… nazar etmeğe cür’et idemez. Gûyâ bir derk-i esfeldir. Nehr-i azîm cereyân edüp
tarafeyni
gül-i gülistân u bâğ u müşebbek bostân ve reyhânistândır kim her sene beş altı …
Evvelâ kal‘a-i Kara Âmid: Eyle meşhûr-ı âfâk kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn olan sûr-ı üstüvâr Şattu'l-Arab kenârında evc-i semâya ser çekmiş Fızkayası bu rûy-ı arzda meşhûr-ı âfâk olan püşte-i bülend üzre siyâh seng-i hârâ ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim bu gerdiş-i devâyir-ı kecrev-i felekde bir kal‘a-i ser-bülenddir. Gerçi yalçın kaya üzredir, ammâ ol kûh-i azîmün zirve-i a‘lâsı vâsi‘ sahrâ-yı çemenzâr-ı lâle-izârdır. Kal‘anın cânib-i şarkîsi ve şimâlî tarafına meyyal semti evc-i âsumâna kad çekmiş kayalar üzredir kim Fız mağâraları bu kal‘a-i bâlânun altındadır. Ve makâm-ı Hazret-i Yûnus aleyhisselâm andadır. Andan aşağı âdem nazar etmeğe cür’et idemez. Gûyâ bir derk-i esfeldir. Nehr-i azîm cereyân edüp tarafeyni gül-i gülistân u bâğ u müşebbek bostân ve reyhânistândır kim her sene beş altı ay ahâlî-i Diyârbekr'ün Şattu'l-Arab faslı idecek teferrücgâhlarıdır kim rûy-ı arzda mesîregâhlar içre bu dahi meşhûr-ı âfâk bir seyrângâh-ı işretgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200a ·
metinde göster ·
Ammâ varoşu kal‘anın cânib-i garbîsi ve şimâlîsi tarafında bir vâsi‘ öz içinde
tarafeyni
topraklı alçak dağlar ve üzerleri serâpâ bâğlar ile ârâste olmuş cümle dokuz ma …
Ammâ varoşu kal‘anın cânib-i garbîsi ve şimâlîsi tarafında bir vâsi‘ öz içinde tarafeyni topraklı alçak dağlar ve üzerleri serâpâ bâğlar ile ârâste olmuş cümle dokuz mahalledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182a ·
metinde göster ·
… çetr-i mülemma‘lar ile meks olundu, ammâ bu varoş-ı azîm bir enli sokakdır kim
tarafeyni
mu‘azzam sarâylardır ve altları cümle kârgîr binâ dükkânlardır kim yine cümle z …
Lisân-ı Nemsece (---) demekdir. Bânîsi Laslo Kral'dır. Bu kal‘a evvel ve âhir Nemse çâsârınındır. Lâkin Süleymân Hân sene 935 târîhinde Beç gazâsına giderken bu kal‘ayı ihrâk edüp ubûr etmiş, be-dest-i Kâsım Voyvada. Ammâ biz paşa ile bu kal‘a altından alay ile ubûr edüp andan varoş içre âdem deryâsın seyr-i temâşâ edüp varoşun öte tarafında bir vâsi‘ çemenzâr u lâle‘ızâr yerde hayemât u çetr-i mülemma‘lar ile meks olundu, ammâ bu varoş-ı azîm bir enli sokakdır kim tarafeyni mu‘azzam sarâylardır ve altları cümle kârgîr binâ dükkânlardır kim yine cümle zenân tâ’ifeleri bey‘ u şirâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a ·
metinde göster ·
bâğ-ı Sudak misilli a‘yân-ı kibâr keferelerin ravzalarıdır kim her bir bâğ ve s …
Ve bu râhların tarafeyni bâğ-ı Sudak misilli a‘yân-ı kibâr keferelerin ravzalarıdır kim her bir bâğ ve sarây yüzer Mısır hazînesine olmaz. Ve bu bâğların cümlesi sadranç nakşı çırpı hendese ile dikilmiş eşcârât-ı müsmirât-ı gûnâ-gûnlar var kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf ve tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
… âvândır. Ve Eski hammâm kurbunda bezzâzistân-misâl iki başı kapulu bir şâhrâhın
tarafeyni
yüz mikdârı kârgîr dükkânlardır. Ammâ bunda Sipâh bâzârı olup âlet-i harbe ve e …
Biri dahi Yeni bezâztân derler. Bu dahi kâr-ı köhne ve kubbe-i âlîler ile gâyet ma‘mûrdur. Cümle mevcûdat kâlâ-yı vâlây melbûsât ve zî-kıymet hevâyicât bunda bî-kıymet firâvândır. Ve Eski hammâm kurbunda bezzâzistân-misâl iki başı kapulu bir şâhrâhın tarafeyni yüz mikdârı kârgîr dükkânlardır. Ammâ bunda Sipâh bâzârı olup âlet-i harbe ve elbise-i fâhireye müte‘allik metâ‘lar bey‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y37b ·
metinde göster ·
… er kim âb [u] havâsı latîf bir cây-ı safâ ve cânib-i erba‘ası bir ferah-fezâ ve
tarafeyni
nehr-i Nîl içre bir cezîre-i ra‘nâ.
Bu Kalîmûn kâhin ve Hâm oğlu Bayzar bir gayrı vatan tedârik edelim deyü arz-ı Mısır'ı geşt [ü] güzâr ederek arz-ı Menûf'a gelüp gördüler kim âb [u] havâsı latîf bir cây-ı safâ ve cânib-i erba‘ası bir ferah-fezâ ve tarafeyni nehr-i Nîl içre bir cezîre-i ra‘nâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y6a ·
metinde göster ·
eyle âbâdân imiş. Bir tarafı iki konak yer tâ Feyyûm'a varınca ol mâbeynde gül …
Mısır şehrinin bir tarafı şimâl cânibine altı sâ‘at tâ şehr-i Ayn-ı Şems'e muttasıl imiş, nehr-i Nîl'in tarafeyni eyle âbâdân imiş. Bir tarafı iki konak yer tâ Feyyûm'a varınca ol mâbeynde gül [ü] gülistân ve bâğ [u] bostân imiş kim mâbeynde bir zirâ‘ arz-ı hâliye yok imiş. Hâlâ yine nazar cihetinde ahsen-i iklîmdir ve hayır yüzünden evsa‘ı ve kurâ cihetinden ekseridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227b/mük ·
metinde göster ·