İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

takayyüd

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
19
isabet
19 cümle/beyitte
7,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi197,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–19 / 19

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“takayyüd” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 253b … zar eden bilir. Netîce-i merâm, bu dervîş bu sahtiyânları alup dikkat-i tâm ile takayyüd edüp hâh [u] nâ-hâh kırâ’at eder: "Ey bizim ahvâlimize vâkıf olmak isteyen, yig …
EÇS III 73a … kerre kelblerinin sedâsı istimâ‘ olunmuşdur" derler. Ammâ bu abd-i hakîr gâyet takayyüd edüp bu Elbistân'daki kehfde aslâ bir sedâ istimâ‘ etmedim. Andan cânib-i şimâl …
EÇS III 173a–173b … şân olup sa‘âdetlü pâdişâhdan bir semmûr hil‘at-i fâhire giyüp umûr-ı müslimîne takayyüd eyleyüp her bâr yine Dervîş Mehemmed Paşa selâmına varup hâl ü hâtır soruşup sâ …
EÇS III 174a … himmet edersin. Ve uğur-ı hümâyûnuma niçe bezl-i kudret edersin. Hazîne cem‘ine takayyüd edüp cemî‘i birden bine, binden yüz bine varınca vazîfe-hârân kullarıma mevâcib …
EÇS IV 201b … 'ı çok değildir. Zîrâ "ilm-i hıfza mukayyed olan fâzıl olamaz" deyü ilm-i hıfza takayyüd etmezler. Lâkin ilm-i tecvîd görülüp kırâ’ati üzre ve kırâ’at-i Ebû Ömer üzre r …
EÇS V 7b … y sa‘âdetlü pâdişâha buluşup semmûr fâhireler geyüp umûr-ı müslimîne ol mertebe takayyüd etdiler kim gûyâ emîrü'l-mü’minîn Abdülmelik idi, ammâ ne çâre zorbaların isyân …
EÇS V 123a … ü niçe gûne turrehât kelimâtlar oldu, ammâ serdâr-ı âkıbet-endîş aslâ bu ahvâle takayyüd etmeyüp tabl [u] alemin döğerek sene (---) mâh-ı (---) gününde kal‘a-i Vârat'ı …
EÇS VII 43a … bile Sadrıa‘zama varup ihsânlar aldık. Ol zamân bu mahallere im‘ân-ı nazar ile takayyüd edüp bakmadım. Meğer kâfiristân içre hayli yer gitmişim. Şimdi görüp âlem-i hay …
EÇS VII 47b … akmışdır. Mukaddemâ akan yerleri zâhir ü bâhirdir. Hakîr im‘ân-ı nazar ile pek takayyüd etdim. Mısra‘:
EÇS VII 61a … edüp san‘at ile tondurmadır. Hakîkatü'l-hâl bu hakîr ol kadar im‘ân-ı nazar ile takayyüd edüp gördüm, taşların birbirlerine imtizâc yerlerin görmedim.
EÇS VII 62b … te sen bu ilme mukayyed olsan üstâd-ı kâmil cerrâh olurdun ve imâ‘n-ı nazar ile takayyüd edüp bakdığından bildim ki bu dünyâda çok şey görmüşsün", deyüp hemân acele ile …
EÇS VII 153b … eklikde bir kapusu var, ammâ kapu yerinde çürüklük alâmeti yok. İm‘ân nazar ile takayyüd edüp gördüm. Hattâ âyende vü revendelerin niçe ehremenleri "Bu ağacın kapusu et …
EÇS IX Y76a … -ı ibret-nümûn soffadır. Ve cümle hurde taşları birbiriyle eyle mümtezicdir kim takayyüd edüp zerre kadar tırnak ilişdirecek yeri yokdur. El-hâsıl sihr-i i‘câz bir soff …
EÇS IX Y222b … nûr: Zu‘m-ı bâtıllarınca "Kudretden yanar" derler, ammâ hakîr im‘ân-ı nazar ile takayyüd eyleyüp vâkıf-ı esrârı oldum. Bu kandîl bir mücevher ve musanna‘ zî-kıymet bir …
EÇS IX Y285b "Ve andan sonra biz dahi ziyâde takayyüd etmeğe var makdûrumuz sarf edüp koynumuzda cüzdânlarla türâb taşımağa başladık. …
EÇS X Y110a "Mekke ve Medîne hizmetine takayyüd edüp du‘â-i hayrınıza meşgûldür" dedim. Hemân keşf edüp buyurdular kim,
EÇS X Y310b … e hac edermiş ve cümle huccâca ni‘metin mebzûl edüp herkesin tatyîb-i hâtıriyle takayyüd edüp gider gelirmiş. Bu Emîr Îsâ'nın ihsân [u] in‘âmı sebebiyle bu şehr-i Hûş o …
EÇS X Y364a … ükellef ağa isti‘câle gelüp bir kîse ücret-i kadem alup ol dahi gılâl tahsîline takayyüd eder.
EÇS X Y422a Bu âteş kenârında merhûm olan pehlivânın leşine im‘ân-ı nazar ile takayyüd edüp nazar ederdim. Mukaddemâ bir esmerü'l-levn kadîd-i mahz bir cüsse idi; peh …