… Vallah men Pinyanişden bir gûsfend aparmamışam. Ancak Rûmiyye hânıyla şehrlerin
talava
durmuşum." dedikde, "Ey imdi birkaç günden, sizinle Rûmiyye hânı dîvânında müşe …
Menzil-i Çevlân Sultân: Bir kûh-ı bülendin dâmeninde bin hâneli bâğ u bâğçeli câmi‘ ve hân u hammâmlı ve yüz mikdârı çârsû-yı şâhlı bir kend-i azîmdir. Çevlân Sultân bir kırçıl koca tülüngiyân istikbâle çıkup alây ile bizi sarâyına ziyâfete götürüp cümle tevâbi‘imizi kendi bâğına kondurdu. Murtazâ Paşa ağası karındaşımızı oğlunun hânesine kondurdu. Bu Çevlân Sultân aslı Gâzîkıran Kürdü'ndendir. Şâhdan tâc giyüp sultân olmuşdur. Sultân, bu diyâr-ı Acem'in sancak beğlerine derler. Bir kırçıl koca âdemdir kim bin aded nökere mâlikdir, ammâ kal‘ası yokdur. Paşa efendimizin mektûb-ı dürer-bârını verüp bûs edüp kırâat etdirüp mefhûmu ma‘lûm olıcak "Vallah men Pinyanişden bir gûsfend aparmamışam. Ancak Rûmiyye hânıyla şehrlerin talava durmuşum." dedikde, "Ey imdi birkaç günden, sizinle Rûmiyye hânı dîvânında müşerref oluruz." deyüp konağımıza gidüp ale's-sabâh hedâyâsın alup cânib-i cenûba 5 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 289b ·
metinde göster ·
… ı birer ejder-i heft-ser dendânlarından çıkarırız, olmaya illâ hayr! Ve bizimle
talava
giden cümle nökerlerin ser-i kârda olanlarına ve cümle sultânlara münşî varakla …
Andan dîvânhâneye çıkup eydür: "Evliyâ akam, inşâallah birez birez koyunları birer ejder-i heft-ser dendânlarından çıkarırız, olmaya illâ hayr! Ve bizimle talava giden cümle nökerlerin ser-i kârda olanlarına ve cümle sultânlara münşî varaklar tahrîr {idüp} hamusı gelelerdir." dedikde {hakîr} fürce bulup eyitdim: "Hânım, bir gün mukaddem bu koyunları tahsîl idesin. Özün kazâ ve kaderden halâs olasın. Biz dahi paşa pederine filan kadar bin koyunlar tahsîl oldu, deyü haber yollayalım." dedikde "Be-ser-i çeşm, ey ömr-i azîzim Evliyâ akam!" deyü hakîr ile bir günde gâyet hüsn-i ülfet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 292a ·
metinde göster ·
… encer şehrin ve Zengân şehrin urup Hemedân ve Dergezîn'e varınca diyâr-ı Acem'i
talava
vurur bir Haydar-ı Kerrâr Sarılı'dır ve cümle aşîretleri dahi Sünnî gâzîlerdir. …
Evsâf-ı kal‘a-i Şamük: Enûşirvân-ı âdil asrında Büzürcimihr'in karındaşı Şamük nâm bir pehlivân-ı benâm imâret-i tamâm etdiğiyçün kal‘a-i Şamük derler. Hâk-i Şehrezûl'da yoldan ba‘îd bir püşte üzre şekl-i müseddes hâk ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir ammâ küçükdür. Hâkimi ber-vech-i ocaklık Ekrâd beğlerinin eşbehi aşâ’ir-i Sarılı'dan Haydar Beğ bunda hâkimdir. Kal‘asının nökeri ve dizdârı ve cebehânesi cümle Haydar Beğ hükmündedir. Ulu aşîret sâhibidir kim on bin tüfeng-endâza mâlikdir. Ve Ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘atdan olup huzûr-ı Hakk'a sâlikdir. Dâ’imâ Derbend-i Mâşa'dan Acem haddine geçüp Sultâniyye kal‘asın Sencer şehrin ve Zengân şehrin urup Hemedân ve Dergezîn'e varınca diyâr-ı Acem'i talava vurur bir Haydar-ı Kerrâr Sarılı'dır ve cümle aşîretleri dahi Sünnî gâzîlerdir. Ve şehri cümle iki {bin} hâne-i müfîd ü muhtasardır. Câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve çârsû-yı bâzârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 372a ·
metinde göster ·
… Anlar hânın yanında yatırlardı. Hânımızı kim öldürdü ve hânın hazînesin alav u
talava
kim urup yağma etdi, anlar bilir. Biz anları senden eylik ve kemlik ile alırız" …
Anlar eyitdi: "Bizim hânımızın anlar musâhibidir. Anlar hânın yanında yatırlardı. Hânımızı kim öldürdü ve hânın hazînesin alav u talava kim urup yağma etdi, anlar bilir. Biz anları senden eylik ve kemlik ile alırız" dedikde hemân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 14a ·
metinde göster ·
urup doyum olup bay kişi olganda Kırım'a gitemiz" dediklerinde,
{Cümle asker lisân-ı Tatar ile} eyitdiler kim, "Hânım, bu kadar cıldır derd-i belâ çekermiz, şimdi mâldan ve cândan olak. Toyum bulmadan Kırım'a nice barup biyimlerimize ve bükeçlerimize ve şura ve mirzâlarımıza ve kart kişilerimizin betine benzine ne yüz ile bakak. Alaydan revâ bula mı? İmdi Hânım, biz bugün barımızda kırılırmız. Elbette şu (şu) taburdaki kavurnı sokamız barımızda kavurı talava urup doyum olup bay kişi olganda Kırım'a gitemiz" dediklerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43a ·
metinde göster ·
… l gelen hatt-ı şerîfe amel edüp Akkirmân altında Noğay kavmiyle ceng edüp Noğay
talava
urup kırup geçirüp nehb [ü] gâret ve hasâret edüp ceng-i azîm olması menba‘ı al …
Hemân Kırım'dan Hân-ı âlîşân seksen yedi bin asker ile ol gelen hatt-ı şerîfe amel edüp Akkirmân altında Noğay kavmiyle ceng edüp Noğay talava urup kırup geçirüp nehb [ü] gâret ve hasâret edüp ceng-i azîm olması menba‘ı ale'l-müfîd muhtasar budur kim hikmet-i Hudâ bu savaş-ı perhâşda bulunduk, ammâ Hudâ-yı Müte‘âl'e ayândır bu Noğay kavminin dâne-i hardalından bir şeylerine vaz‘-ı yed etmedim. Husûsan mâl-ı ganâ’imin güzîde yerlerinde bulundum ve hüddâmlarımın alduğu eşyâları dahi taşıyup anlara da bir habbe ve (bir habbe ve) bir [d]ank ve bir dînâr deyyâr aldırmamışımdır, ammâ Mehemmed Geray-ı dûrbîn-fikr Akkirmân askerinin köylerini nehb [ü] gâret etdirmemişdir. Ba‘dehu bu hakîr Hân-ı âlîcâh ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106a ·
metinde göster ·
… a gitseler buna beşbaş derler bir iki haftada çalup çarpup ansızdan kâfiristânı
talava
urup şikâr alup Kırım'a dâhil olurlar.
Mâ‘adâ mirzalar ve boy beğleri çapula gitseler onar bin asker olup bunlar dahi dörd katâr asker olurlar. Ammâ bunlara sefer demezler, hemân onar bin âdemle ayda bir ve haftada bir çapula gitseler buna beşbaş derler bir iki haftada çalup çarpup ansızdan kâfiristânı talava urup şikâr alup Kırım'a dâhil olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112b ·
metinde göster ·
… ân mansıbın değil hânlığımdan dahi ma‘zûl edüp cümle milk-i emlâkim Akkirmân'da
talava
ursa biz Selâmet Geray Hân evlâdınız ne deriz(?) Osmânlıdan yüz çevirmeziz. Yin …
"Osmânlı bizim Akkirmân mansıbın değil hânlığımdan dahi ma‘zûl edüp cümle milk-i emlâkim Akkirmân'da talava ursa biz Selâmet Geray Hân evlâdınız ne deriz(?) Osmânlıdan yüz çevirmeziz. Yine biz Âl-i Osmân'ın eylediğine kalmayup pâdişâh uğuruna bu maslahata sefer edelim. Tevekkülen alallâh kardaşlarım atlanınız(?)" deyüp azm-i râh eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116b ·
metinde göster ·
urulduğu mahalde bir kal‘a şekilli bir binâ edüp içinde sâkin olup kralım ile b …
"Senin adâletin konşuluğunda sâkin olup mâlımız talava urulduğu mahalde bir kal‘a şekilli bir binâ edüp içinde sâkin olup kralım ile bey‘ u şirâ edüp sâye-i himâyende hoş geç[in]elim" dediklerinde krala bu hoş-âyende cevâb-ı bâ-savâblar 137a hoş gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136b–137a ·
metinde göster ·
… Heşdek'i Maskov kralının oğlu bunları iki kerre yüz bin asker-i cünüb ile gelüp
talava
urup gâret etse gerek imiş, zîrâ bu Heşdek kavminde olan at ve de[ve] ve sığır …
Ammâ Mehemmed Geray Hân ma‘zûllük vartasına uğramasa bu Heşdek kavmini Azak kal‘ası altında Altı Sutunu nâm yere getirüp anda sâkin etse gerek idi. Eyle olsa henüz Azak vilâyeti Maskov ve Kalmık'dan emn [ü] emân olurdu. Meğer bu tâ’ife-i Heşdek'i Maskov kralının oğlu bunları iki kerre yüz bin asker-i cünüb ile gelüp talava urup gâret etse gerek imiş, zîrâ bu Heşdek kavminde olan at ve de[ve] ve sığır ve koy bir pâdişâhda yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b ·
metinde göster ·
… alay kavm-i Noğay'dır. Ammâ bu kavm-i Noğay'ı Kalmık on yılda bir kerre mâlını
talava
vurur, ya‘nî yağmâ ederler.
Ve bu iki pâdişâhın elli bin kadar Noğay tâ’ifesi re‘âyâları vardır. Bunların dahi yedikleri darı ve geydikleri deri ve evleri obadan az kendileri nâsâz bir alay kavm-i Noğay'dır. Ammâ bu kavm-i Noğay'ı Kalmık on yılda bir kerre mâlını talava vurur, ya‘nî yağmâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175b ·
metinde göster ·
… ar kazâ kazâ vilâyet-i Kırım'a gidüp Haccâc-ı zâlim Yûsuf gibi cezîre-i Kırım'a
talava
vurmağa başladılar. Hakîr eyitdim:
Ve yü[z] bin altı yüz aded defke kızlar tahrîr olundu. Bu defke kızlar ve kopna gulâmlar ve marya cevârîleri yazmak kânûn değil iken tahrîr edüp mâl tahsîline taraf taraf ve kol kol tüfeng-endâz sekbânlar kazâ kazâ vilâyet-i Kırım'a gidüp Haccâc-ı zâlim Yûsuf gibi cezîre-i Kırım'a talava vurmağa başladılar. Hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196a ·
metinde göster ·