komak Süleymân Hân'dan kaldı. Evvelâ Yedikubbe vezîri ve kapudan paşa ve sadrıa …
Ve cümle erbâb-ı dîvânın libâsların bir gûne tarza komak Süleymân Hân'dan kaldı. Evvelâ Yedikubbe vezîri ve kapudan paşa ve sadrıa‘zam selîmî destâr ile vezâret ile yeniçeri ağası olursa ol dahi selîmî ile orta kapunun sağ tarafında yeniçerilerin dîvân durduğu mahalde meks eder. Çavuşbaşı ve kapucular kethudâsı ve mîrialem ve çakırcıbaşı ve emîr-i âhûr ağa ve çâşnigîrbaşı ve müteferrikabaşısıyla bunlar başlarına mücevvezeler geyüp ve üst-i muvahhidî atlas hil‘at geyüp her biri merkezlerinde karâr ederlerdi. Ve dörd bölük ağaları ve silihdâr ve sipâh ağaları ve cümle dîvân çavuşları ve yetmiş kalem re’îsleri cümle mücevvezeler ile üst hil‘atları geyüp herkes merkezlerinde karâr edüp me’mûr olduğu işlerine mukayyed olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56b ·
metinde göster ·
… ir'de tüfenk çokdur ammâ bu Nigebolı tüfengi gibi yokdur. Zîrâ içi burmadır. Bu
tarza
göre bir üstâd taklîd edememişdir. Beş yüz guruş tüfengi bey‘ olunur. Ve (---) …
Ve memdûh-ı sanâyi‘âtından, Nigebolılı Hacı Mustafâ tüfengi, rub‘-ı meskûnda misli yokdur. Gerçi Taşlıca ve Yenibâzâr'da ve Cezâyir'de tüfenk çokdur ammâ bu Nigebolı tüfengi gibi yokdur. Zîrâ içi burmadır. Bu tarza göre bir üstâd taklîd edememişdir. Beş yüz guruş tüfengi bey‘ olunur. Ve (---)(---)(---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 114b ·
metinde göster ·
la‘l-gûn kiremit döşemiş kim üç bin yıldan berü sâbite olup görenler engüşt ber …
Hattâ üstâd bennâ bu câmi‘ üzre bir tarza la‘l-gûn kiremit döşemiş kim üç bin yıldan berü sâbite olup görenler engüşt ber-dehen etmeleri mukarrerdir. Ve haremi evsâfında diller bî-zebân ve kalemler tahrîr etmede âciz ü fürûmândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67b ·
metinde göster ·
Eski câmi‘: Kârgîr kubbe değil harpüşte servi ağaçlarından bir tarza musanna‘ kurşum örtülü kubbe-i azîmdir. Cümle yigirmi dörd mermer sütûn-ı berrâk üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn çâr-kûşe kubbe-i bî-misâldir. Ammâ kıble kapusu olan bâb-ı musanna‘ının yemîn ü yesârındaki pervâzelerde olan zıh ve gilvi ve burma helezon-misâl zıhları üstâd-ı mermer-bür eyle oymuş kim gûyâ sihr-i mübîn etmiş kim acâ’ib kârgerlikdir. Bu câmi‘in tûlu iki yüz ayakdır, arzı yüz on kademedir. Ve bir musanna‘ minâre-i bâlâsı var kim bu şehirde misli yokdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
… vâki‘ olmuşdur. Ve aslâ ta‘rîf ü tavsîfe hâcet yokdur. Sultân Berkûk câmi‘i ne
tarza
üzre ise bu dahi tâbaka'n-na‘lu bi'n-na‘l ikisi bir binâdır, aslâ farkları yokd …
Âl-i Eyyûbiyân'ın güzîde pâdişâhlarından sene 631'de bir şecî‘ ü nâmdâr dîndâr kâmil pâdişâh imiş. Ammâ câmi‘i tahtânî vâki‘ olmuşdur. Ve aslâ ta‘rîf ü tavsîfe hâcet yokdur. Sultân Berkûk câmi‘i ne tarza üzre ise bu dahi tâbaka'n-na‘lu bi'n-na‘l ikisi bir binâdır, aslâ farkları yokdur. Ancak farkı bunun minâresi bir gayrı tarz-ı âhardır. Ve kubbesi evce ser çekmiş bir kubbe-i âlîdir, ammâ ağaçdan müdevver kubbedir. Ve kurşum ile mestûr olan kubbenin biri dahi budur. Ancak farkı minâre ve kubbededir, ve's-selâm. Andan câmi‘-i Berkûkiyye bunun bir cânibindedir. Yine ol sırada,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y97a ·
metinde göster ·
Ammâ niçe bin mülûk elinden girüp çıkup gûnâ-gûn tarza girmişdir. Ammâ esâs binâsı evvelki zemîndir. Hâlâ eşkâl-i binâsı şekl-i murabba‘ birbirine mukâbil iki kal‘adır. Ve aceb ibret-nümâ vâcibü's-seyr bir yerdir kim dillerde dâsitândır. Dîvârlarının kaddi kırkar zirâ‘ âlîdir ve Sedd-i İskender-misâl kırmızı tula binâlardır. Dahi fevkında kamışdan kafes örülmüşdür, içine âdem girse vâlih [ü] hayrân olur. Ammâ üstü açık olunduğundan bilâ-had ve lâ-ad remmâ remmâ kumru ve kebûterler kara bulut gibi konup içinde olan hubûbâtdan tenâvül edüp yine gürûh gürûh tayerân etmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y143a ·
metinde göster ·