İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tâs*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
107
isabet
99 cümle/beyitte
39,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
20
farklı biçim
40 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10743,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 107

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tâs*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 1a 7. varak bânî-i sâmin ve bânî-i tâsi ‘ Kostantîn.
EÇS I 1a 18. Ve muhâsara-i tâsi‘i ve sebeb-i te’lîf-i kitâbı bildirir.
EÇS I 3b 165. Fasl-ı tâsi‘de tüccârân-ı anka-yı Mısır ve gayrı sevdâgerân-ı sâhil-i Bahr-i sefîd.
EÇS I 4b 185. Esnâf-ı bakır sızırıcayan ve ehl-i dükkân, câm ve tıhtâb tâscıyânları ve dükkân-ı çarkcıyân-ı sahan ve kazgan.
EÇS I 12a … Kostantîn İslâmbol'u gayrı tarz [u] tarh üzre binâ etmeğe mübâşeret edüp bânî-i tâsi ‘ Kostantîn oldu. Cemî‘i mâl-ı ganâyimini sarf edüp şehrini teshîr ve sûr [u] bâ …
EÇS I 12b Dördüncü fasıl / Bânî-i tâsi ‘ olan Kostantîn'in İslâmbol sûrun binâ idüp eşkâl-i kal‘ayı beyân eder
EÇS I 18b–19a Ma‘den-i tâsi ‘: Göksu nâm hisâr mesîregâhındaki dağlarda bir gûne taşlardan kireç hâsıl olur …
EÇS I 41b … nda yan soffaları üzre cümle gûnâ-gûn (---) aded sütûnlar üzre (---) aded kubbe tâs-ı ser-nigûnlardır.
EÇS I 43b Eşkâl-i tarz-ı câmi‘-i Süleymâniyye: Bu câmi‘-i azîmin tâs-ı nîlgûn kubbesinin tâ zirve-i a‘lâsı Ayasofya kubbesinden müdevver ve yedi zirâ‘ …
EÇS I 56b Ve mezkûr dörd dîvânda ale's-sabâh yeniçeri çorbası çıkup üç bin tâs buğday çobrasın yeniçeri tâ’ifesi yağmâ etdikde tâs gürüldüsünden tâs-ı felek g …
EÇS I 56b … niçeri çorbası çıkup üç bin tâs buğday çobrasın yeniçeri tâ’ifesi yağmâ etdikde tâs gürüldüsünden tâs-ı felek güm güm sadâ verir. Kaçan yeniçeriler pâdişâha dilgîr …
EÇS I 56b … up üç bin tâs buğday çobrasın yeniçeri tâ’ifesi yağmâ etdikde tâs gürüldüsünden tâs-ı felek güm güm sadâ verir. Kaçan yeniçeriler pâdişâha dilgîr olsalar çorba içmey …
EÇS I 66b … âdişâhım izn-i şerîfinle ben anlara bir kerre görüneyim, ol ân ben anlara çorba tâsların bile yutdurayım" dedikde, izn-i pâdişâhîyle Abaza dîvâna çıkınca yeniçeri mâbey …
EÇS I 66b "Bire Abaza geliyor" deyü cümle yeniçeriler çorba ile tâsları yutayazdılar. Yeniçeriyânın tâ bu mertebe Abaza gözlerin korkutmuş idi.
EÇS I 73a Ve selâse gecesi İslâmbol'un yetmiş tâsdan geçme ve bin çemberden geçmiş cihânı çekmiş çevirmiş atîk köhne kocalar ile soh …
EÇS I 93a … ve mesâkîne ve pîr [u] cüvâne ve âyende vü revendeye birer nân-pâresiyle birer tâs şûrbâsı ale'd-devâm mebzûldür. Bu hakîr elli bir senede on sekiz pâdişâhlığ u k …
EÇS I 97a … gibi şinâverlik etmede. Ve cemî‘i şâzrevânları ve cümle kurnaların lûleleri ve tâsları altun ve gümüşdendir. Ve ba‘zı kurnaya bir lüleden hem ıssı ve sovuk mâ’-i sâfî …
EÇS I 120b … r sâ‘atden sonra Akşemseddîn hazretleri seccâdeden baş kaldırup mübârek gözleri tâs-ı pür-hûne dönüp beşereleri arak-âlûd olmuş, hemân Ebü'l-feth'e hitâb etdiler kim …
EÇS I 139b … tmişler kim hâlâ âdem gerdeni-misâl hevâya pertâb edüp tâ kubbe-i âlîdeki altun tâsa urur bir kasr-ı azîmdir.
EÇS I 142b … -sarâyda sâkin olanlara beher-yevm merreteyn birer bakır sini ile herkese birer tâs buğday çobrası ve birer nân ve her şeb birer şem‘a ve her at başına bir yem sad …
EÇS I 154b–155a … fitîl ve semîn sünger ve tilsimân ve yakakârt ve deri yüzecek sıntırâş ve pûlâd tâs ve niçe elvân zehirli göz mîlleri ve malafa ve çimşîr işkence ve ne‘ûzü billâh …
EÇS I 160b … cığa teller ve gûnâ-gûn şükûfeler ve ellerinde tıhtâb ve câm ve billûr ve necef tâslar ve kâseler içre âb-ı nâbı mâl-â-mâl edüp içinde billûr ve akîk ve yeşim ve balg …
EÇS I 160b … e akîk ve yeşim ve balgamî taşlar şa‘şa‘a verir. Bu gûne altun yaldızlı mutallâ tâslar ile cümle guzât-ı müslimîne,
EÇS I 161b … ser-bevvâbân, mîrialemlerin cümle şâtırları zer-ender-zere müstağrak olup altun tâslar üzre cığcığalar zeyn edüp ellerinde teber-i Müslimîler ile çifte çifte tâvûs-ı …
EÇS I 171b … htırevânlar üzre münakkaş dükkânlarda azîm kalaylı badyalar ve tıhtâb ve pirinc tâslar ve fağfûrî ve mertebânî kâse-i Çînler ile dükkânların müzeyyen edüp gûnâ-gûn mü …
EÇS I 179b–180a … müselmânlardır. Ekseriyyâ Manavgatlı kavmi bunlardır kim sûr-ı hümâyûnda altun tâs içinde necâset yiyüp tâs kendünün olduğundan sonra, "Devletli pâdişâh, Manavgat …
EÇS I 179b–180a … â Manavgatlı kavmi bunlardır kim sûr-ı hümâyûnda altun tâs içinde necâset yiyüp tâs kendünün olduğundan sonra, "Devletli pâdişâh, Manavgatlı kuluna nehnü kalmadı" …
EÇS I 185b Ehl-i dekâkîn, câm ve tıhtâb tâscıyân : Dükkân 45, neferât 105, pîrleri (---) (---) (---) (---) (---). Bunlar tahtırev …
EÇS I 185b … ferât 105, pîrleri (---) (---) (---) (---) (---). Bunlar tahtırevânlar üzre câm tâs ve tıhtâb tâs yaparak güzer ederler.
EÇS I 185b … leri (---) (---) (---) (---) (---). Bunlar tahtırevânlar üzre câm tâs ve tıhtâb tâs yaparak güzer ederler.
EÇS I 189a … vvere'de îmân ile müşerref olup Aşere-i Mübeşşere'den oldu. Tuç sahanlar ve tuç tâslar ederdi. Kabri Şâm'da Bilâl-i Habeşî kurbünde medfûndur. Bu dökmeciler, tahtırev …
EÇS I 195a Hikâye-i münâsib: Hattâ bir kerre yeniçeri kavmi dîvânda çorba içmeyüp tâsları ayaklarıyla pâymâl edüp Süleymân Hân gazab-âlûd olup,
EÇS I 195a … olup cümlesi bekârhânelerine gidüp beri tarafda çorba içmeyen yeniçeriler çorba tâsların bile içüp süpüreyazdılar.
EÇS I 195b … Gûyâ ecinne askerleridir. Allâhümme âfinâ. Herbiri birer âdem ejdehâsı, yetmiş tâsdan geçme semm-i helâhillerdir. {Pîrleri Reşâd ibn Muhammed Ekber-i Yemenî'dir. Yüz …
EÇS I 199b … ebi, kal‘alar sûreti cengiyle tasvîr etmede Bihzâd-ı Sânî idi. Ve Parmakkapu'da Tâsbâz Pehlivân Alî, pâdişâhların ve serdâr u vüzerâların Revân ve Bağdâd cenglerin ya …
EÇS I 204a Pehlivân-ı tâsbâz
EÇS I 208a … bir velvele ve gulgule ve debdebe ve hengâme-i elîm ederler kim Zühre raks edüp tâs-ı eflâk çın çın ötüp geçerler.
EÇS I 208b–209a … ve] dâ’irezân [ve] mudhik u mukallidân-ı kaşmerân ve nebtîz rind-i cihân yetmiş tâsdan geçmiş semm-i helâhil-misâl şehir oğlanları bir yere cem‘ olup mezkûr sûrlarda …
EÇS II 300b … âke ser çekmiş iki ar‘ar sütûnun birbirine kadayup tâ zirve-i a‘lâsında bir sîm tâs vaz‘ olunmuşdur. Her bâr Cum‘a günü cümle şâh nökerâtı ve hân nökerleri esb-i s …
EÇS IV 206b Nehr-i tâsi ‘ nehr-i Kandil'dir: İşbu dokuz nehr-i azîmler kim cümlesi nehr-i Şattu'l-Arab'd …
EÇS IV 312b … kimi bâzû-yı pâk küşâde edüp "Yâ Alî ve yâ Hüseyin!" deyü vecde gelüp çeşmleri tâs-ı pür-hûna dönüp hâzır-bâş oldular.
EÇS IV 333a Bânî-i tâsi‘i , bu Bağdâd-ı behişt-âbâd-ı İremezâtü'l-imâd'ın Âl-i Ekrâd'dan Hazret-i Nûreddîn …
EÇS IV 338b Ve hâkim-i tâsi‘i vezîr subaşısıdır.
EÇS V 113a Andan hâkim-i tâsi‘i anbâr-ı pâdişâhî emînidir kim nehr-i Sava kenârındaki anbârlarda olan mâl-ı haz …
EÇS V 113b Andan tâsi ‘ âşir hâkimi sülâle-i ırk-ı tâhir-i Nebevî'den nakîbüleşrâfdır, ammâ sâdât-ı ki …
EÇS VI 51a … berren ve bahren Bahr-i Siyâh'ın yemîn ü yesârında cümle kılâ‘ ve şehirler ser tâ-ser seyr [ü] temâşâ etmişdik, lâkin Karadeniz boğazından bu Suzebolı kal‘asına geli …
EÇS VI 67a … t müferrih ve dil-küşâ ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik ma‘bedgâh-ı kadîm, kubâbları tâs-ı nîlgûndur kim tûlen ve arzen yüzer ayakdır. Bir gûne musanna‘ minberi ve mihrâb …
EÇS VI 94b … benî-âdem gördükde vâlih [ü] hayrân olur. Sâfî altun çökürme zer-nişânlı bakır tâs içine kaplama altun kakılmış ve mâbeynleri silu ve lâcüverd ve la‘lî ve sebzî [ …
EÇS VI 104b … dâ-yı gülbâng-ı Muhammedî'den ve atlar ve cümle hayvânâtlar süheylinden eflâk-i tâs-ı nûlgûn kubbesi çın çın zın zın ötüp sadâ verirdi.
EÇS VI 183b–184a … mezkûr Kurşumcuzâde ve Yunak Ali ve Pîrbe Fazlî nâmân 184a kimesneler yetmiş tâsdan geçmiş semm-i helâhil-vâr her biri birer âteş-pâre şecî‘ u bahâdır ve gâzî ve m …