İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tar* bu

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
79
isabet
79 cümle/beyitte
29,3
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
33
farklı biçim
64 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7028,6
Abhidharma (Shogaito)7176,2
Kutadgu Bilig227,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 79

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tar* bu” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 2971 mürüvvet tariḳat bu ol belgülüg / kişi emgeki bilse ḳılsa ülüg
KB 5270 ḳamuġ ġaflet ol bu sewinçin tarab / bu ġaflet bile öz yoḳaḍur ‘aceb
Abh .Sho. 467–468 ḳoş-a uur üçün tardġalı bu iki türlüg yėvig tizig-ler-ig tüş-lüg-i erser bu bolur tört türlüg ḳaltı bilge …
Abh .Sho. 649–651 dayandaçı yıd yuḳ nedegin tarıḳmaz-un bu tıldaġ-ın emgek-te nom bilge bilig taplaġ -tın vaçrapam dyan-ḳadegi tuş sayu ik …
Abh .Sho. 776–779 … ködrülmiş-niŋ iki türlüg öz-ke asıġ ḳılmaḳ-lıġ edgü-ler-in anın söz-lemiş <ol> tarġarmış-ın bu kirlig birle yene kirsiz iki türlüg bilmemek-ler-ig.
Abh .Sho. 780 umaḳ-ı üz-e tarġar -ġalı bu iki türlüg bilmemek-ler-ig.
Abh .Sho. 875 birök tarġarmasar bu kirlig bilmemekig ödrü bolur üç türlüg kirikmek-ler-niŋ turmaḳ-ı.
Abh .Sho. 2507–2509 … erti üçünç aġılıḳ erser (bu oḳ inçip erür) kuşdir-a pidak tėp ne kergek ḳadnayu tardıp bu yörügüg tanuḳ ḳılıp üç aġılıḳ-lar-ḳa tėp.
Abh .Sho. 3572 bilip öçmek erür edgü yaraşı bolġu kergek bu tıldaġ-ı答 tardılmaz bu mün ḳadaġ nedegin tėptėser.
EÇS I 165b … arsûs ve Adana ve Payas ve Antâkıyye ve Haleb ve Şâm ve Sayda ve Berût ve Şâm-ı Tarabulus'da bu zikr olunan eyâlet [u] livâlarda ol kadar kerre yüz bin kantâr şeker olur kim c …
EÇS II 232a Sebeb-i tahrîr-i kitâb ve bâ‘is-i tasnîf-i müstetâb olan fehva-yı tarâyı (?) bu yüzden imlâ kıldı ve sebeb-i hâdis-i tahrîr-i sülûf-ı sunûf add olunan mazmûn-ı …
EÇS II 269a–270a … et-i Mar’aş ve eyâlet-i Adana ve eyâlet-i Karaman ve eyâlet-i Sivas ve eyâlet-i Tarabefzûn, bu eyâletler cümle paşası askeriyle ve timar ve ze‘âmet sâhiblerinin kânûn üzre ce …
EÇS II 305a–305b … vilâyet-i Şehrezûl'a gelüp Ferhâd Paşa Bağdâd'da serdâr-ı mu‘azzam kaldı. Beri tarafda bu Kehrevân Hâkimi Meymendî Hân şîrînleyüp Bağdâd'dan Tebrîz'e gelen tüccârdan ve …
EÇS III 130b–131a … [u] hevâsından Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân hazz edüp sayd [u] şikâr tarîkiyle bu şehre gelüp kesb-i tarâvet ederdi. Hâlâ şehrin cânib-i kıblesinde olan sahrâda …
EÇS IV 199a–199b … r. Ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâkimleri mutasarrıfdır. Âl-i Osmân padîşâhı tarafından bu hâkimlerin emr-i pâdişâhîlerinde "Cenâb" elkâb ile yazılur.
EÇS IV 222a … ukemâ ve ulemâlarının ilkâsıyla derdine devâ ararken {İskender'e Hazret-i Allah tarafından bu âyet-i şerîfe nâzil oldu}
EÇS IV 249a Beri tarafda bu hakîr-i pür-taksîr görmediğim diyâr olmağile Van kal‘asının seyr [ü] temâşâsın …
EÇS IV 264a … sahifedeki imdad isteyen herkes başına ve etlerine beyâz makramaler asup asker tarhı bu mahalle yazıla. Matlab}.
EÇS IV 280a Beri tarafda bu âdemler ile kelleleri getiren beğlere üç hil‘at-i fâhire ve başlarına birer taş …
EÇS IV 290b … ederek hânın sarâyına dâhil olup yine hân ile birbirimizi dirâğûş edüp hân sağ tarafına bu hakîri sol tarafına Murtezâ Paşa ağasın alup meydân-ı muhabbete destehânlar ve …
EÇS IV 372b … Mezâhib-i erba‘adan şeyhülislâmları ve nakîbü'l-eşrâfı vardır. Ve hâlâ Âsitâne tarafından bu kal‘a-i Kerkük'e yeniçeriyânın haseki ağalarından bir yeniçeri ağası ve başçavu …
EÇS IV 401b … ve Bağdâd kapusu Hazret-i Ömer Mescidi dibindedir ve Yumurta kapusu Alî Hammâmı tarafındadır. {Bu dörd aded kapulardan mâ‘adâ kapular cümle mesdûd olmuşdur}.
EÇS V 36a … ı kesme mücellâ kayadır kim bir kuş pençe ilişdirecek rahnedâr yeri yokdur. Bir tarafdan bu kal‘aya ne lağım ve ne meteris ve ne sîbe ve ne kubur kabûl eder kal‘a değildir …
EÇS V 113a … asında bir çâr-kûşe kurşum ile mestûr bir hayli ma‘mûr bir kulle-i azîm var. Ol tarafdan bu kal‘aya aslâ lağım etmek kabil değildir, zîrâ yalçın kesme kayalardır. Ve ol ta …
EÇS V 121a … vedâ[‘]laşup Lipova dibinde gemilere süvâr olup nehr-i Moroş'i ubûr edüp karşu tarafda bu nehr-i azîm kenârında,
EÇS V 138b Bu kal‘aları asker-i İslâm zabt edince ol sâ‘at Der-i devlet tarafına "Bu kal‘aları amâr edüp asker koyalım mı? Yohsa münhedim edelim mi?" deyüp bir ağas …
EÇS V 140b … n dahi bu kadar yüz yıldan berü kesüp iki yüz arşın kadar enli deryâ getirüp bu tarafda bu kal‘a hidmetine me’mûr bir azîm mavuna gemisi ve limanında altı aded kadırgası …
EÇS VI 2a … kim ancak şâhrâh-ı Erdel'e girmeğe dörd yol vardır. Biri cânib-i garbda Osmânlı tarafında bu Demirkapu, ulu yoldur.
EÇS VI 6a … ş gitmiş. Şimdi bu kal‘a tâ kâfiristânın ortasındadır kim yigirmi gündür. İslâm tarafından bu mahalle güc ile geldik. Bu kal‘ayı amâr edüp içine bu kadar ibâdullâh koyup gid …
EÇS VI 23a … p cümle guzât-ı müslimîn bu kal‘a varoşuyla ortaya alup azharun mine'ş-şems her tarafdan bu sûr-ı üstüvâra guzât-ı muvahhidîn mûr mâra nice üşerse üşüp ibtidâ kal‘anın hav …
EÇS VI 42b … aş ve halaş ve kömür gönderüp Bunarhisâr'a ve Çekmecelere ulaklar gönderüp beri tarafda bu kadar bin çuval saman ve kömürü Demirkapu'dan duhûl eden nehr-i Tuna'ya döküp ü …
EÇS VI 67b … r, mihrâb cânibi âlîdir ve düz beyâz mermer döşelidir. Bir câmi‘de böyle mihrâb tarafı bu mertebe âlî vâkı‘ olmamışdır, ammâ bu gûne sebeb-i imâretinin aslı oldur kim bu …
EÇS VI 118a Hemân cümle Macar-ı füccâr-ı ma‘kûl-şinâsân taraf taraf "Bu müşâvere ma‘kûldur. Hemân kal‘ayı amân ile verelim. Kal‘adan hayırlısıyla çıkal …
EÇS VI 129b … r beyâz bayrak bize ve bir bayrak bizden anlara gidüp geldiler. Meğer Leh kralı tarafından bu Holçar nâm kal‘ada bir gümrük emîni oturur imiş. Hemân cümle Leh askeri aslâ bi …
EÇS VI 151b … r. Ol zamândan berü bir düşman eline bu kal‘anın girdiğin yazmamışlardır ve bir tarafdan bu kal‘a aslâ rahne görmemişdir. Hâlâ her tarafı sedd-i İskender-vâr metîn ve kavî …
EÇS VI 162a … tuzu yığup taraf-ı pâdişâhîden bir tuz emîni hâkimi var ve bir emîn dahi kefere tarafındandır. Bu diyârda tuz gâyet makbûl olduğundan tâ Bosna ve Öziçe ve Belgrad'a varınca tuz …
EÇS VI 164b … üll-i ibret-âsâr binâ olunup iki başı kal‘a olmak ile şehrin bir tarafından bir tarafına bu sırâtdan gayri yerden ubûr olunmak bir vech ile mümkün değildir.
EÇS VI 180b … â-gird kırkar ve ellişer ayak enli rıhtım ve dolma çim dîvâr-ı metîndir. Ve iki tarafı bu dîvârın içerisi ve taşrası âdem gövdesi kalınlığı mîşe ve pelîd dırahtlarıdır k …
EÇS VII 21b Cümle asâkir-i İslâm beri tarafda bu cengi seyr-i temâşâ edüp ne imdâd etmeğe kâbil-i imkân, ancak cümlesi engüşt be …
EÇS VII 32a … nup otuzar ayak kalın dîvârdır ve azîm kesme kaya amîk handakları vardır kim bu tarafdan bu kal‘aya aslâ lağım ve meteris kâr etmez. Ve bu kal‘anın gird-â-gird cirmi (---) …
EÇS VII 46a … ında nehr-i Tuna azdır, ana Tuna beri Üstürgon tarafından cereyân eder ve Uyvar tarafından bu kal‘ayı zebûn etmek emr-i seheldir.
EÇS VII 56a–56b Kaçan kim bu kal‘ayı Süleymân Hân 56b garb tarafında bu kal‘ayı döğdükde yıkduğu yer hâlâ vîrândır. Her yıl bir vilâyetden papaslar gel …
EÇS VII 75b … mak ile iki kat handakın içinde Tuna gemileri tolaşup girüp çıkarlar. Ve maşrık tarafından bu handaka nehr-i Pojon Akyaylalardan berü gelüp bu handak içinde nehr-i Tuna'ya m …
EÇS VII 94a … serâmedlerdir. Bu kal‘anın cânib-i erba‘ası yalçın kaya üzre olmak ile aslâ bir tarafdan bu hisâr-ı üstüvâra lağım ve siba ve meteris ile zafer mümkin değildir. Ve gûyâ kû …
EÇS VII 109a … tarafı Balıklava kal‘ası burnudur. Maşrık tarafı Kerç kal‘ası burnudur. Mağrib tarafı bu Or kal‘ası ağzıdır kim bu mahalde Kırım cezîresinin Or'dan taşra çıkarken Azak …
EÇS VII 110b {Der-vasf-ı taşra kal‘a}: Taşra kapusu ikidir. Biri Özü kenârında biri kara tarafındadır. Bu kal‘a dîvârı tâ iç kal‘adan yokuş aşağı tâ nehr-i Özü kenârına gelince iki kat …
EÇS VII 118a … ının yerine obası gibi depesi delik bir gözlü ev binâ edüp hevâsının letâfet ve tarâvetinden bu ev sâhibi âdem tenâsül bularak niçe gözlü evler inşâ ederek bir mu‘azzam köy ol …
EÇS VII 121b … â bir mantar gibi beli ince yukarusu vâsi‘ halk olunmuş kaya üzre sahrâdır. Bir tarafından bu kal‘aya varılmak muhaldir, illâ kapusu yolundan tarafa varılsa mümkindir. Ammâ …
EÇS VII 162a … vilâyeti Heyhât sahrâsının şimâli tarafında nehr-i Edil ve nehr-i Cayığ'ın öte tarafındadır, bu Dağıstân pâdişâhı ülkesinde nice kal‘a ve nevâhî ve hâk-i pâke nice mâlik olabi …
EÇS VIII 191a Ammâ hakîr bârhânemden ırılmayup bir dahi botların karşu tarafdan bu cânibe gelmesine bakmayup niçe iş görmüş gâzî yiğitler ile yek dil [ü] yek cihe …