… ler. Şimdi birkaç bin asker-i imdâd istediler" deyü kıssa-i pür-hisseyi bir bir
takrîr etdim
. Hemân Paşa Yûsuf Kethudâ'yı üç bin paşalıya serdâr edüp, "Her bahâdır atlarına …
Şimdi hân askeri bu meterisde kalınca belki hân askerine bir hîle şirinleye. Bre buna çâre deyüp {matlab} hakîri paşaya gönderüp imdâd istediler. Hemân hakîr paşaya tarfetü'l-ayn içre yetişüp "Sultânım, Ekrâd beğleri selâm ederler. Şimdi birkaç bin asker-i imdâd istediler" deyü kıssa-i pür-hisseyi bir bir takrîr etdim. Hemân Paşa Yûsuf Kethudâ'yı üç bin paşalıya serdâr edüp, "Her bahâdır atlarına soluk gemlerine birer beyâz makrame alâmet assınlar ve cümle paşalı destârlarının ikişer ucun taylesân-ı Muhammedî gibi sarkıtsınlar", deyü asker tarhı alâmeti etdiklerin cümle asâkir-i İslâm bu hâli görüp ol ân niçe bin destâr-ı firâvân pâre pâre olup herkes başları üzre muhteşemlerine varınca serbendleri üzre beyâz destâr-ı Muhammedî taylesânlar sarkıtdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 269b ·
metinde göster ·
"Kalkın Osmânlı'ya âsî olman. Hân ile sabâh Dağıstân'a gidüp emîn ü sâlim olup yine Evliyâ sen Kırım'a gel. Hân Dağıstân'da kalsın. Hân'ın vücûdun yine Kırım'a getirsinler" dediler. Hemân cân hulkûmuma gelüp ol ân hâbdan bîdâr olup dahi vakt-i Şâfi‘î olmadan leyle-i ıyd olduğundan Hân'a varup bism-i İlâh ile vâkı‘amı gördüğüm minvâl üzre Hân'a bir bir takrîr etdim. Derhâl Hân-ı Cem-cenâb "Allâh hayırlar vere" deyüp Ulucâmi‘ imâmı Arab İmâm'ı getirdüp benim düşümü nakl-ı bi'l-mıstar Hân şeyhe nakl eyledikde şeyh eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143b ·
metinde göster ·