… tne ve isyân [u] tuğyân ve nâr-ı tâ‘ûn-ı hüsrân eksik değildir. Ammâ bu bahreyn
tarafları
yalın kat sedd-i Ye’cûc-vâr metîn ü müstahkem dîvâr ve burc [u] bârûları hezâr …
Ve kal‘a-i İslâmbol şekl-i müselles vâkı‘ olup cânib-i garbı ber tarafı, şarkı ve cânib-i şimâli bahr vâkı‘ olup müsellesü'ş-şekl samsa olmağile içinden fitne ve isyân [u] tuğyân ve nâr-ı tâ‘ûn-ı hüsrân eksik değildir. Ammâ bu bahreyn tarafları yalın kat sedd-i Ye’cûc-vâr metîn ü müstahkem dîvâr ve burc [u] bârûları hezâr ve hezârân dendân-ı bedenler ile ârâste ve pîrâste olmuş kal‘a-i üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14a ·
metinde göster ·
… seddinden ve Ağa mekteb[in]den ve tevhâne ve imâret ve kurşumhâne ve bîmârhâne
tarafları
sedlerinden cümle Süleymâniyye câmi‘inin temelleridir kim bu vech ile bir câmi‘ …
Hakkâ ki bu câmi‘ bir püşte-i âlî üzre mebnî olmağile temelini ibtidâ tâ Tahta'l-kal‘a üstündeki sedden ve Siyâvuş Paşa sarâyı seddinden ve Yeniçeri Ağası seddinden ve Küçükbâzâr sarnıcı seddinden ve Ağa mekteb[in]den ve tevhâne ve imâret ve kurşumhâne ve bîmârhâne tarafları sedlerinden cümle Süleymâniyye câmi‘inin temelleridir kim bu vech ile bir câmi‘-i âlî metânet bulmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
… da alât-ı silâhdan bir zahm bulunmayup ancak cümle fecerelerin dudaklarının sağ
tarafları
mecrûh olup mürd olmuşlar.
İbtidâ bânîsî Hazret-i Zekeriyyâ asrında kayser Ercîş'dir. Niçe mülûkden mülûke intikâl edüp âhir Hazret-i Ömer hilâfetinde kayser Melik Harkil ta‘mîr ü termîm edüp gâh bunda sâkin olurdu ve gâh Konya'da bâğ-ı Merâm faslı ederdi. Harkil'in bir karındaşı kayser Cimcime Mar‘aş'ı binâ etdi. Bir karındaşı kayser Sives kal‘a-i Sivas'ı inşâ edüp birbirine mu‘âdil şehr-i azîmler idi kim ol asırda Mısır ve Şâm ve Irâk'dan sonra bu bilâd-ı selâse nazîre şehir yok idi, ammâ bu Kayseriyye Mar‘aş ve Sivas'dan ziyâde ma‘mûr u müzeyyen ve metânet üzre mebnî idi. Ve kayseri deryâ-misâl askere mâlik idi kim cümle cünûdu tâ’ife-i Rûm idi. Anın içün bu şehr bilâd-ı Rûm'dandır. Ve hâsıl Hazret-i Ömer radıyallahu anh bizzât Kudüs'ü feth edüp seksen bin askere Hâlid ibn Velîd hazretlerini serdâr-ı mu‘azzam edüp hicret-i Nebeviyyenin sene (---) târîhinde bu Kayseriyye'yi feth edüp içine kifâyet mikdârı asker-i azebân koyup Hâlid Medîne'ye gidüp yine küffâr-i kayser-zemîn cünûd-ı cünûbiyle gelüp bu kal‘ayı muhâsara edüp cümle mütehassın olan guzât-ı müslimîni şehîd edüp kal‘ayı istilâ edecek mahalde bu kal‘anın cânib-i (---) ensesine havâle olan cebelden bir azîm asker nîl alemlerle zâhir olup cümle küffârı kırarlar, ammâ cemî‘i küffârın lâşe-i murdârlarında alât-ı silâhdan bir zahm bulunmayup ancak cümle fecerelerin dudaklarının sağ tarafları mecrûh olup mürd olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 63b ·
metinde göster ·
… kulle-i feleğe kad-keşân olmuşdur. Ammâ yıldız tarafı ve garb u cenûb ve kıble
tarafları
düz zemîndir. Ve dîvârınun kaddi cümle kırk zirâ‘-ı melikî-i âlîdir ve onar arş …
Bu kal‘anın burc [u] bârûları üzre aşağıda cereyân eden Şatt-ı azîme nazar olundukda mezkûr nehir gûyâ bir tur‘acik gibi nümâyândır. Bu kal‘anın ol tarafı tâ bu mertebe kulle-i feleğe kad-keşân olmuşdur. Ammâ yıldız tarafı ve garb u cenûb ve kıble tarafları düz zemîndir. Ve dîvârınun kaddi cümle kırk zirâ‘-ı melikî-i âlîdir ve onar arşın arîz esâs-ı dîvârı vardır. Ve dâ’iren-mâdâr cümle kulle-i bülendlerdir. Ve cümle (---) aded dendân-ı bedendir. Ve bu kal‘a-i müzeyyen siyâh seng-i tırâş ile mebnî olduğundan "Kara Âmid" derler. Ve üstâd-ı sâhib-hendese bu kal‘ayı şekl-i murabba‘dan şimâl [u] cenûba tûlânîce binâ edüp cümle kulleleri ve dendân-ı bedenleri birbirine nâzırdır. Hîn-i muhâtarada birbirini korudur. Ve seng-i hârâdan inşâ olunmak ile zemîni dahi yalçın kaya üzre binâ olunmağın düşman muhâsara etse bir tarafından lâğım [u] meteris sürüp zafer bulmak mümkin değildir. Meğer bir sene muhâsara olunup derûn-ı kal‘ada kaht [u] galâ olup kal‘ayı teslîm ideler. Ve şekl-i murabba‘ının şarkîsi derk-i esfel olmağile handak lâzım değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200a ·
metinde göster ·
Bu mahalde Seydî Ahmed Paşa'yı Serdâr Alî Paşa bir koldan kal‘a döğmeğe ta‘yîn eyleyüp Seydî Paşa "Sem‘an ve tâ‘e" deyüp cümle hayme [vü] hargâhların bozup bir gayrı yere kurup meks-i hıyâm edüp guzât-ı müslimîn içre gelmeyüp "Biz bu tarafları muhâfaza ederiz" deyü serdâra haber gönderdikde, serdâr-ı sâhib-i gayyûr "Olmaya illâ hayr" deyüp var kuvveti bâzûya getirüp cümle guzât-ı müslimîne ihsân [ü] in‘âm ve tîmâr ü ze‘âmetler bezl edüp sağîr ü kebîr ile hüsn-i ülfetler ile guzâta gûnâ-gûn ta‘ahhüdler ederek her bâr kendüleri meterisden çıkmayup askeri cenge terğîb ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123b ·
metinde göster ·
… uş kal‘adır, ammâ kaç adımdır ma‘lûmum değildir, zîrâ şimâlî ve garbî ve cenûbî
tarafları
çâh-ı gayyâ gibi uçurumdur. Ol taraflarda handakları yokdur, ammâ kal‘a kapusu …
Sitâyiş-i eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Akhisâr: Cânib-i erba‘ası çengelistân ve ormanlı zemînde bir yalçın sa‘b kaya üzre şekl-i muhammes şeddadî taş binâ bir kal‘a-i bâlâdır kim dîvârlarının kaddi kırkar arşın bâlâdır. Melek Ahmed Paşa efendimiz kendü mâlıyla bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm edüp bu kal‘a gûyâ nûr-ı mübîn ve bir sûr-ı gevher-nigîn olup içine müstevfâ cebehâneleri ve topların âmâde edüp dizdârı ve üç yüz aded neferâtların teftîş ve tefahhus edüp her gece mehterhânesi çalınup nigâhbânları gülbâng-ı Muhammedî getirirler, zîrâ Venedik kâfirlerinin Uskokları gelecek muhâlif boğazda vâki‘ olmuş kal‘adır, ammâ kaç adımdır ma‘lûmum değildir, zîrâ şimâlî ve garbî ve cenûbî tarafları çâh-ı gayyâ gibi uçurumdur. Ol taraflarda handakları yokdur, ammâ kal‘a kapusu tarafında yalçın kesme kaya handakı üzre asma cisri vardır, varoşa geçilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133b ·
metinde göster ·
… z yanına elbette gelirlerdi, zîrâ bu zemînde olan dağların şark ve şimâl cânibi
tarafları
Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu (---)(---)(---)(---)(---) oğullar nâm k …
Andan kal‘a-i Moran'a aslâ nazar etmeyüp yakınında olan imâristânları ve bâğ [u] bostânları harâb [u] yebâb edüp bu kadar mâl-ı firâvân ve emti‘a-i nevâdir makûlesi bî-misâl tuhaf âvânîler ele girmişdir kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Ve yedi bin aded Fireng-i Seng ve Islovin üsârâlarının güzîdeleri dest-i İslâm'da giriftâr-ı bend-i belâ olup bu kavmeyn-i mezbûreyn devletlerine bir mertebe za‘af u şikest ü bâl târî oldu kim def‘-i adüvde adem-i kudretleri zâhir olmağile cümle guzât gürûh gürûh olup her tarafı Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr gibi urup kavm-i Islovin ve Fireng-i şekâvet-sencleri esîr ederlerdi. Ve yine ol gün serdârımız yanına elbette gelirlerdi, zîrâ bu zemînde olan dağların şark ve şimâl cânibi tarafları Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu (---)(---)(---)(---)(---) oğullar nâm keferelerin hâk-i nâ-pâk-i menhûs hâneleridir kim diyâr-ı Islovin nâmıyla müte‘ârif dâr-ı diyârların cümlesi Nemse çâsârına tâbi‘ olup ol kral-ı dâllin boybeğleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141b ·
metinde göster ·
… ğildir, ammâ kal‘a-i azîmdir. Varoşu deryâ tarafınadır ve kıble ve batı rûzgârı
tarafları
körfez deryâsıdır. Ancak maşrık ve şimâl tarafı karadır kim ol taraflarda havâl …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i şibenik: Venedik körfezi sâhilinde Kilis sancağı hâkinde Kırka sancağı türâbıyla müşâ bir kayalı ve fedâ’î katanalı yerde şekl-i muhammesden tûlânî bir seng binâ bir kal‘a-i garrâ-yı ra‘nâdır kim gûyâ incü-misâl beyâz ve münevverdir, ammâ düşman kal‘ası olmak ile ne cirmde ve kaç tabya ve kaç kapusu ve kenîseleri var ma‘lûmum değildir, ammâ kal‘a-i azîmdir. Varoşu deryâ tarafınadır ve kıble ve batı rûzgârı tarafları körfez deryâsıdır. Ancak maşrık ve şimâl tarafı karadır kim ol taraflarda havâlesi var, ammâ meterise girecek yerlerin cümle lağım etmişdir ve Tekeli Paşa döğdüğü yerlere azîm fostiçe ve tabyalar etmişdir. Ve bu kara tarafı serâpâ bâğ u bâğçe ve gül [ü] gülistân idi. Teberdârân-ı Ebû Müslim elinden geçmiş gibi cümle eşcârât-ı müsmirâtların kırup geçirdik. Ekseriyyâ dıraht-ı meyvedârları zeytûn ve incir ve nar ve ayva ve üzüm fidânları ile müzeyyen olmuşdu 145a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144b–145a ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘anın dibinden cereyân eden nehr-i Drava'nın karşu
tarafları
Kanija eyâletinde Bobofça ve Brezense ve Sigetvâr kal‘aları hâkidir. Bu serhadl …
Ve bu kal‘anın dibinden cereyân eden nehr-i Drava'nın karşu tarafları Kanija eyâletinde Bobofça ve Brezense ve Sigetvâr kal‘aları hâkidir. Bu serhadlerde Maslovin iskelesi meşhûrdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158b ·
metinde göster ·
… e bu Erdel küffârı Âl-i Osmân'a isyân [u] tuğyân eder. Ve bu Demirkapu'nun batı
tarafları
Tımışvar ve Göle vilâyetleridir ve şimâl tarafı henüz feth olmuş Yanova ve Vara …
Bu diyâr-ı Erdel'e bu dörd aded yoldan gayri şâhrâh yollar yokdur. Cümle etrâfın bu Demirkapu dağları ihâta etmiş sengistân ve kûhistân dağlardır. Anıniçün gâhîce bu Erdel küffârı Âl-i Osmân'a isyân [u] tuğyân eder. Ve bu Demirkapu'nun batı tarafları Tımışvar ve Göle vilâyetleridir ve şimâl tarafı henüz feth olmuş Yanova ve Varat kal‘aları taraflarıdır. Ve maşrık ve kıble cânibleri cümle Erdel vilâyetleridir dahi kıble ve cenûb tarafların diyâr-ı Erdel'in Eflak ve Boğdan vilâyetleri ihâta edüp anlar da nehr-i Tuna kenârına vâkı‘ olup hudûdları nehr-i Tuna'dır kim Eflak ve Boğdan'ın cânib-i şimâli ve yıldızı ve garbîsi Erdel vilâyetleri olmuş olur, ammâ diyâr-ı Erdel azîm vilâyetdir. İnşâ’allâhu Ta‘âlâ alâ kadri'l-imkân manzûrum olduğu üzre tahrîr olunur ve bihi-müste‘ân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b ·
metinde göster ·
… bu tarafdan gayri yerde handakı yokdur. Cânib-i şarkîsi ve kıblesi ve şimâlîsi
tarafları
cümle amelî bataklıkdır ve çukur çukur ve havur havur cunbul batakları çokdur. …
Ve cümle beş aded kapusu var. Batı tarafındaki kapu semtinde bu kal‘a bayırlı yere vâkı‘ olmağile ol taraf iki kat kal‘a dîvârı ve iki kat handakdır ve azîm balyemez topları cümle bu tarafa nâzırdır, zîrâ bu kal‘anın havfı cümle bu tarafdandır, gayri yerden bâk [ü] pervâsı yokdur. Ve bu tarafdan gayri yerde handakı yokdur. Cânib-i şarkîsi ve kıblesi ve şimâlîsi tarafları cümle amelî bataklıkdır ve çukur çukur ve havur havur cunbul batakları çokdur. Ammâ vâsi‘ ve arîz batak değildir, bir cânibinden bir cânibine kurşum yetişir. Hattâ bir bataklığın arasında câ-be-câ küçük lahana ve kabak bostâncıkları vardır, ya‘nî Âl-i Osmân bu kal‘ayı muhâsara etse bir günde bu bataklığı şâhrâh etmek emr-i seheldir, lâkin bu hâl ile hâlâ bu batak tarafından bir vech ile meterise girilmek muhâl ve mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29a ·
metinde göster ·
… maşrık semti cümle bir azîm göldür. Ancak lodos cânibi bin adım karadır. Mâ‘adâ
tarafları
Karadeniz ve göldür. Gûyâ bir cezîrede Şeddâdî kârgîr taş binâ bir hisâr-ı köhn …
Kıble cânibi ve batı tarafı ve maşrık semti cümle bir azîm göldür. Ancak lodos cânibi bin adım karadır. Mâ‘adâ tarafları Karadeniz ve göldür. Gûyâ bir cezîrede Şeddâdî kârgîr taş binâ bir hisâr-ı köhnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50a ·
metinde göster ·
… raflar yarlar ve bayırlardır, aslâ handakı yokdur ve lâzım da değildir. Bu yalı
tarafları
da ancak yalın kat dolama çit palanka dîvârdır. Câ-be-câ suya enecek suluk kapu …
Bu kal‘a Dırava kenârında bir burunda vâkı‘ olmağile üç tara[fı] nehr-i Dırava'dır. Ol taraflar yarlar ve bayırlardır, aslâ handakı yokdur ve lâzım da değildir. Bu yalı tarafları da ancak yalın kat dolama çit palanka dîvârdır. Câ-be-câ suya enecek suluk kapucukları vardır, nerdübân-ı haşeb ile suya enilir. Bu su taraflardan mâ‘adâ kara tarafı ki Şeddâdî dîvârdır, ol tarafda sudan suya varınca toprakdan kesüp kazılmış bir vâsi‘ ve amîk ve arîz handakı vardır. Kefere zamânı içinden Dırava suyu akup handak içinde kefereler balık sayd ederlermiş. Hâlâ mâhîleri sayd edecek bend yerleri handak içinde nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61b ·
metinde göster ·
… ün âhûrlar ve bir tarafı arabalar duraca[k] meydânlar ve kal‘a kapusu gibi kapu
tarafları
tahtânî ve fevkânî ve içli tışlı odalar ile amâr olmuş bir binâ-yı azîmdir, amm …
Dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adım ihâta eder bir panayurhânedir, ya‘nî yılda bir kerre bâzâr olacak yer demekdir, ammâ iki kerre germâ-germ bâzâr durur. Bu kârhânenin içi sadranc nakşı tarh olup üstâd-ı bennâ ilm-i hendese üzre yol yol buna tertîb üzre bin aded dükkânlar etmiş. Her kankı sokakdan nazar etsen çârsûnun öte başları görünür. Bir tarafı atlar içün âhûrlar ve bir tarafı arabalar duraca[k] meydânlar ve kal‘a kapusu gibi kapu tarafları tahtânî ve fevkânî ve içli tışlı odalar ile amâr olmuş bir binâ-yı azîmdir, ammâ aslâ kârgîr binâ yokdur. Cümle haşeb binâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63b ·
metinde göster ·
… hi Firengi kulle kapusu cânib-i cenûba mekşûfdur. Ve kal‘anın bu Firengi kapusu
tarafları
yalın kat dîvârdır, ammâ gayri tarafları dâ’iren-mâdâr hisârpîçeli ve handaklı …
Ve kamusu beş aded kapuları vardır. Evvelâ maşrık tarafındaki Budin kapusundan içeri çârsû-yı bâzâr içinden tâ batı tarafında Seğitvar kapusuna varınca bu şehrin uzunluğu bin beş yüz adımdır. Ve dahi cânib-i kıblede olan Şikloş kal‘asına gider kapudan içeri tâ yeni kapuya varınca şehir içre bin beş yüz adımdır ve dahi Firengi kulle kapusu cânib-i cenûba mekşûfdur. Ve kal‘anın bu Firengi kapusu tarafları yalın kat dîvârdır, ammâ gayri tarafları dâ’iren-mâdâr hisârpîçeli ve handaklı sa‘b dîvârlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 66b ·
metinde göster ·
… kşûfdur. Ve kal‘anın bu Firengi kapusu tarafları yalın kat dîvârdır, ammâ gayri
tarafları
dâ’iren-mâdâr hisârpîçeli ve handaklı sa‘b dîvârlardır. (---)(---)(---)(---) …
Ve kamusu beş aded kapuları vardır. Evvelâ maşrık tarafındaki Budin kapusundan içeri çârsû-yı bâzâr içinden tâ batı tarafında Seğitvar kapusuna varınca bu şehrin uzunluğu bin beş yüz adımdır. Ve dahi cânib-i kıblede olan Şikloş kal‘asına gider kapudan içeri tâ yeni kapuya varınca şehir içre bin beş yüz adımdır ve dahi Firengi kulle kapusu cânib-i cenûba mekşûfdur. Ve kal‘anın bu Firengi kapusu tarafları yalın kat dîvârdır, ammâ gayri tarafları dâ’iren-mâdâr hisârpîçeli ve handaklı sa‘b dîvârlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 66b ·
metinde göster ·
… pâk kaldırım döşeli şâhrâhlardır, ammâ bu varoşun İskele kapusu ve Âhûr kapusu
tarafları
gâyet zîk ve ma‘mûr ve izdihâm yeridir.
Ve serâpâ cümle sokakları kâfir zamânından beri iri taşlar ile pâk kaldırım döşeli şâhrâhlardır, ammâ bu varoşun İskele kapusu ve Âhûr kapusu tarafları gâyet zîk ve ma‘mûr ve izdihâm yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
… lî tarafı başında kal‘a-i Peşte-i dil-teşnedir kim şimâlîsi ve maşrıkı ve kıble
tarafları
cümle sahrâ-yı Peşte ve hâmûn-ı Keçkemet'dir kim tâ bir ucu kal‘a-i Hatvan'a ve …
Nehr-i Tuna'nın cânib-i garbîsinde kal‘a-i Budun'dur ve cisrin beri şimâlî tarafı başında kal‘a-i Peşte-i dil-teşnedir kim şimâlîsi ve maşrıkı ve kıble tarafları cümle sahrâ-yı Peşte ve hâmûn-ı Keçkemet'dir kim tâ bir ucu kal‘a-i Hatvan'a ve bir tarafı tâ kal‘a-i Sonloğ'a ve semt-i garbîsi tâ kal‘a-i Segedin'e varup nehr-i Tise kenârlarına varınca köy köy üstüne kal‘a kal‘aya müşâ ma‘mûr u âbâdân Peşte sahrâlarıdır kim tûlen ve arzen onar merhale yerlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89b ·
metinde göster ·
… rıdır ve bir kat dîvârı nehr-i Tuna kenârında aşağı varoş dîvârıdır. Gayri kara
tarafları
üçer ve dörder ve beşer kat bölme bölme dîvârlar ve palankalar ve tabyalardır. …
El-hâsıl bu kal‘a-i Üstürgon kaç kat kal‘adır, diyecek değildir, zîrâ ba‘zı yeri üç katdır ve ba‘zı mahalli beş katdır. Ancak Tuna kenârı iki kat sedd-i Kahkahâ-vâr dîvâr-ı üstüvârdır. Bir katı Tuna'ya nâzır yukaru hisâr dîvârıdır ve bir kat dîvârı nehr-i Tuna kenârında aşağı varoş dîvârıdır. Gayri kara tarafları üçer ve dörder ve beşer kat bölme bölme dîvârlar ve palankalar ve tabyalardır. Ve gerçi bu kal‘a küçükdür, ammâ şâhin ve şehbâz yuvasıdır. Hîn-i muhâsarada ale'l-gafle bu kal‘a içre beş bin aded âteş-i fitil tüfengli ve bin aded atlı, kağan arslan, gâziyân, dilâverân yiğitler çıkar. Ve bunda olan cebehâne-i firâvân kal‘a-i Ustolni'de yokdur. İle'l-ân emîn ola, hafizahullâhu Ta‘âlâ ilâ ınkırâzı'd-devrân, âmîn ve yâ Mu‘în ve yâ Müste‘ân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… mrillâhi Ta‘âlâ kal‘a-i Uyvar'ın ol sedd-i İskender-vâr dîvâr-ı üstüvârının her
tarafları
sokak sokak rahnedâr olmağa başlayup derûn-ı kal‘ada sarâyları ve düyûrlar ve ç …
Hemân bizim tarafdan dahi ibtidâ beş koldan yigirmi beşer pâre balyemez topun yigirmişer vukiyye gelir güllelerin Bism-i İlâh ile atmağa mübâşeret edince bi-emrillâhi Ta‘âlâ kal‘a-i Uyvar'ın ol sedd-i İskender-vâr dîvâr-ı üstüvârının her tarafları sokak sokak rahnedâr olmağa başlayup derûn-ı kal‘ada sarâyları ve düyûrlar ve çanhâneler darabât-ı top-ı kûpdan münhedim oldukça derûn-ı kal‘a gür gür gürleyüp şakırdı şaka avâzesi arâka çıkardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110a ·
metinde göster ·
… kavminin lisânları da Leh gibidir. Ve şimâl semtleri Çeh vilâyetleridir ve garb
tarafları
Nemse diyârıyla hem-hudûddur, ammâ cümle Tot kavmi başka banlıkdır kim iki kerr …
Bu zemînin cânib-i kıblesi Orta Macar'dır ve taraf-ı şarkîsi vilâyet-i Leh'dir ve Tot kavminin lisânları da Leh gibidir. Ve şimâl semtleri Çeh vilâyetleridir ve garb tarafları Nemse diyârıyla hem-hudûddur, ammâ cümle Tot kavmi başka banlıkdır kim iki kerre yüz bin askere mâlikdir, lâkin Orta Macar'a tâbi‘ olduklarından bunlar dahi millet-i Mesîhiyye'dendirler ve Macar kavmi gibi mezhebleri dahi Luturyan mezhebindedirler. Putperest olmayup salîbe perestlerdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126a ·
metinde göster ·
… ahrâlardır, lâkin kal‘anın cânib-i şarkîsinde Berezense kal‘ası ve Kral Köprüsü
tarafları
açık sahrâlar vâkı‘ olup ol tarafda Kanije'nin bâğları ve bâğçeleri ve koruları …
Ve bu Kanije batağının her tarafı ikişer konak yer bataklık ve bereklik buheyredir. Ve taşrası dırahtistân ve şeceristân ve ormanlı sahrâlardır, lâkin kal‘anın cânib-i şarkîsinde Berezense kal‘ası ve Kral Köprüsü tarafları açık sahrâlar vâkı‘ olup ol tarafda Kanije'nin bâğları ve bâğçeleri ve koruları vardır. Bu tarafda buheyre kenârından kal‘aya kurşum ve top yetişir, ammâ mâbeynde fecc-i amîk deryâ gibi gölü vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180b ·
metinde göster ·
… nehirdir, Kılanda dağlarından gelüp nehr-i Sava'ya mahlût olur. Bu nehrin karşu
tarafları
cümle Zirinoğlu vilâyetleridir. Anı ubûr edüp bir düz sahrâlar içre evc-i semây …
Andan nehr-i Jiven'i atlar ile güzer edüp bir küçük nehirdir, Kılanda dağlarından gelüp nehr-i Sava'ya mahlût olur. Bu nehrin karşu tarafları cümle Zirinoğlu vilâyetleridir. Anı ubûr edüp bir düz sahrâlar içre evc-i semâya münkalib olmuş dıraht-ı müntehâlar içre cânib-i şimâle giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 185a ·
metinde göster ·
Evvelâ cânib-i şarkîsi ve cânib-i kıblesi ve cânib-i cenûbîsi
tarafları
köy köy üzre ma‘mûr u âbâdân sahrâ-yı mahsûldârın cânib-i garbîsi nihâyetinde K …
Evvelâ cânib-i şarkîsi ve cânib-i kıblesi ve cânib-i cenûbîsi tarafları köy köy üzre ma‘mûr u âbâdân sahrâ-yı mahsûldârın cânib-i garbîsi nihâyetinde Karabağdala nâm bir bayır-ı mürtefi‘ zeylinde ensesi bâğlar ve dereler ve depeli yere vâki‘ havâlesi azacık iki iç kal‘ası vardır, ammâ ol havâle mülâhaza olan yerlerden bu kal‘aya zevâl yokdur, zîrâ ol havâle add olunan mahallerden bu kal‘aya top atılsa gülleleri aşırı gider ve topları aşağı atsalar toplar kendülerin kundakdan taşra atar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36a ·
metinde göster ·
Eşkâl-i kal‘ası: Bir düzlükde şekl-i murabba‘ bir cânibi tula binâ ve gayri
tarafları
palanka imiş, ihrâk bi'n-nâr olup berbâd olmuş, ammâ niçe bin re‘âyâ üşüp evvel …
Eşkâl-i kal‘ası: Bir düzlükde şekl-i murabba‘ bir cânibi tula binâ ve gayri tarafları palanka imiş, ihrâk bi'n-nâr olup berbâd olmuş, ammâ niçe bin re‘âyâ üşüp evvelkiden metîn etmeğe mübâşeret etdiler. Ve içinde aslâ evlerden nâm [u] nişân yok idi. Ancak bir deyr-i musanna‘ı kalup Mehemmed Hân-ı Râbi‘ içün câmi‘ etmeğe mübâşeret olundu. Varoşu dahi kezâlik amâr olmada idi, ammâ cânib-i erba‘asında bâğ u bâğçeleri ve âsiyâbları ve müşebbek bostânları cümle ma‘mûr idi. Ve cânib-i erba‘ası iki top menzili Seçan yaylaklarıdır. Âb [u] hevâsı gâyet latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41b ·
metinde göster ·
… aran kal‘asına nısf sâ‘at karîbdir ve karye-i Sun dibindedir. Bu millerün karşu
tarafları
Tuna aşırı Uyvar kal‘ası handakı içinden cereyân eden nehr-i Litre ve nehr-i Va …
Ve Komaran kal‘asına nısf sâ‘at karîbdir ve karye-i Sun dibindedir. Bu millerün karşu tarafları Tuna aşırı Uyvar kal‘ası handakı içinden cereyân eden nehr-i Litre ve nehr-i Vak nehr-i Tuna'ya mahlût olduğu mahaldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45a ·
metinde göster ·
cümle dükkânlardır, ammâ tertîb üzre değil dağınık dükkânlardır. Ve berber dükk …
Ve bu ulu yolun iki tarafları cümle dükkânlardır, ammâ tertîb üzre değil dağınık dükkânlardır. Ve berber dükkânlarından mâ‘adâ dükkânlarda avretler oturup metâ‘ satarlar. Ve Nemse Sarâyı önünde bir hayli vâsi‘ meydân vardır, andan bir çâh-ı cahîm zindânı var, içinde ümmet-i Muhammed esîrleri mâl-â-mâldır. Ve zindân yanında bir musanna‘ kuyusu var, çarhlar ile âdem kovalarına yapışmadan suyu çekilir garîb temâşâdır. Ve Macar Sarâyı önünde bir musanna‘ manastır-ı azîmi var, içinde olan mücevher putlar ve gûnâ-gûn maslûbât âvîzeler kim âdemin gözleri hîrelenir. Ve hâlâ mukaddemâ hîn-i fethde câmi‘ etdiğimiz bir musanna‘ kenîsedir kim bir kal‘ada misli yokdur. Yine minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinler mahfili durur. Hudâ yine dest-i İslâma müyesser edüp âyîn-i Muhammedî olmak müyesser ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
… âyesinden aslâ âfitâb-ı âlem-tâbın tâb [u] tüvânı yokdur. Ve bu dırahtların iki
tarafları
yoldur kim her dıraht-ı bâlâlar tertîb üzre dikilmişdir.
Ammâ bu kral vâlidesi bâğı bir bâğ-ı hıyâbân-ı İremdir kim bizim konaklarımızdan ol bâğ-ı Merâm'a varınca kâmil üç bin adımdır kim bu râhun yemîn ü yesârı evc-i semâya ser çekmiş dıraht-ı müntehâların sâyesinden aslâ âfitâb-ı âlem-tâbın tâb [u] tüvânı yokdur. Ve bu dırahtların iki tarafları yoldur kim her dıraht-ı bâlâlar tertîb üzre dikilmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
… al‘a cânib-i erba‘asında altışar ve yedişer konak yerden görünür. Batı ve kıble
tarafları
sahrâ-yı bî-pâyânlı kal‘a-i bâlâdır. Ve bu Virse kal‘asının aşağısında bir gölc …
Ammâ bu kal‘a cânib-i erba‘asında altışar ve yedişer konak yerden görünür. Batı ve kıble tarafları sahrâ-yı bî-pâyânlı kal‘a-i bâlâdır. Ve bu Virse kal‘asının aşağısında bir gölcüğez kenârında şekl-i murabba‘ dolma ve rıhtım bir musanna‘ palankası var, cirmi kâmil dörd yüz adımdır kim sene (---) târîhinde Fâtih-i Tımışvar Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa Erdel küffârı katanası içün bu aşağı varoş palankasın binâ edüp katana eşkıyâları aşağı şehri gâret etmiş olur. Dizdârı ve yigirmi aded merdüm-hisârı ve dörd aded şâhî topları ve kifâyet mikdârı cebehâneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a ·
metinde göster ·
ne‘ûzü billâh gayyâdır, ammâ yalın kat Şeddâdî taş dîvârdır. Ve cümle kırk aded …
Ve bu kal‘anın cirmi kâmil üç bin adımdır. Ammâ leb-i deryâya nâzır kayaları üzre kal‘a dîvârları yokdur, zîrâ ol tarafları ne‘ûzü billâh gayyâdır, ammâ yalın kat Şeddâdî taş dîvârdır. Ve cümle kırk aded çâr-kûşeli musanna‘ kulleleri ve dendân-ı bedenleri gâyet musanna‘ kal‘a-i zîbâdır kim içinde üç kat bölme hisâr dîvârları var, birbirine geçilir kapuları ve handakları vardır. Aceb hikmetdir kim böyle serâmed kayalardan sular çıkup kal‘adan taşra âb-ı hayât uyûnlar akar. El-hâsıl bu kal‘aya bir cânibden aslâ zafer 121b mümkin değildir. Ancak muhâsara ile alınır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121a–121b ·
metinde göster ·
… ası şekl-i müselles râygân temâşâ olunur, zîr[â] mezkûr Sudağ'ın şarkî ve garbî
tarafları
cümle Tat eli dağlarıdır, ammâ yine cümle Kefe eyâletidir. Lâkin sarp dağları v …
Der-sitâyiş-i yaylağ-ı İrem Tat eli: Bir kûh-ı bülenddir kim zirve-i a‘lâsından cümle Kırım adası şekl-i müselles râygân temâşâ olunur, zîr[â] mezkûr Sudağ'ın şarkî ve garbî tarafları cümle Tat eli dağlarıdır, ammâ yine cümle Kefe eyâletidir. Lâkin sarp dağları ve belleri çokdur. Ve cümle halkı Rûm ve Laz kavimleridir kim Rûm lisânı söyleşirler. Cümle on beş bin kadar tüfeng-endâz Tat kavmidir. Bunların dani Rûmca kelimâtlar arasında başka ıstılâhları var[dır].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136b ·
metinde göster ·
… arı cümle ağaçdan metîn kal‘alardır, zîrâ bu nehr-i Edil'in bu mahallerinin iki
tarafları
azîm dağlar ve azîm ormanlar olduğundan kal‘aları cümle ağaçdır. Evvelâ,
Bu nehr-i Edil kenârınca on gün kâmil Maskov kal‘acıklarında kona göçe pekçe pekçe yürüyerek giderdik, ammâ nehr-i Ten kenârında olan kal‘aları cümle ağaçdan metîn kal‘alardır, zîrâ bu nehr-i Edil'in bu mahallerinin iki tarafları azîm dağlar ve azîm ormanlar olduğundan kal‘aları cümle ağaçdır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180a ·
metinde göster ·
… cezîrede olan iri kavun ve karpuz Azak bostanlarında olmaz. Ve bu kal‘anın her
tarafları
bölük bölük ada ada olmuşdur. Ve sâfî sazlık ve kamışlıkdır kim içlerinde Urus …
Ammâ bu cezîrede olan iri kavun ve karpuz Azak bostanlarında olmaz. Ve bu kal‘anın her tarafları bölük bölük ada ada olmuşdur. Ve sâfî sazlık ve kamışlıkdır kim içlerinde Urus kayıkları görünmez. Bu kal‘ayı dahi seyr [ü] temâşâ edüp andan yine piyâdece buz üzre Ten suları özeklerin geçüp yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186b ·
metinde göster ·
kararup üzerimizde olan âfitâbın nûru gidüp evc-i semâ kebûd-gûn olup zulumât b …
Hemân anı gördüm, şark ve garb ve şimâl tarafları kararup üzerimizde olan âfitâbın nûru gidüp evc-i semâ kebûd-gûn olup zulumât basup bir ra‘d u berk ve bir şiddet-i şedîd rûzgâr olup gûyâ ebr-i nîlgûn pâre pâre olup yere ener.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193a ·
metinde göster ·
… atı anı buz aralarından çeke çeke ol dahi kendüyi buzdan buza kenâra yakın olan
tarafları
ata ata atıyla donuyla Kerç kal‘ası boğazı tarafına selâmet çıkdılar. Cümle asâ …
Ve ba‘zı dilâver server hünerver olan fetâlar suya gark olmuş atlarının yula[r]ların ellerinden komayup kendüsi bir küçük buz üzre kalup atı anı buz aralarından çeke çeke ol dahi kendüyi buzdan buza kenâra yakın olan tarafları ata ata atıyla donuyla Kerç kal‘ası boğazı tarafına selâmet çıkdılar. Cümle asâkir-i İslâm ol yiğidin cür’etine pesend edüp engüşt ber-dehen ve nâhun ber-denden etdiler. Hakkâ ki mu‘cize mertebesi şey etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 194b ·
metinde göster ·
… i‘ bayırlara yapışmışdır. Ve kıble tarafı iki sâ‘at yer sahrâ-yı azîmdir. Gayri
tarafları
alçak kayalı dağlardır. Gûyâ bu şehir bir kâsenin bir köşesindedir.
Der-sitâyiş-i şehr-i Alasonya: Bu beldenin niçe yüz hâneleri mürtefi‘ bayırlara yapışmışdır. Ve kıble tarafı iki sâ‘at yer sahrâ-yı azîmdir. Gayri tarafları alçak kayalı dağlardır. Gûyâ bu şehir bir kâsenin bir köşesindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 234b ·
metinde göster ·
Ammâ bu varoş-ı ma‘mûr gâyet müzeyyendir. Bir vâsi‘ dereli ve iki
tarafları
kayalı bir öz içine vâki‘ olup cümle 13 aded mahalle-i müslimî[n]dir. Evvelâ (- …
Ammâ bu varoş-ı ma‘mûr gâyet müzeyyendir. Bir vâsi‘ dereli ve iki tarafları kayalı bir öz içine vâki‘ olup cümle 13 aded mahalle-i müslimî[n]dir. Evvelâ (---) mahallesi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 243a ·
metinde göster ·
havâle kayalardır, ammâ aslâ zarar yokdur, zîrâ bir top menzilinden ziyâde mesâ …
Ve bu kal‘anın dahi kıblesi ve cenûbîsi tarafları havâle kayalardır, ammâ aslâ zarar yokdur, zîrâ bir top menzilinden ziyâde mesâfe-i ba‘îde yerde cibâllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 246a ·
metinde göster ·
… vâsi‘ adadır. Hattâ deryâdan biz gelirken bu adanın alâmeti oldur kim günbatısı
tarafları
gâyet yüksek dağlardır. Ve lodosa mukâbil olan yerinde bir yumru burun vardır, …
Ve mezkûr Kefalonya adası dağlı ve taşlı ve bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât sulu ve ni‘metleri vâfir ve berekâtları mütekâsir bir vâsi‘ adadır. Hattâ deryâdan biz gelirken bu adanın alâmeti oldur kim günbatısı tarafları gâyet yüksek dağlardır. Ve lodosa mukâbil olan yerinde bir yumru burun vardır, gâyet âlî burund[ur] kim Kav Sansi burnu derler. Mağribden gelen gemiler ol burnu seçüp Kefalonya'dır derler, ammâ bu burunda bir taş vardır, gemilere andan ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263b ·
metinde göster ·
kat-ender-kat tabya-i azîmlerdir kim kirpi tüğü gibi balyemez topları cemî‘i mü …
Ve bu kara tarafları kat-ender-kat tabya-i azîmlerdir kim kirpi tüğü gibi balyemez topları cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtlarıyla âmâde durup ejder-i heft-ser-misâl arabalar ve şütürler(?) üzre serâmed toplardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268b ·
metinde göster ·
… gârı ve garbîsi tarafların ihâta etmiş bir kal‘a-i azîmdir, ammâ kıble ve cenûb
tarafları
ne‘ûzü billâh çâh-ı gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurum yüz kulaç kayalar olmaği …
Mezkûr iç kal‘aların şarkîsi ve şimâlîsi ve yıldız rûzgârı ve garbîsi tarafların ihâta etmiş bir kal‘a-i azîmdir, ammâ kıble ve cenûb tarafları ne‘ûzü billâh çâh-ı gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurum yüz kulaç kayalar olmağile ol taraflarında kal‘a dîvârları ve ebrâcları yokdur ve lâzım da değildir. Bu kulle şekl-i muhammes olup dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil tokuz bin germe adımdır. Bir tarafında aslâ handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274b ·
metinde göster ·
… i çâk olur. Ancak garb tarafında bir küçük kapusu var, at gücile girir. Bu kapu
tarafları
havâleli olmak ile gâyet metîn ve kavî kulle-i azîmleri vardır.
Sene (---) târîhinde bu dahi Ebü'l-feth Gâzî fethidir, ammâ amân ile verilmişdir. Mizistre sancağı voyvadalığıdır ve yüz elli akçe kazâcıkdır. Nâhiyeleri (---) aded kurâcıkdır. Lâkin kethudâyeri ve serdârı ve gayr[i] hâkimleri yokdur, ammâ dizdârı ve yüz on dörd aded neferâtı vardır. Kal‘ası Manya dağı eteğinde bir havâleli yalçın beyâz kaya üzre şekl-i murabba‘ ve Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Kıble ve şimâl cânibi gayyâ deresi-misâl olmak ile ol câniblerinde kal‘a dîvârları yokdur. Âdem aşağı baksa zehresi çâk olur. Ancak garb tarafında bir küçük kapusu var, at gücile girir. Bu kapu tarafları havâleli olmak ile gâyet metîn ve kavî kulle-i azîmleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
… Ve dâ’iren-mâdâr cirmi bedenleri üzre iki bin yüz aded adımdır. Ve şark ve garb
tarafları
cümle yalçın uçurum kayalar olmak ile aslâ bir tarafında handakı yok bir metîn …
El-hâsıl bu kal‘a-i Arhoz üç kat bölme hisârdır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi bedenleri üzre iki bin yüz aded adımdır. Ve şark ve garb tarafları cümle yalçın uçurum kayalar olmak ile aslâ bir tarafında handakı yok bir metîn kal‘adır. Bu kal‘anın kapusu önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 279a ·
metinde göster ·
… -ı hâksâr görüp Kızıl tabya üzre karârları firâra mübeddel olup cümle küffâr ol
tarafları
bırağup cemî‘isi tâ limana varınca kaçup anda limana karîb yeniden binâ etdiği …
Vakt-i sâ‘ati gelince el-azametullâh Kızıl tabyanın beri bizden cânibi üstünde olan balyemez toplarıyla ve beş bin aded küffârlarıyla Kızıl tabyanın yüz kulaç dîvârı evc-i âsımâna urûc edüp cemî‘i küffârları rûy-ı hevâda tuyûr-ı cahîm gibi uçarak kimi bizim meterisler içine ve niçe bini deryâya ve kimi enderûn-ı kal‘aya düşdüğün küffâr-ı hâksâr görüp Kızıl tabya üzre karârları firâra mübeddel olup cümle küffâr ol tarafları bırağup cemî‘isi tâ limana varınca kaçup anda limana karîb yeniden binâ etdiği kal‘asına kapanup deryâda yatan kalyonlarına fişekler atup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 294b ·
metinde göster ·
… rı açık olup siperleri olmayup cümle asâkir-i İslâm meydânda idiler, ammâ kal‘a
tarafları
metânet üzre siperli idi.
Hikmet-i Hudâ der-ceng-i azîm-i deryâ: Mukaddemâ Göllük tarafında Fransa küffârının dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçdiği günün (---) gününde vakt-i Şâfi‘îde rûy-ı deryâda yüz yigirmi pâre kalyon ve kadırga ve ma‘unalar ile Duka ve Malta ve Papa ve Manya gemileri vech-i deryâyı bâdbânlarıyla bezeyüp vakt-i Hanefî oldukda cemî‘i kâfir gemileri Vezîria‘zamın koluna karîb yanaşup sabâhdan tâ vakt-i zuhra dek cümle meteris içre olan asâkir-i İslâm üzre top ve kumbara ve muşkat ve havân taşların bârân-ı la‘net gibi yağdırup meterislerde ve sıçan yollarında ve tabyalar ve siperlerde bir âdem baş göstermeğe aslâ kâdir olamadılar, zîrâ meterislerin deryâ taraflarında ardları açık olup siperleri olmayup cümle asâkir-i İslâm meydânda idiler, ammâ kal‘a tarafları metânet üzre siperli idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300a ·
metinde göster ·