… Şimâl tarafından haremine (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunup altı serâpâ
talebe
hücreleridir. Cânib-i cenûbunda haremine (---) kademe nerdübân ile su‘ûd olunur …
Ve cümle (---) mihrâbdır ve (---) hutbedir. Ammâ cümleden mükellef ü mükemmel Zâl Paşa câmi‘i bir bâğ-ı İrem içinde iki tarafı tarîk-i âm bir câmi‘-i rûşendir kim memâlik-i Âl-i Osmân'da vüzerâ câmi‘lerinde böyle bir münevver câmi‘ binâ olunmamışdır kim cümle üç yüz altmış altı câm-ı billûr ile meşhûr-ı âfâk bir câmi‘-i müzeyyendir. Şimâl tarafından haremine (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunup altı serâpâ talebe hücreleridir. Cânib-i cenûbunda haremine (---) kademe nerdübân ile su‘ûd olunur. Zîrâ bu câmi‘in bir tarafı mürtefi‘ bayırlı zemîndir. Eğer bu câmi‘in tarz [u] tavrı vaz‘-ı binâsın ma-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek bir mücelled olur. Ancak bu câmi‘ içre olan ilm-i mi‘mârî bir câmi‘de yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118a ·
metinde göster ·
… eğildir. Zirâ yetmiş yerde cemî‘î ulûm-ı kesîre dersi‘âmları vardır kim iki bin
talebe
derse meşgullerdir. Ve bu câmi‘in bir yan kapudan bir yan kapusuna varınca tûlu …
Evvelâ cümleden Ulu Câmi‘-i Kebîrdir. Sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân binâ etmişdir. Gûyâ bir kal‘a-i sedd-i Kahkahâ'dır. Bursa şehrinin hevâdâr mürtefi‘ yerine vâkı‘ olmuş bir câmi‘-i azîmdir. Câmi‘ içre cümle (---) aded çâr-kûşe pâye sütûnlardır kim her pâyenin aşağısı âdem kaddî mutallâ ve müzehheb ve münakkaşdır. Dahi fevkinde her pâyenin cânib-i erba‘ası(nda) Yâ Hannân ve Yâ Mennân ve Yâ Deyyân ve Yâ Sübhân ve esmâü'l-hüsnâ ve gûnâ-gûn hatlar ile münakkaşdır. Bu hatların hurûfları ve elifleri üçer zirâ‘ hatlardır kim tarz-ı Musta‘sımî'dir. Ve bu sütûnlar üzre cümle on tokuz kubbe-i tâk-ı kisrâlardır kim cümle imâreti rasâs-ı hâlis ile mestûrdur. Her kubbenin alemleri, şems-i afitâb gibi ziyâ verir. Yigirminci kubbe yeri câmi‘in ortasına vâkı‘ olup kasden üstâd-ı kâmil mekşûf binâ edüp mâhî şebekesi-misâl, kubbe yerine sarı pirinç telden ağ örülmüşdür kim hûş [u] tuyûr giremeyüp andan câmi‘ içre âfitâbın ziyâsı girüp rûşen eder ve bu küşâde kubbe altında kavl-i mezheb-i Hânefî üzre aşren-fe-aşr bir havz-ı müdevveri var, içinde gûnâ-gûn mâ’ide mâhîler şinâverlik ederler ve cümle cemâ‘at-ı kesîr ol havzdan tecdîd-i vuzu‘ edüp ibâdet-i Yezdân ederler. Ve mine'l-acâib mihrâbı vardır kim diller ta‘bîr ü tavsîfinde kâsırdır. Ve bir ceviz haşebi levhasından siyâh minberi üzre üstâd-ı neccâr, var makdûrun sarf edüp ızhâr-ı ma‘rifet edüp bir nakş-ı Mânî ve Erjeng-i nakş-ı bukalemoni minber etmişdir kim bunda olan {Bursa} Fahrî oyması 224a misâl-i şükûfe ve turunca ve islimî ve çâr-gül ve mutabbak gül ve katmer gülleri ve gûnâ-gûn mutahhil ve kitâbeleri cihân ressâmları cem‘ olsa böyle hurdekârlık etmeğe kâdir değillerdir. Gûyâ kuyumcu kalemkârî nakşı bir minber-i ra‘nâdır kim görmeğe muhtâc bir kürsî-i vâlâdır, misli meğer Karadenizin sâhilinde Sinop Câmi‘i'ndeki münakkaş minber ola. Ve bir münakkaş-ı ibret-nümâ mü’ezzinân mahfili var kim gûya mehâfil-i cennetdir. Ve cânib-i erba‘ası revzenler ile câm-ı billûr ve necef ve moranlar ile müzeyyen olmuş bir câmi‘-i rûşen-âbâddır. Evkâfı kavî olmağıla bunda olan halıçalar bir câmi‘de yokdur. Ve her şeb yedi bin kanâdiller ile çerâğân olur câmi‘-i münevverdir ve şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. Zirâ yetmiş yerde cemî‘î ulûm-ı kesîre dersi‘âmları vardır kim iki bin talebe derse meşgullerdir. Ve bu câmi‘in bir yan kapudan bir yan kapusuna varınca tûlu üç yüz elli ayakdır ve kıble kapusundan mihrâba varınca yüz seksen ayakdır. Üç kapusu var, sol cânibde Hünkâr mahfili kapusu, mahfil-i sultânî tahtânîdir ve Kıble kapusu ve sağ tarafda Mahkeme kapusu ve Kıble kapusu tarafında taşra soffası vardır, ammâ gayrı câmi‘ler gibi harem-i kebîri yokdur. Bir küçük haremdir. Ortasında Şeyhülislâm Azîz Efendi bir âbdesthâne havzı ve muslukları binâ etmiş. Ve bu câmi‘in yemîn [u] yesârında iki kalın tula minâre-i âlîleri var kim eflâke ser çekmişdir. Mahkeme tarafındaki minârenin kadehinde üstâd-ı mi‘mâr bir şâzirvan kadehi îcâd edüp âb-ı zülâlin tâ Keşîş Dağı'ndan uçurup hakkâ ki kemâl-i ma‘rifet ızhar etmişdir. Ammâ şimdiki hâlde mürûr-ı eyyâm ile su yolları bozulup fıskıyye mu‘attal olmuşdur, ammâ kaçan kim bârân-ı rahmet bu şehr üzre nâzil oldukda bu minârenin şerîfesinde cem‘ olan matar-ı rahmet bu mezkûr şâzirvân kadehine cem‘ olup cemî‘î hûş [u] tuyûr-ı vahşîler ol bârân-ı rahmetden nûş edüp def‘-i atşân ederler. Hulâsa-i kelâm bu şehr içre böyle rûhâniyyetli câmi‘ yokdur. Bursa şehrinin gûyâ Ayasofyası'dır. Ve şehrin güzîde yerinde olmağıla cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir kim arâzî-i ma‘mûrede bu câmi‘in nazîri yokdur. İbn-i âdem bu câmi‘in vaz‘-ı esâsı ta‘rîf ve tavsîfinde âciz ü kâsırdır. Bu câmi‘, cümle câmi‘lerden kebîr olmağıla ibtidâ bu ibâdethâne tahrîr olundu. Ammâ ibtidâ Bursa fethinde binâ olunan yukaru ve iç kal‘ada
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223b–224a ·
metinde göster ·
… r bir binâ-yı şîrîndir. Ve hareminde bir şâfi‘î havzı ve şâzirvânı ve etrâfında
talebe
hücreleri vardır. Ferhâd Paşa Câmi‘i'nin evkâfı olmağıla kapuları mesdûddur amm …
Ve cümle yetmiş mihrâbdır. Evvelâ Dîv Alî Câmi‘i, kâr-ı kadîmdir. Mâ-takaddem Şâh Tahmas'ın hânı imiş, ammâ sünnî olmağıla bu câmi‘i inşâ etmiş ve taşra varoşda cemâ‘at-i kesîreye mâlik Câmi‘-i Kebîr-i Şâh Safî nitekim tâk-ı kisradan nişân 313a verir bir binâ-yı şîrîndir. Ve hareminde bir şâfi‘î havzı ve şâzirvânı ve etrâfında talebe hücreleri vardır. Ferhâd Paşa Câmi‘i'nin evkâfı olmağıla kapuları mesdûddur ammâ tarz-ı Rûm câmi‘-i dilküşâ imiş. Ve Câmi‘-i Özdemirzâde, hâlâ medresedir; şehrin müftîsi ders takrîr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 312b–313a ·
metinde göster ·
hücreleri ve ders-i âm kubbeleri ile mebnî bî-bedel bir dârü't-tedrisdir ve ilm …
Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle medârisdir. Evvelâ Medrese-i Sultân Murâd-ı Sânî; talebe hücreleri ve ders-i âm kubbeleri ile mebnî bî-bedel bir dârü't-tedrisdir ve ilm-i hadîs dahi tilâvet olunur. Ve iki yerde dârü'l-kurrâsı ve yetmiş yerde dârü't-ta‘lîm-i mekteb-i sıbyân [u] tıflânı var. Ve iki yerde imâret-i dârü'l-it‘âmı var. Cümleden Pîr Dede Sultân Tekyesi imâretinin hâs u âmme, âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldur. Ve cümle 7 yerde tekye-i dervîşân-ı zî-şândır. Cümleden Pîr Dede Sultân Tekyesi ve yine Deşandağı eteğinde Hırka Sultân Tekyesi ve buna karîb şehre bir sâ‘at ba‘îd Hazret-i Ukkâşe Tekyesi, ulu âsitâne-i azîmdir. Ve şehr içinde Tekye-i Abdülkâdir-i Ceylânî ve Tekye-i Halvetî (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 346b ·
metinde göster ·
… talebesi çokdur. Ve Hasan Paşa medresesi aşağı varoşdaki câmi‘ haremi etrâfında
talebe
hücreleridir. Ve medrese-i Sivasî Efendi. Ma‘lûmum olan medârisler bunlar, amma …
Andan yüksek kal‘a altında medrese-i Hammâm bânîsî ma‘lûmum değildir. Ve Aşağı Hisâr medresesi paşa sarâyı kurbunda olmağıla talebesi çokdur. Ve Hasan Paşa medresesi aşağı varoşdaki câmi‘ haremi etrâfında talebe hücreleridir. Ve medrese-i Sivasî Efendi. Ma‘lûmum olan medârisler bunlar, amma mahsûs dârü'l-hadîsi yokdur, lâkin gayri câmi‘lerde dahi ilm-i hadîs ders-i âmmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75b ·
metinde göster ·
… inberi ve mihrâbı ve mahfili tarz-ı kadîm sâde güzeli değildir. Taşra haremi ve
talebe
hücreleri ile ârâste bir beyâz seng-binâ minâre-i mevzûn ile pîrâste olmuş câmi …
Bu varoş-ı imâr içre şehr-i Silisre cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ cümleden şehrin cenûbîsi tarafında binâ-yı azîm Kurşumlu câmi‘, câmi‘-i selâtîn-misâl evc-i feleğe ser çekmiş bir kubbe-i azîmli minberi ve mihrâbı ve mahfili tarz-ı kadîm sâde güzeli değildir. Taşra haremi ve talebe hücreleri ile ârâste bir beyâz seng-binâ minâre-i mevzûn ile pîrâste olmuş câmi‘-i pür-nûrdur. Sene (---) târîhinde Sultân 119b vüzerâlarından Sinân Paşa binâsıdır kim bu şehre yigirmi sene vâlî olup Eflâk ve Boğdan'ı mutî‘ [u] münkâd edüp harâç-güzâr etmişdir. Bu şehr içre bundan gayri kurşumlu câmi‘ yokdur. Ancak bir kıble kapusu vardır. Ve Eski câmi‘ bir minâreli kiremit örtülü câmi‘dir. Ve Akkapu câmi‘i ve Mahkeme câmi‘i ve Bâzâryeri câmi‘i ve Harâccı câmi‘i, cemâ‘at-ı kesîrelidir. Ve Kal‘a câmi‘i Yıldırım Bâyezîd Hân'ındır. Ve Melek Ahmed Paşa Musallâsı, Tuna kenarında bir çemenzâr ibâdetgâh-ı azîmdir. Bunlardan mâ‘adası mahalle mesâcidleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119a–119b ·
metinde göster ·
… creleri etrâfında bostânı vardır. Derûn-ı medrese sayf u şitâda üç yüz dörd yüz
talebe
ile memlûdur kim cemî‘i fünûn bu âsitânede kırâ’at olunur ders-i Aristo ve Hâki …
Andan sonra kal‘a-i İmâdiyye'nin aşağı deresinde Hân bâğ-ı İremi kurbünde bâğlar kenârında medrese-i Sultân Hüseyn-i âdil, bundan gayrı binâ-yı azîmli ve evkâf-ı metînli medrese-i kebîr yokdur. Gûyâ bir kal‘adır. Altmış aded kârgîr binâ kıbâblar ile mebnî hücreleri ve dârü't-tedrîsi ve hareminde havz-ı azîmi ve selsebîl ü fevvâreleri ve hareminde hıyâbân [u] gül-i gülistânı ve hücreleri etrâfında bostânı vardır. Derûn-ı medrese sayf u şitâda üç yüz dörd yüz talebe ile memlûdur kim cemî‘i fünûn bu âsitânede kırâ’at olunur ders-i Aristo ve Hâkim Sînâtabî‘at kimesneler vardır. Ve sâhibü'l-hayrât gâyetü'l-gâye muhibb-i ulemâ olmağile bu medreseye elli aded ma‘mûr kurâlar ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 378b ·
metinde göster ·
hücreleri var kim cümle iki bin kefereler tahsîl-i ilm [ü] ma‘rifet ederler. Bu …
Sitâyiş-i taşra harem: Bu deyrin taşra haremin bir tarafı demir pençereler ile mebnî taşrası kral-ı dâll ve gayri kefere-i bed-fi‘âl yoludur. Gayri taraflarında kat-ender-kat cemî‘i diyâr keferelerinin gûyâ talebe hücreleri var kim cümle iki bin kefereler tahsîl-i ilm [ü] ma‘rifet ederler. Bu hücrelerin ortası bir meydân-ı azîmdir kim bunda olan eşcâr-ı gûnâ-gûn-ı müsmirâtın zıll-ı himâyesinden zemîne aslâ güneş düşmez bir koyağistân-ı Nemçe'dir. Ba‘zı fukarâ kefereler her dırahtın sâyesinde oturup hurdevât ve kûhniyyât fürûht ederler. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62a ·
metinde göster ·
… eri üstü serâpâ kırmızı horasânî kireç ile sıvalıdır. El-hâsıl cânib-i erba‘ası
talebe
hücreli ve mekteb ve medreseli bir müzeyyen ve mahbûb u merğûb câmi‘-i zîbâdır …
Bu câmi‘-i zîbâ üç yüz adım tûlu ve arzı bir bâğ-ı Merâm gül-i gülistân ve sünbül-i reyhânistân içinde vâki‘ olup gûyâ bir kasr-ı Havarnakdır. Bu câmi‘in kubbeleri üstü serâpâ kırmızı horasânî kireç ile sıvalıdır. El-hâsıl cânib-i erba‘ası talebe hücreli ve mekteb ve medreseli bir müzeyyen ve mahbûb u merğûb câmi‘-i zîbâdır kim kal‘a-i Kandiye'de değil belki gayri yerde nazîri yokdur. Hudâ-yı Müte’âl inkırâzu'd-devrân mü’ebbed ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314b ·
metinde göster ·
… de kırk medrese vardır, zîrâ her câmi‘ hareminde etrâfında medrese hücreleri ve
talebe
ve ders-i âmları mukarrerdir. Ba‘zılar ders-i âmm-ı hasbîlerdir. Zîrâ bu şehrin …
Ve cümle bu beldede kırk medrese vardır, zîrâ her câmi‘ hareminde etrâfında medrese hücreleri ve talebe ve ders-i âmları mukarrerdir. Ba‘zılar ders-i âmm-ı hasbîlerdir. Zîrâ bu şehrin ulemâsı ve talebe ve fukarâsı gâyet çokdur. Ammâ asâleten mahsûs medreseler Sultân Selîm'in kurşumlu medresesi ve mahkeme kurbunda Kapudan Paşa medresesi ve Ahmed Ağa medresesi. Meşhûr medârisler bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y46b ·
metinde göster ·
Ve cümle bu beldede kırk medrese vardır, zîrâ her câmi‘ hareminde etrâfında medrese hücreleri ve talebe ve ders-i âmları mukarrerdir. Ba‘zılar ders-i âmm-ı hasbîlerdir. Zîrâ bu şehrin ulemâsı ve talebe ve fukarâsı gâyet çokdur. Ammâ asâleten mahsûs medreseler Sultân Selîm'in kurşumlu medresesi ve mahkeme kurbunda Kapudan Paşa medresesi ve Ahmed Ağa medresesi. Meşhûr medârisler bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y46b ·
metinde göster ·
… mu‘attal bezzâzistânı var. Ba‘zı dükkânlarında âdem vardır. Ve ba‘zı dükkânları
talebe
hücreleridir.
Ve buna karîb Akşebîh mecsidi tula minârelidir. Ve bir kâr-ı kadîm mu‘attal bezzâzistânı var. Ba‘zı dükkânlarında âdem vardır. Ve ba‘zı dükkânları talebe hücreleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139b ·
metinde göster ·
… ‘dir. Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir ki cümlesi otuz yedi mihrâbdır. Cümlesinde
talebe
ve fukarâ vardır.
Ve biri dahi câmi‘ü'l-Amrî'dir. Bu dahi tarz-ı kadîm câmi‘dir. Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir ki cümlesi otuz yedi mihrâbdır. Cümlesinde talebe ve fukarâ vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y190b ·
metinde göster ·
… zîmdir. Cânib-i erba‘ası hâcethânelerdir. Dahi mâ-fevkı dâyiren-mâdâr fukarâ ve
talebe
hücreleridir.
Ve buna karîb aşren fe-aşren İmâm şâfi‘î havuzu vardır, birke-misâl bir havz-ı azîmdir. Cânib-i erba‘ası hâcethânelerdir. Dahi mâ-fevkı dâyiren-mâdâr fukarâ ve talebe hücreleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y285a ·
metinde göster ·
… lebelere bezl olur. Zîrâ haremin cânib-i erba‘asında yüzden mütecâviz fukarâ ve
talebe
hücreleri vardır. şeb [ü] rûz ilme ve tâ‘at ü ibâdete meşgûl sulehâ-yı ümmetden …
Ve bu âsitânenin imâretinde azîm kazganları var kim yevm-i mevlûdda içine üçer dörder câmûs eti ve onar ganem eti koyup ve niçe kazgan buğday çorbası tabh olunup ve yigirmi bin hurde etmek pişüp cemî‘i fukarâ ve mesâkînlere sofra-i bî-imtinânı mebzûldür. On gün on gece bu hâl üzre ta‘âm bezl olur. Ammâ sâ’ir zamân bir kazgan ades ve hınta çorbası ve üç bin nân mücâvirîn ve zu‘afâ ve mesâkîn ve talebelere bezl olur. Zîrâ haremin cânib-i erba‘asında yüzden mütecâviz fukarâ ve talebe hücreleri vardır. şeb [ü] rûz ilme ve tâ‘at ü ibâdete meşgûl sulehâ-yı ümmetden kimesneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y302b ·
metinde göster ·
… mak ile sekizer kademe taş nerdübân ile fevkânîdir. Cânib-i erba‘asında iki yüz
talebe
hücreleri vardır. Ve derûn-ı câmi‘de amûd-ı müntehâlar yokdur. Ancak kâr-ı kadî …
Câmi‘-i Metbûliyye: Sultân Kayıtbay binâsıdır. Cümle câmi‘ler gibi bu dahi tula-binâdır, ammâ gâyet metîndir. Nîl kenârında olmak ile sekizer kademe taş nerdübân ile fevkânîdir. Cânib-i erba‘asında iki yüz talebe hücreleri vardır. Ve derûn-ı câmi‘de amûd-ı müntehâlar yokdur. Ancak kâr-ı kadîm câmi‘-i atîkdir. İçinde şeb [ü] rûz binden mütecâviz hâfız-ı Kur’ân ve gayrı müfessirîn ve muhaddisîn sâkin olurlar. Dimyât'ın gûyâ ki câmi‘-i Ezher'idir, cemî‘-i ulûm sâhibi ders-i âmlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y346b ·
metinde göster ·