Ve bu câmi‘in beş kapusu vardır. Sağ tarafdaki köşede hatîb kapusu,
sol tarafda
hünkâr mahfili altında imâm kapusu ve iki yan kapuları dahi cümle sadefkârî bâb …
Ve bu câmi‘in beş kapusu vardır. Sağ tarafdaki köşede hatîb kapusu, sol tarafda hünkâr mahfili altında imâm kapusu ve iki yan kapuları dahi cümle sadefkârî bâb-ı kebîrlerdir. Ve bu dörd aded kapulardan câmi‘e (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur. Ammâ beşinci bâb-ı kebîr kıble kapusudur kim cümleden serâmed ve musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı bûkalemûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
… (---) aded sütûn-ı nahîf üzre ve mü’ezzinân mahfili (---) pâye-i rakîk üzre ve
sol tarafda
hünkâr mahfili kasr-ı Havernak mânend bir maksûredir kim sihr-i i‘câz mermer-i …
Eşkâl-i câmi‘: Hemân Şehzâde Sultân Mehemmed Hân ve Atmeydânı'ndaki Câmi‘-i Ahmed Hân tarzında orta kubbenin cânib-i erba‘asında nîm kubbeler ve cânib-i selâsında yan maksûreleri ve kubbe-i kebîr çâr-pâye-i kebîr üzre ve yan maksûreleri cümle (---) aded sütûn-ı nahîf üzre ve mü’ezzinân mahfili (---) pâye-i rakîk üzre ve sol tarafda hünkâr mahfili kasr-ı Havernak mânend bir maksûredir kim sihr-i i‘câz mermer-i hâm ma‘rifetleri ile mebnîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87b ·
metinde göster ·
… ûyâ sedd-i İskender'dir. Bu kantara-i ibret-nümânın tâ ortasında şehre girerken
sol tarafda
çâr sütûn üzre bir ârâmgâh [u] mesîregâh kubbe-i âlî kasr-ı kisrâsı vardır. And …
Evvelâ bu şehr-i Edirne-i taht-ı İdrivne içre ibret-nümâ-yı azîm Mihal Beğ köprüsüdür kim nehr-i Arda ve nehr-i Tunca ve nehr-i Meriç bu üç aded deryâ-misâl nehr-i azîmler birbirine mahlût olduğu mahalde binâ olunmuş bir sedd-i azîm ve bir tarz-ı tarh-ı kadîm, bir cisr-i arîz [u] vâsi‘ [u] tavîldir kim bu rûy-ı arzda mânendi yokdur. İllâ ki diyâr-ı Alaman'da nehr-i Tuna üzre Gulvar cisri ola yâhûd bu Edirne'ye bir menzil ba‘îd Koca Murâd Hân'ın (---) altmış dört göz Ergene cisri ola, ammâ bu kantara-i Mihal Beğ üç aded dîvâne enhâr üzre binâ olunması mu‘cez mertebesi bir kantara-i ibret-nümâdır. Bir tarafı cânib-i garba ve bir ucu taraf-ı şarka vâki‘ olup tûlu kâmil (---) adımdır. Ve gayet arîzdir kim her bâr üç araba yan yana ubûr eder. Ve fil cüssesi kadar taşlar ile mebnî ve kaldırımlı musanna‘ püll-i azîmdîr. Ve cümle sağîr ü kebîr (---)(---) aded göz tâk-i kisrâdan nişân verir kavs-ı kuzahvâr kemerlerdir ammâ Bosna serhaddinde Mostar köprüsü ve Kürdistân'da Batman köprüsü kadar tâkları âlî değildir, süflî de değildir. Kaddi kırk arşın âlîdir. Ammâ gûyâ sedd-i İskender'dir. Bu kantara-i ibret-nümânın tâ ortasında şehre girerken sol tarafda çâr sütûn üzre bir ârâmgâh [u] mesîregâh kubbe-i âlî kasr-ı kisrâsı vardır. Anda bu püllün târîhi böyle mastûrdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163a ·
metinde göster ·
… ler. Paşa efendimiz bu hakîrin defteriyle iki bin altmış altun ihsân eyledi. Ve
sol tarafda
koçu araba içre Kaya Sultân üç kise altun bezl [u] in‘âm eyledi. Bu uslûb ile o …
Andan kalkup yine cânib-i şarka (---) sâ‘atde giderken cümle a‘yân [u] eşrâf-ı İslâmbol ve Sadrıa‘zâm Bıyıklı Çerkes Dervîş Mehemmed Paşa Kethüdâsı Alî Ağa ve niçe bin a‘yân paşaya istikbâle çıkup paşa dahi ol gün Bismillah ile taht-ı revândan nüzûl edüp çakal ata süvâr oldu. Ve cirid oynansın deyü fermân edüp Melekli ve sadrıa‘zamlı iki başdan cirid oynayup eyle silâhşorluk ve gûnâ-gûn lu‘bedebâzlık etdiler kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Bu gûne arz-ı mehâret etdiler. Paşa efendimiz bu hakîrin defteriyle iki bin altmış altun ihsân eyledi. Ve sol tarafda koçu araba içre Kaya Sultân üç kise altun bezl [u] in‘âm eyledi. Bu uslûb ile ol gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172a ·
metinde göster ·
Alî Baba ve Darağacı kurbünde Seyyid Kemâhlı Sultân; Seyyid Battâl ile İslâmbol …
Evvelâ Aspuzu râhı üzre sağ tarafda Kara Baba ve sol tarafda Alî Baba ve Darağacı kurbünde Seyyid Kemâhlı Sultân; Seyyid Battâl ile İslâmbol'a varup Hârûnu'r-Reşîd ile fetihde bulunmuşlardır. Andan Aspuzu bâğları içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 196b ·
metinde göster ·
… h tüfeng-endâz yeniçeriyân sağ tarafda ve beş yüz topcıyân ve beş yüz cebeciyân
sol tarafda
pür-silâh tüfeng-endâzlar selâm alup paşanın önü sıra yeniçeriler dahi ileri to …
Bir tarafa hisâr eri ve sağ cânibe azebistân eri cümle pür-silâh tüfeng-endâz, andan Van kal‘asının Yeniçeri Ağası Abdî Ağa yedi oda yeniçeri cümle iki bin piyâde ve müsellah tüfeng-endâz yeniçeriyân sağ tarafda ve beş yüz topcıyân ve beş yüz cebeciyân sol tarafda pür-silâh tüfeng-endâzlar selâm alup paşanın önü sıra yeniçeriler dahi ileri topcılar dahi ileri cebeciler dahi ileri paşanın sekban ve sarıca dayıları ve bölük kâtibleri cümle piyâde gidüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek saf saf giderken el-azametullah kal‘a-i Van'ın zîr ü bâlâsından üçer kerre gülbâng-ı Muhammedî sadâsı gelüp andan ale'l-akîb bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top atup üçer kerre tüfeng u top şâdumânîleri olup kal‘a-i Van murg-ı semender-vâr âteşleri nişân içre kalup karpuz kadar gülleleri Van deryâsı üzre seküp giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248a ·
metinde göster ·
… nın vezîri olan Çâker Ağa'nın olduğu Dehdîvân dağına havâle olup âmâde durdu ve
sol tarafda
Âvîh dağı üzre meterisde olan hânın Arab Halîl Ağası üzre Şervi beği ve Karni b …
Bu tertîb üzre ceng tablına tarralar urulup mahall-i ma‘rekeye bir top menzili kaldıkda cümle iş erleriyle ve cemî‘i ümerâlar ile mukaddem ma‘hûd oldukları yerlere ve dağlara ve taşlara İspir keçisi tırmaşır gibi ve mûr-ı mâr sarılır gibi yalçın kayalara cümle piyâde olup ve atlılar tırmaşup Malazgird beği ibtidâ hânın vezîri olan Çâker Ağa'nın olduğu Dehdîvân dağına havâle olup âmâde durdu ve sol tarafda Âvîh dağı üzre meterisde olan hânın Arab Halîl Ağası üzre Şervi beği ve Karni beği havâle olup durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 268b ·
metinde göster ·
… sürûr u şâdımânların görüp tahassür çeküp âyet sûre-i Amme Arapça derler ammâ
sol tarafda
cehennemde muhalledün bi'n-nâr olanların azâb-ı elîmlerin görüp Cenâb-ı Allah'a …
Bi-emri Hayy-ı Kadîr bu A‘râf'ın hevâsı eyle imiş kim ehl-i A‘râf şiddet-i şitâdan şikâyet etseler bi-emri Hudâ şiddet-i hâr olurmuş. Şikâyet etmeyüp hamd etseler Cenâb-ı Allah ehl-i a‘râfa i‘tidâl-i hevâ ihsân edermiş. Ammâ bu A‘râf cennet ve cehennem mâbeyninde olmağile {ehl-i A‘râf} tabaka-i evvelde olan ehl-i cennetin ayş u işretlerin ve sürûr u şâdımânların görüp tahassür çeküp âyet sûre-i Amme Arapça derler ammâ sol tarafda cehennemde muhalledün bi'n-nâr olanların azâb-ı elîmlerin görüp Cenâb-ı Allah'a hamd ederler. A‘râf böyle bir cây-ı mâbeyn-i râhat [u] meşakkatdir. Yine anlara da tesellî-i hâtır veren Hâllâk-ı âlemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394b ·
metinde göster ·
kal‘a-i Gümüş şehrin geçüp, menzil-i karye-i Ovacık, andan yine şimâle, menzil- …
Andan yine taraf-ı şimâle sol tarafda kal‘a-i Gümüş şehrin geçüp, menzil-i karye-i Ovacık, andan yine şimâle, menzil-i karye-i Hacıköy, andan ne‘ûzubillâh Direkli Beli'n yüz bin renc [ü] anâ ile ol sengistân ve mahûf u muhâtara beli geçende belimizde dermânımız kesilüp (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 26a ·
metinde göster ·
… lkup ılgar ile Karadeniz kenârıyla gidüp Hoca deresin atlar ile geçdik. Bu dere
sol tarafda
Durujunka vilâyetinden gelüp bu mahalde Karadeniz'e munsabb olur küçük sudur. O …
Ve bu mahalde Karadeniz'den tuz çıkup kal‘a neferâtının mevâcibleri memlahadan hâsıl olurdu. Anda cümlemiz bir dere içre ormanlığa girüp atlara yemler asup etrâfımıza karavullar koyup atlara yemler kesdirüp yine ol gece kalkup ılgar ile Karadeniz kenârıyla gidüp Hoca deresin atlar ile geçdik. Bu dere sol tarafda Durujunka vilâyetinden gelüp bu mahalde Karadeniz'e munsabb olur küçük sudur. Ol suyu geçüp Karadeniz kenârınca taraf-ı şimâle 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54a ·
metinde göster ·
… Pusuya girin. Biz kaçamak verdik" deyüp yıldırım gibi cümle geçdiler. Biz dahi
sol tarafda
ve sağ tarafda serdârımızla bir sarp dereler içlerine pusuya girüp âmâde durduk …
"Bire meded, kâfir geliyor. Pusuya girin. Biz kaçamak verdik" deyüp yıldırım gibi cümle geçdiler. Biz dahi sol tarafda ve sağ tarafda serdârımızla bir sarp dereler içlerine pusuya girüp âmâde durduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144a ·
metinde göster ·
"Bire meded küffâr boğazın ağzın almış ve azîm ağaçları kırıntılar dökmüş.
Sol tarafda
pür-silâh olup dururlar" dedikde biz dahi Tatar gâzîlerimizle bir yere cem‘ olu …
"Bire meded küffâr boğazın ağzın almış ve azîm ağaçları kırıntılar dökmüş. Sol tarafda pür-silâh olup dururlar" dedikde biz dahi Tatar gâzîlerimizle bir yere cem‘ olup müşâvere edüp elimizde olan esîrlerin elleri kılıca yapışmağa kâdir olanları ân-ı vâhidde kılıçdan geçirdik. Ve cümle sığır ve koyunları sıyırup saldık. Ve cümle arabaları tabur gibi ederek kâfir bizi beklediği Bortin boğazı nâm mahalle varup tekrâr müşâvere edüp küffâr aşağı boğazı beklerken yüz aded tüfeng-endâz yiğitlerimiz dağdan kâfirlerin üzerlerine bir yaylım kurşum yağdırdıkları gibi bizler dahi Tatarlar ile iki yüz yiğit dere içinden "Allâh" deyüp koyuldukda hamd-i Hudâ küffârı boğaz ağzından koparup atlıların atlımız, piyâdelerin piyâdelerimiz kıra kıra ol ân yüz kelle ve iki yüz Macar ve iki avret esîr edüp mukaddemâ kırdığımız(ın) esîrlerin ivazın Hudâ-yı Barî yârî olup bu kadar mâl-ı ganâ’im alup bırakdığımız sığırları dahi çözüp {ve esîrleri alup}4a hamd-i ilâh esîrlikden halâs olup serserî giderken on iki aded esîr Macarlarımız eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3b–4a ·
metinde göster ·
handak kenârında tahta kubbeli Kâsım Paşa sebîli mâh-ı Temmûz'da buzlu âb-ı nâb …
Ve barıda[sı] on iki aded sebîlhâne-i atşân-ı cân-sitândır. Cümleden Orta kal‘anın çârsû kapusundan taşra çıkarken sol tarafda handak kenârında tahta kubbeli Kâsım Paşa sebîli mâh-ı Temmûz'da buzlu âb-ı nâbı şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ rûhiyçün cemî‘i teşnegânlara mâ-i kevserden bezl ederler. Serdâr sebîli ve Kethudâ sebîli, ma‘lûmumuz bunlardır, ammâ bu şehirde uyûn-ı câriye çeşme-sârlar yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63a ·
metinde göster ·
bir kaya altında kâmil otuz karış bir şayka topu var kim içine bir âdem girüp ç …
Ve bu Hünkâr kapusundan taşra çıkarken sol tarafda bir kaya altında kâmil otuz karış bir şayka topu var kim içine bir âdem girüp çıkar. Ve bu Hünkâr kapusunun iç yüzünde Hünkâr câmi‘i var kim bu câmi‘ önünde nehr-i Drin kenârında Nârin kal‘a, ya‘nî aşağı hisârın iç kal‘asıdır kim on bir aded balyemez topları var. Cümle nehr-i Drin'e nâzır mefret toplardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169a ·
metinde göster ·
cümle kırmızılar geymiş gûyâ kızıl kana müstağrak olmuş gibi kırmızı esbâblı ve …
Ammâ sol tarafda cümle kırmızılar geymiş gûyâ kızıl kana müstağrak olmuş gibi kırmızı esbâblı ve yeşil katîfeli ve beyâz bayraklı Fransa askeri nümâyân olup bir tarafa kat-ender-kat ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19b ·
metinde göster ·
… " deyü haber {edüp} küffârın akîblerince kova kova asker târ-ı mâr olunca hemân
sol tarafda
ormanlar içinden Fransa küffârı cümle kırmızılar geymişler, meydân-ı ma‘rekeye …
Derhâl guzât-ı müslimîn küffârın bu gûne bozulduğun görüp birbirlerine "Bire küffâr bozuldu" deyü haber {edüp} küffârın akîblerince kova kova asker târ-ı mâr olunca hemân sol tarafda ormanlar içinden Fransa küffârı cümle kırmızılar geymişler, meydân-ı ma‘rekeye dinc-â-dinç küffâr askeri geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 20a ·
metinde göster ·
… lup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre gidüp ol dere içre nehr-i Birlad
sol tarafda
dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at gidüp
Der-manzara-i kasaba-i Birlad: Bunun dahi hâkimi Boğdan boyarıdır kim şehri bir sarp bayır üzre iki yüz tahta şindir[e] ve saz örtülü evlerdir. Cümle iki yüz dekâkînleri ve bir bayır eteğinde kal‘a-misâl manastır-ı musanna‘ı var, ammâ bâğları ve bâğçeleri yokdur. Bundan dahi kulağızlar ile arabalar alup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre gidüp ol dere içre nehr-i Birlad sol tarafda dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104b ·
metinde göster ·
… kat kıble kapusu var. Taşra kapu ile orta kapu mâbeyninde câmi‘e girecek zamân
sol tarafda
bir beyâz münakkaş mermerden mebnî bir kadeh vardır. İçine beş âdem sığar. Evve …
Ve bu câmi‘in üç kat kıble kapusu var. Taşra kapu ile orta kapu mâbeyninde câmi‘e girecek zamân sol tarafda bir beyâz münakkaş mermerden mebnî bir kadeh vardır. İçine beş âdem sığar. Evvel zamânda sâhib-i binâ câmi‘de işleyen ırgatlara ol kadeh ile birer kadeh şarâb-ı bî-hicâb verirmiş. Anlar da bilâ-cür‘a nûş ederlermiş. Hâlâ şimdiki hâlde ol kadeh iki at sakkâsı maşkı su alır. Ol asrın âdemleri ne kadar kadd-i bâlâ-yı cüssedâr âdemler olmak gerek kim iki at gırbası su alır kadehden bilâ-cur‘a şarâb nûş ederlermiş. Hâlâ ol kadehin içini üstâd-ı mermer-bür dahi kazıyup tırâş edüp âbdest musluğudur kim andan tecdîd-i vudû‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252a ·
metinde göster ·
… ümle yeniçeri leşkeriyle göz karardup Mısır cunûdu sağ tarafda ve Anadolu ceyşi
sol tarafda
ve sipâh ve silihdâr ve altı bölük zümre-i gâziyânlar ile Göllük'ün Kum tabyası …
Ve öte Göllük tarafında Ebü'l-hayr İbrâhîm Kethudâ Paşa Haleb eyâleti askeri ve yedi eyâlet mîr-i mîrânları asâkirleriyle ve cümle yeniçeri leşkeriyle göz karardup Mısır cunûdu sağ tarafda ve Anadolu ceyşi sol tarafda ve sipâh ve silihdâr ve altı bölük zümre-i gâziyânlar ile Göllük'ün Kum tabyasını döğe döğe altı ayda kuma berâber edüp Göllük tabyasın dahi küle berâber edüp külün göğe savurup yedi yerden Zeyrek yokuşları gibi şâhrâhlar olup derhâl İbrâhîm Paşa-yı müdebbir cümle guzâta bezl-i mâl nisâr edüp Kum tabyası ve Göllük tabyası üzre duran balyemez topları küffârın gözleri önünde cümle guzât-ı serdengeçdiler mezkûr toplara zencîr bağlayup hâh-nâ-hâh keşân-ber-keşân topları çekerken altı bin aded küffâr topların ardları sıra hücûm etdiklerinde niçe bini bizim top gülleleri darbından niçesi kurşum darbından helâk olup niçe yüz aded küffârlar "Topları halâs edelim" deyü toplar ile bile bizim meterisler içlerine dökülüp bizim meterislerimizi basdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296a ·
metinde göster ·
… ak kıble kapusundan taşra taş nerdübânın iki cânibinde yan soffaları vardır. Ve
sol tarafda
bir minâresi var.
Ve hâlâ cümle otuz iki mihrâbdır. On biri cum‘adır. Mâ‘adâsı zâviyelerdir. Evvelâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik Ulu câmi‘ Yıldırım Bâyezîd Hân ibn Gâzî Hudâvendigâr binâsıdır, ammâ itmâmı Şehzâde Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Hân'ındır. Ba‘dehu Süleymân Hân bedest-i Mi‘mâr Sinân müceddeden ta‘mîr etdi. Tûlen yüz seksen kademe ve arzen toksan ayakdır. Ve iki yan kapu ve bir kıble kapusu var. Beşer kademe taş nerdübân ile çıkılır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle elli yedi çam direkleri üzre harpüşte tavan kubbedir. Ve iki cânibinde yan soffaları üzre bir kat tabakalar var, cemâ‘at-i kesîre oldukda yukaruda ibâdet ederler. Tâ mihrâba varınca iki tarafı böyle tabakadır. Bu tabakaların fevkinde ve tahtında cümle altmış dörd demirli pençerelerdir. Mihrâbı ve minberi ol kadar musanna‘ değildir, tarz-ı kadîmdir. El-hâsıl bu şehirde bundan büyük selâtîn câmi‘ yokdur. Hîn-i izdihâmda yigirmi bin âdem alır. Ve serâpâ kârgîr binâdır ve cümle kurşum örtülüdür. Ammâ haremi yokdur, ancak kıble kapusundan taşra taş nerdübânın iki cânibinde yan soffaları vardır. Ve sol tarafda bir minâresi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y10b ·
metinde göster ·
… -i garba leb-i deryâ ile bir sâ‘at geçüp Karaburun yolu leb-i deryâda kalup biz
sol tarafda
Çarpan boğazı nâm bî-amân yola müteveccih olup cümle refîklerimiz hâzırbâş olup …
Ve bu şehirden cümle yârân-ı bâ-safâlar ile vedâlaşup yigirmi nefer Urum kızanı ve serdâr Pîrî Beşe'den kırk nefer yeniçeri yoldaşı refîk alup cümle altmış nefer bahâdır Y 51a levendâtla Urla'dan çıkup bâğ u bâğçe ve zeytûn ormanları içre cânib-i garba leb-i deryâ ile bir sâ‘at geçüp Karaburun yolu leb-i deryâda kalup biz sol tarafda Çarpan boğazı nâm bî-amân yola müteveccih olup cümle refîklerimiz hâzırbâş olup hâmûşbâş revâne olmada idik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y50b–Y51a ·
metinde göster ·
handak kenârında bir çınâr-ı azîm vardır kim vâcibü's-seyrdir. Anı ubûr edüp çâ …
Ve yine bu kal‘a kapusundan taşra çıkarken sol tarafda handak kenârında bir çınâr-ı azîm vardır kim vâcibü's-seyrdir. Anı ubûr edüp çârsûya revâne olunur. Ve çârsû içine mekşûf kal‘anın liman kapusu vardır. Gâyet izdihâm bâb-ı kebîrdir. Şarka nâzır iki kat demir kapudur. Bu kapudan içeri girüp iki kapu mâbeyninde on aded babuccı dükkânları vardır. Anları ubûr edüp ikinci kapu cenûba açılır. Bu kapudan ubûr edüp ana dîvârı ile iskele kapusu mâbeyninde gûnâ-gûn âlât-ı harbler ile müzeyyen olmuş bir dîvârhâne-i âlîdir. Şeb [u] rûz cemî‘i kal‘a neferâtları ve dîdebânlar bu mahalde mevcûdlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y57a ·
metinde göster ·
… ğ tarafda bir küçük adacık vardır. Andan gâyet ihtirâz lâzımdır. Yakın varmayup
sol tarafda
Anatolu cânibin üzleyerek limana girmek gerek, azîm limandır. Beş yüz pâre gemi …
Hamd-i Hudâ selâmetle dizdârın hânesinde mihmân olduk. Ammâ bu kal‘aya gelirken bu kal‘a göründuğü mahalde limana girirken sağ tarafda bir küçük adacık vardır. Andan gâyet ihtirâz lâzımdır. Yakın varmayup sol tarafda Anatolu cânibin üzleyerek limana girmek gerek, azîm limandır. Beş yüz pâre gemi alır sulu demir tutar ve sekiz rûzgârdan emîn âlâ yatakdır. Ba‘zı yerleri kumsaldır. Lengeri batı cânibine bırağup Y 63b koltuğu kal‘a dibine bağlaya. Ammâ dere içi olmağile gâhîce sağanağı eksik değildir, ihtirâz lâzımdır. Koltukları muhkem ısparçina ve gomanalar ile muhkem kayd [u] bend etmek gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63a–Y63b ·
metinde göster ·
… de usret çekerlerdi. Bu dahi ol mahalde müceddeden ta‘mîr edüp cisrin ortasında
sol tarafda
bir beyâz mermer üzre târîhi budur:
Ve mâ-tekaddem cisr dahi niçe yıllar harâb olup cümle ibâdullâh güzer etmede usret çekerlerdi. Bu dahi ol mahalde müceddeden ta‘mîr edüp cisrin ortasında sol tarafda bir beyâz mermer üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157a ·
metinde göster ·
bir kârgîr binâ kubbe-i âlîli köşk vardır. Cânib-i erba‘ası gül nesterîn [ü] ze …
Ve bu kapudan içeri sol tarafda bir kârgîr binâ kubbe-i âlîli köşk vardır. Cânib-i erba‘ası gül nesterîn [ü] zerrîndir. Râyihasından züvvârın demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202b ·
metinde göster ·
… ⟧ Ba‘dehu aşağı enüp Ayn-ı Tüccâr dibinde Mısır yolu sağ cânibde kalup bu hakîr
sol tarafda
Kudüs-i şerîf yoluna müteveccih olup kıbleye bir vâsi‘ kurâ içre bir sâ‘at gidü …
Buna atlarımız ile urûc edüp hamd-i Hudâ ziyâret etdik. Y 204a Ba‘dehu aşağı enüp Ayn-ı Tüccâr dibinde Mısır yolu sağ cânibde kalup bu hakîr sol tarafda Kudüs-i şerîf yoluna müteveccih olup kıbleye bir vâsi‘ kurâ içre bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y203b–Y204a ·
metinde göster ·
… n enderûn [u] birûnunda cümle yigirmi dörd kapudur. On ikisi kıbleye mekşûfdur.
Sol Y 243a tarafda
Îsâ minâresi bâbı, sağ tarafda kıble dîvârında Bâb-ı (---) sahhâflar ve mücelli …
Ve bu câmi‘in enderûn [u] birûnunda cümle yigirmi dörd kapudur. On ikisi kıbleye mekşûfdur. Sol Y 243a tarafda Îsâ minâresi bâbı, sağ tarafda kıble dîvârında Bâb-ı (---) sahhâflar ve mücellidler sûkuna nâzırdır. Gâyet musanna‘ şuğl-ı zergeri pirinçden mebnî kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y242b–Y243a ·
metinde göster ·
… i elli adım gidüp iki kapudur, sağ cânibinde şehir havâlesi yolunda Küçük Kapu,
sol tarafda
büyük Dîvân kapusu. Andan elli adım yokuş aşağı bir kat kapu dahi. Andan on adı …
Anı ubûr edüp Sebîl kapusu. Andan içeri elli adım gidüp iki kapudur, sağ cânibinde şehir havâlesi yolunda Küçük Kapu, sol tarafda büyük Dîvân kapusu. Andan elli adım yokuş aşağı bir kat kapu dahi. Andan on adım bir kat kapu dahi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y80b ·
metinde göster ·
… var. Sağ tarafındaki kapu köşesinde iki tabaka bir minâre-i pes-pâyesi var. Ve
sol tarafda
mahkeme kapusu köşesinde yine iki tabaka bir minâresi Y 92b var. Mezkûr musan …
Ve bu câmi‘in kıble dîvârında Megâribe çârsûsuna açılır iki kapusu var. Sağ tarafındaki kapu köşesinde iki tabaka bir minâre-i pes-pâyesi var. Ve sol tarafda mahkeme kapusu köşesinde yine iki tabaka bir minâresi Y 92b var. Mezkûr musanna‘ olan minâre ile cümle üç minâredir. Ve bir ibret-nümâ dahi haşeb minberi mânend-i sihr-i hilâl oymadır kim görenin aklı perîşân olur. Mihrâbı kezâlik ruhâm-ı sadefkârîdir kim sihr-i i‘câzdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y92a–Y92b ·
metinde göster ·
Ve bu mihrâbın kıble dîvârındaki Y 149b kapunun iç yüzünde
sol tarafda
çâr-gûşe bir beyâz mermer-i hâm üzre hurde Kûfî hatt-ı latîf ile böyle tahrîr o …
Ve bu mihrâbın kıble dîvârındaki Y 149b kapunun iç yüzünde sol tarafda çâr-gûşe bir beyâz mermer-i hâm üzre hurde Kûfî hatt-ı latîf ile böyle tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y149a–Y149b ·
metinde göster ·
… olur. Hazret-i Nûh'dan sonra bu mahalli Seyf-i Zülyezen kesüp iki şak etmişdir.
Sol tarafda
garba cereyân eden Nîl bender-i Reşîd'e gidince (---) mîldir. Beri sağ tarafda …
Cezîre-i Batnü'l-bakar nâm mahal Nîl-i mübârek vasatında bir burundur kim Nîl-i mübârek ol mahalde iki bölük olur. Hazret-i Nûh'dan sonra bu mahalli Seyf-i Zülyezen kesüp iki şak etmişdir. Sol tarafda garba cereyân eden Nîl bender-i Reşîd'e gidince (---) mîldir. Beri sağ tarafda şimâle cereyân eden Nîl bender-i Dimyât'a varınca (---) mîldir. Bu iki Nîl'in mâbeyninde olan cezîre-i azîmdir. İki kâşiflik hükûmetdir, biri Garbiyye hâkimidir, biri Menûfiyye hâkimidir. Bin pâre kurâ-yı âbâdân ile müzeyyen bir cezîre-i azîmdir. Tâ vasatında Garbiyye hâkinde Tanta nâm bir kasabada Seyyid Ahmed el-Bedevî medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y279b ·
metinde göster ·