… enak kal‘ası ve Kalonhisârı ve Kefe kal‘ası sene 880 ve ibn Germiyan kal‘ası ve
Sudak ve
Kerç ve Balıklağa ve Menkup kal‘ası. Bu Kefe'den beri mezkûr kal‘alar Kırım cez …
İbtidâ Tuna Belgradın muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdi. Ve cezîre-i Mora'da kal‘a-i Gördüs ve dahi kal‘a-i Misistre ve kal‘a-i Kostantıniyye ve kal‘a-i Atina ve kal‘a-i Eğriboz {875} ve Avrethisârı ve Alacahisârı ve Belgrad kurbünde Havâle kal‘ası ve Semendire kal‘ası ve Silifke kal‘ası ve Mut kal‘ası, Varsak Kara{hisârı} kal‘ası, vilâyet-i Germiyan'da Kütâhiyye kal‘ası ve Karaman'da Ermenak kal‘ası ve Kalonhisârı ve Kefe kal‘ası sene 880 ve ibn Germiyan kal‘ası ve Sudak ve Kerç ve Balıklağa ve Menkup kal‘ası. Bu Kefe'den beri mezkûr kal‘alar Kırım cezîresi etrâfındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41a ·
metinde göster ·
… arınca bin altmış pâre kal‘a binâ etdi. Hattâ cezîre-i Kırım'da kal‘a-i Kefe ve
Sudak ve
Tateli ve Balıklağa ve İnkirmân ve Menkub ve Sarkirmân ve Kerç ve karşu tarafda …
Ba‘dehu Karadeniz'in tarafeyninde tâ Azak kal‘asına varınca bin altmış pâre kal‘a binâ etdi. Hattâ cezîre-i Kırım'da kal‘a-i Kefe ve Sudak ve Tateli ve Balıklağa ve İnkirmân ve Menkub ve Sarkirmân ve Kerç ve karşu tarafda Taman ve Azak kal‘aların binâ edüp Karadeniz'in cânib-i erba‘asın zabt [u] rabt edüp Ciniviz kıralı büyük oğlu Arondo'yu Galata kal‘asına kıral nasb edüp babası Sakız cezîresinde karâr edinüp taht edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
… bı ve ne hümül şarâbı ve ne rakı ve ne gülefsen ve ne horilka ve ne firna ve ne
sudina ve
ne poloniyye ve ne hardaliyye ve ne ramazâniyye ve ne imâmiyye ve ne boza ve ne …
Hakîr bu kadar âlüfte ve âşüfteler ile meyhâne ve bozahâne ve kahvehâne yasdandık, Hak Sübhânehû ve Ta‘âlâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır kim bu kutu bozasıyla ve Mısır'ın pirinc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu bozasına benzer bir bozadır, bu üçünden gayrı içmek müyesser olmamışdır kim rahm-ı mâderden müştak olalı me’kûlât [ü] meşrûbâtın mükeyyifâtlarından ömrüm içinde ne tütün, ne kahve, ne çay ve ne bâdyân ve ne kışır ve ne sa‘leb ve ne mahleb ve ne pivo ve ne med ve ne şarâb ve ne şarâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı ve ne hurmâ şarâbı ve ne dud şarâbı ve ne karpuz şarâbı ve ne koknâr şarâbı ve ne avşıla şarâbı ve ne ipsime şarâbı ve ne ıslama şarâbı ve ne mavuza şarâbı ve ne bedevine şarâbı (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve ne müselles şarâbı ve ne misket şarâbı ve ne fışfış şarâbı ne nârdenk şarâbı ve ne bozon şarâbı ve ne hümül şarâbı ve ne rakı ve ne gülefsen ve ne horilka ve ne firna ve ne sudina ve ne poloniyye ve ne hardaliyye ve ne ramazâniyye ve ne imâmiyye ve ne boza ve ne talkan ve ne kurut ve ne yazma ve ne kımız ve ne balısıca ve ne tostagansa ve ne elma suyu ve ne bal suyu ve ne mübtecel suyu ve ne arpa suyu ve ne darçın suyu ve ne kibrît suyu ve ne göydürme suyu (---)(---) ve ne afyon ne berş, ne nûşdâr, ne cevâriş, ne mukîm, ne Bayrampaşa habbı, ne şarâbiyye, ne benglik, ne kara pehlivân, ne habb-ı uşşâkî ve ne habb-ı rahîkî ve ne habb-ı safâyî ve ne habb-ı cedvâr ve ne habb-ı şifâ ve ne habb-ı şâhî, ne habb-ı ferah ne ma‘cûn-ı kâkvîh ve ne ma‘cûn-ı cihân-bahş ve ne ma‘cûn-ı dil-şâd ve ne ma‘cûn-ı kaysûn ve ne ma‘cûn-ı miş ve ne ma‘cûn-ı felâsife ve ne ma‘cûn-ı pîrecân ve ne ma‘cûn-ı dil-küşâ (---)(---)(---)(---) ancak dilber-lebi ma‘cûnuna mübtelâ olup sîm-i hâlis hokka dehânından devâ-yı inşirâh-ı sadr içün gâhî be-gâhî kimesnenin haber [u] âgâhı yok iken bu hakîr dilber ma‘cûnun isti‘mâl ederiz. Pederimiz merhûm dahi bu keyf ile âlûde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
… gibi beyâz-levn olduğundan ismine Süd suyı derler. Kanlı sudur, bu dahi bî-nef‘
sudur ve
nûş edenlerin ekseriyyâ boğazlarında urları olur. Ammâ bu nehrin tarafeyninde y …
Menzil-i kenar-ı Nehr-i Süd: Bunu dahi cümle atlar ile yeldirüp kenarı bir çemenzâr yer olmağıla anda meks olundu. Lâkin çatak ve batak u sazlı yatak yer olmağıla yüz mikdârı at ve elli esîr gark-ı âb oldu. Bu ehr-i Süd dahi Moskov diyârının cânib-i garbîsinde Gürleviçse nâm şehr-i azîmin ve kal‘a-i kadîmin dağlarından cem‘ olup bu mahalde Azak bahrine mahlût olur. Ammâ bakır ve gümüş ma‘denlerine uğramak ile süd gibi beyâz-levn olduğundan ismine Süd suyı derler. Kanlı sudur, bu dahi bî-nef‘ sudur ve nûş edenlerin ekseriyyâ boğazlarında urları olur. Ammâ bu nehrin tarafeyninde yetmiş pâre ma‘mûr [u] âbâdân ve metîn kal‘aları vardır. Lâkin cümlesi Tatar havfinden âcizlerdir. Kırım'dan haftada bir iki kerre beş baş çetecileri bu kal‘a altına seğirdüp şikâr alıp Kırım'a mâl-ı ganâ’imle vâsıl olurlar. Ve bu mezkûr kal‘alar cümle Moskov'a tâbi‘lerdir. Ve bu nehr-i Süd kenarından yine kalkup bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 263a ·
metinde göster ·
… sular sızup sarnıçlara dolar. Hikmet-i Hudâ biri âb-ı hayâtdır, biri güherçile
sudur ve
biri gâyet tuzludur.
Ve mezkûr Şehîd Kapusundan aşağı kayadan kesme su yolu ile tâ aşağı nehre iner su yolu vardır. Hîn-i muhâsarada andan su alınup def‘-i atşân ederler. Ve bu aşağıda üç aded su sarnıcı vardır, biri birlerine karîbdir. Kayalardan âb-ı hayât sular sızup sarnıçlara dolar. Hikmet-i Hudâ biri âb-ı hayâtdır, biri güherçile sudur ve biri gâyet tuzludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 340a ·
metinde göster ·
… i Arnavud Belgradı ve kal‘a-i Akkirmân ve cezîre-i Kırım'da İnkirmân ve kal‘a-i
Sudak ve
kal‘a-i ibret-nümâ-yı Menkup. Bu bâlâda tahrîr olunan kılâ‘-ı Hudâyîleri bu abd …
Hatta bu hakîr sa‘b kılâ‘lardan} kal‘a-i Afyonkarahisârı ve kal‘a-i Şabinkarahisârı ve kal‘a-i Mekü ve kal‘a-i Van-ı sedd-i imân ve kal‘a-i İmâdiyye ve kal‘a-i Markab ve kal‘a-i Hasan ve kal‘a-i Ermenak ve kal‘a-i Gerek, bunlar Anadolu kal‘alarıdır, ammâ diyâr-ı Rûm'da kal‘a-i Benefşe ve kal‘a-i Gördüs ve kal‘a-i Misistre ve kal‘a-i 211a Yayiçse ve kal‘a-i Şin ve kal‘a-i Sîn ve kal‘a-i Bulgari ve kal‘a-i İzvornik ve kal‘a-i Arnavud Belgradı ve kal‘a-i Akkirmân ve cezîre-i Kırım'da İnkirmân ve kal‘a-i Sudak ve kal‘a-i ibret-nümâ-yı Menkup. Bu bâlâda tahrîr olunan kılâ‘-ı Hudâyîleri bu abd-i kemter-i ahkar görmek müyesser olup ammâ bu kal‘a-i Mardin'e birisi müşâbih değildir. Zîrâ zirve-i a‘lâsına urûc edince kâmil iki fersahda çıkılır. Cânib-i erba‘asında üçer dörder menzil yerden nümâyân bir kal‘a-i sedd-i imândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 210b–211a ·
metinde göster ·
kal‘a-i İnkirmân ve kal‘a-i Balıklağa ve kal‘a-i Menkub bunlar dahi acâ’ibdir. …
Bu abd-i hakîr kırk bir sene seyâhatde metîn ve müstahkem kılâ‘lardan yed-i kudret ile mebnî yalçın kayalar üzre Anadolu'da gördüğümüz kılâ‘ların evveli Erzurûm'da Hasan kal‘ası ve Kemâh kal‘ası ve Şebin Karahisâr kal‘ası ve Amasiyye kal‘ası ve Tokad kal‘ası ve Divriği kal‘ası ve Mardin kal‘ası ve İmâdiyye ve Dühek ve Palu ve Birecik ve Arabistân'da kal‘a-i Markab ve kal‘a-i Hasan ve kal‘a-i Şıkıf ve kal‘a-i Zeydâniyye ve kerk-i Nûh ve kal‘a-i kerk-i Kudüs ve kal‘a-i Ermenak, Silifke sancağındadır, ve {Anadolu'da} kal‘a-i Afyonkarahisârı ve kal‘a-i Honaz ve kal‘a-i Şahinkayası ve kal‘a-i Gedüz ve kal‘a-i Davaz bu altı aded kılâ‘lar Anadolu'dadır ammâ diyâr-ı Rûm'un evvelâ Kırım diyârında kal‘a-i Sudak ve kal‘a-i İnkirmân ve kal‘a-i Balıklağa ve kal‘a-i Menkub bunlar dahi acâ’ibdir. Ammâ diyâr-ı Alaman'da olan kal‘a-i Budan ve kal‘a-i Novograd {kurb-ı Segedin} ve kal‘a-i Şıklovişse ve kal‘a-i Varadin {kurb-ı Belgrad} ve kal‘a-i Islankamin ve Belgrad kurbünde kal‘a-i Havâle ve Bosna serhaddinde kal‘a-i Yayiçse ve kal‘a-i Sin ve kal‘a-i Kabin ve kal‘a-i Kilisen ve kal‘a-i Bolagay ve kal‘a-i Risna ammâ Mora cezîresinde kal‘a-i Gördüs ve kal‘a-i Arhoz ve kal‘a-i Anapoli ve kal‘a-i Termis ve kal‘a-i Menekşe ve kal‘a-i Misistre ve kal‘a-i Koron ve kal‘a-i Avarin-i bâlâ ve kal‘a-i Holomiç ve kal‘a-i İnibahtı. Bunlar dahi kayalar üzre metîn kayalardır kim asla bunların dahi havâleleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250b ·
metinde göster ·
bu kal‘aya kavm-i Ekrâd Hoş-âv derler. Suya dahi âv derler, ammâ Vanlılar bu ka …
Bu handak içi leb-ber-leb sarnıç-ı âb-ı hayât sudur. Ve bu kal‘aya kavm-i Ekrâd Hoş-âv derler. Suya dahi âv derler, ammâ Vanlılar bu kal‘aya Hoşaf derler. Netîce-i kelâm {kal‘a} dibinden cereyân eden nehr-i Hoşâb olmağile ol isimile müsemmâ bir kal‘a-i zîbâdır kim dâ’iren-mâdâr şekl-i muhammesdir. Ve cümle ebrâcları gûyâ kulle-i Kahkahâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286a ·
metinde göster ·
… muşdur. Diyâr-ı Mısır'da ve vilâyet-i Elvâhân'da ve İşne ve İsvân'da ve diyâr-ı
Sudan'da ve
mağrib-zemîn-i Tilimsân'da böyle kad-keş ve nahl-i serkeş bir diyârda görmedim. …
demişdir. Hakkâ ki dıraht-ı hurmayı tuğa eyi teşbîh etmişdir. Ve her bir nahl mîl minâre-vâr ayyûka kad çeküp bir serv-i serbülend-vâr kıyâmda durup hırâm eder. Hâk-i amber-pâkinin letâfetinden cümle nahl-i hurması serâmed olmuşdur. Diyâr-ı Mısır'da ve vilâyet-i Elvâhân'da ve İşne ve İsvân'da ve diyâr-ı Sudan'da ve mağrib-zemîn-i Tilimsân'da böyle kad-keş ve nahl-i serkeş bir diyârda görmedim. Ve hâk-i Mekke ve Medîne ve Tâyif ve Abbâs'da böyle dırâz hurma şecerleri yokdur. Gerçi Medîne-i Münevvere'de tavîl kad şecere-i hurma olur ammâ Medîne'nin şimâli hâricinde Hazret-i Hamza-i bâ-safâ ziyâreti râhı üzre cümle hurma dırahtları birer âdem kaddi kadardır. İki üç senede dal dal hurma verüp her salkımı kum üzre yatar. Bu mu‘cize-i Resûlullah'dır kim Arz-ı Mukaddes'de bir diyârda Medîne hurması dırahtı gibi pest hurma görmedim. Gûyâ Ayıntâb diyârının üzüm bâğlarıdır. Ammâ Bağdâd'ın nahlistânı kehkeşân-âsâ semâya ser çekmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 346a ·
metinde göster ·
… akı içinden cereyân ederek bu mahalde nehr-i Tuna'ya munsabb olur küçük bataklı
sudur ve
Pancova ve Tımışvâr hükmünde mu‘âf yüz elli akçe kazâdır, lâkin ilhâk olup Tımı …
Nehr-i Tımış nehr-i Tuna'ya mahlût olduğu bir çemenzâr şekl-i murabba‘ bir ağaç palankadır kim cirmi sekiz yüz adımdır. İçinde dizdârı ve elli aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve bir câmi‘i ve bir hânı ve çârsû-yı muhtasarı var, ammâ hammâmı yokdur ve ekseriyyâ evleri çitden ve hasır örtülüdür. Ve nehr-i Tımış tâ Erdel memleketinin dağlarından ve şebeş ve Logoş ve Façat ve Solmoş kal‘aları dağlarından gelüp Tımışvâr handakı içinden cereyân ederek bu mahalde nehr-i Tuna'ya munsabb olur küçük bataklı sudur ve Pancova ve Tımışvâr hükmünde mu‘âf yüz elli akçe kazâdır, lâkin ilhâk olup Tımışvâr nâ’ibi hükm eder. Andan cânib-i şimâle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116b ·
metinde göster ·
… havf u haşyeti yokdur. Eğer palanka ağaçların âteşe uralım deseler deryâ-misâl
sudan ve
bataklardan yanına varılmaz ve etrâfında batakdan meterise girilmez ve iç kal‘a …
Bu Tımış nehrinin batağı çatağı içre gûyâ bir su içinde kaplıbağa yatır gibi durur, dörd ayakların germiş, dörd aded tabya-i azîmleridir ve kaplıbağanın başı gûyâ iç kal‘adır ve kaplıbağanın vücûdu gûyâ kal‘anın cirmidir. Bu hisâb üzre şekl-i muhammesdir, lâkin ne taşdır ve ne tuladır. Cümle kalın meşe ve pelîd ağaçlarından mebnî bir palankadır. Taşra yüzü çit örme bir kat ince beyâz ve mücellâ dîvâr şekilli çitdir. Üstâd-ı kâmil bu çiti yaban asmalarından örüp üzerine alçı ve beyâz kireç sürüp nûr-ı mücellâ kuğu-misâl bir kal‘adır, ammâ iç kat dolma palankası iki kat sütûn-ı bâlâlardır kim mâbeynini üstâd-ı kâmil bennâ horasan ve kireç ve alçı ile eyle rıhtım etmiş kim bin yıl niçe yüz bin top-ı kûp gülleleri ursan palanka direklerinin aralarına gülleler girüp gâ’ib olur. Taş kal‘alar gibi topdan aslâ havf u haşyeti yokdur. Eğer palanka ağaçların âteşe uralım deseler deryâ-misâl sudan ve bataklardan yanına varılmaz ve etrâfında batakdan meterise girilmez ve iç kal‘adan ve dörd aded makas tabyalardan şayka toplar âdem gezdirmez, değil ki palankasın âteşe uralar. Bir vech ile kabza-i teshîre almak mümkün değildir, illâ muhâsaradan gayrı ilâc yokdur, zîrâ gâyet metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir. Eğer denirse "Ağaç kal‘a mürûr-ı eyyâm ile çürümez mi?" denirse, belî çürüyen sütûn-ı müntehâların kırk elli yılda bir çıkarup yerine bir dıraht-ı müntehâ korlar, zîrâ bu kal‘anın ta‘mîr ü termîmine me’mûr yetmiş aded ma‘mûr köyler me’mûrlardır, ammâ her dırahtı bataklık içre dura dura abanos olup polad-ı Nahçivânî olmuşdur. Ve dolma rıhtım dîvârı dahi sedd-i şirvanî olmuşdur kim bu dîvârın enniliği kâmil elli ayak ve ba‘zı yerleri altmış ayak âriz dîvârlardır kim üzerlerinde fârisi'l-hayl olanlar cirid oynasalar yerleri dar değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118a ·
metinde göster ·
… âb-ı nâbın dâ'imâ nûş edenin tabî‘ati müleyyen olup sevdâ ve safrâ ve balgam ve
sudâ‘ ve
kabz u inhidâr misilli emrâz-ı muhtelifelerden halâs olur, tâ bu mertebe suyu d …
Ve bu buheyrenin âb-ı nâbın dâ'imâ nûş edenin tabî‘ati müleyyen olup sevdâ ve safrâ ve balgam ve sudâ‘ ve kabz u inhidâr misilli emrâz-ı muhtelifelerden halâs olur, tâ bu mertebe suyu dahi nâfi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 34b ·
metinde göster ·
… andan bu uyûn-ı câriye ubûr edüp nehr-i Neretva'ya pertâb eder. Ammâ bir küçük
sudur ve
ol kadar memdûh değildir, ancak beri şehre köprüden geçen suya gayri uyûn dahi …
Andan bir ayn-ı câriye dahi bu şehrin cânib-i cenûbîsi tarafında olan Tabahâne şehri içindeki bâğ-ı behiştlerin içlerinden cemî‘i hadîkaları rey edüp izn-i hâkim ile bâğlara taksîm olup bir fırkası mezkûr cisr-i azîm üzre gelir kim ana ayn-ı Radopola derler. İbtidâ tulû‘ı cânib-i cenûbda (---)(---)(---) berü gelüp Tabahâne değirmenler[in] deverân etdirüp Mostar köprüsünün Tabahâne tarafında bir göz küçük cisircik dahi vardır, andan bu uyûn-ı câriye ubûr edüp nehr-i Neretva'ya pertâb eder. Ammâ bir küçük sudur ve ol kadar memdûh değildir, ancak beri şehre köprüden geçen suya gayri uyûn dahi karışup beri şehre ubûr edüp cemî‘i imâretlerde isti‘mâl olunur. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166b ·
metinde göster ·
… örüp niçe bin yiğitler firâr edüp gitdiler, ammâ beş binden mütecâviz küffârlar
sudan ve
gayri yerden esîr-i bend-i zincîr oldular, lâkin Tatar elinde ve serhadli eliyl …
Ve cümle iki binden mütecâviz yiğitlerimiz mecrûh {yiğitler} nâ-murâd gitdiler. Ve bu hâli görüp niçe bin yiğitler firâr edüp gitdiler, ammâ beş binden mütecâviz küffârlar sudan ve gayri yerden esîr-i bend-i zincîr oldular, lâkin Tatar elinde ve serhadli eliyle elden vilâyetden esîr olanların hisâb-ı kitâbların Cenâb-ı Bârî bilir. Ve ba‘zı üsârâlardan istimâ‘ olundu kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188a ·
metinde göster ·
… in arzı yüz adım kadar ancak enlidir, ammâ yağmurdan derin olup bir ensiz küçük
sudur ve
karşu cânibine geçmek emr-i asîr oldu ve herkes cânından bîzâr oldular.
Bu hâl üzre yedi gün yedi gece bu âlâm-ı şedâ’idi çekerek nehr-i Raba'nın kenârında meks ederek yine küffâr karşu tarafda tans oynayup hora deperlerdi. Ve erganon ve torompete boruları ve luturyan boruları ve Galye nâkûsların çalarak alay alay ubûr ederlerdi, ammâ ne anlardan bize ve ne bizlerden anlara bir top u tüfeng atılmayup ba‘zı serhadliler ile küffâr su aşırı söyleşirlerdi, zîrâ Raba nehrinin arzı yüz adım kadar ancak enlidir, ammâ yağmurdan derin olup bir ensiz küçük sudur ve karşu cânibine geçmek emr-i asîr oldu ve herkes cânından bîzâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17a ·
metinde göster ·
… âreng âb-ı zülâl âb-ı hayât sular akup ba‘zısı süd gibi ak ve koyu bulamaç gibi
sudur. Ve
niçesi kırmızı ve sarı bulamaç gibi koyu sulardır. Biz ömrümüzde su içmezken an …
Andan bu ka‘beleri sahrâ-yı çemenistân lâlezârında niçe bin gûne yeşil ve sarı ve mâvî ve la‘l-gûn ve rengâreng âb-ı zülâl âb-ı hayât sular akup ba‘zısı süd gibi ak ve koyu bulamaç gibi sudur. Ve niçesi kırmızı ve sarı bulamaç gibi koyu sulardır. Biz ömrümüzde su içmezken andan içüp ak sakallı olanlarımızın sakalları kara olup kocalarımız (...) yiğit olur, ammâ her gece düşleri azup nefislerini dutmaz olup her gece karısıyla cimâ‘ eder kişilerden olur. Ve avretlerimiz ol sulardan içüp yılda ikişer ikişer oğlan doğurgan olur. Ve ol sudan içenlerin etleri, ya‘nî vücûdları misk gibi kokgan olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177b ·
metinde göster ·
… emrek kal‘asına ya‘nî Taman cezîresi hâkine düşeli[m] dedikde Yeleşke boğazı ne
sudur ve
ne buzdur. Adahon boğazı dahi eyledir, deyü haber gelüp cümle askerin e[r]likle …
Zamân-ı kadîmde bir zîbâ kal‘a imiş. Timur Hân hâke berâber etmiş. Bu diyârlarda yılan ve çıyan ve akreb olmamak ile bu kal‘a yurdunda birkaç yılan görünüp artık amâr olmadığından Yılanlıbayır derler. Bir mürtefi‘ depe vardır. Bu kal‘a-i Yılanlı'yı geçüp Yeleşke boğazından Kuban boğazından karşu Temrek kal‘asına ya‘nî Taman cezîresi hâkine düşeli[m] dedikde Yeleşke boğazı ne sudur ve ne buzdur. Adahon boğazı dahi eyledir, deyü haber gelüp cümle askerin e[r]likleri kesilüp bi'z-zarûrî cümle asker-i İslâm ile bir günlük yol gerü cenûb tarafına dönüp yine nehr-i Kuban'ı buz üstünden karşu tarafa ötüp Şağake Çerkezi hâkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192b ·
metinde göster ·
… tarafa gidüp selâmete çıkamadık. Zîrâ ne Yeleşke boğazı ve ne Adahon boğazı ne
sudur ve
ne buzlapdır.
Mehemmed Geray Hân efendimizin vezîri olan Sefer Gâzî Ağa akrabâsı Ömer Ağa'nın otarıdır, ya‘nî çiftliğidir. Bunda yedi gün kâmil meks edüp bir tarafa gidüp selâmete çıkamadık. Zîrâ ne Yeleşke boğazı ve ne Adahon boğazı ne sudur ve ne buzlapdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192b ·
metinde göster ·
ispirlonka ve Karambusa adalarında sizin ne alâkanız kalır. Ve istendiler ve Kö …
Ba‘dehu ol Suda ve ispirlonka ve Karambusa adalarında sizin ne alâkanız kalır. Ve istendiler ve Körfüz ve Zakilse ve Kefalonya ve Kotur ve İspilet ve Şibenik ve Zadra kal‘aların dahi bi-emrillâh feth etdiğimiz yakın zamânda görürsüz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 302a ·
metinde göster ·
… linizden Sultân Selîm-i Sânî aldıkda etrâfında bir ilişik cezîre komadı. Şu bir
Suda'yı ve
Karambusa'yı ve ispirlonka cezîrelerini sizde komak ihtimâlimiz yokdur." dedi. …
"Bire mel‘ûnlar! Şu Kıbrıs adasın sizin elinizden Sultân Selîm-i Sânî aldıkda etrâfında bir ilişik cezîre komadı. Şu bir Suda'yı ve Karambusa'yı ve ispirlonka cezîrelerini sizde komak ihtimâlimiz yokdur." dedi. Defterdâr Melek İbrâhîm Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 302b ·
metinde göster ·
Kırya deresi: Vitiloz ile Kelefa köyleri arasında cereyân eder bir sovuk
sudur ve
gâyet sarp deredir. Yakın görünür ammâ aşağı nihâyetine bir sâ‘atde enilir gâye …
Kırya deresi: Vitiloz ile Kelefa köyleri arasında cereyân eder bir sovuk sudur ve gâyet sarp deredir. Yakın görünür ammâ aşağı nihâyetine bir sâ‘atde enilir gâyet mahûf derk-i esfeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 336a ·
metinde göster ·
… mdır. Cânib-i erba‘ası keferedir. Nısfı Âl-i Osmân hükmündedir. Kerş ve Kefe ve
Sudak ve
Menkûb ve Tat eli ve Balıklağa ve İnkirmân kal‘aları Âl-i Osmân tasarrufundadır …
Ve Karadeniz'in tûlu bin yedi yüz mîl bir Bahr-i Siyâh'dır. Ancak iki cezîre vardır. Biri Kırım adasıdır ki Kırım pâdişâhları sikke ve hutbe sâhibidir. Anın Bâğçesarây'ında sâkin olurlar. Bu cezîre şekl-i müselles vâki‘ olmuş yedi yüz yetmiş mîl bir cezîre-i sedd-i İslâmdır. Cânib-i erba‘ası keferedir. Nısfı Âl-i Osmân hükmündedir. Kerş ve Kefe ve Sudak ve Menkûb ve Tat eli ve Balıklağa ve İnkirmân kal‘aları Âl-i Osmân tasarrufundadır. Bu cezîrenin şimâl cânibinde nısfı Menkûb kal‘ası ve Gözleve ve Çikişke ve Arbat ve Or Ağzı kal‘aları cümle Âl-i Cingiziyân hükmündedir. Ve bu Kırım adasının şarkında on sekiz mîl deryâ aşırı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126a ·
metinde göster ·
… ve Peçoy-ı Sirem-mânend bâğ-ı İremin Bârûdhânesi ve Kırım vilâyetinde Kefe'nin
Sudağ'ı ve
bu Adalya'nın Istanaz'ı Rûm ve Arab u Acem'de meşhûr-ı âfâkdır. Eğer bu Istanaz …
Ve bu şehirde haftada bir pâzâr olur kim âdem deryâsı olup niçe yüz bin guruş metâ‘ cânib-i erba‘a vilâyetlerden gelüp bey‘ [u] şirâ olunur. Ve Âl-i Osmân'ın hükmünde Konya şehrinin Merâm'ı ve Malatya'nın Aspuzusu ve Peçoy-ı Sirem-mânend bâğ-ı İremin Bârûdhânesi ve Kırım vilâyetinde Kefe'nin Sudağ'ı ve bu Adalya'nın Istanaz'ı Rûm ve Arab u Acem'de meşhûr-ı âfâkdır. Eğer bu Istanaz yaylağına ıttilâ‘ hâsıl etdiğimiz kadar evsâfın tahrîr eylesek bir mücelled olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y133b ·
metinde göster ·
… ndan cereyân edüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Deryâ-misâl azîm âb-ı hayât
sudur. Ve
gûnâ-gûn mâhîleri vardır.
Nehr-i Ulusu: Bu dahi şark tarafında Hamîd dağlarından gelüp bu mahalde Sultân Alâeddîn'in on bir göz cisr-i azîmi altından cereyân edüp bu mahalde Akdeniz'e mahlût olur. Deryâ-misâl azîm âb-ı hayât sudur. Ve gûnâ-gûn mâhîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·
… aşra çıkup ihrâmların kuşanırlar. Ve bu Bi’r-i Alî'den nûş ederler, gâyet lezîz
sudur. Ve
kuyusu alçakdır. Ve hurmâ bâğçeliği içinde bir teferrücgâh yerdir. Ve cânib-i e …
Menzil-i Bi’r-i Hazret-i Alî: (---)(---)(---)Q 125b Yüklerin yıkmayup meks ederler. Tevâbi‘i çok olan hayme vü hargâhların kurarsa (---)(---)(---) sa‘y ederler. Evvelâ Bi’r-i Alî nâm mahal bir düz yerde bayırlar kurbunda Hazret-i Alî bostân kuyusu gibi bir vâsi‘ kuyu kazmış. Cânib-i erba‘asından sığırlar ile dollâblarından âb-ı hayâtı çekilüp aşren-fe-aşr havz-ı azîmler vardır. Anlara Birke-i Alî derler. Bu âb-ı hayât ol birkeye leb-ber-leb olup bu kadar bin huccâc-ı uryân ü biryân P 127a ü giryân-künân gusl edüp taşra çıkup ihrâmların kuşanırlar. Ve bu Bi’r-i Alî'den nûş ederler, gâyet lezîz sudur. Ve kuyusu alçakdır. Ve hurmâ bâğçeliği içinde bir teferrücgâh yerdir. Ve cânib-i erba‘asında ahâlî-i Medîne'nin bâğları ve çiftlikleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y304a ·
metinde göster ·