Monlâ Fenârî hazretleri Fenerkapusu'ndan sarılup küffâr ol
tarafda bir
gecede bir hisâr-pîçe bünyâd edüp kal‘ayı metânet üzre etdi kim hâlâ zamânımız …
Monlâ Fenârî hazretleri Fenerkapusu'ndan sarılup küffâr ol tarafda bir gecede bir hisâr-pîçe bünyâd edüp kal‘ayı metânet üzre etdi kim hâlâ zamânımız mülûkleri ol kal‘ayı bir senede tamâm edemezler. Hâlâ ma‘mûr bir kal‘a-i ma‘mûrdur. Ve Petro nâm bir ruhbân üç yüz keşîş ile nev binâ kal‘adan firâr edüp İslâm ile bi'l-cümle müselmân olup Mehemmed Petro ol mahalden sarıldığıyçün Petrokapusu ya‘nî Taşkapusu derler. Ve bi-emrillâh ol gece yeni binâ olunan kal‘ayı Mehemmed Petro ibtidâ feth edüp kendüye sancak ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
… im sana bundan ni‘met müyesser olur mu?" der. Ân-ı sâ‘at mürûr edüp hemân karşu
tarafda bir
âdem önündeki kılıcı alup bir küçük âdem oğlanı zâhir olunca ol âdem kılıç ile …
"Sabr eyle bu gün görelim sana bundan ni‘met müyesser olur mu?" der. Ân-ı sâ‘at mürûr edüp hemân karşu tarafda bir âdem önündeki kılıcı alup bir küçük âdem oğlanı zâhir olunca ol âdem kılıç ile zâhir olan şahsın başın kat‘ eder. Hemân Gülâbî Ağa, "Cânım ol âdemi niçün öldürdü?" deyü su’âl etdükde yeniçeri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38a ·
metinde göster ·
… ol boğazdan yıldırım gibi geçem derken sayyâdlar kapanın iplerin kaldırıp beri
tarafda bir
açık boğaz dahi vardır. Ana sağîr ü kebîr cümle balıklar girüp mahpûs olup bir …
Bir menfez-i cây-ı rehâ ararken hemân görse kim Tuna yüzünde kapan boğazı açık. Tarfetü'l-ayn içre su akındısı ile ol boğazdan yıldırım gibi geçem derken sayyâdlar kapanın iplerin kaldırıp beri tarafda bir açık boğaz dahi vardır. Ana sağîr ü kebîr cümle balıklar girüp mahpûs olup bir karış balık taşra çıkamayup pereme ve kayıklar kadar onar on beşer arşın kaddi müteferrika morina ve sekizer ve beşer zirâ‘ mersin balıkların kıra kıra Tuna yüzü {kızıl} kan olup andan tuzlayup nice bin bâzergânlara balık salamurasın gök paslı sivilye ve altun ile fürûht edüp nice bin araba yükü balık turşusu kâfiristâna gider. Ve ba‘zı morina balığından beş altı kantar kara havyarı çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
köyde nikâha gitmişdik. Sekiz sâ‘at kâmil ceng edüp gülbâng çekdiğ[in]izi istim …
"Belî bir kez ol tarafda bir köyde nikâha gitmişdik. Sekiz sâ‘at kâmil ceng edüp gülbâng çekdiğ[in]izi istimâ‘ edüp sizden birkaç yaralı kefereler bizim olduğumuz köye gelüp ikisi mürd olup beş kâfir hâlâ anda mecrûhen yatırlar" deyü kadı ve ahâlî-i vilâyet cümle şehâdet edüp mâcerâ-yı sergüzeştimizin kadıdan arz-ı mahzarın ve hâss ağası üzerimize asker çekdiğin cümle nakîr ü kıtmîr yazdırup elimize hüccet-i kâ’ime ve habl-i metîn senedler alup kadıya beş guruş mahsûl verdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
… isir başında bir lonca köşkü var. Handakı içinde nehr-i Tuna cereyân edüp karşu
tarafda bir
lonca köşkü dahi var, cümle haşebdendir, kârgîr binâ değillerdir. Bu kasırlarda …
Ve cânib-i cenûbda Varoş kapusu iki kat ağaç kapudur, demir değildir. İki kapu arası mâl-â-mâl silâh-ı gûnâ-gûndur. Bu kapu üzre bir kasr-ı âlîsi üstünde on aded serâmed şâhî topları ve bu kapunun iki tarafında mazgal deliklerinde darbzen topları var. Bu kapu önünde handak üzre cisir başında bir lonca köşkü var. Handakı içinde nehr-i Tuna cereyân edüp karşu tarafda bir lonca köşkü dahi var, cümle haşebdendir, kârgîr binâ değillerdir. Bu kasırlarda cümle ecnâd ve âyende vü revendegânlar gelüp mihmân olup zevk u şevk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
kaya altında kâmil otuz karış bir şayka topu var kim içine bir âdem girüp çıkar …
Ve bu Hünkâr kapusundan taşra çıkarken sol tarafda bir kaya altında kâmil otuz karış bir şayka topu var kim içine bir âdem girüp çıkar. Ve bu Hünkâr kapusunun iç yüzünde Hünkâr câmi‘i var kim bu câmi‘ önünde nehr-i Drin kenârında Nârin kal‘a, ya‘nî aşağı hisârın iç kal‘asıdır kim on bir aded balyemez topları var. Cümle nehr-i Drin'e nâzır mefret toplardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169a ·
metinde göster ·
… yaklaşdı. Kâfirin dahi ileri çarkasında yüz mikdârı yayan tüfenglisi var ve sağ
tarafda bir
mâvî harîr bayrak altında iki yüz mikdârı kâfirleri ancak var ve sol kolda bir …
Ol mahalde bizim çarhacılarımız kâfire yaklaşdı. Kâfirin dahi ileri çarkasında yüz mikdârı yayan tüfenglisi var ve sağ tarafda bir mâvî harîr bayrak altında iki yüz mikdârı kâfirleri ancak var ve sol kolda bir altun haçlı ve zerdûz işleme kırmızı peyker altında kıyâsen yüz elli kâfiri var, ammâ gâyet pâk yiğitleri ve yunakları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8a ·
metinde göster ·
… mehîb geçitdir kim deryâ-misâldir. Hân bu mahalde gemiyle Turla'yı geçüp karşu
tarafda bir
küçük çadır ile meks etdi.
Tatar kavmi bu mahalle Mayak geşivi derler. Turla kenârında bir mehîb geçitdir kim deryâ-misâldir. Hân bu mahalde gemiyle Turla'yı geçüp karşu tarafda bir küçük çadır ile meks etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106a ·
metinde göster ·
sarp tabur yasatmadan Süd suyun karşu tarafa ötelim" deyüp fi'l-hâl cümle Tatar …
"Bire meded küffâr dahi karşu tarafda bir sarp tabur yasatmadan Süd suyun karşu tarafa ötelim" deyüp fi'l-hâl cümle Tatar suyu öteye ötüp iki bölük olmuş kalmış kâfire bir ânda bir kılıç urup niçe bin kâfiri süd gibi beyâz gevdeleriyle Süd suyuna dökdüler kim ol kâfirlerden bir cân kurtulmayup cümle mâl-ı ganâ’imleriyle asker-i Tatar mansûr [u] muzaffer yine suyu berü geçüp yine taburu muhâsara etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114b ·
metinde göster ·
… imâle ve garbda limana nâzır pencereli hâne-i müfîd [ü] muhtasarlardır. Ammâ ol
tarafda bir
azîm kullesi liman ağzına nâzır olup anda şâhâne topları vardır kim cümle yigir …
Ve kal‘a içinde elli aded kiremitli neferâtların evleri vardır. Biri biri üzre kayalara yapışmış evlerin pencereleri cânib-i şimâle ve garbda limana nâzır pencereli hâne-i müfîd [ü] muhtasarlardır. Ammâ ol tarafda bir azîm kullesi liman ağzına nâzır olup anda şâhâne topları vardır kim cümle yigirmi pâre toplardır. Bu zikr olunan âsârlardan gayri derûn-ı kal‘ada aslâ çârsû-yı bâzâr ve hân ve hammâmdan bir nişân yokdur. Hemân kal‘a dizdârı kapu önünde neferâtlarıyla oturup nevbet bekler, ammâ ba‘zı zamân kal‘a kapusun berk edüp aşağı iskeleye gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121b ·
metinde göster ·
… etdir. Yine şimâle meyyâl bir merhalede Lankada kasabasıyla hem-hâkdir. Yine ol
tarafda bir
günlük şedd-i rahilde Sidirkapsi kasabası ve {nâhiye-i Aynaroz keşişliği} karîb …
Der-beyân-ı müşâ-yı arâzî-i kurâ vü kasabât: Evvelâ cânib-i garba on sâ‘at karîb müşâsında Vardar Yenicesi şehridir. Yine ol tarafda kasaba-i Vodina ile hem-hudûddur. Dahi garb cânibinde Demirhisâr ile bir merhale yerde hudûddeşdir. Yine şimâl tarafında Beşik kasabalarıyla hem-çetdir. Yine şimâle meyyâl bir merhalede Lankada kasabasıyla hem-hâkdir. Yine ol tarafda bir günlük şedd-i rahilde Sidirkapsi kasabası ve {nâhiye-i Aynaroz keşişliği} karîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 229b ·
metinde göster ·
… kıble kapusu var. Taşra kapu ile orta kapu mâbeyninde câmi‘e girecek zamân sol
tarafda bir
beyâz münakkaş mermerden mebnî bir kadeh vardır. İçine beş âdem sığar. Evvel za …
Ve bu câmi‘in üç kat kıble kapusu var. Taşra kapu ile orta kapu mâbeyninde câmi‘e girecek zamân sol tarafda bir beyâz münakkaş mermerden mebnî bir kadeh vardır. İçine beş âdem sığar. Evvel zamânda sâhib-i binâ câmi‘de işleyen ırgatlara ol kadeh ile birer kadeh şarâb-ı bî-hicâb verirmiş. Anlar da bilâ-cür‘a nûş ederlermiş. Hâlâ şimdiki hâlde ol kadeh iki at sakkâsı maşkı su alır. Ol asrın âdemleri ne kadar kadd-i bâlâ-yı cüssedâr âdemler olmak gerek kim iki at gırbası su alır kadehden bilâ-cur‘a şarâb nûş ederlermiş. Hâlâ ol kadehin içini üstâd-ı mermer-bür dahi kazıyup tırâş edüp âbdest musluğudur kim andan tecdîd-i vudû‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252a ·
metinde göster ·
… ıble kapusundan taşra taş nerdübânın iki cânibinde yan soffaları vardır. Ve sol
tarafda bir
minâresi var.
Ve hâlâ cümle otuz iki mihrâbdır. On biri cum‘adır. Mâ‘adâsı zâviyelerdir. Evvelâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik Ulu câmi‘ Yıldırım Bâyezîd Hân ibn Gâzî Hudâvendigâr binâsıdır, ammâ itmâmı Şehzâde Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Hân'ındır. Ba‘dehu Süleymân Hân bedest-i Mi‘mâr Sinân müceddeden ta‘mîr etdi. Tûlen yüz seksen kademe ve arzen toksan ayakdır. Ve iki yan kapu ve bir kıble kapusu var. Beşer kademe taş nerdübân ile çıkılır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle elli yedi çam direkleri üzre harpüşte tavan kubbedir. Ve iki cânibinde yan soffaları üzre bir kat tabakalar var, cemâ‘at-i kesîre oldukda yukaruda ibâdet ederler. Tâ mihrâba varınca iki tarafı böyle tabakadır. Bu tabakaların fevkinde ve tahtında cümle altmış dörd demirli pençerelerdir. Mihrâbı ve minberi ol kadar musanna‘ değildir, tarz-ı kadîmdir. El-hâsıl bu şehirde bundan büyük selâtîn câmi‘ yokdur. Hîn-i izdihâmda yigirmi bin âdem alır. Ve serâpâ kârgîr binâdır ve cümle kurşum örtülüdür. Ammâ haremi yokdur, ancak kıble kapusundan taşra taş nerdübânın iki cânibinde yan soffaları vardır. Ve sol tarafda bir minâresi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y10b ·
metinde göster ·
kulle-i metîn vardır. Anda bir kenz-i azîm vardır. Dâ’imâ bu Kaydefâ ol kenze n …
Ve bu Kaydefâ tasvîrinin yüzü şimâle nâzırdır. Ol tarafda bir kulle-i metîn vardır. Anda bir kenz-i azîm vardır. Dâ’imâ bu Kaydefâ ol kenze nazar eder. Anın tılsımıdır, derler. Hakkâ ki ol kulle cümle burc [u] bârûlardan ziyâde dikkat Y 44b ile istihkâm üzre binâ olunmuş bir metîn kulledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y44a–Y44b ·
metinde göster ·
… olduk. Ammâ bu kal‘aya gelirken bu kal‘a göründuğü mahalde limana girirken sağ
tarafda bir
küçük adacık vardır. Andan gâyet ihtirâz lâzımdır. Yakın varmayup sol tarafda A …
Hamd-i Hudâ selâmetle dizdârın hânesinde mihmân olduk. Ammâ bu kal‘aya gelirken bu kal‘a göründuğü mahalde limana girirken sağ tarafda bir küçük adacık vardır. Andan gâyet ihtirâz lâzımdır. Yakın varmayup sol tarafda Anatolu cânibin üzleyerek limana girmek gerek, azîm limandır. Beş yüz pâre gemi alır sulu demir tutar ve sekiz rûzgârdan emîn âlâ yatakdır. Ba‘zı yerleri kumsaldır. Lengeri batı cânibine bırağup Y 63b koltuğu kal‘a dibine bağlaya. Ammâ dere içi olmağile gâhîce sağanağı eksik değildir, ihtirâz lâzımdır. Koltukları muhkem ısparçina ve gomanalar ile muhkem kayd [u] bend etmek gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63a–Y63b ·
metinde göster ·
… imize göre ziyâret müyesser olup andan nehr-i Firişke'yi at ile ubûr edüp karşu
tarafda bir
ulu dağ dâmeninde bir mürtefi‘ püşte üzre,
Hamd-i Hudâ i‘tikâd-ı pâkimize göre ziyâret müyesser olup andan nehr-i Firişke'yi at ile ubûr edüp karşu tarafda bir ulu dağ dâmeninde bir mürtefi‘ püşte üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142a ·
metinde göster ·
… nibine nâzır Kâfiryat kapusudur. Ve biri kıbleye nâzır Karaman kapusudur. Ve bu
tarafda bir
kaç varoş evleri vardır.
Ve iç kal‘ası bir mürtefi‘ yerdedir. Cümle dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Ve aslâ handakı yokdur. Ammâ biribirin gözler burcları vardır. Ve iki kapusu var. Biri yıldız cânibine nâzır Kâfiryat kapusudur. Ve biri kıbleye nâzır Karaman kapusudur. Ve bu tarafda bir kaç varoş evleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144a ·
metinde göster ·
… sret çekerlerdi. Bu dahi ol mahalde müceddeden ta‘mîr edüp cisrin ortasında sol
tarafda bir
beyâz mermer üzre târîhi budur:
Ve mâ-tekaddem cisr dahi niçe yıllar harâb olup cümle ibâdullâh güzer etmede usret çekerlerdi. Bu dahi ol mahalde müceddeden ta‘mîr edüp cisrin ortasında sol tarafda bir beyâz mermer üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157a ·
metinde göster ·
… b⟧ göz Cisrü'l-Kelb gâyet metîn kantaradır. Bir gözü Cübeyle tarafındadır ki ol
tarafda bir
kayayı oyup çâr-kûşe bir mermer üzre cisrin târîhi sene seb‘i miedir ki Sultân …
Ve bu nehrü'l-Kelb üzre üç Y 189b göz Cisrü'l-Kelb gâyet metîn kantaradır. Bir gözü Cübeyle tarafındadır ki ol tarafda bir kayayı oyup çâr-kûşe bir mermer üzre cisrin târîhi sene seb‘i miedir ki Sultân Kalavân binâsıdır. Cisri ubûr etdükde ol kûh-ı Bîsütûn-ı nehrü'l-Kelb kenârında Ferhâdî külünkler ile kûhkenler Ferhâd-vâr oyup bir şâhrâh etmişler ammâ ubûr eden benî âdem aşağıda cereyân eden Nehrü'l-kelb'e nazar etse aklı gider. Bu hâl ile yalçın kayalar içre evce çıkup Kelb akabesi derler bir muhâtara yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y189a–Y189b ·
metinde göster ·
Ve bu kapudan içeri sol tarafda bir kârgîr binâ kubbe-i âlîli köşk vardır. Cânib-i erba‘ası gül nesterîn [ü] zerrîndir. Râyihasından züvvârın demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202b ·
metinde göster ·
kulle-i azîm içre ziyâretgâh-ı Sa‘d Vakkâs'dır. Anda dahi niçe pehlivânların gü …
Ve bir makâmı dahi Mısır İskenderiyyesi kal‘asının leb-i deryâdaki Bâb-ı Ahdar'ı içeri girdikde sağ tarafda bir kulle-i azîm içre ziyâretgâh-ı Sa‘d Vakkâs'dır. Anda dahi niçe pehlivânların gürzleri ve niçe kemânkeşlerin darbları ve ibret-nümâ işleri vardır. Ziyâretgâh-ı ehl-i züvvârdır. Zâhirâ bu dahı makâmları ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y299a ·
metinde göster ·