… irâ‘-ı bennâ ile kaddi yüz elli arşındır. Kostantîn zamân-ı hükûmetinde kabza-i
tasarrufunda
olan pâdişâhların dest-i hükûmetlerinde olan kılâ‘ların ve şehr-i azîmlerin ade …
On beşinci tılısmât: Atmeydânı'nda Milyonpar nâm amelî bir sütûn-ı âlîdir kim zirâ‘-ı bennâ ile kaddi yüz elli arşındır. Kostantîn zamân-ı hükûmetinde kabza-i tasarrufunda olan pâdişâhların dest-i hükûmetlerinde olan kılâ‘ların ve şehr-i azîmlerin adedince her pâdişâh-ı hâkimden ol kadar makbûl [u] mu‘teber reng-â-reng ahcâr-ı zî-kıymet taleb edüp geldikde Atmeydânı sahrâsında dağlar gibi yığılup tamâm oldukda hisâb [u] kitâb etdiler üç kerre yüz bin seng-i gûnâ-gûn gelmiş. Andan bildiler kim Kostantîn üç kerre yüz bin kal‘a ve şehre mâlik kıral imiş. Ba‘dehu bir üstâd-ı kâmil bu taşlar inkırâzu'd-devrân mü’ebbed durmak içün Atmeydânı'nda merkûm taşlardan kılâ‘ [u] büldânın nizâmı intizâmıyçün bir mîl minâre tılısm edüp mîlin tâ ortasında bir kalın demir mîl diküp cânib-i erba‘asına mezkûr taşları hendese üzre inşâ edüp mîlin tâ zirve-i a‘lâsında hammâm kubbesi kadar bir mıknatîs taşı koyup ol mîlin ortasına vaz‘ olunan hadîd mîli seng-i mıknatîs cezb edüp cümle seng-i gûnâ-gûnlar dahi birbiri üzre metânet buldu. Ve ol mîlin cemî‘i taşları ekâlîm-i seb‘a şehirlerinin herbirinden gelüp binâ olunduğıyçün milyonpar derler. Hâlâ sâbit dâ’im bir ibret-nümâ hezârân-pâre bir alâmetdir. Ve mi‘mârbaşı mîlin dibinde medfûndur kim Uryarin nâm bir üstâd-ı kâmildir. Ayasofya'yı binâ eden Ağnados mi‘mârın oğludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
… hayâtında âmâde olan yerden bine, binden yüz bine varınca Âl-i Osmân'ın kabza-i
tasarrufunda
olan eli berâtlı mevâcib alır askerî tâ’ifesin ale'l-umûm hisâb etmişler, beş k …
Zamân-ı hayâtında âmâde olan yerden bine, binden yüz bine varınca Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarrufunda olan eli berâtlı mevâcib alır askerî tâ’ifesin ale'l-umûm hisâb etmişler, beş kerre yüz bin vazîfe-hâr eşkinci cüyûş-ı muvahhidîn tahrîr olunmuşdur. Kırk bin meydânın ve altın ve üstün bilür yeniçeri ve dörd bölükde yigirmi bin müsellah sipâh huddâmları ile kırk bin add olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56a ·
metinde göster ·
… vk [u] safâ ederek cânib-i erba‘asında olan düşmanlarından intikâm alup kabza-i
tasarrufunda
olan memâlik-i Âl-i Osmân üzre kuş kondurmayup cemî‘i re‘âyâ ve berâyâsı emn [ü …
Ve leyle-i erba‘ada sulehâ-yı ümmetden mazanna-yı kirâmlar ile ve leyle-i hamîsde dervîşân-ı dil-rîşân ve sergüzeşt sâhibi erbâb-ı ma‘ârif ile sohbet edüp ale's-sabâh umûr-ı müslimîni görerek bu gûne zevk [u] safâ ederek cânib-i erba‘asında olan düşmanlarından intikâm alup kabza-i tasarrufunda olan memâlik-i Âl-i Osmân üzre kuş kondurmayup cemî‘i re‘âyâ ve berâyâsı emn [ü] amânda idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
… arın poli[ç]se kâğızları hidmetinde olup cümle diyârın tüccârları bunun kabza-i
tasarrufundadır
. Gâyet mün‘im ve mu‘temed âdemdir. Bundan sonra,
Esnâf-ı Şâhbender: Nefer bir, dükkânı yokdur. Balkapanı hânı'nda olur bir nefer ağadır. {Pîri ser-çeşme-i ankâ Amr ibn el-Âs'dır. Kabri Mısır'ın cânib-i cenûbunda imâm Şâfi‘î kurbünde medfûndur}. Cemî‘i vüzerâ ve ulemâ ve sulehâ ve mollâların poli[ç]se kâğızları hidmetinde olup cümle diyârın tüccârları bunun kabza-i tasarrufundadır. Gâyet mün‘im ve mu‘temed âdemdir. Bundan sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166b ·
metinde göster ·
… Paşa ve Demirkazık Halîl Paşa ve niçe serdârlar üzerine varup Erzurûm'u kabza-i
tasarrufundan
alamadılar. Tâ bu mertebe Erzurûm sa‘b u metin ve kışı kavî kal‘a-i bî-emândır. …
Evvelâ sancağ-ı Karahisâr-ı Şarkî ve livâ-yı Kiğı ve livâ-yı Pasin ve livâ-yı İspir ve livâ-yı Hınıs ve livâ-yı Malazgird ve livâ-yı Tekmân ve livâ-yı Kurucan ve livâ-yı Tortum ve livâ-yı Mecingird ve livâ-yı Mamrovan ve livâ-yı Erzurûm, paşa tahtı sancağıdır. Mâl defterdârının hâssı 1.152.900 ve ze‘âmet kethüdâsı hâssı 50.000 ve ze‘âmet defterdârı timar 20.200 ve Erzurûm sancağında cümle ze‘âmet 56 ve cümle timar 2219 ve eyâlet-i Erzurûm'un cümle sancaklarında olan timar ve ze‘âmetlerinin kılıçları beş bin iki yüz yetmiş tokuz kılıçdır. Ve kânûn-ı Süleymânî üzre cebelüleri ile hîn-ı gazâda alaybeğlerinin bayrağı altında bayraklarıyla on iki bin asker olur. Paşasının dahi hâss-ı hümâyûnına göre cebelüleriyle iki bin asker olur. Bu Erzurûm'un gâyet güzîde müsellâh ve mükemmel şeci‘ ve bahâdır ve dilâver ve server yiğitleri vardır. Ve bu Erzurûm beş yüz akçe şerîf mevleviyetdir. Şehrde üç niyâbeti var, sancağında cümle (---) nâhiyesi var. Evvela nâhiye-i (---)(---)(---)(---)(---)286a Ve yayabaşılardan yeniçeri ağası ve yedi oda dergâh-ı âlî yeniçerileri ve bir oda topcu ve bir oda cebecileri var. Bunlar cümle iç kal‘ada sâkinlerdir. Sene (---) târihinde Abaza Paşa bu Erzurûm'da ale'l-gafle celâlî olup bu iç kal‘ayı bir gice basup cümle yeniçerileri dendân-ı tîğdan geçirüp ancak yeniçeri ağası kal‘dan taşra bulunup o da Abaza {Paşa} re’yiyle taşrada bulundu, derler. Ol halâs olup Abaza kal‘a-i Erzurûm'a melik olup kâmil on sene isyân edüp yedi kerre üzerine mühr ile Çerkes Mehemmed Paşa ve Dişlen Hüseyin Paşa ve Demirkazık Halîl Paşa ve niçe serdârlar üzerine varup Erzurûm'u kabza-i tasarrufundan alamadılar. Tâ bu mertebe Erzurûm sa‘b u metin ve kışı kavî kal‘a-i bî-emândır. Ve iç kal‘ası dahi metîn kal‘a-i Rûm-ı cihândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 285b–286a ·
metinde göster ·
olup [ilâ-]inkırâzu'd-devrân memâlik-i mahrûseleri bi'l-cümle kabza-i teshîrler …
Cemî‘î cezîre-i dünyâda olan pâdişâh ve kralların hasretü'l-mülûkleri olan yetmiş aded mîr-i mîrânlık ve üç yüz altmış aded mîr-i livâlık ve yetmiş mevleviyyet ve bin sekiz yüz kadılık yerler ve iki bin altmış şehr-i mu‘azzamlar ve bin üç yüz seksen pâre hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn esmâ ve elkâbları latîf kılâ‘-ı azîmler cümle Âl-i Osmânın kabza-i tasarrufunda olup [ilâ-]inkırâzu'd-devrân memâlik-i mahrûseleri bi'l-cümle kabza-i teshîrlerinde ola. Âmîn yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296a ·
metinde göster ·
… Şorakir'i ta‘lîmiyle ilm-i hikmet üzre bu şehri imâr ederler. Andan Kara Yûsuf
tasarrufunda
iken Timur harâb eder. Andan yine imâr olup 326a sene (---) târîhinde Süleymâ …
Menzil-i evsâf-ı kal‘a-i kadîm makâm-ı Şurakir: Sene (---) târîhinde Hüseyn-i Baykara bu şehrin dibinden cereyân eden Arpaçayı'ndan ve hevâsından hazz edüp bu kal‘ayı Hakîm Şorakir'i ta‘lîmiyle ilm-i hikmet üzre bu şehri imâr ederler. Andan Kara Yûsuf tasarrufunda iken Timur harâb eder. Andan yine imâr olup 326a sene (---) târîhinde Süleymân Hân kal‘a-i Nahşivân üzre giderken tâlî‘a-i asker olan Lala Kara Mustafâ Paşa harâb etmişdir, ammâ Timur harâb etdüği âsâr-ı binâlar nehr-i Arpaçay sâhilin dutmuş tâk-i kisrâdan nişân verir âsâr-ı binâlar ve azîm kıbâb-ı âlîler var. Hatta Tuhfe-i Tevârîh'de tahrîr etdüğü üzre ilm-i mûsıkîde kitâb-ı edvârda on iki makâm ve yigirmi dörd şu‘be ve yigirmi dörd usûl ve kırk sekiz terkîbden olan Şorakir şu‘besin Hakîm Şorakir bu şehr imâr olurken bulduğu içün ol şu‘benin ismine Şorakir deyüp bu şehr ismiyle müsemmâ bir şu‘be-i hoş-hevâdır. Hattâ bu şehrin sağîr u kebîri cümle ehl-i zevk ü ehl-i hevâ olup tarz-ı Acemâne Şorakir'i ve araz-barî âğâzeleriyle muğanniyâtlar okurlar kim âdem safâsından mest [u] medhûş olur. Ammâ hâlâ bu şehr ol kadar ma‘mûr değildir. Kal‘ası harâbdır. Cümle üç yüz hânesi mestûr-ı türâbdır. Ammâ nevâhîlerinin nısfı Arpaçayı karşusunda olmağıla Revân hükmündedir. Beri tarafı cümle Kars hükmünde vilâyet-i âbâdân ve her cânibleri kurâ ve kûhistân ve binâ-yı ma‘mûr [u] âbâdân ve imâret-i hudûdesi firâvân bir ülke-i Gürcîstân'dır. Araz âbının nehr-i Zengî'nin cânib-i şimâlisi kırk konak kûh-ı Elburz'u aşup Bahr-i Haraz'a varınca Dağıstân ile ma‘an Gürcîstân add olunur tâ cânib-i garba, Erzurûm'a müntehî olur. Erzurûm, vilâyet-i Erzeni'r-Rûm'dandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325b–326a ·
metinde göster ·
yetmiş aded kimi âtıl, kimi işler sîm-i hâlis ma‘âdinleri vardır ammâ bundan a‘ …
Ammâ Defterhâne-i Âl-i Osmân'da Canha tahrîr olunmuşdur. Hâlâ yetmiş yük akçe emânetdir. Anınçün cümle halkı Gümüşhânesi'nde işlemeğe me’mûr olmağun cemî‘î tekâlif-i örfiyye-i şâkkadan mu‘âf [u] müsellemlerdir. Hâlâ Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarrufunda yetmiş aded kimi âtıl, kimi işler sîm-i hâlis ma‘âdinleri vardır ammâ bundan a‘lâsı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 327a ·
metinde göster ·
… meliklerinden Mamrol Melîk binâsıdır. Ba‘dehû sene 871 târîhinde Uzun Hasan Şâh
tasarrufunda
idi. Andan Ebü'l-feth feth edüp yine Gürcîstân keferesi istilâ etdi. Andan Selî …
Zamân-ı kadîmde Gürcîstân meliklerinden Mamrol Melîk binâsıdır. Ba‘dehû sene 871 târîhinde Uzun Hasan Şâh tasarrufunda idi. Andan Ebü'l-feth feth edüp yine Gürcîstân keferesi istilâ etdi. Andan Selîm Hân-ı Evvel, şehzâdeliği âleminde Tarabefzûn hâkimiyken feth edüp Süleymân Hân asrında yine Gürcîstân keferesinin ısyân [u] tuğyânı zâhir olup niçe kılâ‘ları ve bu Tortum kal‘asına istîlâ etdüğü mesmû‘-ı Süleymân Hân olunca vezîr-i sânî Ahmed Paşa'ya seksen bin asker verüp sene (---) târîhinde serdâr-ı mu‘azzam olup kat‘-ı menâzil ederek kal‘a-i Tortum üzre gelüp rûz-ı rûşende emân vermeyüp meterise girerler. Bi-inâyetillahi Te‘âla yedi günde ve yedi sâ‘atde ceng-i azîm ile yürüyüş edüp içinde mütehassın olan Gürcî Aznavuru küffârın dendân-ı tîğdan geçirüp feth olundukda ta‘mîr [u] termîm edüp içine kifâyet mikdârı asâkir-i İslâm müstahfızân ve cebehâne ve top-ı kal‘a-i kûpân ve müstevfâ zahâ’ir ve gayrı ma‘ûnet-i firâvân 328b koyup yine asker-i deryâ-misâl ile Gürcîstân vilâyeti içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 328a–328b ·
metinde göster ·
… ı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti anın
tasarrufundadır
ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
Hacı Yûsuf Ağa hânesinde mihmân olup Köprülü Mehemmed Paşa'ya ve sâ’ir a‘yâna mektûb-ı muhabbet-üslûblarımız verüp me’mûr olduğumuz bölükbaşılar cem‘ine mukayyed olup şehr içre "At ve don ve mâl u menâl isteyen, ata, dona ve silâhına kâdir olan yiğitler gelsin" deyü dellâller nidâ etdirüp şehri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bir nehrine Boğazköy suyu derler, şehrin dibinden cereyân eder. Ve bir nehri şehrden bir sâ‘at ba‘îd nehr-i Istavloz derler. Şehr-i Köprü bu iki nehrin ortasındadır. Bu nehirler taşdığı mahal, Köpr[ü] sahrâsın gark eder. Bu nehirler Deşan dağından gelüp nehr-i Istavloz'dan ağaç cisr-i azîmden ubûr olunduğiyçün şehr-i Köprü derler. Gâyet musanna‘ çam direklerden cisr-i garîbdir. Amâlika asrında bu şehre Şındır kal‘ası derlerdi. Lisân-ı Amâlika'da şınd yine köprüye derler. Cisri, Hazret-i Risâlet mütevellid oldukda münhedim olup sonra haşebden binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrinden aşağı cereyân ederek Çeltiklik nâm mahalde nehr-i azîm Bafra'ya rîzân olur. Ve bu kal‘anın ibtidâ bânisi Amâlika meliklerinin binâsıdır. Andan Tarabefzûn tekürı destinden Âl-i Dânişmendî'den Melik Gâzî feth edüp andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân muhâsara ile Koca kal‘asın feth edüp bu Şindir kal‘ası, ya‘nî Köprü kal‘ası emân ile feth olup hâlâ Amasiyye hâki hükmünde nısfı ze‘âmetdir ve nısfı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti anın tasarrufundadır ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
olup miftâhları her şeb [ü] rûz hânda durur. Mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem …
Van eyâletinde başka hükûmetdir. Taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu yerine eyâletinin ebvâb-ı mahsûlâtı kendiye hâs olmuşdur. Beher yevm eyâletinden hâna bir kîle-i mevik akçe hâsıl olur. Pâyede Van eyâleti pâyesidir. İki bin asker ile hükm-i hükûmât edüp bir sefer iktizâ ederse yahûd Van kal‘ası dezengi ta‘mîr ü termîmine da‘vet olunursa Van serdârıyla sefer eşer. Ve şehir içre gelen kârbânın bâc-ı bâzârı kendüye hâs kayd olunmuşdur. 223b Ammâ bu şehrin içinde olan Ermenî Ya‘kûbîlerin ve re‘âyâ-yı Arabîlerin cizyesi Van kulu aklâmıdır. Her re’s-i senede Van'dan bir ağa gelüp mezkûr Arabî re‘âyâlardan harâcları tahsîl edüp Van kuluna ulûfe verilir. Hânın bu harâcda alâkası yokdur ammâ Muş sahrâsı harâcı cümle hânın kayd-ı hayâtıyla ocaklık hâssıdır kim senevî yigirmi altı bin guruş hâsıl olur. Fâtih-i Revân Sultân Murâd Hân, ba‘de'l-fethi Revân bu Bitlîs hânı sarâyında mihmân olup hizmeti mukâbelesinde hatt-ı şerîf ile hâna Muş harâcın ihsân etmişdir. Hân dahi ol harâcdan Bitlîs kal‘ası dizdârının ve iki yüz aded neferâtlarının vazîfe-i mu‘ayyenelerin mezkûr hâsdan ve mahsûlât-ı bâc-ı bâzârdan verüp kal‘a hânın taht-ı tasarrufunda olup miftâhları her şeb [ü] rûz hânda durur. Mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem serbest hükûmetdir ve hayli vâsi‘ eyâleti vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 223a–223b ·
metinde göster ·
… de aslâ timâr u ze‘âmet yokdur ve kal‘ası ve cemî‘i hükûmâtları beğinin kabza-i
tasarrufundadır
. Aslâ bir ferd-i âferîde müdâhale edemez. Hatta kadıları dahi İmâdiyye tarafınd …
Sitâyiş-i hâkimân-ı kal‘a-i Akra: Evvelâ kânûn-ı kadîm-i kavânîn-ı Âl-i Osmâniyân'dan Süleymân Hân tahrîri üzre bu kal‘a-i Akra eyâlet-i Bağdâd-ı behişt-âbâdda İmâdiyyeyi serbest hükûmetinde hâlâ kal‘a-i Akra sancak beği hükmünde kal‘a-i kadîmdir. Lâkin beği Âl-i Osmân tarafından değildir. Kânûn-ı Süleymân Hân üzre İmâdiyye hâkiminden Akra beği hil‘at giyüp tabl u alem sâhibi olup İmâdiyye hâkimiyle Bağdâd seferine ve muhâfaza ve mahâsarasına me’mûr bir mîr-i Behdinânura'dır. Taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu olmayup evâmirleri elkâbında mîr-i mükerrem tahrîr olunup Âl-i Osmân hâs-ı harâc ü bâc u revâclarına müdâhale etmeyüp livâsı hükmünde aslâ timâr u ze‘âmet yokdur ve kal‘ası ve cemî‘i hükûmâtları beğinin kabza-i tasarrufundadır. Aslâ bir ferd-i âferîde müdâhale edemez. Hatta kadıları dahi İmâdiyye tarafından bir âbid ü zâhid ü fâzıl kimesne olur. Ve beği üç bin mikdârı Humeydî Ekrâd bahâdır askerine mâlikdir. Ve sancağı hâkinde yigirmi bin mikdârı tüfeng-endâz Ekrâd re‘âyâsına mâlikdir. Cümleden melik hâkimdir. Şimâlinde dörd konak Hakkarî hâkiyle müşâdır. Cânib-i şarkîsinde şehr-i (---) Acem ile çetdeşdir. Cenûb tarafında şehr-i Şehrezûl hâkiyle hudûddeşdir. Cânib-i garbında beş konak İmâdiyye ile hem-hâkdir. Selâmetle bu kal‘aya dâhil oldukda mîr-i muhteremi Sultân Hüseyin ibn Sultân {Seyyid} idi. Murtezâ Paşa Kethudâsı Köle Yûsuf Ağa ile bu Akra kal‘asına dâhil olurken Akra beği alây-ı azîm ile istikbâlimize çıkup şehde girerken ka‘adan toplar atılup sarâyında ni‘met-i nefîseler tenâvül olunup Murtezâ Paşa'nın mektûb-ı muhabbet-uslûbun ve bir eğerli raht u bahtlı küheylân atın hedâyâ verüp cihân kadar pek hazzedüp sarâyında mihmân olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 375b ·
metinde göster ·
… izâm sâhibi emîndir kim cümle salb [u] siyâset ve cürm [u] cinâyet anın kabza-i
tasarrufundadır
. Gâyet büyük emânetdir. Bu kal‘a önünde nehr-i Tuna üzre emîn ağa azîm balık da …
Silisre eyâletinde hâkimi yetmiş yük akçe iltizâm sâhibi emîndir kim cümle salb [u] siyâset ve cürm [u] cinâyet anın kabza-i tasarrufundadır. Gâyet büyük emânetdir. Bu kal‘a önünde nehr-i Tuna üzre emîn ağa azîm balık dalyanları yapup morina ve mersin ve çığa ve uştuka ve liçse ve kefal ve som ve lom ve sazan balıkları ve gayrı isimli niçe bin elvân balıkları sayd edüp tuzlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
idiler. Ba‘dehu sene 1004 târîhinde küffâr yine bu mezkûr kal‘alara cümle ⟦122a …
Andan kal‘a-i Çakani ve kal‘a-i Hollok ve kal‘a-i Diregel ve kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i Buyak ve kal‘a-i Ma‘denler ve bu ma‘den kal‘aları birbirine karîb dörd aded kal‘alardır. Ve cümle bu on aded kal‘alar bizim Eğre kal‘ası kurbundaki sahrâlarda birbirlerine karîb kal‘alardır. Hattâ fâtih-i Eğre Mehemmed Hân asrında mezkûr kal‘alar cümle Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarrufunda idiler. Ba‘dehu sene 1004 târîhinde küffâr yine bu mezkûr kal‘alara cümle 122a istîlâ etdi. Hamd-i Hudâ bu sene-i mübârekede be-dest-i vâlî-i Eğre Filibeli Pirincci Mehemmed Paşa ve ma‘iyyet-i Kaplan Paşa bu kal‘alar itâ‘at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 121b–122a ·
metinde göster ·
… ar. El-hamdü lillâh bu sulh [u] salâhımız bu yüzden mün‘akid olup kimin kabza-i
tasarrufunda
kılâ‘lar 66a ve kurâlar ve kasabâtlar ve nevâhîler bulundu ise anın hükmünde …
"Cânım elçi paşa, sen bu vilâyetimize rahmet gelüp hoş geldin, ammâ sizin Üstürgon ve Ustolni-Belgrad'ı ve Budin serhadlerinizin çete ve poturacı levendlerinden feryâdımız vardır. Edepleriyle otursunlar. El-hamdü lillâh bu sulh [u] salâhımız bu yüzden mün‘akid olup kimin kabza-i tasarrufunda kılâ‘lar 66a ve kurâlar ve kasabâtlar ve nevâhîler bulundu ise anın hükmünde kalup sizin ve bizim tarafımızdan katanalarımız ve sizin çetecileriniz birer hîle takrîbiyle hudûdlarında[n] taşra çıkup bizim kal‘alarımıza tecâvüz etmeyeler", dedikde bizim elçi paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 65b–66a ·
metinde göster ·
… loğlu yek-dil [ü] yek-cihet olup bu kal‘ayı dest-i Ciniviz'den ele alup kabza-i
tasarrufunda
kalup içindeki Leh beğzâdenin birisi karındaşıyla hüsn-i zindegânî edemeyüp Mik …
Zamân-ı kadîmde Leh kralları binâsıdır. Andan Ciniviz Frengi Kırım'a mâlik olmak ile Ciniviz bu kal‘aya istîlâ edüp yetmiş yıldan sonra yine Leh kralı ile Akkirmân sâhibi Salsaloğlu yek-dil [ü] yek-cihet olup bu kal‘ayı dest-i Ciniviz'den ele alup kabza-i tasarrufunda kalup içindeki Leh beğzâdenin birisi karındaşıyla hüsn-i zindegânî edemeyüp Mikal nâm Leh beğzâdesi Maskov kralına firâr edüp Özü suyu ile üç bin pâre kayık ile bu Sarkirmân üzre asker-i bî-pâyân çeküp gelür. Niçe zamân karındaşıyla harb [ü] kıtâl edüp âhır-ı kâr karındaşı bir gece kal‘adan gemilere binüp firâr etdikde Maskov'dan gelen karındaşı bu 121a kal‘a-i Sarkirmân'ı "Karındaşıma yine kalmasın" deyü Maskov askeriyle bir yıl kal‘ada oturup gücile bir [yıl]da harâb eder. Hâlâ kal‘asının câ-be-câ yerleri vîrândır. Ol zamân bu kal‘a içinde yetmiş bin aded ma‘mûr hânedânları var imiş. Bu kal‘anın zemîni bir liman ağzına vâki‘ olup kıble tarafı liman-ı azîmdir kim içine on bin pâre gemi sığar gûyâ cezîre-i Girid'de Hanya kal‘ası kurbunda Suda limanıdır. Ammâ bu Sarkirmân kal‘ası iki liman-ı azîm ortasında bir buruna vâki‘ olup bu kal‘a limanlarının karşu tarafında bir mîl karşı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b–121a ·
metinde göster ·
… e‘âlâ mansûr u muzaffer olup sâlimîn ü gânimîn Kırım'a dâhil olur, ammâ kabza-i
tasarrufunda
olan mâl-ı ganâ’imden bir şey komayup cümlesin tevâbi‘ât u levâhıkât ve fukarâ …
Bu sultân-ı Cem-cenâb üç aded bürâderlerdi. Biri Mübârek Geray Sultân, Çerâkese vilâyetinde Zaba kabîlesi içinde ösmüşdür, ya‘nî perveriş bulup büyümüşdür. Biri Dede Mehemmed Geray Sultân'dır, ammâ bu Selîm Geray Sultân bu bürâdereynlerden uluca olup Dede Geray ile şehr-i Bâğçesarây'da neşv [ü] nemâ bulup cemî‘i ulûm-ı garîbe-i acîbeye mâlik olduğundan gayri hâfız-ı hamele-i Kur’ân ve Fârisî ve Mesnevî-hân bir şûh ve hezârfen pâdişâh-ı zekîdir kim her ne cânibe teveccüh etse bi-emrillâhi te‘âlâ mansûr u muzaffer olup sâlimîn ü gânimîn Kırım'a dâhil olur, ammâ kabza-i tasarrufunda olan mâl-ı ganâ’imden bir şey komayup cümlesin tevâbi‘ât u levâhıkât ve fukarâ ve mesâkînlere bezl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 129a ·
metinde göster ·
… ırken derûn-ı kal‘ada bir Yahûdî [vardı]. Cümle bu eyâlet ol Yahûdî'nin kabza-i
tasarrufunda
olup Kavala sâhibi Feylekos bu Yahûdî'yi defterdâr etmişdi. İsmine Gümlü Çîn de …
Vech-i tesmiyesi oldur kim kaçan bu kal‘ayı sene 764 târîhinde Sultân (---) asrında Gâzî Evrenos Rûm keferesi ile Yahûdî elinden dest-i kahr ile alırken derûn-ı kal‘ada bir Yahûdî [vardı]. Cümle bu eyâlet ol Yahûdî'nin kabza-i tasarrufunda olup Kavala sâhibi Feylekos bu Yahûdî'yi defterdâr etmişdi. İsmine Gümlü Çîn derlerdi. Çîn ü Mâçîn Yahûdîlerinden idi kim İskender-i Zülkarneyn'e Çîn pâdişâhından elçilik ile gelüp diyâr-ı Rûm'un âb [u] hevâsından hazz edüp bu şehirde kalup kal‘ayı amâr etdiğinden Gümlü Çîn kal‘ası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 208a ·
metinde göster ·
… ra varoşu dahi derûn-ı hisâra alup ba‘dehu yetmiş sene Sultân Mansûr'un kabza-i
tasarrufunda
olup taşrasında Afrika kavmi sâkin olmağiçün bir varoş-ı azîm binâ edüp hâlâ De …
Ol asırda Kandiye-i evvel Su kullesi olup ibtidâ bânîsi İşpanya kralıdır. Ba‘dehu Venedik eline girüp dahi vüs‘at üzre binâ edüp taşra varoşu dahi derûn-ı hisâra alup ba‘dehu yetmiş sene Sultân Mansûr'un kabza-i tasarrufunda olup taşrasında Afrika kavmi sâkin olmağiçün bir varoş-ı azîm binâ edüp hâlâ Defterdâr Ahmed Paşa ve Mehemmed Kethudâ câmi‘i olan kenîselerin mihrâbları doğru kıbleye râst olmasına sebeb Sultân Mansûr binâlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308b ·
metinde göster ·
… sürka kasabasının(?) re‘âyâları ve yedi pâre köy re‘âyâları bu emîninin kabza-i
tasarrufunda
olup mu‘âf [u] müsellemlerdir kim mîrî balık sayd etmeğe me’mûrlardır. Her gece …
Ve cümle Üsürka kasabasının(?) re‘âyâları ve yedi pâre köy re‘âyâları bu emîninin kabza-i tasarrufunda olup mu‘âf [u] müsellemlerdir kim mîrî balık sayd etmeğe me’mûrlardır. Her gece cümle re‘âyâlar on, on beş dâne kayıklara süvâr olup kayıklara meş‘aller yakup balık şebekeleri ve ığribleri çeküp sayd etdikleri mâhîleri kayık kayık emîne teslîm ederler. Ol d[ah]i cümle Rûmeli'nden gelen bâzergânlara balıkları fürûht edüp anlar da[h]i tuz ile salamura edüp vilâyet vilâyet Ohri balığın götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368b ·
metinde göster ·
iki yüz altmış bender sevâd-ı mu‘azzam iskele vardır kim yük çözülür ve yük bağ …
Ve'l-hâsıl Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarrufunda iki yüz altmış bender sevâd-ı mu‘azzam iskele vardır kim yük çözülür ve yük bağlanır şehirlerdir. Ammâ İzmir benderi cümleden iştihârlı şehirdir. Zîrâ ekâlîm-i seb‘ada Âl-i Osmân ile dost olmuş on sekiz kefere kralı vardır. Cümlesinin balyozları ve konsolozları vardır. Ve bâzergânları rûy-ı zemînin mahsûlâtların ve cemî‘i diyâr halkının metâ‘ların getirüp beher sene bin gemi gelir ve bin gemi gidüp metâ‘lar bu İzmir şehrinde fürûht olunur. Böyle bir derbend-i calender bender yerdir kim velvele-ârâ iskeledir. Ve Freng-i bedreng gemileri eyle gelirler kim şehr-i İzmir'in nısfı gûyâ Frengistândır. Ve bir kimse bir kâfire bir sille urmağa kim kâdirdir derhâl derbân ve dîdebânlar âdemi der-çember edüp der-ân emân vermeyüp tâ hâkime götürürler, yâ hâkim katl eder, yâhûd kefereler katl edüp na‘ş-ı müslimîni ol ân gâyib eder. Bir cânibi böyle Malta gibi muzlim Frengistân-misâl yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47a ·
metinde göster ·
… nları ve sa‘b kal‘aları ile ârâste bir cezîre-i mahsûldâr imiş. Ve hâlâ İşpanya
tasarrufundadır
. Ammâ Cezâyirliden hâlleri mükedder imiş.
Cezîre-i Sardinye: Yedi yüz mîl bir cezîre-i ma‘mûr imiş. Azîm limanları ve sa‘b kal‘aları ile ârâste bir cezîre-i mahsûldâr imiş. Ve hâlâ İşpanya tasarrufundadır. Ammâ Cezâyirliden hâlleri mükedder imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y125b ·
metinde göster ·
… efe ve Sudak ve Menkûb ve Tat eli ve Balıklağa ve İnkirmân kal‘aları Âl-i Osmân
tasarrufundadır
. Bu cezîrenin şimâl cânibinde nısfı Menkûb kal‘ası ve Gözleve ve Çikişke ve Arb …
Ve Karadeniz'in tûlu bin yedi yüz mîl bir Bahr-i Siyâh'dır. Ancak iki cezîre vardır. Biri Kırım adasıdır ki Kırım pâdişâhları sikke ve hutbe sâhibidir. Anın Bâğçesarây'ında sâkin olurlar. Bu cezîre şekl-i müselles vâki‘ olmuş yedi yüz yetmiş mîl bir cezîre-i sedd-i İslâmdır. Cânib-i erba‘ası keferedir. Nısfı Âl-i Osmân hükmündedir. Kerş ve Kefe ve Sudak ve Menkûb ve Tat eli ve Balıklağa ve İnkirmân kal‘aları Âl-i Osmân tasarrufundadır. Bu cezîrenin şimâl cânibinde nısfı Menkûb kal‘ası ve Gözleve ve Çikişke ve Arbat ve Or Ağzı kal‘aları cümle Âl-i Cingiziyân hükmündedir. Ve bu Kırım adasının şarkında on sekiz mîl deryâ aşırı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126a ·
metinde göster ·
… niçe bin dölüm bir hâmûn-ı ferah-fezâdır. Ol hâk-i amber-pâk her kimin kabza-i
tasarrufunda
ise bir mük buğday ekse, yüz mük hâsıl olur kim âye[t]: Arapça mazmûnunca bir …
Gâyet ma‘mûr u mahsûldâr kazâdır. şâm'ı ve Kudüs'ü ganîmet eden bu diyârdır. Zîrâ ibtidâ Hazret-i Âdem bu arâzî-i latîfde zirâ‘at etmişdir. Hâlâ Âdem Sâfî tarlası derler Küteybe uyûnunun cânib-i şarkîsinde niçe bin dölüm bir hâmûn-ı ferah-fezâdır. Ol hâk-i amber-pâk her kimin kabza-i tasarrufunda ise bir mük buğday ekse, yüz mük hâsıl olur kim âye[t]: Arapça mazmûnunca bir dâne hıntadan on on beş ve yigirmi sünbüle zâhir olup her birinin kâmeti hadenk kalınlığı olur ve her sünbülede mi’etün habbe mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259b ·
metinde göster ·
İbtidâ bu şehri Hazret-i Hûd binâ etdi, Ebyâr-ı Sâlih yanındaki şehri mezkûr Nâka kayasındaki köçek sayhasından şehri harâb olup bu Ulâ şehrin Hûd Nebî binâ etdi. Ba‘dehu sene 358 târîhinde Âl-i Fâtımiyyûn'dan Halîfe Mu‘izzüddîn Mısır hâkimi iken bu kal‘ayı müceddeden binâ edüp şehri amâr etdi. Hâlâ Mısır eyâleti hükmünde şerîfin zabt-ı tasarrufunda Medîne-i münevvere mollâsının niyâbeti hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272b ·
metinde göster ·
… rs asrında İşpanya küffârı Kudüs-i şerîfe istîlâ edüp yetmiş sekiz sene kabza-i
tasarrufunda
iken Dürûzî ve Teymânî ve Mervânîlerin i‘ânetiyle iki kerre yüz bin küffâr cem‘ …
Ve sene (---) târîhinde Y 371a Mısır pâdişâhlarından Tâhir Baybars asrında İşpanya küffârı Kudüs-i şerîfe istîlâ edüp yetmiş sekiz sene kabza-i tasarrufunda iken Dürûzî ve Teymânî ve Mervânîlerin i‘ânetiyle iki kerre yüz bin küffâr cem‘ olup Mekke'yi hedm edüp Hazret-i Risâlet'in cesed-i şerîfin Kudüs'e getirmeğe murâd edinüp Kudüs'den bu kadar kerre yüz bin küffâr askeri Cugaymân nâm mahalle vardıklarında yüz yigirmi dörd bin peygamberin ervâhı ve yetmiş yedi bin kutb-ı aktâbın ve cemî‘i ricâlullâhın rûhâniyyetleri küffâra yetişüp Urbân-ı Mevâl ve kabâyil-i Benî Zühd ve Âl-i Umûr evlâdı âl bu küffâr-ı hâksârın cânib-i erba‘asın alup Cugaymân nâm mahalden cû‘ (---)(---) dönüp cümlesin Urbân uryân edüp rumh-i sinândan geçirüp cemî‘i mâl-ı ganâ’im-i küffâr ile Urbân muğtenim olup küffâr (---)(---) ve tevârîhlerinde mufassal tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370b–Y371a ·
metinde göster ·
… Seyf câniblerinden âsân bulup Melik Tavtîs'e müjde ederler. Melik dahi kabza-i
tasarrufunda
ne kadar melikler var ise âdem gönderüp yedi kerre yüz bin benî âdem olup Benî …
Ammâ Mısır'dan Süveys'e gılâl ve gayri zahâ’ir karadan gitmek amel-i kesîr olmağile cümle Mısır mühendislerin cem‘ edüp Nîl'in irtifâ‘ıyla ne cânibden Süveys deryâsına cereyân etmesin tetebbü‘ etdirüp ilm-i hendese üzre Benî Seyf câniblerinden âsân bulup Melik Tavtîs'e müjde ederler. Melik dahi kabza-i tasarrufunda ne kadar melikler var ise âdem gönderüp yedi kerre yüz bin benî âdem olup Benî Seyf mukâbelesinde hafirler kazup çâh-ı gayyâ-misâl handaklar ederler. Ve yedi yılda tamâm olup Nîl-i mübârek Süveys deryâsına cereyân edüp Melik Tavtîs Sa‘îd-i âlî'den beher sene yüz gemi zahîre Hazret-i İbrâhîm'e ve ahâlî-i Mekke'ye gönderüp nehr-i Nîl iki yüz sene Süveys'e cârî olurdu. Tâ Hazret-i Risâlet asrına dek bu hâl üzre nehr-i Nîl Bahr-i Süveys'e cereyân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385a ·
metinde göster ·
değildir. Bu cezîre-i Mısır içinde kırk sekiz pâdişâhın cânib-i selâsın Portaka …
Andan öte Bahr-i Muhît kenârınca Mısır cezîresinde Zeyla‘ boğazına gelince andan nehr-i Nîl'in tulû‘u başından dolaşup tâ Sebte boğazına gelince on dörd bin mîl yerinde olan benderler ve gayrı ma‘mûr şehirler cümle Portakal kralının hükmündedir, kimesnenin tasarrufunda değildir. Bu cezîre-i Mısır içinde kırk sekiz pâdişâhın cânib-i selâsın Portakal ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y30b ·
metinde göster ·
… ubaşının der-defterinde olup mîrî mâl verirler. Ve askerî tâ’ifelerinin kabza-i
tasarrufunda
olana subaşı vaz‘-ı yed edemedüği fâhişe hisâba gelmez. Ve,
Esnâf-ı fâhişe-i hânegî: Bunlar mestûre ve ehl-i ırza mel‘ûnelerdir. Hânelerinde pes-i perdeden geçinirler, ammâ vâsıtaları vardır. Cümle iki bin yüz fâhişedir. Subaşının der-defterinde olup mîrî mâl verirler. Ve askerî tâ’ifelerinin kabza-i tasarrufunda olana subaşı vaz‘-ı yed edemedüği fâhişe hisâba gelmez. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y177b ·
metinde göster ·
… zret-i İsmâ‘îl andan tevellüd etmişdir. Ve Hazret-i Amr ibnü'l-Âs Mısır'ı Kıbtî
tasarrufundan
alduğı Melik Mukavkıs dahi bu Tûh-ı Nasârâ'da doğmuşdur, deyü i‘tibâr edüp cüml …
Kefere-i Kabâbıta mâbeyninde bu belede hayli i‘tibâr ederler. Zîrâ Kıbtî meliklerinden Melik Tavtîs'in maskat-ı re’si budur ve bunda bir deyrde medfûndur. Hazret-i İbrâhîm'e îmân getürüp Kıbtî kızı Hâcer Ana'yı bu Melik Tavtîs hedâyâ gönderüp Hazret-i İsmâ‘îl andan tevellüd etmişdir. Ve Hazret-i Amr ibnü'l-Âs Mısır'ı Kıbtî tasarrufundan alduğı Melik Mukavkıs dahi bu Tûh-ı Nasârâ'da doğmuşdur, deyü i‘tibâr edüp cümle Kıbtî senede bir kerre bu beledi ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y284a ·
metinde göster ·