Menzil-i karye-i Dutluca: Nehr-i Furât kenarında ma‘mûr köydür ve geçit başıdır. Bu mahalde nehr-i Furât-ı azîmi kelekler ile geçüp bundan ötesi gayri eyâlet-i azîm-i Diyârbekir'dir ve Çemişkezek sancağı hudûdudur. Bu mahalde bir karyede mihmân olduk, ammâ ismi hâtırda değildir. Andan yine düz sahrâ içre cânib-i şarka (---) sâ‘atde nehr-i Murâd'ı gemilerle geçüp karşu tarafda yine Diyârbekir hâkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 82b ·
metinde göster ·
şehristân-ı Arab kal‘a-i Basra; hamd-i Hudâ selâmetle dâhil olup Basra hâkimi H …
Andan gemilere süvâr olup karşu tarafda yine şehristân-ı Arab kal‘a-i Basra; hamd-i Hudâ selâmetle dâhil olup Basra hâkimi Hüseyin Paşa velî-ni‘metimize ve Murtezâ kethudâsı karındaşımıza Huveyze şehrinin at gemilerinden (---) şehrinin Gucurât kutnîlerinden ve Duvrak şehri elma ve ayvalarından hedâyâlarımız verüp yine şehr-i Basra içre birkaç eyyâm cân sohbetleri etmeğe başladık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 365b ·
metinde göster ·
… hakîr at üzre bu cisirden ubûr etmeğe zehrem çâk olup piyâdece güzer edüp karşu
tarafda yine
esb-i sabâ-sür‘atime süvâr olup Şatt'ın karşu tarafında yine Hasankeyf sancağı …
Bu püleden karşu tarafa Hasankeyf beğiyle atlara süvâr olup sayd [u] şikâra gitdikde hakîr at üzre bu cisirden ubûr etmeğe zehrem çâk olup piyâdece güzer edüp karşu tarafda yine esb-i sabâ-sür‘atime süvâr olup Şatt'ın karşu tarafında yine Hasankeyf sancağı hâkinde sahrâ-yı vâsi‘ içre hargûş u gazâl şikâr ederek 5 sâ‘at gidüp nehr-i Batmân kurbünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 389b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Süleymân Hân kal‘a-i Peşte önünden nehr-i Tuna'yı ubûr edüp ol şiddet-i şitâda Keçkemet sahrâsıyla gidüp kal‘a-i Varadin cisrinden ubûr edüp Âsitâne-i sa‘âdete dâhil olunca beri tarafda yine küffâr-ı Alaman Süleymân Hân'ın Beç kal‘asın alamayup bî-feth avdet etdiğinden asâkirin za‘afına haml edüp yine cümle küffâr tek durmayup bu kerre üç kral ile Budin üzre üç kerre yüz bin küffâr ile gelmede. Tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… ile ve sâ’ir hidmet ile geçenleri beri geçirsinler, ammâ Allâhümme âfinâ karşu
tarafda yine
bir inhizâm olursa firâr eden askeri geçirmesinler ve cümlesin vursunlar ve el …
"Hemân tedbîr oldur kim karşuya geçen asker şimden gerü yetişir. Hemân sultânım ocak ağaları köprü başın zabt u rabt edüp öte tarafdan beriye baş ve dil ile ve sâ’ir hidmet ile geçenleri beri geçirsinler, ammâ Allâhümme âfinâ karşu tarafda yine bir inhizâm olursa firâr eden askeri geçirmesinler ve cümlesin vursunlar ve el kaldıranları kırsınlar" dediklerinde hemân
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105a ·
metinde göster ·
… ken karanlık vilâyetinde Bahr-i Zulumât üzre buz deryâsın ılgar ile üç ayda öte
tarafda yine
aydınlık dünyâya çıkup kendileri çiğ at etleri yeyüp ve atları ot ve kuru balık …
Bu kavm-i heyûlâda kizb olmaduğu mukarrer olup ve bunların mü’min ve muvahhid Noğay tâ’ifeleri esîrleri olup ziyâretlerine bile gidüp Kalmığı'ın ve Noğay müsliminin nakilleri üzre elli yılda bir ve altmış yılda bir kerre yüz ve yüz elli bin âdem ve beş altı kerre yüz bin atlara talkan ve kurut ve kuru balıklar yükledüp bu kadar asker olup kûh-ı Kâf'a giderken karanlık vilâyetinde Bahr-i Zulumât üzre buz deryâsın ılgar ile üç ayda öte tarafda yine aydınlık dünyâya çıkup kendileri çiğ at etleri yeyüp ve atları ot ve kuru balık yeyerek altı ay dahi yine ılgar ile aydınlık dünyâda gidüp kara ukâb kuşları ve sarı ukâb kuşları ile ceng ede ede giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177a ·
metinde göster ·