İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tâb

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
42
isabet
40 cümle/beyitte
15,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
43 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4217,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–42 / 42

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tâb” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 101b … eşv [ü] nemâ bulmuşdur. Âl-i Osmân'a bir tevârîh te’lîf edüp gâyetü'l-gâye âb-ı tâb vermişdir ve eş‘âr-ı hüsniyyât ile meşhûrdur.
EÇS I 156b … etdiler. Ba‘dehu Ebü'l-me‘âlî {hicret-i nebeviyye'nin} sene 261 târîhinde âb-ı tâb verüp altmış cild etdi. Hâlâ mezkûr altmış cildi meddâhân-ı Rûm fihris edüp üç …
EÇS I 172a Eğer bu tahrîr olunacak cümle esnâfı bu gûne âb-ı tâb ile evsâfların tahrîr etsek başka bir fütüvvetnâme olup seyâhatimize mâni‘ olup …
EÇS I 209b … dilberdir, çağanabâzlıkda ve pîşekârlıkda ve'l-hâsıl her lu‘bedebâzlıkda âb [ü] tâb veren bu cevâhircidir ve hûb-âvâz üstâd-ı kâmil hânende ve mukalliddir, ve karı …
EÇS I 209b … e'l-hâsıl kırk yedi pâre taklîd îcâd edüp kâr-ı lu‘bedebâzlığa bir gayrı âb [ü] tâb verüp cemî‘i bisâtların mücevher edüp Cevâhir kolu demekle şân u şöhret bulmuşl …
EÇS II 266a–267a … i kadem-i sa‘âdetleri kayaya te’sîr etdüğü alâmetleri zâhirdir. Ba‘dehû ejderin tâb [u] tüvânı kalmayup Saltık Sultân'ı koyverir. Sultan-ı merkûm eli kan, kılıcı k …
EÇS II 272b–273a … l‘a-i Revân ve Bağdâd'da olmamışdır. Ammâ ol gazâlar müverrihler lisânıyla âb u tâb verüp ta‘rîf ve tavsîf eylemişlerdir. Ba‘dehû serdâr-ı mu‘azzam bu cezîre-i Gir …
EÇS II 296a Ammâ Devlet-i Âl-i Osmân'da olan arz-ı mukaddese şehirleri esmâlarında âb [u] tâb ve şân vardır. Evvelâ vilâyet-i Karamân, vilâyet-i Aydın ve vilâyet-i Sarıhan v …
EÇS III 51b … akîr anlara mu‘âraza etdikçe paşa anların kizbini tasdîk edüp irtibât ve âb [u] tâb verirdi. Hatta bir gün merhûm ve mağfûrunleh Tabanıyassı Mehemmed Paşa imâmı Ya …
EÇS III 100b–101a … haberi müjdecileri gitdi. Ammâ atlarımızda ve cümle gâzîlerimizde zerre mikdâr tâb u tüvân kalmamış idi. Derhâl fermân-ı serdâr ile Celâlîlerden alınan sekiz yüz …
EÇS III 125b 125b Bu lugatlar emsâli niçe bin gûne elfâz-ı mühmeleleri vardır, âb-ı tâb vererek kendüler söyleyüp yine kendileri anlar ammâ beyne'n-nâs yine meşhûr-ı â …
EÇS III 130a … lmek ihtimâli yokdur. Gâyet muhavvif ve muhâtara beldir kim ubûr edenin belinde tâb u tüvân kalmaz.
EÇS III 141b … îmlerin kesretinden bir şecerenin berg [ü] bârı vefretinden âfitâb-ı âlem-tâbın tâb [u] tüvânı zemîne te’sîr etmez. Böyle bir hıyâbân-ı sâyedârdır. Anda bir müdevv …
EÇS III 145b … ayrâmiyye'de hâk-i amber pâk olan Sofya-i sâfîden tulû‘ idip âfitâb-misâl âleme tâb verüp yetmiş bin mürîde irâdet vermiş kabâ’il-i Yürükden ârif-i billah ulu sult …
EÇS III 153a–153b … etdikleri tavhânesi vardır. Âyende vü revende müsâfirîn meks edüp bu tâbhânede tâb [u] tüvân hâsıl ederler. Bir küçük câmi‘-i rûşendir. Bir püşte-i âlî üzre inşâ …
EÇS IV 228a … destine alup cümle terkîblerin Fârisî tilâvet edüp fesâhat u belâğat üzre âb-ı tâb verüp kıra’et eder ve Türkî târîhleri Arabî yâhûd Fârisî lûgatlar ile selâset ü …
EÇS IV 265a … udâ ol kadar şiddet-i harâret olup paşaya te’sîr etdi kim tâb-ı teb ile paşanın tâb [u] tüvânı kalmayup mizâc-ı nâzik-zücâcları âteş-pâre olup fevka'l-had şikeste- …
EÇS IV 277a … isilli musanna‘ okların hisâbın Hudâ bilir kim anların demrenleri merîhden âb u tâb almış peykânlı nâveklerdir kim her biri pür hışımlı düşmana değer sihâm-ı kazâ …
EÇS IV 282b … ı turâba basar. Hemân Çomar atına süvâr olup hasmına sunar, ammâ görse kim atta tâb u tüvân kalmamış, ammâ kazâ vü kader yine hasmları gitdikce çoğalup dörd yanınd …
EÇS IV 350b … mübâşeret etdikde minber-i Resûlullah mütezelzil olup semâda şems-i âteş-tâbun tâb [u] tüvânı kalmayup münkesif oldu. Mu‘âviye havfinden cesed-i Resûl'i yerinden …
EÇS V 19b … -i Yarmeni destinden dest-i kahr ile şimşîr-i âteş-tâb urup kefere vü fecerenin tâb [u] tüvân urûkun kesüp feth etmişdir.
EÇS VI 26a … aberi Serdâr Ali Paşa-yi gayyûra bu haber-i mûhiş gelince hemân ol ânda kendüde tâb [u] tüvân kalmayup gayretinden gûyâ bî-cân olup "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyü …
EÇS VI 76a … miş bin küffârı Kassâb-ı Cömerd köçekleri gibi şemşîr-i âteş-tâbdan geçirüp bir tâb [u] tüvânlı küffâr ber-zemîn kalmayup cümle ser ber-zemîn kelleleri galtân olup …
EÇS VI 77a … î olup küffâr-ı murdârı ortaya alup eyle kılıç-ı Süleymânî ururlar kim küffârda tâb u tüvân ve eli dutar bir bî-îmân kalmayup meterislerine firâr ederler.
EÇS VI 103a–103b … bir katre âb-ı nâbdan nâm [u] nişân yok. Cümle atlarımızda hod evlâ bi't-tarîk tâb [u] tüvân yok ve bir cânibden bizlere gelir imdâd yok. Küffâr ise kırmak ile tü …
EÇS VI 145a … bedgâh-ı pür-me’âldir. Ve billûr u necef ve moran câmlarına âfitâb-ı âlem-tâbın tâb [u] tüvânı bu câmlara te’sîr etdikde câmi‘i nûr iken nûr-ender-nûr olur.
EÇS VII 69a … c-i semâya ser çekmiş dıraht-ı müntehâların sâyesinden aslâ âfitâb-ı âlem-tâbın tâb [u] tüvânı yokdur. Ve bu dırahtların iki tarafları yoldur kim her dıraht-ı bâlâ …
EÇS VII 129a–129b … p hergiz tek ü tenhâlarında nedîm-i hâslarıyla âlem ağyârdan bî-haber iken âlem tâb ve âdem harâb olmadan bilâ fısık velâ nısık şeb-i yeldâlarda Hüseyin Baykara so …
EÇS VII 171a–171b … tıdır. Gerçi tûl-ı nehârı vardır, âfitâb-ı âlem-tâbın sâ’ir vilâyetlerdeki gibi tâb u tüvânı yokdur. Hamd-i Hudâ bu Kazan-ı gâziyân şehrine gelmek ile yedi iklîme …
EÇS VIII 225b–226a … ndir kim her dıraht-ı sâyedârın zıll-ı himâyelerinden zemîne âfitâb-ı âlemtâbın tâb [u] tüvânı rûy-ı arza te’sîr etmez. Bir mecma‘-ı fuzalâ ve kân-ı sulehâ müstecâ …
EÇS VIII 295b … ş maymûna dönüp harbende ve seyisler ve nâ-bâliğ gulâmlar bile küffârı kırmadan tâb [u] tüvânları kalmadı.
EÇS VIII 339a … i zıll-ı himâyelerinde onar bin koyun sâyelenüp âslâ zemîne âfitâb-ı âlem-tâbın tâb [u] tüvânı düşmeyüp hemân koyah-ı hıyâbân-ı Acem gibi bir mesîregâh yerdir kim …
EÇS IX Y73b … ânî ururlar kim küffârın bir cânibi rehâ bulmayup cümlesi tîg-ı âteştâbdan âb-ı tâb alup tâb [ü] tüvânları ve zâl [ü] cüvânları ber-türâb kalırlar. Ve cümle gemile …
EÇS IX Y73b … ar kim küffârın bir cânibi rehâ bulmayup cümlesi tîg-ı âteştâbdan âb-ı tâb alup tâb [ü] tüvânları ve zâl [ü] cüvânları ber-türâb kalırlar. Ve cümle gemileri Balat …
EÇS IX Y174b … ahrîri tatvîl-i kelâm olup seyâhatden ârâm bulamam kim sâ’ir müverrih gibi âb ü tâb verüp tavsîf edem. Ancak alâ kadri'l-imkân bu mertebe iktidârımız oldu. Afvile …
EÇS IX Y331b … eri rûy-ı dükkânçelere çıkarup arz-ı kâlây edüp şehr-i Mekke'ye şems-i âteş-tâb tâb verdikde şems-i cihângîr mezkûr cevâhirlere te’sîr etdükde şa‘şa‘asından merdüm …
EÇS IX Y365a … lî Hoten âhûsu gözlü esmerü'l-levn pâk libâslar ile melbûs pençe-i âfitâb meh-i tâb tavâşe idi.
EÇS X Y11b Ve anda Hazret-i Îsâ bir kuyu kazmışdır. Sâhib-i tâb ‘ olan vüzerâ ve küberâ nehr-i Nîl çamur cereyân etdikde ol Matariyye kuyusundan …
EÇS X Y42b Ammâ Koca Selîm Dede hayli tabankeş çâr-darb bir mutarraş tüvânâ tâb bülend nevcüvân mehîb yiğit idi. Hakîr Halîmî ve Kara Nedîm'i dahi yigirmişer y …
EÇS X Y95b … me olur, ammâ her kademesi nısf mi‘mâr arşınıdır. Hakîr çıkup üç gün dizlerimde tâb [u] mecâl yoğidi. Böyle bir minâre-i âlîdir kim ilm-i hendese üzre minâre-i mez …
EÇS X Y197a … a hil‘at-ı fâhireyi geyüp şemşîr-i âteş-tâbı miyânına bend kılup paşa bir hayli tâb u tuvân sâhibi olur, ve's-selâm.
EÇS X Y362b–Y363a … le evsâf-ı hüsn-i ta‘bîr ile ve fesâhat u belâgatlı elfâz-ı tumturâk ile âb [ü] tâb vererek tahrîr eylesek bir şütür-ner-bârî kitâb olur. Ammâ şimdi bu hâl üzre mü …