… diği sahih midir?" "Belî, merhûm Bıyıklı Dervîş Mehemmed Paşa meflûc iken mühri
taleb etdi
. Ammâ sa‘âdetlü pâdişâh rızâ vermeyüp mührü karındaşın Melek Ahmed Paşa'ya sada …
deyüp seğirderek dest-i şerîfin bûs etdim. Hemân buyurdular kim "Evliyâ hoş geldin, biz seninle Varvar Alî Paşa senesinden berü görüşmedik. İslâmbol'dan çıkalı kaç gündür?" "Sultânım, beş gündür, ammâ gâyet kış çekdim" dedim. "Devlet tarafında ne var ne yok" dedikde, hakîr eyitdim "Bây u gedâ ve pîr u cüvân ve hâs u âmm sultânımın şeref-i kudûmiyle müşerref olmağa muntazırlardır. Husûsen Melek Ahmed Paşa karındâşınız, âh Sultânım Murâd efendimin çerâğ-ı efrûhtesi ve nazarkerdesi karındaşım gelse, deyü sultânımın intizârında olup sultânıma bu mektûbları gönderdi" deyü yetmiş aded atlas kîseli mekâtibleri verüp zemîn-bûs edüp gerüye çekildim. Hemân hazînedârına tenbîh edüp 177b "Evliyâ senin müsâfirindir, bir hoş gözedüp bir semmûr kürk ve bir kat esbâb ve bir kîse guruş hammâm akçesi ver" deyü tenbîh etdikde hazîne çadırına varup def‘-i cû‘ edüp bî-mecâl olduğumdan hâb-ı râhata vardım. Netîce-i merâm sahrâ-yı Konya'da İpşir Paşa ile yedi gün sohbet edüp "el-kelâmu yecürrü'l-kelâm" üzre yedi günde müşâvere ve mükâlemeleri birer birer takrîr etsem bir tomar-ı dırâz olur. Me’âl-i kelâm: Bir gün İpşir Paşa eydür: "Evliyâm, doğru söyle Murâd Paşa ve yeniçeri ocağı beni isterler mi?" yemin edüp "Belî cümle pâdişâh kulları ve vüzerâ vü vükelâları sultânıma muntazırlardır. Âh der-i devlete gelse de devlet-i Âl-i Osmân nizâm bulsa, derler. Ve cemî‘i ulemâ ü sulehâ ve a‘yân [u] kibâr, Sultân Murâd çerâğıdır, Husrev Paşa revişindedir. Âh gelse de cemî‘i umûr-ı mu‘azzamayı görüp Venedik küffârından intikâm alup Mısır'ın deryâ yolları küffârdan emîn olsa, derler" dedim. "Yâ Evliyâ, doğru söyle, Moralı Defterdâr mühr içün iki bin kîse verdiği sahih midir?" "Belî, merhûm Bıyıklı Dervîş Mehemmed Paşa meflûc iken mühri taleb etdi. Ammâ sa‘âdetlü pâdişâh rızâ vermeyüp mührü karındaşın Melek Ahmed Paşa'ya sadaka olunmasın re’y-i ahsen gördüler. Paşa karındaşınız 'Ben bir kerre mühr sâhibi olup lezzetin aldım. Pâdişâhım benim hüsn-i rızâm ile mühri elbette İpşir Paşa lalana ihsân eylen. Asker sâhibi vü müdebbir ü âkıl ü cerîdir. Mühr anın bin kez hakkıdır ve eski vezîrindir,' deyü bir sâ‘at ta‘rîf ve tavsîfinizde olup Şeyhülislâm Ebû Sa’îd ve kızlarağası ve (---)(---)(---)(---) cümlesi, "Pâdişâhım İpşir Paşa lalana mühr istihâldir" deyü Fâtiha tilâvet olunup mühr-i şerîfi sultânıma gönderdiler. Kâ’immakâmlığı Melek Paşa karındaşınıza ihsân etdiler. Ve yedinci günde anlar dahi var kuvveti bâzûya getirüp cümle ocağa ulûfe çıkardılar" deyü niçe bin kelimâtlar oldu kim tahrîri mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 177a–177b ·
metinde göster ·
… Resûl'de îmân ile müşerref olup Melik Bâğ bir kal‘a âbâd etmeğe Hazret'den izin
taleb etdi
. Hazret dahi izin verüp "Dâr-ı Nu‘mân-ı na‘îmân dârü'l-hilâfe-i dâr-ı Bağdâd ol …
Çünkim Hazret-i Risâlet'e kırk yaşında Arapça emriyle nübüvvet geldikde Bâğ ibn Dâd bin Ankâyi'd-Dâr-ı ber-murâd evlâd-ı Amâlika'dan idi. Hazrete gelüp Bâğ ve pederi Dâd huzûr-ı Resûl'de îmân ile müşerref olup Melik Bâğ bir kal‘a âbâd etmeğe Hazret'den izin taleb etdi. Hazret dahi izin verüp "Dâr-ı Nu‘mân-ı na‘îmân dârü'l-hilâfe-i dâr-ı Bağdâd ola" buyurmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 332b ·
metinde göster ·
… -i kâr Yûsuf Kethüdâ ol gâret olunan gılâlın sâhiblerine akçesin verüp helâllik
taleb etdi
, ammâ yine ol gün Paşa'nın sekbân ve sarıcaları Yûsuf Kethüdâmız üzre gulû edüp …
Böyle iken beri tarafda kal‘a içre tâ’ife-i nisvân-ı sâhib-isyân ve sıbyânların feza‘ ü çeza‘ından ve gûnâ-gûn güft u gûy-ı mesâvîden ve mecrûhların câ-be-câ gırîv [u] feryâdlarından ve kal‘a içinde kesret-i nâsın izdihâmından bu kadar benî Âdem ve devâbbâtın muzahrafâtları râyiha-i kerîhelerinden ekseriyyâ halkın meşâmları tutulmuş idi. Ve anbârda bir günlük hınta ve sâ’ir zahîre kalmamış idi. Ancak herkes hânesinde cânı başı içün kifâyet mikdârı kût-ı lâ-yemût açlık zahîre hıfz edüp tedrîc ile yerken bir iki kerre asker ba‘zı evleri basup zahîrelerin gasben alup âhir-i kâr Yûsuf Kethüdâ ol gâret olunan gılâlın sâhiblerine akçesin verüp helâllik taleb etdi, ammâ yine ol gün Paşa'nın sekbân ve sarıcaları Yûsuf Kethüdâmız üzre gulû edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58a ·
metinde göster ·
… vliyâullâhları ziyâret edüp âsitânelerine yüz sürüp rûhâniyyetlerinden istimdâd
taleb etdi
.
‘Bire hey kurumsağ, her bâr şâh mât mı olur?’ deyüp Selîm Dede tefe‘ülünde merâm [u] murâda vâsıl olup şâhdan niçe cevâhir makûlesi ihsânlar alup Hacı Bektaş-ı Velî üstâdı Türk-i Türkân Hoca Ahmed Yesevî ziyâretine me’zûn olup Isfahân'dan niçe şehr-i azîmler seyr [ü] temâşâ ederek Yesevî hazretlerin ziyâret edüp andan niçe kibâr-ı evliyâullâhlar ziyâret edüp du‘â-i hayrların alup ve nice kibâr-ı evliyâullâhın merkad-ı şerîflerin ziyâret ederek Tebrîz'e ve Hemedân'a ve Erdebîl'e ve Dergezîn'e {ve Derne ve Derteng ve Şehribân} ve Bağdâd-ı behişt-âbâda varup kırk gün mukîm olup İmâm-ı A‘zam'a ve Abdülkâdir el-Cîlânî ve Şeyh Şehâbeddîn-i Sühreverdî Q 175b ve Selmân-ı P 173b Pâk ve Kassâb Cömerd'e ve İmâm Mûsâ'ya ve Ma‘rûf-ı Kerhî hazretlerine ve İmâm Hüseyn'e ve İmâm Alî'ye cümle kibâr-ı evliyâullâhları ziyâret edüp âsitânelerine yüz sürüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y43b ·
metinde göster ·
… âhib-i erba‘a müftîlerin cem‘ edüp izn-i şer‘ ile Mısır üzre sefer etmeğe fetvâ
taleb etdi
.
Andan edâ-yı ziyâret edüp Selîm Şâh Y 47a serâperde-i Selîm'ine gelüp cemî‘i ulemâ-yı Rûm'u ve mezâhib-i erba‘a müftîlerin cem‘ edüp izn-i şer‘ ile Mısır üzre sefer etmeğe fetvâ taleb etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y46b–Y47a ·
metinde göster ·
… irid'de olan Deli Hüseyin Paşa Kandiye kal‘asın feth etmediğiyçün katline fetvâ
taleb etdi
. Boluvî Efendi dahi,
Şeyhülislâm Boluvî Mustafâ Efendi: Âl-i Osmân devletinde şeyhülislâm iken Köpürlü vezîr-i a‘zam cezîre-i Girid'de olan Deli Hüseyin Paşa Kandiye kal‘asın feth etmediğiyçün katline fetvâ taleb etdi. Boluvî Efendi dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y247b ·
metinde göster ·
"Edâ-yı hizmet etdik, şimden gerü vilâyetimize gidelim. Zîrâ belki düşmen bize musallat ola. Bizi hâtırdan çıkarmayup hîn-i mahalde imdâdımıza yetişesiz" deyü ricâ edüp izin taleb etdi. Hüseyin Kan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y401b ·
metinde göster ·