… ku'z-zikr Yahyâlı Mehemmed Paşa'nın oğludur. Budin bârûdhânesi bunun binâsıdır.
Tata
ve Papa kal‘asına küffâr istîlâ etmesi sebebiyle müttehem olup serâperde-i Süle …
Arslan Paşa: Sâbıku'z-zikr Yahyâlı Mehemmed Paşa'nın oğludur. Budin bârûdhânesi bunun binâsıdır. Tata ve Papa kal‘asına küffâr istîlâ etmesi sebebiyle müttehem olup serâperde-i Süleymânî önünde katl olunup şühedâlar zümresine vâsıl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 48a ·
metinde göster ·
… Belgrad ve kal‘a-i Valpova ve feth-i kal‘a-i Üstürgon-ı ibret-meşhûn ve kal‘a-i
Tata
ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Pirespirim ve kal‘a-i 57b Polata ve Çavga nâm kal‘ …
Feth-i kal‘a-i Ustolni-Belgrad ve kal‘a-i Valpova ve feth-i kal‘a-i Üstürgon-ı ibret-meşhûn ve kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Pirespirim ve kal‘a-i 57b Polata ve Çavga nâm kal‘alar Ustolni-Belgrad kurbünde olmağ ile mezkûr kal‘alar cümle sene 950 târîhinde feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a–57b ·
metinde göster ·
… Estorgon kal‘amıza hem-müşâ olan Çasar-ı Nemse kal‘ası budur. Kal‘a-i Komran ve
Tata
ve Paya ve Semartin ve Pojon ve Pojap ve Beç kral tahtıdır, ve Perak ve Ni‘met- …
Ammâ Nemse'nin Alman vilâyeti kal‘alarının esmâları böyle vâki‘ olmuşdur. İbtidâ Estorgon kal‘amıza hem-müşâ olan Çasar-ı Nemse kal‘ası budur. Kal‘a-i Komran ve Tata ve Paya ve Semartin ve Pojon ve Pojap ve Beç kral tahtıdır, ve Perak ve Ni‘met-uğvar
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296a ·
metinde göster ·
ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-yı Pirespirim ve kal‘a-i Çobaniçe ve kal‘a-i Ni‘met-i …
deyüp Müveylih nâm bir kal‘aya düşüp anda bir kaç gün ikâmet bulup bir beddîyeye gömlek ile elinde bir nobut ile azm-i Mısır deyüp bir refîk dahi kendi tabî‘atine münâsib "Evvelü'r-refîk sümme't-tarîk" fehvâsınca bir refîk-ı yâr-ı sâdık bulup iki kişi deşt-i hâmûn çölistân budur deyü kat‘-ı menâzil ederken bir gün bunlara üç Arab at bırağup "Işlâh yâ arsate Karamânî" deyüp arkalarında olan kamîsların almak ister. Seydî eydür "Rûh annî yâ arsa hayyâl" dedikde Arabın biri Seydî'ye sinân havâle edince hemân Seydî cüst ü çâpük ve çâlâklık edüp bir san‘at ile Arabın elindeki cıdası zerkinden rehâ bulup Arabın kellesine eyle bir nobut-ı kavvâsî urur kim Arabın kellesi Adana kabağı gibi hor olup tarfetü'l-ayn içre Arabın kısrağına Seydî süvâr olup Arabın cıdasıyla ol ân o bir iki Araba amân vermeyüp elindeki nîze ile iki Arabı dahi atlarından akdarup üçünün dahi kellele- 335a -rin bedenlerinden cüdâ edüp üç aded urbânın esbâbların Seydî ve refîki olan Seydî Alî giyüp at sâhibi ve silâh sâhibleri olup bir atı dahi yedeklerine alup yigirmi yedi gün Urbân ile ceng [ü] cidâl ve harb [u] kitâl ederek iki yiğit on bir re’s Arab küheylânı kısraklar ile Mısır'a geldiği hâlâ dâstân-ı dûstândır. Kaçan kim bu Seydî Paşa bu çöl-i çölistânda Urbânlar ile ceng [ü] cidâlin ve Bahr-i Kulzüm'de gark olup çekdiği âlâm-ı şedâ’idin ve Kasîre kal‘ası altında Abâbide Arabıyla cengin ve Elvâhât altında Za‘ğâ‘ Urbânıyla harb [u] kıtalin nakl etdükde âdemin aklı giderdi. Ba‘dehû Mısır'da (---)(---) hizmetinde olup Sultân İbrâhîm Hân'a Mısır cündîleri lâzım oldukda emr-i şerîf ile (---) Paşa on iki aded cündîler ile der-i devlete bu Seydî Paşa'yı İbrâhîm Hân'a gönderüp ibtidâ Harem-i hâsda seferliye, andan haftân altı ta‘bîr etdükleri mertebeye kadem basup andan nâm [u] şânıyla Hâsodaya girüp niçe kerre cirîdinin darbından ba‘zı cündîler hasm olup helâk oldular. Bir gün İbrâhîm Hân: "A Seydî! Benim musâhiblerime sakın cirid vurma" buyururlar. Seydî eydür: "Valaha pâdişâham! Onlar beni vururdur. Beni de onları hap vururdur. Cilîde horta yokıdır. Onlar beni baş vurursa, ben onları diş vurur" deyü Abazaca lehce-i mahsûsiyle kelimât etdiğinden İbrâhîm Hân bin altun ve bir semmûr hil‘at-i fâhire ihsân edüp masıtcıbaşı mertebesinde bıçaklı olur. Hikmet-i Hudâ bir gün Çemensofa nâm meydân-ı ma‘rekede cirît oynarken musâhib-i şehriyârîlerden bir kaçı cirîd hamlesi teklîfinde Seydî ile azğaşup Seydî dahi birin avlayup cirîd ile atından yıkup ol sâ‘at musâhib cân verir. Ana kafadâr olan, Seydî'ye atamadan cirîd urunca hemân Seydî ana dahi at yıkup dizgin aşrı bir cirîd-i haşeb-meşe-i pür-endîşe tarb ederse ol dahi atının tırnağına ser-nigûn [ve] ser ber-zemîn olup âbdestsiz secde edüp hele ânî çehresinde ansız meyyit-i müteharrik kaldırup Sarây-ı hâssa timarhânesine götürdüklerinde hemân Sultân İbrâhîm Hân gazab-âlûd olup "Tiz Seydî'yi dahi bu meydânda atından yıkup katl edin" deyü fermân edince huzzâr-ı meclisde olan musâhib-i munsıflar eydür "Pâdişâhım! Hâlâ Seydî at üzre, başı kaba gözleri kızarmış ve ejder-i heft-sere dönmüş, el gaddâreye urmuş ve uyluğunda on iki nîze-i Dahhak'dan nişân verir hıştları dizmiş. Şimdi bir ânî katl edin deyince anı bu mahalde atından bin âdem indiremez. Çok âdem helâk edüp huzûr-ı pâdişâhîde çok bednâmlık olur. Pâdişâhımdan ricâ ederiz, bir damla kanın afv edüp ba‘de zamân hakkından gelesiz" deyü ricâ ederler. Ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olmayup yine Sultân İbrâhîm Hân dibelik âteş-pâre olup "Benim huzûrumda musâhiblerim öldürdü. Ben anı sağ kor muyum? Husûsan tenbîh etmişim kim benim musâhiblerimi vurma demişim", "Pâdişâhım! Bu meydân-ı ma‘reke(d)e musâhib yüsâhib yeri değildir. Âr meydânı değildir, er meydânıdır. Bunda vuran, vurulan, ölen öldürülen birdir, kânûn-ı Âl-i Osmân budur ve bu cirîd cenginden bir şu’bedir" deyü niçe gûne hüsn-i ta‘bîr ve tevcîhler etdiklerince hünkâr musırr olup "Elbette katl edin" deyince beri tarafda Seydî'nin muhibb-i sâdıkları dilsiz işâreti edüp hemân Seydî at boynuna düşüp Çemensofa'dan firâr edüp Hâsâhûr kapusundan taşra çıkup andan Bâb-ı Hümâyûn'u çıkup şehr-i azîm İslâmbol içre güm-nâm olup bir köşede karâr edüp niçe musâhibler ricâ edüp bir kaç günden sonra Sarây-ı hâsdan Çâşnigîrbaşı pâyesiyle Sarây-ı hâsdan çıkmış oldu. Andan Budin'de Siyâvuş Paşa'ya gidüp Sametorna sancâğın ihsân edüp Kopan sancağı nevâhîlerinde ve Balatın gölü kenarında kal‘a-i Fok ve kal‘a-i Kemînvar ve kal‘a-i Ekrivar küffârının Zerrinoğlu ve Yeganoğlu küffârlarıyla şeb [u] rûz ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl edüp Orta Macar diyârına vâveylâ salup şebhûnlar ile dâr-ı diyârlar ve dârü'l-bevârların harâb u yebâb edüp güzîde Macar dilîrleri ve kapudanların esîr edüp kâfiristân Hıristiyânlarına mâtem salardı. Ba‘dehû Üstolni-Belgrad sancağına mutasarrıf olup tâ nehr-i Raba ve nehr-i Rayçe kenarlarına varınca çapgunlar salup mâl-ı ganâ’imler alup kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-yı Pirespirim ve kal‘a-i Çobaniçe ve kal‘a-i Ni‘met-i Uyvar ve kal‘a-i Senmartin ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Komran nevâhîlerden aslâ bir küffâr baş çıkarmağa kâdir olmayup Nemse Çasarı bir kaç kerre "Sulha muğâyir Seydî Paşa iş eder" deyü der-i devlete arz etdi. Âhir kâfirin Pirespirim kal‘asının kapudanıyla hasm olup Üstolni-Belgrad'ın ale'l-gafle yetmiş aded "Benim dîger 335b nist" diyen müşvârı belli çete ve söz sâhibi başı telli yiğit ile nısfu'l-leylde çatal atlar ile çıkup doğru kal‘a-i Pirestpirim kurbuna vardıkda altmış beş yiğidi bir hıyâbân içre pusuya koyup Seydî ile beş yiğit-i yekke-süvâr kal‘a-i Pirespirim kapusu şems-i âteş-tâb kulle-i felekden baş gösterdikde kal‘a kapusu, küşâde olunca kal‘a kapudanı kal‘a kapusunun iç yüzünde elinde asâsıyla niçe yüz kâfir karşusunda el kavşurup sabâh dîvânında hükm-i hükûmet ederken hemândem Seydî Paşa handak üzre cisrden at koparup kapudana bir hışt-ı pehlivânî ile urur kim terzi iğnesi atlâsdan güzer eder gibi kâfirin sîne-i pür-kînesinden geçüp sâ’ir küffârlar derûn-ı kal‘aya firâr edüp beş atlı kal‘a içre meymene ve meysere küffârları kırarak kapudanın başın Seydî kesüp ve on yedi kelle dahi kesüp bî-bâk ü bî-pervâ kal‘adan taşra çıkup giderken kal‘adan toplar atılup cümle küffâr atlanup üç yüz mikdârı küffâr Seydî Paşa'yı kovarak Seydî pusuyu geçince kemîngâhda olan altmış beş nefer gâzîler bir ağızdan "Allah Allah" deyüp üç yüz kâfire kılıç korken Seydî dahi gerü dönüp "Koma kurdum" deyü üç yüz kâfirden yüz ellisini dendân-ı tîğdan geçirüp ellisi firâr edüp yüz aded kâfirleri üç aded kapudanlarıyla kayd-bend esîr edüp mürdelerin âlât-ı silâhlarıyla ve küheylân katana Sene Martin atlarıyla ertesi ale's-sabâh kal‘a-i İstolni'ye dâhil olup ertesi Siyâvuş Paşa'dan bir semmûr hil‘at-i fâhire ve bir çeleng ve bir murassa‘ zeynli at ve üç kîse nakd-i murâd ihsân geldi. Günden güne Seydî Paşa serhadd-i Kanije'de ve Budin ve Egre'de iştihâr bulup nâmdâr oldu. Bu Pirespirim kapudanın ve bu kadar küffârı kırdığın Nemse Çasarı pâdişâha bildirüp gördüler kim sulha mugâyir Seydî işler ediyor. Ammâ ne çâre, âhir sene (---) târîhinde Revân tarafında kızılbaşın isyân [u] tuğyâna müte‘allık işleri şâyi‘ olup Sadrıa‘zam Sâlih Paşa, Defterdârzâde'ye eyâlet-i Erzurûm'u ve Seydî Ahmed Paşa'ya İspir-Tortum sancağın ihsân edüp Acem serhaddinde ne işlerlerse işlesinler deyü istimâletler verilüp sa‘âdetlü pâdişâh-ı Cem-azamet Sultân İbrâhîm Hân, Seydî Ahmed Paşa'nın defter-i cerâyimine nazar etmeyüp huzûrunda musâhiblerin katl etdüğünü afv edüp bir kîse altun ve bir otâk-ı nüh-tâk ve on katar-ı katır ve on katar şütür bariyle ihsân edüp tuğ ve tabl [u] alemlerin mücedded hazîneden cümle levâzımâtın ve yedi küheyl at bisâtlarıyla yedek atların ihsân edüp "Beni sevenler Seydî Paşa'ma ri‘âyet eylesiz" deyüp Seydî Paşa'ya hayr-du‘â edüp arkasın İbrâhîm Hân yepeleyüp "Yürü Allah işin onara, göreyim seni. Acem serhaddinde niçe gazâlar edersin" deyü Tortum sancâğına gönderüp Üsküdar'a çıkdıkda cümle vezîr ü vüzerâ ve a‘yân [u] kibâr-ı İslâmbol'dan ol kadar bisât u mal [u] menâl geldi kim Seydî Paşa bir vezîr dârâtı kadar azamet [u] dârâta mâlik olup mükemmel kapusuyla kat‘-ı menâzil Tortum sancâğına gidüp kal‘a-i Şuşik gazâsında ve Gönye ve Mikrilistân fütûhâtlarında cihân cihân görüşüp rûz-merre cemî‘î ahvâline vakıf-ı esrâr idim. Zîrâ Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimiz kendüyi gâyetü'l-gâye sevip Tortum sancağına göndermeyüp ekser evkâtda Seydî Paşa ile sohbet-i hâs edüp mâh-be-mâh birer kîse ceyb harcı ihsân edüp Erzurûm'da sâkin olup bu hakîr de ol takrîb ile âşnâlık kesb edüp niçe zamân hakîr ile hüsn-i ülfet ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 334b–335b ·
metinde göster ·
ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Pirespirim ve kal‘a-i Polata ve kal‘a-i Çavga ve kal …
Andan azm-i râh-ı kal‘a-i Beç edüp yetmiş altı pâre kılâ‘-ı metînelerden kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Pirespirim ve kal‘a-i Polata ve kal‘a-i Çavga ve kal‘a-i Çobaniçse ve kal‘a-i Senmartin ve bunun emsâli niçe gûne kılâ‘ ve palankaları feth edince şiddet-i şitâ karîb olup kal‘a-i Beç'e sarılır. Hattâ gerüden gelen asâkir-i İslâm kal‘a-i Gör'ü ya‘nî Yanık kal‘asın ıhrâk etdiklerinde ismi Yanık kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… isâra yedi bin kul ve yiğirmi bin aded muhâfazacı asker koyup kendüleri kal‘a-i
Tata
ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Ustolni-Belgrad fethine azm ederler.
Ba‘dehu Süleymân Hân bu kal‘a hükûmetin Yahyâ Paşazâde Mehemmed Paşa'ya verüp kal‘anın meremmâtıyçün üç yüz kîse verüp derûn-ı hisâra yedi bin kul ve yiğirmi bin aded muhâfazacı asker koyup kendüleri kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Ustolni-Belgrad fethine azm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
… yı Üstürgon'da meks edüp etrâf-ı Üstürgon'un yemîn ü yesârında olan kılâ‘lardan
Tata
ve Papa ve Yanık ve Senmartin ve Perespirim ve Val ve Cânbeğ nâm kal‘aları ve n …
Bu hâl üzre yedi ay kâmil savaş-ı perhâş ederken eyyâm-ı şitâ gelüp âhirü'l-emr guzât-ı müslimînde el ayak dutmadan ve hark u berf ü selc ü şiddet-i şitâdan bî-feth avdet edüp Budin'e geldikde Yeniçeri ağası olan Nakkâş Paşa-yı bî-ârın meterise girmeyüp yeniçerileri zabt etmedüğünü der-i devlete arz edüp Sadrıa‘zam Belgrad'a gelüp cemî‘i asâkir-i İslâm ile meştâ edüp evvelbahâr-ı rûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhî olunca Orta Macar nâmdarlarından Boçkay nâm bir benâm ban ibn ban iki kerre yüz bin asker ile Sadrıa‘zam Mehemmed Paşa'ya gelüp mutî‘ [u] münkâd olup yine evvelbahârda gazâ-yı Üstürgon'a sene 1014 târîhinde revâne olup kat‘-ı menâzil ederek yer götürmez leşker-i cündullâh ile sahrâ-yı Üstürgon'da meks edüp etrâf-ı Üstürgon'un yemîn ü yesârında olan kılâ‘lardan Tata ve Papa ve Yanık ve Senmartin ve Perespirim ve Val ve Cânbeğ nâm kal‘aları ve niçe kurâ vü kasabâtları ve bukâ‘larını gâret ü hasâret etmeğile küffâr üzre tamâm galebe ve nusret ve niçe bin küffârı esîr edüp niçe felâket ederek kal‘a-i Üstürgon altına hisâbın Hallak-ı âlem bilir ol kadar mâl-ı ganâ’imle gelirler kim bir esîr bir guruşa bey‘ olunup bir kâfir kal‘asından çıkup Üstürgon imdâdına gelmeğe iktidârları olmayup ba‘dehu Serdâr-ı Mu‘azzam kal‘a-i Üstürgon'u henüz muhâsara edüp tokuz koldan meterislere girüp cenge âmâde olduklarında hemân Serdâr-ı âkıbet-endîş Solak Ali Ağa nâmında bir ağa-yı zîşânı elçilik ile kal‘a kapudanına nâme ile gönderüp nâmesinde eyle tahrîr etmişler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92a ·
metinde göster ·
… n mâ‘adâ ve Ciğerdelen'den gayri nevâhîleri yokdur. Cümle kurâları Komaran'a ve
Tata
kal‘alarına doğru kâfiristânda kalmış köylerdir.
Andan kal‘a-i Üstürgon'un bir hâkimi dahi üç yüz akçe pâyesiyle a‘lâ kazâdır, ammâ Kızılhisâr'dan mâ‘adâ ve Tuna Vişegradı'ndan mâ‘adâ ve Ciğerdelen'den gayri nevâhîleri yokdur. Cümle kurâları Komaran'a ve Tata kal‘alarına doğru kâfiristânda kalmış köylerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
kal‘ası imiş. Küffâr mazgal deliklerinden bu kavmi görüp kimi handak kenârında …
Meğer bu kal‘a Nemse kâfirinin Tata kal‘ası imiş. Küffâr mazgal deliklerinden bu kavmi görüp kimi handak kenârında yatır kimi durur ve kimi oturur ve kimi yoğurd ister. Hemân küffâr müşâvere edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… um, mukaddemâ Budin altında iken Sadrıa‘zam seni Yanık kal‘ası câniblerinden ve
Tata
ve Papa nâmân kal‘alardan baş dil almağa gönderdikde kendi başınla dilsiz ve dî …
"Benim oğlum, mukaddemâ Budin altında iken Sadrıa‘zam seni Yanık kal‘ası câniblerinden ve Tata ve Papa nâmân kal‘alardan baş dil almağa gönderdikde kendi başınla dilsiz ve dînsiz Budin altına geldikde Sadrıa‘zam sana,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101b ·
metinde göster ·
Evvelâ Ustolni-Belgrad kurbunda Pirespirim kal‘ası ve
Tata
kal‘ası ve Papa kal‘ası ve Çobaniçse kal‘ası, bunlara yetmiş bin Budin askeriyl …
Evvelâ Ustolni-Belgrad kurbunda Pirespirim kal‘ası ve Tata kal‘ası ve Papa kal‘ası ve Çobaniçse kal‘ası, bunlara yetmiş bin Budin askeriyle Hüseyin Paşa varup mutî‘ olmadıkları ecilden cümle ıhrâk bi'n-nâr oldu, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 121b ·
metinde göster ·
… kal‘a-i Senmartin ve kal‘a-i Porok ve kal‘a-i Pojon ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i
Tata
ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Pirespirim bu üç kal‘a dağlardadır ve kal‘a-i Komara …
Alaman Ungurus kal‘alarından evvelâ kal‘a-i Serinbe ve kal‘a-i Tancavar ve kal‘a-i Anpirvar ve kal‘a-i Şinvardo ve (---)(---)(---)(---) kal‘a-i Prak Nemse çâsârının bir tahtı dahi budur. (---)(---)(---) ve kal‘a-i Beç bir tahtı dahi budur ve şehr-i Peşpehel ve kal‘a-i Porok ve şehr-i Firav ve kal‘a-i Ovar ve kal‘a-i Kastel ve kal‘a-i Senmartin ve kal‘a-i Porok ve kal‘a-i Pojon ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Pirespirim bu üç kal‘a dağlardadır ve kal‘a-i Komaran, bu mezkûr kal‘alar cümle nehr-i Tuna kenârında Nemse çâsârının olup Yovahim nâm hâkimin hedâyâların almamız sebebiyle bile mezkûr kal‘aları gâret etmeyüp cümle kal‘aları sağ tarafımızda bırağup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 129a ·
metinde göster ·
… r bârhâne ve cebehâne-i Âl-i Osmân'a mâlik olup mezkûr Arslan Paşa'yı kova kova
Tata
ve Papa kal‘alarına gelüp bu iki aded kal‘a-i metînelere bilâ-meşakkat küffâr i …
Sebeb-i katli oldur kim Süleymân Hân Eğre seferine ve Erdel taraflarına azîmet etdiklerinde ol mahalde Nemse kralı Süleymân Hân'ın bu tarafa seferinde haberdâr olup deryâ-misâl cünûd-ı cünübler cem‘ edüp âmâde iken merkûm Arslan Paşa ol mahalde Budin askeriyle Ustolni-Belgrad kal‘ası kurbunda Polata kal‘ası ve Çavka kal‘aların muhâsara edüp döğerken hemân Nemse çâsârı olan Ferdinand Kral-ı dâl mevcûd askeriyle Arslan Paşa'yı basup cümle Budin askerin kırup kimin esîr edüp bu kadar bârhâne ve cebehâne-i Âl-i Osmân'a mâlik olup mezkûr Arslan Paşa'yı kova kova Tata ve Papa kal‘alarına gelüp bu iki aded kal‘a-i metînelere bilâ-meşakkat küffâr istîlâ etdüğiyçün bu sebeb ile Arslan Paşa katl olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172b ·
metinde göster ·
… kova kova esîrleri elbette bırakdırırlar. Eğer küffâr âdem almadıysa küffârı tâ
Tata
ve Papa ve Pirespirim kal‘alarına varınca kovup elbette kâfirden esîr alırlar v …
Derhâl kal‘adan top sadâsın istimâ‘ etdiklerinde üç dörd bin âdem bâğlar içine gelüp küffârı tecessüs ederler. Eğer küffâr bâğlardan âdemler aldıysa kâfiri kova kova esîrleri elbette bırakdırırlar. Eğer küffâr âdem almadıysa küffârı tâ Tata ve Papa ve Pirespirim kal‘alarına varınca kovup elbette kâfirden esîr alırlar ve sâlimîn ü gânimîn Belgrad'a gelirler. Ve bu bâğlarda bî-hadd ü bî-kıyâs gûnâ-gûn mesîregâhlar vardır, ammâ evsâfın tahrîr etmeğe vakit yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
… i Yemen Sinan Paşa fethidir. Kulu azdır, ammâ kerrât ile bunun gâzîleri kâfirin
Tata
ve Papa ve Senmartin ve Yanık altlarına varup şikâr alup yine şâhîn yuvasına ge …
Sene 1002 mâh-ı Muharreminde fâtih-i Yemen Sinan Paşa fethidir. Kulu azdır, ammâ kerrât ile bunun gâzîleri kâfirin Tata ve Papa ve Senmartin ve Yanık altlarına varup şikâr alup yine şâhîn yuvasına gelir gibi kal‘alarına gelüp girirler. Kerrât ile kâfire amân dedirmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 16b ·
metinde göster ·
"Bire devletli vezîr, yakın yol selâmet istersen cümleden yakın ve selâmet Ustolni-Belgrad'dir. Gerçi kâfir içidir, ammâ selâmete doğrudur ve geri kaçmayup ileri kâfiristân sökerek çıkmış oluruz. Ve eğer Üstürgon'a ve Uğvar'a giderseniz ve Budin'e çıkarsanız cümle şâhrâh yoldur ve ol yola gitdiğimizden düşman dahi havf edüp ‘Türk belki Yanık kal‘asına gider, yâ Tata yâ Papa kal‘alarına yâ Pirestpirim veyâ Senmartin kal‘asına gider’ mülâhazasıyla küffâr havfe düşüp görürsüz. Elbette elçiyi çıkar" dediklerinde bu müşâvere cümlenin makbûlü ve pesendîdesi olup hadîs-i şerîfi tilâvet edüp Arapça deyü Fâtiha-i şerîfe tilâvet olunup Tatar Hânzâde Ahmed Geray Hân Sultân'ı Sadrıa‘zam huzuruna çağırup bir hil‘at-i fâhire ihsân edüp üç bin at toplara koşmak içün Tatar askerine yevmiyye üçer bin altun ücret verdiler ve yigirmi kerre yüz bin ok ve yedi bin aded yay Tatar askerine ihsân olunup hakîr bu mahalde Tatar ile konup göçerdim ve cebehâneden ba‘zı sakîl eşyâları ihrâk bi'n-nâr edüp üç bin gülleleri Defterdâr Ahmed Paşa defter ile kendü tevâbi‘ u levâhıklarına bezl etdi. Ve cümle hasta ve mecrûhları defterdâr ile dündâra (---) teslîm edüp bu mahalde 23b yeniçeri ağalığı mahlûlden Siyâvuş Paşa kethudâsı Muharrem Ağa'ya ihsân olundu. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 23a–23b ·
metinde göster ·
… yine Süleymân Hân Seğitvar seferine sene 973 târîhinde gelirken Ferdinand Kral
Tata
ve Papa ve bu Pespirim kal‘asın küffâr aldığiyçün Süleymân Hân Peçoy altında Bu …
Ba‘dehu yine Süleymân Hân Seğitvar seferine sene 973 târîhinde gelirken Ferdinand Kral Tata ve Papa ve bu Pespirim kal‘asın küffâr aldığiyçün Süleymân Hân Peçoy altında Budin Vezîri Arslan Paşa'yı serâperde önünde Pirespirim kal‘ası içün katl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26b ·
metinde göster ·
… tolni-Belgrad sancağı hudûdunda subaşılık olup kal‘ası evc-i âsumâna ser çekmiş
Tata
ve Paşa ve Pespirim ve Senmartin nâmân kal‘aların intihâ-i serhaddinde olduğu b …
Hâlâ bizim Ustolni-Belgrad sancağı hudûdunda subaşılık olup kal‘ası evc-i âsumâna ser çekmiş Tata ve Paşa ve Pespirim ve Senmartin nâmân kal‘aların intihâ-i serhaddinde olduğu bâlâda bu kal‘anın evsâfı tahrîr olunmuşdur. Hudâ hıfz-ı amânda ide, metîn kal‘a-i dâr-ı emândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27a ·
metinde göster ·
… fer kölemle bunda gelüp arpa ve buğday demetleri döğüp Tire ve Mağnisa gâzîleri
Tata
kal‘asın basup kelle paça ve niçe ganîmetle gelüp bile Sadrıa‘zama varup ihsânl …
Bir haşeb cisr kenârında meks oldu. Mukaddemâ bu hakîr Uyvar fethi senesinde Üstürgon altından beş altı nefer kölemle bunda gelüp arpa ve buğday demetleri döğüp Tire ve Mağnisa gâzîleri Tata kal‘asın basup kelle paça ve niçe ganîmetle gelüp bile Sadrıa‘zama varup ihsânlar aldık. Ol zamân bu mahallere im‘ân-ı nazar ile takayyüd edüp bakmadım. Meğer kâfiristân içre hayli yer gitmişim. Şimdi görüp âlem-i hayretde kaldım. Hemân cenâb-ı Bârî hıfz edüp bir kâfire râst gelmemişim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43a ·
metinde göster ·
… ân Hân Seğitvar seferine giderken küffâr-ı hâksâr taburuyla gelüp yetmiş gün bu
Tata
kal‘asın döğüp alır. Ba‘dehu Budin vezîri olan Arslan Paşa ki Yahyâ Paşazâde Me …
Ba‘dehu sene 973 târîhinde Süleymân Hân Seğitvar seferine giderken küffâr-ı hâksâr taburuyla gelüp yetmiş gün bu Tata kal‘asın döğüp alır. Ba‘dehu Budin vezîri olan Arslan Paşa ki Yahyâ Paşazâde Mehemmed Paşa'nın oğludur, Peçoy kal‘ası altında mezkûr Arslan Paşa Süleymân Hân'a geldikde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
… an vezîr-i a‘zam olan Lala Mehemmed Paşa yeniçeri ağası olup anın müsâ‘adesiyle
Tata
kal‘ası feth olup andan kal‘a-i Vila andan kal‘a-i Se[n]martin, andan kal‘a-i Y …
Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında Fâtih-i Yemen Sinân Paşa Bosnalı Şâhînoğlu silsilesinden sâbıkan vezîr-i a‘zam olan Lala Mehemmed Paşa yeniçeri ağası olup anın müsâ‘adesiyle Tata kal‘ası feth olup andan kal‘a-i Vila andan kal‘a-i Se[n]martin, andan kal‘a-i Yanık feth olup Tata kal‘ası yine kemâ-kân serhadd-i Ungurus oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
… lup andan kal‘a-i Vila andan kal‘a-i Se[n]martin, andan kal‘a-i Yanık feth olup
Tata
kal‘ası yine kemâ-kân serhadd-i Ungurus oldu.
Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında Fâtih-i Yemen Sinân Paşa Bosnalı Şâhînoğlu silsilesinden sâbıkan vezîr-i a‘zam olan Lala Mehemmed Paşa yeniçeri ağası olup anın müsâ‘adesiyle Tata kal‘ası feth olup andan kal‘a-i Vila andan kal‘a-i Se[n]martin, andan kal‘a-i Yanık feth olup Tata kal‘ası yine kemâ-kân serhadd-i Ungurus oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
… sene 1006 küffâr Yanık kal‘asın hîle edüp bir ağaç top atup Yanığ'ı aldıkda bu
Tata
kal‘asın ve gayri kal‘aları da kabza-i tasarrufa alup mülk eder.
Ba‘dehu sene 1006 küffâr Yanık kal‘asın hîle edüp bir ağaç top atup Yanığ'ı aldıkda bu Tata kal‘asın ve gayri kal‘aları da kabza-i tasarrufa alup mülk eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
… Mehemmed Hân-ı Sâlis vezîri Saturcı Mehemmed Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup ibtidâ
Tata
kal‘asın feth etdi ve içindeki kâfirler bir gece firâr edüp Tata altındaki sazl …
Ba‘dehu sene 1006 Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis vezîri Saturcı Mehemmed Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup ibtidâ Tata kal‘asın feth etdi ve içindeki kâfirler bir gece firâr edüp Tata altındaki sazlıkda ve bataklıkda gark olup niçe bini esîr-i bend-i zencîr oldu ve kimisi kal‘a-i Komaran'larına firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
… am olup ibtidâ Tata kal‘asın feth etdi ve içindeki kâfirler bir gece firâr edüp
Tata
altındaki sazlıkda ve bataklıkda gark olup niçe bini esîr-i bend-i zencîr oldu …
Ba‘dehu sene 1006 Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis vezîri Saturcı Mehemmed Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup ibtidâ Tata kal‘asın feth etdi ve içindeki kâfirler bir gece firâr edüp Tata altındaki sazlıkda ve bataklıkda gark olup niçe bini esîr-i bend-i zencîr oldu ve kimisi kal‘a-i Komaran'larına firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
kal‘asına dahi istîlâ edüp ol asrdan berü dest-i küffârda kalmış bir kal‘a-i ga …
Ba‘dehu sene 1010 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis'de küffâr Ustolni-Belgrad'a zafer buldukda bu Tata kal‘asına dahi istîlâ edüp ol asrdan berü dest-i küffârda kalmış bir kal‘a-i garîbdir. Hâlâ Nemse çâsârının hükmünde bir mürtefi‘ bayır üzre bir Şeddâdî şekl-i muhammes iç kal‘ası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
… 'da (---) demekdir, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Sene 950 bizzât Süleymân Hân
Tata
kal‘asın harâb etdikde bu kal‘a-i Veylan'ı da berbâd edüp ba‘dehu küffâr amâr e …
Lisân-ı Macar'da (---) demekdir, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Sene 950 bizzât Süleymân Hân Tata kal‘asın harâb etdikde bu kal‘a-i Veylan'ı da berbâd edüp ba‘dehu küffâr amâr edeli dest-i küffârda kalup kûh-ı Bakvan dâmeninde çâr-kûşe Şeddâdî iki kat bir kal‘a-i üstüvârdır. Kenîseleri ve çârsû-yı bâzârı ve âb-ı revânları ve cümle tahta örtülü menhûs hâneleri var, katanalarının durağı ve hınzîr hânelerinin yatağı olmuş bir sarp kal‘adır. Bunda kapudanı hakîre mâ-hazar ta‘âm-ı firâvân yedirüp ba‘de't-ta‘âm Raba nehri cenginde esîr olan Sipâhîler Halîfesi Mustafa Efendi'yi kapudandan su’âl etdiğimde zindândan altı yüz ümmet-i Muhammed esîr getirüp cümlesin gördüm, illâ Mustafa Halîfe'yi görmedim. Andan kapudandan hedâyâlar ve refîk kefereler alup semt-i garbdan cenûba meyyâl 4 sâ‘at yine dağlarda gidüp 44a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b–44a ·
metinde göster ·
… yâlar gelüp bizim elçi paşa birine rağbet etmeyüp hemân kös-i rıhletler çalınup
Tata
kapudanı değirmenleri cisrinden geçüp cümle asâkir-i İslâm alay alay olup ayak …
"Bizim elçi paşaya buyurursanız müşerref olalım" deyü altı atlı bir musanna‘ ve münakkaş hınto araba ve niçe hedâyâlar gelüp bizim elçi paşa birine rağbet etmeyüp hemân kös-i rıhletler çalınup Tata kapudanı değirmenleri cisrinden geçüp cümle asâkir-i İslâm alay alay olup ayak ayak Tata sahrâsı üzre sağ tarafımız nehr-i Tuna üzre cümle firkateler ve zahîre gemileri anlar dahi alay ile bâdbânların ve filandıra ve sancağ u bayrakların küşâde edüp gitmede. Beri tarafda leşker-i İslâm giderken hudûd-ı Alman olacak Sultân Süleymân milleri nümâyân oldu. 44b Ve küffâr elçisinin dahi cünûd-ı cünübleri haçlı peykerleri ve kara şapkalarıyla deryâ-misâl küffâr niçe bir arabalarıyla ve alaylarında orman gibi sırıklarıyla ve anların da Tuna üzre niçe bin kayık ve firkate gemileriyle görünüp kaynaşarak gelmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44a–44b ·
metinde göster ·
… danı değirmenleri cisrinden geçüp cümle asâkir-i İslâm alay alay olup ayak ayak
Tata
sahrâsı üzre sağ tarafımız nehr-i Tuna üzre cümle firkateler ve zahîre gemileri …
"Bizim elçi paşaya buyurursanız müşerref olalım" deyü altı atlı bir musanna‘ ve münakkaş hınto araba ve niçe hedâyâlar gelüp bizim elçi paşa birine rağbet etmeyüp hemân kös-i rıhletler çalınup Tata kapudanı değirmenleri cisrinden geçüp cümle asâkir-i İslâm alay alay olup ayak ayak Tata sahrâsı üzre sağ tarafımız nehr-i Tuna üzre cümle firkateler ve zahîre gemileri anlar dahi alay ile bâdbânların ve filandıra ve sancağ u bayrakların küşâde edüp gitmede. Beri tarafda leşker-i İslâm giderken hudûd-ı Alman olacak Sultân Süleymân milleri nümâyân oldu. 44b Ve küffâr elçisinin dahi cünûd-ı cünübleri haçlı peykerleri ve kara şapkalarıyla deryâ-misâl küffâr niçe bir arabalarıyla ve alaylarında orman gibi sırıklarıyla ve anların da Tuna üzre niçe bin kayık ve firkate gemileriyle görünüp kaynaşarak gelmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44a–44b ·
metinde göster ·
cânibinde Tuna aşırı üç aded toprakdan tabyalar ve etrâfına şarampavlar etmişle …
Ve Tata cânibinde Tuna aşırı üç aded toprakdan tabyalar ve etrâfına şarampavlar etmişler kim hîn-i muhâsarada ol tabyalar içine gemilerle karşudan gelen imdâdları girüp andan kal‘aya gireler, gûyâ geçit başı tabyalarıdır. Ammâ Uyvar tarafından Tuna üzre cisir yapup bu adaya geçüp adayı urup kal‘ayı muhâsara etmek âsândır. Hattâ biz asker-i İslâm ile Uyvar'ı 46b döğerken on bin mikdârı Tatar askeri bu Komaran cezîresinin azacık Tuna suyundan atlar ile yıldırup adayı nehb ü gâret edüp altı bin kadar esîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’im çıkardılar. Cenâb-ı Bârî yârî kılup fethin müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a–46b ·
metinde göster ·
… -i Açıkbaş Baba Sultân, ammâ aslında Âşık Paşa Sultân'dır. Kavm-i Ütrük Açıkbaş
Tata
derler. Bu iki ziyâret sâhibleri ibtidâ diyâr-ı Rûm'a Orhân Gâzî oğlu Süleymân …
Ziyâret-i Zindel Baba Sultân andan cânib-i cenûba bir sâ‘at gidüp ziyâret-i Açıkbaş Baba Sultân, ammâ aslında Âşık Paşa Sultân'dır. Kavm-i Ütrük Açıkbaş Tata derler. Bu iki ziyâret sâhibleri ibtidâ diyâr-ı Rûm'a Orhân Gâzî oğlu Süleymân Paşa ile geçen kırk kişilerdendir. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206a ·
metinde göster ·
… Nemse diyârında Budin ve Usturgon ve Seyyidvar ve Kanije ve Ustolni Belgrad ve
Tata
ve Papa ve Komaran ve Yanık ve Pojon ve Senmartin ve Pojab [Pojaga?] ve Peşpehi …
İklîm-i hâmis tûlu iki bin beş yüz elli fersahdır ve arzı yüz iki fersahdır. Ve bin kırk pâre Y 256a şehir var, yedi yüzü bender şehirdir. Ve otuz beş tağdır ve otuz vâdîsi vardır. Cânib-i şarkîsinde olan şehirler evvelâ Gûre ve Kânc ve Kâş ve Hârezm ve Tübbet ve Kûze ve Ermeniyye ve Buhârâ ve Semerkand ve Hocend ve Taşkend ve Gülkend ve Dikend ve Sincâb ve Kırmân ve Antaliyye ve Bahr-i Rûm'un garbında bilâd-ı Efrenc'in Nemse diyârında Budin ve Usturgon ve Seyyidvar ve Kanije ve Ustolni Belgrad ve Tata ve Papa ve Komaran ve Yanık ve Pojon ve Senmartin ve Pojab [Pojaga?] ve Peşpehil ve Beç ve Prag ve Lonçat ve Amıstırdam'da karâr edüp karşu cânibi cezîre-i İngilisdir. Dahi verâsı yedi bin mîl Yeni Dünyâ'dır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255b–Y256a ·
metinde göster ·