… kbaşı ol dahi hakkâ ki kabâyil-i İzolı ekrâdında ol mertebe kağan arslan şikâra
sunar gibi
pars-ı sunar görmedik. Yedi kerre paşanın üzerine, on bir kerre Şâmlı Osmân Ağa …
Ammâ anlardan Celâlî Çomar Bölükbaşı ol dahi hakkâ ki kabâyil-i İzolı ekrâdında ol mertebe kağan arslan şikâra sunar gibi pars-ı sunar görmedik. Yedi kerre paşanın üzerine, on bir kerre Şâmlı Osmân Ağa üzerine hamle etdikçe burnu fışırdar bir doru at üzre asla boş çıkmayup elbette bir iki âdem akdarup kelle alup bî-bâk u bî-pervâ alaylarına selâmet varırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 32b ·
metinde göster ·
… üctemi‘ olan çarha-i hâna şahin süzülür gibi süzülüp gürûh-ı murg-ı ukâb gurâba
sunar gibi
sunardı ve meymene vü meyserede olan hasma murâd-ı merâm-ı maksûdu üzre sa‘b kü …
deyüp asla melâmet yüzün göstermezdi. Ve her koldan baş ve dil getirenlere ve bir şey getirenlere huzûrunda yığılmış duran altun ve guruş ve çil akçe ile mahlût olmuş mâldan cümle şehbâz gâzîlere ve ser-i kârda olanlara ihsânlar ederdi. Ve kâhîce bin iki bin aded "Benem, diğer nîst!" diyen fetâ vü bahâdır [ü] dilâver, erler ve server ü hünerverler ile esb-i sabâ-sür‘atine süvâr olup cânib-i erba‘ada olan karavulları devr ederdi. Ve cümle halka rûy-ı dil ile cenge terğîb ederdi ve ızhâr-ı gayret edüp bizzât müctemi‘ olan çarha-i hâna şahin süzülür gibi süzülüp gürûh-ı murg-ı ukâb gurâba sunar gibi sunardı ve meymene vü meyserede olan hasma murâd-ı merâm-ı maksûdu üzre sa‘b küme-i düşmanlara girüp şikâr alup sâf çıkardı. Gâyet bahâdır sâhib-i şecâ‘at er idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 265a ·
metinde göster ·
… âh Allâh" deyüp at bırağınca cümlemiz dal-sâtûr-ı Muhammedî olup aç kurd koyuna
sunar gibi
ve sunar zağar gibi kâfirin ardına düşünce kâfir gördü kim kendü câniblerinden …
Hemân bizim Yûsuf Kethüdâ'mız ibtidâ "Allâh Allâh" deyüp at bırağınca cümlemiz dal-sâtûr-ı Muhammedî olup aç kurd koyuna sunar gibi ve sunar zağar gibi kâfirin ardına düşünce kâfir gördü kim kendü câniblerinden Türk askeri gelir. Hemân kıranlarındaki yayanları kovmadan ferâgat edüp bizüm üzerimize döndüler. Hemân cümle kâfirle alak bulak olup anlar bizlere, biz anlara bizler sokup kırarken ileri kaçan yayalarımız dahi geri dönüp kâfir iki asker arasında kalup cümle kefere kayalar arasına sepişüp merdâne ve dilîrâne hakkâ ki ey ceng etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144a ·
metinde göster ·
… müstahfızân asker konulup guzât-ı müslimîn bu kal‘adan şahin yuvasından şikâra
sunar gibi
etrâf-ı kâfiristâna ve cemî‘i Hırvadistân'a kol kol asâkir-i İslâm gidüp bî-had …
Sene 1000 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis mîr-i mîrânlarından Düş Hasan Paşa müceddeden binâ etdi ve sancakbeği tahtı edüp Bosna eyâletinde nev-peydâ bir sancağ-ı kebîr olup ibtidâ mîr-i livâsı serhaddîn-i İslâm'ın mümtâz ümerâsı Rüstem Beğ idi. Bu kal‘ayı dürr-i beyz-âsâ münevver edüp hadden efzûn cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar ve müstahfızân asker konulup guzât-ı müslimîn bu kal‘adan şahin yuvasından şikâra sunar gibi etrâf-ı kâfiristâna ve cemî‘i Hırvadistân'a kol kol asâkir-i İslâm gidüp bî-hadd ü bî-kıyâs şikârlar alup küffâr-ı dûzah-karâr-ı bed-tebâra göz açdırmadıklarından küffâra hoş gelmeyüp Erdelik banı olan bî-dîn ve Hırvat cenerali olan la‘în var kuvvetlerin bâzûlarına getirmişler ve taht-ı yedlerinde olan kılâ‘-ı menhûselerin erbâbın ve gayrı diyâr-ı cuhûd ve mu‘ânidîn ve umûmen re‘âyâların sürmüşler ve Nemse imparatorunun karındaşı Makşimelyan dahi kırk bin cünûd-ı cünüb-ı müşrikîn ile cümle gelüp Yenihisâr kurbunda nehr-i Kübe üzre bir metîn ve müstahkem bir vâsi‘ haşeb cisr-i azîm yapup beri tarafda Hasan Paşa üzre yürümede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 155b ·
metinde göster ·
… bir kerre derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden "Allâh Allâh" deyüp aç kurd koyuna
sunar gibi
Rüstemâne bir hamle edüp sununca hemân küffâr-ı bedkâr alak bulak olup niçesi h …
Hemân asker-i İslâm'dan ileri varan yüğrük atlılardan on beş bin mikdârı küheylân atlı bir kerre derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden "Allâh Allâh" deyüp aç kurd koyuna sunar gibi Rüstemâne bir hamle edüp sununca hemân küffâr-ı bedkâr alak bulak olup niçesi hemân hınzîrlar gibi ormanlara girdi ve gâzîlerin âkılları ormanlarda bu kâfirlerin niçesin kırdı ve niçe yüzünü esîr edüp orduya gelmeden bu kadar avret ve oğlan ile Üstürgon'a gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119b ·
metinde göster ·
… Tatar askeri yedi günden berü kanıkmış asker aç kurd gibi koyuna ve koyun tuza
sunar gibi
sunup Tatar küffâra tâ‘ûn-ı ekber girir gibi eyle girdiler kim ileri gelen küff …
Küffâr bu kerre cümle top ve tüfenglerin hebâya attılar. Bir dahi top ve tüfeng sıkılamağa kalmadı. Hemân Tatar askeri yedi günden berü kanıkmış asker aç kurd gibi koyuna ve koyun tuza sunar gibi sunup Tatar küffâra tâ‘ûn-ı ekber girir gibi eyle girdiler kim ileri gelen küffârlardan bir cân kurtulmayup kanları ve cânları çıkup piyâde olan birbirlerine bağlı küffârlar toplar yanlarında kalup toplar arabaları altlarına yaya kâfirleri girüp cenge âheng edelim deyü cür’etler edüp, ammâ kimi arabalara girir ve kimi çıkar, kollarında bağlı olan zencîrleri kırmağa çalışırlarken arabaların kürelenmiş kâfir atları kimi okdan ve kimi tüfeng ve kılıç zahmından zahmdâr olup bu sahrâ-yı arsagâhda cümle arabaları atlar çekerken zahmlarından ve hây hûy figân-ı ürkündüden arabaları atlar piyâde olan zencîrle bağlı küffârlar üzre arabalar uğrayup bu piyâde küffârları Tatar kırmadan arabalar hurd-ı hamîr ederek kırmada. Tatar dahi anlara gelüp sağ kalanları esîr edüp arabaları atları ve mâllarıyla ganîmet etmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115a ·
metinde göster ·
… ateleriyle zâhir olup bu kâfir gemilerinin arasına aç kurd koyuna ve koyun tuza
sunar gibi
kâfire sunup sarılıcak hemân sadâ-yı Allâh'a rehâ buldurup bir yaylım top ve bi …
Hikmet-i Hudâ temâşâ-yı ibret-nümâ: Ol gece inebahtılı Durak Beğ âdemlerinden Mısırlıoğlu nâm gâzî-i megâzî dörd pâre firkatesi ile hırsız gibi gelüp izakilse altında liman içre yatır. Yigirmi altı pâre kâfir kalyonları ve üç pâre kadırga ve on pâre firkatelerin aralarına vakt-i sabâhda cümle küffâr liman bende(?) sarhoş ve evgâr ve bî-kâr hâb-ı gafletde yatırlarken hemân Mısırlıoğlu dörd pâre palpa ve alesta firkateleriyle zâhir olup bu kâfir gemilerinin arasına aç kurd koyuna ve koyun tuza sunar gibi kâfire sunup sarılıcak hemân sadâ-yı Allâh'a rehâ buldurup bir yaylım top ve bir yaylım tüfeng atup cümle küffâr gemilerinin içlerine dal sâtûr-ı Muhammedî urduklarında hakîr beri tarafda dendân-ı bedenler üzre Holumiç kavmiyle seyr [ü] temâşâ edüp du‘âya meşgûl olduk. Eyle bir ceng-i germâ-germ savaş-ı perhâş-ı bebr-i dilîrâne etdiler kim top u tüfengin bârûd-ı siyâhı dûdı vakt-i sabâhda şeb-i muzlim olup küffâr içre bir girîv u [fer]yâd [u] vâveylâ kopup âfitâb-ı âlem-tâb pertev saldıkda anı gördük, niçe bin küffâr cünd-i melâ‘în kendülerin deryâya atup gark-ı âb olmağa başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264b ·
metinde göster ·
… ara koyulup cân kurtulmamak sadedinde iken Tumanbay bir böğürden ac kurd koyuna
sunar gibi
sunup vakt-i zevâlden vakt-i gurûba dek bir ceng olmuşdur; tulû‘-ı Merîh'den be …
"Bire fursat ganîmetdir" deyü âl-i Osmân bunlara koyulup cân kurtulmamak sadedinde iken Tumanbay bir böğürden ac kurd koyuna sunar gibi sunup vakt-i zevâlden vakt-i gurûba dek bir ceng olmuşdur; tulû‘-ı Merîh'den berü tarafeynden böyle ceng olmamışdır. Tarafeynden tabl-ı âsâyişler çalınup âl-i Osmân ve âl-i Gavrî kollu kollarına konup herkes yarasın beresin sarup zireh söküklerin diküp âl-i Osmân'dan on yedi bin âdem ol gece defn ederler. Ammâ bu cengde âl-i Osmâna imdâd eden Hayre Beğ bir şecî‘âne ceng etmişdir kim hâlâ Mısır tevârîhlerinde mastûrdur. Andan bildiler kim Hayre Beğ âl-i Osmân'a kafâdârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y51a ·
metinde göster ·
… bî-mecâl zâr [u] zebûn asker içine bu tâ’ife-i melâ‘înler girüp aç kurd koyuna
sunar gibi
sunup gece ve gündüz Sa‘îd Arab ve Karayazıcı ve Cânpûlâdoğlu vurduğu gibi hucc …
Ammâ bu Ezlem askeri içre niçe bin dinc-â-dinc neşşâl ve hemyânkesici ve sürmeden gözü çalıcı hırsız vettâhcı ve kemendci ve ayyâr harâmîler huccâc-ı bî-revâc içine girüp bu râh-ı meşakkati çekmiş bî-tâb ü bî-mecâl zâr [u] zebûn asker içine bu tâ’ife-i melâ‘înler girüp aç kurd koyuna sunar gibi sunup gece ve gündüz Sa‘îd Arab ve Karayazıcı ve Cânpûlâdoğlu vurduğu gibi huccâc-ı müslimîni eyle nehb ü gâret ederler kim Şâm yolunda Kara Ali Paşa asrında Reşîdoğlu huccâcı eyle urmamışdır. Gâfil olan huccâc bu Ezlem'de fülûs-i ahmere muhtâc olur, âkıl olan basîret üzre olup sâhib-i havâyic olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y206b ·
metinde göster ·