… yurdlarda tüşün verüp meks etdükde on kerre yüz bin sabâ-sür‘at esb-i tâzîlere
su
vermek içün eşmeler hafir ederken rimâl-ı türâb içre deniz mahlûkâtının alâmetl …
Hattâ bu hakîr-i kesirü't-taksîr sene (---) târîhinde İslâm Geray Hân asrında Maskov seferine giderken asker-i Tatar-ı adû-şikâr ile Heyhât sahrâsında Kertmeli ve Biyim ve Eşim nâm yurdlarda tüşün verüp meks etdükde on kerre yüz bin sabâ-sür‘at esb-i tâzîlere su vermek içün eşmeler hafir ederken rimâl-ı türâb içre deniz mahlûkâtının alâmetleri çıkardı. Meselâ yengeç ve kerevit ve midye ve istiridye misilli haşerâtların kabukları zâhir olurdu. Andan anlanır kim Heyhât vâdîsi dahi Karadeniz imiş. Âye[t]: Arapça9b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a–9b ·
metinde göster ·
… e bin bir amûd-ı müntehâlar üzre tâklar ve toloz kubbeler inşâ etdiler kim altı
su
sahrîci olup âb-ı rahmet ile mâl-â-mâl ola. Ve İslâmbol'da zelzele-i azîmeler o …
"Mühimmât [u] levâzımâtların benden alın ve şu resm-i musanna‘ üzre vaz‘-ı esâs eylen" deyü Hazret-i Hızır ta‘lîmiyle Ayasofya'nın binâsına şürû‘ etdiler. İbtidâ zemînin ka‘ra varınca hafr-ı azîm edüp bir ay kâmil temeline rusâs-ı hâssı eridüp nehr-i azîm gibi akıdup ibtidâ zemîne kurşum temel bırakdılar. Anın üzerine bin bir amûd-ı müntehâlar üzre tâklar ve toloz kubbeler inşâ etdiler kim altı su sahrîci olup âb-ı rahmet ile mâl-â-mâl ola. Ve İslâmbol'da zelzele-i azîmeler olmağile cümle binâların esâsın boş edüp zelzeleden emîn olmak mülâhazasıyla Ayasofya'nın zîr-i zemînin sahrîc etdiler. Hâlâ Kırkçeşme Suyu ile memlûdur. Ve câ-be-câ yerlerin ta‘mîr içün ve rahnedâr yerlerin gözetmek içün Ayasofya altında kayıklar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a ·
metinde göster ·
Ve câmi‘in tâ vasatında bakır kapaklı bir çâh-ı mâ vardır. Andan delveler ile su çeküp ba‘zı kimesneler nûş-ı âb edüp def‘-i atşân ederler. Andan cânib-i erba‘asının der [ü] dîvârının imâretine şürû‘ eyleyüp cümle (---)(---) bu sommâkî ve zenbûrî ve ruhâmî ve yerakânî ve beyâz mermer-i mücellâ serâmed amûdlar üzre dörd tabaka tâk-ı Havernaklar üzre bir kubbe-i ser-nigûn rusâs-ı nîlgûn ile mestûr bir kubbe-i ma‘mûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a ·
metinde göster ·
lâzımdır deyü İslâmbol'a su getirmeğe bezl-i himmet edüp var makdûrun sarf eyle …
Ve bu İslâmbol'un yedinci bânîsi Vezendo Kıral'ın ammisi Yanvan Kıral ki Tevârîh-i Yûnân sâhibidir, ol asırda Erdel Macaristân'ında Yanova nâm şehirde makarr edinüp tahtgâh edinmiş idi. Çünki bürâderzâdesi Vezendon Kıral babasının tahtgâhı olan Makdonya şehrini ta‘mîr [u] termîm edüp her pâdişâh İslâmbol içre birer âsâr-ı hayrât etdüklerin istimâ‘ edince Yanvan Kıral dahi eyle seva[d-ı] mu‘azzamaya su lâzımdır deyü İslâmbol'a su getirmeğe bezl-i himmet edüp var makdûrun sarf eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a ·
metinde göster ·
… edince Yanvan Kıral dahi eyle seva[d-ı] mu‘azzamaya su lâzımdır deyü İslâmbol'a
su
getirmeğe bezl-i himmet edüp var makdûrun sarf eyledi.
Ve bu İslâmbol'un yedinci bânîsi Vezendo Kıral'ın ammisi Yanvan Kıral ki Tevârîh-i Yûnân sâhibidir, ol asırda Erdel Macaristân'ında Yanova nâm şehirde makarr edinüp tahtgâh edinmiş idi. Çünki bürâderzâdesi Vezendon Kıral babasının tahtgâhı olan Makdonya şehrini ta‘mîr [u] termîm edüp her pâdişâh İslâmbol içre birer âsâr-ı hayrât etdüklerin istimâ‘ edince Yanvan Kıral dahi eyle seva[d-ı] mu‘azzamaya su lâzımdır deyü İslâmbol'a su getirmeğe bezl-i himmet edüp var makdûrun sarf eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bu Tuna'dan imdâd olmayınca yine Vezendon Kıral, İslâmbol'a
su
getirdmek içün su kemerleri cânibinden bir ayn-ı zülâli üstâd-ı mühendislere mâ …
Ba‘dehu bu Tuna'dan imdâd olmayınca yine Vezendon Kıral, İslâmbol'a su getirdmek içün su kemerleri cânibinden bir ayn-ı zülâli üstâd-ı mühendislere mâl-ı firâvân bezl edüp Kırkçeşme kemerleri ile İslâmbol'a bir mâü'l-hayât getirüp Kırkçeşme'den gayrı üç bin çeşme-i hayevân cereyân etdirüp İslâmbol'u eyle ma‘mûr [u] âbâdan etdi kim Yanko vezîri Kanator'anın binâ etdüği Yedikulle kal‘asından tâ Sarâyburnu kal‘ası rüknüne gelince şâhrâhın tarafeynine murassa‘ mînâ iskemleler üzre zer-ender-zere müstağrak olmuş kat-ender-kat kemer kuşaklu sipâh kulları selâma durup el bağlarlardı. Ve yüz bin piyâde murassa‘ tâclu kemer-beste kullar dahi önü sıra saf saf olup gürûh gürûh alay ile ubûr ederlerdi. Ve iki kerre yüz bin esb-süvâr asker dahi alay ederlerdi. Tâ bu mertebe kerr ü fer sâhibi zîşân kıral idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
… u bu Tuna'dan imdâd olmayınca yine Vezendon Kıral, İslâmbol'a su getirdmek içün
su
kemerleri cânibinden bir ayn-ı zülâli üstâd-ı mühendislere mâl-ı firâvân bezl e …
Ba‘dehu bu Tuna'dan imdâd olmayınca yine Vezendon Kıral, İslâmbol'a su getirdmek içün su kemerleri cânibinden bir ayn-ı zülâli üstâd-ı mühendislere mâl-ı firâvân bezl edüp Kırkçeşme kemerleri ile İslâmbol'a bir mâü'l-hayât getirüp Kırkçeşme'den gayrı üç bin çeşme-i hayevân cereyân etdirüp İslâmbol'u eyle ma‘mûr [u] âbâdan etdi kim Yanko vezîri Kanator'anın binâ etdüği Yedikulle kal‘asından tâ Sarâyburnu kal‘ası rüknüne gelince şâhrâhın tarafeynine murassa‘ mînâ iskemleler üzre zer-ender-zere müstağrak olmuş kat-ender-kat kemer kuşaklu sipâh kulları selâma durup el bağlarlardı. Ve yüz bin piyâde murassa‘ tâclu kemer-beste kullar dahi önü sıra saf saf olup gürûh gürûh alay ile ubûr ederlerdi. Ve iki kerre yüz bin esb-süvâr asker dahi alay ederlerdi. Tâ bu mertebe kerr ü fer sâhibi zîşân kıral idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
… ve Ma‘cûncu mahallesi kurbünde ve Gedikpaşa kurbünde ve Peykhâne kurbünde azîm
su
sahrîcleri bünyâd edüp âb-ı rahmet ile leb-ber-leb edüp cümle şâhrâhları hâr ü …
Ve Sultânselîm'de ve Sivasî Tekyesi altında ve Edirnekapusu dâhilinde ve Ma‘cûncu mahallesi kurbünde ve Gedikpaşa kurbünde ve Peykhâne kurbünde azîm su sahrîcleri bünyâd edüp âb-ı rahmet ile leb-ber-leb edüp cümle şâhrâhları hâr ü hâşâkdan ve gird ü gubârdan pâk etdirirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
zâhir olur. Ve İslâmbol kal‘asının deryâ tarafından havfı olmaduğundan bir kat …
Ol asırda Sarâyburnu'ndan Yedikulle'ye varınca zeyl-i kal‘a şâhrâh idi. Şimdiki zamânımızdaki gibi kal‘a dîvârın lodos rûzgârı döğüp münhedim etmezdi. Ammâ yine tâ ibtidâ binâsından berü bu İslâmbol kal‘asının iki deryâsı tarafında handakı yokdur, zîrâ leb-i deryâ olmağla handak ve hafre tahammülü yokdur, hemân su zâhir olur. Ve İslâmbol kal‘asının deryâ tarafından havfı olmaduğundan bir kat kal‘a dîvârıdır. Ammâ Akdeniz ve Karadeniz boğazlarında Ebü'l-feth Sultân Mehemmed kilidü'l-bahreyn kal‘alar binâ edüp İslâmbol kal‘ası emn [ü] emânda olup dahi metânet buldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
… Tenâvül edeni bin kerre geğirdir, aceb hâssası vardır ammâ nâdirdir. Ekseriyyâ
su
kaplıbağası mahlûku ol eğiri yiyüp semîn ve semiz olurlar. Galata'dan Freng tâ’ …
Ma‘âdin-i sâdis: Mesîregâh-ı Kâğızhâne nâm ferah-fezâda bârûdhâne çarhların deverân etdiren uyûn-ı Cendereci nâm âb-ı hayât Hind ü Sind ve Arab u Acem seyyâhânı içre meşhûr-ı âfâkdır. Anda bir gûne eğir kökü hâsıl olur kim Azak eğirinden ve Gerede {şehri} ve Kanije kal‘ası halîci eğirinden nâfi‘ bir eğirdir. Tenâvül edeni bin kerre geğirdir, aceb hâssası vardır ammâ nâdirdir. Ekseriyyâ su kaplıbağası mahlûku ol eğiri yiyüp semîn ve semiz olurlar. Galata'dan Freng tâ’ifeleri gelüp mezkûr kaplıbağaları sayd edüp cemî‘i emrâz-ı muhtelifeye dâ’-i devâ içün tenâvül ederler. Hakkâ ki bin kerre nef‘i müşâhede olunmuşdur kim cemî‘i zamânda ol bağaların me’kûlâtları eğir köküdür. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18b ·
metinde göster ·
… a‘de't-ta‘âm ser-i kârda olan ulemâ-yı fuzalâların dest-i şerîflerine ibrîk ile
su
döküp tâ bu mertebe kesr-i nefs eyleyüp üç gün üç gece hidmet eyledi.
Andan Sultân Mehemmed Hân Tershâne Bâğçesi'ne gelüp üç gün üç gece cemî‘i guzât-ı müslimîne it‘âm-ı âm edüp summât-ı Muhammedîler edüp bizzât kendüler etek der-miyân edüp çâşnigîrbaşı-misâl kemerinde peştemâl ile cümle guzâta nân ü nemek yemek gerek dahı ne gerek deyü hûn-ı beyâz bezl edüp ba‘de't-ta‘âm ser-i kârda olan ulemâ-yı fuzalâların dest-i şerîflerine ibrîk ile su döküp tâ bu mertebe kesr-i nefs eyleyüp üç gün üç gece hidmet eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31a ·
metinde göster ·
… bâdete meşgûl olup cemî‘i vahşî hayvânâtlar ile hüsn-i ülfet edüp ol mahlûklara
su
vermek içün zemîni hafr edüp ol kazdığı yerden bir âb-ı hayvân zâhir oldu kim h …
Sebeb-i imâreti ol idi kim Hazret-i Îsâ halîfelerinden Havâriyyûn Şem‘ûn İslâmbol'a gelüp ol câ-yı ferah-fezâda ibâdete meşgûl olup cemî‘i vahşî hayvânâtlar ile hüsn-i ülfet edüp ol mahlûklara su vermek içün zemîni hafr edüp ol kazdığı yerden bir âb-ı hayvân zâhir oldu kim hakkâ âb-ı 32b hayvân olup cümle hayvânât andan def‘-i atşân edüp ba‘dehu Şem‘ûn Halîfe ol câ-yı ma‘hûdda bir ma‘bed-i muhtasar bir ibâdethâne edüp mürûr-ı eyyâmdan sonra Pozantin Kıral ol uyûn-ı câriye üzre mezkûr deyr-i kebîri binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a–32b ·
metinde göster ·
… n'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf
su
olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş ederdi. İlâ hâz …
Anlar dahi Eski Sarây dâhilinde olan uyûn-ı Şem‘ûn'u cümleden hafîf ü mu‘tedil serî‘u'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayrı uyûnların âb-ı sâfîlerin beşer miskâl olmak üzre pembeler ile berâber vezn edüp mevzûn pembeleri vezn olunmuş âb-ı rakîklere ilkâ edüp mezkûr pembeler beşer miskâl suları cezb edüp ba‘dehu pembeleri âfitâb-ı âteş-tâbda kurudup cümle pembeyi vezn edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş ederdi. İlâ hâze'l-ân cümle pâdişâhlar andan nûş ederler kim kilarcıbaşı tarafından ve dış sakkâbaşı tarafından üçer âdem beher yevm altı kişi üçer seyishâne yükü yigirmişer vukıyye gelir gümüş güğümlere ol âb-ı nâbdan leb-ber-leb edüp su nâzırı huzûrunda kilarcıbaşının mu‘temedün-aleyh âdemlerinin mührüyle kırmızı balmûmları ile güğümlerin ağızların mühürleyüp pâdişâha her bâr götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… e yükü yigirmişer vukıyye gelir gümüş güğümlere ol âb-ı nâbdan leb-ber-leb edüp
su
nâzırı huzûrunda kilarcıbaşının mu‘temedün-aleyh âdemlerinin mührüyle kırmızı b …
Anlar dahi Eski Sarây dâhilinde olan uyûn-ı Şem‘ûn'u cümleden hafîf ü mu‘tedil serî‘u'l-hazm bir âb-ı hayât buldular. Ve bundan gayrı uyûnların âb-ı sâfîlerin beşer miskâl olmak üzre pembeler ile berâber vezn edüp mevzûn pembeleri vezn olunmuş âb-ı rakîklere ilkâ edüp mezkûr pembeler beşer miskâl suları cezb edüp ba‘dehu pembeleri âfitâb-ı âteş-tâbda kurudup cümle pembeyi vezn edüp bu ayn-ı Şem‘ûn'da ıslanan pembe cümle pembelerden hafîf gelmek ile kavl-i hukemâ gâyet latîf su olduğundan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed dâ’imâ ol âb-ı nâbdan nûş ederdi. İlâ hâze'l-ân cümle pâdişâhlar andan nûş ederler kim kilarcıbaşı tarafından ve dış sakkâbaşı tarafından üçer âdem beher yevm altı kişi üçer seyishâne yükü yigirmişer vukıyye gelir gümüş güğümlere ol âb-ı nâbdan leb-ber-leb edüp su nâzırı huzûrunda kilarcıbaşının mu‘temedün-aleyh âdemlerinin mührüyle kırmızı balmûmları ile güğümlerin ağızların mühürleyüp pâdişâha her bâr götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… üzre üç bin amûd-ı müntehâ üzre tâklar ve toloz kubbeler inşâ etdiler kim altı
su
sarnıcı olup zelzeleden masûn u mahfûz olmak mülâhazasıyla ibtidâ 34a temelin …
"Bu câmi‘in cemî‘i mühimmât [u] levâzımât masârıfın benden alın ve bu resme bir câmi‘ binâ edin" deyü Ayasofya'nın vaz‘-ı esâsın ta‘lîm {etdi.} ibtidâ zemîn-i ka‘ra varınca hafr edüp tâ Âhûrkapu berâberliği olunca ka‘r-ı zemînden sular zâhir olup kâmil bir ay bu temel içre âteş-i Nemrû[d]lar yakup kurşum akıdup gûyâ bir rusâs-ı nîlgûn bahr oldu. Bu kurşum deryâsı temelde yedi yıl durup ba‘dehu Ağnados nâm bir ilm-i hendesede âmil-i tâm mi‘mâr-ı benâm zâhir olup Hazret-i Hızır temeline vekîlü'l-harc ve nâzır olup kırk bin ummâl ve yedi bin hammâl ve üç bin bennâ cem‘ olup meşveretleri ile Ayasofya'nın kurşum temeli üzre üç bin amûd-ı müntehâ üzre tâklar ve toloz kubbeler inşâ etdiler kim altı su sarnıcı olup zelzeleden masûn u mahfûz olmak mülâhazasıyla ibtidâ 34a temelin bu yüzden itmâm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33b–34a ·
metinde göster ·
… yasofya'nın tâ vasatında bir bakır kapaklı kuyu ağzı vardır, andan delveler ile
su
çekilüp cemâ‘at nûş edüp def‘-i atşân ederler.
Ve sahrîcin kırk çeşmenin serdâbiyle serdâbı memlû etdiler. Ve sahrîcin câ-be-câ yerlerin ta‘mîr ü termîm içün kayıklar peydâ etdiler. Hâlâ mezkûr kayıklar durup tâ Â’işe Sultân sarâyına ve Hasan Paşazâdeler ve Kudde Mehemmed Kethudâ ve Arslanhâne ve Sarây Meydânı ve Cebehâne-i Enderûn ve Sovuk Çeşmelere varınca merkûm sarâyların altı serâpâ boş olup âb-ı rakîk ile mâl-â-mâldır. Ve Ayasofya'nın tâ vasatında bir bakır kapaklı kuyu ağzı vardır, andan delveler ile su çekilüp cemâ‘at nûş edüp def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
… sekiz âdemin önüne birer âlât-ı silâh koyup kendi önüne yeniçeri bir leğen içre
su
koyup yerinde herkes karâr eder. Hemân Gülâbî Ağa,
"Emr-i Hak ile me’mûr olduğunuz işleriniz görün" deyü fermân etdükde hemân mezkûr sipâhdan yeniçeri sûretine giren âdem ayağ üzre kalkup bir hücreyi küşâde kılup içeriden otuz sekiz gûne âlât-ı silâh çıkarup otuz sekiz âdemin önüne birer âlât-ı silâh koyup kendi önüne yeniçeri bir leğen içre su koyup yerinde herkes karâr eder. Hemân Gülâbî Ağa,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38a ·
metinde göster ·
… kırk gün sabr eyle" deyü tenbîh eder. Hemân yeniçerinin önündeki taşt içre olan
su
cûş [u] hurûşa gelüp leğen içinde iki küçücük gemiler zâhir olup gark olma sade …
"Bire ben sana demedim mi kırk gün sabr eyle" deyü tenbîh eder. Hemân yeniçerinin önündeki taşt içre olan su cûş [u] hurûşa gelüp leğen içinde iki küçücük gemiler zâhir olup gark olma sadedinde iken geminin birin yeniçeri direğinden yapışup yelkenine "Üf" deyüp telattum-ı mevtden halâs olup giderler. Öbür gemi temevvüc-i mâdan gark olma mahallinde iken içinde olan ibâdullâh "Ya Allâh" deyü feryâd [ü] figânları evce peyveste olup hemân yeniçeri şeyhin izniyle geminin direğinden basup gemiyi gark edince içinde olan bu kadar mahlûk-ı Hudâ kimi gark olup kimi halâs olurken yeniçeri kimisin gark eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38a ·
metinde göster ·
… ir oğlancık ve bir kızcuğaz leğenin kenârına çıkarken ma‘sûmı kenârdan yeniçeri
su
içre gark edüp kızı leğenden taşra çıkarır. Hemân bu hâli dahi Gülâbî Ağa görün …
Hemân bir oğlancık ve bir kızcuğaz leğenin kenârına çıkarken ma‘sûmı kenârdan yeniçeri su içre gark edüp kızı leğenden taşra çıkarır. Hemân bu hâli dahi Gülâbî Ağa görünce,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38a ·
metinde göster ·
… Manastır-ı Sencovaniyye derlerdi. Cânib-i erba‘asına başka kal‘a dîvârı ve bir
su
sarnıcı ve üç bin bıtrîke hücreler imâret edüp âbâdân etmişdi. Ba‘de'l-feth Sul …
Hazret-i Yahyâ, Hazret-i Îsâ'nın vâlidesi tarafından akrabâ-yı karîbi olması ciheti ile Kostantîn'in vâlidesi bu Zeyrekbaşı'ndaki câmi‘i inşâ edüp Hazret-i Yahyâ rûhuna hibe etdüğiyçün Manastır-ı Sencovaniyye derlerdi. Cânib-i erba‘asına başka kal‘a dîvârı ve bir su sarnıcı ve üç bin bıtrîke hücreler imâret edüp âbâdân etmişdi. Ba‘de'l-feth Sultân Mehemmed câmi‘ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39b ·
metinde göster ·
… rtefi‘ kûh-ı bâlâ üzre vâkı‘ olmuşdur. Ve hareminin sağ tarafında kefere zamânı
su
sahrîci bir fecc-i amîk sarnıc vardır. Ve yine hareminin şimâlî tarafında "Kırk …
Hakkâ ki kubbe-i eflâke mânend bî-mânend kubbe-i nîlgûndur. Lâkin Ayasofya kubbesi bu kadar âlî değildir. Kaddi elli sekiz zirâ‘ binâ-yı âlîdir, dahi âlî binâ olunmamasının aslı zemîni gâyet mürtefi‘ kûh-ı bâlâ üzre vâkı‘ olmuşdur. Ve hareminin sağ tarafında kefere zamânı su sahrîci bir fecc-i amîk sarnıc vardır. Ve yine hareminin şimâlî tarafında "Kırk Nerdübân" nâmıyla ma‘rûf elli dörd kademe bir nerdübân ile nüzûl olunur bir uçurum yerdir. Bu iki uçurum ortasındaki püşte üzre bu câmi‘ vâkı‘ olmağile zelzeleden masûn [u] mahfûz olmasıyçün âkıbet-endîş Mi‘mâr Sinân-ı hurdedân câmi‘i alçak edüp çâr-dîvâr üzre inşâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
… ür. Nehr-i azîm gibi cereyân eder. Ey imdi sen kîseleri uç uca eğer dizersen bu
su
İslâmbol'a varır, dedik. İnşâ’allâh hakîr kîseleri yan yana ve hemyân hemyâna m …
"Belî pâdişâhım mümkündür. Nehr-i azîm gibi cereyân eder. Ey imdi sen kîseleri uç uca eğer dizersen bu su İslâmbol'a varır, dedik. İnşâ’allâh hakîr kîseleri yan yana ve hemyân hemyâna muttasıl iki konak yer dizeyim."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46a ·
metinde göster ·
… etine yetmiş yaşınd[a] yetmişdir. Medîne'nin şiddet-i hârında yigirmi günde bir
su
içdüği meşhûr-ı âfâkdır.
eş-Şeyh Mehemmed ibn Arrâf, Medîne-i Münevvere Bakî‘inde medfûndur. Babası Mısır'da ümerâ-i Çerâkise'den ve kendüsi mîr-i muhterem iken terk-i dünyâ olup Seyyid Alî hizmetine yetmiş yaşınd[a] yetmişdir. Medîne'nin şiddet-i hârında yigirmi günde bir su içdüği meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99b ·
metinde göster ·
"Murâd cenâzemi Ebü'l-feth'de kılmağa hâzır olup yine beni hânemde defn edüp üzerime bir kubbe ve bir tekye ve bir çeşme inşâ et kim dünyâda elli bir sene su içmedim" deyü menâm-ı pâdişâha girüp ale's-sabâh Murâd Hân, Sultân Mehemmed câmi‘inde Dede'nin cenâzesine hâzır olup sâ’ir ümmet-i Muhammed gibi nevbet ile Murâd Hân teberrüken na‘ş-ı Dede'yi iki kerre ketfine alup tâ hâne-i Dede'ye getirüp anda defn ederler. Ba‘de'd-defn üzerlerine bir kubbe-i pür-envâr ve bir ayn-ı câriye edüp hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Pederimizin güftesiyle çeşmeye târîh, (---)(---)(---)(---) ve fevtine târîh, Bursevî Cinânî demişdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111a ·
metinde göster ·
… n şimâlinde mezâristân içre bir kaç hâneler vardır, anda bir beyt-i kadîmde bir
su
kuyusu vardır. Bir âdemin bir şey’i gâ’ib olsa evvel pâk âbdest alup ol çâh-ı m …
Mesîregâh-ı Cân Kuyusu: Eyyûb'un şimâlinde mezâristân içre bir kaç hâneler vardır, anda bir beyt-i kadîmde bir su kuyusu vardır. Bir âdemin bir şey’i gâ’ib olsa evvel pâk âbdest alup ol çâh-ı mâ kenârında iki rek‘at namâz kılup ve Fâtiha-yı şerîf tilâvet edüp savâbın Hazret-i Yûsuf rûhuna hibe edüp eyide kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
… ibdir. Hindûstân'da hâsıl olmuş şeftâlû çekirdeğinin nısfıdır. Hâlâ iki vukıyye
su
alır. Kenâreleri altun dîvâre ve sîm halhâllar ile bir ibret-nümâ sun‘-ı Hudâ'd …
Süleymân Hân bu tekyenin deryâya nâzır bir köşesinde sâkin olup teferrüc ederken Hindûstân pâdişâhından hedâyâlar gelüp bir nakş-ı bûkalemûn telâtîn derisinden bir ta‘âm sofrası ve yüz Hıtâyî münebbid tabaklar ve yüz aded kâseyi ve niçe âlât-ı ta‘âm zî-kıymet eşyâları bu tekyeye vakf eder. Ba‘dehu bu şeyleri zorbalar asrında hazîneye alup sofra ile bir şeftâlû çekirdeğinden bir dervîşân keşkülü kalmışdır kim garâyibdir. Hindûstân'da hâsıl olmuş şeftâlû çekirdeğinin nısfıdır. Hâlâ iki vukıyye su alır. Kenâreleri altun dîvâre ve sîm halhâllar ile bir ibret-nümâ sun‘-ı Hudâ'dır. Nısfı hâlâ hazînededir. Selîm-i Sânî bu keşkülden bilâ cur‘a bâde nûş etmişdir. Hakkâ ki yek-merdî kâse değil penc-merdî kâseden ziyâde bâde alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
kaynağı vardır kim 124a Temmûz'da hummâya mübtelâ bir âdem üç kerre bu mâ’-i …
Ve (---) Ayazması nâm bir mâ’-i zülâl su kaynağı vardır kim 124a Temmûz'da hummâya mübtelâ bir âdem üç kerre bu mâ’-i sâfîden nûş edüp gasl etse istifrâğ edüp halâs olur. Ekseriyyâ Rûm tâ’ifesinin meşâdları bu mahalde olup bu ayazmayı ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123b–124a ·
metinde göster ·
… mlesinin ağızların Kâğızhâne balçığıyla sıvayup meselâ bostânları ray etmeğiçün
su
yolları ederler, hemân eylece yollar edüp yolları tuç eriyecek kubbenin yolu ağ …
Der-sitâyiş-i top kâlıbı yerleri: Mezkûr tuç kubbelerinin önünde derk-i gayyâdan nişân verir çukurlar içre ağızları yukaruya top kâlıbların koyup eğer balyemez top ise her ocağa onar top kâlıbı koyup yigirmi top eder. Eğer kolumburuna top ise yigirmişer kâlıb, eğer şâhîler ise yüzer kâlıb, eğer içine âdem sığar şayka toplar ise beşer [yüzer] kâlıb koyup cümlesinin ağızların Kâğızhâne balçığıyla sıvayup meselâ bostânları ray etmeğiçün su yolları ederler, hemân eylece yollar edüp yolları tuç eriyecek kubbenin yolu ağzında nihâyet bulup bu gûne tedârükle hâzır-bâş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
… dahi ziyâde âteş atmağa başlayup üstâdlar tenbîh edüp ol kârhâne içre bir katre
su
komazlar. Zîrâ tuç deryâsı akarken bir katre su râyihası duysa yolları pâre pâr …
"Sultânım dîn-i mübîn aşkına zekât [u] sadakanızdan altun ve guruş tuç deryâsına bırağın" dedikde sadrıa‘zam bir kaç kîse altun ve pâdişâh tarafından hazînedârbaşı bir kaç kîse altun ve sâ’ir vüzerâlar birer ikişer kîse altunu dökücübaşıya teslîm edüp alâ-mele’i'n-nâs tuç deryâsına "Bismillâh" ile atup ol ân uzun ince çam gemi serenlerin tuç deryâsına sokup kalay ve altun guruşları karışdırdıkça çam direkleri mahv olup yine gayrı direkler ile niçe sâ‘at karışdırup (---) sâ‘atde tuç deryâsının yüzü kaymaklanmağa başladıkda üstâdlar bilirler kim tuç deryâsı kâmil kal oldu. Ol ân dahi ziyâde âteş atmağa başlayup üstâdlar tenbîh edüp ol kârhâne içre bir katre su komazlar. Zîrâ tuç deryâsı akarken bir katre su râyihası duysa yolları pâre pâre olup Allâhümme âfinâ cümle huzzâr-ı meclis helâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
… edüp ol kârhâne içre bir katre su komazlar. Zîrâ tuç deryâsı akarken bir katre
su
râyihası duysa yolları pâre pâre olup Allâhümme âfinâ cümle huzzâr-ı meclis hel …
"Sultânım dîn-i mübîn aşkına zekât [u] sadakanızdan altun ve guruş tuç deryâsına bırağın" dedikde sadrıa‘zam bir kaç kîse altun ve pâdişâh tarafından hazînedârbaşı bir kaç kîse altun ve sâ’ir vüzerâlar birer ikişer kîse altunu dökücübaşıya teslîm edüp alâ-mele’i'n-nâs tuç deryâsına "Bismillâh" ile atup ol ân uzun ince çam gemi serenlerin tuç deryâsına sokup kalay ve altun guruşları karışdırdıkça çam direkleri mahv olup yine gayrı direkler ile niçe sâ‘at karışdırup (---) sâ‘atde tuç deryâsının yüzü kaymaklanmağa başladıkda üstâdlar bilirler kim tuç deryâsı kâmil kal oldu. Ol ân dahi ziyâde âteş atmağa başlayup üstâdlar tenbîh edüp ol kârhâne içre bir katre su komazlar. Zîrâ tuç deryâsı akarken bir katre su râyihası duysa yolları pâre pâre olup Allâhümme âfinâ cümle huzzâr-ı meclis helâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
… u kıllet üzre olmağile niçe bin kayıklar ile bu Beşiktaş kuyularından Galata'ya
su
taşıyup Galata halkı def‘-i atşân ederler. Tâ bu mertebe âb-ı zülâl Beşiktaş su …
Ve cümle yetmiş mikdârı dükkânları vardır. Şehrine göre dükkânları ve çeşmeleri azdır. Ammâ her hânede ve besâtînlerinde niçe bin âb-ı zülâl çâh-ı mâlar vardır. Hattâ mâh-ı Temmûz'da Galata şehrinin suyu kıllet üzre olmağile niçe bin kayıklar ile bu Beşiktaş kuyularından Galata'ya su taşıyup Galata halkı def‘-i atşân ederler. Tâ bu mertebe âb-ı zülâl Beşiktaş suları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135a ·
metinde göster ·
… n guruş harc edüp Kâsımpaşa'da Kulaksız mahallesi kurbünde Emîr Efendi câmi‘ine
su
getirüp aceb hayrât-ı azîm etmişdir}. Ve Tatar hânlarından (---)(---) Hân Kara …
Ve civârlarında Kapudan Halîl Paşa {bir kubbe-i âlî içre medfûndur. Âsâr-ı hayrâtından kal‘a-i Sakız'da ve İslâmbol Yeniköyünde leb-i deryâda birer câmi‘i var. Ve elli bin guruş harc edüp Kâsımpaşa'da Kulaksız mahallesi kurbünde Emîr Efendi câmi‘ine su getirüp aceb hayrât-ı azîm etmişdir}. Ve Tatar hânlarından (---)(---) Hân Kara Mustafâ Paşa re’yiyle şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135b ·
metinde göster ·
… gûş ederler bir nehr-i mahabbetdir. Ammâ iki cânibinde olan dırahtların kökleri
su
içinde balık ağı şebekesi gibi olup ba‘zı cânların ayağına ol kökler geçüp "Hay …
Ve ta‘tîl günleri niçe bin kayık ve peremeye süvâr olmuş niçe bin pîr [ü] cüvân âşıkân-ı sâdıkân bu câ-yı meserrete gelüp her biri birer gûne cilvelenirler. Ba‘zı cânlar mahbûbları ile mezkûr nehre girüp şinâverlik edüp birbirlerin 145b bî-bâk dirâgûş ederler bir nehr-i mahabbetdir. Ammâ iki cânibinde olan dırahtların kökleri su içinde balık ağı şebekesi gibi olup ba‘zı cânların ayağına ol kökler geçüp "Hay deniz mâliki beni tutdu" deyüp havfından gark olur. Gâyet ihtirâz lâzımdır. Anda ise mâlik olmak ihtimâli yokdur. Yine böyle iken niçe bin dilberân mukaşşer bâdâm gül-pembe-misâl vücûd-ı nâzenînlerin nîlgûn ibrîşim fûtalara sarup mâhîler gibi gavvâslık edüp âşıklarına dil-nüvâzlık ederler. Ve herkes cavk cavk olup köşe köşe sâz u söz ile Hüseyin Baykara sohbeti ederler. Ve bu câ-yı sürûrda bir oda acemî oğlanıyla bir acemî çorbacısı hükûmet edüp bârûdhâne üzre hidmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145a–145b ·
metinde göster ·
… amânı bunda kâğız işleyecek bir azîm kârgîr kubbeler ile mebnî kâğızhânesi var,
su
dollâbları yeri var kim Dâye Hâtûn câmi‘i altından suyu ubûr edermiş. Ammâ hâlâ …
Bir latîf hammâmı ve yigirmi aded dükkânı var. Ammâ kefere zamânı bunda kâğız işleyecek bir azîm kârgîr kubbeler ile mebnî kâğızhânesi var, su dollâbları yeri var kim Dâye Hâtûn câmi‘i altından suyu ubûr edermiş. Ammâ hâlâ bu kâğızhâne harâbdır. Lâkin sehel bahâne ile amâr olup bârûdhâne olmak mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
Kemerleri: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân on bin kîse harc edüp bu mahalden …
Mesîregâh-ı Su Kemerleri: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân on bin kîse harc edüp bu mahalden İslâmbol'a bin bir göz cisrler ile âb-ı nâbdan nişân verir su getirmişdir kim hakkâ bu binâlar kâr-ı dîv-i Süleymân'dır kim makdûr-ı beşer değildir. Ba‘zı kemerler bir dağdan bir dağ mâbeyninde vâkı‘ olup üçer kat eflâke ser çekmiş kehkeşân-âsâ kemerlerdir kim vâcibü's-seyrdir. Buna karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… arc edüp bu mahalden İslâmbol'a bin bir göz cisrler ile âb-ı nâbdan nişân verir
su
getirmişdir kim hakkâ bu binâlar kâr-ı dîv-i Süleymân'dır kim makdûr-ı beşer de …
Mesîregâh-ı Su Kemerleri: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân on bin kîse harc edüp bu mahalden İslâmbol'a bin bir göz cisrler ile âb-ı nâbdan nişân verir su getirmişdir kim hakkâ bu binâlar kâr-ı dîv-i Süleymân'dır kim makdûr-ı beşer değildir. Ba‘zı kemerler bir dağdan bir dağ mâbeyninde vâkı‘ olup üçer kat eflâke ser çekmiş kehkeşân-âsâ kemerlerdir kim vâcibü's-seyrdir. Buna karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
Kemerleri: Evvelâ Uzun Kemerler ve Mu‘allak Kemerler ve Güzelce Kemerler ve Müd …
{Evsâf-ı Tetimme-i Su Kemerleri: Evvelâ Uzun Kemerler ve Mu‘allak Kemerler ve Güzelce Kemerler ve Müderrisköy kemerleri ve Kovuk Kemerler, bunlar İslâmbol'un cânib-i garbîsinde bir konak tavîl menzildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… âsıdır, askerî değildir. Şehr-i İslâmbol içre 9999 çeşmelerden a‘yân [u] eşrâfa
su
taşıyup kâr ederler. Bunların dahi pîrleri yine Selmân-ı Kûfî'dir. 160b Bunla …
Esnâf-ı sakkâyân-ı şehr: Bunlar şehir sakkâsıdır, askerî değildir. Şehr-i İslâmbol içre 9999 çeşmelerden a‘yân [u] eşrâfa su taşıyup kâr ederler. Bunların dahi pîrleri yine Selmân-ı Kûfî'dir. 160b Bunların hâkimi hünkâr sakkâbaşısıdır, kârhâneleri Ayasofya'dadır. Ve bu at sakkâları cümle 1400 sakkâdır. Bunlar dahi atların gûnâ-gûn sebiz-gûn berkler ve gûnâ-gûn şükûfeler ile zeyn edüp mâ’-i sâfî bezl ederek ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a–160b ·
metinde göster ·