Dükkânları yokdur ammâ dörd mevleviyyet yerde yigirmi altı bin
tarla
tahrîr olunup elli yedi bin çiftçi add olunmuşdur. Pîrleri zamân-ı kadîmde emr- …
Dükkânları yokdur ammâ dörd mevleviyyet yerde yigirmi altı bin tarla tahrîr olunup elli yedi bin çiftçi add olunmuşdur. Pîrleri zamân-ı kadîmde emr-i Hak ile Hazret-i Âdem idi ammâ Hazret-i Risâlet-penâh asrında pîrleri Hazret-i Reyyâs bin Ömerü'l-Harrât'dır. Hazret-i Alî kemerin bağladı. Kabri Havrân sahrâsı'ndadır. 159a Ağaları bostâncıbaşı tarafından terekecibaşıdır. Bu tâ’ife-i dihkânî ya‘nî ekinci, ayaklarında çarıklar ve eyinlerinde abâ ve kabâ dolamalar ve gûnâ-gûn hırka-i peşmîneler ve başlarında tâc-ı gûnâ-gûnlar üzre teller ile zeyn edüp niçe bin gûnâ-gûn sığırları ve câmûsların boynuzların altun varak ile mutallâ edüp her sevrin miyânında kemer kuşaklar ve sereng ve atlas çullar ve niçe bin kınalı sakar câmûslara boyunduruk geçirüp çifte çifte sabana ve pulluğa koşup ellerinde nodul ve öğendire ve digren ve şuzevle ve kerepe ve raga misilli âletler ile câmûsları saban sürer gibi sürüp "Ekmek benden bereket senden, ver Allâhım ver" deyü feryâd ederek boğazlarında tobra tobra atmaca ya‘nî tohum buğdayın halk üzre serperek "Benim elim değil Âdem ata elidir, Yâ Rabbî berekât-ı Halîl ver" diyerek gürûh gürûh ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b–159a ·
metinde göster ·
… ve keme yoldaş olma zararın çekersin. Yürü ileri gözüm, kalma geri. Alay bozma,
tarla
basma, yârân pâyine sarkma. Komadığın yire el uzatma. İki kişi söyleşirken dinl …
Pendnâme-i peder-i büzürgvâr : "Oğul, âdem yohsul olur, Besmelesiz ta‘âm yime. Ser verecek sözün var ise sakın avretine deme. 241b Cünüb olup yemek yime. Esbâbın söküğün üstünde dikme,. İyi adın keme takma ve keme yoldaş olma zararın çekersin. Yürü ileri gözüm, kalma geri. Alay bozma, tarla basma, yârân pâyine sarkma. Komadığın yire el uzatma. İki kişi söyleşirken dinleme, nân u nemek hakkın gözet, nâ-mahreme nazar edüp ihânet etme,. Da‘vetsiz bir yire varma, varırsan emn [ü] emân yirde ehl-i ırza var. Mahrem-i esrâr ol, her meclisde istimâ‘ etdiğin sözleri hıfz eyle. Evden eve müsâferet edüp söz gezdirme, zemm ü nemm ü gıybet u mesâvîden ârî ol. Halûk ol, herkesle hüsn-i ülfet edüp lecûc ve zebân-dırâz olma. Senden ulular önünde gitme, ihtiyârlara ri‘âyet et. Dâ’imâ tâhir olup her muharramât-ı menhiyyâtdan perhizkâr ol. Evkât-ı hamseye müdâvemet edüp salah-ı hâl ile mukayyed olup ilme meşgûl ol. Beyt-i nasîhat:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 241a–241b ·
metinde göster ·
tarla gül ü sünbül ü reyhân ve benefşe ve erguvan ve zerrîn ve nebâtî ve devebo …
Ve bu bâğda olan tarla tarla gül ü sünbül ü reyhân ve benefşe ve erguvan ve zerrîn ve nebâtî ve deveboynu ve kâfûrî ve şakâyık ve müşk-i rumî ve karanfil ve fül ve zanbak ve süsen ve nerkis ve buhûr-ı meryem ve yâsemen ve lâle ve gülhatmi ve bunun emsâli niçe bin şükûfeler var kim tarla tarla zemîni tarh edüp hoş-bû-yı zerrînden ve gayrı ezhârdan âdemin dimâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229b ·
metinde göster ·
gül ü sünbül ü reyhân ve benefşe ve erguvan ve zerrîn ve nebâtî ve deveboynu ve …
Ve bu bâğda olan tarla tarla gül ü sünbül ü reyhân ve benefşe ve erguvan ve zerrîn ve nebâtî ve deveboynu ve kâfûrî ve şakâyık ve müşk-i rumî ve karanfil ve fül ve zanbak ve süsen ve nerkis ve buhûr-ı meryem ve yâsemen ve lâle ve gülhatmi ve bunun emsâli niçe bin şükûfeler var kim tarla tarla zemîni tarh edüp hoş-bû-yı zerrînden ve gayrı ezhârdan âdemin dimâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229b ·
metinde göster ·
Ve bu bâğda olan tarla tarla gül ü sünbül ü reyhân ve benefşe ve erguvan ve zerrîn ve nebâtî ve deveboynu ve kâfûrî ve şakâyık ve müşk-i rumî ve karanfil ve fül ve zanbak ve süsen ve nerkis ve buhûr-ı meryem ve yâsemen ve lâle ve gülhatmi ve bunun emsâli niçe bin şükûfeler var kim tarla tarla zemîni tarh edüp hoş-bû-yı zerrînden ve gayrı ezhârdan âdemin dimâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229b ·
metinde göster ·
… ve yâsemen ve lâle ve gülhatmi ve bunun emsâli niçe bin şükûfeler var kim tarla
tarla
zemîni tarh edüp hoş-bû-yı zerrînden ve gayrı ezhârdan âdemin dimâğı mu‘attar o …
Ve bu bâğda olan tarla tarla gül ü sünbül ü reyhân ve benefşe ve erguvan ve zerrîn ve nebâtî ve deveboynu ve kâfûrî ve şakâyık ve müşk-i rumî ve karanfil ve fül ve zanbak ve süsen ve nerkis ve buhûr-ı meryem ve yâsemen ve lâle ve gülhatmi ve bunun emsâli niçe bin şükûfeler var kim tarla tarla zemîni tarh edüp hoş-bû-yı zerrînden ve gayrı ezhârdan âdemin dimâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229b ·
metinde göster ·
… ‘in dîvârında câmi‘in kendi evkâfnâmesin yazmış. Bin beş yüz dükkân ve bin aded
tarla
ve yüz aded değirmân ve beşlik altun sikke nişân-ı vakf imiş. Ve "Her kim bu ev …
Bu şehre hayvânâtlar girmediğiyçün cümle behâ’imlerinin südlerin yaylada sağup aşağı şehirdeki çeşmelerde herkes südün alırdı. Zîrâ bu şehr-i harâbın ensesinde yıldız tarafı dağlar ve bâğlar ve yaylalardır ve kıble ve cenûb tarafı Van deryâsıdır. Ve bir câmi‘in dîvârında câmi‘in kendi evkâfnâmesin yazmış. Bin beş yüz dükkân ve bin aded tarla ve yüz aded değirmân ve beşlik altun sikke nişân-ı vakf imiş. Ve "Her kim bu evkâfını harâb itken bolursa Hâmân u Kârûn ve Mervân u Fir‘avn u Yezîd'in la‘neti orasına ve töresine ve üzerine olsun!", deyü yazmış. Ve dahi altında Arapça âyetin yazmış. Hakkâ ki sikke-i mermerde kazmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240a ·
metinde göster ·
… arûrî Acem'e tâbi‘ olmuşlar. Zîrâ bunların hudûdları cümle Acem ile bâğ bâğa ve
tarla
tarlaya müşâdırlar. Ammâ beğleri şâhdan tâc giymemişlerdir. Ancak hoş-nişîn boy …
Kânûn-ı Süleymân Hân üzre bu beş sancak hükûmetler cümle Van'a tâbi‘ler idi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Süleymân Hân vezîrlerinden Tavâşî Süleymân Paşa taht-ı Âzerbaycân olan şehr-i Tebrîz'i feth edüp bir kal‘a-i azîm inşâ etdikde mezkûr beş aded hükûmetler Van eyâletinden ifrâz olup eyâlet-i Tebrîz'e ilhâk olmuşdu. Ba‘dehû sene (---) asrında Acem Tebrîz'e el koyup kabza-i tasarrufa aldıkda mezkûr beş aded hükûmetler sâbit-kadem olup mâbeynde kaldılar. Âhir sene 1048 târîhinde Sultân Murâd-ı Râbi‘ Bağdâd-ı behişt-âbâdı feth edüp evdetde {Dâr-ı} Saltanat-ı aliyyesine vardıkda Arapça emrine imtisâlen dâr-ı bâkîye rıhlet etdüği sene 1048 Acem Benî Kutur kal‘asına asker koyup sulha muğâyir iş etmeğile bâlâdaki tahrîr olunan beş aded hükûmetler dahi bi'z-zarûrî Acem'e tâbi‘ olmuşlar. Zîrâ bunların hudûdları cümle Acem ile bâğ bâğa ve tarla tarlaya müşâdırlar. Ammâ beğleri şâhdan tâc giymemişlerdir. Ancak hoş-nişîn boy beğleridir. İnşâallah bunlar dahi mahalliyle aşağıda seyecî‘ü tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 255a ·
metinde göster ·
… m, senin ricân câna başa geçer, ammâ senin himâyenle bana müsellim olan benimle
tarla
kuzı söyleşüp yukardan aşağı mu‘âmele etdikde ben dahi ma‘zûl edüp sana geldikd …
Melek eydir: "Vallâhi sultânım, senin ricân câna başa geçer, ammâ senin himâyenle bana müsellim olan benimle tarla kuzı söyleşüp yukardan aşağı mu‘âmele etdikde ben dahi ma‘zûl edüp sana geldikde gûnâ-gûn şikâyetler edüp seninle mâbeynimize nifâk bırağır ve benim derd-i belâmı çekmiş hüsn-i hulkların bildiğim garîblerim vardır. Bugünkü günü gözedirler. Kelâm-ı sahîh oldur kim, anların birin müsellim etsem ma‘kul müşâvere değil mi?" dedikde, hemân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 79a ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ efendimiz Kadızâde İbrâhîm Paşa cisir yapmağa Tuna'nın karşu tarafına gemilerle geçüp bu hakîr Üstürgon temâşâsiyçün beri tarafda kalup ta‘yînâtımız olmadığından on bir re’s atlarımız ve hüddâmlarımız aç kalup zahîre ve alef peydâ etmek içün beş aded gulâmımla ve on aded yâr-ı gâr-ı refîklerimle sahrâ-yı Üstürgon'un cânib-i garbîsine beş sâ‘at gidüp bir latîf yulaflı ve arpalı tarla bulup cümle atlarımız bağlayu[p] yulafa salup bizler arpa demetleri düğmeğe başlayup fi'l-hâl birer cak yükü arpa peydâ edüp, "Bire meded, asker bu mahalle gelmeden dahi arpa düğelim" derken anı gördük: Üç yüz aded cürd atlı pür-silâh gözleri kızmış şehbâz gâzî yiğitler bize doğru gelüp selâm {vermeden},
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·