Bu imâretlerden mâ‘adâ cümle yigirmi bir imâret-i fukarâlardır kim âyende vü revendeye ve bây [u] gedâya mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl sofra-i bî-imtinânı mebzûldur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226a ·
metinde göster ·
… n bu şehirde mihmân olup âsitâne-i Bektaşiyân olmuşdur. Hâlâ cümle bay u gedâya
sofra-i
bî-imtinânıyla ni‘meti mebzûldür.
Andan bâğlar içinde Hızırlık nâm mahalde Açıkbaş tekyesi. Bir âsitâne-i Bektaşiyândır kim tâ Hazret-i Hacı Bektaş Velî, bu şehir Yarmeni destinde iken bu şehirde mihmân olup âsitâne-i Bektaşiyân olmuşdur. Hâlâ cümle bay u gedâya sofra-i bî-imtinânıyla ni‘meti mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 21b ·
metinde göster ·
… ına birer tobra arpa ve her leyle-i cum‘ada birer sini yahni ve pilav zerde ile
sofra-i
bî-imtinânı mebzûldür. El-hâsıl matbah-ı Keykâvûs'u matbah-ı Selçukiyân gibi bi …
Husûsan eyyâm-ı şitâda bir menzil-i cây-ı menâs-ı râhat-efzâdır kim içine giren âdem hayât-ı câvidân bulur, zîrâ şeb [ü] rûz bay u gedâ-yı pîr ü cüvân u mugân ve gebr ve tersâya birer sini içre birer tas gendüm şurbâsı ve her âdeme birer nân ve her leylde her ocak başına birer şem‘-i revgan ve her at başına birer tobra arpa ve her leyle-i cum‘ada birer sini yahni ve pilav zerde ile sofra-i bî-imtinânı mebzûldür. El-hâsıl matbah-ı Keykâvûs'u matbah-ı Selçukiyân gibi bir dârü'z-ziyâfedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 98a ·
metinde göster ·
… hutebâ şeklinde âdemleri çokdur ve cümlesi ehl-i zevk ve ehl-i şevk garîb-dost
sofra-i
bî-imtinânları meydânda kapuları küşâde âdemlerdir. Ve dahi kış eyyâmlarında ne …
E’imme vü hutebâ şeklinde âdemleri çokdur ve cümlesi ehl-i zevk ve ehl-i şevk garîb-dost sofra-i bî-imtinânları meydânda kapuları küşâde âdemlerdir. Ve dahi kış eyyâmlarında nehr-i Tuna donup on karış buz olduğu eyyâmlarda ol buz pâre üzre niçe yüz bin kızak ve araba geçüp bâc u bâzâr harcı olmadığından ol mahalde re‘âyâ vü berâyâ ol kadar metâ‘ların getirüp bey‘ [ü] şirâ olup şehr-i Belgrad eyle ganîmet olur kim yohsulları bay olup muğtenim olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116a ·
metinde göster ·
Ve cümle (---) aded imâret-i dârü'l-it‘âmı var. Hâlâ âyende vü revendegânlara
sofra-i
bî-imtinânı mebzûl Gâzî Ferhâd Paşa imâretidir kim oğlu Mehemmed Beğ mütevellîd …
Ve cümle (---) aded imâret-i dârü'l-it‘âmı var. Hâlâ âyende vü revendegânlara sofra-i bî-imtinânı mebzûl Gâzî Ferhâd Paşa imâretidir kim oğlu Mehemmed Beğ mütevellîdir (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 153a ·
metinde göster ·
… cemî‘i âyende vü revende ve ulemâ ve fukarâ-yı mesâkîne subh u şâm ale'd-devâm
sofra-i
bî-imtinânları bay u gedâya mebzûllerdir. Cümleden Yahyâ Paşa imâreti ve Hünkâr …
Alâmet-i me’kel-i dâr-ı it‘âm-ı imârât: Cümle dokuz aded me’kel-i dârü'z-ziyâfe-i müsâfirîn ve mücâvirînlerdir kim cemî‘i âyende vü revende ve ulemâ ve fukarâ-yı mesâkîne subh u şâm ale'd-devâm sofra-i bî-imtinânları bay u gedâya mebzûllerdir. Cümleden Yahyâ Paşa imâreti ve Hünkâr imâreti ve Koca Mustafâ Paşa imâreti ve İshâk Beğ imâreti ve oğlu İsâ Beğ imâretleri dâ’imâ cârî ni‘met-i firâvândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171b ·
metinde göster ·
… yüp cemî‘i âyende vü revendelerin müslim ü mugân u edyân-ı milel-i gûnâ-gûnlara
sofra-i
bî-imtinânı mebzûl olduğundan mâ‘adâ kilârında "Hayrü't-ta‘âm mâ-hazar" kelâmı …
Ammâ bu matbaha üstâd-ı bennâ bir gûne san‘at harc edüp âteş-gede olan mahal üzre bir kubbe-i azîmin tâ ortasına bir küçük kubbe dahi inşâ edüp on iki terek Bektaşî külâhı gibi bir musanna‘ beyâz kubbe-i mücellâdır kim büyük kubbenin ortasına bu küçük kubbe kalın zincir ile mu‘allâk asmış. Cümle âteş anda yanup tâ sultân-ı azîz zamânından berü bu âteş-gedede âteş-i sûzân aslâ sönmeyüp ol zamândan berü çorba kazanları şeb [ü] rûz âteşden inmeyüp cemî‘i âyende vü revendelerin müslim ü mugân u edyân-ı milel-i gûnâ-gûnlara sofra-i bî-imtinânı mebzûl olduğundan mâ‘adâ kilârında "Hayrü't-ta‘âm mâ-hazar" kelâmı üzre şîr-i hurma ve katr-ı nebât-ı Hamavî ve kuş südü, ya‘nî yumurta bile bulunur azîm âsitânedir, gülümün gülü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180b ·
metinde göster ·
… -i nefîsesi âyende vü revende ve pîr ü cüvâna ve gebrâ vü tersâ ve pîr-i muğâna
sofra-i
bî-imtinânı mâh u sâl bi'l-guduvvi [ve]'l-âsâl ni‘meti mebzûldur. Ve bizzât Haz …
Ve bu tekye-i bî-bedelin sâhibü'l-hayrâtı olan Mihaloğulları bu âsitânenin akârâtını kavî eylemek ile matbah-ı Keykâvûs'unda ni‘met-i nefîsesi âyende vü revende ve pîr ü cüvâna ve gebrâ vü tersâ ve pîr-i muğâna sofra-i bî-imtinânı mâh u sâl bi'l-guduvvi [ve]'l-âsâl ni‘meti mebzûldur. Ve bizzât Hazret-i Gül Baba ürd-i behişt heşt-behişt-vâr bir püşte-i şükûfezâr üzre bir kurşum örtülü kubbe-i âlî içinde medfûndur. Sandûkası yeşil çuka ile mestûr ser-i sa‘âdetinde tâc-ı Bektaşî pür-nûrları var ve etrâfında gûnâ-gûn hüsn-i hatt-ı kelâm-ı izzetler ile zeyn olmuşdur. Hattâ cemî‘i züvvârâna fukarâları ve pâ-bürehne ve ser-bürehne cânları ve mahbûb cân-ı cânân köçekleri her gelen kimesnelere mâ-i gül nisâr edüp micmereler ile ûd u amber yakup âdemin demâğın mu‘attar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 86a ·
metinde göster ·
… refîkler peydâ etdim deyüp bunların cümle atlarına birer sallama yemler asup ve
sofra-i
Halîl'i kebâb ve beksumatlar ile meydân-ı mahabbete getirdiğimde bunlar âlem-i …
Hamd-i Hudâ nezâketle refîkler peydâ etdim deyüp bunların cümle atlarına birer sallama yemler asup ve sofra-i Halîl'i kebâb ve beksumatlar ile meydân-ı mahabbete getirdiğimde bunlar âlem-i hayretde kalup tâze cân buldular ve cihân cihân atları da kendüleri de âteş başında safâlar etdiler ve def‘-i cû‘ edüp ibâdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26a ·
metinde göster ·
… köşe başında sehel vâsi‘ce meydânda bir somâkî kırmızı amûd-ı müntehâ üzre bir
sofra-i
azîm kadar bir bakır sînî içre bakırdan altun yaldızlı bir tâvûs sûreti vardır. …
İbret-nümâ-yı âhar: Bir köşe başında sehel vâsi‘ce meydânda bir somâkî kırmızı amûd-ı müntehâ üzre bir sofra-i azîm kadar bir bakır sînî içre bakırdan altun yaldızlı bir tâvûs sûreti vardır. Kaçan ki vakt-i zuhur oldukda tâvûs bir kerre bir sayha urup kanat kakup mezkûr bakır sînînin kenârında on iki kerre deverân u seyrân etdikçe on iki kerre kanatların birbirlerine urdukça sâ‘at sadâsı âdem kulakların asam eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b ·
metinde göster ·
… ibârın eşbehi biri paşadır kim ni‘meti bay u gedâya ve pîr ü cüvâna şeb [ü] rûz
sofra-i
bî-imtinânı mebzûldur. Ekseriyyâ ahâlîleri tüccâr olup yine cümle serhadli esbâ …
Ve cümle a‘yân-ı kibârın eşbehi biri paşadır kim ni‘meti bay u gedâya ve pîr ü cüvâna şeb [ü] rûz sofra-i bî-imtinânı mebzûldur. Ekseriyyâ ahâlîleri tüccâr olup yine cümle serhadli esbâbları geyüp gâyet mü’eddeb gâzî âdemlerdir. Hîn-i savaş-ı perhâşda bu şehirden iki bin yarar cürd atlı asker çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79a ·
metinde göster ·
… ı kârgîr kıbâblarla mebnî bir ulu âsitânedir. Şeb [ü] rûz âyende vü revendelere
sofra-i
bî-imtinânıyla ni‘metleri bay u gedâ ve pîr [ü] cüvâna mebzûldur. Hattâ bu hakî …
Nehr-i Kaçı kenârında üç yüz evli bâğ u bâğçeli ve iki câmi‘-i kadîmli ve bir hammâmlı ve bir mihmânsarâylı bir ma‘mûr köydür, ammâ gûyâ bir kasaba-i ra‘nâdır. Bunda Hızır Şâh Efendi hazretlerinin tekyesinde mihmân olup her bâr kendülerinin şeref-i sohbetleriyle müşerref olup şeb [ü] rûz tarîk-i Halvetî'nin halka-i zikrine girüp tevhîd [ü] tezkîr ederdik. Bu azîz hâlâ vilâyet-i Kırım'da kırk bin mürîde mâlikdir. Bir azîm âsâr-ı binâlı kârgîr kıbâblarla mebnî bir ulu âsitânedir. Şeb [ü] rûz âyende vü revendelere sofra-i bî-imtinânıyla ni‘metleri bay u gedâ ve pîr [ü] cüvâna mebzûldur. Hattâ bu hakîr-i fakîr küstâhâne bi'l-bedâhe Hızır Şâh Efendi’ye münâsib bu ebyât denilmişdir, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
… matbah-ı Keykâvus'undan cemî‘i âyende vü revendegânlara ni‘met-i nefîseleri ve
sofra-i
bî-imtinânları mebzûldür. Andan yine 3 sâ‘atde,
Andan azîz-i merhûm çoban iken kaval-ı Mûsâ çalmağa mâ’il olduğundan başı ucunda iki dâne kamış kavalı ve iki çift pâbuçları durur. Gâzî Hudâvendigâr asrında Gâzî Mihal Beğ azîzi defn edüp kubbe ve imâret ve hücreleri ve kilârları ve yaz u kış meydânları ve mescidi, âhûrları cümle Gâzî Mihal'in olup azîm nazargâhdır kim evc-i âsımâne ser çekmiş bir kûh-ı ser-bülendin tâ zirve-i a‘lâsında cihân-nümâ bir teferrücgâh-ı âlîdir kim yüz iki yüz atlı konup göçüp cümle seksen aded fukarâları müsâfirîne ri‘âyetler edüp matbah-ı Keykâvus'undan cemî‘i âyende vü revendegânlara ni‘met-i nefîseleri ve sofra-i bî-imtinânları mebzûldür. Andan yine 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 204b ·
metinde göster ·
… ve ankâ a‘yân-ı kibâr-ı kübbârı çok olduğundan binden mütecâviz hânedân sâhibi
sofra-i
bî-imtinânı meydânda ni‘met-i nefîseleri mebzûl sâhib-i keremkârâyî âdemleri va …
Der-şehrengîz-i tetimme-i külliyât: Evvelâ bu şehrin halkı gâyet garîb-dost ve ankâ a‘yân-ı kibâr-ı kübbârı çok olduğundan binden mütecâviz hânedân sâhibi sofra-i bî-imtinânı meydânda ni‘met-i nefîseleri mebzûl sâhib-i keremkârâyî âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 229b ·
metinde göster ·
Sırr-ı sun‘-ı Hudâ-yı azîm: Hikmet, garâ’ib bunda kim balın kovan sepedi içre hâsıl olan bal koç başı gibi boynuzlu ve kaşlı ve gözlü ve ağızlı ve burunlu ve kulaklı bir şîrîn mahbûb koç kellesi gibi petek balı olur. Her sepetde onar ve on beşer ve yigirmişer vukıyye gelir baldan koç kellesi hâsıl olduğıyçün "koç başı balı" deyü memdûhât içre meşhûrdur. Ve râyiha-i tayyibesi misk [ü] amber-i hâm gibi olup tenâvül edenin demâğın mu‘attar eder. Ve bu kenîsede pişen ni‘met-i nefîse bir yerde tabh olmak ihtimâli yokdur kim cemî‘i âyende vü revendelere sofra-i bî-im[tin]ânlarıyla ni‘met-i mümessekleri mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a ·
metinde göster ·
… m-ı to‘ma ve hüve yut‘ımu velâ yut‘am hazretine sezâ-vârdır kim hân-ı ihsânı ve
sofra-i
bî-imtinânı mâh u sâl bi'l-gudüvvi ve'l-âsâl ganî ve fakîre, cüvân ve pîre ni‘m …
Y 1bQ 1bP 1b Evvelâ bism-i İlâh ile ol Hâlık-ı Kevneyn'e ve ol her mebde-i eşyâya şükr-i bî-had ve senâ-yı bî-‘ad ol tâ‘ım-ı to‘ma ve hüve yut‘ımu velâ yut‘am hazretine sezâ-vârdır kim hân-ı ihsânı ve sofra-i bî-imtinânı mâh u sâl bi'l-gudüvvi ve'l-âsâl ganî ve fakîre, cüvân ve pîre ni‘meti mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y1b ·
metinde göster ·
… Beğ imâreti ve Timurtaş Paşa imâreti. Bu imâretlerin şeb [u] rûz ni‘metleri ve
sofra-i
bî-imtinânı birer hâs nânpâre ile âyende vü revendeye mebzûldür. Ve bu imâretle …
Ve cümle altı imâret-i âbâdânı vardır. Evvelâ Sultân Murâd imâreti ve Sultâniyye imâreti, Hâtûniyye imâreti ve Alî Beğ imâreti ve Timurtaş Paşa imâreti. Bu imâretlerin şeb [u] rûz ni‘metleri ve sofra-i bî-imtinânı birer hâs nânpâre ile âyende vü revendeye mebzûldür. Ve bu imâretler serâpâ kurşumlu binâ-yı azîmlerdir. Ve ba‘zısının atebesi üzre âye[t]Arapça âyetleri yazılmışdır. Bu hayrât [u] hasenâtların evkâflarını ve târîhlerinı mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y36b ·
metinde göster ·
… sirdir. Hemân şundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim yaz u kış subh [u] mesâ merreteyn
sofra-i
Halîlî çekilüp ni‘met-i celîli tenâvül olunup yevmiyye ikişer yüz sahan mümesse …
Ve Nakîbüleşrâf Seyyid Bekir Ağa bu kasabada sâkindir. Hânedân-ı azîm sâhibidir kim ta‘rîf ü tavsîfinde kalem kâsirdir. Hemân şundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim yaz u kış subh [u] mesâ merreteyn sofra-i Halîlî çekilüp ni‘met-i celîli tenâvül olunup yevmiyye ikişer yüz sahan mümessek ta‘âmı hâss [u] âma ve ulemâ vü avâma ta‘âmı mebzûldür. Ve her şeb sâz [u] söz ile Fisagores-i Tevhîdî fasılları olup ba‘de's-sohbe müsâfirîne yetmiş seksen harîr câmehâblar döşenir. Mâh u sâl bu tertîb üzre bir Hâtem-i Tay ve Ca‘fer-i Bermekî-rey zât-ı şerîf halîm ü selîm zât-ı mükerremdir. Ve âlem ağyâr-ı gayrıdan bî-haber olunca kendü savma‘asına girüp tâ vakt-i fecre dek tâ‘at [u] ibâdâta meşgûl bir zât-ı şerîfdir. Ba‘zılar ilm-i kâfda kâmil ayârdır derler, ba‘zılar sâhib-i vefkdir derler, ba‘zılar bir fukarâ nefesiyle ganî olup anıniçün fukarâlar ile üns [ü] ülfet eder derler. El-hâsıl bî-bedel mihmândâr ve merkezinde ber-karâr çelebidir. Ve birâderi el-Hâc Seyyid Hamza Çelebi dahi zât-ı hoş-hisâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y84b ·
metinde göster ·
Kazâ-i Vakf-ı karye-i Kızılca Börklü: Yüz elli akçe kazâdır. Aydın sancağı hükmündedir ammâ Menteşe hâkinde vâki‘ olmuşdur. Ve yüz elli türâb örtülü bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘li ve hammâm esvâksız bir belde-i müslimîndir. Serdârı Şişli Hacı demek ile ma‘rûf bir ehl-i vukûf sâhib-i kelâm ve makbûl-i hâs [u] âm kimesnedir kim hâs [u] âmma sofra-i bî-imtinânı mebzûldür. Andan garb tarafına 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y96b ·
metinde göster ·
Ve Süleymân Hân'ın bir imâret[i] var, şeb [u] rûz âyende vü revende-i devendeye
sofra-i
bî-imtinânında ni‘meti mebzûldür. Bundan mâ‘adâ cümle şehrin ulemâ ve sulehâ ve …
Ve Süleymân Hân'ın bir imâret[i] var, şeb [u] rûz âyende vü revende-i devendeye sofra-i bî-imtinânında ni‘meti mebzûldür. Bundan mâ‘adâ cümle şehrin ulemâ ve sulehâ ve e’imme ve hutebâ ve meşâyih ve fukarâsına ta‘yînatları vardır, dâ’imâ cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y120b ·
metinde göster ·
… ddâmları var kim her biri râhatü'l-ervâh ta‘âmlar tabh edüp âyende vü revendeye
sofra-i
bî-imtinânında hon-ı beyâzı mebzûldür. Subh u şâm Arapça âyetin tilâvet edüp …
Ve matbah-ı Keykâvus'unda kırk dâne telatin tennûrekeş huddâmları var kim her biri râhatü'l-ervâh ta‘âmlar tabh edüp âyende vü revendeye sofra-i bî-imtinânında hon-ı beyâzı mebzûldür. Subh u şâm Arapça âyetin tilâvet edüp Yâ Rezzâk ismine mazharlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y129b ·
metinde göster ·
bî-imtinânı dâyimdir. Ve üç yerde çeşmesi vardır. Cihân nehrinden dollâblar ile …
Ve iki imâretdir. Âyende vü revendeye sofra-i bî-imtinânı dâyimdir. Ve üç yerde çeşmesi vardır. Cihân nehrinden dollâblar ile su kemerlerinden hammâm ve câmi‘lere ve çeşmelere taksîm olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155b ·
metinde göster ·
Ve yedi yerde imâreti var. Evvelâ Sultân Süleymân imâretinin ni‘meti cümle ganî ve fakîre ve civân u pîre sofra-i bî-imtinânı ni‘met-i bî-kusûru pür-futûr mebzûldür ki matbah atebesi üzre âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y245b ·
metinde göster ·
… lmuş cânlar hâs beyâz nân puhte edüp âşıkâna bezl ederler. Ve matbah-ı Halîlîde
sofra-i
bî-imtinânı subh [u] mesâ âyende vü revendeye ve cümle dervîşâna herse ve pilâv …
Ve bu dergâhın matbah-ı Haydarîsinde pâ-bürehne ve ser-bürehne mutarraş çâr-darb cânlar vardır kim herbiri filân ibn filândır, ammâ terk [ü] tecrîd olup mâsivâdan el çeküp künc-i uzletde gencîne-i râza mâlik olup herbiri bir işe me‘mûrlardır. Ve habbâzîn furununda kâl olup kıyl-ı ayıbdan müberrâ hâssu'l-hâs olmuş cânlar hâs beyâz nân puhte edüp âşıkâna bezl ederler. Ve matbah-ı Halîlîde sofra-i bî-imtinânı subh [u] mesâ âyende vü revendeye ve cümle dervîşâna herse ve pilâvı bî-minnet dâ’im bâkî ihsânından dâ’imdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y113a ·
metinde göster ·
… le leb-ber-leb ta‘âmlar tabh edüp berde ve bahrde olan cû‘âna bezl-i ta‘âm edüp
sofra-i
bî-imtinânı mebzûl etdi kim âye[t]:
Ve bu karyede cümle ehl-i züvvâr gemilerden taşra çıkup sâhil-i Nîl'de ta‘âmlar pişirüp zevk [ü] safâlar etmede. şeyh Mustafâ Rûmî hazretleri onar koyun alır kazganlar ile leb-ber-leb ta‘âmlar tabh edüp berde ve bahrde olan cû‘âna bezl-i ta‘âm edüp sofra-i bî-imtinânı mebzûl etdi kim âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y280a ·
metinde göster ·
… vlûd günleri fukarâya bezl olunur. Ammâ sâ’ir zamânda kifâyet mikdârı tabh olup
sofra-i
bî-imtinânı fukarâ ve mesâkîn ve zu‘afâya mebzûldür.
Ve Bedevî câmi‘inin bir imâreti var, âyende ve revendeye ve cümle fukarâya merreteyn buğday ve mercimek şorbası ve birer nân pâresi mebzûldür. Câmi‘in e’imme ve hutebâsı ve meşâyihânı cümle sekiz yüz âdem evkâf-ı Bedevî'den vazîfe ve cirâye alurlar. Ve imâretinde yevmiyye üç erdeb buğday ve bir erdeb mercimek ve bir sığır ve beş koyun tabh olup mevlûd günleri fukarâya bezl olunur. Ammâ sâ’ir zamânda kifâyet mikdârı tabh olup sofra-i bî-imtinânı fukarâ ve mesâkîn ve zu‘afâya mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y288a ·
metinde göster ·
… rbası tabh olunup ve yigirmi bin hurde etmek pişüp cemî‘i fukarâ ve mesâkînlere
sofra-i
bî-imtinânı mebzûldür. On gün on gece bu hâl üzre ta‘âm bezl olur. Ammâ sâ’ir z …
Ve bu âsitânenin imâretinde azîm kazganları var kim yevm-i mevlûdda içine üçer dörder câmûs eti ve onar ganem eti koyup ve niçe kazgan buğday çorbası tabh olunup ve yigirmi bin hurde etmek pişüp cemî‘i fukarâ ve mesâkînlere sofra-i bî-imtinânı mebzûldür. On gün on gece bu hâl üzre ta‘âm bezl olur. Ammâ sâ’ir zamân bir kazgan ades ve hınta çorbası ve üç bin nân mücâvirîn ve zu‘afâ ve mesâkîn ve talebelere bezl olur. Zîrâ haremin cânib-i erba‘asında yüzden mütecâviz fukarâ ve talebe hücreleri vardır. şeb [ü] rûz ilme ve tâ‘at ü ibâdete meşgûl sulehâ-yı ümmetden kimesneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y302b ·
metinde göster ·
… r ve hortumu gûyâ dûd-ı kehkeşân kadar ve şikemi kös-i Sıfâhân kadar ve gûşları
sofra-i
rindân kadar ve başı hum-ı Husrevân kadar ve postu ferş-i garîbân kadar ve ağzı …
Ammâ biri gâyet mehîb ü kebîr koca fîl idi. Öbür fîller gibi cünbüş hareket etmezdi. Ve birkaç kerre askere yakın gelüp gûyâ arz-ı cemâl ederdi. Gâyet müdrik hayvândır. Her pâyleri mîl minâre kadar ve dendânları amûd-ı bordinar kadar ve hortumu gûyâ dûd-ı kehkeşân kadar ve şikemi kös-i Sıfâhân kadar ve gûşları sofra-i rindân kadar ve başı hum-ı Husrevân kadar ve postu ferş-i garîbân kadar ve ağzı dehân-ı külhân kadar ve gözleri çeşm-i gazâlân kadar ve kuyruğu asâ-yı pîrân kadar ve gönü [götü?!] gâr-ı yetîmân kadar var idi. Bunlara aslâ bir ferd dest-dırâzlık etmeyüp bizimle berâber giderlerdi. Sekizinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433b ·
metinde göster ·