… şende fışkı dökmek ihtimâlleri yokdur kim hâkim haklarından gelir. Ammâ sâhib-i
tab‘ olan
kimesneler mezkûr on yedi kaynaklardan ve niçe yüz pâk çeşmelerden su getirüp n …
Cümleden âb-ı hayât-ı Bunarbaşı'dır kim Cebel-i Ruhbân'ın dâmeninde niçe yerde kayalardan pâk sâfî ve beyâz ve rakîk âb-ı nâb çıkup şehr-i Bursa'ya müstevlî olur. Ve Sünderlibaşı ve Çatalkaynakbaşı ve Kepizbaşı ve Naşideresibaşı ve Sobranbaşı ve Ardıçlıbaşı ve Harsudbaşı ve Billur Kaynağı ve Samanlı Kaynak, Yıldırım Hân Keşiş Dağı'nda bir ayn vardır, cereyân edüp gâyib olur, andan saman döküp bu mahalden saman zâhir olduğiçün Samanlı Kaynak derler. Andan Şeker Kaynağı ve Selâm Kayası Kaynağı ve Kral Kaynağı ve Murâd Dede Kaynağı, ve'l-hâsıl on yedi aded kaynağ-ı azîmler vardır kim mâh-ı Temmûz'da bunların birine benî Âdem elin sokup üç taş çıkarmağa kâdir değildir, tâ bu mertebe mâ-i bâridlerdir. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile su yolları bozulup zâlim suyolcuları giceyle su yollarına at fışkısı döküp rahnedâr olan yerleri fışkı ile kapanup su cereyân eder. Ammâ elbette suların lezzeti ve levni müteğayyir olur. Ammâ rûz-ı rûşende fışkı dökmek ihtimâlleri yokdur kim hâkim haklarından gelir. Ammâ sâhib-i tab‘ olan kimesneler mezkûr on yedi kaynaklardan ve niçe yüz pâk çeşmelerden su getirüp nûş edüp safâ ederler. El-hâsıl Bursa demek, sudan ibâret bir kelâmdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226b ·
metinde göster ·
ahâlîsi ekseriyyâ bu mâ-i Furât'dan getirdüp nûş ederler ammâ yine kal‘a-i Erzu …
Bu Erzurûm kal‘asının sâhib-i tab‘ olan ahâlîsi ekseriyyâ bu mâ-i Furât'dan getirdüp nûş ederler ammâ yine kal‘a-i Erzurûm içre Cennetbınarı derler bir aynu'l-hayâtdır, çoğu andan nûş ederler kim âdeme hayât verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286b ·
metinde göster ·
Nehr-i Işkır'dır kim gemiyle geçilir. İkincisi bu nehr-i Sava'dır. Gemiyle ubûr olunur ammâ Tuna gibi lezîz değildir. Zîrâ Kıradışka dağlarında demir me‘âdinlerine uğradığından şehr-i Belgrad'ın sâhib-i tab‘ olan ahâlîleri nehr-i Sava, Tuna'ya mahlût olmadığı mahallerde Zimon kal‘ası cânibinden kayıklar ile sâfî Tuna suyu getirdirler. Yakova Budin yolu üzre kal‘a-i Volkovar dibinde Tuna'ya mahlût olup Yakova dağlarından gelir küçük 116a nehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 115b–116a ·
metinde göster ·
kimesneler pâk destiler ile bu bana suyundan doldurup sermâ olunca nûş ederler. …
Mu‘tâd-ı latîf-i ahâlî-i Sofya: Sâhib-i tab‘ olan kimesneler pâk destiler ile bu bana suyundan doldurup sermâ olunca nûş ederler. Zîrâ âb-ı hayâtdan nişân verir. Cemî‘i ılıcaların suları kükürd veyâhûd zırnıh kokup gümişin reng-i rûyin mütegayyir eder. Ammâ bunda aslen ve kat‘an eyle râyiha ve tagayyür-i reng-i ma‘âdin etmek yokdur. Altuna ve gümüşe gâyetü'l-gâye cilâ verüp berrâk eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 140a ·
metinde göster ·
… dan nehr-i Şattu'l-Arab hammâm 343b suyu gibi cereyân eder. Bağdâd'ın sâhib-i
tab‘ olan
kimesneleri bu kumkumanın ağzını berkidüp kapağına bir ip ve kumkumanın boğazın …
İbret-nümâ-yı diğer-i musanna‘: Bu şehr-i Bağdâd'da gâyet şiddet-i hâr üzre olduğundan nehr-i Şattu'l-Arab hammâm 343b suyu gibi cereyân eder. Bağdâd'ın sâhib-i tab‘ olan kimesneleri bu kumkumanın ağzını berkidüp kapağına bir ip ve kumkumanın boğazına bir ip bâğlayup bir taş dahi bâğlayup kumkumayı Şatt'a atup ka‘rına inince mezkûr kumkumanın kapağına bâğlı ipi çeküp içine Şatt dibinden buz pâresi gibi âb-ı hayât su dolup taşra çekerler ve nûş ederler. Ammâ gûyâ buz pâresi komuşlardır. Hakkâ ki Şatt'ın dibi gâyet sovukdur. Ammâ bir kulaç kadar suyu germâ ve bî-sermâdır. Ve Bağdâd'ın önünde Şatt'ın ka‘rı yigirmi ve on beş ve on yedi zirâ‘dır ammâ aşağılarda deryâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343a–343b ·
metinde göster ·
… ir ma‘deni hâsıl olan dağlardan tulû‘ etdiğinden bî-fâ’ide suyu vardır. Sâhib-i
tab‘ olan
kimesneler çâh-ı mâlar suyu nûş ederlerler.
Ve her hânedânlarda birer âb-ı hayât suların cârî olması mukarrerdir, ammâ suları memdûh değildir, zîrâ cemî‘i suları demir ma‘deni hâsıl olan dağlardan tulû‘ etdiğinden bî-fâ’ide suyu vardır. Sâhib-i tab‘ olan kimesneler çâh-ı mâlar suyu nûş ederlerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39b ·
metinde göster ·
… lde-i mu‘azzama kurbunda gerek idi, ammâ Kızanlık belîdesi a‘yânlarının sâhib-i
tab‘ olan
kimesnelerinin bu hıyâbânistânda bâğ u müşebbek bostânları var. Kimi piyâde ve …
Karye-i Keçideresi: Bir kûh-ı bülend dibine vâkı‘ olmuş dörd yüz hâneli bir kâfir köyü ve ze‘âmetdir ve şehr-i Kızanlığa giden uyûn-ı câriye bu kayadan çıkar bir mesîregâh serâpâ bâğ-ı İrem-misâl gül [ü] gülistân ve bâğ [u] bostânlı cinîn-i gaytânlar var kim bülbülân-ı çemenlerin hezâr hezârân feryâd [u] nâlânları âdemi şâdân u handân eder. Hayfâ ki bu vâdî-i murgzâr bir belde-i mu‘azzama kurbunda gerek idi, ammâ Kızanlık belîdesi a‘yânlarının sâhib-i tab‘ olan kimesnelerinin bu hıyâbânistânda bâğ u müşebbek bostânları var. Kimi piyâde ve kimi esb-süvâr bir sâ‘at karîb olmak ile Kızanlık'dan bu uyûn-ı câriye kenârında bâğlarına gelüp ayş [ü] işret edüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
… d-devâm nûş edenlerin boğazlarında kuşka, ya‘nî ur hâsıl olur. Anıniçün sâhib-i
tab‘ olan
kişiler ekseriyyâ âb-ı tahûr-misâl kuyu sularından nûş ederler.
Der-medh-i enhâr-ı zülâl-i âb-ı hayevân: Kal‘a handakı ve şehir içre cereyân eden nehr-i (---) Kiriş Erdel diyârından gelüp nehr-i Tise'ye mahlût olduğu bâlâda tahrîr olunmuşdur, ammâ ol kadar memdûh su değildir, zîrâ ale'd-devâm nûş edenlerin boğazlarında kuşka, ya‘nî ur hâsıl olur. Anıniçün sâhib-i tab‘ olan kişiler ekseriyyâ âb-ı tahûr-misâl kuyu sularından nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87b ·
metinde göster ·
… şaklarını kılıçlar ile küffâra karşu pâre pâre ederek ubûr etdiklerinde derûn-ı
taburda olan
küffâr-ı hâksârlar bu hâl-i ahvâl-ı perîşân-ı pür-melâlleri görüp âlem-i hayret …
Bir gün bir gece küffâra âmedâne erişüp ol 113b beyâbânda küffârı at üzre râst gelüp ne Tatar askerinden ve ne küffârın cünûd-ı cünübünden bir merd-i ferdin burnu kanamadan cümle küffârın hınto arabalarıyla avret ve oğlan ve mâl-ı hazâ’inlerinin ardları ve önlerin çevirüp on pâre balyemez topları ve cebehâne ve tüfengleriyle mâh-ı (---) gününde cümle küffâra el kaldırtmadan esîr-i bend-i zencîr edüp bir alay-ı azîm ile ser-nigûn haçlı peykerleri ve tabl [u] nefîr ve erganon nâkûsların çaldırarak küffârın taburu önünden ubûr ederlerken ba‘zı Tatar-ı bî-rahimler küffârın koca papaslarını ve sıbyân uşaklarını kılıçlar ile küffâra karşu pâre pâre ederek ubûr etdiklerinde derûn-ı taburda olan küffâr-ı hâksârlar bu hâl-i ahvâl-ı perîşân-ı pür-melâlleri görüp âlem-i hayretde kalup bildiler kim dahi taburlarına bir cânibden imdâd gelmek muhâldir. Tabur içinde sît u sadâları kesilüp yatdılar. Ba‘dehu cümle kartlar ve atalıklar ve cümle ot ağaları ve iş erleri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113a–113b ·
metinde göster ·
… , ya‘nî gündüzünde vakt-i Şâfi‘î gibi olan buz deryâsını geçüp yine bu dünyânın
tabanında olan
aydınlık yerlerin otlu ve sulu yerlerinde yedi gün yedi gece dahi Kalmık atlar …
159a tefsîrinde müttefiklerdir kim kûh-ı Kâf bu edîm-i arzın etrâfın ihâta edüp Bahr-i Muhît ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Mağaylan ve Bahr-i Okyûnûs ve Bahr-i Girdâb ve Bahr-i Zulumât ve'l-hâsıl bu dünyâ etrâfında olan yedi deryâyı ihâta etmiş kûh-ı Kâf'dır. Hattâ bu hakîrin ve kavm-i Noğay'ın ma‘lûmlarıdır kim Maskov vilâyeti tarafına karîb Kur’ân-ı azîm ile müsbet olan Bahr-i Zulumât buz olduğu mahalde İskender-i Kübrâ'nın Sedd-i Ye’cûc'a gitdiği buz deryâsı zulumâtı üzre kavm-i Kalmık yetmiş gün yetmiş gece, ya‘nî gündüzünde vakt-i Şâfi‘î gibi olan buz deryâsını geçüp yine bu dünyânın tabanında olan aydınlık yerlerin otlu ve sulu yerlerinde yedi gün yedi gece dahi Kalmık atlar ile seğirdüp kûh-ı Kâf dâmeninde bilâ-teşbîh ka‘belerine vardıkların ve yine buz deryâsı tûl-ı nehârda çözülmeden beri Helar vilâyetlerine gelirler, tevâtürle kavm-i Noğay içre meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 159a ·
metinde göster ·
kimesneleri lodosda taşra çıkmazlar, zîrâ birkaç kerre bu cezîre-i Girid lodosu …
Ve lodos rûzgârından mâ‘adâ yedi aded rûzgârları gâyet latîfdir, ammâ lodosu gûyâ rîh-ı semûm gibi esüp sâhib-i tab‘ olan kimesneleri lodosda taşra çıkmazlar, zîrâ birkaç kerre bu cezîre-i Girid lodosundan harâb olmuşdur. Hâlâ bu diyârda yine lodos rîh-ı akîm gibi gâyet şedîd esüp niçe yerlerde tarlaları ve bâğları harâb edüp niçe bin ağaçları bîhinden kal‘ edüp zirâ‘at olunan ekinlerin hevâya perrân atup âdemi serâsime eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325b ·
metinde göster ·
… ır, ammâ bu Simav ılıcaları gibi rub‘-ı meskûnda yokdur. Ahâlî-i şehrin sâhib-i
tab‘ olan
kimesneleri bu âbdan getirdüp nûş ederler. Cemî‘i ılıca sularında kükürd râyiha …
Ve şehirden nîm sâ‘at ba‘îd şimâl tarafında Germâb hammâmı. Yed-i kudret eyâlet-i Anatolu'da çok germâb ılıcalar vardır, ammâ bu Simav ılıcaları gibi rub‘-ı meskûnda yokdur. Ahâlî-i şehrin sâhib-i tab‘ olan kimesneleri bu âbdan getirdüp nûş ederler. Cemî‘i ılıca sularında kükürd râyihası vardır, ammâ bunda aslâ eyle bir ta’am yokdur, gâyet lezîzdir. Ve cemî‘i emrâz-ı muhtelifeye dâ-i devâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y22a ·
metinde göster ·
… vli ze‘âmetdir. Nehr-i Turunciyye derler bir ayn-ı zülâli vardır. Ba‘zı sâhib-i
tabî‘at olan
vüzerâya bu âb-ı nâbdan götürürler. Âdeme hayât-ı câvidân verir.
Karye-i Turunciyye: iki yüz evli ze‘âmetdir. Nehr-i Turunciyye derler bir ayn-ı zülâli vardır. Ba‘zı sâhib-i tabî‘at olan vüzerâya bu âb-ı nâbdan götürürler. Âdeme hayât-ı câvidân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y238b ·
metinde göster ·
… bu şehrin mahbûb [u] mahbûbesinin çoğu Havrân diyârından gelmişdir. Ve sâhib-i
tabî‘at olan
kimesneler Havrân'dan kız alırlar. Havrân Hûrân'dan galatdır kim Hazret-i Âdem …
Ve kelimâta gelseler bedî‘ü'l-beyân ve fasîhü'l-lisândırlar. Zîrâ bu şehrin mahbûb [u] mahbûbesinin çoğu Havrân diyârından gelmişdir. Ve sâhib-i tabî‘at olan kimesneler Havrân'dan kız alırlar. Havrân Hûrân'dan galatdır kim Hazret-i Âdem Havrân sahrâsında zirâ‘at edüp anda sâkin iken tenâsül olsun içün ikiz müştak olanları birbirinden ayırup gayri kardaşa kız verir. Hazret-i şîs ana bir kız karındaşlarından birini menkûhalığa kabûl etmeyüp Hazret-i Âdem âlem-i hayretde kalup Cenâb-ı Bârî'den nidâ P 106a gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y250b ·
metinde göster ·
… Ayn-ı Turuncî'den gelüp şâm çölünde gâyib olur bir âb-ı nâbdır. şâm'ın sâhib-i
tab‘ olan
kimesneleri ve vüzerâsı sakkâlar ile bu âb-ı zülâlden nûş ederler. Ve şâm içre …
Ve bu karye içre cereyân eden nehr-i Kisve şâm'ın cânib-i garbîsinde zikri sebkat edüp Cebelü's-selc'den ve Ayn-ı Turuncî'den gelüp şâm çölünde gâyib olur bir âb-ı nâbdır. şâm'ın sâhib-i tab‘ olan kimesneleri ve vüzerâsı sakkâlar ile bu âb-ı zülâlden nûş ederler. Ve şâm içre bir âdem Y 258b semîn olup ten-perver olsa, "Kisve suyu içmişdir" deyü darb-ı mesel olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258a–Y258b ·
metinde göster ·
(---)(---)(---)(---) ve mukavvî ve serî‘ü'l-hazmdır ammâ içinde sehel râzyâne ve kimnon ola gâyet (---)(---)(---)(---) lezîz olur. Ve yeniçeri odalarında ve bostâncı odalarında tabh olan Q 146a herîse dünyâda yokdur. Meğer yine İslâmbol'da Zeyrek yokuşu'nda (---)(---)(---) 'de ola buna ve Yâr-ı velî anlara serçeşme-i pehlivândır kim Hazret-i Risâlet huzûrunda Hazret-i Alî kemer-beste P 148a edüp küştegîrâna pîr [ü] perver olmuşdur. İslâmbol'da mezbûr âsitânlarında iki yüz mikdâr merdüm-hor dîv-âsâ zırtıl ve zeberdest pehlivânları var kim matbah-ı Keykâvuslarında herîseye her pehlivân biner kerre salık tokmak urdukları Y 357b zamân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357a–Y357b ·
metinde göster ·
… -ı Kayıtbay gerçi vîrândır, ammâ havâsı gâyetü'l-gâye latîfdir. Ve hâlâ erbâb-ı
tabî‘at olan
kimesneler Mısır'ın menhûs hamâsîn(i) günlerinde iki üç ay ehl [ü] iyâliyle bun …
Ve bu yaylağ-ı Kayıtbay gerçi vîrândır, ammâ havâsı gâyetü'l-gâye latîfdir. Ve hâlâ erbâb-ı tabî‘at olan kimesneler Mısır'ın menhûs hamâsîn(i) günlerinde iki üç ay ehl [ü] iyâliyle bunda sâkin olup döl döş dökerler. Ve ba‘zı âdem evlâdların bunda süd anaya verüp kesb-i hevâdan gözleri gazâl gözlerine müşâbih olur. Ammâ Mısır şehrinde hâsıl olan evlâdların bi-emrillâh gözleri kuloğlu [Kuloğlu?] gözlerine döner. Mısır'ın bu kelâm darb-ı meselidir, ya‘nî gözleri cimroz olur. Ve hamâsînde Mısırlı cimâ‘ edüp ehli hâmile kalsa rahm-i mâderden müştak oldukda ma‘sûmu bi-emrillâh bir emrâz-ı muhtelife ile tevellüd eder. Ve beş altı aylık ma‘sûmun beynisi üstü deşilüp taşra boza gibi çıkup sirke gibi kokarak ma‘sûm helâk olur. Ammâ bu Kayıtbay yaylağında perveriş olan ma‘sûmlar bu âfâtdan berîlerdir. Böyle bir hevâ-yı latîf cân-safâ yayladır. Anıniçün ba‘zı âdemler göçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139b ·
metinde göster ·
… üşüp taşmağa başladuğı mahal yeşil cereyân eder. Kâmil bir ay böyledir. Sâhib-i
tabî‘at olan
kimesne ol mahallerde ihtirâz edüp Nîl'den içmemek gerek. İçerse âb-ı rakîk ya‘ …
Ve bu Nîl hakkında niçe kîl ü kâl olmuşdur, ammâ hadîs-i şerîf mazmûnunca ale'l-ittifâk cennet nehirlerinden bir nehirdir, demişler. Hakkâ ki mâ-i cennet'dir. Bu Nîl-i mübârekde olan lezzet meğer Erzurûm'un kal‘asında Cennet bunarı suyu ola, yâhûd İslâmbol'da Kırkçeşme zülâli ola. Ammâ Nîl tulû‘ etdüği yerden beri gelince gayrı nehirler kendüye mahlût olmaz, olursa yine kendüden müteferrik nehirler vardır, anlar munsab olur, deyü cemî‘i tevârîhlerde ve hey’etlerde mastûrdur. Lâkin tabî‘atı kabz üzre balgamîdir. Ve nokta Nîl'e düşüp taşmağa başladuğı mahal yeşil cereyân eder. Kâmil bir ay böyledir. Sâhib-i tabî‘at olan kimesne ol mahallerde ihtirâz edüp Nîl'den içmemek gerek. İçerse âb-ı rakîk ya‘nî bardaklardan damlayup sakız ile kaynadup içmek gerek. Yâhûd Mısır'ın cânib-i şarkında iki sâ‘at ba‘îd Ayn-ı Şems şehri kurbunda Hazret-i Îsâ'nın vâlidesi Meryem Ana ile kazduğı kuyuya Matariyye derler, andan su getürdüp içmek gerek, bir âb-ı hayât nâfi‘ ve mu‘cize-i Îsâ bir mâ-i cân-fezâ sudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y160a ·
metinde göster ·
… r kim nûş ederse elbette bir marîze mübtelâ olur. Ol ecilden paşalar ve sâhib-i
tab‘ olan
a‘yânlar bir ay bu Nîl'den içmeyüp Bi’r-i Matariyye'den nûş ederler. Gâyet âb-ı …
Menâfi‘-i bi’r-i âb-ı Matariyye: Ve Mısır paşalarının sâhib-i tab‘ olanları Nîl tuğyânında yeşil cereyân eder, ba‘dehu humret üzre olur. Ol mahalde paşalar ve sâhib-i tab‘ olanlar Nîl'i içmezler. Sebebi oldur kim Mısır'ın tur‘aları ve halîcleri içre sene-i sâbıkdan kalmış semm-i helâhilden nişân verir yeşil suları kalmışdır. Yeni Nîl gelince ol yeşil suları halîclerden sürüp Q 243a cereyân ederek Mısır'dan ubûr eder. Ol yeşil sudan her kim nûş ederse elbette bir marîze mübtelâ olur. Ol ecilden paşalar ve sâhib-i tab‘ olan a‘yânlar bir ay bu Nîl'den içmeyüp Bi’r-i Matariyye'den nûş ederler. Gâyet âb-ı hoş-güvârdır. Ve bir müferrih havâdâr yerdir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227b ·
metinde göster ·
… eydâ olur. Ammâ ahâlî-i mahalleye haber ederler kim ne‘ûzu billâh ba‘zı sâhib-i
tabî‘at olan
kimesneler dörd beş aylık ma‘sûmların Kayıtbay mahallesinde yâhûd iç kal‘aya ve …
Ammâ yine şehir içinde vekâleler ve rablar vardır kim beşer altışar kat evlerdir, ne‘ûzu billâh anlarda hamâsîn günlerinde tahta biti ve pire ve kehle ve sivrisinek derdinden ve bed râyihadan fellâhînin reng-i rûyları masrû‘ olmuş âdem eşkâline döner. Zîrâ Mısır'ın kehrîz yolları yokdur, cümle kuyulardır. Husûsâ bu Mısır'ın hamâsîn günlerinde cümle beytü'l-halâ ve kehrîz yolların ol günlerde tathîr edüp bir gûne ufûnet peydâ olur. Ammâ ahâlî-i mahalleye haber ederler kim ne‘ûzu billâh ba‘zı sâhib-i tabî‘at olan kimesneler dörd beş aylık ma‘sûmların Kayıtbay mahallesinde yâhûd iç kal‘aya veyâhûd gayrı kurâlara kaçırırlar. Allâhümme âfinâ, ol mahallerin ufûnetinden ma‘sûmların tepesinde bınkıldayık ta‘bîr etdikleri beynisi üstü kabarup delinir ve beynisi boza gibi ekşiyüp taşra çıkup ma‘sûm ölür. Elhâsıl hamâsînde havâ gâyet beddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y241b ·
metinde göster ·
kimesneler ehillerinin yanına varup cimâ‘ etmezler. Zîrâ cümle vücûd ol günlerd …
Ve hamâsînin bed havâlarından elli gün sâhib-i tabî‘at olan kimesneler ehillerinin yanına varup cimâ‘ etmezler. Zîrâ cümle vücûd ol günlerde süst-endâm ve menîde kuvvet yokdur. Eğer sabr etmeyüp cimâ‘ ederse, evlâdları külünçül ve künçül ve a‘mâ ve cüzâm ve nîm-endâm topal gopal olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y242a ·
metinde göster ·
… linde hâssa vardır. Ammâ Ebürrîş râhı üzre bir bi’r-i mâ vardır, şehrin sâhib-i
tabî‘at olan
Y 307a a‘yân-ı kibârları ol kuyudan nûş ederler, gâyet lezîz ü berd suyu vard …
Ve cümle tarîk-ı âmları gâyet vâsi‘dir. Ve cemî‘i evleri kerpicden ağniyâ ve fukarâ hâneleri ikişer tabaka beyt-i ma‘mûrlardır. Ve cümle suları kuyulardır, ammâ sehl şûrcadır, ammâ isti‘mâlinde hâssa vardır. Ammâ Ebürrîş râhı üzre bir bi’r-i mâ vardır, şehrin sâhib-i tabî‘at olan Y 307a a‘yân-ı kibârları ol kuyudan nûş ederler, gâyet lezîz ü berd suyu vardır. Ammâ havâsı ol kadar memdûh değildir. Bir âdeme sovuk te’sîr etse değme bir hâl ile ifâkat bulmak müşkildir. Ten-perver olan kimesne kendü vücûdunun hekîmi olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y306b–Y307a ·
metinde göster ·
… 'da gûyâ yehpâredir. Nûş eden erbâb-ı atşâna hayât verir. Ehl-i beledin sâhib-i
tab‘ olan
zurefâları ekseriyyâ bu Bi’r-i Mubsıt'dan nûş ederler. Mu‘tedil bir âb-ı nâbdır …
{Bu dikilitaş kurbunda Bi’rü'l-Mubsıt nâm bir âb-ı hayât kuyu vardır. Mâh-ı Temmûz'da gûyâ yehpâredir. Nûş eden erbâb-ı atşâna hayât verir. Ehl-i beledin sâhib-i tab‘ olan zurefâları ekseriyyâ bu Bi’r-i Mubsıt'dan nûş ederler. Mu‘tedil bir âb-ı nâbdır.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y321a ·
metinde göster ·
hânedân sâhibleri odun ile ta‘âm pişirirler, anların ni‘metleri lezîzdir.
Ve ekseriyyâ Mısır'da ba‘zı ni‘met pişerken tuz ile bunu dahi ilkâ ederler, der ân eti ve sâyir ni‘meti muharrâ edüp pişirir. Ammâ bu ni‘meti tenâvül edenin gözleri cimroz olur ve âvâzı bed ve yüzü miskîn-çehre ve hayâsı debe ve karnı gebe gibi olur. Gâyet muzır ma‘dendir. Elbette Mısır ta‘âmında bunun zerre kadar suyu olsun korlar. Zîrâ odun öd gibi zî-kıymetdir, anıniçün sığır tezeği yakarlar. Ni‘meti lezîz değildir, dahi çiğ iken natrûn ile muharrâ pişirmişdir kim ni‘met gûyâ herîse olmuşdur. Anıniçün Q 291aP 288a Mısır'ın ta‘âmı tîz pişüp meydâna gelür. Ammâ sâhib-i tab‘ olan hânedân sâhibleri odun ile ta‘âm pişirirler, anların ni‘metleri lezîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y339b ·
metinde göster ·
Ve Nîl-i mübârek tuğyânında Mısır'a geldikde yeşil ve kırmızı cereyân edüp gelir. Ol mahalde Mısır'ın ehl-i tab‘ olan kimesneleri Nîl'den nûş etmeyüp Matariyye nâm karyede Hazret-i Îsâ kuyusundan ol rakîk âb-ı nâbdan getirdüp nûş ederler. Eğer Nîl'in ol yeşil Y 386b cereyân etdüği mahalde nûş eden halkın ekseriyyâ boğazlarında ur gibi kuşka hâsıl olur ve ayakları tulum gibi şişer, ne‘ûzu billâh. Nîl'in ol mahalde yeşil ve kırmızı gelmesinin aslı bu İsvân önündeki mezkûr cezîrelerde cem‘ olan zift ü neft ve kükürd [ü] katrânların sulariyle gelüp yedi elvân cereyân etdükde ekseriyyâ Nîl içinde olan haşerâtlar mürd olurlar. Bi-emrillâh anlar dahi bilüp ba‘zı tur‘a ve cezîrelerde pinhân olup halâs olurlar. Nîl'in yeşil cereyân etmesinin aslı odur. Ve bu İsvân'ın cenûb tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y386a–Y386b ·
metinde göster ·