… ve mismâr ve gayrı gûne eşyâ bulup kifâflanırlar. Ammâ ba‘zı mahalde İstifan ve
sorguc ve
cevâhir kuşak ve zî-kıymet hâtem taşlarından düşmüş cevâhir makûlesi zî-kıymet …
Esnâf-ı arayıcıyân: Bu tâ’ife çöplük subaşısına mensûbdur. Kârları nefs-i 154a İslâmbol içre cemî‘i hânedânlarda ve şâhrâhlarda ne kadar mezbele ve hâr [ü] hâşâk var ise zenbîller ile taşıyup deryâ kenârında tekneler içre yaykayup içinde akçe ve mankır ve mismâr ve gayrı gûne eşyâ bulup kifâflanırlar. Ammâ ba‘zı mahalde İstifan ve sorguc ve cevâhir kuşak ve zî-kıymet hâtem taşlarından düşmüş cevâhir makûlesi zî-kıymet şeyler bulurlar kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153b–154a ·
metinde göster ·
… cığa ve turna telleri ve balıkcıl telleri ve hümâ telleri ve yeniçeri çorbacısı
sorgucları ve
kuka süpürgeleri ile ve ibret-nümâ tâvus telleri ve Habeş tavuğu yelekleriyle d …
Evsâf-ı otağa-i sorguccuyân: Dükkân 40, neferât 80, pîrleri ibtidâ Sâm'dır, sonra nâ-ma‘lûmdur bir fütüvvetde görmedik. Bunlar dahi seyishâneler üzre dükkânların sorguc şâhîler ve cığa ve turna telleri ve balıkcıl telleri ve hümâ telleri ve yeniçeri çorbacısı sorgucları ve kuka süpürgeleri ile ve ibret-nümâ tâvus telleri ve Habeş tavuğu yelekleriyle dükkânların cevâhir sorguclar ile zeyn edüp ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190b ·
metinde göster ·
Ve bir sandûkda dahi niçe aded altun ve gümüş bilezik ve halhal u tavk u
sorguç ve
istefan u kenkere ve tac ve arakiyye ve mengûş-i lü’lü ve gûnâ-gûn askılar ve g …
Ve bir sandûkda dahi niçe aded altun ve gümüş bilezik ve halhal u tavk u sorguç ve istefan u kenkere ve tac ve arakiyye ve mengûş-i lü’lü ve gûnâ-gûn askılar ve gerden kıskılar ve tâc-ı âvîzeleri ve gûnâ-gûn mücevher heykeller ve bazûbend-i mufattallar ve kâmil doksan aded cevâhirli murassa‘ kuşaklar çıkdı kim her biri birer Rûm harâcı değer. Ammâ cümle zenâne kemerleri kim asla biri birine benzemez. Her biri birer tarz-ı tuhaf ve mücevher kemerler idi. Paşa-yı âdil bunu dahi pinhân edin, dedi. Andan sonra bir sandûka-i azîm dahi getirdiler. İçinde niçe bin münakkaş destmâl pîşkîrler ve destehânlar ve destâr örtüleri ve perde-i zenbûrîler içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278a ·
metinde göster ·
… i ve yedi dane yine pîrûzeden fincân ve üç aded zümürrüd fincân ve bir zümürrüd
sorhdân ve
altı aded akîk kâse ve yedi dane seylân tabak, bunlar cümle mezkûr cevâhirlerde …
{Sitâyiş-i sandûka-i cevâhir-i ibret-nümâ}: Bir küçük pîştahta-i sadefkârî çıkdı. Ve yedi yerden kilidli ve mühürlü, miftâhı olmadığından üstâdlar açmağa kasd etdiklerinde ahâlî-i Bitlîs rızâ vermediler. Vanlılar elbette açılsın dediler. Hâh-nâ-hâh açdılar. Azamet-i Hudâ, içinde kâmil yedi yüz kıt‘a la‘l-i Bedahşân-ı âbdâr ve üç yüz kıt‘a yâkût-ı ahmer ve yâkût-ı asfer ve yâkût-ı kebûtî ve kâmil üç bin kıt‘a pîrûze-i Nişâbûrî ve altı aded pîrûze hançer kabzası ve yedi aded yine fîrûzeden şerbet kâsesi ve yedi dane yine pîrûzeden fincân ve üç aded zümürrüd fincân ve bir zümürrüd sorhdân ve altı aded akîk kâse ve yedi dane seylân tabak, bunlar cümle mezkûr cevâhirlerden olup yine cümle murassa‘ idi. Ve cümle iki yüz kırk beş kıt‘a elmas-ı serendilî bir hücrecikden çıkdı. Cümlesi hâtem idi. Ammâ bir sarı kutu içinde yetmiş kıt‘a hâtemsiz elmaslar var idi kim her biri birer şeb-çerâğ-misâl Rûm harâcı değer elmas-ı serendilîler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278a ·
metinde göster ·
… zı leşi çıkdı. Cemî‘i esvâbı cevâhirle müzeyyen ve kuşağı ve tâcı ve halhalı ve
sorguc ve
istifanı ve parmaklarında yigirmişer ve otuzar kırat elmas-ı Serendîlî(?) ve la …
Ve âteş teskîn oldukdan sonra bir deyr-i Şeddâdî içre bir kral kızı leşi çıkdı. Cemî‘i esvâbı cevâhirle müzeyyen ve kuşağı ve tâcı ve halhalı ve sorguc ve istifanı ve parmaklarında yigirmişer ve otuzar kırat elmas-ı Serendîlî(?) ve la‘l ve yâkût ve zümürrûd 10a yüzükler ve niçe mücevher ve murassa‘ sîm ü zer evânî eşyâlar ile memlû bir mezâr idi kim cümle cevâhiri bir Rûm harâcı değerdi. Ve dahi mezâr içinde iki aded pirinç kapaklı dollâblar binâ olunmuş biri mâl-â-mâl mümessek altun ve biri leb-ber-leb Sivilye guruş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9b–10a ·
metinde göster ·
Hemân bu ağaçlık içinden beş altı bin kadar dahi küffâr meydân-ı ma‘rekeye at sürüp cenge duruşdular. İki leşker birbirleriyle hâl hâtır soruşdular ve çarka çarkaya karışup görüşdüler ve tarfetü'l-ayn içre birbirleriyle kılıç bâzârına girişdiler, ammâ İslâm tarafından sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsumâna peyveste olup ân-ı vâhidde guzât-ı müslimînin Budinlisi ve Egreli ve Kanijeli ve Bosna serhadlisi küffâra eyle bir sâtûr-ı Muhammedî urdular kim küffârın urûkunu şemşîr-i zafer-luhûk ile kat‘ etdiler kim gûyâ vücûd-ı küffâr erre-i sîn-i siverin ile kat‘ eder gibi olup edîm-i arzdan cümle küffâr münkatı‘ olup hâksâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19a ·
metinde göster ·
… eylân at üzre Rüstemâne oturup başında Selîmî destârı üzre murassa‘ murğ-ı hümâ
sorgucu ve
eğninde semmûr kabaniçse üzre murassa‘ şemşîr çarkâb tîrkeş kuşanup ardı sıra k …
Andan bizzât paşanın yemîn ü yesârında mataracıyân ve tüfengciyân kırmızı çuka dolamalar ile cevâhirli Sinân Paşa matarası kim kırk bin guruş kıymet takdîr olunmuşdur ve mücevher zer nişâneli ve sadefkâr kundaklı dalyan tüfengler ve başlarında sırma zerdûz keçe üsküfler üzre beyâz otağalar ile olup paşa-yı kâmkâr-ı bâ-vakâr ise zer-ender-zerre müstağrak olmuş küheylân at üzre Rüstemâne oturup başında Selîmî destârı üzre murassa‘ murğ-ı hümâ sorgucu ve eğninde semmûr kabaniçse üzre murassa‘ şemşîr çarkâb tîrkeş kuşanup ardı sıra kırmızı keçe üsküflü silihdâr ve çukadâr ve ardı sıra yüz çift pür-silâh iç ağaları cümle pür-silâh olup küheylân atlar üzre yancıklı ve bahrî hotaslı iç ağaların ellerinde gümüş sarılı siyâh sağrılı hıştlar ile ikişer ikişer 55a ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54b–55a ·
metinde göster ·
… senden hazz etmeyüp aleyhine bir söz söylediklerin anlayup âgâh olasın. Ve yol
sormağa ve
me’kûlât [u] meşrûbâtdan bir şey isteyecek kadar bilmek elbette seyyâhlara lâzı …
Bunun emsâli niçe kerre yüz bin elfâz-ı mâlâya‘nî mühmeleleri vardır. Tahrîr etmedik, ammâ seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî âdem olup cihângeşt olan kimselere her lisândan bilmek lâzımdır kim senden hazz etmeyüp aleyhine bir söz söylediklerin anlayup âgâh olasın. Ve yol sormağa ve me’kûlât [u] meşrûbâtdan bir şey isteyecek kadar bilmek elbette seyyâhlara lâzımdır, necât bula. Ve her şey’in cehlinden ilmi yeğdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103a ·
metinde göster ·
… attâ hakîr anda iken bir âdem-i bî-zebân yatır imiş. Aslâ bir âdem yanına varup
sormamışlar ve
ol âdem açlıkdan ölüp kalmış. Hakîr râst gelüp hidmetkârlarım ile ol âdemi gasl …
Hattâ hakîr anda iken bir âdem-i bî-zebân yatır imiş. Aslâ bir âdem yanına varup sormamışlar ve ol âdem açlıkdan ölüp kalmış. Hakîr râst gelüp hidmetkârlarım ile ol âdemi gasl edüp namâzın kılup mezâristânda defn etdim. Ammâ ol gece hânemiz sâhibi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241b ·
metinde göster ·
… firâr ederler. Meğer gayri hastalık olsa, ol âdemin yanına varup hâlin hâtırın
sorarlar. Ve
tâ‘ûnlu eve bir iki yıla dak girmezler. Eğer girirlerse ol evi sirke ile yaykay …
Hâlâ bu Ergiri Kasrı şehrinde bir âdem tâ‘ûndan değil ancak bir sivrice çıban çıkarsa tâ‘ûndur deyü cümle halk ol âdemden nefret edüp ol âdem artık bir yere varamaz. Ana yakın olan komşuları cümle firâr ederler. Meğer gayri hastalık olsa, ol âdemin yanına varup hâlin hâtırın sorarlar. Ve tâ‘ûnlu eve bir iki yıla dak girmezler. Eğer girirlerse ol evi sirke ile yaykayup gûnâ-gûn buhûrlar dütsü verüp niçe yerleri münhedim edüp ta‘mîr [ü] termîm edüp beyâz kireçler ile her hücreleri ağardup andan girirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355a ·
metinde göster ·
Ve zihgirci ve hilâlci ve ta‘lîmhâneci ve dutkalcı ve matrakcı dükkânları ve
sorguccu ve
güderici ve dülbend börkcü ve yeniçeri keçecisi ve kamçıcı dükkânları yokdur. B …
Ve zihgirci ve hilâlci ve ta‘lîmhâneci ve dutkalcı ve matrakcı dükkânları ve sorguccu ve güderici ve dülbend börkcü ve yeniçeri keçecisi ve kamçıcı dükkânları yokdur. Bu olmayan esnâfların metâ‘ları cânib-i erba‘a vilâyetlerden gelir. Cemî‘i eşyâ-yı zî-kıymet bî-kıymet bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y180a ·
metinde göster ·
… tîrkeş ve bir murassa‘ şemşîr ve bir kırmızı katîfe şalvâr ve bir selîmî ve iki
sorguc ve
bir çift Çerkezî fillar ve bir mücevher zînli ve altun zencîr ve cevâhirli raht …
Beşinci, paşa müsellimi: Dahi bunlar ile paşaya istikbâle gidüp alayı mühimmâtıyçün üç deve yükü iç ağalarına mest ve pabuc ve çizme ve gayrı eşyâlar ve paşaya bir semmûr kabaniçe ve bir mücevher tîrkeş ve bir murassa‘ şemşîr ve bir kırmızı katîfe şalvâr ve bir selîmî ve iki sorguc ve bir çift Çerkezî fillar ve bir mücevher zînli ve altun zencîr ve cevâhirli raht ve topuz ve kaddâresiyle bir küheylân at getürür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y184b ·
metinde göster ·
… la kim don geyeler. Ve başlarında gümüş tâs takye ve altun ve murassa‘ takye ve
sorguç ve
istifan ve tavk ve halhâl gûşvâreler ve kollarında bilezikler ve murassa‘ kemer …
Ve cümle zenâneleri dahi donsuzdur. Meğer Rûm hâtûnları ola kim don geyeler. Ve başlarında gümüş tâs takye ve altun ve murassa‘ takye ve sorguç ve istifan ve tavk ve halhâl gûşvâreler ve kollarında bilezikler ve murassa‘ kemerler elbette mukarrerdir. Ve dîbâ ve şîb ü zerbâf ve atlas haftân mukarrerdir. Ve üstlerinde beyâz çar ve siyâh izâr örtünürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y243a ·
metinde göster ·
… n zer ü zîvere gark edüp küheylân atlar üzre süvâr edüp cümle başlarında şâhâne
sorguclar ve
önü sıra pür-silâh murassa‘ u mücevher eğerli ve altun kalkanlı yedekler çekilü …
Bu âyîn-i Mısır cümlesinden latîfdir kim sünnet-i Resûlullâh'a ittibâ‘an eğer a‘lâ ve eğer ednâ ve eğer ağniyâ ve fukarâ kaçan evlâdların sünnet etseler birbirlerine imdâd edüp evlâdların sekizer kat mehterhâne ile on, on beş yigirmi ma‘sûm-ı pâkları pâk [u] pâkîze edüp Q 250aP 247a cümlesin zer ü zîvere gark edüp küheylân atlar üzre süvâr edüp cümle başlarında şâhâne sorguclar ve önü sıra pür-silâh murassa‘ u mücevher eğerli ve altun kalkanlı yedekler çekilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y245a ·
metinde göster ·
… e yükledüp götürdüler. Bu dahi garîb temâşâdır. Hâkim tarafından ve gayrıdan ne
soru ve
ne su’âl olundu. Gûyâ bu ceng bir kânûn-ı kadîm imiş. Cümlesi mütesellî olup mü …
Ve ahâlîsi serâpâ Havvâre kabîlesidir, şeyhleri Ebû Mü’ezzin oğludur. Biz anda iken yine Havvâre'den Berber oğlu Şeyh Alî, Ebû Mü’ezzin oğlu ile gözümüz önünde bir ceng-i azîm edüp tarafeynden yedi yüz âdem hâke düşüp fi'l-hâl iki kabîle birbiriyle öpüşüp görüşüp barışup gitdiler ve akrabâları feza‘ u çeza‘ etmeyüp safâ ederek merhûm olanları atlara ve develere yükledüp götürdüler. Bu dahi garîb temâşâdır. Hâkim tarafından ve gayrıdan ne soru ve ne su’âl olundu. Gûyâ bu ceng bir kânûn-ı kadîm imiş. Cümlesi mütesellî olup müzâkere bile etmediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y447a ·
metinde göster ·