… üz bin asker ile muhâsara edüp fethi müyesser olmadı, zîrâ yedi kral küffârının
taburları
ile ceng-i azîmler edüp niçe bin asker şehîd olduğundan mâ‘adâ Budin askeri ile …
Sebeb-i tesmiyesi lisân-ı Boğdanca (---) demekdir. Leh lisânınca (---) demekdir. Mukaddemâ ibtidâ bânîsi (---). Niçe kraldan krala intikâl edüp sene (---) târîhinde Leh kralı hükmünde iken Sultân Osmân Hân-ı Sânî-i şehîd iki kerre yüz bin asker ile muhâsara edüp fethi müyesser olmadı, zîrâ yedi kral küffârının taburları ile ceng-i azîmler edüp niçe bin asker şehîd olduğundan mâ‘adâ Budin askeri ile Budin vezîri Karakaş Paşa dahi şehîd olup asker-i İslâm'ın gözleri büyüyüp Hotin kal‘asının fethi müyesser olmamasının bir aslı budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 39a ·
metinde göster ·
… ihâta edüp bizimle gelen Tatar askeri tâze cân buldular, ammâ kâfirin başlarına
taburları
dar oldu. Hemân ol gün küffâr-ı dûzah-karâr Hân'ın deryâ-misâl asker ile geldiğ …
Hemân ol ân Hân hazretleri bu kadar bin Tatar askeriyle etrâf-ı taburu kat-ender-kat ihâta edüp bizimle gelen Tatar askeri tâze cân buldular, ammâ kâfirin başlarına taburları dar oldu. Hemân ol gün küffâr-ı dûzah-karâr Hân'ın deryâ-misâl asker ile geldiğin görüp ol ân on yedi cân tersâ-yı kâfirân taburdan "Amân el el-amân, ey güzîde-i Âl-i Cengiziyân hân-ı âlîşân Mehemmed Giray Hân" deyüp taburdan papasları ve bıtrîk ve kıssîs ve ruhbânlarıyla huzûr-ı Hân'a gelüp ellerinde emrlerin ibrâz edüp eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43a ·
metinde göster ·
… r kat handak kesüp kırk elli top ile tabya yapup yedi bin aded arabaların kendü
taburları
etrâfına zincirler ile bağlayup aralarına Kazak tüfenglileri mâl-â-mâl olup müt …
El-hâsıl kırk gûne Kazak kavminden seksen bin aded sâfî âteş-i tüfeng-endâz Rus-ı menhûs Hân'a imdâd gelüp Macar taburunun cânib-i garbîsinde nehr-i (---) öte tarafında meks eyleyüp anlar dahi tarfetü'l-ayn içre rûy-ı zemîni köstebek gibi kazup 43b tabur-ı azîm kazup içine kamanup etrâflarına karavullar kodular ve Rakofçi taburuna havâle bir bayır üzre bir kat handak kesüp kırk elli top ile tabya yapup yedi bin aded arabaların kendü taburları etrâfına zincirler ile bağlayup aralarına Kazak tüfenglileri mâl-â-mâl olup mütehhassın oldular, zîrâ bu Kazak kavmi mukaddemâ Leh kralının re‘âyâsı idi. Hân'a kardaş olmağile Hân ile Kazak yedi yıl Leh memleketin urup âbâdân yer komadıklarından anıniçün Kazak Leh'den havf edüp etrâflarına tabur çatup içine girüp Leh'den emîn oldular, ammâ yine birbirlerinin adû-i cânîleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43a–43b ·
metinde göster ·
… lerin yedi kral bırağup şimdi Keckivar nâm Yenikal‘a altına firâr etdiler. Hâlâ
taburları
içinde niçe bin çeri küffârlar arabaların yükletmede ve bizim Kanije gâzîleriyl …
"Müjde devletli vezîr, küffâr sizin deryâ-misâl asker ile geldiğinizin istimâ‘ {edüp} havf ü haşyetden ve salâbet ü mehâbet-i askere tâkat getiremeyeceğin bilüp cümle hayme vü hargâh ve bâr [u] büngâh ve cebehâneleri ve bu kadar balyemez topları ve bilâ-hisâb mâl-ı hazâ’inlerin yedi kral bırağup şimdi Keckivar nâm Yenikal‘a altına firâr etdiler. Hâlâ taburları içinde niçe bin çeri küffârlar arabaların yükletmede ve bizim Kanije gâzîleriyle çata pat ceng etmededirler. Hemân devletli vezîr kâfirin ardı sıra Tatar Hân askeri ve salt atlı olan gâzîler dahi gitsinler" deyince tarfetü'l-ayn içre Tatar Hânzâde Ahmed Giray Sultân kırk bin çatal atlı Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ile ılgarup berk-i hâtif gibi kâfirin akîbince ra‘d-vâr gitmede. Hemân Sadrıa‘zam cemî‘i bârhâneyi dündâra bırağup anlar dahi salt asker ile cânib-i cenûba ılgarup 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178b ·
metinde göster ·
… n küçük tabur, ammâ bu mezkûr Zirinoğlu ve Began ve Nadaj ve Kettanoğulları'nın
taburları
gâyet büyükdür. Hattâ hakîr bu taburu at ile iki sâ‘atde gücile dolaşup temâşâ …
Ammâ bir tabur dahi Kanije kal‘asının cânib-i garbîsinde Topraklık nâm varoşunda bir kat bir tabur içinde Kız kral ve Danimarka kral ve Donkarkız kral bu taburdan Kanije'yi döğerlerdi, lâkin küçük tabur, ammâ bu mezkûr Zirinoğlu ve Began ve Nadaj ve Kettanoğulları'nın taburları gâyet büyükdür. Hattâ hakîr bu taburu at ile iki sâ‘atde gücile dolaşup temâşâ etdim. Ve bu taburda küffâr meymene ve meysere durup bî-bâk ü bî-pervâ Kanije'yi döğerken Sadrıa‘zamın toplar ata ata geldiğin küffâr-ı hâksâr işidüp cân u baş havfine düşüp karârları firâra mübeddel olup bu tabur içre ol kadar mâl-ı ganâ’im ve cebehâne bırakmış kim hisâbın Hudâ bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
… sürü ibtidâ piyâde tüfenglisi bayraklarıyla ve haçlı papaslarıyla meydâna çıkup
taburları
yanında durdular. Andan elli pâre topların taşra meydâna çıkarınca taburun yedi …
Karşu tarafdan dahi kırk elli alay küffâr taburlarından çıkup domuz sürüleri gibi sürü sürü ibtidâ piyâde tüfenglisi bayraklarıyla ve haçlı papaslarıyla meydâna çıkup taburları yanında durdular. Andan elli pâre topların taşra meydâna çıkarınca taburun yedi kapusundan cümle küffâr birbirlerine tirkeşüp nahır sürüsü gibi reme reme taburdan çıkup luturyânî boruları ve torompete ve erganon ve nâkûs ve tabl mizmerâtlarların çalarak ve ba‘zı küffârlar ellerinde kılıçlarıyla hora depüp oynayarak ve papasları İncîl okuyarak ve kimisi yırlayarak bir alay mest [ü] medhûş sarhoş Mesköv kâfirleri ve Çeh ve Leh ve Kazak-ı âk fâcirleri dûzah-karâr olmağa karârları kalmayup hınzîr topu gibi tortop olup onar onar yayaları birbirlerine zencîrler ile bağlanup cümle soltat ve mortatları yap yap gelüp cümle topları bu bağlı piyâdelerin ardları sıra zencîrler ile bağlayup ale't-tertîb durmuşlar ve cümle kefereler sahrâyı mâl-â-mâl etmişler. Ve cünûd-ı cünüb-i küffârlar domuz gibi suyun bataklığına arka vermişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115a ·
metinde göster ·
içre Tatar girüp anda dahi başka bir kılıç bâzârı var. Ol ân küffâr taburdan da …
Hemân küffâr bu meydân-ı veğâda kılıç bâzârın görünce gerüye dönüp 115b taburlarına kaçup kamanayım derken görse kim taburları içre Tatar girüp anda dahi başka bir kılıç bâzârı var. Ol ân küffâr taburdan dahi me’yûs olup Süd suyu üzre binâ etdikleri cisre cümle küffâr cân havliyle uğrayup karşu cânibe ubûr edeyim derken cümle cisr arabaları kırılup niçe bin küffârlar atlarıyla {suya} gark-ı âb olup Tatar ve Çerkes askerleri atları değşirmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115a–115b ·
metinde göster ·
… eri tarafda küffâr-ı hâksâr dahi yetmiş altı bin cünûd-ı cünübiyle Hüseyin Paşa
Taburları
nâm mahalde asâkir-i İslâmı küffâr istikbâl edüp yedi sâ‘at germâ-germ ceng-i a …
Bu sene-i mübârekeye gelince niçe sipehsâlâr-ı mu‘azzamlar asker-i bî-şümâr sipâh-ı silihdâr-ı encüm-şümâr ile bu kal‘a-i felek-girdârın feth [u] teshîri sevdâsına düşüp şerbet-i şehâdet ile niçe kerre yüz bin gâziyân-ı mücâhidân müşerref olup aslâ bir yıla(?) müzâyaka olmadı ve bir kerre elleri dîvârına ermedi. Âhır tîğ [u] sinân-ı gevher-bâr ile hâstâr olup akd-i akîdelerine ale'l-ittifâk rağbet gösterilüp devlet-i Âl-i Osmân da yedi yüz pâre keştî inşâ olunup rûy-ı deryâ[yı] bâdbân-ı beyâz ile ve keştîbân-ı serbâzânlar ve asâkir-i bî-şümârlar ile cümle zevrakları pür eyleyüp bir donanma-i hümâyûn olup rûy-ı deryâya çıkdı kim Âl-i Osmân devletinde meğer eyle donanma sene 1060 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz sadrıa‘zam iken çıkmış. Bu kadar asâkir-i İslâma Deli Hüseyin Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam eyleyüp sâlimîn ü gânimîn Hanya kal‘ası limanına vâsıl olup Kandiye kal‘ası ve Retime kal‘ası câniblerine ordu-yı İslâm ile serdâr-ı mûmâ-ileyh çıkup Suda limanı kurbunda meks olunup beri tarafda küffâr-ı hâksâr dahi yetmiş altı bin cünûd-ı cünübiyle Hüseyin Paşa Taburları nâm mahalde asâkir-i İslâmı küffâr istikbâl edüp yedi sâ‘at germâ-germ ceng-i azîm olup sekizinci sâ‘atde lillâhi'l-hamd küffâr-ı dûzah-karâr münhezim olup cümle yigirmi üç bin aded küffâr dendân-ı tîğdan geçüp bakıyyetü'-süyûfları pây-beste ve deste-beste ve dil-haste esîr-i bend-i zencîr olup bi'z-zât serdâr-ı dâlleri olan Pirinc-pirimoğlu nâm velîd-i pelîd-i anîdi esîr-i bend-i silsile olup der-i devletde Yedikulle nâm kal‘a-i bî-amânda Marko Ravil ve Pirinc-pirimoğlu ile yetmiş aded kapudanları haps-i ebed oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308a ·
metinde göster ·