohri'ye varınca göl kenârınca sekiz bin adım kârgîr binâ beyâz taşlı vâsi‘ kaldırımdır, anı geçüp 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369a ·
metinde göster ·