… sin" deyü bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr temelleri serâpâ sokak sokak boşdur ve niçe
sokaklarda
saçma toplar vardır. Ve bu orta kal‘a cümle tabya ve ebrâclarıyla gûyâ inci gib …
Her yevm-i Cum‘ada bu tabyalar üzre fılandıra ve alem ve bayraklar dikilüp her birinin nevbetçileri du‘â vü senâlar edüp gülbâng-ı Muhammedî çekilir. Ve her tabyaların ka‘r-ı zemînde olan esâsı kayalar üzre olup cümle temelleri altı boşdur. Hattâ "Muhâsarada lağım gelmesin" deyü bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr temelleri serâpâ sokak sokak boşdur ve niçe sokaklarda saçma toplar vardır. Ve bu orta kal‘a cümle tabya ve ebrâclarıyla gûyâ inci gibi beyâz ve mücellâ bir kal‘a-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
… er-i gırrende gibi Beç kapusunun şâhrâhına doğru bakup sıkılı durur. Ve her kim
sokaklarda
bir demir parçası veyâhûd bir müdevverce taş bulsa sevâbına kasd edüp karı topu …
Ve mezkûr karı topu hâlâ Beç kal‘asının iç yüzünde araba üzre ejder-i heft-ser-i gırrende gibi Beç kapusunun şâhrâhına doğru bakup sıkılı durur. Ve her kim sokaklarda bir demir parçası veyâhûd bir müdevverce taş bulsa sevâbına kasd edüp karı topu içine atar. Ve hâlâ bu top yanında dörd aded balyemez toplar dahi vardır. Her biri birer kal‘a değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
… lıları yok daracık kesîf evleri vardır. Hattâ ba‘zı hânelerin meyyitlerin taşra
sokaklarda
gusl ederler, gâyet zîk hâneleri vardır, ammâ hîn-i muhâsarada bu varoşun evler …
İmdi azîz-i men bu varoşun üç aded kapusu bu çarh değirmeni kapusunda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı ma‘mûr içinde cümle kat-ender-kat iki bin tokuz yüz aded tahtânî ve fevkânî odalardır, ammâ bâğçeleri olmadığından mâ‘adâ aslâ havlıları yok daracık kesîf evleri vardır. Hattâ ba‘zı hânelerin meyyitlerin taşra sokaklarda gusl ederler, gâyet zîk hâneleri vardır, ammâ hîn-i muhâsarada bu varoşun evleri masûn u mahfûz ve tahta örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
… rin altı batak cunbuldur. Ve cemî‘i top gülleleri ve cemî‘i artık kalan topları
sokaklarda
tahta kaldırımlar üzre dîvâr diplerine komuşlardır, zîrâ bir yerde gülleler ve …
Ve cümle tarîk-i âmları tahta döşelidir, zîrâ bu şehrin altı batak cunbuldur. Ve cemî‘i top gülleleri ve cemî‘i artık kalan topları sokaklarda tahta kaldırımlar üzre dîvâr diplerine komuşlardır, zîrâ bir yerde gülleler ve toplar dursa ağırlığından batar gider. Ol ecilden topları ve gülleleri sokaklara döşemişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181b ·
metinde göster ·
… llerinde altun ve gümüş mecmereler ile buhûr ve ûd u amber ve günlükler yakarak
sokaklarda
torompete çalarak gezüp yine manastırlara giderlerdi.
Hattâ keferelerin Ayanta nâm bednâm günleri idi. On bin ruhbân ve yetmiş seksen bin kadar küffâr-ı bî-îmân haçlı peykerleri ve sancağ u bayrak ve erganon ve torompeteleriyle bu deyr-i kebîre gelüp âyîn-i bâtılaların edüp ba‘dehu bu şehr-i Peşpehil'in bâğ-ı Merâmlarında eyle fısk [u] fücûr ve ayş [u] ışret etdiler kim ta‘bîr olunmaz. Niçe bin küffârlar dahi papaslar ile ellerinde altun ve gümüş mecmereler ile buhûr ve ûd u amber ve günlükler yakarak sokaklarda torompete çalarak gezüp yine manastırlara giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51a ·
metinde göster ·
… edânlardır kim her evde tüfeng mazgalı delikleri var kim cânib-i etrâfında olan
sokaklarda
aslâ düşman girüp gezemez, zîrâ bu şehir halkının havfi Freng'dendir. Bir kerre …
Der-kayd-ı taşr[a] varoş-ı müzeyyen: Bir sarplık ve kayalık zemîn içre cümle 400 aded serâpâ kârgîr binâ ve cümle taş dîvârlı kal‘a-misâl metîn ve tahtânî ve fevkânî kiremitli ve (---) örtülü ma‘mûr u müzeyyen hânedânlardır kim her evde tüfeng mazgalı delikleri var kim cânib-i etrâfında olan sokaklarda aslâ düşman girüp gezemez, zîrâ bu şehir halkının havfi Freng'dendir. Bir kerre bu şehre Venedik Frengi girüp cümle kırılup bakıyyesi hâ’ib ü hâsir firâr etdiler. Zîrâ bu şehrin hânedânlarının ikisi üçü bir yerde değillerdir seyrek seyrek binâ olunmuş kal‘a-misâl hânedânlardır, ammâ yine birbirini gözedirler. Cümleden (---) Ağanın hânesi ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) meşhûr sarâylardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266a ·
metinde göster ·
… seler hemân amân u zamân vermeden katl ederler, ammâ Urûm karıları yüzleri açık
sokaklarda
gezüp gûnâ-gûn kâr ederler ayıb değildir. Andan,
Ve her kaçan bir iki müsâfir gelse ol ân elin yüzün yaykayup önüne mâ-hazar elbette bir ta‘âm getirirler. Kapuları kapatmak ve müsâfirîne ri‘âyet etmemek ve çârsû-yı bâzârda avret gezmek bu şehirde gâyet ayıbdır. Avreti taşrada görseler hemân amân u zamân vermeden katl ederler, ammâ Urûm karıları yüzleri açık sokaklarda gezüp gûnâ-gûn kâr ederler ayıb değildir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348a ·
metinde göster ·
beksumât ve sâ’ir me’kûlât dağlar gibi yığılup ikişer pâreye at ve deve yemi ve …
Ve "Herkesin hânesindeki metâ‘ın sûk-ı huccâca çıkarmazsa kellesi galtân olup mâlı gâret olunur" deyü fermânlar sâdır olunca el-azametü lillâh cemî‘i sokaklarda beksumât ve sâ’ir me’kûlât dağlar gibi yığılup ikişer pâreye at ve deve yemi ve bir rub‘a bir koyun oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y273a ·
metinde göster ·
… da tokuz âdeme yigirmişer kîse bey‘ edüp yine mahlûl olurdu. Ve yine böyle iken
sokaklarda
omuz omuzu sökmeyüp esvâklar içinde izdihâmdan geçilmez.
Husûsan Mısır'a hakîr bin seksen ikide gelüp seyâhat etdükde Mısır şehri içinde sekiz kerre yüz bin âdem mat‘ûnen merhûm olduğu mezâhib-i erba‘a sicillâtında mastûrdur. Hattâ İbrâhîm Paşa bir köyü mahlûlden iki ayda tokuz âdeme yigirmişer kîse bey‘ edüp yine mahlûl olurdu. Ve yine böyle iken sokaklarda omuz omuzu sökmeyüp esvâklar içinde izdihâmdan geçilmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64a ·
metinde göster ·
zahrek ve cenbek ve vechek ve yemînek ve yesârek deyü hammârların feryâdından g …
Ve bu Mısır'da olan devâbât makûlesi ya‘nî at ve katır ve cemâl ve sığır ve câmûs ve koyun ve keçi çârsû-yı bâzârda sürü sürü gezerler. Ve eşek çokluğu şehr-i Mısır'ı dutmuşdur. Sokaklarda zahrek ve cenbek ve vechek ve yemînek ve yesârek deyü hammârların feryâdından geçilmez. Ve ba‘zı hammârlar, "Tarîk yâ seydî, tarîk" diyerek kasden Rûm âdemlerinin eblehlerin eşeğe çiğnedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64a ·
metinde göster ·
… zancı ve usta demirci, âteş yakman" deyü tenbîh ederek ubûr ederler. {Ol gün ol
sokaklarda
bir kimse duhân içemez ve bir demirci ve kazgancı ve kuyumcu ve çilingir dükkân …
"Kardeşler, tütün içmen. Ve usta kazancı ve usta demirci, âteş yakman" deyü tenbîh ederek ubûr ederler. {Ol gün ol sokaklarda bir kimse duhân içemez ve bir demirci ve kazgancı ve kuyumcu ve çilingir dükkânlarında âteş yanup işleyelemezler. Ve bir şâhrâh üzre olan hânelerde dahi ol gün âteş yanmayup kimse evinde duramaz. Azîm derd-i serdir kim niçe bin at yükü âteş-i gazab geçer.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y214b ·
metinde göster ·