… ahi musanna‘ ve metîn demir kapulardır. İbtidâki kapunun iç yüzünde, sağında ve
solunda
birer tuç toplar vardır kim ikisi dahi vâcibü's-seyr toplardır. Her birinde bir …
Eşkâl-i kal‘a-i Kemâh: Şekl-i muhammes şeddâdî taş binâ kal‘a-i zîbâdır. Her burc [u] bârûsu seng-i azîmler ile yalçın kayalar üzre mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i âlîdir. Erzurûm serhadlerinde nazîri meğer Şebin Karahisârı ola. Bir kal‘a-i bî-nazîr demek olmaya, ammâ nehr-i Furât aşırı sehl havâlesi vâr şekildir. Ammâ andan zarar isâbet etmez bir kal‘a-i üstüvârdır ve dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve handakı (---) ve kıbleye nâzır bir kapusu var. Andan içeri iki kat kapular dahi var, üçü dahi musanna‘ ve metîn demir kapulardır. İbtidâki kapunun iç yüzünde, sağında ve solunda birer tuç toplar vardır kim ikisi dahi vâcibü's-seyr toplardır. Her birinde birer eskici girüp köşkerlik eylese yerim dar demez. Tâ bu mertebe vâsi‘ ve azîm ve tavîl Süleymân Hân toplarıdır. Üç kantar taş gülle atup kadleri yigirmi yedişer karış demir küpeli serâmed toplardır. Garâbet andadır kim böyle mefret topları ol yalçın kaya üzre eyle sa‘b mahalle niçe çıkarup vaz‘ etdiler, aceb san‘at-ı cerr-i eskâl ile çeküp eyle âli yire böyle top-ı kebîrleri komuşlardır. Ve tâ içerdeki üçüncü kapunun atebe-i âlisi kemeri üzre bir gürz-i pehlivânî ve bir tîr-i kemân-ı Hazret-i Alî asılmışdır kim alâmet-i azîmdir. Ve bu kal‘anın içinde cümle toprak örtülü sağîr ü kebîr altı yüz hâne-i zîbâlardır. Lâkin teng mahalde vâki‘ olmağıla bâğ u bâğçesiz ve susuz hânedânlardır. Ve cümle a‘yân-ı vilâyet ve kal‘a neferâtı hâneleridir. Kara Ya‘kûboğlu'nun ve İbrâhîm Çelebi'nin hânelerinden gayrı bâğçeli ev yokdur. Ve bu kal‘a içre mu‘attal arz-ı hâliye yerler çokdur. Hattâ hâlî olan yerlerde beş aded buğdây anbârları vardır. Leb-ber-leb Selîm Hân'dan berü pirinç çeltiği ve darı vardır. Sanasın bugün harmandan gelüp der-anbâr olmuş hububâtdır. Hîn-i muhâsarada onlar ile kut-ı kanâ‘at edinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 340a ·
metinde göster ·
… re gûyâ bir cezîre gibi kalır. Bu kal‘a kapusuna taşradan içre girerken kapunun
solunda
kemer altında bir azîm gürz-i pehlivânî maslûbdur. Ve sağ tarafında handak üzre …
Nehr-i azîm Tuna sâhilinde seng-trâş ile mebnî şekl-i mukavves sûr-ı metîndir. Gûyâ yay gibi yayılmışdır. Yayın çille tarafı Tuna kenarı vâkı‘ olmuşdur kim azîm seng-i kebîrler ile inşâ olunmuşdur. Gûyâ yayın çille başlarında Tuna'ya nâzır metîn kulle-i kebîrleri vardır. Ve cânib-i garba meyyâl dîvâr (---)(---) dır. Dâ’imâ bu tarafı Tuna içindedir kim Tuna'nın girdâbı mahallidir kim bu mahalde azîm gümiler üzre yetmiş seksen aded un değirmânları var kim ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyrdir. İnşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Ve bu kal‘anın kara tarafı gûyâ yayın kabza tarafıdır kim metîn ü kavî seng-i kebîrler ile mebnî kavs-misâl nîm müdevverdir. Vâsi‘ ü arîz ü amîk handakı vardır. Dâ’imâ içinde Tuna cereyân edüp handakın cânib-i garbından girüp cânib-i şarkından hurûc eder. Cümle on bir kulle-i kavîlerdir. Ve cümle beş yüz bedendir. Ve iki kat mazgal delikleri vardır. Ve cümle iki kapusu vardır. Evvelâ cânib-i garba Tuna kenarında su kapusu, küçük kapudur. Ekseriyyâ mesdûd durur. On kademe taş nerdübân ile nehr-i Tuna'ya nüzûl olunur. Bir kapusu dahi cânib-i kıbleye, şehre mekşûf iki kat metîn ü kavî bâb-ı hadîdlerdir kim bu kapu gûyâ yay-misâl bina olunan dîvârın tâ yay kabzası mahallindedir. Handak-ı arîzi üzre tahta cisr ile ubûr olunur. Her gece kal‘a neferâtları cisri zencîrler ile burc [u] bârûlar üzre dollâb ve makaralar ile çeküp kal‘a kapusuna sedd edüp kal‘a nehr-i Tuna içre gûyâ bir cezîre gibi kalır. Bu kal‘a kapusuna taşradan içre girerken kapunun solunda kemer altında bir azîm gürz-i pehlivânî maslûbdur. Ve sağ tarafında handak üzre âyende vü revendeye ârâmgâh olmak içün bir tahta binâ bir maksûre-i ra‘nâsı var. Ve bu kapudan içeri orta kapunun atebe-i ulyâsı üzre ay ve güneş tasvîrin üstâd-ı kâmil beyâz mermer üzre tahrîr etmiş. Hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmış. Sihr-i helâ şems [ü] kamer göstermiş kim bu felek-i atlasda eyle bir mâh-ı âfitâb resmin bir ressâm-ı kâmil kemâliyle etmemişdir kim gûyâ kamer bedr-i münîr olmuş, güneş âleme pertev urmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 118a ·
metinde göster ·
… -ı Dehdîvân ile kûh-ı Âvîh mâbeyninde bir vâsi‘ sengistân uz içinde Âvîh deresi
solunda
ve İskender deresi sağında bu nehreyn-i zülâleyn bir yere mahlût olduğu mahalde …
Evvelâ bu kal‘a-i ser-bülend kûh-ı Dehdîvân ile kûh-ı Âvîh mâbeyninde bir vâsi‘ sengistân uz içinde Âvîh deresi solunda ve İskender deresi sağında bu nehreyn-i zülâleyn bir yere mahlût olduğu mahalde evce ser çekmiş bir yalçın kaya üzre Şeddâdî binâ-misâl seng-tıraşlar ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim her seng-i hârâsı pil-i Mengurûsî cüssesi kadardır. Bu kal‘a vaz‘ olduğu püşte-i bâlâ iki nehir mâbeyninde gûyâ cezîre-misâl vâki‘ olmuşdur. Ammâ gâyet serâmed kanâre-i âlîdir kim kal‘anın dervezesine altı yüz adımda urûc olunur, sa‘b yolu vardır. Cirm-i kal‘a oldur kim şarkdan garba şekl-i murabba‘dan tulanîce vâki‘ olmuşdur, ammâ şark tarafı gâyet âlî olup evc-i âsumâna ser çekmiş bir burc-ı âlîsi olup aşağı deresi derk-i esfelden nişân verir bir çâh-ı gayyâ olduğundan mezkûr kulle-i bülendden hânlar ba‘zı vâcibü'l-izâle olan âdemleri ol kulle-i bâlâdan aşağı endâht edüp pâre pâre olur. Anınçün ol şark tarafında kulle-i âlîye "Kanlı kulle" derler. Bir kulle dahi cânib-i garbda hân sarâyı köşesinde kulle-i azîmdir kim içinde cebehâne-i gûnâ-gûnlar vardır ve cümle altı yüz yetmiş aded dendân-ı bedendir ve her bedende birer mazgal deliği vardır ve anlardan aşağı birer kat mazgal delikleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 223a ·
metinde göster ·
… beği sağ çarhacı ve Van askerinin sağ kol cümle sağında ve solkol askeri cümle
solunda
ve sâ’ir ümerâlar me’mûr olduğu kollarında ve Bârgîrî beği ve Bâyezîd beği gerü …
Ba‘dehû bu Tahtıvân'dan cânib-i garba şehr-i Bitlîs'e doğru Rahova sahrâsı içre kalb-i askerde paşanın on iki bin güzîde askeri önü sıra ve yetmiş bayrak sekban ve sarıca piyâdeleri içre balyemez toplar ve kâmil elli aded şâhî darbzen topları ve dörder çift araba atları çeküp Pinyanişî ince karavula ve yemîn ü yesârda yine ince karavul beğleri ve Mahmûd[î] hâkimi sol çarhacı ve Malazgird beği sağ çarhacı ve Van askerinin sağ kol cümle sağında ve solkol askeri cümle solunda ve sâ’ir ümerâlar me’mûr olduğu kollarında ve Bârgîrî beği ve Bâyezîd beği gerüde kazandibi ve dündâr asker ile gelmede. Ammâ imdâda gelmeyen Van beğlerinin taraflarına dokuz aded bizimle olan beğleri bizim askerin sol tarafına me’mûr edüp anlar dahi dağlar içre ve püşte-i âlîler üzre karavullar ve nigehbânlıklar edüp ayak ayak sol tarafımızda mezkûr ümerâlar da yürümede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 263b ·
metinde göster ·
… ulunun (---) aded sağ kolu paşanın sağında ve sol kolu cümle (---) aded paşanın
solunda
âmâde durdular ve yigirmi yedi sancak asker Paşa'nın yemîn [ü] yesârında âmâde …
Andan ke'l-evvel yine karavullar gelüp cümle me’mûr oldukları yerlere gidüp sekiz bin güzîde asker-i pür-silâh ile Mahmûdî beği sağ çarkaya gitdi ve altı bin yiğit ile Malazgird beği sol çarkaya gitdi ve altı bin yiğit ile Mahmûdî'den Şeref Beğ ve Bâyezîd beği orta çarkaya gitdi. Ercîş ve Âdilcevâz ve Muş ve Tekmân ve Kuzucân ve Pasin ve Avnik ve Hınıs beğleri cümle sağ cenâh oldular ve Karni ve Hiron ve Espa‘ird ve Meksen ve Şervi ve Kesân ve Espa‘ird beğlerinin askerleri sol cânibe cenâh olup on iki bin asker ile Hakkarî hânı Paşa'nın kendi çarkası ve yüğrük bayrağı önünde Hakkarî talî‘a-i asker oldu ve sâ’ir ümerâ-yı Ekrâdlardan Zerikî beği askeri ve Ağakis ve Benî Kutur'dan ve Berda‘ ve Erecik'den ve Şureger ve Çobanlu ve Alagir ve Körladik beğlerinin cümle on bin asker ile ve cümle huddâmân-ı seyis ü sarrâc ve akkâm ü meş‘alciyân ve orducu ve bâzârcılar ile yigirmi bin asker ordu-yı İslâm'ın yurd yerinde kazandibi nâm asker kalup ordu etrâfında karavullar ta‘yîn olunmak fermân olunup yurd yerin muhkem edüp andan Van kulunun (---) aded sağ kolu paşanın sağında ve sol kolu cümle (---) aded paşanın solunda âmâde durdular ve yigirmi yedi sancak asker Paşa'nın yemîn [ü] yesârında âmâde oldular. Ve Van kal‘ası piyâdeleriyle sâ’ir kılâ‘ neferâtlarının askeriyle Hakkarî piyâdeleri ve kapukulunun altı oda yeniçeri ve cebeci ve topcu ve azeb-i hisâr ve hisâr erleri cümle on iki bin piyâde asker içinde yigirmi sekiz aded şukka-i alem olup bu piyâde-i cüyûş içre 268a cümle elli aded şâhî toplar ve on pâre kolomborna toplar ve dörd pâre balyemez topları bu piyâde asker içre Van câmûsları keşân-ber-keşân Van kulunun yaşlı ve taşlı ve Hasanî ve Hüseynî ta‘bîr etdikleri güzîde asâkir-i müsellahlar mezkûr top-ı kal‘a-kûbların yemîn ü yesârında toplarla âheste gitmek fermân olunup üç bin piyâde serdengeçdi asker dahi toplar akîbince me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 267b–268a ·
metinde göster ·
… ‘îfdir ammâ rûhâniyyetli münevver câmi‘dir ve Hazret-i Yûnus bu câmi‘ün mihrâbı
solunda
bir perdeli bâb-ı mu‘allâdan içeri girdikde on bir kademe taş nerdübândan aşağı …
Ve Hazret-i Yûnus aleyhi's-selâm Câmi‘i (---)(---) binâsıdır. Şattu'l-Arab cisrinden cânib-i şarka Bağdâd hâkine kadem basdıkda ol hâk-i amber-pâkde bir vâsi‘ fezâda bir câmi‘-i atîkdir ammâ bu dahi cemâ‘atden garîbdir. Ancak Yûnus Nebî ziyâretine varanlar ibâdet ederler ammâ hayli vâsi‘ câmi‘dir. Bu dahi cümle amûd-ı amelî üzre kârgîr (---) binâ-yı ra‘nâdır ve (---) minâresi ve mihrâb ve minberi tarz-ı kadîmdir ve ol kadar müzeyyen değildir. Zîrâ evkâfı za‘îfdir ammâ rûhâniyyetli münevver câmi‘dir ve Hazret-i Yûnus bu câmi‘ün mihrâbı solunda bir perdeli bâb-ı mu‘allâdan içeri girdikde on bir kademe taş nerdübândan aşağı nüzûl edüp kabr-i münevver-i Hazret-i Yûnus aleyhi's-selâmdır kim niçe mâl-ı hazâ’in harc olunmuş âvîzeler maslûb bir kabr-i merğûbdur. Ve Kızıl Câmi‘
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 402a ·
metinde göster ·
bir perdeli kapudan içeri girüp on bir ayak taş nerdübân ile enilir bir kabr-i …
Ba‘dehû Hicreti'n-Nebeviyye Hazret-i Ömer bu şehr-i Musul'u havâricîler destinden feth etdikde kabr-i Hazret-i Yûnus'u dahi tevsî‘ edüp bir câmi‘-i şerîf inşâ eder. Andan sonra selâtîn-i mülûk-i selefden Sultân (---)(---) câmi‘-i şerîfi müceddeden vâsi‘ edüp kabr-i şerîf-i Hazret-i Yûnus'u câmi‘in mihrâbı solunda bir perdeli kapudan içeri girüp on bir ayak taş nerdübân ile enilir bir kabr-i müzeyyen ve münevver etmişdir kim âdem derûn-ı kubbeye girdikde cümle a‘zâsına lerze ârız olur. Andan ma‘lûmdur kim kabr-i Hazret-i Yûnus Nebî'dir, salavatullah ve selâmuh. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 404b ·
metinde göster ·
ve nehr-i Tasma sağından cereyân edüp birbirlerine iki nehir bu mahalle karîb b …
Bu kal‘a-i Çehril'in nehr-i Özü solunda ve nehr-i Tasma sağından cereyân edüp birbirlerine iki nehir bu mahalle karîb bir yere mahlût olup bu kal‘a-i Çehril bir ada-i vâsi‘de vâki‘ olup kal‘anın yemîn [ü] yesârında ağaç cisrler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 47b ·
metinde göster ·
… i ve üç yüzden mütecâviz evkâfları var ve bizzât na‘şe-i mübârekeleri câmi‘inin
solunda
mermer içre bir serâmed kubbe-i âlî içinde âlî kadre mazhar olup âsûde yatır ki …
Bu vezîr-i Âsaf-dilîr Sultân Bâyezîd-i Velî'nin duhter-i pâkîze-ahterinden müştak olup hayli mu‘ammer olup otuz üç sene kâmil Bosna serhaddi vâlîsi olup Venedik kâfiri destinden dest-i kahr ile yüz yetmiş pâre kal‘a feth etmişdir. Hâlâ Bosna serhaddinde kırk bir câmi‘lerde hutbeleri ve üç yüzden mütecâviz evkâfları var ve bizzât na‘şe-i mübârekeleri câmi‘inin solunda mermer içre bir serâmed kubbe-i âlî içinde âlî kadre mazhar olup âsûde yatır kim cemî‘i cemâ‘at-i muvahhidînler câmi‘ine girüp çıkdıkça rûh-ı pür-fütûhiyçün birer Fâtiha tilâvet edüp geçerler, rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132b ·
metinde göster ·
… i süflîsinin taşra iki cânibinde somâkî kırmızı mermerden bu kapunun sağında ve
solunda
birer arslan-ı mehîb tasvîrleri var, kal‘a sâhibi irşek nâm küffâr-ı benâm kehe …
Ve bu harem kapusu üzre kefere zamânı nâkûs çanlığı imiş, berbâd olup yerine mezkûr minâre-i mevzûnu inşâ etmişler. Ve bu kapunun atebe-i süflîsinin taşra iki cânibinde somâkî kırmızı mermerden bu kapunun sağında ve solunda birer arslan-ı mehîb tasvîrleri var, kal‘a sâhibi irşek nâm küffâr-ı benâm kehene olmak ile bu deyr-i acîbenin eşiğine mâl defn edüp bu esedleri ol defîne mâla müvekkil olmak içün tılsım etmiş. Niçe yüz sene bu esedlerin hükmü nâfiz olup ba‘dehu küffâr bu kal‘aya tekrâr istîlâ etdikde kavm-i mağâribelere bu esedlerin tılsımın bozdurup cemî‘i medfûn olan hazâ’ini çıkarup hâlâ amelleri bâtıl olmuş iki aded sübû‘-i mehîbelerdir kim âyende vü revendegâna nigerân etmede iki dâne hull-i mehîb acîb gazanferlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94b ·
metinde göster ·
… li şehîdler var yanında / Şehâdet eyledi hep hâss u âmmı / Kimi sağında ve kimi
solunda
/ Bu câmi‘ oldu şehîdler makâmı / Salâ oldu namâza başlanıldı / Kabûl ola namâz …
Adı belli şehîdler var yanındaŞehâdet eyledi hep hâss u âmmıKimi sağında ve kimi solundaBu câmi‘ oldu şehîdler makâmıSalâ oldu namâza başlanıldıKabûl ola namâzım bi't-tamâmıMuhammed Mustafâ'ya vakf olunduResûlün âb-ı rûyı hürmetiyçünGörenler dediler târîhin anın(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
… açi Kral ortada Nemse atlısı sağında ve Macar atlısı henüz gelmiş dinç kâfirler
solunda
, cümle yayanları topların önlerine alup torompetelerin çalup ayak ayak gelmede.
Hemân "Gâzîler gelin Allâh aşkına şu kâfire bir dahice be-dürüstî dokuşalım, yâ taht ola yâ baht" deyüp cümle guzât bir yere geldik, ammâ küffâr dahi cümle bir yere gelüp yedi kol oldu. Fargaçi Kral ortada Nemse atlısı sağında ve Macar atlısı henüz gelmiş dinç kâfirler solunda, cümle yayanları topların önlerine alup torompetelerin çalup ayak ayak gelmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103b ·
metinde göster ·
… rafında kırmızı kilimler üzre beş yüz kîse guruşu hemân püşte-misâl yığdılar ve
solunda
üç yerde âdem kaddi hil‘at-i şâhîleri yığdılar.
Hemân serâperdenin sokakları iki cânibe dahi ziyâde küşâde olup Sadrıa‘zam iskemle-i Âsaf-ı Berhayâ üzre karâr-dâde olup sağ tarafında kırmızı kilimler üzre beş yüz kîse guruşu hemân püşte-misâl yığdılar ve solunda üç yerde âdem kaddi hil‘at-i şâhîleri yığdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106b ·
metinde göster ·
… ünde yeniçeri ağası Sâlih Paşa, anın sol tarafında Samsoncubaşı (---) Ağa, anın
solunda
Başçavuş (---) Ağa, bu beş aded koldan cümle gâziyân-ı yeniçeriyânlar kal‘a-i U …
"Herkes kendüye birer mezâr kazup diri dizliklerinde pâdişâh dirliğimiz vardır" deyü meteris nâmında birer kabre girüp hamd-i Hudâ bu gece karanusunda kırk oda yeniçeri ve yigirmi oda cebeci Allâhu Ta‘âlâ'ya sığınup kal‘adan küffârın aslâ haber [ü] âgâhları yok iken Uyvar'ın mağrib tarafında dörd koldan onar aded yeniçeri odaları meterise girüp evvelâ sağ tarafda kol kethudâ (---) Ağa ve dahi beri tarafda Zağarcıbaşı Arnavud İbrâhîm Ağa ve Beç kapusu önünde handak hâricinde Yassı Tabya önünde yeniçeri ağası Sâlih Paşa, anın sol tarafında Samsoncubaşı (---) Ağa, anın solunda Başçavuş (---) Ağa, bu beş aded koldan cümle gâziyân-ı yeniçeriyânlar kal‘a-i Uyvar'ın nısfın kat-ender-kat meterislerle kuşadup fi'l-hâl cümle guzât takırdı ve patırdı ve kütürdü olmadan yer altına girüp gûnâ-gûn san‘atlar ile sıçan yolları kazup cümle yeniçeriler gûyâ ka‘r-ı zemînde tahte's-serâya girdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109b ·
metinde göster ·
Yassı Tabya ve taraf-ı şarkda Papa tabyası ve semt-i kıbleye Kral tabyası ve ta …
Hattâ altı köşesinde altı aded tabya-i azîmleri var kim her biri birer sedd-i İskender gibidir. Cânib-i garbda Ak tabya, cânib-i şimâle Beç kapusu {tabyası}, solunda Yassı Tabya ve taraf-ı şarkda Papa tabyası ve semt-i kıbleye Kral tabyası ve taraf-ı cenûba Komaran tabyası ve cânib-i lodosa Fargaçi tabyası.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… ehrinin ortasından cereyân eden nehr-i Neretva kayalarının biri sağında ve biri
solunda
kal‘ateyn-i zîbâlardır kim iki kal‘a mâbeyni meşhûr-ı âfâk olan Mostar cisridir …
Mostar şehrinin ortasından cereyân eden nehr-i Neretva kayalarının biri sağında ve biri solunda kal‘ateyn-i zîbâlardır kim iki kal‘a mâbeyni meşhûr-ı âfâk olan Mostar cisridir. Ve bu kal‘aların iki başında ikişer kat metîn ü müstahkem demir kapulardır kim gûyâ her biri diyâr-ı Acem'de Demirkapu kal‘asının bâb-ı hadîdleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
… u hatları taşa eyle yazmış kim cidden sikkeyi mermerde kazmış. Minâresi câmi‘in
solunda
bir alçak beyâz taş minâre-i zîbâdır. Câmi‘ dahi tarz-ı kadîm alçacık toprak ör …
Sitâyiş-i taşra kal‘a içre yüz aded toprak örtülü evleri olup çârsû-yı bâzâr hammâm ve hân bu kal‘ada yokdur. Ancak kal‘a bânîsi Sâhib Geray'ın bir câmi‘i var, tûlen yüz elli ayakdır ve arzen yüz aded kademedir. Mihrâbı üzre "Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün resûlullâh" tahrîr olunup bu hat üzre âyetü'l-kürsî tahrîr olunmuşdur kim üstâd-ı mermer-bür bu hatları taşa eyle yazmış kim cidden sikkeyi mermerde kazmış. Minâresi câmi‘in solunda bir alçak beyâz taş minâre-i zîbâdır. Câmi‘ dahi tarz-ı kadîm alçacık toprak örtülü bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim gazâ mâlıyla binâ olmağın gâyet rûhâniyyetli ve cemâ‘at-i kesîreli dâru't-tevhîd bir musallâ-yı atîkdir. Hattâ bu câmi‘in sol tarafında maşrık cânibine nâzır kal‘anın bir küçük kapucuğu var, ammâ atlı(?) gücile girir çıkar. Bu kapucuğun önündeki handakı üzre makaralar ile asma köprüsü var. Karşu handak kenârında Mehemmed Geray Hân'ın bir küçük hoş hevâ ve hoş binâ hammâm-ı rûşinâsı var, varoşda vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108b ·
metinde göster ·
nûreddîn sultân ile sefer eşen beğler Mansûrludur kim bunlar da gâyet şecî‘ ve …
Ammâ hânların solunda nûreddîn sultân ile sefer eşen beğler Mansûrludur kim bunlar da gâyet şecî‘ ve bahâdır oymakdır. Serçeşme-i pîşvâları Gâzî Kaya Beğ'dir. Cümle sadaklı ve savatlı pür-silâh yigirmi bin kübeli, ya‘nî zırhlı ve zireh-külâhlı zor batır yiğide mâliklerdir kim aslâ bir düşmandan cemî‘i zamânda rû-gerdân olmamışlardır. Her kaçan kim bir uruş savaş-ı perhâş olsa ibtidâ kapukuluyla bu Mansûrlu kâfire at salagelmişlerdir. Ve Kaya Beğ'in eli altında yüz kırk aded güzîde mirza beğler vardır. Cümle Mankıt beğleri ve Teb(?) Sarhân beğleri ve Sincivit beğleri ve cümle Or eli beğleri nûreddîn sultân kolunda sefer eşerler, ammâ bu beğlerden Şîrîn beğleri üstdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
iki aded tabyalar dahi vardır, ammâ Aktabya'dan alçakdır kim Aktabya'ya siper o …
Ve bu Aktabya sağında ve solunda iki aded tabyalar dahi vardır, ammâ Aktabya'dan alçakdır kim Aktabya'ya siper olmuşlardır. Göllük tarafındaki tabyaya Bölme tabya derler. Ve sağ tarafındakine Öksüz tabya derler, zîrâ bu iki mücedded tabyalar Aktabya'nın koltuğu altında vâki‘ olmuşlardır, gûyâ Aktabya'nın oğullarıdır kim her biri âteş-i Nemrûd içinde kalmışlardır, ammâ niçe anayı ve babayı ağladup öksüz koduklarıyçün Öksüz tabya derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312a ·
metinde göster ·
Ve bu bâğ-ı gülzârın solunda amelî kırk aded sütûnlar üzre kârgîr toloz kemerlerle ma‘mûr bir tabaka medrese hücreleri cümle kurşum ile mestûr ve ma‘mûr halvethânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312b ·
metinde göster ·
olan haremin cânib-i erba‘asında somâkî ve yeşim harekânî sütûnlar üzre müte‘ad …
Ve bu câmi‘in solunda olan haremin cânib-i erba‘asında somâkî ve yeşim harekânî sütûnlar üzre müte‘addid medâris hücreleri var. Fevkânî ve tahtânî birer gûne kâfirî musanna‘ binâ savma‘alardır kim her biri cihân-nümâ dâru't-tedrîslerdir. Ve dahi kefere zamânında dahi me’kelhâne-i imâret imiş, ammâ şimdi henüz eyle bir ma‘mûr dâru'z-ziyâfe olup cemî‘i bay u gedâ-yı guzât-ı müslimîne ve gayri âyende vü revendegân ve pîr-i muğâna ni‘met-i nefîsesi bî-imtinân mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a ·
metinde göster ·
Karahisârî tarzı celî hatt ile rûy-ı dîvâra tahrîr edüp Sadrıa‘zamdan yüz altun …
Hattâ bu âyet-i şerîfeyi mihrâb dîvârının solunda Karahisârî tarzı celî hatt ile rûy-ı dîvâra tahrîr edüp Sadrıa‘zamdan yüz altun ihsân alup Âsaf-ı âlî-himem buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a ·
metinde göster ·
Ve sol tarafındaki bir kapu sol tarafdaki haremde havz u şâzrevân musluklarına nâzırdır. Ve bir musanna‘ kurşum örtülü şâzrevân kubbe-i serâmeddir kim üstâd-ı mi‘mâr mühendisîn henüz nev-binâ bir kubbe-i zîbâ îcâd etmişdir kim altı aded rakîk mermer sütûnlar üzre vaz‘-ı binâ olunmuşdur. Ve câmi‘in solunda olan cemâ‘at dehlîzi soffası amelî direkler üzre kirişlerin münakkaş tavanları üzre serâpâ kurşum örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
… hi mihrâb u minberi gâyet musanna‘ hatlar ile müzeyyendir. Ve taşrasında sağ ve
solunda
yan soffaları cümle kurşum örtülüdür. Ve sol tarafındaki haremde dîvârda âbdest …
Çârsû içinde havuz meydânı önünde bir câmi‘-i pür-cemâ‘atdir kim tâ Hazret-i Ömer hilâfetinde Mağrib-zemîn pâdişâhlarından Sultân Mansûr-ı Afrikî binâsıdır. Anıniçün kıblesi doğrudur. Bunun dahi içerisi cümle servi çatma kirişlerdir. Lâkin bunun içinde sekiz aded sütûn-ı müntehâlar var kim her biri birer hazîne-i Mısır değer. Bunun dahi mihrâb u minberi gâyet musanna‘ hatlar ile müzeyyendir. Ve taşrasında sağ ve solunda yan soffaları cümle kurşum örtülüdür. Ve sol tarafındaki haremde dîvârda âbdest muslukları ve sağındaki haremde cenâze musallâsı taşı vardır. Ve bir mevzûn şeşhâne sürâhî minâresi var. Yol üzre kıble kapusu vâki‘ olup demir pençerelerdir. El-hâsıl gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlik ma‘bedgâh-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314a ·
metinde göster ·
Ve Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa dahi câmi‘i cenbinde şâhrâhın sağında ve
solunda
bir bezekistân kâristân bir çârsû-yı müzeyyen etmişdir. Cemî‘i ekâlîm-i seb‘anı …
Ve Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa dahi câmi‘i cenbinde şâhrâhın sağında ve solunda bir bezekistân kâristân bir çârsû-yı müzeyyen etmişdir. Cemî‘i ekâlîm-i seb‘anın tuhaf metâ‘ları anda mevcûd olup iki şâhrâhın başında bir kahvehâne etmişdir. Cemî‘i gâziyân-ı serbâzân-ı mücâhidân meddâhân erbâb-ı ma‘ârif şâ‘irân bu mecma‘u'l-irfân kahvehânede mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315b ·
metinde göster ·
Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa câmi‘i yolu tâ Vâlide câmi‘ine varınca altı yüz …
Ve bu yolun solunda Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa câmi‘i yolu tâ Vâlide câmi‘ine varınca altı yüz adım bir şâhrâh-ı azîm enli tarîkdir. Ve bu şâhrâhın sağındaki yol Re’îsü'l-küttâb Acemzâde Efendi mescidi önünden Mahmûd Kethudâ câmi‘i ve hammâmı önüne varınca beş yüz adım tûlı bir yoldur kim yigirmi arşın enlidir. İki cânibi evler ve dükkânlı şâhrâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316b ·
metinde göster ·
şehre nâzır olup içinde kırk aded kiremitli hâneleri ve Bâyezîd-i Velî câmi‘i v …
Ve iç kal‘ası kapunun solunda şehre nâzır olup içinde kırk aded kiremitli hâneleri ve Bâyezîd-i Velî câmi‘i var. Dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin altmış aded adımdır. Bu kal‘anın şimâl ve yıldız tarafları Narda nehri ihâta etmişdir. Maşrık ve kıble ve cenûb tarafları varoş-ı azîmdir. Kal‘ada kârgîr minâreli ve serâpâ kiremitli Bâyezîd Hân câmi‘i ve hareminde medresesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 345b ·
metinde göster ·
… uğrın kapudur kim bu dahi taraf-ı cenûba nâzırdır. Varoşa açılan büyük kapunun
solunda
vâki‘ olup bu uğrın kapucukdan aşağı göle kayadan kesme yüz ayak nerdübân ile e …
Ve bir kapu dahi küçük uğrın kapudur kim bu dahi taraf-ı cenûba nâzırdır. Varoşa açılan büyük kapunun solunda vâki‘ olup bu uğrın kapucukdan aşağı göle kayadan kesme yüz ayak nerdübân ile enilüp gölden su alınır. Bu iki aded mezkûr kapulardan mâ‘adâ sekiz aded küçücük su kapucukları var kim anlardan göle nerdübânlar ile enilüp su alınır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346b ·
metinde göster ·
… ile binâ olduğundan rûhâniyyet vardır. Ve sâhibü'l-hayrât İlyâs Efendi câmi‘in
solunda
kendü hücreleri içre medfûndur.
Ve Şabşadan mahallesinde İlyâs Efendi câmi‘i, ma‘bedgâh-ı müzeyyendir kim helâl-i zülâl mâl ile binâ olduğundan rûhâniyyet vardır. Ve sâhibü'l-hayrât İlyâs Efendi câmi‘in solunda kendü hücreleri içre medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348a ·
metinde göster ·
Evvelâ limanı ikidir. Biri kal‘anın sağında ve biri
solunda
olup ikisi sekiz rûzgârdan emînlerdir. Ve her birine beşer yüz pâre gemiler ve …
Evvelâ limanı ikidir. Biri kal‘anın sağında ve biri solunda olup ikisi sekiz rûzgârdan emînlerdir. Ve her birine beşer yüz pâre gemiler ve barça kalyonlar sığar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352a ·
metinde göster ·
kalup yıldız tarafına giden yoldur, ammâ biz beri tarafda emn [ü] emân olan Isk …
Karye-i Kaşist: Bu kurâlar Ergiri nehrinin solunda kalup yıldız tarafına giden yoldur, ammâ biz beri tarafda emn [ü] emân olan Iskırapar kazâsı hudûduna girüp andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357a ·
metinde göster ·
… vardır. Ve kapusu üzre bir küçük câmi‘i var, ammâ minâresi yokdur. Ve kal‘anın
solunda
dîvâra muttasıl bir çemenzâr yerde namâzgâhı var.
Kal‘ası bir bayır altında bir vâsi‘ düz yerde ve Elbasan nehri kenârında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır. Cirmi kâmil dâ’iren-mâdâr beş yüz aded hatvedir, ammâ handakı yokdur, ammâ çâr-kûşesinde Çâryâr aşkına çâr aded sa‘b kulleleri var. Ve kıble tarafına bu kal‘a sehel yokuşdur. Cümle temelleri kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Ancak bir kapusu şimâl tarafında taşra varoşa açılır. Dîvârının kaddi on iki arşın bâlâdır. Dizdârı ve yetmiş aded neferâtları ve beş aded şâhî topları var. Hâlâ iç eldir kim gâyet emn-i emândır. Derûn-ı kal‘ada cümle otuz aded ufak daracık kiremit örtülü dârları vardır. Ve kapusu üzre bir küçük câmi‘i var, ammâ minâresi yokdur. Ve kal‘anın solunda dîvâra muttasıl bir çemenzâr yerde namâzgâhı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363b ·
metinde göster ·
… dâru't-tedrîs-i âlimândır. Evvelâ göl kenârında mezkûr el-Hacı Kâsım câmi‘inin
solunda
yol aşırısında Eski Siyâvuş Paşa medresesi, gûyâ bâğ-ı Sudak'dır. Hareminin etr …
Der-kâ’ime-i medâris-i âlimân-ı müfessirân: Cümle iki aded dâru't-tedrîs-i âlimândır. Evvelâ göl kenârında mezkûr el-Hacı Kâsım câmi‘inin solunda yol aşırısında Eski Siyâvuş Paşa medresesi, gûyâ bâğ-ı Sudak'dır. Hareminin etrâfında müte‘addid hücreleri var. Ders-i âmmı ve talebeleri mevcûd olup her hücrenin talebelerine cânib-i vakfdan lahmiyye ve şem‘iyyesi mu‘ayyendir. Andan Süleymân Hân'ın Tekye medresesi, bu dahi ma‘mûr ve niçe zâviye medreseleri dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370b ·
metinde göster ·
… musanna‘ âbdest havuzu vardır, ehl-i Nif tecdîd-i vuzû‘ ederler. Ve bu câmi‘in
solunda
çârsûya enecek yedi kademe taş nerdübânlı harem kapusudur. Ve kârgîr minâresi g …
Ve kapusu ceviz ağacı levhasından Fahrî oyması-misâl nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn bâb-ı musanna‘dır kim Hudâ âlimdir cemî‘i ressâm ve zerger kalemkârları buna mânend bir kapu nakş-ı Bihzâd etmeğe kâdir değillerdir. Her bir rûmî ve islimîleri ve gayri şükûfeleri biri biri içre kat-ender-kat göstermiş kim vâcibü's-seyr bir bâb-ı kebîrdir. Misli Kırım diyârında Kefe kal‘asının Top kapusundan içeri girdikde Kulle Kapusu câmi‘inin kapusu ola. Ol dahi ibret-nümâ bâb-ı musanna‘dır. Ve hareminin ortasında bir musanna‘ âbdest havuzu vardır, ehl-i Nif tecdîd-i vuzû‘ ederler. Ve bu câmi‘in solunda çârsûya enecek yedi kademe taş nerdübânlı harem kapusudur. Ve kârgîr minâresi gâyet mevzûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y32b ·
metinde göster ·
Ve gümrük önündeki limanın sol tarafında kal‘adır. Anın
solunda
bir küçük liman vardır. İki yüz pâre gemi alır a‘lâ limandır. İri barça galyonl …
Ve gümrük önündeki limanın sol tarafında kal‘adır. Anın solunda bir küçük liman vardır. İki yüz pâre gemi alır a‘lâ limandır. İri barça galyonlar alarka deryâda yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47b ·
metinde göster ·
… ğile teng mahaldedir. Ammâ taşra soffaları vardır. Ve minâre-i serâmedi câmi‘in
solunda
vâki‘ olmuşdur. Minâre kapusunun solunda iki âdem kaddi bâlâda bir beyâz mermer …
Ve Ulu câmi‘ mâ-tekaddem kiremitli imiş, ba‘dehu Birgili Dervîş Ağa ta‘mîr ü termîm edüp dürr-i beyz-âsâ münevver olup serâpâ kurşum ile pûşîde etmiş. Lâkin haremi yokdur. Şâhrâh üzre vâki‘ olmağile teng mahaldedir. Ammâ taşra soffaları vardır. Ve minâre-i serâmedi câmi‘in solunda vâki‘ olmuşdur. Minâre kapusunun solunda iki âdem kaddi bâlâda bir beyâz mermer-i hâm üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y80b ·
metinde göster ·
… ı vardır. Ve minâre-i serâmedi câmi‘in solunda vâki‘ olmuşdur. Minâre kapusunun
solunda
iki âdem kaddi bâlâda bir beyâz mermer-i hâm üzre târîhi budur:
Ve Ulu câmi‘ mâ-tekaddem kiremitli imiş, ba‘dehu Birgili Dervîş Ağa ta‘mîr ü termîm edüp dürr-i beyz-âsâ münevver olup serâpâ kurşum ile pûşîde etmiş. Lâkin haremi yokdur. Şâhrâh üzre vâki‘ olmağile teng mahaldedir. Ammâ taşra soffaları vardır. Ve minâre-i serâmedi câmi‘in solunda vâki‘ olmuşdur. Minâre kapusunun solunda iki âdem kaddi bâlâda bir beyâz mermer-i hâm üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y80b ·
metinde göster ·
Ve taşra yan soffanın solunda câmi‘ dîvârına muttasıl merkad-i (---)(---) sultân medfûndur. Ve câmi‘in taşra solunda tahta soffa altında iki değirmen yürüdür bir âb-ı hayât su kaynayup cereyân eder. Cümle cemâ‘at andan tecdîd-i vuzû‘ ederler. Andan aşağı tabbâğhâneye ve andan bâğ u bâğçelere tevzî‘ olur. Anıniçün bu câmi‘e Sulu câmi‘ derler, gâyet mesîregâh yerdir. Ve câmi‘in taşra soffalarında mermer sütûnlar üzre küçük kubbelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101a ·
metinde göster ·
tahta soffa altında iki değirmen yürüdür bir âb-ı hayât su kaynayup cereyân ede …
Ve taşra yan soffanın solunda câmi‘ dîvârına muttasıl merkad-i (---)(---) sultân medfûndur. Ve câmi‘in taşra solunda tahta soffa altında iki değirmen yürüdür bir âb-ı hayât su kaynayup cereyân eder. Cümle cemâ‘at andan tecdîd-i vuzû‘ ederler. Andan aşağı tabbâğhâneye ve andan bâğ u bâğçelere tevzî‘ olur. Anıniçün bu câmi‘e Sulu câmi‘ derler, gâyet mesîregâh yerdir. Ve câmi‘in taşra soffalarında mermer sütûnlar üzre küçük kubbelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101a ·
metinde göster ·
… şimâle nâzırdır. Ve bu mahalde dahi ibret-nümâ tasvîrler vardır. Ve bu kapunun
solunda
leb-i deryâda hîle ile kal‘a binâ etmek içün Menteş Bay oğullarından bir boduru …
Ve bu kapudan içeri hisâr-pîçe mâbeyni bir vâsi‘ meydândır, anı ubûr edüp bir kat kapu dahi vardır, şimâle nâzırdır. Ve bu mahalde dahi ibret-nümâ tasvîrler vardır. Ve bu kapunun solunda leb-i deryâda hîle ile kal‘a binâ etmek içün Menteş Bay oğullarından bir bodurumluk yer isteyüp yapdığı mahzenlerdir. Ba‘dehu niçe sene mürûr edüp hîle ile çalılar içinde bu kal‘ayı binâ edüp bir gün çalılara ateş edüp kal‘a zuhûr edüp anıniçün Bodurum derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103a ·
metinde göster ·
bir âb-ı hayât kuyusu var, gâyet sovukdur. Cümle şehirli andan kifâflanırlar. V …
Ammâ Süleymân Hân'ın küçük câmi‘i hareminin solunda bir âb-ı hayât kuyusu var, gâyet sovukdur. Cümle şehirli andan kifâflanırlar. Ve umku bir kulaçdır. Hikmet-i Hudâ bu kuyu deryâ içindedir, yine âb-ı zülâldir. Arapça Ve bu câmi‘ minâresizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104b ·
metinde göster ·
… rîr olunmuşdur. Anın kıblesinde kazâ-i Ula ve anın garbında kazâ-i Yerkesiği ve
solunda
kazâ-i Gereme ve anın garbında kazâ-i Karaova ve anın garbında kazâ-i Sıravala …
Evvelâ taht kazâsı Muğla şehridir ki paşalar bunda sâkin olurlar. Bâlâda evsâfı tahrîr olunmuşdur. Anın kıblesinde kazâ-i Ula ve anın garbında kazâ-i Yerkesiği ve solunda kazâ-i Gereme ve anın garbında kazâ-i Karaova ve anın garbında kazâ-i Sıravala ya‘nî Kara bâğlar ve anın şarkında kazâ-i Milâs ve anın şimâlinde kazâ-i Mandaliyat ve anın şarkında kazâ-i Mazin ve anın şarkında kazâ-i Subuca ve anın şarkında kazâ-i Eskihisâr ve anın şarkında kazâ-i Bozöyük ve anın şarkında kazâ-i Müsevlî ve anın şarkında kazâ-i Davaz ve anın kıblesinde kazâ-i Gerenez ve anın kıblesinde kazâ-i Üzümlü ve ana karîb kazâ-i Averdos ve anın kıblesinde kazâ-i Döğer ve anın kıblesinde kazâ-i Eşen ve anın kıblesinde kazâ-i Mekri ve ana karîb kazâ-i Purnaz ve ana karîb kazâ-i Gökçegöz ve anın garbında leb-i deryâda kazâ-i Gökâbâd ve anın garbında kazâ-i Dabya ve anın garbında kazâ-i Dârâhiyye ve Mekri câniblerinde kazâ-i Kaş, leb-i deryâda Finike kal‘ası hâki ile müşâdır. Ve kazâ-i Kalkanlı, ba‘zı zamân Teke hâkinde kazâlara zamm olunur, bu dahi leb-i deryâya karîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y128a ·
metinde göster ·