İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

sudan

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
94
isabet
88 cümle/beyitte
34,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
26 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi9438,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 94

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“sudan” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 38a "Şu sudan sehel su içsem" dedikde,
EÇS II 226b … içe yüz pâk çeşmelerden su getirüp nûş edüp safâ ederler. El-hâsıl Bursa demek, sudan ibâret bir kelâmdır. (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS II 242b … hâl ile vücûdın haberdâr edüp muğla (?) içmiş olur. Andan üç gün dahi üç nevbet sudan içüp tuzsuz piliç maslûkası suyu içe. Tamâm on beş amel etdikden sonra fevkânî …
EÇS II 244a–244b … kara kara yanup söner. Kıza ma‘lûm olur kim ol suda hâssa vardır deyüp her gün sudan nûş edüp suya girüp kırk günde vücûdu dürr-i beyza döner. Babası Yanko'dan âdem …
EÇS III 17b … veş / Dolup cümle su Harkila Ovası / Su içre kaldı evlerin binâsı / Kaçup halkı sudan hep dağa çıkdı / Ki tufân-veş olup dünya su akdı / Kral yanına geldi cümle âdem …
EÇS III 23b … tâ’ife-i Yahûd'dan İzâ’îl nâm bir Yahûdî bir su dollâbı yapup âmâde eder, ammâ sudan bir katre nâm [u] nişân yok idi. Su‘âl edenlere, "Nîl'i bu şehre getirüp bu çöl …
EÇS III 38a … etse bi-emrillâh şifâ bulur. Bu halîc üzre yağ zuhûr olduğu mahalde bir âdem bu sudan nûş etse serhabtân marazına ya‘nî salbaş ve ahmaklık marazına mütbelâ olup başı …
EÇS III 43b … le çekseler bir pâre lahmı kopmaya. Niçe müverrihler "Hazret-i Hızır her bâr bu sudan nûş eder!" derler. Hattâ bu abd-i hakîr şifâ niyyetine girüp gasl etdükde bilâ- …
EÇS III 44a … marazına mübtelâ olanlara bu haceru'l-Yahûd gülâb ile bileğiye sürüp ezilir. Ol sudan aç karnına bir mesâne zahmına mübtelâ olan kimesne nûş etse mesânesi yolu açılu …
EÇS III 48b … taşlar döşenmişdir. Bu taşlar içre bir küçük ırmacık dahi vardır. Kenarında bu sudan âlî yekpâre taşdan bir hum-ı Husrevânî vardır. İçi leb-ber-leb mâ-i zülâldir. B …
EÇS III 48b Hikmet-i garîbe: Bu sudan [vu]hûş u tuyûr ve hayvânât nûş etse cümle tüğleri dökülüp uryân kalır. Ammâ be …
EÇS III 57a Hâssa-i diğer: Bir âdem ol sudan nûş etse zıhhîr marazına dahi mübtelâ ise de halâs ola.
EÇS III 83b … ve zefîr ve sakîl ta‘âm tenâvül {etmeden} perhîz edüp ale's-sabâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç amel eder bir fincân dahi nûş edene üç amel eder. Bu tertîb üzre on …
EÇS III 89a Şûr gölü: Her kankı ta‘âm tabh olurken sudan kifâyet mikdârı ilkâ etseler a‘lâ lezîz tuz yerine tutar. Anıniçün Şûr gölü der …
EÇS III 142b–143a … Bismillah ile keşkülü ele alup mâ-i tâhirden 143a bu hakîr-i pür-taksîr tâhir sudan nûş etdim. Cümle yârân şâdumân oldular. Andan Sarrâc Mehemmed Çelebi aldı ve şü …
EÇS IV 231b İbtidâ Monlâ Muhammed'in nûş etdüği bardakdaki sudan yere döküp işediği zamân zemîne müstevlî olan su ancak âdem topuğuna çıkardı. A …
EÇS IV 243b … r. Bu ayn bir haylice cereyân edüp gâ’ib olur. Eğer âdem eğer gayrı hayvânât bu sudan nûş etseler ol ân âdem merhûm olup devâbât makûlesi mürd olurlar. Semm-i helâhi …
EÇS IV 244b … -ı mâlih cereyân eder, ammâ gâyet berrâkdır. Bu aynın tarafeyninde cereyân eden sudan taş olup kalmışdır. Niçe binâlara andan taş keserler ve ba‘zı mi‘mâr-ı bennâlar …
EÇS IV 244b … er ve ba‘zı mi‘mâr-ı bennâlar murâdları üzre tahta sandûklar yapup içine mezkûr sudan koyup ol su içre sehelce tuz idhâl etseler bi-emrillah ol su taş olur kim seng- …
EÇS IV 251b … ve bostânları saky edüp deryâya mahlût olur bir âb-ı latîfdir. Hîn-i muhâsarada sudan asla müzâyaka çekmek ihtimâlleri yokdur.
EÇS IV 275b … btidâ hattı be-kavl-i Târîh-i Kıbtî hatt-ı siyâkatdir. Hatta bu hakîr Mısır'dan Sudan diyârın seyâhat ederken Fonçta vilâyetinde Rümeyleti'l-himâl nâm bir sevâd-ı az …
EÇS IV 287b–288a … âh-ı mâ vardır kim suyu Kuds-i şerîfin âb-ı Selvânından lezzet verir. Her kim o sudan kırk gün nûş etse bi-emrillah şecî‘ ü tüvânâ fetâ olur. Anınçün ekseriyyâ Mahmû …
EÇS IV 404b … içre cümle zift döşenmişdir. Aslâ mermer ve ruhâm döşeli değildir. Zift ısıcak sudan eriyüp fenâ bulmak ihtimâli yokdur ve eyle suhûniyyet üzre sudur kim yumurta pi …
EÇS V 40a … r kerre yüz bin at ayağıyla dolup su bügendi. Alt yanı sığ kalup niçe bin Tatar sudan seğirde seğirde geçdiler. Niçe bin Tatar dahi gemiyle ve pot ile ve tulum ile t …
EÇS V 62a … ı Özü'de yatan leşlerin ve nehr-i Özü'ye gark olup batan keferelerin vücûdların sudan çıkarup kelleleri kesildi. Ve meterislerde ve meydân-ı ma‘rekede kalan lâşe-i m …
EÇS V 88b … den koparup çakmak taşı üzre koyup çakmak demiriyle ursan bi-emr-i Hayy-ı Kadîr sudan çıkmış yaş şeyden âteş zâhir olup tütün yakmağa ve her şey’e istîmâl olunur, am …
EÇS V 118a … havf u haşyeti yokdur. Eğer palanka ağaçların âteşe uralım deseler deryâ-misâl sudan ve bataklardan yanına varılmaz ve etrâfında batakdan meterise girilmez ve iç ka …
EÇS V 127b–128a … erler bir mel‘ûn sudur, zîrâ gümüş ma‘denlerinden tulû‘ eder. Bu şehir halkı bu sudan nûş etmek ile ekseriyyâ bu şehir halkının boğazlarında yumru yumru kuşka ta‘bîr …
EÇS V 129b … yunus'da bi-emr-i Hâlik-ı kevneyn girdâb-ı azîme dökülür. El-hâsıl şehr-i Sarây sudan ibâretdir kim elbette her bay u gedâ hânelerinden birer uyûn cârîdir.
EÇS V 132b … üshil şerbetlerinden şedîddir. Hattâ bahâr eyyâmlarında surutka südü içmeyen bu sudan nûş etdikde eğer su aşağı akarken aşağı alsa aşağıdan amel eder. Eğer su cereyâ …
EÇS V 151b … baz'dan baş yukaru nehr-i Pileve ile biri birlerin kovarak yıldırım gibi atılan sudan baş yukaru şakıyup çıkarlar. Garîb temâşâdır.
EÇS VI 9a … i‘dir. Ve bu su, ma‘denli gümüş cevherli dağlardan gelmek ile bu şehir halkı ol sudan isti‘mâl etdikleriyçün ekseriyyâ sağîr u kebîrlerinin boğazlarında kuşka, ya‘nî …
EÇS VI 15b … ksen yaşında âdem mahbûb-ı cüvân olur. Anıniçün Kaşa şehrinin Macar karıları bu sudan ferc-i kabîhaları etrâfına türâb ile çamurlu suyu sürüp cümle kılları dökülüp p …
EÇS VI 61b … ya enilir. Bu su taraflardan mâ‘adâ kara tarafı ki Şeddâdî dîvârdır, ol tarafda sudan suya varınca toprakdan kesüp kazılmış bir vâsi‘ ve amîk ve arîz handakı vardır. …
EÇS VI 61b Bu kal‘anın bu handaklı tarafı bir sudan bir suya varınca bin yüz aded germe adımdır, ammâ su kenârında handaksız tarafı …
EÇS VI 83b … çeşmedir. Ancak bu şehir bir yalçın kaya başında bir kal‘a-i âlî olmağile bunda sudan azîz bir hayrât [u] hasenât yokdur kim beher yevm on bin at yükü Tuna suyu kırb …
EÇS VI 85b Diğer menâfi‘-i iber: Bir hâtûn zükâm olup aksıramasa bu sudan burnuna çekse ol ân aksırır.
EÇS VI 85b Menâfi‘-i diğer: Bir âdemin burnu kanı dinmese bu sudan burnuna çeküp tâ demâğına varsa burnunun kanı bi-emrillâhi Ta‘âlâ dine, ammâ üç …
EÇS VI 109a Tâ vakt-i fecr ki oldu, sahrâ-yı Uyvar'da bir katre sudan nâm [u] nişân kalmayup cümle guzât hamd ü senâ etdiler. Ammâ hakîkatü'l-hâl suy …
EÇS VI 117b … cinden akan Litre nehrinden şinâverlik ederek Kadızâde İbrâhîm Paşa meks etdiği sudan geçüp kal‘aya gidüp gelirler imiş. Hattâ Sadrıa‘zam bu ahvâli İbrâhîm Paşa'ya d …
EÇS VI 188a … örüp niçe bin yiğitler firâr edüp gitdiler, ammâ beş binden mütecâviz küffârlar sudan ve gayri yerden esîr-i bend-i zincîr oldular, lâkin Tatar elinde ve serhadli el …
EÇS VII 18a … erislere girüp önlerine siperler edüp karâr etdiklerinde hemân niçe bin atlılar sudan karşu geçüp hemân hakîr dahi,
EÇS VII 21b … ve bî-cân u bî-dermânları ipler ile ve mukaddem kuşaklar ile niçe bin âdemleri sudan çıkarırdık.
EÇS VII 22a–22b … arâr olup su içinde kalan atları ve âdemleri çıkarup şühedâları defn etdiler ve sudan çıkan mecrûhlara dahi bî-hisâb in‘âmlar etdiler, ammâ cümle küffâr dahi nehr-i …
EÇS VII 63a … lli bisâtı eline alup keferenin ağzın açup ağrıyan dişin etlerine şîşedeki mâvî sudan sürüp hemân elindeki ağaç maşa ile dişe yapışup bilâ usret zor etmeden ve kanı …
EÇS VII 63a … dan yine dişi çıkardığı gibice sünbüle deliğine koyup bu kerre şîşedeki kırmızı sudan su ve tuz sürüp keferenin çıkan dişi üzre bir küçücük tahta pâreciğini dişin üs …
EÇS VII 63a–63b Hemân cerrâha {dişlerim} gösterüp ol ân kırmızı sudan dişlerimin etlerine sürüp mezkûr gibi bir pâre tahtacığı ısırup sabâha dak dişl …
EÇS VII 63a–63b … ha bir Kaya Sultân yağlığı verdim. Safâ edüp bir küçücük şîşecik içinde kırmızı sudan nîm dirhem kadarca su verdi. 63b Ve cerrâh eyitdi kim,
EÇS VII 63b … ile çıkarup içinde iliğin dâğlayup dişi yine aldığın gibi yerine koyup kırmızı sudan sürüp hemân bu dünyâda durma mâl kazan" dedikde hakîr "Elli altun ver[eyim]" de …
EÇS VII 63b Yine bir gün bir keferenin üç kralıçka, ya‘nî üç pare akçasın alup mâvî sudan sürüp dişin eline verüp kefere gitdi. Meğer yerine dişi komağa birer altun alır …