… n deryâ tarafından yüz pâre firkate ile Kapudan Siyâvuş Paşa karaya asker döküp
su kullesi
tarafından meterise girüp firkateleri Ulu Tün ve Diri Tün ve Kanlıca Özeği ve T …
Evsâf-ı menzil-i liman-ı Balısıra; 260a Anda cümle keştîler lenger-i ikâmet bırağup cemî‘î keştîleri limanlara bağlayup cemî‘î âlât, mühimmât, cebehâneleri ve me’kûlât ü meşrûbât [u] zahâ’irleri cümle sandallara ve firkate ve çekelve ve zarbûne ve tonbâzlara tahmîl edüp Azak Kal‘ası altına varınca otoz, altı milde gitmede. Zîrâ bu Balısıra nâm mahalden içeri kadırga ve şayka gemileri beşer arşın su sökmeğile gidemez, zîrâ ikişer üçer arşın sığlık deryâdır. Bu Balısıra nâm mahal, Taman cezîresi hâkine karîb Heyhât Sahrâsı'nın garbîsi nihâyetinde sâhil-i bahrde bir beyâbân yerdir. Lâkin asker-i deryâ-misâl gelmeğile niçe bin sazdan ve kamışdan ve çalâşdan mahzenler ve niçe bin sazdan dükkânlar binâ edüp bir şehr-i mu‘azzam gibi olmuş, zîrâ Azak'ın iskelesidir. Bu mahalde Kefe Beğlerbeğisi Bekir Paşa eyâletinde olan Çerkezistân'dan kabîle-i Şağak'dan ve kabîle-i Jana'dan ve Mâmşuh'dan ve Takaku'dan ve Bozok'dan ve Boltakay'dan ve Hatukay'dan ve Besni ve Kabartay'dan ve Tavustan'dan ve Dağıstân pâdişâhı Şamhâl Sultân Mahmûd'dan kırk bin güzîde asker ve yedi bin arabalar gelüp mezkûr Balısıra iskelesinden cümle cebehâne ve mühimmât-ı hafîfeleri arabalar ile Azağa götürdüler. Mâh-ı mezkûrun (---) günü cümle guzât-ı müslimîn Kal‘a-i Azak meterisine girüp göz açdırmayup yedi koldan muhâsara edüp şeb [u] rûz ceng-âşûb olmağa mübâşeret olundu. Mâh-ı mezkûrın (---) günü Anadolu tarafından yedi vezîr, on sekiz mir-i mîrân ve yetmiş aded mir-i livâ ve iki yüz alaybeği ve cümle erbâb-ı ze‘amet ve erbâb-ı timar kânûn üzre cebelîleriyle kırk yedi bin asker Azak altına imdâda gelüp azamet-i Hudâ bir gûne tüfenk ve top şâdmânı oldu kim gûyâ ebr-i kebûd evc-i semâda pâre pâre olup zemîne düşdü. Bu mahalde Tatar Hâna karavul fermân olunup Kırım askerinden Ulu Nogay ve Kiçi Nogay ve Şıydak Nogay Urümbet Nogay ve ve Şîrînli ve Mansûrlu ve Sincivitli ve Mankıtılı ve Nakşivanlı ve Çikişkeli ve Erbatlı ve Özili ve Olanlı ve Badraklı kavmleriyle ve Arslan Beğili ve Çobanili ve Deveyilik ve Nevrûzili bu illerin cümle sadaklu ve savatlu ve küpeli askerleriyle Hân hazretleri asker-i İslâm'ın cânib-i erba‘asın muhâfaza edüp karavul beklerdi. Ol gice kal‘ada mahsûr olan Kazak-ı Ak bir tüfenk şâdmânı edüp Kal‘a-i Azak mürg-i semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı. Ve tabllarına rehâ buldurup "Yâ Juj yâ Juj" sadâsıyla kal‘ayı pür etdiler. Kal‘anın cümle burc [u] bârûların haç-peykerler ile zeyn etdiler. Meğer ol şeb-i muzlimde nehr-i Tün ile on bin kâfir kal‘aya imdâd girüp sabâha dek ârâm etmeyüp top u tüfenk atmadan hâlî olmayup yedi yüz âdem şehîd oldu. Ertesi ale's-sabâh Tatar Hânı ve Silistre Paşası Ken‘an Paşa'yı nehr-i Tin sâhiline karavula kodular kim bir dahi küffâr kal‘aya imdâda gelmeye. Ve taraf taraf çeteciler ve otlak ve zahîreciler fermân olunup cümle mîr-i mirâna kol kol yer gösterilüp yeniden meterise girüp yedi kat meteris değişdirüp Yoğurdcu Baba Türbesi tarafında Handak kenarına varıldı. Küffâr-ı hâksârın zarabât-ı topundan cümle ordu-yı İslâm bir top menzili ba‘îd meks etdiler. Ertesi ale's-sabâh deryâ-misâl asker ile Serdâr-ı mükerrem Hüseyin Paşa, Yoğurdcu Baba tarafından meterise girüp on iki pâre balyemez toplara siper edüp âmâde oldu. Ol gün deryâ tarafından yüz pâre firkate ile Kapudan Siyâvuş Paşa karaya asker döküp su kullesi tarafından meterise girüp firkateleri Ulu Tün ve Diri Tün ve Kanlıca Özeği ve Timurlenk cezîresi tarafların muhâfaza edüp azmak azmak gezerlerdi. Su kullesinden yukaru kıble tarafına Anadolu eyâletine mutasarrıf (---) Paşa, eyâleti askeriyle ve sekiz balyemez, on oda yeniçeriyle meterise girdi. Ve Karaman eyâleti ile (---) Paşa altı oda ile kıble cânibi dîvârında meterise girüp altı balyemez hâzır etdi ve garb tarafında Karatayak varuşı cânibinde Silistre eyâletiyle Ken‘an Paşa on oda yeniçeri ve bir oda cebeci ve bir oda topcu ve on balyemezle meterise girdi. Ve Rûmeli eyâletiyle (---) Paşa, Gözcü kullesi 260b tarafından on oda ve on balyemez top ile meterise girdi. El-hâsıl yedi koldan yetmiş pâre top-ı kal‘a-kûb ile kolomborna ve şâhî darbuzenler ile deryâ-misâl asker dahi yetmiş kat meterisler ile dâiren-mâdâr kal‘ayı kuşadup derûn-ı kal‘adan küffâr-ı hâk-sâr, bîrûn-ı kal‘adan asâkir-i nusret-şi‘âr cenge âheng edüp azamet-i Hudâ tarafeynin top u tüfenk sadâsından zemîn u âsumân ra‘d-vâr gürleyüp yedi sâ‘at-i nücûmî tâ vakt-i Şâfi‘îye dek bir ceng-i âşûb olmuşdur kim çeşm-i rûzgâr ana mânend bir kâr-zâr görmemişdir. Ale's-sabah yedi koldan yedi yüz âdem şehd-i şehâdet câmın nûş edüp cümle camedânları beytü'l-mâle teslîm olundu. Ve yine vakt-i seherde du‘â vü senâ ile yedi koldan toplara âteşler verilüp kal‘anın der-i dîvârların harâb u yebâb, hânelerin berbâd [u] türâb etdi, ammâ burc [u] bârûları Ceneviz keferesi binâsı olmağıla metîn u müstahkem olanları bâkî kaldı. Ve zarabat-ı top-ı küpden münhedim olan yerleri küffâr-ı dûzah-karâr, karâr-dâde olmağiçün bir gicede ale'l-fevr çitler ve şarampavlar ve domuz damları çatup siperlendi ve yeniden cenge âheng etmeğe başladı. Ve yedi gün bu uslûb-ı sâbık üzre ale't-tevâlî kal‘a döğülüp yine mücedded gedikler açıldı. Serdâr-ı mu‘azzam ise bir küşâde hunük-hande, lâübâlî kimesne olmak ile meteris-be-meteris gezüp guzât-ı müslimîne takviyet verüp cenge terğîb etdirerek ihsân [u] in‘âmiyle herkese dildârlık ve keremkârlık ve hâtır-nüvâzlık ederdi. Ve her bâr cebehâne-i âmireden mühimmât [u] levâzımât verirdi. Ve cümle kollardan ziyâde kendi kolu kal‘aya rahne verirdi. Ve her ne tedbîr etse meşveretle edüp isâbet ederdi. Ve mâh-ı mezbûrun (---) günü kal‘aya tarabâb-ı top-ı nûbden müstevfî gedikler zâhir olup ale'l-gafle guzât-ı müslimîne haber etmeden yürüyüşe hücûm etdiler. Çün kal‘anın münhedim olmuş gedikleri üzre ba‘zı guzât çıkup bayraklar zeyn etdiler. Gördüler kim mülâhaza olunduğu minvâl üzre serdengeçdilerin gerisi gelmedi ve mübâlağa ile küffâr-ı hîlekâr müctemi‘ olmuş. Derhâl Kazak-ı Ak bu serdengeçdi guzâtına eyle kurşum serpdi kim ân-ı vâhidde niçe yüz âdem şehd-i şehâdet câmından nûş edüp serpilüp yatdılar. Bakıyyetü's-süyûf olan guzât-ı müslimîn, beyne'l-akrân gerüye dönmeğe nâmûs-ı Muhammedîdir deyü kal‘anın burc [u] bârûları üzre kefere ile küşte-girâne yaka yaka, alt üste ve üst alta olup üç gün üç gice bu minvâl üzre bir ceng-i perhâş savaş olmuşdur kim vech-i semâda şems u kamer bu devrânda deverân ideli çeşm-i felek bu savaşı görmemişdir. Hâh-nâ-hâh kal‘a üzre yedi yerde alem-i ejdehâ-peykerler dikilüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olundu. Ammâ içerden küffâr-ı mu‘ânnidkâr bu hâli görüp cümlesi domuz topu olup, "odri ne buysa", deyerek zeber-dest karâvana serhoş küffârlar domuz sürüsü gibi hücûm edüp guzât-ı müsliminlerüne tüskürdüler. Ahırü'l-emr gaziyan ceng ede ede avdet edüp kal‘a bedenleri üzre niçe sancağ ve bayrağ ve niçe na‘şe-i şühedâlar anda kalup bi'l-cümle bu feth yevm-i âhira kalmak mukadder imiş, deyü cemî‘î guzât kendülere tesellî-i hâtır verüp yine kol kol cenge âheng etdiler. Altı gün dahi küffâra göz açdırmayup kal‘anın dâiren-mâdâr handakları kabza-i tasarrufa girdi. Ol gün küffârın kırk pâre firkâtesiyle dörd bin ceng-âver-i dilâver Kazak-ı Ak'ı nehr-i Tün ile cereyân edüp kal‘a-i Azağ'a imdâd girmek sevdâsıyla gelirken hikmet-i Hudâ, Silistre Valisi Ken‘an Paşa kolunda kemîngâhda âmâde olan guzât-ı müslimîn küffâr-ı hâksârın gemilerin görünce suya berâber balyemez toplara âteş ile rehâ buldurup cümlesi mecrûh [u] mahrûkan gark-ı âb olup halâs oldum deyü kenara çıkan küffârın cümlesin mücâhidîn der-kenar edüp binden mütecâviz küffâr pây-beste ve dil-haste ve şikeste-beste olup mâl-ı firâvânlar ile cüyûş-ı 261a muvahhidîn muğtenim oldular ve ol gün nâdîler nidâ edüp "Cümle ganâ’im guzât-ı müslimînindir" deyince Sübhanu'l-Hallâk ol gün cümle gâziyân [u] mücâhidâna ıyd-ı adhâ olup giceleri leyle-i Kadr, rûzları rûz-ı ıyd olup ol gice pâk gasl edüp herkes halâlleşüp sabâha dek ihyâ etdiler ve "İnşâallah sabâh yürüyüşdür" deyü birbirlerine haber etdiler ve cümlesi âlât [u] silâhlarıyla âmade oldular. Ve bu günlerde kal‘anın der-i dîvârlarından ancak Tün kenarında bir kulle kalmışdı. Ve kara tarafında Yoğurdcu Baba cânibinde bir kulle ve garb tarafında bir kulle kalmışdı. Mâ‘adâ yedi koldan yetmiş pâre balyemez ve çöldutmaz toplar ile kal‘ayı döğe döğe hâke yeksân olunmuşdu. Ammâ kal‘a içinde mahsûr olan küffâr-ı dûzah-karâr dîv-dest ve pîl-ten Ferhâd-vâr kûh-ken olmağıla ka‘r-ı zemîne girüp anda cây-ı karâr edinüp diri dirliklerinde hâk-ı mezelletde gûnâ-gûn muhîl şeytanatlar ile mazgal delikleri ihdâs edüp sademât-ı top-ı kûpden halâs olup kal‘adan ziyâde metânet buldular. Ne cânibden bunların üzerlerine lağım ile türâb sürmek ile varıldıysa lağımları köstebek gibi bulup sürülen toprakları serîka edüp nehr-i Tün'e dökerlerdi. Bir hafta renc [u] anâ ile sürülen toprağı bir gicede gâ’ib ederlerdi. Âhir-i kâr cümle iş erleri lâ-ilâc kalup lağıma mübâşeret etdiler. Anlar lağım fenninde yer sıçanından üstâd san‘atlar etdiler kim âdemin aklı perîşân olur. Hatta nehr-i Tün altından ziftli ve katranlı kayıklar ile su içinde lağım atma hünerin gösterdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 259b–261a ·
metinde göster ·
Ve bu mahalde aşağı şehre hâ’il kayalar içre oyulmuş
su kullesi
yolu vardır kim bu su yoluna topları kipri gibi nâzırdır. Bu su yolu yukaru kal …
Ve bu mahalde aşağı şehre hâ’il kayalar içre oyulmuş su kullesi yolu vardır kim bu su yoluna topları kipri gibi nâzırdır. Bu su yolu yukaru kal‘anın ta zirve-i a‘lâsından aşağı Horhor suyu kayasına inince bin kademe nerdübân ile inilür. Su alanın yolu başkadır, suya gidenin yolu başkadır kim hîn-i muhâsarada izdihâm olmasun içün Sultân Kılıç Arslan Şâh eyle binâ etmiş. Acâ’ib su yoludur, bir acîb ihsân-ı Hudâdır kim değme kal‘aya müyesser değildir. Cümle kal‘alara taşradan içeri su gider ammâ bu kal‘a-i Van'ın kal‘a kayasından Horhor nâm değirmân yürüden âb-ı hayât suları cereyân edüp Tabahâne içinde taşrada olan bâğ u bâğçe ve bostânları saky edüp deryâya mahlût olur bir âb-ı latîfdir. Hîn-i muhâsarada sudan asla müzâyaka çekmek ihtimâlleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 251b ·
metinde göster ·
… zilmiş balyemez topları vardır. Ve bir konak dahi Van kal‘asının şimâlinde yine
su kullesi
vardır. Anda dahi kayadan aşağı iner su yolu vardır. Bâlâburç Sultân Türbesi'nd …
Van kal‘ası altından cümle (---) aded uyûn-ı âb-ı zülâller cereyân edüp Horhor nâm mahalde değirmân yürüdür enhâr-ı âb-ı hayâtdır. Ve Tebrîz kapusunun iç yüzünde kezâlik bir kaynağ-ı azîm mücellâ kırk bir âb-ı zülâldir kim nûş eden bir kuzu tenâvül edüp hazm eder. Ve bir kaynak dahi Suluk kal‘asındadır kim Bâlâburç'undan aşağı kayalar içre nüzûl olunur su yolu vardır. Bu su yoluna nâzır Bâlâburç nâmıyla bir burc-ı Kahkahâ vardır kim bu su yolunu korudur, kirpi yünü gibi dizilmiş balyemez topları vardır. Ve bir konak dahi Van kal‘asının şimâlinde yine su kullesi vardır. Anda dahi kayadan aşağı iner su yolu vardır. Bâlâburç Sultân Türbesi'nden aşağı nüzûl eder, kayalar içre su yolları vardır ve bu yollara nâzır hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kulle-i gevher-nigînler var kim balyemez toplar kat-ender-kat dizilmişdir kim aşağı su kullesin muhafaza eder. Bu kayanın aşağısı sazlı bataklı yerdir. Hergiz yanına âdem varamaz. Zîrâ Van topları bu mahalde âdem değil kuş kondurmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257b ·
metinde göster ·
… n görüp bilüp cümle ta‘mîr ü termîm edüp dâ’iren-mâdâr yukaru kal‘a handakın ve
su kullesi
yolların tathîr edüp,
Ez-în-cânib ba‘de'l-feth [ü] fütûh birkaç günün içinde Özü kal‘asının câ-be-câ münhedim olan yerlerin ve muhâsara oldukda lâzımlı olan yerlerin görüp bilüp cümle ta‘mîr ü termîm edüp dâ’iren-mâdâr yukaru kal‘a handakın ve su kullesi yolların tathîr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 62a ·
metinde göster ·
… ar içre yer altından üstâd Ferhâdlar yol kesüp nehr-i Vardar'dan su alınır azîm
su kullesi
var. Bu taraf gayyâ-misâl uçurum olduğundan aslâ handakı yokdur ve olmak da muh …
Ve kal‘anın mağrib tarafı nehr-i Vardar cereyân edüp hattâ kal‘adan kayalar içre yer altından üstâd Ferhâdlar yol kesüp nehr-i Vardar'dan su alınır azîm su kullesi var. Bu taraf gayyâ-misâl uçurum olduğundan aslâ handakı yokdur ve olmak da muhâldir, ammâ kal‘anın maşrık tarafı ve kıble tarafı ve şimâl tarafında kesme kaya handak-ı amîki vardır ve bu tarafda kapu önünde handak üzre haşeb cisri var. Ba‘zı zamân cisri makaralar ile nigehbânlar kaldırup kapu önüne siper ederler ve bu kapunun atebe-i ulyâsı üzre kal‘anın ta‘mîr ü termîmine târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170a ·
metinde göster ·
… odos rûzgârı tarafında on kademe taş nerdübân ile aşağı hisârpîçeye andan büyük
su kullesi
yoluna enilir bir küçük demir kapudur. Atlı girüp çıkmak mümkündür, ammâ usret …
Ve bu câmi‘in önünde bir kapu dahi var, ana Uğrun kapu derler, bir metîn ve kavî hadîd cedîd küçük kapudur kim on kademe taş nerdübân ile aşağı varoşa enilir, cânib-i şarkdan taraf-ı şimâle meyyâl bir bâb-ı sağîrdir. Ve bu mezkûr havzın cânib-i cenûbunda, ya‘nî lodos rûzgârı tarafında on kademe taş nerdübân ile aşağı hisârpîçeye andan büyük su kullesi yoluna enilir bir küçük demir kapudur. Atlı girüp çıkmak mümkündür, ammâ usret çeker, piyâde âdemlere evlâ bi't-tarîk-i âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82a ·
metinde göster ·
… var, aslâ gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur, ammâ nehr-i Neretva'ya ener bir
su kullesi
var, iki yüz ayak kesme kaya kanara nerdübân ile nehr-i Neretva'ya enilüp hîn-i …
Ve derûn-ı hisârda bir kayağan örtülü dizdârhânesi ve bir anbârı ve bir kullecik içinde bir küçücük mescidi var, aslâ gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur, ammâ nehr-i Neretva'ya ener bir su kullesi var, iki yüz ayak kesme kaya kanara nerdübân ile nehr-i Neretva'ya enilüp hîn-i muhâsarada su alınır. Ve mahall-i ma‘rekede bu kal‘a ancak beş yüz âdem alır, zîrâ gâyet küçük hisârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
… i azîmlerdir. Ve her kullesi biri biri içinde beden beden kullelerdir. Cümleden
su kullesi
nehr-i Tise kenârındaki büyükdür. Ve her kullede kırkar ellişer aded sağîr ü ke …
Cirmi dâ’iren-mâdâr kâmil dörd bin adımdır ve cümle yedi aded sa‘b u metîn kulle-i azîmlerdir. Ve her kullesi biri biri içinde beden beden kullelerdir. Cümleden su kullesi nehr-i Tise kenârındaki büyükdür. Ve her kullede kırkar ellişer aded sağîr ü kebîr şâhâne topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81a ·
metinde göster ·
… ş kubbeli kenîseden bozma bir mescidi ve bir uzun kiremit örtülü evi var ve bir
su kullesi
var elli ayak nerdübân ile enilüp su alınır. Ve bu iç kal‘a kapusu üzre Ciniviz …
Ve bu iç kal‘ada aslâ evler yokdur. Ancak taş kubbeli kenîseden bozma bir mescidi ve bir uzun kiremit örtülü evi var ve bir su kullesi var elli ayak nerdübân ile enilüp su alınır. Ve bu iç kal‘a kapusu üzre Ciniviz keferesinin hattıyla bu kal‘anın târîhi var. Dahi üstündeki çâr-kûşe kullede küffâr sarâyı imiş, hâlâ şimdi içinde cebehâne ve top ve tüfeng mühimmâtları durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122a ·
metinde göster ·
… u kulleye Ten suyu gelüp hîn-ı muhâsarada cümle asker suyu bundan aldıklarıyçün
su kullesi
derler.
Der-tetimme-i evsâf-ı kal‘a-i Azak: Bu kal‘a dâ’iren-mâdâr cümle yetmiş aded kullelerdir. Ammâ maşrık tarafında Freng hisârı köşesinde gözcü kullesi gâyet metîn ve kavî kulle-i azîmdir. Ve Ten nehri tarafında su kullesinden metîn ve kavî kulle yokdur kim kâmil on iki pâre balyemez topları var. Ve nehr-i Ten'den lağım ile bu kulleye Ten suyu gelüp hîn-ı muhâsarada cümle asker suyu bundan aldıklarıyçün su kullesi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
… kal‘a-i Azak, andan yine ale's-sabâh yine refîklerimizle pür-silâh olup Azağ'ın
su kullesi
dibinden geçüp poyraz cânibine nehr-i Ten kenârınca baş yukarup kenârca dörd bi …
Menzil-i kal‘a-i Azak, andan yine ale's-sabâh yine refîklerimizle pür-silâh olup Azağ'ın su kullesi dibinden geçüp poyraz cânibine nehr-i Ten kenârınca baş yukarup kenârca dörd bin adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186b ·
metinde göster ·
… a kırılup münhezimen bakıyyetü's-süyûfları kal‘aya firâr ederlerdi. Ammâ mel‘ûn
Su kullesi
iki buçuk yılda kırk elli bin aded balyemez top gülleleri yedi ammâ aslâ gaybet …
Ammâ bu Göllük tarafına asâkir-i İslâm gâyetül'l-gâye hücûm etdiklerin küffâr görüp çifte çifte lağımlar atup yüz seksen aded balyemez topların kirpi tüğü gibi dizüp subh u mesâ bir ân durmayup top u tüfeng ve fişeng ü kumbaralar ve taşlar atmadan hâlî olmayup bu Göllük tarafındaki meterislerimizi sene 1079 içinde on tokuz kerre basup her çıkdıkça kırılup münhezimen bakıyyetü's-süyûfları kal‘aya firâr ederlerdi. Ammâ mel‘ûn Su kullesi iki buçuk yılda kırk elli bin aded balyemez top gülleleri yedi ammâ aslâ gaybetde(?) olmayup Göllük tarafında âdem ve hayvânât gezdirmezdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296b ·
metinde göster ·
binâ olunmuşdur. Ba‘dehu Hazret-i Ömer radıyallâhu te‘âlâ anh hilâfetinde Afrik …
Ammâ mâ-tekaddem Hazret-i Yahyâ aleyhi's-selâm asrında ibtidâ Su kullesi binâ olunmuşdur. Ba‘dehu Hazret-i Ömer radıyallâhu te‘âlâ anh hilâfetinde Afrika pâdişâhlarından Fes ü Merankuş askeriyle Sultân Mansûr bin yedi yüz pâre yelkenler ile gelüp bu cezîre-i Girid'i ve cezîre-i Mora'yı feth edüp bu Kandiye kal‘asın dahi feth eder, ammâ ol zamân kal‘a ancak Su kullesi olup Hazret-i Îsâ havâriyyûnlarından içinde bir halîfe-i Mesîh sâkin olduğu Rûm tevârîhlerinde musarrahdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308b ·
metinde göster ·
… Mora'yı feth edüp bu Kandiye kal‘asın dahi feth eder, ammâ ol zamân kal‘a ancak
Su kullesi
olup Hazret-i Îsâ havâriyyûnlarından içinde bir halîfe-i Mesîh sâkin olduğu Rûm …
Ammâ mâ-tekaddem Hazret-i Yahyâ aleyhi's-selâm asrında ibtidâ Su kullesi binâ olunmuşdur. Ba‘dehu Hazret-i Ömer radıyallâhu te‘âlâ anh hilâfetinde Afrika pâdişâhlarından Fes ü Merankuş askeriyle Sultân Mansûr bin yedi yüz pâre yelkenler ile gelüp bu cezîre-i Girid'i ve cezîre-i Mora'yı feth edüp bu Kandiye kal‘asın dahi feth eder, ammâ ol zamân kal‘a ancak Su kullesi olup Hazret-i Îsâ havâriyyûnlarından içinde bir halîfe-i Mesîh sâkin olduğu Rûm tevârîhlerinde musarrahdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308b ·
metinde göster ·
olup ibtidâ bânîsi İşpanya kralıdır. Ba‘dehu Venedik eline girüp dahi vüs‘at üz …
Ol asırda Kandiye-i evvel Su kullesi olup ibtidâ bânîsi İşpanya kralıdır. Ba‘dehu Venedik eline girüp dahi vüs‘at üzre binâ edüp taşra varoşu dahi derûn-ı hisâra alup ba‘dehu yetmiş sene Sultân Mansûr'un kabza-i tasarrufunda olup taşrasında Afrika kavmi sâkin olmağiçün bir varoş-ı azîm binâ edüp hâlâ Defterdâr Ahmed Paşa ve Mehemmed Kethudâ câmi‘i olan kenîselerin mihrâbları doğru kıbleye râst olmasına sebeb Sultân Mansûr binâlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308b ·
metinde göster ·
… apusu ile bu Kandiye'nin berren ve bahren cümle on bir aded kapulardır, ammâ bu
Su Kullesi
kapusu lodos tarafına nâzırdır, ammâ gâyet metîn ve sa‘b u kavî olup duhûlü ve …
Ve Su Kulle kapusu ile bu Kandiye'nin berren ve bahren cümle on bir aded kapulardır, ammâ bu Su Kullesi kapusu lodos tarafına nâzırdır, ammâ gâyet metîn ve sa‘b u kavî olup duhûlü ve hurûcu gâyet asîr kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 310a ·
metinde göster ·
içinde bir küçük câmi‘-i zîbâdır kim gûyâ cihân-nümâ bir kasr-ı İremezâtü'l-imâ …
Kandiye kal‘asının limanı ağzında Su kullesi içinde bir küçük câmi‘-i zîbâdır kim gûyâ cihân-nümâ bir kasr-ı İremezâtü'l-imâddır. Cümle kârgîr binâ olup serâpâ kurşum örtülü ve bir kârgîr minâreli câmi‘-i mecma‘ı'l-irfân mesîregâh, teferrücgâh, ma‘bedgâh-ı şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314b ·
metinde göster ·
… ttâb Acemzâde (---) Efendi aynü'l-hayâtı. Andan Kapudan Kaplan Mustafâ Paşa'nın
Su kullesi
dibinde liman kenârındaki çeşmesinin müzehheb ile tahrîr olmuş târîhidir:
Andan Vezîr kethudâsı Mahmûd Ağa çeşmesi. Andan Re’îsü'l-küttâb Acemzâde (---) Efendi aynü'l-hayâtı. Andan Kapudan Kaplan Mustafâ Paşa'nın Su kullesi dibinde liman kenârındaki çeşmesinin müzehheb ile tahrîr olmuş târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315a ·
metinde göster ·
… ve kal‘a tezkirecisi ve rûznâmeci ve Ak tabyanın on iki aded sancak ağaları ve
Su kullesi
dizdârı {Bekir Ağa ve on iki} aded tuğ sâhibi {Su kullesi} ağaları ve liman kap …
Ve cebecibaşı ve topçubaşı ve kumbaracıbaşı ve yerli yeniçeri ağası ve yerli cebeciler ağası ve yerli topçular ağası ve on iki bölük yerli azebistân ağası ve yerli kumbaracıbaşı ve yerli lağımcıyân ağası ve on iki {aded} taşra tabyaların ağaları ve cümle üç aded kal‘a dizdârları ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve muhtesib nâ’ibi ve kassâm-ı askerî nâ’ibi ve muhtesib ağası ve mi‘mâr ağası ve harâc ağası ve şehir kethudâsı ve marankoz ağası ve meremmâtçıbaşı ve bârûdcubaşı ve çerâhorbaşı ve üç yerde çalıcı mehterbaşı ve liman ağası ve gümrük emîni ve bâcdârbaşı ve dellâlbaşı ve liman reîsi ve tershâne emîni ve mâl defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çavuşlar kâtibi ve defter emîni ve muhâsebeci efendi ve mukâta‘acı ve kal‘a tezkirecisi ve rûznâmeci ve Ak tabyanın on iki aded sancak ağaları ve Su kullesi dizdârı {Bekir Ağa ve on iki} aded tuğ sâhibi {Su kullesi} ağaları ve liman kapudanı on pâre firkateye mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 317b ·
metinde göster ·
… aded sancak ağaları ve Su kullesi dizdârı {Bekir Ağa ve on iki} aded tuğ sâhibi
{Su kullesi}
ağaları ve liman kapudanı on pâre firkateye mâlikdir.
Ve cebecibaşı ve topçubaşı ve kumbaracıbaşı ve yerli yeniçeri ağası ve yerli cebeciler ağası ve yerli topçular ağası ve on iki bölük yerli azebistân ağası ve yerli kumbaracıbaşı ve yerli lağımcıyân ağası ve on iki {aded} taşra tabyaların ağaları ve cümle üç aded kal‘a dizdârları ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve muhtesib nâ’ibi ve kassâm-ı askerî nâ’ibi ve muhtesib ağası ve mi‘mâr ağası ve harâc ağası ve şehir kethudâsı ve marankoz ağası ve meremmâtçıbaşı ve bârûdcubaşı ve çerâhorbaşı ve üç yerde çalıcı mehterbaşı ve liman ağası ve gümrük emîni ve bâcdârbaşı ve dellâlbaşı ve liman reîsi ve tershâne emîni ve mâl defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çavuşlar kâtibi ve defter emîni ve muhâsebeci efendi ve mukâta‘acı ve kal‘a tezkirecisi ve rûznâmeci ve Ak tabyanın on iki aded sancak ağaları ve Su kullesi dizdârı {Bekir Ağa ve on iki} aded tuğ sâhibi {Su kullesi} ağaları ve liman kapudanı on pâre firkateye mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 317b ·
metinde göster ·
… atı'l-aliyye etdiklerinde bir top menzili alarka olduklarında hemân Kandiye'nin
Su kullesi
dahi "Varın tâli‘le" işâreti olmak üzre Su kullesi tekrâr bir yaylım top u tüfe …
El-hâsıl bu hâl üzre eğer donanma-i hümâyûn gemilerinden ve eğer kal‘adan minvâl-i meşrûh üzre üç yaylım toplar ve tüfengler ve kumbaralar ve gülbâng-ı Muhammedîler sadâsı şâdımânları başdarda-i pâdişâhî bism-i İlâh ile avanta etdikde kal‘ada kalan guzât-ı müslimîne "Allâh'a ısmarladım sizi" işâreti olmak üzre başdardadan bir kovuş topu atup azm-i Dâru's-saltanatı'l-aliyye etdiklerinde bir top menzili alarka olduklarında hemân Kandiye'nin Su kullesi dahi "Varın tâli‘le" işâreti olmak üzre Su kullesi tekrâr bir yaylım top u tüfeng şâdımânları bizler deryâ içinde gemilerle dururken sâ‘ika-i top-ı kûpdan dir dir dikredik. Bu hâli Venedik elçisi görüp içlerinde bir mel‘ûn kapudan ol ân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329a ·
metinde göster ·
… duklarında hemân Kandiye'nin Su kullesi dahi "Varın tâli‘le" işâreti olmak üzre
Su kullesi
tekrâr bir yaylım top u tüfeng şâdımânları bizler deryâ içinde gemilerle dururk …
El-hâsıl bu hâl üzre eğer donanma-i hümâyûn gemilerinden ve eğer kal‘adan minvâl-i meşrûh üzre üç yaylım toplar ve tüfengler ve kumbaralar ve gülbâng-ı Muhammedîler sadâsı şâdımânları başdarda-i pâdişâhî bism-i İlâh ile avanta etdikde kal‘ada kalan guzât-ı müslimîne "Allâh'a ısmarladım sizi" işâreti olmak üzre başdardadan bir kovuş topu atup azm-i Dâru's-saltanatı'l-aliyye etdiklerinde bir top menzili alarka olduklarında hemân Kandiye'nin Su kullesi dahi "Varın tâli‘le" işâreti olmak üzre Su kullesi tekrâr bir yaylım top u tüfeng şâdımânları bizler deryâ içinde gemilerle dururken sâ‘ika-i top-ı kûpdan dir dir dikredik. Bu hâli Venedik elçisi görüp içlerinde bir mel‘ûn kapudan ol ân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329a ·
metinde göster ·
… en kademe taş nerdübânlar ile enilüp Kazancılar çârsûsu kapusu dibinde bir azîm
su kullesi
var, tâ suyun içinde binâ olunmuşdur, tâ Çekebeni kayaları içinden oyma yolları …
Ve bu kal‘a içinde cümle yetmiş seksen mikdârı kiremit örtülü sehel ma‘mûr evlerdir. Mâ‘adâ hemân bir şâhrâh üzre cümle seksen aded vâsi‘ dükkânlardır kim bir yoldur, gayri tarîk-i âmm yokdur, zîrâ bir tarafı kal‘anın Çekebeni kayalarıdır ve bir tarafı kal‘a altından cereyân eden nehr-i (---) dir. Ammâ üstâd-ı Ferhâd-ı kûhken bu aşağı kal‘adan ve yukaru kal‘anın Çekebeni kayalarından oyup kesme kaya nerdübânlar ile bir minâre kaddi kal‘a dîvârı su kenârı olmak ile kal‘a temelin su döğer. Ba‘zı yerlerinden suya ener, yetmiş seksen kademe taş nerdübânlar ile enilüp Kazancılar çârsûsu kapusu dibinde bir azîm su kullesi var, tâ suyun içinde binâ olunmuşdur, tâ Çekebeni kayaları içinden oyma yolları var kim yukaru kal‘adan aşağı su kullesine enince bin altmış ayak kesme taş nerdübânlardır kim hîn-i muhâsarada bu kayalar içindeki yollardan su taşıyup mahsûr olanlar aslâ suya zarûret çekmezler. Ve bu yolları düşmanlar dahi görmezler, ammâ Kazancılar çârsûsu kayalarından aşağı su yolları alçakdır, ammâ bu yolları dahi düşmanlar göremezler. Ve bu aşağı kal‘ada olan dükkânlar cümle kazancılar ve câ-be-câ mutâflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358a ·
metinde göster ·
kemerine varınca beş yüz germe adımdır. Andan yine garba baş yukaru tâ Bâb-ı Ha …
Ba‘dehu bu Bâb-ı Meğâribe'den taşra handaksız kal‘a dîvârı kenârınca garba tâ Su kullesi kemerine varınca beş yüz germe adımdır. Andan yine garba baş yukaru tâ Bâb-ı Hazret-i Dâvûd'a varınca bin adımdır. Ve bu kapu kıbleye nâzırdır. On iki arşın âlî bâb-ı cedîd'dir. Andan yine garba Yassı kulle köşesine dek iki yüz elli adımdır. Bu mahal kal‘anın bir rüknüdür. Bundan şimâle teveccüh olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y209b ·
metinde göster ·