Rûm ve velvele-i Rûm ve debdebe-i Rûm ve gulibeti'r-Rûm bir dâr [u] diyâr kim v …
Hülâsa-i kelâm gulgule-i Rûm ve tantana-i Rûm ve velvele-i Rûm ve debdebe-i Rûm ve gulibeti'r-Rûm bir dâr [u] diyâr kim vech-i arzda nazîri yokdur. Be-kavl-i Tevârîh-i Yûnâniyân-ı Yanvan ve gayrı müverrihân binâ-yı Kostantıniyye hakkında cümle müttefekun aleyh olmuşlardır kim be-kavl-i İshâk vilâdet-i Resûl'den 1600 sene mukaddem Hazret-i Süleymân ibn Dâvûd aleyhimesselâm Kâf'dan Kâf'a ve ins [ü] cin, hûş [u] tuyûra hükm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a ·
metinde göster ·
… Papa iken yüz sene mu‘ammer kıral olup İslâmbol'a istîlâ etdükden sonra zuhûr-ı
tantana-i
Kostantîn otuz seneye müntehî olup ba‘dehu taht [u] raht [u] bahtı vücûd-ı bî-b …
Kostantîn İşpanya'da Rim Papa iken yüz sene mu‘ammer kıral olup İslâmbol'a istîlâ etdükden sonra zuhûr-ı tantana-i Kostantîn otuz seneye müntehî olup ba‘dehu taht [u] raht [u] bahtı vücûd-ı bî-bahtından tehî olup (---) mahalde gûristânına gömdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a ·
metinde göster ·
… Anıniçün İslâmı bol ismiyle müsemmâ olup ile'l-ân gulgule-i Rûm, velvele-i Rûm,
tantana-i
Rûm oldu.
Evvelâ Rûmeli'nden Üsküb halkın Üsküblü mahallesine, Yenişehir halkın Yeni Mahalle'ye, Sofya halkın Ayasofya'ya, Mora Urumların Fenerkapusuna ve Selânik Yahûdîlerinin elli cemâ‘atin Tekur Sarâyı'na ve Şuhûdkapusu cânibine kodular. Anıniçün Çufudkapusu derler. Anatolu cânibinden Aksarâylıyı Aksarây mahallesine, Akka ve Gazze ve Remle'den gelen Arabistân kavmin Tahta'l-kal‘a'ya, Acem'den geleni Mahmûdpaşa kurbünde Hoca Hânı'na, Balat şehrinden gelen Çingâneleri Balat mahallesine, Akılbend'den gelen uluç âdemlerin Akılbend mahallesine, Ârnâbûd kavmin Silivrikapusuna, Sıfet Yahûdîlerin Hâsköy'e, Anatolu Etrâkların Üsküdar'a, Tokat ve Sivas Ermenîlerin Sulu Manastır'a, Ma‘nisalıyı Ma‘cûncu mahallesine, Eğirdir ve iğdirlileri Eğrikapu'ya, Bursalıları Eyyûb Sultân'a, Karamanlıları Büyük Karaman'a, Konyalıları Küçük Karaman'a, Tirelileri Vefâ'ya, Çehârşembe ovası halkı Çârşanbabâzârı'na, Kastamonu kavmin Kazancılar mahallesine, Tarabefsûnlu Lazları Bâyezîd Hân câmi‘i yerine, Gelibolu kavmin Tershâne'ye ve İzmir kavmin Büyük Galata'ya ve Freng kavmin Küçük Galata'ya ve Sinop ve Samsun kavmin Tophâne'ye, ve'l-hâsıl ol asırda dest-i Âl-i Osmân'da ne kadar şehr-i azîmler var ise cümlesinden ümmet-i Muhammed'i ehl [ü] iyâlleri ile İslâmbol'a getirüp i‘zâz [u] ikrâm edüp ma‘mûr [u] âbâdan etdiler. Anıniçün İslâmı bol ismiyle müsemmâ olup ile'l-ân gulgule-i Rûm, velvele-i Rûm, tantana-i Rûm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31b ·
metinde göster ·
… -ı Hind ve Arab ve Acem ve Rûm mâ-beynlerinde bu İslâmbol içün Gulgule-i Rûm ve
Tantana-i
Rûm ve Gulibetü'r-Rûm ve Debdebe-i Rûm [ve] Velvele-i Rûm ve Cığcığa-i Rûm ve M …
Ve müverrihân-ı Rûm ve seyyâhân-ı Hind ve Arab ve Acem ve Rûm mâ-beynlerinde bu İslâmbol içün Gulgule-i Rûm ve Tantana-i Rûm ve Gulibetü'r-Rûm ve Debdebe-i Rûm [ve] Velvele-i Rûm ve Cığcığa-i Rûm ve Makdonya-yı Rûm ve Kevkebe-i Rûm ve Belde-i Tayyibe-i Arapça deyü cihân-bîn ve geşt [ü] güzâran mâ-beynlerinde meşhûr-ı âfâk ve memdûh-ı âle'l-ıtlâk bir şehr-i azîmdir kim bunun hakkında niçe bir şu‘arâlar şehrengîzler etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 151b ·
metinde göster ·
… evân derneğine cem‘ olan muhâfazacı asker ile Seydî Paşa'ya istikbâle çıkup bir
tantana
ve debdebe ve gulgule-i azîm alay ile cümle üsârâlar dest-ber-kafa keşân-ber-ke …
Menzil-i karye-i Umudum: Bundan cümle guzât-ı zafer-me’ser alay-ı azîm ile Erzurûm'a girecek mahalde Defterdârzâde efendimizin kethüdâsı Alî Ağa Paşa'nın cümle askeriyle ve cümle Revân derneğine cem‘ olan muhâfazacı asker ile Seydî Paşa'ya istikbâle çıkup bir tantana ve debdebe ve gulgule-i azîm alay ile cümle üsârâlar dest-ber-kafa keşân-ber-keşân çekerek Erzurûm Vâlisi Mehemmed Paşa efendimizin otâğına Gümüşli Künbet nâm mahalde nüzûl edüp Paşa-yı zî-şân "Gazân kutlu olsun" deyü Seydî Ahmed Paşa'ya otak kapusuna dek piyâde istikbâle çıkup birbirini bağrına basup Bâkî Paşa'yı soluna, Seydî Paşa'yı sağ cânibine alup meks etdiler. Ve Ketağaç Paşa ve sâ’ir mîr-i livâlar dahi cümle paşanın dest-bûsiyle şerefyâb olup cemî‘î guzâta 333b bir ziyâfet-i âlî olmuşdur kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Ba‘dehû cümle gâzîlere yüz yetmiş pâre zerdûz hil‘at-i fâhireler ihsân olunup Seydî Paşa'ya ve Bâkî Paşa'ya ve Ketağaç Paşa'ya birer semmûr kürk ihsân olunup cümle guzât haymelerine mesrûr [u] şâdmân gidüp her mîr-i livâdan gazâ mâlı hedâyâlar gelmeğe başladı. İbtidâ Seydî Paşa hedâyâsı gelüp ibtidâ yüz elli Kazak dilîri ve on bir Hatman-ı Kazak ve Başsirke Kazak ve iki yüz Mikril Kazak ve yüz elli gulâm-ı nâresîde-i mahbûb-ı civân ve kırk vukıyye sîm-âvân ve yüz aded duhter-i pâkîze-ahter bintân ve bir katır ile zerdeva ve sansar postu ve yedi görüge zırh ve niçe zî-kıymet eşyâlar hedâyası geldi. Ba‘dehû Ahıçka Paşası Sefer Paşa hedâyâları bî-hisab geldi. Ba‘dehû Bâkî Paşa hedâyâsı geldi. Ba‘dehû Ketağaç Paşa tuhefâtı gelüp paşa sürûr [u] şâdmânından cümle pîşkeşleri cemî‘î kapucubaşılarına ve a‘yân-ı vilâyete ve pes-pâye tevâbi‘ [u] levâhıkına bezl edüp cümle tevâbi‘ini mesrûr [u] handân edüp kendiler dahi şâdân oldu. Ammâ günden güne şiddet-i şitâ müştedd olup cümle haymeleri kar basdı ve asâkirin kuvvet [ü] gümânları yasdı, deyü müşâvere olup Revân derneğine zamân kalmayup şimden gerü rûz-ı kasımı sicl edüp Erzurûm'da meştadır, deyü sâ’ir eyâlet mîr-i livâlarına destûr verilüp herkes vatan-ı aslîlerine revâne olup cânib-i Revân'a revân olmadan ferâğat olunup yine Gümüşlü Künbet nâm mahalde serâperdeler ile meks olunup hikmet-i Hüda hevâlar küşâde olup şeb [u] rûz zevk u safâya meşgûl olduk. Meğer Paşa efendimiz bu hakîre sehl dilgîr olmuş. Hakîr Seydî Ahmed Paşa'ya ricâ edüp ol dahi bir mahalde hakiri hüsn-i ta‘bîr ile paşadan ricâ edüp "Emr-i şerîfiniz ile bize hizmete geldikde hakîr Evliyâ Çelebi'yi Gönye istıhlâsına götürdüğümüz cürm ise afv eylemeniz ricâ ederiz. Zîrâ Gönye fethinde ibtidâ ezân-ı Muhammedî'yi Evliyâ Çelebi okuyup niçe kerre guzât-ı müslimîni cenge terğîb içün gülbâng-i Muhammedîler çeküp bir seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem hâfız-ı Kelâmullah ve mücâhid-i fî-sebîlillah kulunuzdur, cürm bizimdir, afv eylesin" deyü latîfe-âmîz güft [u] gûlar edüp bizi Paşadan ricâ etdikde paşa efendimiz eydür "Ânın cürmü afv olunmaz. Zirâ biz anı sancakbeğlerinin Revân derneğine gönderdik. Ol me’mûr olmaduğu yere gider. Anın cürmü sekiz sâ‘atde bir hatm-i şerîf indirirse afv olunur. Ve illâ ana ta‘zîr-i lisân cerâhâtü's-sinândan eşedd lâzımdır" dedikde dest-bûs edüp Bismillah ile tûl-ı nehârda tokuz sâ‘atden ziyâdecede bir hatm-i şerîf edüp tekrâr zemîn-bûs edüp bir semmûr pâçası kürk ve bir sîm zeynli raht ile sâfinâtü'l-ciyâd misillü bir kula at ve bir kat esvâb ve iki pençe-i âfitâb Gürcî gulâm-ı mehtâb-âsâ çaker-i bâkir ihsân edüp Erzurûm eyâletinin bî-namâz hizmetin dahi ihsân edüp şeb [u] rûz zevk u şevke meşgûl olduk. Hikmet-i Hudâ her izzet [u] sürûrun sonu nâ-kâmlık imiş ve her günün âkıbeti telh-kâmlık imiş. Âdet-i mukarrere-i nâ-fercâm idüğüne şübhe yokdur. Hikmet-i İlâh işbu bin elli (---) senesinin mâh-ı (---) günü Âsitâne tarafından Tatar Alaş ulaklığile gelüp "Vezîr-i a‘zam Sâlih Paşa'yı Sultân İbrâhîm Hân bi-gayr-i hakkın katl edüp Tezkireci Ahmed Paşa vezîria‘zam oldu" deyince Paşa müte’ellim olup aslâ bir ferd-i âferîdeye haber etmeyüp şeb [u] rûz sâz [u] sözü sohbetin bozmayup eyâlet-i Erzurûm'da olan bekâyâlara mukayyed oldu. Zîrâ Sâlih Paşa, bizim paşanın pederi Mustafâ Paşa'nın gulâm-ı hâssalarından idi kim mahsûsan Paşa efendimize eyâlet-i Erzurûm'ı anlar ihsân etdi. Ve Hezârpâre Ahmed Paşa, Kara Mustafâ Paşa'nın baş tezkireciliğinden berü bizim Defterdârzâde efendimizin adüvv-i cânı idi. Bu ahvâli bir kimseye keşf-i râz etmeyüp Seydî Paşa ve Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Deli Dilâver Paşa ile serâperdelerinde şeb [u] rûz Hüseyn-i Baykarâ meclisleri olup sâz [u] söz fasılları olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 333a–333b ·
metinde göster ·
… iki araba yan yana müstevfâ geçerler, bir püll-i vâsi‘dir kim debdebe-i Rûm ve
tantana-i
Rûm ve gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve dehdehe-i Rûm, ya‘nî gulibeti'r-Rûm as …
Ve bu cisrin yemîn ü yesârında metîn direklerden korkulukları var. Bu korkulukdan taşra iki yanında yayan yürüyecek bir kulaç enli yaya yolları var. Kaçan bu cisir üzre iki araba karşu karşuya geldikde yayanlar kenâr yollardan geçüp yine ulu cisre girirler, iki araba yan yana müstevfâ geçerler, bir püll-i vâsi‘dir kim debdebe-i Rûm ve tantana-i Rûm ve gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve dehdehe-i Rûm, ya‘nî gulibeti'r-Rûm askeri bu cisir üzre gece ve gündüz su akar gibi âdem deryâsı akup mevc ü mevc ve fevc ü fevc ve sâf sâf ve fırka fırka ve gürûh gürûh ve remmâ remmâ ve sürü sürü bu cisir üzre ra‘d-vâr bu kadar kerre yüz bin mahlûk-ı Perverdigâr ubûr ederek cisrin karşu başında kal‘a-i Darda'ya dâhil olup fezâsında meks etdiler. Bu hâk-i pâk artık Mihaç sancağı türâbıdır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… ir hisâr-ı üstüvâr olmuş kim gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve debdebe-i Rûm ve
tantana-i
Rûm iki kerre yüz bin asker-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ile bu kal‘a altına gelüp ot …
Evvelâ lisân-ı Macar'da Uyvar kal‘ası demek yeni kal‘a demekdir. Hakîkatü'l-hâl sene 1005 târîhinde Eğre gazâsı yılında bu kal‘a-i Uyvar ağaç palanka imiş. Ol senelerde Erdel Kralı Betlen Gabor ve Kara Mustafâ Paşa ve niçe vüzerâlar bu kal‘ayı döğüp bî-feth avdet etdiklerinde Fargaçi la‘înin babası olan pelîd-i anîd bu kal‘ayı böyle Şeddâdî binâ-yı ra‘nâ edüp ba‘dehu bu Fargaçi dahi zamîme-i amâr ederek altmış yıldan berü böyle bir hisâr-ı üstüvâr olmuş kim gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve debdebe-i Rûm ve tantana-i Rûm iki kerre yüz bin asker-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ile bu kal‘a altına gelüp otuz bin {top} gülle urup ve otuz sekiz günde gücile sene 1074 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ibn Şehîd İbrâhîm Hân asrında be-dest-i Fâzıl Ahmed Paşa-yı Sadrıa‘zam vezîr-i dilîr ibn Köpürlü Mehemmed Paşa'nın kuvvet-i bâzûsıyla kal‘a-i Uyvar feth olduğuna târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… mahalden Hüseyin Paşa hazretleri bu kadar deryâ-misâl asker ile ve bu debdebe-i
tantana
ile ubûr edince cümle çöl Urbânı aşkıyâlarına câsûslar gidüp cümle Bağdâd çölle …
Ve bu mahalden Hüseyin Paşa hazretleri bu kadar deryâ-misâl asker ile ve bu debdebe-i tantana ile ubûr edince cümle çöl Urbânı aşkıyâlarına câsûslar gidüp cümle Bağdâd çöllerine ve Tâ’if yollarına pârekende ve perîşân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y270b ·
metinde göster ·
… ve izhidâm-ı hammâr [u] cemmâlden geçilmez. İbretnümâ vâcibü's-seyir velvele-i
tantana-i
gulgule-i debdebe-i Mısır'dır, ve's-selâm.
Ve Mısır içre yılda on iki bayram olur. Anları da mahallinde tahrîr ederiz. Ol günlerde çârşû-yı bâzâr içinde aslâ izdihâm-ı benî âdemden ve izhidâm-ı hammâr [u] cemmâlden geçilmez. İbretnümâ vâcibü's-seyir velvele-i tantana-i gulgule-i debdebe-i Mısır'dır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64a ·
metinde göster ·
… Baş âsitâneleri Mısır'dan iki menzil şimâl cânibinde hâk-i Garbiyye'de kasaba-i
Tanta'nın
vasatında bir azîm âsitânedir. İnşâallâh mahallinde tahrîr olunur, kuddise sırr …
Mısır içre azîm âsitâneleri ve metîn evkâfları ve üç kerre yüz bin boğazı kırmızı ridâlı ve gözleri sürmeli fukarâları vardır. Baş âsitâneleri Mısır'dan iki menzil şimâl cânibinde hâk-i Garbiyye'de kasaba-i Tanta'nın vasatında bir azîm âsitânedir. İnşâallâh mahallinde tahrîr olunur, kuddise sırruh. Ammâ Mısır içindeki ulu âsitânesi Kadıasker sarâyı kurbunda tarîk-ı âm üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y108b ·
metinde göster ·
Mısır} olup bu âyîn [ü] dârât ile paşa kâmil üç sâ‘atde giderken Nîl'in iki cân …
Mısır'ın cemî‘i a‘yân [u] eşrâfının akabeleri hemçünân zer-ender-zere müstağrak ve müzeyyen olup bir hây hû ile bir şâdumânî fasıl ile deff [ü] kudüm çalarak ve kol kol hânende ve sâzendegânlar fasıl ederek paşanın dokuzar kat mehterhânesinden mâ‘adâ kırk beş yerde tabl-ı âl-i Osmâniyân ve bin yerde kös-i hâkâniyân çalınup ol gün gûyâ mürde-diller ihyâ olup âlem tâze cân bulup debdebe-i Mısır, velvele-i Mısır, gulgule-i Mısır, {tantana-i Mısır} olup bu âyîn [ü] dârât ile paşa kâmil üç sâ‘atde giderken Nîl'in iki cânibinde kat-ender-kat hayme ve hargâhlarda olan ibâdullâh paşaya el kavşırup paşa iki cânibine selâm verüp anlar aleyk alup Mısır'da 6176 aded mektebin sıbyânları "İllâ yansuru's-sultân" deyü du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y153a ·
metinde göster ·
… olur. Y 213b Zîrâ gulgule-i Mısır ve debdebe-i Mısır [ve] velvele-i Mısır ve
tantane-i
Mısır ve cığcığa-i Mısır ve Ümmü Dünyâ-yı Mısır'dır. Gerçi İslâmbol büyük şehir …
Hattâ hakîr sene (---) târîhinde Kethudâ İbrâhîm Paşa asrında Mısır'da bulunup Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in Kamaniçse kal‘ası fethinin şâdumânîsin gördüm, engüşt ber-dehen edüp âlem-i hayretde kaldım. Halkının geceleri Kadir ve rûzları rûz-ı ıyd-ı ekber idi. El-azametullâh, askerî tâ’ifesinin evvel ü âhir zabt u rabtları müşkil iken destûr-ı pâdişâhî olmağile mây bâlî deyüp bu günlerde olan fezâhat kubbe-i nîlgûn altında olmayup yine Mısır'da olur. Y 213b Zîrâ gulgule-i Mısır ve debdebe-i Mısır [ve] velvele-i Mısır ve tantane-i Mısır ve cığcığa-i Mısır ve Ümmü Dünyâ-yı Mısır'dır. Gerçi İslâmbol büyük şehirdir, ammâ halkı zabt [u] rabt ve râbıta üzredir. Ammâ Mısır'ın askerî tâ’ifesi şekâvet üzre olduklarından cümle pîr ü civânının bay u gedâsının pâybendleri alınup şerrânî atlar gibi bir depişme ve bir hây ve bir hûdur kim bir kimse bu günlerde evlâd u hizmetkârına ve memlûk ü ehl [ü] ıyâline tahakküm edemez. Herkes taraf taraf ayş [u] işretde ve sohbet-i hâsdadırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y213a–Y213b ·
metinde göster ·
… ece Özbekiyye bürkesi kenârında mevlûd-ı Şeyh Bekrî hazretleri mevlûdu gibi bir
tantanaraklı
ve bir tumturaklı mevlûdü'n-nebî olmazdır. Zîrâ on gün on gece evvel cümle a‘yâ …
Mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi Mısır'ın üç bin altmış tabaka minâresi niçe kerre yüz bin kanâdîller ile Mısır minâreleri tezyîn olur, şehir içi nûr-ı münevver olur. Ol gece Özbekiyye bürkesi kenârında mevlûd-ı Şeyh Bekrî hazretleri mevlûdu gibi bir tantanaraklı ve bir tumturaklı mevlûdü'n-nebî olmazdır. Zîrâ on gün on gece evvel cümle a‘yân-ı Mısır'a esnâf Y 219b esnâf ziyâfet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y220b–Y219b ·
metinde göster ·
… c-ı müslimîni alay-ı azîm ile Bürketü'l-hacc'a velvele ve gulgule ve debdebe ve
tantana
ile alay sadedinde iken ol sâ‘at şeyh hazretlerinin rûh-ı pür-fütûhları cânib-i …
Hikmet-i Huda, mâh-ı mezbûrun on sekizinci gün ale's-sabâh cümle asâkir-i Mısır pür-silâh olup huccâc-ı müslimîni alay-ı azîm ile Bürketü'l-hacc'a velvele ve gulgule ve debdebe ve tantana ile alay sadedinde iken ol sâ‘at şeyh hazretlerinin rûh-ı pür-fütûhları cânib-i Hakk'a teveccüh etdükde câmi‘-i Ezher'de ve Mısır'ın cemî‘i hulefâ câmi‘lerinde salâlar tilâvet olunup şeyhin merhûm olduğu dâsitân-ı dostân olup cümle huccâc ve asâkir-i Mısır pür-silâh câmi‘-i Ezher'e varup cenâze-i şeyhe hâzır oldular. Azîzin rumûz-ı künûzları üzre niçe yüz bin asâkir-i İslâm ve niçe yüz bin fukarâ ve hâs u âm deryâ-misâl olup azîzin salât-ı cenâzesin câmi‘-i Ezher'de edâ edüp vasıyyetleri üzre dörd âdem hayvânı üzre tahmîl edüp niçe kerre yüz bin şukka-i alemler ile tevhîd [ü] tezkîr ederek huccâc-ı müslimîn alay ile şeyhi karâfe-i müsâfirîne götürüp anda seferleri tamâm olup karârgâhları dârü'l-karâr oldu ve rûh-ı şerîfleri dâhil-i evc-i illiyyîn olup dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl etdi, rahmetullâhi-aleyh. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y276b ·
metinde göster ·
… kurâ-yı âbâdân ile müzeyyen bir cezîre-i azîmdir. Tâ vasatında Garbiyye hâkinde
Tanta
nâm bir kasabada Seyyid Ahmed el-Bedevî medfûndur.
Cezîre-i Batnü'l-bakar nâm mahal Nîl-i mübârek vasatında bir burundur kim Nîl-i mübârek ol mahalde iki bölük olur. Hazret-i Nûh'dan sonra bu mahalli Seyf-i Zülyezen kesüp iki şak etmişdir. Sol tarafda garba cereyân eden Nîl bender-i Reşîd'e gidince (---) mîldir. Beri sağ tarafda şimâle cereyân eden Nîl bender-i Dimyât'a varınca (---) mîldir. Bu iki Nîl'in mâbeyninde olan cezîre-i azîmdir. İki kâşiflik hükûmetdir, biri Garbiyye hâkimidir, biri Menûfiyye hâkimidir. Bin pâre kurâ-yı âbâdân ile müzeyyen bir cezîre-i azîmdir. Tâ vasatında Garbiyye hâkinde Tanta nâm bir kasabada Seyyid Ahmed el-Bedevî medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y279b ·
metinde göster ·
şehri Hazret-i Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin medfûn olduğu şehr-i mübârekedir. Bir …
Bu Tanta şehri Hazret-i Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin medfûn olduğu şehr-i mübârekedir. Bir sahrânın vasatında bir mürtefi‘ yerde ve Garbiyye hâkinde vâki‘ olmuşdur. Ammâ mültezimleri üç kimesnedir, mahsûlâtları cem‘ etmeğe me’mûrlardır, senevî on kîse mâlı fâ’izi hâsıl olup mâl-ı pâdişâhî verirler. Lâkin şehir Garbiyye kâşifinin subaşısı hükmündedir. Ve cümle bin beş yüz evli bâğsız ve bâğçesiz kat-ender-kat ma‘mûr [u] âbâdân hâneli bir müzeyyen şehr-i şîrîndir. Ve altı mahalle ve sekiz mihrâbdır, ammâ cümleden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y284b ·
metinde göster ·
Anı gördük, kâşif ve ağanın huddâmları ağanın meyyiti ile
Tanta
şehrine gelüp ağayı karâfede defn etdiler. Kâşif yine âsitâne içinde kaldı. Ve …
Anı gördük, kâşif ve ağanın huddâmları ağanın meyyiti ile Tanta şehrine gelüp ağayı karâfede defn etdiler. Kâşif yine âsitâne içinde kaldı. Ve Ali Ağa'nın bir huddâmı terk-i mâsivâ edüp Bedevî fukarâsı olup bir kûşe-i vahdetde kaldı. Hakîr bu ahvâli paşaya i‘lâm edüp kâşife ıtlâk emri gelüp âsitânedeki fukarâlara on bin para tasadduk geldi. Hulâsa-i kelâm böyle mutasarrıfînden gürbüz erdir, kuddise sırruhu'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286b ·
metinde göster ·
… arbiyye ve Menûfiyye kâşifleri cümle askeriyle pür-silâh olup bu alay ile şeyhi
Tanta
şehri içre at üzre gezdürüp yine şehir içinde câmi‘-i eş-şeyh İbrâhîm-i Metbûlî …
Ve bu âsitânenin sağ tarafı hâricinde bir hücre vardır, içinde Sultân Bedevî'nin hırka-i şerîfi ve yeşil imâme-i şerîfi bir servi levha şeyden(?) demirli sandûka içre gayrı cihâz-ı fakrlar ile mahfûzdur. Yılda bir kerre mevlûd-ı şerîf tamâm olup infidâd olacak âhir cum‘a günüdür, ol gün hırka-i şerîfi ve destâr-ı atîkı evlâd-ı Bedevî Ebü'l-âl hazretlerinin ırk-ı tâhirinden bir meşâyih geyüp ve nice tarîk meşâyihleri ve niçe bin fukarâ-yı Bedevî deff ü kudümlerin ve tabl u nefîr u nakârelerin çalarak ve niçe yüz bin alemlerin açarak tevhîd-i erre ile bir alay-ı azîm edüp Garbiyye ve Menûfiyye kâşifleri cümle askeriyle pür-silâh olup bu alay ile şeyhi Tanta şehri içre at üzre gezdürüp yine şehir içinde câmi‘-i eş-şeyh İbrâhîm-i Metbûlî'de âhir cum‘ayı kılup yine alay ile şeyhi hırka-i şerîf ile âsitâne-i sa‘âdete getürüp yine hırkayı ve destârı ve kemeri hücrede hıfz edüp cümle ibâdullâh andan perîşân olup herkes vatanına gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286b ·
metinde göster ·
… d-ı şerîfler etmişdir. Ömr-i azîzleri yüz yigirmi sene mu‘ammer olmuşlardır. Ve
Tanta
şehrin bunlar amâr etmişlerdir. Kuvvet-i kâhire sâhibi ulu sultân imiş, kuddise …
Yine Seyyid Ahmed el-Bedevî hazretlerinin türbe-i şerîfi sırasında câmi‘ hareminin kıble kapusu yanında bir kubbe-i âlî içinde medfûndur, gayrı kimesne yokdur. Etrâfında parmaklık kafes içinde çâr-gûşe bir servi sandûka üzre kırmızı çuka ile mestûr zarf içinde âsûde-hâldirler. Kubbesi içi ol kadar müzeyyen değildir. Sultân Bedevî'nin kırk sene hayâtında ve kırk sene memâtında vezîri olup sâhib-i seccâde olup yüz yetmiş bin mürîde pîşvâ olup irâdet vermişdi. Hâlâ bu âyîn-i Bedevî'yi ol icrâ edüp bu tertîb üzre koyup böyle mevlûd-ı şerîfler etmişdir. Ömr-i azîzleri yüz yigirmi sene mu‘ammer olmuşlardır. Ve Tanta şehrin bunlar amâr etmişlerdir. Kuvvet-i kâhire sâhibi ulu sultân imiş, kuddise sırruh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y287a ·
metinde göster ·
kasabasındaki mezâristân içinde bir topraklı püşte vardır, ol depe üzre her sen …
Hikmet-i acîbe, var. Bu Tanta kasabasındaki mezâristân içinde bir topraklı püşte vardır, ol depe üzre her sene Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin mevlûdu günleri kum kaynayup içinden benî âdem kemikleri harekete gelüp rimâl [ü] türâb üzre çıkar. Niçe bin âdemler varup seyr [ü] temâşâ ederler ve ba‘zı âdemler kemiklerden alup giderler. Aceb temâşâdır. Sonra rüzgâr-ı zorkâr rimâl türâbları cem‘ edüp mezkûr kemikler üzre örtüp kemikler gâ’ib olur. Ba‘zılar derler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y287b ·
metinde göster ·
ile kasaba-i Mahalletü'l-Merhûm mâbeyninde üç bin adım ba‘îd bir vâdîdir, bu vâ …
Kasaba-i Tanta ile kasaba-i Mahalletü'l-Merhûm mâbeyninde üç bin adım ba‘îd bir vâdîdir, bu vâdîye ibtidâ Mısır'ın Nîl kesimi olmazdan yigirmi gün mukaddem cemî‘i ehl-i hıref ve erbâb-ı tüccâr gürûh gürûh Tanta'ya gidüp tâ şehirden Mahalletü'l-Merhûm'un nısf râhına varınca tarîk-ı âmın cânibeynine hıyâmlardan bûriyâ ve neyden ve hâlîçe ve cacım kilimden niçe bin dükkânlar ve kahvehâneler binâ etmeğe başlarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y289a ·
metinde göster ·
Kasaba-i Tanta ile kasaba-i Mahalletü'l-Merhûm mâbeyninde üç bin adım ba‘îd bir vâdîdir, bu vâdîye ibtidâ Mısır'ın Nîl kesimi olmazdan yigirmi gün mukaddem cemî‘i ehl-i hıref ve erbâb-ı tüccâr gürûh gürûh Tanta'ya gidüp tâ şehirden Mahalletü'l-Merhûm'un nısf râhına varınca tarîk-ı âmın cânibeynine hıyâmlardan bûriyâ ve neyden ve hâlîçe ve cacım kilimden niçe bin dükkânlar ve kahvehâneler binâ etmeğe başlarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y289a ·
metinde göster ·
bir tantana ve velvele ve debdebe ve gulgule olur cilit meydânı vardır. Anda as …
Ve bu kasaba-i Tanta'da bir tantana ve velvele ve debdebe ve gulgule olur cilit meydânı vardır. Anda aslâ bir hayme vü hargâh u çerâgâh yokdur ve at tırnağına dokunur bakla kadar bir taş yokdur, pâk meydân-ı ma‘rekedir. Cümle pür-silâh küheylân Cilfidân ve Ca‘dân hussânlı cündîler gün doğmadan vakt-i tarâvetde silâhşörlük edüp yetmiş yedi pâre âlât-ı silâh mel‘abelerin gösterirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y291a ·
metinde göster ·
ve velvele ve debdebe ve gulgule olur cilit meydânı vardır. Anda aslâ bir hayme …
Ve bu kasaba-i Tanta'da bir tantana ve velvele ve debdebe ve gulgule olur cilit meydânı vardır. Anda aslâ bir hayme vü hargâh u çerâgâh yokdur ve at tırnağına dokunur bakla kadar bir taş yokdur, pâk meydân-ı ma‘rekedir. Cümle pür-silâh küheylân Cilfidân ve Ca‘dân hussânlı cündîler gün doğmadan vakt-i tarâvetde silâhşörlük edüp yetmiş yedi pâre âlât-ı silâh mel‘abelerin gösterirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y291a ·
metinde göster ·
köşe köşe salıncaklar ve dollâb ve beşikler ve taht-ı revânlar ve çarh-ı felekl …
Ve bu meydân-ı Tanta'da köşe köşe salıncaklar ve dollâb ve beşikler ve taht-ı revânlar ve çarh-ı felekler ve atlı karacalar ile müzeyyen olup tabıllar ve zurnalar ile sagîr ü kebîr salıncaklara binüp Y 293a âşıkân [u] ma‘şûkân salınırlar. Gûyâ mevlûd-ı Bedevî yevm-i ıyddir, leyle-i mübârekeleri Kadir olur. Bu şâdumânlardan gayrı köşe köşe âşıkân-ı sâdıkânlar haymelerinde deff ü kudüm ve tabl [ü] nakâre ile tevhîd ü tezkîr edüp şâdumânlar olduğundan mâ‘adâ her tarafda niçe bin kazgan ta‘âmlar ve ni‘met-i nefîseler tabh olup yenilüp içilmede. Ammâ hikmet-i Hudâ bu meydâna şarâb gelse bi-sırr-ı Bedevî sirke olur. Ammâ bozahâneler ve fış fış şerbetleri vardır. Lâkin ırka sûs ve dahi berberîs ve temirhindî ve inebü'd-dibs şerbetleri latîf meşrûbâtlardır. Aceb hikmetdir kim bu meydânda şarâb sirke olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y292b–Y293a ·
metinde göster ·
… muzu sökmez, ism-i Hû ile ve semâ’-ı Hayyü'l-kayyûm ve tevhîd-i erre ile şehr-i
Tanta
içi na‘ra-i Hû ile pür olup sadâ-yı zikrullâh evc-i âsumâna peyveste olur.
Ve bu velvele-i cihân-ârâ meydânda cümle ehl-i turukun meşâyihleri fukarâları ile deff [ü] kudüm ve zîllerin ve tablların çalarak ve alemlerin kaldırarak na‘ralar haykırarak zikrullâh ederek fukarâları raks u semâ ederek alay alay fevc fevc gürûh gürûh Seyyid Ahmed el-Bedevî hazretlerinin ziyâretine gidüp Hudâ hakkıyçün tarîk-ı âmlar içre eyle izdihâmlar olur kim ba‘zı zamân der-sa‘âdetde avret ve oğlan pâyimâl olup merhûm olmuşdur. Değme âdem cür’et edüp ol mahalde ziyâret edemez. Ya‘nî Mekke ve Medîne ziyâretleri ve tavâflarında bu mertebe izdihâm olmak ihtimâli yokdur. Meğer beyt-i şerîf açılırsa, ol zamân izdihâm olur, lâkin bir sâ‘atden âsûde olur. Ammâ bu Bedevî ziyâreti kâmil on gün on gece mahşer cem‘iyyeti olup omuz omuzu sökmez, ism-i Hû ile ve semâ’-ı Hayyü'l-kayyûm ve tevhîd-i erre ile şehr-i Tanta içi na‘ra-i Hû ile pür olup sadâ-yı zikrullâh evc-i âsumâna peyveste olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y293a ·
metinde göster ·
Ve niçe bin elvân âteşbâzlık ma‘rifetleri icrâ olup ve niçe yüz bin tüfengler atılup ve havâ’î fişengler kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp bu sahrâ-yı Tanta murg-ı semender-vâr âteş-i musanna‘ içinde kalup şeb-i zulmetleri rûz-ı rûşen-misâl olur. Ammâ bu âteşbâzlık şâdumânları ibtidâ Garbiyye ve Menûfiyye kâşiflerinden zuhûr eder. Üç gün üç gece birbirlerine hasmâne ol kadar âteş-feşânlıklar ederler kim her biri ikişer bin guruş hemân mezkûr fişeklere sarf edüp niçe çadırlar ihrâk olur. Bu âteş-feşânlık kânûn-ı kadîmdir kim Sultân Kayıtbay bizzât mevlûd-ı Bedevî'ye gelüp niçe mâl-ı firâvânlar sarf edüp şâdumânlar edermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y293b ·
metinde göster ·
Ve cümle ser-çeşme halîfeler bu fezâdan göçüp şehr-i
Tanta
içine nakl ederler. Zîrâ leyle-i sebtde âsitâne-i Bedevî'yi pâk [ü] pâkîze edüp …
Ve cümle ser-çeşme halîfeler bu fezâdan göçüp şehr-i Tanta içine nakl ederler. Zîrâ leyle-i sebtde âsitâne-i Bedevî'yi pâk [ü] pâkîze edüp ol gece der-sa‘âdetde ihyâ edüp bir mevlûd-ı şerîf olur kim cümle ervâh-ı evliyâ anda hâzırdır, derler. Ve ol gece cümle meşâyihân ve fukarâ binden mütecâviz hatm-i şerîf tilâvet olunur. Ertesi cümle meşâyihler ve fukarâlar dahi vedâ‘ ziyâreti edüp herkes meskenlerine azîmet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295a ·
metinde göster ·
şehrinin niçe bin dürlü seyr [ü] temâşâların im‘ân-ı nazar ile teferrüc edüp cü …
Hakîr bu Tanta şehrinin niçe bin dürlü seyr [ü] temâşâların im‘ân-ı nazar ile teferrüc edüp cümle ahibbâ ile ve şeyh Selâme ile ve şeyh Ahmed halîfe ile ve şeyh Çelebi ile cümle e’imme ve hutebâ ile vedâ‘laşup âsitâne-i Bedevî'de bir hatm-i şerîfi dahi itmâm edüp rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp vedâ‘ ziyâret[i] etdikden sonra âdâb üzre atebesin bûs edüp azm-i şehr-i Nehâriyye etdik. Evvelâ Tanta şehrinden çıkup dahi deryâ gelmeden şimâl cânibine piyâde-reviş Y 295b ile dörd bin beş yüz adım bir malaka yer yürüyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295a–Y295b ·
metinde göster ·
… etdikden sonra âdâb üzre atebesin bûs edüp azm-i şehr-i Nehâriyye etdik. Evvelâ
Tanta
şehrinden çıkup dahi deryâ gelmeden şimâl cânibine piyâde-reviş Y 295b ile dö …
Hakîr bu Tanta şehrinin niçe bin dürlü seyr [ü] temâşâların im‘ân-ı nazar ile teferrüc edüp cümle ahibbâ ile ve şeyh Selâme ile ve şeyh Ahmed halîfe ile ve şeyh Çelebi ile cümle e’imme ve hutebâ ile vedâ‘laşup âsitâne-i Bedevî'de bir hatm-i şerîfi dahi itmâm edüp rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp vedâ‘ ziyâret[i] etdikden sonra âdâb üzre atebesin bûs edüp azm-i şehr-i Nehâriyye etdik. Evvelâ Tanta şehrinden çıkup dahi deryâ gelmeden şimâl cânibine piyâde-reviş Y 295b ile dörd bin beş yüz adım bir malaka yer yürüyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295a–Y295b ·
metinde göster ·
… elli akçe şerîf kazâdır ve nâhiyesi yetmiş pâre kurâdır. Seyyid Ahmed el-Bedevî
Tanta'sı
bu kazâya nâhiye olup nâ’ibi hükm eder. Mevlûd günleri Mahalletü'l-Merhûm kadıs …
Ve bu Mahalletü'l-Merhûm yüz elli akçe şerîf kazâdır ve nâhiyesi yetmiş pâre kurâdır. Seyyid Ahmed el-Bedevî Tanta'sı bu kazâya nâhiye olup nâ’ibi hükm eder. Mevlûd günleri Mahalletü'l-Merhûm kadısı kendü varup zabt eder. Hayli mahsûl hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295b ·
metinde göster ·
… vvelâ bu mevlûd Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdu kadar deryâ-misâl âdem cem‘ olup
tantana-i
azîm olmaz. Ammâ yine ne kadar âşıkân-ı sâdıkân var ise, cümle bunda mevcûddur. …
Evvelâ bu mevlûd Seyyid Ahmed el-Bedevî mevlûdu kadar deryâ-misâl âdem cem‘ olup tantana-i azîm olmaz. Ammâ yine ne kadar âşıkân-ı sâdıkân var ise, cümle bunda mevcûddur. Ve ne kadar ehl-i sanâyi‘ tüccâr u züvvâr var ise beş o kadar ziyâde cem‘ olup hayme ve hargâhlar ve külbeler ile cedîd çârsû-yı bâzâr ihdâs edüp şehr-i Nehâriyye tâze cân bulur. Ve Nîl kenârında dıraht-ı müntehâlar sâyesinde niçe yüz hayemâtlar ile dükkânlar ve kahvehâneler îcâd edüp on gün on gece bey‘ [ü] şirâ olup bâzâr-ı mahabbet revâc bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y300b ·
metinde göster ·