… nce karavullar ve çeteciler gönderilüp ertesi gün bi-emr-i Hayy-ı Kadîr kâfirin
taburundan
beş aded dil dutulup su’âl olundukda,
Menzil-i İstifan kenîsesi: Bu mahalde kal‘a-misâl bir deyr-i kavî olduğundan cümle zehâyir ve bâr-ı sakîlleri bunda papaslara teslîm edüp Yalı Tatarı askeri bizim asker ile bir yerde kat-ender-kat meks edüp cânib-i erba‘aya ince karavullar ve çeteciler gönderilüp ertesi gün bi-emr-i Hayy-ı Kadîr kâfirin taburundan beş aded dil dutulup su’âl olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101b ·
metinde göster ·
… ordu-yı İslâm ganîmet oldu. Ve ol ân yalı ağasına fermân gidüp Kemen Yanoş kral
taburundan
haber alup diller getirmeğe me’mûr olup kırk bin askerle ol ân ılgar edüp tabur …
Zîrâ Seydî cenginde seksen yedi bin Nemse ve Macar ve İslavin ve Korol ve Leh ve Çeh kâfirlerin ol şiddet-i şitâ[d]a bu sahrâ içre beyâz kar üzre küffârın kızıl kanların on iki bin yiğit ile dökmüşüzdür. Ve kral-ı la‘în Rakofçi üç yüz aded küffâr ile mecrûhan firâr edüp gitmişdir. Eğer bu Seydî gazâsın mufassalan tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur, ammâ hâlâ asker-i İslâm ile bu sahrâda otururken elli bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adüv-şikâr altı kerre yüz bin güzîde ağırmak kazaklanmış ve kazılanmış atları [ile] yalı ağası olan Şâh Polad Ağa gelüp serdâr-ı mu‘azzamdan hil‘at-i fâhireler geyüp Çarkacı İsmâ‘îl Paşa'dan bir sâ‘at ileri meks edüp ol gün ordu-yı İslâm ganîmet oldu. Ve ol ân yalı ağasına fermân gidüp Kemen Yanoş kral taburundan haber alup diller getirmeğe me’mûr olup kırk bin askerle ol ân ılgar edüp tabura gitdiler. Ve yine ol gün Cerrâh Kâsım Paşa Kemen Yanoş kralın taburu keferelerinden on aded dil kâfirler gelüp huzûr-ı serdârda söyledüp ba‘de'l-haber serâperde önünde cellâd-ı felek kellelerin galtân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b ·
metinde göster ·
… âhî hurde topcuğazlar var. Anların dahi yüzer 23a aded güllesi var. Ve Seykel
taburundan
alınan on iki şâhî toplar var, ammâ anlar ilen dahi maslahat bitmez.
Bu kerre hemân İsmâ‘îl Paşa zîr-i kal‘ada top menzilinden ba‘îd asker-i kerrâr ile meks edüp kal‘a-i Seykel'e amân u zamân vermeyüp muhâsara etdi, ammâ kal‘a-kûpluk etmeğe me’mûr olmayup kal‘a muhâsara edem derken muhâtara edeyazdı, zîrâ kal‘a-kûpluk etmeğe niçe bin elvân mühimmât [u] levâzımât ve balyemez top-ı kal‘a-kûplar lâzım. Bizde ise Seykel'e gelen (---) pâre şâhî hurde topcuğazlar var. Anların dahi yüzer 23a aded güllesi var. Ve Seykel taburundan alınan on iki şâhî toplar var, ammâ anlar ilen dahi maslahat bitmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22b–23a ·
metinde göster ·
… da yeniçeri ile samsoncubaşıyı beri ceng tarafına köprüden geçirüp Süleymân Hân
taburunda
Kadızâde İbrâhîm Paşa ordusu içre konup pür-silâh meterislerde âmâde durdular. …
Ve niçe bin küffârları dahi kıra kıra bu Murâdovası'nda murâdına ergirirlerdi, lâkin Vezîria‘zam küffârın kesret ü vefretinden havf edüp Karaman Vezîri Çavuşzâde Mehemmed Paşa'yı ve Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Paşa'yı ve Kanbur Mustafâ Paşa'yı ve Ohri ve Elbasan ve İskenderiyye beğlerin ve on oda yeniçeri ile samsoncubaşıyı beri ceng tarafına köprüden geçirüp Süleymân Hân taburunda Kadızâde İbrâhîm Paşa ordusu içre konup pür-silâh meterislerde âmâde durdular. Bu kerre hayr-hâh-ı devlet olanlar Sadrıa‘zama derler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105a ·
metinde göster ·
… yuna girir gibi girüp yedi gün sekiz gece tabur cengi olup âhirü'l-emr küffârın
taburunda
kırıla kırıla cünûd-ı cünübü az kalup bir gece Mekemorya câniblerine firâr eder …
Sebeb-i fethi oldur kim Tavîl Mehemmed [Paşa] Rûmeli vezîri idi ve Tiryâkî Hasan Paşa Budin vezîri idi. Bu iki vezîr mukaddemce kal‘anın meterislerine imdâda gelen Fransa kralı askeriyle cümle guzât-ı Kanije meterise girüp gûnâ-gûn kal‘ayı döğerken bi-emri Hayy-i Kadîr Kanije'nin iç kal‘asındaki bârûda âteş isâbet edüp kal‘anın cümle der [ü] dîvârların ve niçe bin cengâver keferelerin havâya perrân atup kal‘anın hâli mükedder olunca Sadrıa‘zam İbrâhîm Paşa dahi deryâ-misâl asker ile kal‘a altındaki küffârın taburuna göz açdırmayup aç kurd koyuna girir gibi girüp yedi gün sekiz gece tabur cengi olup âhirü'l-emr küffârın taburunda kırıla kırıla cünûd-ı cünübü az kalup bir gece Mekemorya câniblerine firâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
Ertesi ale's-seher yine ceng tablına turreler urulup asker-i İslâm ayak ayak sahrânın ortasında hâlâ bir kenîse var, Cığalazâde'nin anda kırdığı kefere leşlerinden gayri bir şey yok. Hemân asâkir-i İslâm ile Vezîr-i a‘zam İbrâhîm Paşa, Hân karındaşı ile talî‘a-i asker olup ileri giderler. Sa‘âdetlü pâdişâh dahi kafâda yüz bin asker ile gelmede. Cümle asker küffârın taburu dibine varmada, ammâ küffâr vakt-i zuhr olunca taburdan baş göstermeyüp vakt-i asrda taburundan çıkup asker-i İslâm üzre yürür. Cümle küffâr âhen-pûş olup cenge girir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 39a ·
metinde göster ·
… turyan boruları ve nâkûsların çalarak üzerimize cemapur askeri gibi gelir, ammâ
taburundan
dahi çok alarka olmağa havf edüp âheste âheste gelerek bizim askerimizin meydân …
Netîce-i kelâm küffâr-ı dûzah-karâr Tatar'ın bu yan verdiği hâlin görüp kaçdı mülâhazasında olup taburunun cümle kapuların küşâde kılup ölüsü dirisine binüp balyemez topların taşra çeküp iki bin kadar arabaların tabur ve küren çatarak top tüfenglerin atarak erganon ve torompete ve luturyan boruları ve nâkûsların çalarak üzerimize cemapur askeri gibi gelir, ammâ taburundan dahi çok alarka olmağa havf edüp âheste âheste gelerek bizim askerimizin meydân-ı ma‘rekede binden mütecâviz güzîdesi belki dahi ziyâdesi câm-ı eceli nûş edüp bî-hûş zîr-i zeber yatdıklarını küffâr görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114a ·
metinde göster ·
… up biz dahi cümle askerle semt-i şarka yan verince küffâr bizi nısf sâ‘at kadar
taburundan
alarka olduğumuz görüp "Bire Tatar kaçdı" deyü bizi kova kova meydân-ı arsagâha …
Hemân küffâr "Hay Tatar yan verdi" deyüp cümle kefereler taburdan taşra hınzîr sürüsü gibi çıkup biz dahi cümle askerle semt-i şarka yan verince küffâr bizi nısf sâ‘at kadar taburundan alarka olduğumuz görüp "Bire Tatar kaçdı" deyü bizi kova kova meydân-ı arsagâha çıkınca hemân Şîrînli ve Mansûrlu ve kapu kulları bir kerre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117a ·
metinde göster ·
alınan Maskov vezîrlerin ve kapudanların Hân elinden zorâ-zor alup Kırım'a dönü …
Ve cümle Şîrîn beğlerinin bâkî kalanları Şeremet taburunda alınan Maskov vezîrlerin ve kapudanların Hân elinden zorâ-zor alup Kırım'a dönüp gitdiler. Hân-ı fakîr dahi bunlara el kaldırup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154b ·
metinde göster ·