… boḍunḳa ḳatıġlıḳ iḍileriŋe toḳuşġay siz olar birle azu boyun suġalar eger boyun
susa-miz
bėrür sizke taŋrı körklüg yanut eger yüz ewürse siz neçük kim yüz ewürdiŋiz and …
16 ayġıl kiḍin ḳalġanlarḳa ʿArablardın: ündenülür sizler boḍunḳa ḳatıġlıḳ iḍileriŋe toḳuşġay siz olar birle azu boyun suġalar eger boyun susa-miz bėrür sizke taŋrı körklüg yanut eger yüz ewürse siz neçük kim yüz ewürdiŋiz anda burun ḳınayur sizni ḳatıġ ḳın birle
… rmatalar ile Akdeniz içre cezîre-i Rodos'u ve İstanköy'ü ve Sakız'ı ve cezîre-i
Susam'ı
ve İlimni ve Midilli cezîrelerinin kurâ ve kasâbatların nehb ü gâret edüp her s …
Bâ-husûs Mora cezîresi içinde cenûb tarafı nihâyetinde bir burunda sa‘b ve çengelistân yerde Manya nâm bir 75a vilâyet vardır sene (---) târîhinde ecdâd-ı izâmın Ebü'l-feth Mehemmed Hân feth edüp emn [ü] emânda iken bu ân pâdişâhımızın zamân-ı sa‘âdetinde Manya küffârı âsî olup elli bin küffâr ile Malta'ya tâbi‘ olup yüz pâre yarar firkate ve balkarmatalar ile Akdeniz içre cezîre-i Rodos'u ve İstanköy'ü ve Sakız'ı ve cezîre-i Susam'ı ve İlimni ve Midilli cezîrelerinin kurâ ve kasâbatların nehb ü gâret edüp her sene re‘âyâlarından harâc u bâc alup diyârların târâc ve halkını ac u zâc ve bir habbeye muhtâc eder oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 74b–75a ·
metinde göster ·
… çörekciler ve börekciler dükkânlarıdır kim gûnâ-gûn biberli börek ve bâdemli ve
susam
ve çörek otlı çörek ve mutabbak ve kaymak börek pişirirler. Tâ sarrâchâne başın …
Ve andan yine şâhrâhın iki tarafı Karakeçili dükkânına varınca cümle kapama ve zubun işler hayyât dükkânlarıdır. Ve andan pâk u pâkîze ballı ve yağlı kelimât eder bakkâl cüvânları dükkânlarıdır ve muhtesib dükkânı bu mahaldedir kim bir ehl-i hıref vezn-i sultâniye hilâf edüp bir dirhem nâkıs vermeğe kâdir değildir. Ve bu mahal cümle kassâb dükkânlarıdır kim niçe yüz aded zebh olunmuş Karamân koyunları ve kuzuların şerha şerha edüp her şerhaya berk-i gül takup ve za‘ferânlar sürüp bey‘ ederler ve bu kassâbların alt yanında hâss [u] beyâz çörekciler ve börekciler dükkânlarıdır kim gûnâ-gûn biberli börek ve bâdemli ve susam ve çörek otlı çörek ve mutabbak ve kaymak börek pişirirler. Tâ sarrâchâne başına varınca böyle ni‘met pişer çörekci ve börekci ve aşçı ve başcı ve gûnâ-gûn hoşâbcı dükkânlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a ·
metinde göster ·
… ûne gılâllar meğer Anadolu'da Sivas ve Erzurûm'da ola, ammâ bakla ve pirinci ve
susamı
ve kendir tohumu olmaz, ammâ çavdar ve yulaf ve haldine nâm bir hubûbdur anlar …
Der-zikr-i hubûbât-ı mahsûl-i elvân: Sirem ve Semendire ve Baçka ve Laşka ve Havâle kal‘ası topraklarında kırmızı ve sarı ve beyâz dânedâr buğday ve arpa ve böğrülce ve mercimek ve kırah ve darı olur kim bu gûne gılâllar meğer Anadolu'da Sivas ve Erzurûm'da ola, ammâ bakla ve pirinci ve susamı ve kendir tohumu olmaz, ammâ çavdar ve yulaf ve haldine nâm bir hubûbdur anlar çok olup re‘âyâ ekmek ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115b ·
metinde göster ·
… erek ve Sıra limanın ve dahi Nergis limanın ubûr etdiğimiz mahallerde, Cezîre-i
Susam
nümâyân oldu.
Bu iki cezîre mâbeyninden berk-i hatîf gibi ubûr edüp andan yine yigirmi mîl Anatolu kenârına karîb Saplıca adaların ubûr edüp sarp dereler kenârınca giderek ve Sıra limanın ve dahi Nergis limanın ubûr etdiğimiz mahallerde, Cezîre-i Susam nümâyân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y62b ·
metinde göster ·
cezîresinden çıkan gemi bu burunu üzler, keştîbânlar mâbeyninde meşhûr burundur …
Anı ubûr edüp Teke burnu nâm bir mahûf yerdir. Susam cezîresinden çıkan gemi bu burunu üzler, keştîbânlar mâbeyninde meşhûr burundur. Ve gâyet mahûf u muhâtara girdâb yerdir. Hattâ keştîmiz az kaldı kim zifoz sağanağından kapanayazdı. Ammâ hamd-i Hudâ keştîbânlarıımız gâyet üstâd idiler. Derhâl dümeni rûzgârın altına çevirüp gemimiz halâs oldu. Bu girdâbdan halâs olup giderken Susam boğazından beri iki pâre kâfir kalyonu ve iki pâre tartına firkate ve iki küçük ıskanpaviye nâm gemiler bizi görünce cümle levendâtlarımız âlât-ı silâha el edüp hâzırbâş oldular. Hemân re’îsimiz Hatîboğlu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63a ·
metinde göster ·
… ni rûzgârın altına çevirüp gemimiz halâs oldu. Bu girdâbdan halâs olup giderken
Susam
boğazından beri iki pâre kâfir kalyonu ve iki pâre tartına firkate ve iki küçük …
Anı ubûr edüp Teke burnu nâm bir mahûf yerdir. Susam cezîresinden çıkan gemi bu burunu üzler, keştîbânlar mâbeyninde meşhûr burundur. Ve gâyet mahûf u muhâtara girdâb yerdir. Hattâ keştîmiz az kaldı kim zifoz sağanağından kapanayazdı. Ammâ hamd-i Hudâ keştîbânlarıımız gâyet üstâd idiler. Derhâl dümeni rûzgârın altına çevirüp gemimiz halâs oldu. Bu girdâbdan halâs olup giderken Susam boğazından beri iki pâre kâfir kalyonu ve iki pâre tartına firkate ve iki küçük ıskanpaviye nâm gemiler bizi görünce cümle levendâtlarımız âlât-ı silâha el edüp hâzırbâş oldular. Hemân re’îsimiz Hatîboğlu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63a ·
metinde göster ·
… emdûhâtından, balı ve balmûmu ve bekmezi ve üzümü ve incîr kurusu ve köfteri ve
susamı
ve sanavber fıstıkı ve bâdâmı rub‘-ı meskûna müstevlî olur. Memdûh ni‘metleri v …
Ve bâğ u bâğçesinin ve gayri eşyâsının memdûhâtından, balı ve balmûmu ve bekmezi ve üzümü ve incîr kurusu ve köfteri ve susamı ve sanavber fıstıkı ve bâdâmı rub‘-ı meskûna müstevlî olur. Memdûh ni‘metleri vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsir bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bir şehr-i kal‘a-i üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71b ·
metinde göster ·
Ve mahsûlünün memdûhu pembesi ve pembe ipliği ve dimisi ve bezi ve bâdemi ve
susamı
ve helvâsı ve mahbûb u mahbûbesi ve beyâz ekmeği ve karpuzu ve kavunu ve limon …
Ve mahsûlünün memdûhu pembesi ve pembe ipliği ve dimisi ve bezi ve bâdemi ve susamı ve helvâsı ve mahbûb u mahbûbesi ve beyâz ekmeği ve karpuzu ve kavunu ve limon ve turuncu meşhûrdur. Ammâ akçesi gâyet hurde kuş gözü gibi olmuşdur. Seksen akçesi bir dirhem gelir ve bir guruş üç yüz akçeye sarf olunur. Ammâ yine bir vukıyye nân-ı beyâz bir kuş gözü akçeyedir. Sâ’ir me’kûlâtlar dahi ana göre kıyâs oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·
… Ve Mısır'da buğday ve şa‘îr ve bakla ve nohud ve mercimek ve pembe ve pirinç ve
susam
cemî‘i diyârlardan çok olur. Revân Van ve Gîlân ve Hindistân pirincinden pirinc …
Hülbe: bu dahi mercimek gibi bir hubûbdur. Surre surre bezler ile su içinde ısladup Arap saçı gibi birbirlerine bitişüp biter. Beyâz beyâz filisi verir, anı sıbyânlar tenâvül ederler. Ve çorbasın dahi bişirirler, gâyet lezîz ta‘âm olur. Ve Mısır'da buğday ve şa‘îr ve bakla ve nohud ve mercimek ve pembe ve pirinç ve susam cemî‘i diyârlardan çok olur. Revân Van ve Gîlân ve Hindistân pirincinden pirinci lezîzdir ve dânedârdır. Husûsâ Menzile ve Fereskûr pirinci gibi vech-i arzda pirinç olmazdır. Ve içinde taşı yokdur. Ve sultânî pirinç cümleden a‘lâ beyâzdır. Q 248aP 245a Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y239b ·
metinde göster ·
… rdebin üç guruşa fürûht ederler. Mısır'da ve gayrı şehirlerde yağın çıkarırlar.
Susam
yağından lezîz bir sarı yağdır. şehriye ve bulgur pilâvında müşk ü amber-i hâm …
Circe hükmünde kös sâhibi kâşiflikdir. Yüz tevâbi‘iyle yetmiş pâre kurâdan kırk kîse mâlı ve bin erdeb gılâli tahsîl eder. Gayrı askerîsi aslâ yokdur. Füvve Q 309aP 306a kazâsı nâhiyesidir, haftada bir nâ’ib gelüp hükm eder. Bir câmi‘i ve bir dârışeddi ve altmış aded hânelerinden gayrı amârdan bir eser yokdur, ammâ mahsûlâtı çokdur. Ve cümle re‘âyâsı asfûr zirâ‘at ederler, âdem kaddi hâsıl olur, dikenli ağac şekilli bir nebâtâtdır. Nergis şükûfesi gibi asferü'l-levn iri şükûfesi olur, bir hoş-bû râyihası vardır. Bahârın re‘âyâ cem‘ edüp Y 379a boya içün Frengistân'a gider. Tüccârları kantârın altmış yetmiş guruşa alırlar. Bu şükûfesinden sonra kemâlin bulup tohumlanır. Ba‘dehu tohmun cem‘ edüp erdebin üç guruşa fürûht ederler. Mısır'da ve gayrı şehirlerde yağın çıkarırlar. Susam yağından lezîz bir sarı yağdır. şehriye ve bulgur pilâvında müşk ü amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibeli lezzet verir. Ve kanâdîllerde ihrâk olunsa meş‘ale-misâl şu‘le verir. El-hâsıl gâyet mahsûllü şeydir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y378b–Y379a ·
metinde göster ·