… i kayası cezîre-i ma‘mûre olmağıla gemiler bağlanırdı" deyü nakl etdi. Hakkâ ki
tahkîkdir
. Zîrâ bu abd-i hakîr Heyhât sahrâsı ve Budin cânibinde Salanta sahrâlarında Koc …
Temâşâ-yı Garîbe : Bu kal‘a eyle bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsındadır kim her bâr serinde vakt-i seher ebr-i kebûd eksik değildir. Böyle cebel-i bülendin püşte kayalarında gemiler bağlayacak âdem uyluğu kalınlığı içinden birer âdem geçer demir halkalar var. Ve zamân-ı kadîmde müsta‘mel olmadan aşınmış alâmeti var kim niçe yüz sene kullanılmışdır. Ammâ Pirevadi'de bir müsinn Latin kefere var idi. Anın rivâyeti üzre "Târîhlerimizde eyle yazar kim İskender-i Zülkarneyn Karadeniz Boğazı'n kesmezden mukaddem Heyhât sahrâsın ve Kırım diyârı ve Özi sahrâları ve Kamerü'l-kamer ve Tımışvâr sahrâları ve Göle ve Salanta ve Keçkemet ve Peşte ve Baçka ve Laçka sahrâları cümle Karadeniz idi. Bu Pirevadi kayası cezîre-i ma‘mûre olmağıla gemiler bağlanırdı" deyü nakl etdi. Hakkâ ki tahkîkdir. Zîrâ bu abd-i hakîr Heyhât sahrâsı ve Budin cânibinde Salanta sahrâlarında Koca Mûsâ Paşa vâlî-i Budin iken ol sahrânın rimâlistânı içre deryâ mahlûkundan midye ve istiridye ve minkale böceği kabukları 110a buldum. Hakkâ ki İskender-i Kübrâ asrında o sahrâlar deryâ olup Pirevadi kal‘ası cezîre olup ol demir halkalara keştî kayd-bend ederlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109b–110a ·
metinde göster ·
… zda mastûrdur" deyü mu‘temed ve müsin ve ihtiyâr âdemler nakl etdiler. Hakkâ ki
tahkîkdir
, zîrâ bu hakîr Seget kapusu kurbunda (---) alaybeğ hânesinde birkaç gece mihmân …
Der-medh-i sun‘-ı Hudâ güzîde-i müsmirât: "Bu şehrin memdûhâtından kamerî kaysısı ve siyâh âbdâr dudu ve yüz yetmiş elvân emrûdu sicillâtlarımızda mastûrdur" deyü mu‘temed ve müsin ve ihtiyâr âdemler nakl etdiler. Hakkâ ki tahkîkdir, zîrâ bu hakîr Seget kapusu kurbunda (---) alaybeğ hânesinde birkaç gece mihmân olduğumuzda her yârân hânesinde bulunan emrûd-ı gûnâ-gûnlardan getirüp bir gece kırk yedi gûne emrûd yedik. Her biri birer gûne çâşnide ve âbdâr ve hoş-hor râyiha-i tayyibeli emrûdlar yedik ve her birinin beyne'l-irfân esmâları var. Anları da tahrîr etsek mecmû‘amız bir filâhatnâme-i bâğbâna döner. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68b ·
metinde göster ·
Bu kavmin zu‘mlarınca "İskender-i Zülkarneyn Sedd-i Ye’cûc'u cemî‘i ma‘âdinlerden yapup bu mahalle geldikde bu tılsımâtı bu mağârada edüp cemî‘i hazîne ve girân-bahâ tuhaf-ı sîm âvânî ve cevâhirlerini bunda hazn ü dahme edüp Karadeniz boğazın kesüp Karadeniz'i Akdeniz'e mahlût etmeğe gitmişdir" deyü nakl etdiler ve tahkîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… ğ ahâlî-i beled nakilleri üzre iki kerre yüzer bin guruş kendüye hâsıl edermiş.
Tahkîkdir
, zîrâ defterhâne-i Circe'de Alî Beğ îrâdı ve masârıfı manzûrumuz olmuşdur. Zîrâ …
Ve bu iklîm-i Circe'de dahi tîmâr ü ze‘âmet ve alaybeği ve çeribaşı kurâları yokdur. Cümle kurâ-yı sultânî vakfullâh-ı Sübhânî'dir. Bu vilâyetden hâkim Circe'ye senevî ber-vechi adâlet ba‘de'l-harcı ve'l-masârıf üç yüz kîse-i Mısrî kalır. Ammâ merhûm Circe hâkimi Alî Beğ ahâlî-i beled nakilleri üzre iki kerre yüzer bin guruş kendüye hâsıl edermiş. Tahkîkdir, zîrâ defterhâne-i Circe'de Alî Beğ îrâdı ve masârıfı manzûrumuz olmuşdur. Zîrâ eyâlet-i Circe'de otuz yedi kâşif vardır, cümlesi Circe hâkiminden hil‘at-ı fâhire geyerler, Mısır tarafına aslâ Q 306b mürâca‘at etmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y373a ·
metinde göster ·