Rûmeli eyâleti gâzîleri Kosdaniçse sırıkların toplarından bagallarında zabt edü …
Bir tarafdan dahi Rûmeli eyâleti gâzîleri Kosdaniçse sırıkların toplarından bagallarında zabt edüp anlar da hücûm ederler. Kızılbaş görse kim iki askerin mâbeyninde kalmış ve Kızılbaş'ın çoğu şaşmış. Hemân Kızılbaş cân u baş halâsı kaydına düşüp Halîl Paşa üstüne düşer. Halîl Paşa da anlara girişir. Kızılbaş bu beş yerden asâkir-i İslâm'ın hücûmuna tâkat getiremeyüp sahrâ-yı Mihribân'da nehr-i Mihribân üzre Şâh Cisri'ne cân havliyle uğrarlar. Akîblerince asker-i İslâm kovup kırarlar ve merkûm cisrden asker-i Acem birbirlerin ta‘kîb ederken niçe bini cisirden düşüp gark-ı âb olurlar. Cisri geçemeyüp gerü kalanları cümle kırarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 318a ·
metinde göster ·
… aldırdılar. Hamd-i Hudâ karaçavların üçü dahi yıkılup cümle cünûd-ı müslimîn ol
tarafdan dahi
emîn oldular.
Bu mahalde fakîr kal‘a mü’ezzini iki kıt‘a kumbara atup bir dahi atarken {kumbara} elinde çatlayup mü’ezzin {pâre pâre} şehîd olup benim gulâmlarım cesed-i şerîfin kaldırdılar. Hamd-i Hudâ karaçavların üçü dahi yıkılup cümle cünûd-ı müslimîn ol tarafdan dahi emîn oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 60a ·
metinde göster ·
… re cümle guzât derûn-ı dilden ve cân u gönülden Allâh Allâh'a rehâ buldurup bir
tarafdan dahi
gülbâng-ı Muhammedî ile asker-i İslâm at bırağup küffâr ile bir uğraş [u] savaş …
Meğer Küçük Mehemmed Paşa ol gece ale'l-fevr on altı bin salt cürd atlı müsellah ve mükemmel serhad gâzîleriyle Küçük Mehemmed Paşa Kemen Yanoş-ı la‘în-i bî-dînin şevket-i iktidâr urûkunu şemşîr-i zafer-luhûk ile kat‘ etmeğe kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek bir gün bir gece Kemen Yanoş taburuna ılgar ile yetişüp vakt-i Şâfi‘îde altmış bin küffâr serhoş ve nâ-hoş ve ser-pûş ve âhen-pûş içre hınzîr gibi hor hor horlayup yatırlarken hemân bir kerre cümle guzât derûn-ı dilden ve cân u gönülden Allâh Allâh'a rehâ buldurup bir tarafdan dahi gülbâng-ı Muhammedî ile asker-i İslâm at bırağup küffâr ile bir uğraş [u] savaş-ı perhâş ile gûnâ-gûn serbâzlıklar edüp hâh nâ-hâh gâziyân-ı ser-firâzlar küffârı davrandırmayup eyle sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim tarfetü'l-ayn içre salât-ı fecr-i Hanefîye varınca cemî‘i kâfiri çakıl taşı gibi yere döküp Kemen Yanoş-ı melâ‘în ilm-i nücûmdan gâyet haberdâr olduğundan bu kâfir sürüsü içre bulunmayup üç yüz mikdârı kefereler ile bir köşede atlanırken ana da asker-i kerrâr yetişüp anı da meydân-ı ma‘rekede kelle perrân paça edüp câ-be-câ yerlerde mahmûr evkâr yatan kâfirleri kıra kıra orduları ve kara çadırların ve cümle hınto arabaları ve cemî‘i atların kabza-i tasarrufa alup kırk bir bin küffârın kellesiyle ve yedi bin aded katana kâfirleri ve torompete ve nâkûs ve haçlı peykerleri ve kırk pâre topları ve bin altmış hınto arabaları ve sâ’ir bârhâne ve âvânîleriyle yedinci günde ordu-yı İslâm'a bir alay-ı azîm ile bu kadar bin kelle-i küffâr ârâyiş-i nîze olup gûyâ bir orman gibi sırıklar üzre kelleler gelüp serdâr-ı mu‘azzamın serâperdesi önünde cümle kelleleri galtân edüp Serdâr Ali Paşa safâsından Küçük Mehemmed Paşa'ya iki kürk geydirüp beline bir murassa‘ tîğ ve bir hançer-i zü'l-fecâm ve bir çâ[r]kâb-i tîrkeş ve başına bir şâhin kanadı sokup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 25b ·
metinde göster ·
… rk gün Yanoş Kral muhâsarâya tahammül edüp görse kim dahi henüz vakt-i şitâ bir
tarafdan dahi
imdâd gelmeyeceğin ve geç geleceğin müşâhede edüp derûn-ı hisârda olan muhâfaza …
Bu hâl üzre kırk gün Yanoş Kral muhâsarâya tahammül edüp görse kim dahi henüz vakt-i şitâ bir tarafdan dahi imdâd gelmeyeceğin ve geç geleceğin müşâhede edüp derûn-ı hisârda olan muhâfazacı ümmet-i Muhammed ile müşâvere edüp bi'z-zarûrî kal‘anın dendân-ı bedenlerine amân bayrakları diküp amân ile Yanoş Kral ve gayriler silâhlarıyla Budin'den çıkup Peşte kal‘ası cisrin geçüp vilâyet-i Erdel kralı olan kayınatasına gidüp ahvâl-i pür-melâlin Erdel irşekleriyle sa‘âdetlü pâdişâha hedâyâlarıyla bildirüp Erdel'de başına iki kerre yüz bin asker cem‘ etmeğe başladı. Çünki bu haber-i mûhiş pâdişâh-ı cem-cenâbın ma‘lûm-ı sa‘âdetleri olup hemân ol ân tuğ-ı şâhîleri cebehâne-i şâhî önüne çıkarup evvelbahârda cümle cüyûş-ı muvahhidîn ile kat‘-ı merâhil ve tayy-ı menâzil ederek şehr-i Sofya-yı sâfiyeye dâhil olunca Nemse çâsârı olan Ferdinand Ban'a bir nâme yazup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75b ·
metinde göster ·
ibtidâ beş koldan yigirmi beşer pâre balyemez topun yigirmişer vukiyye gelir gü …
Hemân bizim tarafdan dahi ibtidâ beş koldan yigirmi beşer pâre balyemez topun yigirmişer vukiyye gelir güllelerin Bism-i İlâh ile atmağa mübâşeret edince bi-emrillâhi Ta‘âlâ kal‘a-i Uyvar'ın ol sedd-i İskender-vâr dîvâr-ı üstüvârının her tarafları sokak sokak rahnedâr olmağa başlayup derûn-ı kal‘ada sarâyları ve düyûrlar ve çanhâneler darabât-ı top-ı kûpdan münhedim oldukça derûn-ı kal‘a gür gür gürleyüp şakırdı şaka avâzesi arâka çıkardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110a ·
metinde göster ·
Karşu tarafdan dahi kırk elli alay küffâr taburlarından çıkup domuz sürüleri gibi sürü sürü ibtidâ piyâde tüfenglisi bayraklarıyla ve haçlı papaslarıyla meydâna çıkup taburları yanında durdular. Andan elli pâre topların taşra meydâna çıkarınca taburun yedi kapusundan cümle küffâr birbirlerine tirkeşüp nahır sürüsü gibi reme reme taburdan çıkup luturyânî boruları ve torompete ve erganon ve nâkûs ve tabl mizmerâtlarların çalarak ve ba‘zı küffârlar ellerinde kılıçlarıyla hora depüp oynayarak ve papasları İncîl okuyarak ve kimisi yırlayarak bir alay mest [ü] medhûş sarhoş Mesköv kâfirleri ve Çeh ve Leh ve Kazak-ı âk fâcirleri dûzah-karâr olmağa karârları kalmayup hınzîr topu gibi tortop olup onar onar yayaları birbirlerine zencîrler ile bağlanup cümle soltat ve mortatları yap yap gelüp cümle topları bu bağlı piyâdelerin ardları sıra zencîrler ile bağlayup ale't-tertîb durmuşlar ve cümle kefereler sahrâyı mâl-â-mâl etmişler. Ve cünûd-ı cünüb-i küffârlar domuz gibi suyun bataklığına arka vermişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115a ·
metinde göster ·
… rdan halâs etmeğe cidd-i ihtimâm edüp anlar dahi dal sâtûr-ı Muhammedî olup bir
tarafdan dahi
bunlar ve bir tarafdan Katırcızâde askeri derûn-ı dilden küffâra eyle bir tîğ-ı …
Hattâ sene (---) târîhinde küffâr-ı hâkisâr bu ordu-yı İslâm şehrin yüz bin küffâr ile ale'l-gafle basup niçe bin guzât şehîd edüp bu şehri kabza-i tasarrufa alup bakıyyetü's-süyûf cümle guzât-ı müslimîn inâdiyye kal‘asına girüp mutahassın olduklarında bi-emr-i Hayy-ı Kadîr Hanya kal‘ası tarafından ricâlü'l-gayb-misâl Katırcızâde Mehemmed Paşa imdâd yetişüp şukka-i alemlerin küşâde edüp nümâyân olduklarında küffâr-ı hâkisâr içre "Bire bire Katırcıoğlu geldi" dediklerinde küffâra bir velvele-i ra‘b u bîm düşünce ordu-yı İslâmı bırağup kimi taşra çıkdı ve kimi mâl-ı ganâ’im derdine düşmüşken hemân Katırcızâde Allâh Allâh deyüp küffâra kılıç ururken inâdiyye kal‘asına mukaddemâ firâr eden asker-i İslâm dahi tâze cân bulup herkes evlerin küffârdan halâs etmeğe cidd-i ihtimâm edüp anlar dahi dal sâtûr-ı Muhammedî olup bir tarafdan dahi bunlar ve bir tarafdan Katırcızâde askeri derûn-ı dilden küffâra eyle bir tîğ-ı âteş-tâb ururlar kim vakt-i çâştdan vakt-i asra dek seksen yedi bin aded küffârı dendân-ı tîğ-ı hûnrîzden geçirüp on bin altmış kadar küffârı esîr-i bend-i zencîr edüp cemî‘i küffârın lâşe-i murdârların bir yere dağlar gibi yığup kelle-i bî-devletlerin Mısırlı kolu ve yeniçeri ve sipâh kollarında kelleden kulleler binâ edüp dururlar. Bu dahi bir temâşâgâh-ı kelle-pezân-ı paçadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287b ·
metinde göster ·
… i kırıyor" deyü feryâd etdiklerince aslâ feryâd [u] figânlarına bakılmayup beri
tarafdan dahi
ziyâde suya berâber urulup küffâr kalyonlarının kıçları ve başları ve palavrala …
"Meded atman, ümmet-i Muhammed. Biz ümmet-i Muhammed esîrleriyiz. Sizin top gülleleriniz bizi dahi kırıyor" deyü feryâd etdiklerince aslâ feryâd [u] figânlarına bakılmayup beri tarafdan dahi ziyâde suya berâber urulup küffâr kalyonlarının kıçları ve başları ve palavraları kayalıkları ve direk ve serenleri ve babafinkoları ve civadiraları darebât-ı güllelerimizden hevâda perrân uçarlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300a ·
metinde göster ·
Şâm âteşbâzları çatal [[(---) (---) (---)]] Mısır huccâcı üzre atınca tarakı ve …
Beri tarafdan dahi Şâm âteşbâzları çatal [[(---) (---) (---)]] Mısır huccâcı üzre atınca tarakı ve delice fişekler Mısır'ın şerrânî atları içine düşünce âdem âdeme girüp bir hây ve bir hûy ve bir hande ve şâdumânî oldu kim diller ile ta‘bîr olunmaz. [[(---) (---) (---)]] ve hevâyî ve kestâne ve tarakı ve kelebek ve ra‘dî ve fişeng-i bahrî ve koç ve kal‘a-i [[(---) (---) (---)]] ve feres ve hımâr ve kelb ve papas ve Yahûdî ve dîv ve cemâl sûretleri ki eşkâl-i garîbe ve Q 135a acîbe-i gûnâ-gûn fişengler ve niçe âteş-pâre hıyel-i musanna‘lara âteş edüp bu ordu-yı İslâm içinde bir hengâme ve bir şâdumân olmuşdur kim ehl-i Mekke değil belki hubût-ı Âdem'den berü böyle bir temâşâ olmamışdır. Cümle ehl-i Mekke "Lehhe’ât yâ Osmâniyân" derlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y328a ·
metinde göster ·
… uvveti bâzûya getirüp cümle Urbâna ta‘ahhüdler edüp ve Ervâmdan asker yazup bir
tarafdan dahi
âl-i Osmân askeri yedi ayda Mısır askerin kıra kıra gücile feth edüp Hayre Beğ …
Âhir gayret Hayre Beğ'e düşüp var kuvveti bâzûya getirüp cümle Urbâna ta‘ahhüdler edüp ve Ervâmdan asker yazup bir tarafdan dahi âl-i Osmân askeri yedi ayda Mısır askerin kıra kıra gücile feth edüp Hayre Beğ müstakil vezîr-i Mısır olup Selîm Hân râhat oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b ·
metinde göster ·
… dan on bin asker ve paşalıdan iki bin asker Tecride'ye ya‘nî sefere çıkup karşu
tarafdan dahi
Habîroğlu beş bin hayyâl ile imdâda gelüp Buhayre'ye varılup ol meydân-ı arsade …
Hattâ Buhayre vilâyetinde Behîce ve Hınâdî Urbânları kırk bin aşkıyâ-yı şakî ile Buhayre beledlerini nehb [ü] gâret etdükleri efendimiz vezîr-i dilîrin istimâ‘ları olup Mısır'dan on bin asker ve paşalıdan iki bin asker Tecride'ye ya‘nî sefere çıkup karşu tarafdan dahi Habîroğlu beş bin hayyâl ile imdâda gelüp Buhayre'ye varılup ol meydân-ı arsadede [arbedede] iki asker birbirine mukâbil oldukda ibtidâ der-ceng-i evvel Habîroğlu Behîce askeri içre girüp tarfetü'l-ayn içre târmâr etdi. Andan Mısır askeri Hınâdî üzre yürüyüp anlar dahi emân vermeyüp Hınâdî askerin bozup altı bin Urbân-ı uryân hâk-i mezellete düşüp lâşeleri pâymâl-i rimâl, kelleleri galtân-ı zîr-i pây-i hussân olup bî-had ü hasr mâl-ı ganâyimden mâ‘adâ hemân on iki bin deveyi Habîroğlu bir gün bir gece çölden getirüp İbrâhîm Paşa'ya hedâyâ çeküp Mısır içi deve ile mâl-â-mâl olup Habîrzâde hil‘at-ı Âsaf ile behremend oldu. Ya‘nî bu mertebe şecî‘ ü fetâ askeri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y361a ·
metinde göster ·