Amasiyye şehri önünden cereyân eden Çehârşenbe bâzârı
suyu bu
Samsun'un cânib-i şarkîsinde Bahr-i siyâh'a mahlût olur, geçid vermez nehr-i az …
Amasiyye şehri önünden cereyân eden Çehârşenbe bâzârı suyu bu Samsun'un cânib-i şarkîsinde Bahr-i siyâh'a mahlût olur, geçid vermez nehr-i azîmdir. Bu nehrin tulû‘u (---) sancağında (---) mahalden hurûc edüp Tokat kal‘asına uğrayıp andan Amasiyye önünden ubûr eder. Amasiyye ile Tokat halkı mâbeyninde bu latîfe-i yâve darb-ı mesel olmuşdur kim "Tokat sıçar, Amasiyye içer" derler. Zîrâ bu Çehârşenbe nehri, ibtidâ Tokat'a, andan Amasiyye'ye uğrayup niçe şehirlere dahi uğrayup andan Samsun dibinde Karadeniz'e katılır. Ve Samsun şehrinin suyuna Kanava vü geriz derler, mâ-i zülâldir. Bu şehr cümle (---) mahalle ve cümle (---) kiremitli bâğ u bâğçeli ve besâtînli hânelerdir ve cümle (---) mihrâbdır. Çârsû içinde (---) câmi‘i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
şehirde kudret ılıcası olmağıla Ispa-voda derlerdi. Sırp tâ’îfesi bu şehre Köst …
Zamân-ı Bulgar'da ismi Ispavod idi, ya‘nî Allah suyu. Bu şehirde kudret ılıcası olmağıla Ispa-voda derlerdi. Sırp tâ’îfesi bu şehre Köstence derlerdi, ya‘nî ılıca derlerdi. Ammâ bu şehir azîz iken Bulgar ve Voynuk ve Sırp kavmleri bu şehri bilâ teşbîh Kuds-i şerîf kadar ziyâret ederlerdi. Zîrâ bunda bir baş papas var idi. İrim papa gibi üç yüz sene dalâlet içre ifnâ-yı cesed edüp cemî‘i kâfiri dîn-i Hazret-i Yahyâ'dan nükûl etdirir idi. Ammâ riyâzât-ı mücâhede ile ol mertebeye varmışdı kim kırk günde bir badem ve bir zeytin ve bir kâse süd içerdi. Bu riyâzetle niçe mugayyabâtlardan haber verirdi. Hattâ hâşâ sümme hâşâ "Mesîh ibnullah gelir" deyü haber verüp hikmet-i Hudâ Hazret-i İsâ babasız Hazret-i Meryem'den 146b vücûda gelince bu mel‘ûn papasın gayba hükm etdüğü muhakkak olduğundan cemî‘i Rûmeli kefereleri ruhbâna i‘tikâd ve i‘timâd edüp dibelik küffârlar buna muhabbet edüp niçe kerre yüz bin kefereyi dîn-i Yahyâ'dan çıkarup dîn-i İsâ'ya da‘vet ederdi. Ammâ cemî‘i ulûm-ı garbiyye ü acîbe ü bî-hisâb fünûn-ı şettâya mâlîk idi. Hattâ yedi bin ruhbân u bıtrîk ü kıssîs ve papas [u] papa ve ladika ve râhib mel‘ûnları huddâm-ı bî-dîn-i pür-deynleri var idi. Ol asırda bu papas Bulgar lisânın ve Sırp lisânın ve Voynık ve Çakona lisânın ve Hırvad u Boşnak ve Leh u Rus ve Latin ü Çek ü İsfeç lisânların üç yüz yılda peydâ edüp yedi bin aded huddâmlarına bu lisânları ta‘lîm edüp vilâyet vilâyet bu huddâmları gönderüp her diyâr-ı deyrde papaslara ve gayrı Nasârâlara ta‘lîm ederek Hazret-i Yahyâ asrında ve Hazret-i İsâ sabâvetinde kâfiristâna bu elsine-i muhtelife müstevlî olup iştihâr buldu. Bu keyfiyetle mezkûr papas dahi Köstence şehrinde iştihâr bulup cemî‘i kâfiristândan bu bıtrîk kâfire nezerâtlar gelüp ol kadar mâl-ı Kârûn cem‘ etdi kim âhir ol mâl-ı bî-hisâb ile bu şehri eyle imâr etdi kim Kudüs yerine Bulgar ve gayri küffâr-ı murdar-ı bed-girdârlar bu şehri ziyâret edüp ol papasın ismiyle bu şehre Hazret-i Yahyâ asrında Lâdika derlerdi. Hatta Hazret-i İsâ halîfelerinden Semmun nâm bir havâriyyûn bu Lâdika şehrinde Lâdika papas ile müşerref olup Lâdika papas havâriyyûnun kudûmü şerefiyyetine niçe yüz bin milyon mâl-ı firâvân harc edüp bir deyr-i kebîr binâ edüp sîm-i hâlis döşeyüp Meryem Ana'ya hîbe eyledi. Âhir ol deyr Hazret-i Risâlet rahm-ı mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekde ol Lâdika deyri zelzeleden münhedim olup zemîne beraber oldu. Halâ eser-i binâları Rila kûhı dâmeninde râygândır. Netîce-i kelâm, bu Lâdika mürd olup Bulgar'ın devletleri bergeşte olup bu şehir niçe divelden divele intikâl edüp âhir sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr asrında Despot Kraloğlu Yıvan Ban havfinden bu şehre bir sûr-ı üstüvâr binâ edüp mütehassın oldu. Hudâvendigâr bu kal‘a olduğun istimâ‘ edüp râhımız üzre bu gûr iki olmasın içün yer götürmez asker-i bî-pâyân ile Gâzî Balaban Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp bu kal‘ayı muhâsara edüp emân u zemân vermeyüp yedi günde seyf-i Muhammedî ile feth edüp sene 773 târîhinde kal‘asın yire beraber eyledi. Hâlâ der-i dîvâr-ı sûr-ı bî-nûrdan eser-i binâları nümâyândır. Ol asırdan berü Köstence nâmıyla müsemmâ bir kasabadır. Rila dağı tetimmâtı derclerinde bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr kasabadır. Rûmeli hâkinde (---) hâssıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 146a–146b ·
metinde göster ·
… ulleye yakın bir kulle dahi var, Ortahisâr'a zemberek ve çarhlar ile giden Tuna
suyu bu
kulleden bir san‘at ile çıkar kim ilm-i hendese ve ilm-i mi‘mârîden haberdâr ol …
Ve Âhûr kapusu dibinde dahi Tuna içinde bir kulle-i azîmi var. On aded kolumburna topları Tuna kenârındaki hânedânları korudur. Ve bu kulleye yakın bir kulle dahi var, Ortahisâr'a zemberek ve çarhlar ile giden Tuna suyu bu kulleden bir san‘at ile çıkar kim ilm-i hendese ve ilm-i mi‘mârîden haberdâr olan bilir. Yohsa bî-ma‘rifet âdem görse "Nedir buncuğaz?" deyüp geçer. İm‘ân-ı nazar ile nazar eden erbâb-ı ma‘ârif bilir kim sihr-âsâr bir san‘at-ı pür-me’âldir ve akıllar perîşân olur, gö[r]meğe muhtâc bir ma‘rifet-i kübrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
… ele kapusu bu mahaldedir kim cümle keştîler anda yanaşup cümle kal‘a kefereleri
suyu bu
mahalde Tuna'dan alırlar, bir metîn kapudur.
Ve Tuna kal‘a dîvârın döğüp iskele kapusu bu mahaldedir kim cümle keştîler anda yanaşup cümle kal‘a kefereleri suyu bu mahalde Tuna'dan alırlar, bir metîn kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
… r Kitgen ve Kızlar Algan nâm suyun başında bir mağâra-yı azîm var. Kızlar Algan
suyu bu
gâr-ı yetîmândan taşra çıkar. Bu mağâranın iç yüzünde tuçdan bir âdem sûreti va …
Bu kavm-i Çerâkese Âdemî demesinin aslı oldur kim mezkûr u mevsûf olan dıraht-ı azîmin kıblesi karşusundaki kayaların dâmeninde mezkûr Kızlar Kitgen ve Kızlar Algan nâm suyun başında bir mağâra-yı azîm var. Kızlar Algan suyu bu gâr-ı yetîmândan taşra çıkar. Bu mağâranın iç yüzünde tuçdan bir âdem sûreti var. Kaddi iki kad bizim benî âdem kaddi kadar vardır. Ve anın sağ elinde kubbe kadar bir tuçdan gürz-i girânı var, dâ’imâ gürzü ol tuç âdem sallayup kâhîce omuzuna kor, ammâ yine gürz omuzunda hareket etmededir. Her kim ol gâra girmek murâd edinse ol kehfden çıkan Kızlar Algan sunun kenârıyla yürüyüp ol tuç âdemin önünden geçüp mağâraya girmek isteyen kişi tuç âdemin iç yüzünde bir kapu dahi var. Cümle bu kapudan içeri ne var ise taşra kapudan içeri girince ikinci kapudan içeri yığınlar dahme-i Efrâsiyâb mâl-ı Kârûnlar cümle nümâ[yâ]ndır, ammâ bu abd-i hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153b ·
metinde göster ·
… erîfi hükmü üzre a‘yân-ı kibârıyla müşâvere ederken bir Tatar gelüp "Hânım Edil
suyu bu
gece kıstadı", ya‘nî dondu deyü haber getirdikde hemân Timur Hân nehr-i Edil'i …
"Bu diyârda ne kârım vardır" deyü Monla Nasreddîn-i Akşehrî ve (---)(---) ulemâlar ile Arapça nass-ı şerîfi hükmü üzre a‘yân-ı kibârıyla müşâvere ederken bir Tatar gelüp "Hânım Edil suyu bu gece kıstadı", ya‘nî dondu deyü haber getirdikde hemân Timur Hân nehr-i Edil'i buzlap âsân vech ile ubûr edüp gerüye döndü. Bu Mujik şehrinden içeri Maskov'a girmedi, döndü ve gitdi. Ammâ bu şehr-i Mujik dahi niçe zamân mu‘attal yatup ba‘dehu Maskov krallarından Serbaniska nâm kral-ı dâll amâr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172b ·
metinde göster ·
… seng binâ cisr-i ra‘nâsı ilimboz nehri üzre Serfice râhında vâki‘ olup hammâmın
suyu bu
cisr kenârından gider.
Ve cümle 8 aded âsiyâb-ı mâlar bu hammâm kurbunda nehr-i ilimboz üzre Muharrem Paşa vakfıdır. Andan cümle bir aded musanna‘ seng binâ cisr-i ra‘nâsı ilimboz nehri üzre Serfice râhında vâki‘ olup hammâmın suyu bu cisr kenârından gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235a ·
metinde göster ·
… imârât yokdur. Lâkin leb-i deryâda bir vîrân hammâmı var, kâhîce işler dediler.
Suyu bu
hammâma karîb Freng kuyusundan gelir.
Ve cümle elli aded dükkân-ı ehl-i harâbât ya‘nî meyhâne-i muharremât dükkân-ı meykedeleri var, gayri imârât yokdur. Lâkin leb-i deryâda bir vîrân hammâmı var, kâhîce işler dediler. Suyu bu hammâma karîb Freng kuyusundan gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269b ·
metinde göster ·
… azîmde esbâb yaykıyacak taş tekneler var. Meğer hîn-i muhâsarada cemî‘i küffâr
suyu bu
kuyudan alırlarmış.
Ve bu mezkûr kemer önünde kal‘a içinden tarafa tabya altında bir âb-ı sâf azîm su kuyusu vardır kim bu çâh-ı mânın etrâfında olan meydân-ı azîmde esbâb yaykıyacak taş tekneler var. Meğer hîn-i muhâsarada cemî‘i küffâr suyu bu kuyudan alırlarmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311a ·
metinde göster ·
… asından bir âb-ı hayât su kaynayup çıkar. Yaz u kış suyu bulunur. Aya Mavra'nın
suyu bu
mahalden bir ince top menzili sığlık deryâ içre Şeddâdî kemer-binâlar ile şehre …
Ve ağaçları arasından bir âb-ı hayât su kaynayup çıkar. Yaz u kış suyu bulunur. Aya Mavra'nın suyu bu mahalden bir ince top menzili sığlık deryâ içre Şeddâdî kemer-binâlar ile şehre su gider. {Lefkada'dan berü 4 sâ‘atlik yerden gelir.} Aceb hayrât-ı azîm temâşâgâhdır. Kâfir zamânından kalmış derler ammâ Selîm Hân-ı Sânî karındaşı Sultân Cihângîr'in mâlıyla bu kemerleri binâ etmişdir kim görmeğe muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 344a ·
metinde göster ·
Ve şâhrâha nâzır her hânede birer ikişer şâhnişînler mukarrerdir. Cümle sarâylara huccâc-ı müslimîn meks edüp üç gün üç gece zevk [u] safâ ederler. Ve her hânede birer âb-ı hayât çâh-ı mâ mukarrerdir. Gerçi Arafât suyu bu şehirden ubûr edüp Mekke'ye gider ammâ sâhibü'l-hayrâtlar mukayyed olmamışlar. Bir kaç yerde çeşmeler etmemişler. Ol ecilden cümle suları kuyulardır. Ve her hâne altında birer sebîlhâne mukarrerdir. Ve her hânede hurmâ ağaçları mukarrerdir. Câ-be-câ bâğçelerinde limon ve turunc şecereleri ve gül [ü] gülistânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y325a ·
metinde göster ·
şehrin mâ-tekaddem cârî imiş. Ol zamân ma‘mûr âbâdân ve bâğ-ı İrem imiş. Ba‘deh …
Ammâ suyu bu şehrin mâ-tekaddem cârî imiş. Ol zamân ma‘mûr âbâdân ve bâğ-ı İrem imiş. Ba‘dehu şürefâlar râh-ı âbı harâb edüp Rûmlu tavattun edüp tağallüb etmesin için su yolların harâb etmişler. Hıdde nâm mahalde üç âsiyâba kifâyet eder âb-ı nâbdır, beriyyeye cereyân edüp gâyib olur. Hâlâ tarîk-ı âmm üzre yolları zâhir ü bâhirdir. Cüz’î şey’ ile yine Cidde'ye cereyân etdirmek mümkindir. Eyle olsa Cidde bir bender-i mâşâ(?) olurdu. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y366b ·
metinde göster ·
… tirüp huccâcı ganîmet ederler. Ve âb-ı hayât sular getürirler. Zîrâ bu menzilin
suyu (---)(---)(---). Bu
menzilden dahi kalkup ol gece leb-i deryâ ile ve gâhîce deryâdan ba‘îd çölistân …
Menzil-i şeref-i Benî Atıyye: Hûd Nebî kızlarından Atıyye nâm bir duhter-i münevver-ahter sülâlesinden vücûda gelmiş kimesneler sâkin olduğundan kabâyil-i Benî Atıyye derler. On binden mütecâviz küheylân atlı Urbân'dır. Tâ şâm nevâhîlerine dek müstevlî olmuşlardır. Bu mahaller dahi anların direğidir. Taraf-ı pâdişahîden Benî Atıyye'nin atıyyesi vardır. Bir muğaylânlı ve misvâklı ve baytarân şükûfeli bir vâdîdir. Bu mahalde dahi Mısır'dan ba‘zı karşıcılar hedâyâlar getirüp huccâcı ganîmet ederler. Ve âb-ı hayât sular getürirler. Zîrâ bu menzilin suyu (---)(---)(---). Bu menzilden dahi kalkup ol gece leb-i deryâ ile ve gâhîce deryâdan ba‘îd çölistân ile 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378a ·
metinde göster ·
… n ederek Burc-ı Ahzar dibinde kadırga limanına mahlût olur. Cümle varoş ahâlîsi
suyu bu
halîcden alırlar.
Ve kal‘anın kadırga limanı köşesinde Burc-ı Ahzar dedikleri kulle-i azîmden yine şark cânibine varoş kenârınca yalınkat serâmed kal‘a dîvârıdır, varoş ile kal‘a dîvârı mâbeyninde bir vâsi‘ alçacık handak vardır, bu handak içinden Nîl'den gelen Nâsırıyye tur‘asının bir kolu dahi şehr[i] saky etdikden sonra kal‘a İskenderiyye dîvârının temelinde demir kafeslerden taşra çıkup handak-ı azîm içre cereyân ederek Burc-ı Ahzar dibinde kadırga limanına mahlût olur. Cümle varoş ahâlîsi suyu bu halîcden alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y320b ·
metinde göster ·
… re balıkçı kayıkları vardır, gûnâ-gûn mâhîleri çıkar. İskenderiyye'ye gelen Nîl
suyu bu
acı buhayrenin tâ ortasından gelir. İki cânibine dağlar gibi sedd etmişlerdir. …
Bu geçit nehri acı deryâdan girme bir boğazdır, tâ Buhayre vilâyetinin ortasına varır. Nihâyeti bir göldür, cânib-i erba‘ası dörd konak ihâta eder gâyet acı göldür. Bunun içün Buhayre vilâyeti derler. Yüz yetmiş pâre kurâyı seksen senedir gark edüp buhayre olmuşdur. Hâlâ yine Buhayre kâşifine bu gölden on Mısrî kîse hâsıl olur bin pâre balıkçı kayıkları vardır, gûnâ-gûn mâhîleri çıkar. İskenderiyye'ye gelen Nîl suyu bu acı buhayrenin tâ ortasından gelir. İki cânibine dağlar gibi sedd etmişlerdir. Andan cereyân edüp İskenderiyye'yi rey eden Nâsırıyye tur‘asıdır kim İskenderiyye'den bu tur‘a içre niçe bin pâre gemiler gidüp Füvve kasabasında büyük Nîl'e çıkarlar, kâmil iki merhale yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y332a ·
metinde göster ·