İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

sovukdan

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
22
isabet
22 cümle/beyitte
8,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
19 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi229,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–22 / 22

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“sovukdan” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 61a Lafze vü ma‘nen ana dedi Neşâtî târîh / Be meded tondu sovukdan bin otuz'da deryâ}
EÇS II 265a–265b … musallat olup dokunur, kâh alarka olur ne çâre emr Hudânın deyüp su dökmeden ve sovukdan bî-zâr olup mebhût ve mütehayyir kaldık. Emr-i ilâhî. Beyt:
EÇS II 265b … al içre olan refîklerimden haberim olmayup gâ’ib oldular. Hakîr bu hâl üzre kâh sovukdan kâh talattum-ı deryâ havfinden Bahr-i siyâh üzre galtân u cünbân ederek emvâc-ı …
EÇS II 288b … en gelirsin?", derler? "Berf rahmetinden gelirim", der. Ol ne diyârdır, derler; sovukdan "Ere zulüm" olan Erzurûm'dur, der. "Anda yaz olduğuna râst geldin mi", derler? …
EÇS II 349b–350a … ayup yetmiş âdemin dest [u] pâları donup gerü Dankaza'ya döndüler. Niçe devâbât sovukdan öldüler. Dankaza'da niçe âdemlerin dest [u] pâları ezze-i belâ ile kat‘ olunup …
EÇS V 11b … ın ne bilem, bir vücûd görünmez, bir eldir salınır, men dahi ana hayrân idim ve sovukdan men buymuş idim. Monla Mehemmed nâ-merhûm ‘Hele dahi otur, sana bir ma‘rifet da …
EÇS VI 138a … en cemî‘i kazıklar yerden çıkmayup çıkarmağa çalışanların cümle demir kazıkları sovukdan kırılup ve cemî‘i haymeleri kat kat değşiremeyüp hemân her çadırı kurulmuş gibi …
EÇS VI 138b … ı zor-kâr esüp cümle atlar ve katırlar târumâr olup niçe garîb ü gurebâ âdemler sovukdan donup kurıla kalmışlar ve niçe bin kara hırsızlar çadırları yarmışlar ve niçe y …
EÇS VII 107a Bir şiddet-i şitâda bu mahalde dipi ve borandan niçe bay ankâ âdemler sovukdan helâk olduklarıyçün Tatar kavmi bu mahalle Baydipi derler. Andan yine cânib-i ş …
EÇS VII 180b … â ve bir rîh-i akîm poyraz rûzgâr-ı zorkârı esüp bi-emrillâhi te‘âlâ nehr-i Ten sovukdan müncemid olup üstünden niçe bin arabalar ve kızaklar geçmeğe başlayup cümle kav …
EÇS VII 185b … bu varoşun üç aded yerlerinde elma ağaçları ve vişne ve erik ağaçları var, ammâ sovukdan değme zamânda meyve vermezlermiş, ammâ bostânları latîf olur.
EÇS VIII 189a … lezîzdir. Bu mahalde Azak'dan getirdiğimiz etler ve söğüşler ve ekmekler cümle sovukdan taş gibi olup yemeden kaldı.
EÇS VIII 192a … çâ[ş]nigîr ve müteferrikalardan yigirmi nefer kimesnelerin ell[er]i ve ayakları sovukdan donup elleri ve ayaklarının kemiklerin Allâhümme âfinâ desterelerle kesüp eller …
EÇS VIII 192a … iş sulu bataklı ve çataklı yerden ubûr edüp bir azîm ormanlar içine girüp sehel sovukdan ârâm bulup yaban ahlat armudu ve göğemler ve kızıl kızıl elmalar yiyerek,
EÇS VIII 194a–194b … yâde olup bî-bâk ü bî-pervâ elimde mızrağımla buz üzre piyâde avdet etdim. Ammâ sovukdan âdemin erliği kesilirdi ve at üzre âdemler durmağa tahammül edemeyüp atdan yıkı …
EÇS VIII 203a "Azamet-i Kibriyâ hakkıyçün sultânım, üçü de Çerkez vilâyetinde Hatukay köyünde sovukdan buyup öldüler. Ancak ikisi kaldı" deyince,
EÇS VIII 275a … ın ve bâdelerin ve hoşâbların bu serdâb mağârâlarda sovudurlar. Mâh-ı Temmûz'da sovukdan du[ru]lmaz bir garîb temâşâgâh mağârâlardır.
EÇS IX Y197a … -ı Serî‘ derler. Bunu nûş eden kendüyü gâyet ıssı hfız edüp ıssı ta‘âmlar yeyüp sovukdan ihtirâz lâzım. Ve,
EÇS IX Y236a … â etmiş. Etrâf kurâlardan ahâlî-i büldân gelüp gusl ederler. Ammâ taşra çıkınca sovukdan gâyet ihtirâz lâzımdır. Tâ ki nef‘i müşâhede oluna. Ammâ zî-rûh hayvânât makûle …
EÇS IX Y260b … Hudâ ol gece bir berd-i şitâ olup bir dipi ve boranlı serçe başı kar yağdı kim sovukdan iki yüz mikdârı deve ve yetmiş seksen Urbân-ı uryân rûh-ı revân oldu. Ve ol gec …
EÇS IX Y261a … bu dipi ve borana râst gelüp bu kadar emvâl [ü] erzâkdan ayrılup ve niçe huccâc sovukdan helâk olup yetmiş bin renc [ü] anâ çekerek salt cânların halâs edüp ordu-yı İsl …
EÇS X Y228a … di, dediler, ve kış olmazdı. Ammâ şimdi şiddet-i şitâ olup azîm yağmurlar yağup sovukdan kürk geyer olduk, dediler.