… ile ve palâs palâs esbâblar geyüp başlarında mahûf ucbe-likâ kurd derilerinden
tâclar
ve sivri gûnâ-gûn külâhlar geyüp birbirlerine sopa urarak gûyâ hırsız kaçarmış …
Bu esnâf subaşıya tâbi‘ olmağile ordu alayında rûz-ı rûşende ellerinde gûnâ-gûn musanna‘ fânûsları yakup şem‘-i asel kâfûr-ı ihşidîler ve şem‘-i rîhleri yakup ellerinde ucu demirli sopalar ile bellerinde kılıçlar ve teber-kemânlar ile ve palâs palâs esbâblar geyüp başlarında mahûf ucbe-likâ kurd derilerinden tâclar ve sivri gûnâ-gûn külâhlar geyüp birbirlerine sopa urarak gûyâ hırsız kaçarmış şeklinde "Bire koma, kaşdı ha vardı ha, bire koma, gitdi gidi, vardı gidi, işte gidi" deyü ba‘zı temâşâcıları gösterirler ve seyirciler mâbeynine ol ucbe-likâ ile girüp halkı korkudurlar ve hem halkı iki tarafa açarlar ve gûnâ-gûn şaka ederler. Bunların pîri Dîvâne Hurûm'dur, Selmân, Alî huzûrunda belin bağladı. Bahr-i Ummân'ın Lahsa tarafında medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a ·
metinde göster ·
… " deyü feryâd [ü] figân edüp her bir bâğbânın ellerinde ve başlarında ucbe-likâ
tâcları
üzre gûnâ-gûn şükûfe ve ezhârlar ile donanup tarafeynde duran temâşâcılara şükû …
Esnâf-ı bâğbân: Dörd mevleviyyet yerde cümle bâğ u bâğçe ve besâtîn aded 43950, hadîka-i ravza-i cinân, bâğ [u] bostândır kim gûyâ her biri İremezâtü'l-imâddır. Her bir bâğda birer âdemden kırk üç bin {tokuz yüz} elli âdem eder. Ammâ ba‘zı bâğda beşer onar âdem vardır. Bunların dükkân [ve] dezgâhları olmayup cümlesi terekecibaşı ma‘rifetiyle kırk bin asker-i pür-silâh ellerinde gûnâ-gûn kazmalar ve çapalar ve yabalar ve beller ve başlarında teller ve çapa taraklar ve tırmıklar ve küsküler ve aşlama destereleri ve keserler ve gûnâ-gûn bâğbânân âletleri ve niçe bin kınalı bostân dollâbları sığırların tezyîn edüp "Oha diha babam" diyüp "Allâh Allâh rahmet ver yâ Mevlâ, bereket ver yâ Mevlâ, kuvvet ver yâ Mevlâ" deyü feryâd [ü] figân edüp her bir bâğbânın ellerinde ve başlarında ucbe-likâ tâcları üzre gûnâ-gûn şükûfe ve ezhârlar ile donanup tarafeynde duran temâşâcılara şükûfe bezl ederler kim bir azîm ecnâs-ı mahlûk askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159a ·
metinde göster ·
… yüzü serâpâ kaplan ve bebr ve arslan ve kurd postlu ve başlarında semmûr kalpak
tâclar
ve ellerinde kosdaniçse ve harbeler ile atlarının cümle bisâtları hayvânât deri …
Ba‘dehu Mahmûdpaşa çârşûsunda Urum kürkcüleri başka bir alay-ı azîm olup niçe yüz kürkleri ters geyüp başlarında ayu postlarından ucbe külâhlar ve çakşırları cümle postdan ve niçe yüzü serâpâ kaplan ve bebr ve arslan ve kurd postlu ve başlarında semmûr kalpak tâclar ve ellerinde kosdaniçse ve harbeler ile atlarının cümle bisâtları hayvânât derilerine müstağrak olup geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193a ·
metinde göster ·
… Kızıllı derler ve cemî‘i sıbyân u nisvân-ı emredânının libâsları ve başlarında
tâcları
kırmızı güvezi makdemdir. Ekseriyyâ mahsûlâtları harîr ü zeytûndur. Ve gayri ma …
Menzil-i karye-i Ceremât: Nehr-i Tennûr'un cânib-i garbî tarafı olmağile Zeydâniyye nâhiyesi hudûdunda yüz hâneli mutî‘ Dürüzî köyüdür, kim bunlara Kızıllı ta‘bîr ederler. Cenk mahallerinde "Hûbâr" deyü feryâd-ı gülbang çekerler. Cemî‘i büyûtlarının der-i dîvârları ve bacaları ve gaytânlarında dud ağaçları ve zeytûn ağaçları kızıl aşı ile boyanmışdır. Hikmet-i Hudâ cemî‘i dağlarında ve sahrâlarında türâbları kırmızı hâk-ı anber-pâk olduğundan Kızıllı derler ve cemî‘i sıbyân u nisvân-ı emredânının libâsları ve başlarında tâcları kırmızı güvezi makdemdir. Ekseriyyâ mahsûlâtları harîr ü zeytûndur. Ve gayri mahsûlâtları gâyetü'l-gâye mütekâsirdir. Bu karyede Ma‘ânoğlu'nun mutî‘ [u] münkâd olan şeyhleri gelüp hedâyâların arz edüp zimmetlerinde olan yüz yetmiş kîseyi dahi teslîm edüp Şâm defterdârından memhûrlu temessükâtlar aldılar. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 37b ·
metinde göster ·
… âlde iken ıslâh-ı nefs etmeyüp âyende vü revende ehl-i tüccârın bâc bahânesiyle
{tâcların
kapup} yüklerün çözüp ale'l-kabz mâlların ucuz bahâ ile alursun ve Erzurûm eyâl …
Devlet-i Âl-i Osmân'ın mûhini olan sen ki Abdâl Hân-ı dâl nâm şakî-i pür-ızlâl, kavm-i Rujikiyân eri, âr [u] nâmûsdan berî vü ârî olup "Âl-i Abbâsiyân neslinden ve Sultân Evhadullah'ın ırk-ı tâhirindenim." deyü ol zu‘m-ı fâsid ile la‘anallahu'd-dâhilu ve'l-hâric la‘netin kabûl eden Hâricîlerden ashâb-ı rıfz-ı ilhâd ve erbâb-ı fitne vü fesâd, ehli ile âlûde olan Yezîdî-Ekrâd, urûk-ı nâ-tâhirindensin kim mezâhib-i erba‘adan hâric olan Hâricî ve Ca‘ferî ve Cebrî ve Kaderî ve Hulûlî ve Hurûfî ve Zemînî ve Hamzavî ve vâsi‘î-mezheb olan fırak-ı dâldan bir bî-mezhebler ile ihtilât etmiş Hâricî mezhebin ve cemî‘i mudhıkân u kışmirân u mutrıbân zümresiyle lû‘b u lehve meşgûl ve hem-celîs ü hem-enîs olup fısk u fücûr ile âlûde olup ve Arapça ıtâbına mu‘âteb olan dalâlet-âbâd hâkimi Abdâl Hân-ı bî-mecâlsin kim bu hakîr mülk-i diyâr-ı Erz[urûm] vâlîsi iken etdiğin şenâ‘at ü şekâvet ve cinâyetlere "Tâze yiğitdir!" deyü mezâ-mâ-mezâ diyerek afv ederdim. Henüz sen bu sinn-i sâlde iken ıslâh-ı nefs etmeyüp âyende vü revende ehl-i tüccârın bâc bahânesiyle {tâcların kapup} yüklerün çözüp ale'l-kabz mâlların ucuz bahâ ile alursun ve Erzurûm eyâleti hâki müşânda olan Malazgird Beği Mehemmed Beğ'in kırk bin aded gûsfendlerin sürüp elin memleketin nehb ü gâret edüp üç yüz aded âdemlerin katl edüp serlerine serbendleri dâr olan Halitî ve Çekvânî ve Celüvî ve Rûzikî 261a nâm Yezîdî Ekrâdı kabâ’illerin başına cem‘ eyleyüp dâr-ı diyârları hasâre etdirüp âyende vü revendegândan kapu kullarının eşedd-i ukûbet ile mâlların alup kolların kesüp mecrûh edersin ve her cânibe dest-dırâzlık edüp kuttâ‘u't-tarîklık edersin. Hatta dâr-ı diyârında olan ulemâ-yı Ekrâd, "Niçün böyle edersin", deyü va‘z u nasîhat etdiklerinde, "Kürdistân'dır, birbirimiz mâbeyninde gûşmâl içün gâhîce müşâmızda olan kimesneleri gâret etmek kânûn-ı Âl-i Abbâsiyân'dır." demişsin. Sana Âl-i Osmân devletinde emr-i Hudâ ile bir gûşmâl ideyim ki gûşine mengûş olup ehl-i ıyâlinle halka-begûş zer-harîd gibi Âl-i Osmân'a kul olasın. Hatta bu abd-i ahkarın derûnunda cilve-ger olan mel‘anetini ilhâm-ı Rabbânî ile azharu mine'ş-şems bilüp on gün hânende pinhân olup Rahova nâm mahalde haymen içre tek ü tenhâda sana pend ü nasîhatler edüp, ey cânım hân nitekim ben Van eyâleti hâkimi iken müşânızda olan ümerâlar ile ve ehl-i tüccâr ile ve re‘âyâ vü berâyâlar ile hüsn-i zindegâne eyle, deyü vasiyyet eylediğim bu maslahatlar içün idi. İmdi ol pendnâmelerimiz sana zerre kadar te’sîr etmeyüp bu kadar fitne vü fesâd edüp, ili vilâyeti gâret edüp sulha muğâyir nâ-şer‘î dest-dırâzlıklar etdiğün ecilden kuttâ‘u't-tarîk olduğuna şüphemiz kalmayup nass-ı kâtı‘la vücûdun şecere-i bî-meyvesin kat‘ etmek helâldir kim el-âyet:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 260b–261a ·
metinde göster ·
… Horozî ve Gâzî Evrenosî ve Mihâlî tâc-ı gûnâ-gûnların kec kılup üzerlerinde her
tâcların
gûnâ-gûn cığalar ve çelenkler ve turna telleri ve şahin ve zağanos ve karakuş k …
Andan sağ kolda deli alayı ve sol kolda gönüllüyân alayı bayrağı altında biner aded müsellâh ve müzeyyen kaplan ve bebr ve ayu ve kurd postlu vakâr sâhibi semmûr tâclı ve kurd ve bebr ve vaşak ve zerdeva ve tilki kürkü tâclı ve Sâlihli ve Yahyâlı ve Balı Beğli ve Semindirâvî ve Kâsım Beğli ve Haydarî ve Kalenderî ve Gâzî Porçavî ve Gâzî Kerş İlyâsî ve Deli Horozî ve Gâzî Evrenosî ve Mihâlî tâc-ı gûnâ-gûnların kec kılup üzerlerinde her tâcların gûnâ-gûn cığalar ve çelenkler ve turna telleri ve şahin ve zağanos ve karakuş kanatların tâclarına zeyn edüp yine tâclarının tepelerinde cevz-i rûmî kadar billûr ve necef ve moran ve gayrı şa‘şa‘alı taşları zeyn kılmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81a ·
metinde göster ·
… cığalar ve çelenkler ve turna telleri ve şahin ve zağanos ve karakuş kanatların
tâclarına
zeyn edüp yine tâclarının tepelerinde cevz-i rûmî kadar billûr ve necef ve mora …
Andan sağ kolda deli alayı ve sol kolda gönüllüyân alayı bayrağı altında biner aded müsellâh ve müzeyyen kaplan ve bebr ve ayu ve kurd postlu vakâr sâhibi semmûr tâclı ve kurd ve bebr ve vaşak ve zerdeva ve tilki kürkü tâclı ve Sâlihli ve Yahyâlı ve Balı Beğli ve Semindirâvî ve Kâsım Beğli ve Haydarî ve Kalenderî ve Gâzî Porçavî ve Gâzî Kerş İlyâsî ve Deli Horozî ve Gâzî Evrenosî ve Mihâlî tâc-ı gûnâ-gûnların kec kılup üzerlerinde her tâcların gûnâ-gûn cığalar ve çelenkler ve turna telleri ve şahin ve zağanos ve karakuş kanatların tâclarına zeyn edüp yine tâclarının tepelerinde cevz-i rûmî kadar billûr ve necef ve moran ve gayrı şa‘şa‘alı taşları zeyn kılmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81a ·
metinde göster ·
… urna telleri ve şahin ve zağanos ve karakuş kanatların tâclarına zeyn edüp yine
tâclarının
tepelerinde cevz-i rûmî kadar billûr ve necef ve moran ve gayrı şa‘şa‘alı taşla …
Andan sağ kolda deli alayı ve sol kolda gönüllüyân alayı bayrağı altında biner aded müsellâh ve müzeyyen kaplan ve bebr ve ayu ve kurd postlu vakâr sâhibi semmûr tâclı ve kurd ve bebr ve vaşak ve zerdeva ve tilki kürkü tâclı ve Sâlihli ve Yahyâlı ve Balı Beğli ve Semindirâvî ve Kâsım Beğli ve Haydarî ve Kalenderî ve Gâzî Porçavî ve Gâzî Kerş İlyâsî ve Deli Horozî ve Gâzî Evrenosî ve Mihâlî tâc-ı gûnâ-gûnların kec kılup üzerlerinde her tâcların gûnâ-gûn cığalar ve çelenkler ve turna telleri ve şahin ve zağanos ve karakuş kanatların tâclarına zeyn edüp yine tâclarının tepelerinde cevz-i rûmî kadar billûr ve necef ve moran ve gayrı şa‘şa‘alı taşları zeyn kılmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81a ·
metinde göster ·
… tidâ pirinc-pirim olan keferenin suver-i menhûsudur, ammâ başdaki sivri şekilli
tâcları
kendü zu‘m-ı fâsidlerince Hazret-i İsâ'nın kadem-i şerîfi çorabı ola kim diyâr- …
Kavm-i Bundukanî, ya‘nî milel-i Fireng-i bed-reng-i seng-i pür-ceng-i Venedik vilâyetin keferelerinin târîhlerinde bu kal‘ayı ibtidâ kavm-i Venedik'e pirinc-pirim, ya‘nî ban ve hersek olan Pirinç Pirnik nâm bir keferenin binâsıdır. Bu Venedik cümle milel-i Nasârâ kralları mâbeyninde ne kral ve ne hersek ve ne ban ve ne çarna ve ne çâsâr ve ne iğranduka ve ne irşek (---)(---)(---) Ancak bunların zâbitlerine pirinc-pirim derler kim yaldız altununda bir bodurca Hacivad külâhlı sûret ibtidâ pirinc-pirim olan keferenin suver-i menhûsudur, ammâ başdaki sivri şekilli tâcları kendü zu‘m-ı fâsidlerince Hazret-i İsâ'nın kadem-i şerîfi çorabı ola kim diyâr-ı Kürdistân'da şehr-i Rıkka'da, ya‘nî Urfa şehrinde ellerine girmiş ola ve sahîhdir. İşte bu şibenik kal‘asın evvelki pirinc-pirim binâ etmişdir, ammâ lisân-ı Latin'de şibenik (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144b ·
metinde göster ·
… sıl mehâbet ve salâbetli ve şecâ‘atli pür-silâh mehîb askerdir, zîrâ başlarında
tâcları
semmûr ve tilki ve kaplan postundan kalpak tâc geyüp arkalarında kaplan ve bebr …
El-hâsıl mehâbet ve salâbetli ve şecâ‘atli pür-silâh mehîb askerdir, zîrâ başlarında tâcları semmûr ve tilki ve kaplan postundan kalpak tâc geyüp arkalarında kaplan ve bebr ve kurd ve ayu postları var. Ve koltukları altlarında bağlı kartal ve karakuş kanatları var ve ellerinde kurd derisi sarılı Kostaniçe sırıkları ve niçesinin ellerinde sûrları ve gürzleri ve şeştüper topuzları ve salıkları ve gûnâ-gûn navurtaları var bir alay ucbe-likâ garîbü'l-heykel korkunç kâfire belâ-yı âsumânî gibi bir kazâ ve kader askeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
Nemse çâsârına intikâl eder. Anda Vişegrad kal‘asın Süleymân Hân feth edüp tâcı …
Eğre kurbunda Sultân Mehemmed'in mansûr olduğu Hırıştoş sahrâsında hâlâ bir toprak kal‘a vardır, Türk Or'u derler, anda sâkin oldular. Bunlara su’âl etdiklerinde "Mençârız" ya‘ni biz dörd kişiyiz, dediler. "Mençârmış", deyü ol diyâr krallarına haber verirler. Mençâr'dan galat Macar-ı feccâr derler. Ba‘dehu tâcları Nemse çâsârına intikâl eder. Anda Vişegrad kal‘asın Süleymân Hân feth edüp tâcı anda bulup hazînesinde hıfz eder. Andan âl-i Osmân Ferdinar Kral'a tâcı bağışlayup hâlâ Nemse çâsârı dîvân-hânesinde görmek olmuşdur. Bâlâda yetmiş dördde Alman vilâyeti seyâhatimizde mastûrdur. İmdi ma‘lûm ola ki Macar'ın aslı Gürcî'dir ve Gürcî kavmi kadîmdir, Acemden gelüp Macar olmuşlardır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y34a ·
metinde göster ·
kec kılup her biri kendü işgâllerinde olup kimi ders ile mukayyed ve kimi tilâv …
Bu dergâhın cânib-i erba‘asında kurbân postları döşelidir. Mihrâb dibinde Şeyh Mehemmed Dede, alt yanında baş halîfe, andan imâm, andan mü’ezzin, andan du‘âcı, andan şerî‘atçı, andan tarîkatçı, andan asâdâr, andan alemdâr, andan meydâncı, andan mihmândâr, andan aşçıbaşı, andan etmekçibaşı, hâsıl-ı kelâm cümle fukarâ postları üzre yollu yollarınca ber-karâr olup tâcların kec kılup her biri kendü işgâllerinde olup kimi ders ile mukayyed ve kimi tilâvet-i Kur’ân, kimi kesb-i irfân edüp bir alay ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at abdâlândır kim âyende vü revendeye hizmet edüp "Safâ geldin, cân" deyüp ol müsâfir cânın yoluna cân baş üzre kulluk edüp cânlar fedâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112b ·
metinde göster ·
… nda kurd postları sarılmış, avuçlarında elvân filandıralar ve başlarında semmûr
tâclar
üzre turna telleri ve zağanos ve şâhin telleri ve atlarının başında ablaklar ve …
Alay-ı deli: Bunlar dahi elinde kosdancalarında kurd postları sarılmış, avuçlarında elvân filandıralar ve başlarında semmûr tâclar üzre turna telleri ve zağanos ve şâhin telleri ve atlarının başında ablaklar ve Hasenî Hüseynî Tuna geçidi kınâlar ve yancık ve bahrî hotas ve altı pâre âlât-ı yancık ile atları ve beşer onar köçekleri müzeyyen ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y151b ·
metinde göster ·