… et-i Hudâ bir gice bir berd-i cahîm oldu kim yedi yüz esîr dondu ve bin mikdârı
Tatarın eli
ayağı düşdü. Ol sabah hakîre dahi felek, sovuk cehennemi rûzgâr-ı zorkârın göst …
Hikâye-i hakîr: "Benim efendim! Sene (---) târîhinde Kırım hânlarından İslâm Girây Hân ile cezîre-i Kırım'dan diyâr-ı Moskov'a gidüp bilâ-hisâb mâl-ı ganâyim alup avdet mahalline kalınca erba‘în ve zemherîr oldu. Bu kadar mâl-ı hazâyin ile geldiğimiz yoldan dönmeğe havf edüp bi'z-zarûrî Heyhât sahrâsına ol şiddet-i şitâda on yedi gün ve on yedi gice aşup yortup hikmet-i Hudâ bir gice bir berd-i cahîm oldu kim yedi yüz esîr dondu ve bin mikdârı Tatarın eli ayağı düşdü. Ol sabah hakîre dahi felek, sovuk cehennemi rûzgâr-ı zorkârın gösterüp gûyâ ki elîm-i A‘râf'ı gördük. Yedi sâ‘at kâmil taban-keşlik edüp bî-tâb u bî-me‘âl kaldıkda esb-i sabâ-sür‘atime süvâr 53a oldum. Hikmet-i Hudâ dördüncü sâ‘atde altı yerden şems-i âteş-tâb zâhir oldu. Cümle Tatar kartları âlem-i hayretde kaldılar. Ammâ âdetullah oldur kim güneş cânib-i şarkdan tulû‘ eder. Kâmil dörd sâ‘at olunca ol tarafdan tulû‘ etmeyüp altı aded güneşin biri Heyhât'ın kıble cânibi, Çerâkise vilâyetidir, andan nümâyûn oldu. Bir güneş Heyhât'ın cenûb tarafıdır kim cezîre-i Kırım'da Kefe kal‘asıdır, ol cânibden tulû‘ etdi. Biri garb cânibidir ki Alaman vilâyetidir ki ondan hurûc etdi. Biri Leh cânibinden hurûc etdi. Beşincisi şimâl tarafında Kırako vilâyeti tarafından tulû‘ etdi. Altıncısı yine Heyhât'ın yıldız tarafında Moskov'un Görlef kal‘ası câniblerinden zuhûr edüp bu altı güneşin her biri asıl güneşin pertevinden ziyâde nümâyân idi ve altısı da semâdan zemîne balık ağzı gibi yâhûd Tûbâ şeceri gibi baş aşağı zemîne nüzûl etmişdi. Zîrâ asıl güneşin cânib-i şarkı gâyetü'l-gâye şiddet-i şitâ olmağıla pertevi donup ba‘zı sevâhil olan ekâlîm-i seb‘alardan pertev urup nümâyân olurdu" deyü bu hikâyeyi nakl etdiğimizde cümlesi Arapça bi-kudretihi ve yahkümü mâ yürîdü bi-izzetihi, deyü cümle tahkîkdır, dediler. Ve cümle müdâhaneciler ve orancıların hâtırları mütesellî oldu. Ammâ Hudâ âlimdir, böyle olmuşdur. Müdâhaneciler bu hikâyeden fürce bulup "İşte ol sene Erzurûm'da eyle bulutlar dahi on ay dutulup vech-i semâda müncemid-vâr ber-karâr idi" deyü hâmuş-bâş oldular. Ol zamân bildim ki cemî‘i vüzerâ vü vükelâ ve erbâb-ı devlet huzûrında müdâhane ve hoş-âmed kelâm lâzım imiş. Ammâ bizim efendimiz Melek Ahmed Paşa huzûrunda bir kimesnenin cânı yok idi kim zemm u nemm u gıybet ve mesâvî ve sû’-i zan ve müdâhane ve hoş-âmed söyleyeler idi. Anı meclisinden reddederdi ve derhâl "Çık taşra bre hannâs!" deyü ana hannâs lakab kordu. Ve bir kimesne anın yanıda bir kizb kelâm söylese ol âdemden gayri nefret ederdi. Ammâ ne kadar latîfe-âmiz kelimâtlar söylense şakadan hazz ederdi. Ammâ hâlâ zamânımızın a‘yân [u] kibârı ve vüzerâ ve mülûkları böyle hoş-âmede ve müdâhaneye mâyil olup bî-garaz ve ehl-i ırz kimesnelere taşra umûrların sormadıkları ecilden Devlet-i Âl-i Osmân'a taraf taraf rahneler gelmededir. Hudâ Devlet-i Âl-i Osmân'ı ilâ inkırâzı'd-devrân mü’ebbed ede, âmîn, yâ Mu‘în. Ammâ devlet [ü] dîn-i mübîni sıyânet eden kimesnelerden ba‘zı şu‘arâlar Sultân Ahmed Hân'a verdikleri kasîde-i belîğu'l-beyândır kim bu mahalle tahrîr olundu. Güfte-i Şeyhî Efendi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 52b–53a ·
metinde göster ·
… elli ve Nevrûzelli ve Deveyelli (---)(---)(---)(---)(---) niçe bunun emsâli
Tatar eli
kavminden pür-silâh zor-batır yiğitler ile Hân-ı âlîşân gelüp Nûreddîn Sultân i …
Âhir sene 1067 mâh-ı Zilhicce'sinin yigirminci gün Kırım Pâdişâhı Mehemmed Giray Hân seksen yedi bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârdan kavm-i şîrînli ve Mansûrlu ve Sincivitli ve Arkınlı ve Dayirli ve Ulanlı ve Oraklı ve Badraklı ve Nogaylı'dan Urûmbetli ve Yaman Sadaklı ve Kör Yûsuf Biyli ve Arslan Biyli ve Çobanelli ve Nevrûzelli ve Deveyelli (---)(---)(---)(---)(---) niçe bunun emsâli Tatar eli kavminden pür-silâh zor-batır yiğitler ile Hân-ı âlîşân gelüp Nûreddîn Sultân ile istikbâle çıkup Hân'a buluşup Melek Ahmed Paşa efendimizin mektûbların Hân'a verüp selâmın teblîğ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42b ·
metinde göster ·
Ağası Tanbûrî Ramazân Ağa ve Kâtib Hasan Efendi ve Alî Hân ve Memiş Hân ve Çola …
Der-esmâ-i şerefyâb-ı ihvân-ı yârân-ı zarîfân: Âlüfte âşüftegândan hüsn-i ülfet etdiğimiz ahbâb-ı dostânlarımızdan bürâder-i cân-berâberimiz Tat eli Ağası Tanbûrî Ramazân Ağa ve Kâtib Hasan Efendi ve Alî Hân ve Memiş Hân ve Çolak Dedes Ağa ve Corgunalı Mustafa Ağa ve Ebû Ahmed Ağazâde Çelebi ve niçe yüz yârânlar var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127b ·
metinde göster ·
… r kim kalga sultânların tahtgâhlarıdır. Ve cânib-i kıblesinde iki merhale yerde
Tat eli
nevâhîleridir. Ve taraf-ı cenûba meyyâl bir menzil yerde kal‘a-i cihân-nümâ Men …
Der-beyân-ı etrâf-ı meşâ-yı kurâ vü kılâ‘ kasabât: Evvelâ Bâğçesarây'ın cânib-i şarkîsinde bir merhale yerde Akmescid şehridir kim kalga sultânların tahtgâhlarıdır. Ve cânib-i kıblesinde iki merhale yerde Tat eli nevâhîleridir. Ve taraf-ı cenûba meyyâl bir menzil yerde kal‘a-i cihân-nümâ Menkûb'dur. Ve semt-i cenûbda iki konak yerde kal‘a-i Balıklava'dır. Ve taraf-ı garba meyyâl iki günde kal‘a-i İnkirmân ve Sarkirmân kal‘alarıdır. Ve cânib-i şimâle üç konak yerde kal‘a-i Or'dur. Ve şimâl ile şark mâbeyninde kal‘a-i Çikişke ve kal‘a-i Arbat'dır kim sene (---) târîhinde bu kal‘aları Mehemmed Geray Hân binâ etmişdir. Ammâ cezîre-i Kırım'ın dahi etrâflarında mesâfe-i ba‘îde olan kurâ ve kasabât ve kılâ‘ u şehirleri dahi mahalleriyle inşâallâhu te‘âlâ tahrîr ederiz. Ve billâhi'l-Müste‘ân. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 130a ·
metinde göster ·
: Bir kûh-ı bülenddir kim zirve-i a‘lâsından cümle Kırım adası şekl-i müselles r …
Der-sitâyiş-i yaylağ-ı İrem Tat eli: Bir kûh-ı bülenddir kim zirve-i a‘lâsından cümle Kırım adası şekl-i müselles râygân temâşâ olunur, zîr[â] mezkûr Sudağ'ın şarkî ve garbî tarafları cümle Tat eli dağlarıdır, ammâ yine cümle Kefe eyâletidir. Lâkin sarp dağları ve belleri çokdur. Ve cümle halkı Rûm ve Laz kavimleridir kim Rûm lisânı söyleşirler. Cümle on beş bin kadar tüfeng-endâz Tat kavmidir. Bunların dani Rûmca kelimâtlar arasında başka ıstılâhları var[dır].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136b ·
metinde göster ·
… les râygân temâşâ olunur, zîr[â] mezkûr Sudağ'ın şarkî ve garbî tarafları cümle
Tat eli
dağlarıdır, ammâ yine cümle Kefe eyâletidir. Lâkin sarp dağları ve belleri çokd …
Der-sitâyiş-i yaylağ-ı İrem Tat eli: Bir kûh-ı bülenddir kim zirve-i a‘lâsından cümle Kırım adası şekl-i müselles râygân temâşâ olunur, zîr[â] mezkûr Sudağ'ın şarkî ve garbî tarafları cümle Tat eli dağlarıdır, ammâ yine cümle Kefe eyâletidir. Lâkin sarp dağları ve belleri çokdur. Ve cümle halkı Rûm ve Laz kavimleridir kim Rûm lisânı söyleşirler. Cümle on beş bin kadar tüfeng-endâz Tat kavmidir. Bunların dani Rûmca kelimâtlar arasında başka ıstılâhları var[dır].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136b ·
metinde göster ·
nevâhîleri Kırım cezîresinin kıblesi tarafında bir burun ucunda vâki‘ olmağile …
Zîrâ Tat eli nevâhîleri Kırım cezîresinin kıblesi tarafında bir burun ucunda vâki‘ olmağile sapa yerde olup başka bir gûne ağır kelimâtları vardır. Ne Urûm lisânıdır ve ne Çağata [ve] Laz kavmi lisânıdır. Hemân başka bir lehçeleri var, ammâ kendüleri tekellüm etdiklerinde âdem hayrân kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136b ·
metinde göster ·
nevâhîlerinin âb [u] hevâsı sevâhildir. İnciri ve üzümü [ve] nârı ve zeytûnu ve …
Ammâ bu Tat eli nevâhîlerinin âb [u] hevâsı sevâhildir. İnciri ve üzümü [ve] nârı ve zeytûnu ve limonu ve turuncu ve gûnâ-[gû]n meyve-i âbdârları olduğu Bâğçesarây evsâfı mahallinde mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu dağların şimâl cânibleri sahrâlar olup cümle Tataristân'dır kim şiddet-i şitâsından ağaçları ve meyveleri olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136b ·
metinde göster ·
… r hânlardan (---) Hân Kırım'a müstevlî olup leb-i deryâda olan sarp kayalardaki
Tat eli
dağları ve Kefe kal‘ası ve Sudak kal‘ası ve Menk[û]b kal‘ası ve Balıklava kal‘a …
Sene (---) târîhinde Kırım adası Ciniviz Frengi elinde iken [Ta]tar hânlardan (---) Hân Kırım'a müstevlî olup leb-i deryâda olan sarp kayalardaki Tat eli dağları ve Kefe kal‘ası ve Sudak kal‘ası ve Menk[û]b kal‘ası ve Balıklava kal‘ası ve İnkirmân kal‘ası ve Sarkirmân kal‘ası ve niçe kal‘alar dahi küffâr elinde kalup cezîre-i Kırım'ın nısfı sahrâlar olmağın tâ Or kal‘asına varınca Tatar'ın olmak üzre küffâr ile akd-i sulh edüp cezîre-i Kırım'ın nısfı Freng'in ve nısfı Tatar'ın olup kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136b ·
metinde göster ·
… mîr-i livâlardır. Evvelâ Kiriş kal‘ası sancağı ve ada-yı şâhı Taman sancağı ve
Tat eli
sancağı ve Azak deryâsı içre Balısıra sancağı, bu livâ beğinin kurâları olmayup …
Cümle yedi aded mîr-i livâlardır. Evvelâ Kiriş kal‘ası sancağı ve ada-yı şâhı Taman sancağı ve Tat eli sancağı ve Azak deryâsı içre Balısıra sancağı, bu livâ beğinin kurâları olmayup yigirmi pâre firkateler ile Azak denizin muhâfaza eylediğiyçün Kefe gümrüğünden on kîse salyâne alır, kânûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139a ·
metinde göster ·
ağasına haber gidüp nısfu'l-leylde iki bin aded güzîde Tat eli tüfenglisi gelüp …
Derhâl Kefe eyâletinde olan Tat eli ağasına haber gidüp nısfu'l-leylde iki bin aded güzîde Tat eli tüfenglisi gelüp anlar dahi kemâ-kân birer merkezde sâbit-kadem olup âmâde durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196b ·
metinde göster ·
… eyâletinde olan Tat eli ağasına haber gidüp nısfu'l-leylde iki bin aded güzîde
Tat eli
tüfenglisi gelüp anlar dahi kemâ-kân birer merkezde sâbit-kadem olup âmâde durd …
Derhâl Kefe eyâletinde olan Tat eli ağasına haber gidüp nısfu'l-leylde iki bin aded güzîde Tat eli tüfenglisi gelüp anlar dahi kemâ-kân birer merkezde sâbit-kadem olup âmâde durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196b ·
metinde göster ·
… ş kîse ve kendünün Kırım kapukullarına on kîse ve cümle sekbânlarına on kîse ve
Tat eli
halkına beş kîse ve'l-hâsıl bir haftada iki bin kîseyi bezl edüp cemî‘i Kırım h …
Hemân hânın gözü niçe bin kîse mâlı görünce "Âhır ömrümdür" deyüp kendüyi Âsitâne-i sa‘âdetden donanma-i hümâyûn ile getiren Ammârzâde Kapudan Paşa'ya kırk kîse ve kadırgadaki levendânlara on kîse ve yeniçeri ağasına kırk kîse ve yeniçerilere on (...) kîse [ve] cebecilere ve topçular ocaklarına onar kîse ve kalgası ve vezîrin karadan getiren Silisre ve Nigebolı ve Vize ve Kırkkilise ve Çirmen sancakları askerlerine beşer kîse ve Bucak Tatarı leşkerine beş kîse ve kendünün Kırım kapukullarına on kîse ve cümle sekbânlarına on kîse ve Tat eli halkına beş kîse ve'l-hâsıl bir haftada iki bin kîseyi bezl edüp cemî‘i Kırım halkın memnûn mesrûr şâdımân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 197b ·
metinde göster ·
… âyeti cânibinde şekl-i müselles yedi yüz yetmiş mîl bir adadır. Kıble tarafı ki
Tat eli
dağlarıdır kim cümle sekiz aded kal‘a-i metînelerdir kim Âl-i Osmân'ın Kefe eyâ …
Ya‘nî Or ağzı kal‘ası ki cezîre-i Kırım'ın bir cânibi dahi bu mahalde nihâyet bulur. İşbu cezîre-i Kırım Karadeniz'in şimâli nihâyeti cânibinde şekl-i müselles yedi yüz yetmiş mîl bir adadır. Kıble tarafı ki Tat eli dağlarıdır kim cümle sekiz aded kal‘a-i metînelerdir kim Âl-i Osmân'ın Kefe eyâletidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200a ·
metinde göster ·
… ası keferedir. Nısfı Âl-i Osmân hükmündedir. Kerş ve Kefe ve Sudak ve Menkûb ve
Tat eli
ve Balıklağa ve İnkirmân kal‘aları Âl-i Osmân tasarrufundadır. Bu cezîrenin şim …
Ve Karadeniz'in tûlu bin yedi yüz mîl bir Bahr-i Siyâh'dır. Ancak iki cezîre vardır. Biri Kırım adasıdır ki Kırım pâdişâhları sikke ve hutbe sâhibidir. Anın Bâğçesarây'ında sâkin olurlar. Bu cezîre şekl-i müselles vâki‘ olmuş yedi yüz yetmiş mîl bir cezîre-i sedd-i İslâmdır. Cânib-i erba‘ası keferedir. Nısfı Âl-i Osmân hükmündedir. Kerş ve Kefe ve Sudak ve Menkûb ve Tat eli ve Balıklağa ve İnkirmân kal‘aları Âl-i Osmân tasarrufundadır. Bu cezîrenin şimâl cânibinde nısfı Menkûb kal‘ası ve Gözleve ve Çikişke ve Arbat ve Or Ağzı kal‘aları cümle Âl-i Cingiziyân hükmündedir. Ve bu Kırım adasının şarkında on sekiz mîl deryâ aşırı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126a ·
metinde göster ·
… Manya Urûmu ve Laz Urûmu ve Girid cezîresinde İsfakya Rûmu ve Cezîre-i Kırım'da
Tat eli
Rûm'u, bunlar cümle âl-i Osmân'a mutî‘lerdir.
(---) 13 varakda, kral-ı Fransa ve devlet-i atîk Ciniviz Y 452b ve devlet-i Iğranduka ve devlet-i Portakal-ı dâl ve devlet-i Eflâk ve devlet-i Boğdân. Ve âl-i Osmân'a mutî‘ olan keferelerden evvelâ Islovin ve Korol ve Tot ve Hırvat ve Sırf ve Bulkar ve Latin ve Hersek [ve] Voynık ve Laz u haylaz ve Kazak-ı âk ve Rûs-ı menhûs ve Arnavud ve Mora Arnavudu ve Çakona-i Mora ve Manya Urûmu ve Laz Urûmu ve Girid cezîresinde İsfakya Rûmu ve Cezîre-i Kırım'da Tat eli Rûm'u, bunlar cümle âl-i Osmân'a mutî‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y452a–Y452b ·
metinde göster ·