iken bir levhasına aslâ zarar isâbet etmeyüp içinde olan Na‘lıncı Hüseyin Çeleb …
Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Unkapanı'nda Süğlün Muslı sultânı sarâyından bir ihrâk-ı azîm zâhir olup târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---). Hakîrin hâne ve dükânları ihrâk olup tâ Eskiodalar'da karâr edüp mezkûr Na‘lıncı Memi Dede dükkânının 111a cânib-i erba‘asındaki dükkânlar serâpâ ihrâk bi'n-nâr olup mezkûr Dede dükkânı cümle tahtadan iken bir levhasına aslâ zarar isâbet etmeyüp içinde olan Na‘lıncı Hüseyin Çelebi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 110b–111a ·
metinde göster ·
… âr örtmüşdür kim her bir kıbâb-ı nîlgûn üzre perkâr ursan bir tahta kurşuma bir
tahtadan
ser-i mû hâric değildir. Tâ bu mertebe hemvâr-ı mestûr olmuş kıbâb-ı ibret-nümâ …
deyüp engüşt ber-dehen eder. Bu câmi‘in bir pesendîde san‘atı dahi üstâd-ı russâsı bu câmi‘in cemî‘i kıbâbların eyle rasâs-ı hâs ile sihr-âsâr örtmüşdür kim her bir kıbâb-ı nîlgûn üzre perkâr ursan bir tahta kurşuma bir tahtadan ser-i mû hâric değildir. Tâ bu mertebe hemvâr-ı mestûr olmuş kıbâb-ı ibret-nümâ-yı hübâblardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 155b ·
metinde göster ·
… ocak paşmakları ve nerdübân ayakları ve niçe gûne eşyâlara lâzım olduğuna göre
tahtadan
yahûd çamurdan kalıplar yapup ana göre suyu dondurup taş olur. Garîb temâşâdır. …
Hikmet-i sun‘-ı Hudâ: Bu kal‘a-i Âdilcevâz'ın şimâline karîb yine Sübhân dağı dâmeninden gelir bir ayn-ı mâlih cereyân eder, ammâ gâyet berrâkdır. Bu aynın tarafeyninde cereyân eden sudan taş olup kalmışdır. Niçe binâlara andan taş keserler ve ba‘zı mi‘mâr-ı bennâlar murâdları üzre tahta sandûklar yapup içine mezkûr sudan koyup ol su içre sehelce tuz idhâl etseler bi-emrillah ol su taş olur kim seng-i hârâdan nişân verir, ammâ bi-emri Hudâ hafif taş olur. Hatta kapu kemerleri ve ocak paşmakları ve nerdübân ayakları ve niçe gûne eşyâlara lâzım olduğuna göre tahtadan yahûd çamurdan kalıplar yapup ana göre suyu dondurup taş olur. Garîb temâşâdır. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244b ·
metinde göster ·
… -i Kiriş dolaşır ve kapusunun iç yüzünde Sultân Mehemmed Hân câmi‘i dibinde bir
tahtadan
sâ‘at kullesi ve bir at değirmeni vardır ve bu mezkûr kal‘a içinde,
Ve cânib-i kıbleye nâzır bir demir kapusu var kim miftâhı kal‘a içinde sâkin olan yeniçeri ağası hükmündedir ve handakı içi mâl-â-mâl nehr-i Kiriş dolaşır ve kapusunun iç yüzünde Sultân Mehemmed Hân câmi‘i dibinde bir tahtadan sâ‘at kullesi ve bir at değirmeni vardır ve bu mezkûr kal‘a içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122a ·
metinde göster ·
Ve cümle üç aded hammâmları var, kıbâblı değildir.
Tahtadan
bir gûne çâr-kûşe kubbeli kireç ve horasân ile binâlı 13b bir tarz-ı âhar sob …
Ve cümle üç aded hammâmları var, kıbâblı değildir. Tahtadan bir gûne çâr-kûşe kubbeli kireç ve horasân ile binâlı 13b bir tarz-ı âhar sobalı hammâmlardır, ammâ cânib-i erba‘ası kârgîr dîvârlara kat-ender-kat kârgîr nerdübân-misâl yerler edüp her birinde kurnaları var, ammâ aşağı soffada olan âdemlere yukaru soffada yaykanan âdemlerin çirkâbı suyu sıçramaz garîb san‘atdır. En aşağı tabakası sovukdur. Andan aşağı havuzlu meydândır orta tabakaları dahi germâdır dahi andan âlî tabakaları dahi issidir, tâ kubbe berâberi tabakası âteş pâredir. Herkes tahammülüne göre soffalarda gusl ederler. Külhanı taşrada değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13a–13b ·
metinde göster ·
mebnî çâr-kûşe bir musanna‘ kubbesi rusâs-ı hâs ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûrdu …
Ve fâtih-i Murâd Hân-ı Evvel câmi‘ine Orta câmi‘ derler. Gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlik tahtadan mebnî çâr-kûşe bir musanna‘ kubbesi rusâs-ı hâs ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûrdur kim bu şehirde böyle bir serâmed kârgîr binâ minâreli câmi-i nûr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
İllâ kapusu önünde Süleymân Hân câmi‘i var ve nehr-i Dırava kenârında
tahtadan
çatma buğday anbârları var ve bu anbâr önünde bir azîm tophânesi var. Bunda kır …
İllâ kapusu önünde Süleymân Hân câmi‘i var ve nehr-i Dırava kenârında tahtadan çatma buğday anbârları var ve bu anbâr önünde bir azîm tophânesi var. Bunda kırk karış bir serâmed Süleymân Hân topu var, altmış vukiyye demir (demir) gülleleri var. Un kapanında güllelerinden niçesin kantara koyup anınla bal ve yağ ve dakîk vezn ederler, azîm mefret top-ı kal‘a-kûpdur. Üstünde manzûm ebyât ile Süleymân Hân târîhi var. Hattâ Süleymân Hân bu topun ikisin Alaman diyârında Beç kal‘ası muhâsarasına giderken bir topu bu mahalde nehr-i Dırava'ya cisir ile bile uçurup gark olur. İlâ hâze'l-ân ihtiyârlar "Ol top su içinde köprü başında durur" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… ânda on aded dükkânlar var. Ve bu küçük varoşun kapusu dibinde handak kenârında
tahtadan
bir lonca köşkü var, cümle âyende vü revendeler bu köşkde ârâm ederler. Budin'd …
Ve bu meydânda on aded dükkânlar var. Ve bu küçük varoşun kapusu dibinde handak kenârında tahtadan bir lonca köşkü var, cümle âyende vü revendeler bu köşkde ârâm ederler. Budin'den ve gayri serhadlerden gidüp gelenlerin cümlesi bu kapudan girüp içeri varoşa girir, gâyet işlek şâhrâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
… yüzünde bir kârhâne-i mâ vardır. Üstü şindire tahta örtülü kubbesi var ve kubbe
tahtadan
mebnî olmak ile küşâde olmak içün ol tahta kubbede bir baca deliği var. Üstâd-ı …
Evvelâ bu kal‘a-i Üstürgon'un 96b aşağı büyük varoşunun cânib-i garbîsi nihâyetindeki küçük kapunun iç yüzünde bir kârhâne-i mâ vardır. Üstü şindire tahta örtülü kubbesi var ve kubbe tahtadan mebnî olmak ile küşâde olmak içün ol tahta kubbede bir baca deliği var. Üstâd-ı zû-fünûn bu bacayı bir arz-ı ma‘rifet içün etmiş, mahalliyle tavsîf oluna, bu bacadan âfitâb-ı âlem-tâbın ziyâsı urup bu kârhâne içi bir münevver meydândır ve bu baca altında beş kulaç aşağı nehr-i Tuna'dan gelme bir âb-ı hayât havz-ı müdevveri var ve bu havz içre gûnâ-gûn dollâblar var, cümle âletleri ile çarhları kalın meşe ve pelîd ve santa ağaçlarından olup cümle Tuna içinde durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a–96b ·
metinde göster ·
amâr olmuşdur. Hattâ cemî‘i zokakları tahta balvan döşelidir. Şehirden taşrası …
Der-nişâne-i şehr-i Raça: Mezkûr çemenzâr burunda nehr-i Sava ve Drin nehri birbirlerine mahlût olduğu mahalde cümle yedi aded müselmân mahallesi ve dörd mahalle kefere-i Bulgar ve Sırf mahallâtlarıdır. Ve cümle beş yüz elli aded tahtânî ve fevkânî ikişer kat cümle tahta binâlı hadîka-i rıdvânlı ma‘mûr evlerdir, ammâ kârgîri nâdirdir. Ve cümle havlıları serâpâ tahtadan amâr olmuşdur. Hattâ cemî‘i zokakları tahta balvan döşelidir. Şehirden taşrası kış köyleri çamur deryâsı olur, zîrâ zemîni alçakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170a ·
metinde göster ·
… r ve yine dîvâr üzre bu kal‘a muhâsara oldukda şühedâ mezâristânı var kim yeşil
tahtadan
şühedâ alâmeti bayrakları var, ya‘nî bu mertebe enli vâsi‘ ve metîn kal‘a dîvâr …
Ve bu kal‘a dîvârı üzre câ-be-câ şehir a‘yânlarının bâğçecikleri var ve yine dîvâr üzre bu kal‘a muhâsara oldukda şühedâ mezâristânı var kim yeşil tahtadan şühedâ alâmeti bayrakları var, ya‘nî bu mertebe enli vâsi‘ ve metîn kal‘a dîvârıdır kim bir diyârda deyyâr böyle kal‘a-i üstüvâr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180b ·
metinde göster ·
… bi yığup üzerlerine hunka toprak yığup İslâm askeri meyyitleri üzre 85a yeşil
tahtadan
bir sırık üzre bayrak dikerler, küffâr leşleri hunkası üzre ağaçdan haçlar dike …
Ve bu kadar gâziyân-ı mücâhidân, mü’minân-ı ehl-i îmân şehîd oluncaya dek yüz bin iki yüz küffâr dendân-ı tîğ-ı insândan geçüp lâşe-i nâ-pâkleri yedi yerde yığılıdır, zîrâ bu serhadlerde kânûndur kim bir savaş-ı perhâş yerine cümle re‘âyâ cem‘ olup eğer müselmânı ve eğer küffârı dağlar gibi yığup üzerlerine hunka toprak yığup İslâm askeri meyyitleri üzre 85a yeşil tahtadan bir sırık üzre bayrak dikerler, küffâr leşleri hunkası üzre ağaçdan haçlar dikerler. Mü’min ve gayr-i mü’min mezâristânının alâmetleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84b–85a ·
metinde göster ·
… zında sâfî bâğlı ve bâğçeli bir şîrîn kasaba-i ra‘nâdır kim bir câmi‘i minâresi
tahtadan
olup küçük câmi‘dir, bir mescidi var, ammâ keferesi çokdur. Hammâmı ve hânı ve …
Evsâf-ı kasaba-i Dırınkova: Lisân-ı Latin'de (---)(---) demekdir. Bu dahi Semendir[e] sancağı hâk-i pâkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir. Mâ tekaddem bir ma‘mûr palankası var imiş, iç el olmak ile harâb olup amâr olunmamış. Ammâ şimdi Tuna kenârında bir dağ eteğinde ve bir vâsi‘ dere ağzında sâfî bâğlı ve bâğçeli bir şîrîn kasaba-i ra‘nâdır kim bir câmi‘i minâresi tahtadan olup küçük câmi‘dir, bir mescidi var, ammâ keferesi çokdur. Hammâmı ve hânı ve çârsû-yı bâzârı yokdur, ancak bir etmekçi dükkânı ve bir bozahânesi ve bir balıkçı dükkânı var. Cümle imâretleri tahta örtülüdür. Yüz on yedi evdir, ammâ âb [u] hevâsı latîfdir. Bunun dahi cümle ahâlîsi Tuna gemicileridir. A‘yân [u] eşrâfları yokdur, ammâ hadîka-misâl bâğları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95a ·
metinde göster ·
… sı kârgîr binâ bir kulle-i azîmdir. Anın dahi handakı ve bir kapusu önünde asma
tahtadan
cisri vardır.
Sene (---) târîhinde bunu dahi Mehemmed Geray Hân yasadkandır. Be-dest-i Kabarti beği Müşevviş Beğ. Kabarti vilâyetin Kalmık urmağa başladıkda vilâyet halkının mâllarını hıfz etmek içün bu kal‘a binâ olunmuşdur. Hâlâ kirmânı nehr-i Cincik nehr-i Kuban'a mahlût olduğu mahalle karîb yerde şekl-i murabba‘ dıraht-ı müntehâlardan mebnî bin çitden kavî palankadır kim cirmi beş yüz adımdır. Ve handaklı ve bir kapulu kirmendir, ammâ iç kal‘ası kârgîr binâ bir kulle-i azîmdir. Anın dahi handakı ve bir kapusu önünde asma tahtadan cisri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 156b ·
metinde göster ·
… emide yigirmişer otuzar at bağlayacak ıstabl-misâl âhûrlar ve ocaklı müte‘addid
tahtadan
çatılmış odalar ve matbahlar ve ayak yolları âmâde kızak gemileridir. Ammâ buz …
Cümle kızakların ikişer ve birer yerinde çam direklerinda sazdan ve kamışdan örülmüş hasırdan yelkenleri var. Ve her kızak gemide yigirmişer otuzar at bağlayacak ıstabl-misâl âhûrlar ve ocaklı müte‘addid tahtadan çatılmış odalar ve matbahlar ve ayak yolları âmâde kızak gemileridir. Ammâ buz deryâsı üzre olmak ile bu gemilerin ne dümeni ve ne kürekleri ve ne kürekçileri var. Ancak hasırdan yelkenleri kullanmağa gemisine göre beşer onar aded bâdbân, kâr kâfirleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… idd [ü] ihtimâm edüp metânet üzre binâ olunmuş. Ammâ bunun da zirve-i a‘lâsında
tahtadan
serâmed kulle külâhıyla örtülü bir musanna‘ ve mukarnazlı ve furûşlu ve medînel …
Bu kulle-i serâmedi sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in vâlidesi binâ etdiğiyçün Sultâniyye kullesi derler. Be-dest-i Gürcî Mustafa Paşa, bâ-i‘ânet-i Mehemmed Geray Hân, bâ-müşâvere-i Köpürlü Mehemmed Paşa ile inşâ olunmuş bir Sedd-i İskender-vâr kulle-i serâmed-i azîmdir. Bu vilâyet-i Maskov hâkinde olmak ile bu kulleye takayyüd-i tâm ve cidd [ü] ihtimâm edüp metânet üzre binâ olunmuş. Ammâ bunun da zirve-i a‘lâsında tahtadan serâmed kulle külâhıyla örtülü bir musanna‘ ve mukarnazlı ve furûşlu ve medîneli ve mazgallı ve kat-ender-kat top delikli İslâmbol'da Galata kullesi gibi şekl-i müdevver Şeddâdî-misâl seng binâ-yı ra‘nâ kulle-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187a ·
metinde göster ·
… çâr-kûşe dîvâr üzre ve içinde dörd aded kârgîr binâ direk üzre bir acîb ü garîb
tahtadan
mebnî bir musanna‘ kubbeli câmi‘-i pür-envârdır kim bir müzeyyen ve serâmed min …
Ve cümle on iki mihrâb cevâmi‘ ve mesâcid-i selâtîn-i mü’minândır. Cümleden Yıldırım Bâyezîd Hân câmi‘i çâr-kûşe dîvâr üzre ve içinde dörd aded kârgîr binâ direk üzre bir acîb ü garîb tahtadan mebnî bir musanna‘ kubbeli câmi‘-i pür-envârdır kim bir müzeyyen ve serâmed minâre-i bâng-ı Muhammedîsi var. Cümle âsâr-ı binâları ve harpüşte tahta binâ kubbesi rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile eyle musanna‘ kurşum örtülüdür kim sihr-i bûkalemûndur. Şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreye mâlik ma‘bedgâh-ı kadîmdir, ammâ haremi yokdur. Ve bundan gayri dahi câmi‘ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205b ·
metinde göster ·
… evârîhlerinde eyle tahrîr etmiş kim hemân kırk bin hânenin kapuları cümle gümüş
tahtadan
imiş ve on iki aded esnâfın her biri on ikişer bin dükkân imiş. Ve cümle üç bin …
Zamân-ı kadîmde bu derûn-ı kal‘anın imârâtların Rûm Yûnân tevârîhlerinde eyle tahrîr etmiş kim hemân kırk bin hânenin kapuları cümle gümüş tahtadan imiş ve on iki aded esnâfın her biri on ikişer bin dükkân imiş. Ve cümle üç bin kenîse ve manastır ve ma‘mûr düyûrlar imiş. Hâlâ cemî‘i âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 216b ·
metinde göster ·
… up kabr-i şerîfi etrâfın kârgîr binâ ile amâr ederdim ve seng-i mezârı üzre bir
tahtadan
yeşil boyalı bayrak ile şühedâ alâmeti etdim. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır …
Ve etrâfına handak kazdırup kabr-i şerîfi etrâfın kârgîr binâ ile amâr ederdim ve seng-i mezârı üzre bir tahtadan yeşil boyalı bayrak ile şühedâ alâmeti etdim. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293a ·
metinde göster ·
… aded şehîd olan gulâmlarımın yanlarına defn edüp başları uçlarına yeşil boyalı
tahtadan
şühedâ bayrakları alâmeti etdik.
"Yigirmi yıl evvel Deli Hüseyin Paşa yürüyüşlerinde şehîd oldu" deyü şehâdet etdiler, gayrileri bu Sadrıa‘zam muhâsarasında şehîd oldukların bilüp bu şühedâları cümle yerlerinden kilimlerle nakl edüp bu hakîrin gasl etdiği Yeşil Kol Sultân ve refîkım Hindî Baba Mansûr Dede ve Söylemez Alî Dede cenblerinde kara mezâristânda bu şühedâların ter ü tâze cesed-i şerîflerin iki aded şehîd olan gulâmlarımın yanlarına defn edüp başları uçlarına yeşil boyalı tahtadan şühedâ bayrakları alâmeti etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307a ·
metinde göster ·
… eyninde câmi‘-misâl bir yeni mescid binâ olunmuş, gâyet latîf ma‘bedgâhdır ammâ
tahtadan
binâ olunmuşdur. Bu mescid kapusundan taşra büyük varoş tarafına gidilir.
Mâ‘adâ cümle yedi aded zâviyelerdir. Evvelâ hisârpîçe arasında iki kat asma ağaçdan iki kat cisirlerden ubûr olunup lonca nâm mahal yerinde iki kapu mâbeyninde câmi‘-misâl bir yeni mescid binâ olunmuş, gâyet latîf ma‘bedgâhdır ammâ tahtadan binâ olunmuşdur. Bu mescid kapusundan taşra büyük varoş tarafına gidilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343b ·
metinde göster ·
… mülâhaza ile bu varoşda kârgîr binâ evler yapdırmazlar. Ancak çârsû içinde bir
tahtadan
mebnî câmi‘ vardır. Minâresi dahi tahtadır.
Ammâ cümle tahta binâlı olup aslâ kârgîr binâ evler yokdur. İntihâ-i serhad olmak ile ahâlî-i kal‘a bu varoşda kârgîr binâ evler yapmağa mâni‘ olurlar, zîrâ ihtimâldir, düşman gelüp bu varoşu alırsa "Kârgîr binâlı evlerin içine düşman girüp kal‘ayı meterise alup zebûn etmeyeler" deyü ol mülâhaza ile bu varoşda kârgîr binâ evler yapdırmazlar. Ancak çârsû içinde bir tahtadan mebnî câmi‘ vardır. Minâresi dahi tahtadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343b ·
metinde göster ·
mebnî sandûka-misâl yine tahta örtülü evlerdir. Bir ak kayalı cebelin dâmeninde …
Bu mezkûr Çukurca Hânı Bursa sancağında Domalic kazâsı nâhiyesi kurâlarından bir müselmân karyesidir. Elli aded tahtadan mebnî sandûka-misâl yine tahta örtülü evlerdir. Bir ak kayalı cebelin dâmeninde bâğsız ve bâğçesiz yerdir. Bir câmi‘i ve üç aded kiremit örtülü kârgîr binâ hânları mâbeyninde bir âb-ı hayât kaynak suyu var. Ve ol mahalde bir çemenzâr yerde bir azîm dıraht-ı müntehâ var, temâşâgâhdır. Bu Çukurca Hânı yaylağından kalkup ahâlî-i Çukurca bize elli pür-silâh şehbâz refîkler verüp yine cânib-i kıbleye çemenzâr yollar aşup nîm sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y7b ·
metinde göster ·
… bir gûne Arabî hurde oyma haşeb ve levha-i müzehheb minberdir. Kapusu üzre yine
tahtadan
oyulmuş celî hat ile tahrîr olunan, târîh:
Ve câmi‘in kıble kapusundan taşra câmi‘den ba‘îd üç tabaka çâr-gûşe bir minâresi var, tula-binâdır, ammâ üstâd-ı bennâ aceb san‘at sarf edüp yed-i tûlâsın ayân edüp ızhâr-ı ma‘rifet etmişdir. Bu câmi‘in haremi ortasında bir nâbıka şeceri var, gâyet köhne dırahtdır, ammâ acâyib meyvedârdır. Ve mihrâbı tarz-ı kadîm binâdır. Ammâ minberi bir gûne Arabî hurde oyma haşeb ve levha-i müzehheb minberdir. Kapusu üzre yine tahtadan oyulmuş celî hat ile tahrîr olunan, târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y305b ·
metinde göster ·