… dahi ma‘zûl olup Âsitâne-i Sa‘âdet'de musâhib-i şehriyârî olup cümleden ziyâde
takarrüb
bulmuş idi.
Ve andan ma‘zûl olup Silisre eyâleti ihsân olunup deryâ-misâl asker ile Kamaniçse câniblerinde Leh diyârından firâvân mâl-ı ganâyim ile Abaza Paşa Kamaniçse'den bî-feth avdet edüp Silisre'ye 66b gelüp andan dahi ma‘zûl olup Âsitâne-i Sa‘âdet'de musâhib-i şehriyârî olup cümleden ziyâde takarrüb bulmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 66a–66b ·
metinde göster ·
… nd-i pâdişâhda andan mukarreb ferd-i merd yoğidi. Vezîr-i a‘zamdan ve vâlideden
takarrübü
ziyâde idi. Hınto koçuya binse bile binerdi. Tahtırevâna girse bile girüp ener …
Beri tarafda Cinci Hoca Hünkâr'dan bir ân münfek olmayup ind-i pâdişâhda andan mukarreb ferd-i merd yoğidi. Vezîr-i a‘zamdan ve vâlideden takarrübü ziyâde idi. Hınto koçuya binse bile binerdi. Tahtırevâna girse bile girüp ener binerdi. Ve hergiz nasîhat edenlere rîş-hand edüp yüzlerine gülerdi. Ve her sâ‘at ol pâdişâh-ı mazlûmu hoş-âmed kelimâtlar ile mağrûr edüp sû’-i tedbîr ederdi. Zîrâ umûr-ı devletde bir iş görmemiş Za‘frânborlu'sundan Şeyhzâde nâm bir sûhte idi. Âsitâne'ye gelüp hakîr, Hâmid Efendi medresesi'nde Monlâ Câmî ve Kâfiye'yi Ahfeş Efendi üstâdımızdan i‘râb ederken bu mezkûr Cinci Kitâb-ı izzî okurken hikmet-i {Hudâ} Azîz ismine mazhar düşüp bir günde izzet bulup sa‘âdetlü pâdişâha sürh-bâd ve gencü'l-arş ed‘iyelerin tilâvet edüp İbrâhîm Hân hoş-hâl olup şeyhzâdenin ismi Cinci Hoca nâmıyla iştihâr buldu. Ammâ Hudâ âlimdir şerîkimiz olması cihetiyle ma‘lûmumuzdur ilm-i da‘vetden aslâ bir hurûf bilmezdi. Ancak baht [u] tâli‘i bir zamân müsâ‘ade edüp ol dahi felek-i atlas-ı bûkalemûndan pây-bâflık edüp sağa ve sola mekikler atdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78a ·
metinde göster ·
… etîn ve müstahkem kal‘alar vardır. Bir niçesin görmek oldu, ammâ sayd [u] şikâr
takarrübiyle
deverân u seyerân ederken ubûr edüp bir hoş temâşâ edemedik. Ol kal‘a isimleri …
Ve bu Nahşivân sahrâsı ve nâhiyeleri etrâfında olan metîn ve müstahkem kal‘alar vardır. Bir niçesin görmek oldu, ammâ sayd [u] şikâr takarrübiyle deverân u seyerân ederken ubûr edüp bir hoş temâşâ edemedik. Ol kal‘a isimleri bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296a ·
metinde göster ·
… cân teslîm eyledi. Zîrâ mukaddemâ ol kız Battâl'a ta‘aşşuk edüp kızın Battâl'a
takarrübü
ziyâde olması ta‘limiyle deryâ içre Kızkullesi binâ olunup âhir yek-dil [ü] yek …
Ba‘zı tevârîhde avretde hakîkat olmaduğunda derûn-ı kal‘ada kral kızı küffârın geldiğin görüp fursat ganîmetdir, deyüp kal‘adan Seydî Battâl üzre taş bırakdı, derler ammâ bu galat rivâyetdir. Zirâ kız fiske taş ile Battâl'ın şehîd olduğun görünce aşkından âh edüp cân teslîm eyledi. Zîrâ mukaddemâ ol kız Battâl'a ta‘aşşuk edüp kızın Battâl'a takarrübü ziyâde olması ta‘limiyle deryâ içre Kızkullesi binâ olunup âhir yek-dil [ü] yek-cihet olup Battâl Gâzî'nin şikârı olup ikisi bir yerde bu Seydî Battâl şehrinde merhûm olmuşlardır, sahîhi budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 7b ·
metinde göster ·
… r. Cümle uyûnlarından musallîler tecdîd-i vuzû‘ edüp ibâdet ile Rabbü'l-izzet'e
takarrub
ederler. Bu çeşmesârlarun cümlesi ayn-ı Hamrevât'dandır ve nehr-i Alî bınarında …
Ve taşra haremi dahi beyâz mermer-i hâm ile mefrûş olup tâ vasat-ı haremde bir âbdest havzı vardır. Cümle uyûnlarından musallîler tecdîd-i vuzû‘ edüp ibâdet ile Rabbü'l-izzet'e takarrub ederler. Bu çeşmesârlarun cümlesi ayn-ı Hamrevât'dandır ve nehr-i Alî bınarındandır. Ve hareminün cânib-i erba‘ası İslâmbol'da Süleymâniye gibi yan soffalarıdır. Ve soffalar üzre cümle (---) aded biri biri üzre inşâ olunmuş gûnâ-gûn mermer ve sommaki ve hacer-i zenbûrî ve yerakânî amûd-ı müntehâlardır. En bâlâda olan rakîk ü nahîf ü sağîr amûdcüklerdir. Anın altındakiler dahi kalındır. Andan aşağıdakiler sütûn-ı azîmlerdir. Bu amûdlar üzre cümle ibretnümâ kıbâb-ı ser-nigûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200b ·
metinde göster ·
… ben yedi kat yerde ve yedi kat gökde yetmiş bin yıl ibâdet edüp Cenâb-ı Allah'a
takarrub
hâsıl edüp Hazret-i Bârî'nin cemâlin müşâhede edüp bu kadar bin yıl âşık-ı serb …
İblîs-i telbîs eyitdi: "Yâ Muhammed ben yedi kat yerde ve yedi kat gökde yetmiş bin yıl ibâdet edüp Cenâb-ı Allah'a takarrub hâsıl edüp Hazret-i Bârî'nin cemâlin müşâhede edüp bu kadar bin yıl âşık-ı serbâzı olup bilâ vâsıta kelimât edüp ismi ile benim ismim arasında bir mine bâzârı vardır. Meselâ e‘ûzü Billahi mine'ş-şeytânı demişdir. Ben ol mine bâzârı aşkından geçmem. Ne kadar merdûd-ı racîm isem Sûr-ı İsrâfîl'e dek benden geçmez ve hayâtda edüp kulluğundan çıkarmaz. Ben de anın aşkından dönüp Âdem'in hayâtında cennetde secde etmedim. Şimdi niçe toprağına secde ideyim. Ben ol aşkdan geçmem. Âhir nefesde İsm-i A‘zamı okuyup yine huzûr-ı Rabbü'l-İzzet'e varup mukarrer olurum." dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394a ·
metinde göster ·
… arzda İblîs yedi bin yıl pâdişâh olup zühd [ü] takvâsıyla bile Cenâb-ı Allah'a
takarrub
edüp kâhîce âsumâne urûc edüp yedi kat gökde ve sekiz kat uçmakda cemî‘i melâyi …
Hülâsa-i kelâm her elsine-i muhtelifede niçe İblîs esmâları vardır ammâ biz muhtasar kıldık. Hatta ıstılâh-ı sûfiyyûnda ismine Nedîm derler. Hatta bâlâda tahrîr olunduğu üzre Hazret-i Risâlet ile {İblîs} yedi sâ‘at kelimât edüp anda dahi merdûd olup gitdikde Hazret-i Alî buyurmuşlardır kim "Eğer İblîs mel‘ûn olmasa iyi musâhib olurdu. Zîrâ devr-i dünyâdan berü mu‘ammer olup çok umûr u ser-encâmlar görmüşdür, ammâ la‘îndir." buyurmuşlardır. Ammâ cemî‘i elsinede ismi yâd olunsa la‘n edüp isminden nefret ederler. Ammâ sâhib-i sülûk olan kimesneler dillerin zabt eylemek içün İblîs'e ve Yezîd'e la‘net demeğe revâ görmemişler. Netîce-i kelâm bu edîm-i arzda ve yedi kat ka‘r-ı zemînde ve yedi kat gökde ismi vardır. Hatta lisânları olmayan kavm-i bî-zebânlarda ya‘nî dilsizler lisânı üzre şeytânın işâreti sağ elinin salavât parmağın sağ gözü yanına koyup parmağın eğri etse şeytân demek işâretidir. Ammâ be-kavl-i Cerîr-i Taberî ve be-kavl-i Keşşâf hazretleri ve Sultânu'ş-şüyûh Hazret-i Ekber Arabî ya‘nî eş-Şeyh Muhyiddînü'l-Arabî bunlar müttefekun aleyhdirler kim evvelâ İblîs bâlâda tahrîr olunduğu üzre cân kavminden bir âbid ü zâhid gulâm-ı necîb idi. Cenâb-ı Kibriyâ bu Hâris-i İblîs'e melâyikeleri imdâd verüp âsî olan cân kavimlerin kırup rûy-ı arzda İblîs yedi bin yıl pâdişâh olup zühd [ü] takvâsıyla bile Cenâb-ı Allah'a takarrub edüp kâhîce âsumâne urûc edüp yedi kat gökde ve sekiz kat uçmakda cemî‘i melâyike-i kerrûbânlara karışup emr-i Hak ile cümle meleklere mu‘allim olup yedi kat göğün her katında yedişer bin yıl ibâdet edüp âhir-ı kâr Hazret-i Âdem'e secde etmeyüp Allah'a âsî olduğu ecilden merdûd olup yine vatan-ı aslîsi olan 395b edîm-i arza Hazret-i Âdem ve Havvâ ve yılan ve tâvûs ile dördü rûy-ı zemîne dergâhdan hubût etdiklerinde cenâb-ı Allah Racîm'e ibtidâ nefsi havâle kıldı. Zîrâ Âdem ile Havvâ cennetde hırâmânî reftâr [u] güftâr ederlerken İblîs anların cimâ‘ına hased edüp Âdem'i ta‘kîb ederdi. Rûy-ı arzda ana dahi Allah şehveti havâle edüp serserî vü sergerdân ve zâr u giryân gezerdi ve dâ’imâ cânından bezerdi. Âhir sihr-i efsûn ile hâkden kendüye bir dişi peydâ edüp anınla cimâ‘ ederdi. Eşinün ismin Sanâ‘ koyup her anda niçe bin kerre serçe kuşu gibi cimâ‘ ederdi ve cimâ‘ı dahi hemân kuş gibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395a–395b ·
metinde göster ·
… bennâ bir zeber-dest-zeber âdem imiş ve baş parmağında zih-gîr yerine bir halka
takarmış
. Bu cisir itmâm olacak mahalde üstâd-ı bennâ o parmağındaki halkayı çıkarup, "B …
San‘at-ı musanna‘-ı gayr: Mevlevîhâne kurbunda bir küçük cisir vardır. Ana Halkalı Köprü derler. Efvâh-ı nâsda meşhûr kantaradır, ammâ ehl-i beledin ekseri sebeb-i tesmiyesinin aslını bilmezler, ammâ üstâd-ı bennâ bir zeber-dest-zeber âdem imiş ve baş parmağında zih-gîr yerine bir halka takarmış. Bu cisir itmâm olacak mahalde üstâd-ı bennâ o parmağındaki halkayı çıkarup, "Bunda bir alâmetim olsun" deyü cisrin kinedi altına asmışdır. Anıniçün Halkalı Köprü derler. Hâlâ zamânemiz halkının ol halkaya beş parmağı değil belki kolu geçer. Tâ bu mertebe cüssedâr üstâd mi‘mâr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
… mâvî yeşil ve kırmızı gûnâ-gûn şapkaları üzre turna telleri ve devekuşu telleri
takarlar
.
Cümle siyâh rokla geyüp başlarında Eflâtûniyye şapkaları sâ’ir Fireng gibi siyâh değildir. Sarı ve mâvî yeşil ve kırmızı gûnâ-gûn şapkaları üzre turna telleri ve devekuşu telleri takarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 129a ·
metinde göster ·
… siyâh rokla ve Freng pabucu ve başlarında gûnâ-gûn şapka üzre deve kuşu telleri
takarlar
. 71a Ammâ,
Ol kadar latîfdir kim bâd-ı nesîm ve seher yeli bu şehirde esüp cemî‘i halkı ten-dürüstlerdir. Ricâl makûleleri kemâl mertebe riyâzât ve perhîz ile geçindiklerinden gerçi za‘îfdirler, ammâ gâyet ten-dürüstlerdir ve gâyet müsinn ü mu‘ammer olurlar, ammâ cümle keferesi siyâh rokla ve Freng pabucu ve başlarında gûnâ-gûn şapka üzre deve kuşu telleri takarlar. 71a Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70b–71a ·
metinde göster ·
… kerre ser-ber-zemîn edüp secde eden elbette sa‘âdet-i dâreyne nâ’il olup 127b
takarrrüb-i
Hak bulur. Bu namâzgâhın kıble kapusu üzre târîhi budur:
Andan (---)(---) andan Kuba bâğları andan Eski Yurd bâğları andan Bâğçesarây kıblesi tarafında bir bayır üzre teferrücgâh-ı musallâ-yı Mehemmed Geray Hân, yetmiş seksen bin âdem alur bir vâsi‘ çemenzâr-ı hâmûndur kim bunda bir kerre ser-ber-zemîn edüp secde eden elbette sa‘âdet-i dâreyne nâ’il olup 127b takarrrüb-i Hak bulur. Bu namâzgâhın kıble kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127a–127b ·
metinde göster ·
… ge rağbet içün niçe gâzîlerin başlarına Sadrıa‘zam kendi elleriyle gümüş çeleng
takardı
.
Bu mahalde küffâr-ı hâksâr ibtidâ sekbânbaşı kolundan kal‘adan taşra çıkup meterisleri basmak murâd edindikde bir ceng-i azîm olup hemân ol ân yedi yüz aded şehbâz cüvân yiğitler şehîd olup kırk nefer küffâr esîr-i bend-i zencîr olup Sad[rı]a‘zama dil götürdüler. Ve cümle üç yüz aded kapudanları ve cümle dörd bin aded kelleleri alınup sâhib-i devlet her guzâta merâtiblerine göre beleğan mâ-belağ avuç avuç altunlar ve terakkîler ve mecrûhlara tekâ‘üd ve nânpâreler ihsân olunup cüyûş-ı müvahhidîni cenge rağbet içün niçe gâzîlerin başlarına Sadrıa‘zam kendi elleriyle gümüş çeleng takardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 290a ·
metinde göster ·
ilallâhi te‘âlâ fî eyyâmi devleti es-Sultânü'l-a‘zam Gıyâsü'd-dünyâ ve'd-dîn ha …
"Takarrüben ilallâhi te‘âlâ fî eyyâmi devleti es-Sultânü'l-a‘zam Gıyâsü'd-dünyâ ve'd-dîn halledallâhu saltanatahû bi-imâreti hâze'l-câmi'i'ş-şerîf el-abdü'r-râcî rahmete rabbihi Bedreddîn Emîrü's-sevâhili'l-mevâli'l-âlî Ömer ibn Emîri'l-Hac haşerallâhu fî şuhûri sene sitte ve seb‘în ve sitti mie." [676] tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139b ·
metinde göster ·
Ve Nûh Paşa câmi‘i, gâyet musanna‘ ve münakkaş kâ[r]gîr binâ kubbe-i âlîsi üzre nîlgûn kurşum örtülüdür. Ve bir minâre-i mevzûnu var kim bu şehirde misli yokdur. Ve hareminde fıskıyye ve şâzrevânı selsebîl-vâr pertâb edüp cümle cemâ‘at tecdîd-i vuzû‘ edüp Cenâb-ı Bârî'ye takarrüb bulurlar. Ve câmi‘in kıble kapusu üzre:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y145b ·
metinde göster ·
içün Mekke-i mükerremenin Y 361a cânib-i erba‘asında olan cebel-i müntehâlard …
Ve ba‘zı ehl-i hâl olan kimesneler kurb-i Hakk'a takarrub içün Mekke-i mükerremenin Y 361a cânib-i erba‘asında olan cebel-i müntehâlarda defn olunmasıyçün vasıyyet eder. Fürâdâ fürâdâ anları beyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y360b–Y361a ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ bu hakîr ziyâret edüp evkât-ı hamseyi anda edâ edüp on beş gün on beş gecede üç hatm-i şerîf Y 287a tilâvet edüp savâbın rûh-ı şerîflerine hibe eyleyüp hamd-i Hudâ takarrüb kesb eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286b–Y287a ·
metinde göster ·
… mi‘ mürûr-ı eyyâm ile harâbe olup Kınâ şehri mültezimi Hasan Ağa li-eclillâh ve
takarruben
ilallâh te‘âlâ mâlından on bin guruş masrûf edüp eyle ta‘mîr ü termîm etmişdir …
Bu câmi‘ mürûr-ı eyyâm ile harâbe olup Kınâ şehri mültezimi Hasan Ağa li-eclillâh ve takarruben ilallâh te‘âlâ mâlından on bin guruş masrûf edüp eyle ta‘mîr ü termîm etmişdir kim hâlâ Cennet'den bir kûşe-i beytullâhdır. Bu câmi‘den mâ‘adâ büyük câmi‘ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y380a ·
metinde göster ·