İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tarafın

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
47
isabet
46 cümle/beyitte
17,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
26 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4719,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–47 / 47

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tarafın” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 223a … Tûlu kâmil bir fersahdır ve arzı nısf fersahdır ve dâiren-mâdâr iç kal‘a'nın üç tarafın ihâta edüp cümle etrâfı on beş bin adımdır. Der-i dîvârları ol kadar âlî değild …
EÇS II 231a–231b … evâsının letâfetinden halkının reng-i rûları humret üzredir. Ammâ lodos rüzgârı tarafın Cebel-i Ruhbân sedd etmekle ol rüzgârda hevâsı sakîldir. Ammâ mahbûb ve mahbûbe …
EÇS II 271a–272b … iman tarafına havâle taşrada bir tabya binâ edüp on pâre balyemez top ile liman tarafın döğesiz ve içeri Rûm mahallesinde bir kaç ok ile Rûmlara istimâlet kâğızları at …
EÇS IV 210b … Sultân (---) bir hîle ile kal‘a-i Mardin'i Ermenîler destinden serîka edüp her tarafın imâr edüp kahkahâ-yı Kürdistân etdi.
EÇS IV 216a … iden taşra çıkmak ihtimâli yokdur. Meğer bir âdem gelüp ol müdevver çizinin bir tarafın boza, andan taşra çıka. Yohsa ol çiziden içerde mürd olacağın bilse taşra çıkma …
EÇS IV 237b … Mâhî Sultân derler, bir ziyâretgâh vardır. Cümle semekeler ol ziyârete varup ol tarafın {su} otlarından ve eğir köklerinden otlayup ve ol sultânı ziyâret edüp bir ânda …
EÇS IV 264b–265a … deyü bu hânın asker-i bî-pâyânı evsâfın ve mehâbet-i dârât-ı azamet-i salâbeti tarafın ol kadar ta‘rîf u tavsîf etdi kim gûyâ Sâm [u] Nerîmân'ı ve Zâl [u] Güstehem'i …
EÇS IV 265a … bilirdi, ammâ hânın askeri çokluğundan asla mütegayyır u muğber-i hâtır u melâl tarafın göstermedi ve bir ferd-i âferîdeye keşf-i râz etmedi. Ve müteveccih-i savb-ı me …
EÇS IV 293a … aber gönderüp, ‘sizin donluğunuz ve sancağınız ve çöreğiniz ziyâde ideyim, Acem tarafın nehb ü gâret edüp sulha muğâyir iş idin, ammâ top çeküp tüfeng atup tabl döğüp …
EÇS IV 297b … â’iren-mâdâr bu rabât-ı ma‘mûre altı bin adımdır kim iç kal‘a kayasının garbîsi tarafın ihâta etmişdir.
EÇS IV 297b … n latîfdir. Bağlarında unnâbı ve iğdesi ve dûdı gâyet memdûhdur. Bu şehrin şark tarafın deryâdır, mağrib tarafı bâğlardır.
EÇS V 12a … ]mamada, ammâ bu {hakîr} hân yanında ve tevâbi‘ u levâhıkları yanında aslâ paşa tarafın lisâna getirmem, ammâ her gün atlar binüp kar ve boranlar söküp Rahova yolların …
EÇS V 35a … sarâya başlayup pey-ender-pey cânib-i selâsından sademât-ı top-ı kûplar ile her tarafın rahnedâr etdi, ammâ yetmiş kulaç kesme kaya handakının umku olmağile guzât-ı mü …
EÇS V 66a … ğup müceddeden binâ etdikde evvelkiden binâ-yı metîn ve müstahkem oldu, ammâ bu tarafın Tuna döğmek ile handakı yokdur, ammâ büyük kal‘anın kara tarafında bataklı âdem …
EÇS V 113a … bu kal‘aya aslâ lağım etmek kabil değildir, zîrâ yalçın kesme kayalardır. Ve ol tarafın handakı da gâyet vâsi‘ ve amîk ve sarpdır, ammâ aşağı kal‘anın handakı yokdur. …
EÇS V 132a–132b … r. Cümlesinin gâzîleri bu Bosna serhaddi gâzîlerindendirler kim şeb [ü] rûz her tarafın kâfirleriyle ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl ederler ve halkı gâyet mu‘ammer o …
EÇS VI 15a Zîrâ üstâd-ı nakkâş-ı Fireng-i Mânî Erjeng, Sannâ‘-ı Lem-yezelin celâl tarafın yazup halkı korkutmak içün eyle bir dâr-ı dûzah ve nîrân tasvîri yazmış kim ol …
EÇS VI 99a … on kal‘ası altında yetmiş pâre gemi üzre bir cisr-i azîm inşâ edüp cisrin karşu tarafın zabt [u] rabt etmek içün ve Uyvar hâkinde olan yedi yüz pâre kurâları itâ‘at et …
EÇS VI 131a … kapusunun iç yüzünde câmi‘i- Defterdâr Ahmed Paşa, bir azîm sarâyın bir münâsib tarafın bir küçük câmi‘ etdi, ammâ gâyet cemâ‘at-i kesîreli ma‘bedgâh oldu.
EÇS VI 169a … m tûlî bir kal‘adır kim yukaru kal‘a kayasının hemân cânib-i şarkîsi ve kıblesi tarafın ihâta etmişdir. Ensesi iç kal‘a kayalarıdır. Ve bu kal‘anın arzı yigirmi adım v …
EÇS VI 169a Ve bu tarafın kal‘a dîvârları yigirmişer ayak kalın sedd-i Ye’cûc-vâr metîn dîvâr-ı üstüvârla …
EÇS VI 185a … ök başlı guruş edüp salt [u] sebükbâr kaldıkda gerü dönüp yine kâfiristânın bir tarafın seküp inşâallâhu Ta‘âlâ ganîmetle Yenikal‘a altına varalım" dediklerinde cümle …
EÇS VII 60b … nemi böyle zebânîler ile ve âteş-i sa‘îr ile ve nâr-ı hamîm ile nakş edüp celâl tarafın yazup papaslarımız halka ‘Korkun Allâh'dan’ deyü va‘z ederken bu sûretleri göst …
EÇS VII 61a … üstâd nakkâş yed-i tûlâsını ayân içün bu deyrde bir A‘râf tasvîri etmiş kim bir tarafın gören şâd u handân olur, bir tarafı tasvîrin gören müte’ellim olur. Ve bir tara …
EÇS VII 96a "Bu tarafın Eflak küffârı henüz isyân üzredir. Tuna'nın karşu Feth-i İslâm tarafından gidüp …
EÇS VII 107b–108a … edüp yaratdı. Çamura çok su katılsa elbette çamurun bir yanını coyar, ya‘nî bir {tarafın koparır}. İndi Âdem evlâdının da aslı çamurdur. Suyu kop içmemek gerek. İşte at …
EÇS VII 113a … top menzili ba‘îd yere cümle asâkir-i Tatar ile alacıklarımızı kurup taburun üç tarafın kamadık, ammâ su tarafı kamanmak mümkin olmayup ol tarafdan kâfire imdâd ve zah …
EÇS VIII 202a … ayırlı yerde bâğlı ve bâğçeli ve âb [u] hevâsı latîf bir şehr-i şîrîndir. Ve üç tarafın nehr-i Tunca ihâta etmişdir. Ancak yıldız cânibi bir mürtefi‘ bayırlı ve bâğlı …
EÇS VIII 242a … tûl olan Gâzî İbrâhîm Paşa vakfı olmak ile mütevellîsi de iki yüz asker ile bir tarafın muhâfaza edüp cemî‘i dekâkînlerden kirâların ve bâc [u] bâzârların cem‘ edüp câ …
EÇS VIII 261a … ba-i benâm vardır, ammâ bu Ballıbadra'dır kim kal‘anın cenûbu ve şarkı ve garbı tarafın ihâta etmiş tâ leb-i deryâya karîb varınca bâğ u bâğçeleri ve şark tarafında ik …
EÇS VIII 275b … clardır. Ve şimâl cânibi on minâre kaddi derk-i esfel-vâr uçurum olmak [ile] ol tarafın kal‘a dîvârı yokdur.
EÇS VIII 291a … cümle yedi yüz yetmiş aded meteris yolları aralarındaki balyemez toplar Göllük tarafın berbâd ederlerdi. (---) (---) (---)
EÇS VIII 295a … Türkleri gâfil olup ol tarafda Türk az görünmeğe başladı. Hemân bu gece Göllük tarafın basalım" deyü askerlerin cem‘ edince vakt-i zuhur olup azharun mine'ş-şems iken …
EÇS VIII 311a–311b Ve bu handak içinde kal‘anın temeli dîvârı dibinde dâ’iren-mâdâr kara tarafın ihâta etmiş bir kat yığılı topraklar vardır. Anlar dahi yere berâber onar arşın …
EÇS IX Y63b … karış mikdârı yeri kazsan su çıkar, handaka muhtâc değildir. Ve yıldız ve garb tarafın deryâ döğer metîn dîvârlardır. Mâ‘adâ tarafları kara cânibleridir.
EÇS IX Y126a Ve Bahr-i Harez'in Dağıstân tarafın ve Terek ve Edil câniblerin geşt [ü] güzâr etdim, bu diyârda aslâ cezîre yokdur …
EÇS IX Y378a–Y378b … a Kandiye kal‘ası lağımları gibi üçer dörder hazîneli lağımlar eyleyüp deryâdan tarafın gâyet metânet üzre bağlayup kara câniblerin zâ‘îf edüp âteş etdükde cümle dağı …
EÇS X Y125b … ı kassâblar bellerinden cümle ikişer pâre edüp alaca derisiyle tuzlayup başları tarafın iplere asup kuyrukları tarafın yere gömdüler. Kırk gün dahi bunlar durup kırmız …
EÇS X Y125b … kişer pâre edüp alaca derisiyle tuzlayup başları tarafın iplere asup kuyrukları tarafın yere gömdüler. Kırk gün dahi bunlar durup kırmızı kırmızı olup kurumuşlardı. An …
EÇS X Y192a Netîce-i kelâm dâ’imâ pâdişâh [ve] vezîr-i a‘zam tarafın elden komaya. Lisân-ı Türkîde bir darb-ı mesel vardır, bu mahalle münâsibdir:
EÇS X Y192a … şaya ver" fehvâsınca hemân pâdişâh tarafına tokuz ver on al, pâdişâh [ve] vezîr tarafın elden koma.
EÇS X Y255a … âhirine ya‘nî Alman diyârında tulû‘undan Karadeniz'e gurûbuna dek bu nehrin iki tarafın beş kerre seyâhat edüp temâşâ etmişizdir.}
EÇS X Y303b Ve bu sahrânın bir tarafın niçe yüz haymeler ile tarîk meşâyihleri meks edüp bu fezâ-yı arzı lâlezâr edüp …
EÇS X Y384b Bu timsâh lâşeleri olan dağa cebel-i Timsâh derler. Eflâke ser çeküp garb tarafın Nîl döğer. Zülyezen kayaların kesüp bir boğaz açmışdır. Mısır'dan gelen gemiler …
EÇS X Y450b Ve bu şehrin garb tarafın kum gark ediyor. Zîrâ tâ Fes diyârına ve Merânkûş vilâyetine ve Tarabulus'a var …
EÇS X Y450b … -ı Kisrâ'dan nişân verir binâ-yı âlîleri var kim bir cânibin kum deryâsı ve bir tarafın Yûsuf deryâsı gark etmededir.
EÇS X Y450b … tlı Urbân-ı sâhib-hussân bu şehr halkının üzerlerine musallat olup şehrin cenûb tarafın nehb [ü] gâret etmeğe başlayınca Sâlihiyye kavmi dahi cümle pür-silâh esb-süvâr …