… kadır, ammâ gâyet metîn ve müstahkemdir ve çâr-kûşesinde birer Şeddadî taş binâ
tabyaları var
kim her biri sedd-i Ye’cûc'den nişân verir ve her birine biner âdem sığar ve he …
Nehr-i Kiriş kenârında şekl-i murabba‘ bir küçük taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâ cümle rıhtım dolma dîvârlı palankadır, ammâ gâyet metîn ve müstahkemdir ve çâr-kûşesinde birer Şeddadî taş binâ tabyaları var kim her biri sedd-i Ye’cûc'den nişân verir ve her birine biner âdem sığar ve her birinde onar aded balyemez topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122a ·
metinde göster ·
… n kurbunda birkaç yerde sucuğazlar kaynar. Her birinin birer gûne lezzetleri ve
tabî‘atları var
, ammâ biri gâyet müshildir kim Mahmûda ve habbü's-selâtîn ve hükemâların müshil …
Üç yüz hâneli bâğ u bâğçeli kâfir ve müselmânlı ma‘mûr köydür, ammâ hikmet-i Hudâ bu köyün kurbunda birkaç yerde sucuğazlar kaynar. Her birinin birer gûne lezzetleri ve tabî‘atları var, ammâ biri gâyet müshildir kim Mahmûda ve habbü's-selâtîn ve hükemâların müshil şerbetlerinden şedîddir. Hattâ bahâr eyyâmlarında surutka südü içmeyen bu sudan nûş etdikde eğer su aşağı akarken aşağı alsa aşağıdan amel eder. Eğer su cereyân ederken suyu yukarlak alsa yukardan istifrâğlar edüp safra ve sevdâ ve balgam ve solucan ve namâzbûr ta‘bîr etdikleri ahlatdan tabî‘atda bir şey komayup âdemin çehresi verd-i ahmer-gûn olup münevver olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132b ·
metinde göster ·
… hi önüne ağaç cisirleri siper etmiş ve bu kal‘anın kara câniblerinde sekiz aded
tabyaları var
kim her birinin üstünde yetmişer seksener mikdârı balyemez toplar nümâyân idi. …
Hattâ bu kal‘anın cânib-i erba‘ası derin olmak var, zîrâ her gün bu kal‘anın etrâfında kadırgalar kürek çekerek gidüp gelmede idiler ve kara cânibinde şark tarafına ancak bir kapusu âşikâre idi. Anın dahi önüne ağaç cisirleri siper etmiş ve bu kal‘anın kara câniblerinde sekiz aded tabyaları var kim her birinin üstünde yetmişer seksener mikdârı balyemez toplar nümâyân idi. Ve deryâya berâber içine âdem sığar şayka topları kirpi tüğü gibi dizilmiş ejder-i heft-ser gibi dururlardı. Ve bu kal‘a altına vardığımızda cemî‘i deryâ-misâl asker-i İslâma tafra satmak içün kal‘anın cümle tabyaları ve dîvârları üzerlerin haçlı peykerler ile zeyn edüp niçe bin küffârların kal‘a dîvârları üzre pür-silâh zeyn edüp bî-bâk ü bî-pervâ asker-i İslâm'ın hayme [vü] hargâhların seyr [ü] temâşâ edüp derûn-ı hisârdan bir küçük şâhî topu atup "Safâ geldiniz" dedi. Gûyâ hulâsa-i kelâm bu serhadlerde değil, belki Rûm ve Arab u Acem ve İsfaç ve Çeh ü Leh ve Filimenk diyârlarında böyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kâfir kal‘ası yokdur, bi-hakk-ı Seyyidi'l-mürselîn Cenâb-ı Kibriyâ dest-i İslâma müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 140b ·
metinde göster ·
… kirpi tüğü gibi sık dizilmiş limanı ve karada Kilis boğazını muhâfaza eder azîm
tabyaları var
kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez topları var kim her biri kırkar …
Ve cümle cebehâneleri hâzır-bâşdır ve deryâya ve karaya nâzır kirpi tüğü gibi sık dizilmiş limanı ve karada Kilis boğazını muhâfaza eder azîm tabyaları var kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez topları var kim her biri kırkar ve ellişer vukıyye gülle atar top-ı kûplardır 149b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149a–149b ·
metinde göster ·
gûyâ Varat kal‘asıdır, ammâ bunun iki kapusu var, biri cânib-i kıbleye nâzır bi …
Ve beş aded tula binâ sedd-i metîn tabyası var gûyâ Varat kal‘asıdır, ammâ bunun iki kapusu var, biri cânib-i kıbleye nâzır biri taraf-ı garba manzûr. Ve kal‘ası içi sadranc nakşı şâhlar ile ârâste ve musanna‘ kenîseler ile pîrâste olmuş idi kim ta‘bîr olunmaz idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5a ·
metinde göster ·
… en-i kûha vâkı‘ olmuşdur, ammâ bu Kaşa Eğre'nin üçü kadar var bir vasî‘ ve azîm
tabyaları var
. Ve dağdan tarafı bir azîm gayyâ-misâl handakı ve cümle sekiz aded cedîd metîn …
Kal‘ası Kaşa yaylası dâmeninde şekl-i murabba‘dan tûlânî Şeddâdî seng-tırâş bir metîn ü müstahkem kal‘a-i savaş-ı perhâşdır kim gûyâ Eğre kal‘ası gibi dâmen-i kûha vâkı‘ olmuşdur, ammâ bu Kaşa Eğre'nin üçü kadar var bir vasî‘ ve azîm tabyaları var. Ve dağdan tarafı bir azîm gayyâ-misâl handakı ve cümle sekiz aded cedîd metîn kapuları var. Ve dâ’iren-mâdâr iki kat kal‘a dîvârı ve kal‘adan hâric sedd-i Kahkahâ-vâr kavî tabyaları kirpi gibi balyemez toplar ile ârâste ve gûnâ-gûn muhîl [ü] şeytanatlar ile pîrâste olmuş hisâr-ı üstüvârdır kim üstâdân-ı selef var makdûrun sarf edüp bu sûrda eyle tasarruflar etmişdir kim zamânımız üstâdları ol binâ-yı refî‘u'ş-şâna mânend bir hisâr inşâ etmeğe kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13a ·
metinde göster ·
Bunun dahi maşrık tarafına bayırlar ve depeler havâlesi var, sâfî bâğ u bakçelerdir. Ve kal‘anın beş aded yine tula rıhtım-ı horasânî ile mebnî kârgîr binâ-yı metîn tabyaları var, lâkin kal‘ası küçükdür ve handakı alçakdır. Derûn-ı hisâra Seydîzâde Mehemmed Beğ efendimiz bir oda yeniçeriler ile nigehbân ta‘yîn olunup anın sebebiyle hisârı seyr [ü] temâşâ etdik. Ma‘mûr çanlı kenîse ve hânları ve şindire tahta örtülü evleri ve müzeyyen esvâk-ı keferesi var. Cümle dekâkînlerde zenâne-i muhasseneler bey‘ u şirâ-yı nihânî ederler, ammâ her metâ‘larıyla askeri ganîmet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 17b ·
metinde göster ·
… kadar vâsi‘ değildir, ammâ şeddâdî binâ rıhtım-ı husûn-ı metînedir ve mu‘azzam
tabyaları var
.
Bir dereli ve depeli ve havâle yere vâkı‘ olmuş bir kal‘a-i azîmdir, lâkin havâlesi yıldız rûzgârı cânibinde muhâlif yere vâkı‘ olmağile ihtiyâten ol mahalle iki aded kal‘a-misâl metîn tabya-i hasînler inşâ edüp kal‘ayı havâleden halâs olmuş zann ederler, ammâ henüz kal‘aya ciğerdelen yapmışlar, zîrâ bir düşman gelse bu kullelere der-ceng-i evvel sarılup ba‘de'l-feth kal‘ada kaz ve tavuk girmez olur. Ve havâleleri dahi çok kayalı püşteler vardır. Gûyâ hemân Venedik'in Hersek vilâyetinde kal‘a-i Nova'mız kurbunda Kotur kal‘ası gibi bu Praşo da eyle havâleli kal‘a-i sefîldir, ammâ şin kal‘ası kadar vâsi‘ değildir, ammâ şeddâdî binâ rıhtım-ı husûn-ı metînedir ve mu‘azzam tabyaları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28a ·
metinde göster ·
… kele kapusu dibinde birer kal‘a-i azîm gibi Tuna içinde cezîre gibi Kahkahâ-vâr
tabyalar var
. Her birinde kırkar ve ellişer aded şayka ve balyemez toplar var. Her bir tabya …
Ve yedi yerde su kuyuları vardır, lâkin bu Tuna kenârında câ-be-câ metîn kulleler vardır, ammâ yukaru Horos kapusu tarafında ve aşağı İskele kapusu dibinde birer kal‘a-i azîm gibi Tuna içinde cezîre gibi Kahkahâ-vâr tabyalar var. Her birinde kırkar ve ellişer aded şayka ve balyemez toplar var. Her bir tabyanın beşer yüz aded kulları var. Budin'in bu tabyalar Tuna kenârında cânlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
… ândır. Hattâ şehr-i Budin'in kaç kat bölme hisâr ve ne kadar top-keşân kal‘a ve
tabyaları var
ve ne cirm-i eşkâlde olduğu bu kal‘a-i Gerz İlyâs'dan hâne be-hâne ve köşe be-k …
Bu kayalar üzre cemî‘i sahrâ-yı Budin ve sahrâ-yı Peşte ve fezâ-yı Eski Budin ve vâdî-i Kral bâğları cümle sahrâ-yı Heyhât ve deşt-i Kıpçak gibi ayak altında nümâyândır. Hattâ şehr-i Budin'in kaç kat bölme hisâr ve ne kadar top-keşân kal‘a ve tabyaları var ve ne cirm-i eşkâlde olduğu bu kal‘a-i Gerz İlyâs'dan hâne be-hâne ve köşe be-köşe nümâyândır kim hemân kal‘a-i Budin Âl-i Osmân'ın başdarda kadırgası şeklinde tûlen vâkı‘ olmuşdur kim eşkâli bâlâda tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89a ·
metinde göster ·
… kındısı üzre Rûmeli Hisârı gibi eğri büğrü bir kal‘adır ve etrâfında azîm kızıl
tabyaları var
kim her biri biner küffâr alır ve ancak deryâya nâzır bir kapusunı gördük.
Bir Kotur dahi Âl-i Osmân'ın Van kal‘asından içeri Hoşâb kal‘asının cânib-i şarkîsinde Karnıyarık kal‘asıyla müşâ hâlâ Acem elinde bir seng-i hârâ üzre Kotur kal‘ası vardır, ammâ bu Kotur leb-i deryâda Venedik Pirinc-piriminin hükmünde bir yalçın kızıl kayalar üzre bizim İslâmbol kurbunda Karadeniz akındısı üzre Rûmeli Hisârı gibi eğri büğrü bir kal‘adır ve etrâfında azîm kızıl tabyaları var kim her biri biner küffâr alır ve ancak deryâya nâzır bir kapusunı gördük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157a ·
metinde göster ·
… sahrâlarda hâlâ meterislere girilecek yerlerde altı yerde toprakdan alçak alçak
tabyalar var
kim her biri niçe bin gûne hıyel u şeytanat ile binâ olunup yer altından birbir …
Evsâf-ı tetimme-i kal‘a-i Yanık: Bu kal‘a-i Yanık handaklarından taşra Sinân Paşa'nın top koyup ve toprak sürdüğü sahrâlarda hâlâ meterislere girilecek yerlerde altı yerde toprakdan alçak alçak tabyalar var kim her biri niçe bin gûne hıyel u şeytanat ile binâ olunup yer altından birbirlerine varup gelecek yolları vardır, ammâ altları cümle kat-ender-kat lağımları hâzır-bâşdır. İbtidâ meterise girilecek yerlerde bir hayli zamân ceng edüp avk [u] te’hîr etmek içün bu tabyaları binâ etmişdir, ammâ bunların dahi lağımların bulup bu tabyaları suya gark etmek ve toprak ile gark etmek Âl-i Osmân askerine emr-i seheldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47b ·
metinde göster ·
… igirmi aded karavulhâneleri var ve handakından taşra beş yerde toprakdan yığılı
tabyaları var
kim her birinde yüz bin gûne hîle ve şeytanat ihtirâ‘ları var.
Bu kal‘a gerçi küçükdür, ammâ gâyet metîndir ve bir kapusu va[r] cânib-i cenûba mekşûfdur ve içinde üç yüz tahta örtülü hâneleri ve iki aded manastırları var ve dîvârı üzre yigirmi aded karavulhâneleri var ve handakından taşra beş yerde toprakdan yığılı tabyaları var kim her birinde yüz bin gûne hîle ve şeytanat ihtirâ‘ları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b ·
metinde göster ·
… nûba ve biri şarka mekşûf olup beş köşesinde beş aded Kahkahâ-vâr metîn ve kavî
tabyaları var
, ammâ handakı ol kadar derin ve dîvârları ol kadar âlî değildir. Lâkin henüz Uy …
Ammâ kal‘ası nehr-i Pojon kenârında havâlesiz bir Şeddâdî tula binâ bir sûr-ı ra‘nâ kal‘a-i metîn-i bî-bedeldir, ammâ küçükdür. Ve şekl-i muhammes vâki‘ olup iki kapusunun biri cenûba ve biri şarka mekşûf olup beş köşesinde beş aded Kahkahâ-vâr metîn ve kavî tabyaları var, ammâ handakı ol kadar derin ve dîvârları ol kadar âlî değildir. Lâkin henüz Uyvar feth olalı Nemse çâsârının fermânıyla yigirmi bin aded Tot re‘âyâları bu kal‘aya üşüp evvelki tarzından ellişer adım her cânibinden kal‘a dîvârın enli ve bir kat handak dahi yapmağa mübâşeret etmişler. Ve varoşu etrâfların dahi beş Uyvar kal‘ası cirminden büyük ediyorlardı ve cümle re‘âyâ deryâ-misâl üşüntü edüp çalışırlardı. Ammâ hakîri görünce Uyvar altında alınan ve Raba cenginde esîr olan ümmet-i Muhammedleri cümle kaldırup pinhân etdiler. Lâkin Uyvar yılı feth olan kal‘aların kâfire dönen re‘âyâları ve Uyvar köyleri re‘âyâları ve niçe bin Tot vilâyeti re‘âyâları bu aşağı yeni Jebel varoşunda mütemekkin edüp bir kal‘ayı amâr etdiklerinden kal‘a-i Uyvar'a re‘âyâ az kaldı ve bu Jebel kal‘ası sahrâsı ol kadar bir bâğ ve bâğçeli yerdir kim hadîka-i müşebbek bostânları bir konak yeri zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
… tım dîvârı on adım kalın dîvârdır. Ancak etrâfında iki kapusu ve beş aded metîn
tabyaları var
. Ve cümle iki yüz aded mevcûd kulları ve kal‘a dizdârı ve Sonlok kazâsı nâ’ibi …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsi Seleşti Kral'dır. Sene (---) târîhinde Süleymân Hân Segedin kal‘ası fethine giderken salâbet-i pâdişâhiyye bu kal‘a Macarları tâkat getiremeyüp Orta Macar bu kal‘ayı mu‘attal bırağup firâr etmişlerdir. Hâlâ Mehemmed Hân-ı Sâlis tahrîri üzre Sonlok sancağı hükmünde emînlikdir kim kırk kiseye emânetdir. Ve nehr-i Tise kenârında şekl-i murabba‘ bir küçük palanka kal‘adır. Lâkin dolma rıhtım dîvârı on adım kalın dîvârdır. Ancak etrâfında iki kapusu ve beş aded metîn tabyaları var. Ve cümle iki yüz aded mevcûd kulları ve kal‘a dizdârı ve Sonlok kazâsı nâ’ibi ve Eğre yeniçeri serdârı ve mi‘mârı ve bâcdârı ve harâc ağası ve muhtesibi vardır. Lâkin Süleymân Hân câmi‘inden gayri câmi‘ yokdur. Mesâcidleri ve medrese ve tekyeciği ve mekteb-i sıbyânı ve bir hânı vardır, ammâ hammâmı yokdur. Çârsû-yı bâzârı azdır lâkin bâğı ve bostânları çokdur. Ve kal‘a-i Göle handaklarından cereyân eden nehr-i Keşuş(?) Erdel diyârlarında Macar dağlarında gelüp bu mahalde şehr-i Tise'ye mahlût olur müsta‘mel nehir olmağile suyu memdûh değildir. Ve küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr-ı Orta Macar-ı füccârın tuğyânından bu kal‘a-i Çon[g]rad kulları za‘îf olduklarında yoklama nâmıyla bu kal‘adan hakîr bir habbe almayup ancak cümle neferâtlarının nısfını pür-silâh etdirüp talika nâm arabalara doldurup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a ·
metinde göster ·
… üstünde araba gezse mümkindir. Ve cümle dâ’iren-mâdâr on iki aded metîn ve kavî
tabyaları var
kim cümlesinin üstleri şindire tahta örtülü sivri sivri tahta bayraklı müzeyyen …
Ve bu rabâtın cirmi dâ’iren-mâdâr on bin elli aded germe adımdır. Bu varoş hemân büyük kal‘anın maşrık cânibiyle kıble cânibin ihâta etmemiş. Yohsa mâ‘adâ yerlerin bu varoş devr etmişdir. Ve bunun dahi handakı içinden nehr-i Kiriş devr eder. Cümle etrâfı dolma rıhtım nev binâ sûr-ı ra‘nâ palanka-i zîbâdır kim dîvârı üstünde araba gezse mümkindir. Ve cümle dâ’iren-mâdâr on iki aded metîn ve kavî tabyaları var kim cümlesinin üstleri şindire tahta örtülü sivri sivri tahta bayraklı müzeyyen kıbâbları ve karavulhâneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
Lisân-ı Erdel'de (---) demekdir. Bânîsi ma‘lûmum değildir. Kal‘ası bir vâsi‘ çemenzâr düzlükde Bihar nâhiyesinde şekl-i bâdemî seng-i tırâş bir kal‘a-i hâzır-bâş sûr-ı üstüvârdır. Hattâ Gâzî Seydî Ahmed Paşa taşra varoşun ihrâk etmişdi. Hâlâ şimdi evvelkiden ma‘mûr olup cümle askerî kefereleri kal‘a-i Varat'a tâbi‘lerdir, ammâ kal‘aları yine Hayduşak kefereleri elindedir ve gâyet ma‘mûr kurâları var. Kal‘asına giremedik, ammâ mesâfe-i ba‘îdeden bir nümâyişli manastırları ve burc-ı bârûları ve tabyaları var müzeyyen kal‘a-i ma‘mûrdur. Andan kal‘a kapudan birovları hedâyâlar ile ziyâfet-i azîmler getirüp top şâdımânı etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 89b ·
metinde göster ·
… ‘ bir alçak taş dîvârlı ve handaksız rabât-ı müzeyyendir. Ve etrâfında câ-be-câ
tabyaları var
ammâ şey değillerdir. Hîn-i muhâsarada biri dahi hücûma tahammül edemezler. Bu …
Bu kal‘a-i sûr-ı azîm leb-i deryâda şekl-i murabba‘ bir alçak taş dîvârlı ve handaksız rabât-ı müzeyyendir. Ve etrâfında câ-be-câ tabyaları var ammâ şey değillerdir. Hîn-i muhâsarada biri dahi hücûma tahammül edemezler. Bu varoşun cirmi kâmil dörd bin altı yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286b ·
metinde göster ·
kim her biri Varat ve Uyvar kal‘aları kadar tabyaları vardır. Her tabyaları üzr …
Ve etrâfında cümle altı aded tabyaları var kim her biri Varat ve Uyvar kal‘aları kadar tabyaları vardır. Her tabyaları üzre yine dağlar gibi toprak yığılıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312a ·
metinde göster ·
… zistânı yokdur. Lâkin Salona kapusu ndan taşra çaylar başında leb-i deryâda bir
tabahânesi var
kim bir diyârda misli yokdur. İki başları başka kapulu bir kal‘a-i azîm-misâl d …
Der-kârhâne-i dekâkîn-i ehl-i iktisâb: cümle-cümle iki yüz aded dekâkînlerdir, ammâ bezzâzistânı yokdur. Lâkin Salona kapusu ndan taşra çaylar başında leb-i deryâda bir tabahânesi var kim bir diyârda misli yokdur. İki başları başka kapulu bir kal‘a-i azîm-misâl debbâğhânedir kim içinde bir tuhfe mescidi ve havzları ve müte‘addid müsâfirhâne hücreleri ve tekyeleri var kim bir diyârda böyle Âh-i Evrân ocağı yokdur. Kanlı olan kimesneler bu âsitâneye girse üstâdlar anı hâkime vermezler ve gayri taşra çıkarmazlar. Tâ anı dibâğat ile pâk edüp tâ’ib ü tâhir olup üstâd-ı kâmil ederler. Bu kârhânenin bâğ u bâğçeleri ve niçe âb-ı hayât arkları akup deryâya mahlût olur bir pâk debbâğhâne-i azîmdir. Ammâ Salona kapusu ndan taşra bu tabahâne kurbundaki varoşda dahi mükellef dükkânlar vardır ammâ add etmedim, ammâ gâyet ma‘mûr u müzeyyen hânedân-ı azîmler var kim cümle bâğ u bâğçeli ve âb-ı revânlı hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 338b ·
metinde göster ·
… kleri üzre harpüşte tavan kubbedir. Ve iki cânibinde yan soffaları üzre bir kat
tabakalar var
, cemâ‘at-i kesîre oldukda yukaruda ibâdet ederler. Tâ mihrâba varınca iki taraf …
Ve hâlâ cümle otuz iki mihrâbdır. On biri cum‘adır. Mâ‘adâsı zâviyelerdir. Evvelâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik Ulu câmi‘ Yıldırım Bâyezîd Hân ibn Gâzî Hudâvendigâr binâsıdır, ammâ itmâmı Şehzâde Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Hân'ındır. Ba‘dehu Süleymân Hân bedest-i Mi‘mâr Sinân müceddeden ta‘mîr etdi. Tûlen yüz seksen kademe ve arzen toksan ayakdır. Ve iki yan kapu ve bir kıble kapusu var. Beşer kademe taş nerdübân ile çıkılır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle elli yedi çam direkleri üzre harpüşte tavan kubbedir. Ve iki cânibinde yan soffaları üzre bir kat tabakalar var, cemâ‘at-i kesîre oldukda yukaruda ibâdet ederler. Tâ mihrâba varınca iki tarafı böyle tabakadır. Bu tabakaların fevkinde ve tahtında cümle altmış dörd demirli pençerelerdir. Mihrâbı ve minberi ol kadar musanna‘ değildir, tarz-ı kadîmdir. El-hâsıl bu şehirde bundan büyük selâtîn câmi‘ yokdur. Hîn-i izdihâmda yigirmi bin âdem alır. Ve serâpâ kârgîr binâdır ve cümle kurşum örtülüdür. Ammâ haremi yokdur, ancak kıble kapusundan taşra taş nerdübânın iki cânibinde yan soffaları vardır. Ve sol tarafda bir minâresi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y10b ·
metinde göster ·
… ir kapusu var, şarka nâzır, gâyet musanna‘ kemerli ve zıhlı kapudur. Ve yanında
tabhânesi var
, Mısır'ın Y 139a ba‘zı a‘yânı anda istirâhat ederler.
Tarîk-ı âm üzre fevkânî bir câmi‘-i şâhânîdir kim binâsı mânend-i Kiyânî'dir. Ol kadar büyük değildir, ammâ katı şîrîndir, gûyâ bir kasr-ı İremezâtü'l-imâd'dır. Enderûn [u] bîrûnu sâfî münakkaşdır. Ve mihrâb [u] minberi dahi Fahrî oyması gibi hurde ruhâmdır. Minberi ahşâbdır, ammâ o dahi sihr-i mübîndir. Ve cümle pençereleri tarîk-ı âma nâzır tuc kafes pençerelerdir. Ve iki rakîk u musanna‘ minâre-i ibret-nümâsı var kim birbirlerine müşâbih sihr-i i‘câz minârelerdir. Ve bir kapusu var, şarka nâzır, gâyet musanna‘ kemerli ve zıhlı kapudur. Ve yanında tabhânesi var, Mısır'ın Y 139a ba‘zı a‘yânı anda istirâhat ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y138b–Y139a ·
metinde göster ·