Eyle olunca bu esnâf ordu-yı İslâmda elzem-i levâzımından olmağile bu âşbâzlara mensûb cümle ehl-i hırefleriyle beyân olunur. Cenâb-ı Bârî, bir şehri ve bir orduyu ekmeksiz ve susuz ve ta‘âmsız etmesin. Zîrâ atalar "Cân boğazdan girir" demişler, Türkmânîce kelâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
… soltat mortat askerîsi var ammâ cümlesi ac u zâc ve bir habbe ve nukraya muhtâc
susuz ve
bâğ u bâğçesiz cezîre-i bî-amândır.
Ve kal‘a içinde iki aded küçücük kenîseleri ve cümle iki bin aded soltat mortat askerîsi var ammâ cümlesi ac u zâc ve bir habbe ve nukraya muhtâc susuz ve bâğ u bâğçesiz cezîre-i bî-amândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·
… arîb olan kurâları beyân eder: Evvelâ karye-i Çapak, karye-i Akçemen ve karye-i
Susuz ve
karye-i Anbârlı ve karye-i Anpınaz ve karye-i Çıkrık ve karye-i Sepsen ve karye …
Şehrin civarına karîb olan kurâları beyân eder: Evvelâ karye-i Çapak, karye-i Akçemen ve karye-i Susuz ve karye-i Anbârlı ve karye-i Anpınaz ve karye-i Çıkrık ve karye-i Sepsen ve karye-i kasaba-i İdris karye-i Komardis(?).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y17b ·
metinde göster ·
… yerde bin iki yüz türâblı ve kiremitli evlerdir kim cümle bâğsız ve bâğçesiz ve
susuz ve
hân u hammâmsız bir hevâsı sakîl ve âdemleri harâmî bir mülevves kasabadır.
Aydın hâkinde yüz elli akçe kazâdır. Kethudâyeri yokdur, ammâ serdârı vardır. Ve ze‘âmetdir. Ve kasabası, bir topraklı bayır eteğinde bir çukur yerde bin iki yüz türâblı ve kiremitli evlerdir kim cümle bâğsız ve bâğçesiz ve susuz ve hân u hammâmsız bir hevâsı sakîl ve âdemleri harâmî bir mülevves kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y92b ·
metinde göster ·
… ukıyye beksumât iki paraya olup çöl ü çölistan ve berr [ü] beyâbândan gelmiş aç
susuz ve
devesi kalmış huccâc tâze cân bulurlar. Ve eyle bâzâr olur kim gûyâ şâm'ın Müze …
Emîr-i hac dahi cümle askeri ile bir yaylım tüfeng ve altı pâre top şenliği edüp vâdî-i Ezlem bârûd-ı siyâh dûdundan yevm-i muzlim olur. Ve kol kol nâdîler nidâ edüp iki gün tekâ‘üd fermân olunur. Anda Ezlem askeriyle gelen on bin deve yükü me’kûlât [u] meşrûbât metâ‘ların ve etrâf kurâlarında olan Urbânlar dahi metâ‘ların meydân-ı mahabbete çıkarup huccâc-ı müslimîn eyle ganîmet olur kim bir yem bir paraya ve bir vukıyye beksumât iki paraya olup çöl ü çölistan ve berr [ü] beyâbândan gelmiş aç susuz ve devesi kalmış huccâc tâze cân bulurlar. Ve eyle bâzâr olur kim gûyâ şâm'ın Müzeyrib kal‘ası bâzârıdır kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y374a ·
metinde göster ·
… n kaldırımı yokdur. Hâlâ ma‘mûr olmada bir varoşdur, ammâ bâğsız ve bâğçesiz ve
susuz ve
hammâmsız bir varoşdur, suyu deve ve katırlar ile kal‘adaki sarnıclardan gelmeğ …
Ve bu varoş içre cümle yedi yüz dükkândır ve üç yüz mahzenlerdir. Zîrâ derbend iskele olmağile cemî‘i diyârın gemileri geldikde tüccârlar metâ‘ların mahzenlere korlar. Anıniçün mahâzinler gâyet çokdur. Ve on iki mükellef kahvehânesi var kim herbiri beşer yüz âdem alır, hânende ve sâzendegân mutrıbân şeb [ü] rûz fasl-ı Hüseyin Baykara ederler. Ve ekseriyyâ sûk-ı sultânîsi serâpâ taş kaldırım döşelidir, gayrı şâhrâhları kumsal arz-ı şûre olmağın kaldırımı yokdur. Hâlâ ma‘mûr olmada bir varoşdur, ammâ bâğsız ve bâğçesiz ve susuz ve hammâmsız bir varoşdur, suyu deve ve katırlar ile kal‘adaki sarnıclardan gelmeğe muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y324b ·
metinde göster ·
… koyvermeziz. Ve ol taraflara hükmümüz nâfiz değildir. Ve gâyetü'l-gâye bî-emân
susuz ve
mahûf u muhâtara yerlerdir. Ve sizcileyin beyâz âdemleri esîr edüp pişirüp yerl …
Biz sizi Fes ü Merânkûş vilâyetlerinin çöl çölistânı ve berr [ü] beyâbânına sizi koyvermeziz. Ve ol taraflara hükmümüz nâfiz değildir. Ve gâyetü'l-gâye bî-emân susuz ve mahûf u muhâtara yerlerdir. Ve sizcileyin beyâz âdemleri esîr edüp pişirüp yerler. Ve her giz bu bizim diyârımıza sizin gibi âdemler gelmemişdir. Görmez misiz, bizim diyârın halkı sizi gördükce ta‘accüb edüp bize her gün bin gûne su’âller ederler. Ne ol diyâra bir takrîb ile gitmeğe sened yok. Ve gidilmek mümkin değildir. Kanı Fes ü Merânkûş, bu Mısır cezîresinin nihâyetidir ve yolları mesdûddur. Ol diyâr ile mâbeynimiz cânib-i garba beş aylık yol çölistândır. Vallâhi biz sizi koyveremeziz" dedükde cümle musâhibleri ve kan vezîrleri ale'l-ittifâk rızâ vermediler. Ve cümle refîk ü huddâmlarımız,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y431a ·
metinde göster ·
Evvelâ Circe'den çıkup cânib-i garba çöl çölistân ve berr-i bî-amân
susuz ve
otsuz ve şâdumânsız rimâlistân içinde kâmil beş gün beş gece kat‘-ı menâzil ede …
Evvelâ Circe'den çıkup cânib-i garba çöl çölistân ve berr-i bî-amân susuz ve otsuz ve şâdumânsız rimâlistân içinde kâmil beş gün beş gece kat‘-ı menâzil ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y447a ·
metinde göster ·