… i Osmân bu kal‘aya mâlik olmağıla Engüriyeopol ve Kostantinopol derler. Lisân-ı
Tatar'da
Kirmen-i Angar derler, ammâ lisân-ı Etrâklerde Engürü ve Ankırı ve İnkırı ve Ay …
Sebeb-i tesmiyye-i elkâb-ı Engürü: Cemî‘î mülûk içre meşhûr-ı âfâk bir kal‘a-i berrâkdır kim şimâl cânibinde bir menzil ba‘îd Erkeksu nâm karye tarafından nazar olundukda her tabakası biri birinden âlî, dürr-i yektâ gibi, beyâz kuğu gibi kat-ender-kat kal‘a-i mutabbakdır. Devlet-i Âl-i Osmân'da nümâyişli bir kal‘a dahi sedd-i İslâm kal‘a-i Budin'dir kim şimâl cânibinde Tuna nehri aşrı bir menzil ba‘îd Vaç kal‘asından nazar olundukda Engürüs serhadlerinde Budin kal‘ası gibi nümâyişli kal‘a-i metîn yokdur. Eşkâlde, gûyâ direklerin dikmiş kaçan başun zeyn etmiş mavuna gemisi gibi görünür bir kal‘a-i Budin'dir. Biri dahi diyâr-ı Azerbaycân'da Âl-i Osmân destinde sedd-i îmân kal‘a-i Van'dır kim vasfında lisân kâsırdır. İnşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Biri dahi bu Engürü kal‘asıdır kim hasretü'l-mülûk kâr-ı insân ile mebnî bir ibret-nümâ kal‘a-i kavîdir kim cemî‘î elsine-i muhtelife kralları ve şâhları ve pâdişâhları ve hâkâniyânları tevârîhlerinde mestûr bir kal‘a-i ma‘mûrdur. Evvelâ İrân-zemîn târîhlerinde bu kal‘anın üzümü vefret üzre olduğundan diyâr-ı Acem'de bu kal‘aya Engüriyye derler. Kayser-i Rûm asrında yedi sene her gün kırkar bin ırgad ummâller işleyüp beher yevm kırkar bin âdeme kırkar cevz ve birer nân-pâre ile işledüp Ankariyye ya‘nî sahrâ, ya‘nî mecy ile itmâm bulduğiyçün kal‘a-i Ankariyye derler. Kırkar cevz ve birer nân-pâre verüp ol hesâb ile inşâ olunduğıyçün Kayseriyye ve Engürü hesâbiyle yapılmışdır, deyü elsine-i nâsda dâstândır. Ammâ tevârîh-i Arab'da kat-ender-kat birbirine girişmiş olmağıla kal‘a-i Mutabbak derler ve Kayser Harkîl, Hazret-i Risâlet-penâh vücûda geldüğü sene bu kal‘a dâiren-mâdâr yedi kat demir zincirler ile kuşatdığından Târîh-i Tuhafe'de kal‘a-i Selâsil deyü tahrîr etmişdir. Ve lisân-ı Moğolîde kal‘a-i Enağra derler. Ammâ lisân-ı Nemse'de Âl-i Osmân bu kal‘aya mâlik olmağıla Engüriyeopol ve Kostantinopol derler. Lisân-ı Tatar'da Kirmen-i Angar derler, ammâ lisân-ı Etrâklerde Engürü ve Ankırı ve İnkırı ve Aydınkırı ve Unkuru ve Enguru ve niçe gûne ıstılâh ile ma‘rûf bir kal‘a-i mevsûfdur. Ammâ Defterhâne-i pâdişâhîde ismi Ankara'dır. Bir kal‘a-i verd-i handân-ı ebyaz-misâl sûr-ı mutabbak ve fethi muğlak ve bir hisâr-ı muhandakdır kim hakkında şu‘arâlar şehrengîzlerinde medh etmişlerdir. Beyt
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 356a ·
metinde göster ·
Ol asırda bu kal‘a ol kadar beyâz ve münevver idi kim gûyâ nûr idi. Ol ecilden kavm-i Tatar bu kal‘a-i Pirgaz Konman'a Akkirmân derlerdi. Lisân-ı Tatar'da kirmân kal‘aya derler. Lisân-ı Yunan'da pirgaz derler. Lisân-ı Arab'da kal‘a derler. Lisân-ı Acem'de (---) derler ve lisân-ı Etrâk'da (---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 35b ·
metinde göster ·
… nın sedd-i sedîdi ve kal‘a-i kıfl-ı metînidir, ammâ ismi Cânkirmân'dır. Lisân-ı
Tatar'da
Kirmân kal‘aya derler. Özü nehri kenârında inşâ olmağile kal‘a-i Özü derler . V …
Me’âl-i kelâm, bu Özü kal‘aları Âl-i Osmân'ın Karadeniz tarafında olan kılâ‘larının sedd-i sedîdi ve kal‘a-i kıfl-ı metînidir, ammâ ismi Cânkirmân'dır. Lisân-ı Tatar'da Kirmân kal‘aya derler. Özü nehri kenârında inşâ olmağile kal‘a-i Özü derler . Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55b ·
metinde göster ·
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsi Hel Ban Yoram'dır. Süleymân asrında Seykel kâfiri elinden Koca Betlen Gabor feth edüp Saz Macarı'na hibe eyledi. Hâlâ Erdel kralları hükmündedir, ammâ Saz Macarı elindedir. Cümle üç bin aded cünûd-ı cünübü cümle Saz kâfirleridir. Lâkin mukaddemâ asker-i İslâm Tise kenârına giderken Tatar askeri tâ bu mahalle gelince çapul civerüp ne Saz kavmi ve ne Laz ve ne çok ve ne az bilüp bu kal‘a varoşu keferelerin cümle evli evlerinde bulup bir cân halâs olmadan cümlesin esîr edüp ba‘dehu on bin Tatar on bin ok ucuna kibrît ve çıra bağlayup enderûn-ı kal‘aya okları şast ber-kabza endâht edince cümle tahta örtülü evler üzre kibrît ve çıra düşünce derûn-ı kal‘ada ve varoşunda olan evler tutuşup kal‘adan dahi cümle küffâr hemân veled-i pelîdlerin ellerine ve kucaklarına alup taşra çıkınca el kaldıranları dest-i Tatar'da kılıçdan geçüp bakıyyetü's-seyfleri Tatar-ı adüv-şikâ[r] destinde esîr-i pây-beste ve dil-haste olmuşlardır. Anıniçün bu kal‘aya geldiğimizde berbâd bulduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19b ·
metinde göster ·
… hadd [ü] hasrın Cenâb-ı Bârî bilür. Anıniçün bu şehre İnkirmân derler. Lisân-ı
Tatar'da
in mağâraya derler.
Ve bu harâb olan varoş deresinin iki tarafında olan evce ser çekmiş kayalarda kat-ender-kat şâhnişîn ve mefreşli ve fürûşlu ve yüklük sergili ve bacalı ve musanna‘ ocaklı kayadan oyma soffa soffa mağâralar var kim gûyâ henüz Ferhâd-ı Kûhken tîşesinden çıkmış gâr-ı yetîmânlardır kim gören benî âdem engüşt ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân kalır. Ammâ bi-emrillâhi te‘âlâ ol zamân âdemlerine seng-i hârâlar musahhar etmiş kim bu kayaları peynir oyar gibi oyup sarâylar ve dûdehâne ve dîvânhâneler etmişler. Andan ma‘lûmdur kim zamân-ı kadîmde bu İnkirmân şehr-i azîm imiş. Hâlâ yine bu mağâraların hadd [ü] hasrın Cenâb-ı Bârî bilür. Anıniçün bu şehre İnkirmân derler. Lisân-ı Tatar'da in mağâraya derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
… üşler var kim her birine üçer bin âdem sığar, ya‘nî dîvânhânelerdir kim lisân-ı
Tatar'da
görünüş derler. Bir görünüş Sâhib Geray Hân'ındır. Ve biri Bahâdır Geray Hân'ın …
Ve cümle üç yerde görünüşler var kim her birine üçer bin âdem sığar, ya‘nî dîvânhânelerdir kim lisân-ı Tatar'da görünüş derler. Bir görünüş Sâhib Geray Hân'ındır. Ve biri Bahâdır Geray Hân'ındır. Ve biri Sarây meydânına nâzır yeni görünüş İslâm Geray Hân'ındır. Ve bu görünüşlerde hânlar cülûs edüp kânûn-ı Âl-i Cingiziyân üzre dîvân-ı şehinşâhî edüp hükm-i hükûmât adl-i adâlet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125a ·
metinde göster ·
ol diyârların şiddet-i şitâsında çadırları olmayup hemân dört çubucakların uçla …
Ve cümle Tatar'da ol diyârların şiddet-i şitâsında çadırları olmayup hemân dört çubucakların uçların bir yere tokmak kayışıyla bağlayup çubukların aşağı uçların yere sokup arkasındaki abâ yağmurluğun çubuklar üzre koyup çadır gibi oldukda atının çirkisi, ya‘nî tegeltisi altındaki kar üzre döşeyüp eğerin başı altına koyup eğer hânesinde kılıcı ve sadağı, ya‘nî tirkeşi bağlı olup kendüsü gömleğin bile çıkarup kürk tonun üstüne örtünüp cümle uryânen yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
… âm ile müşerref olup ismine "Mehemmed Şâm-ı Kazan" deyü nâm kodu. İbtidâ kavm-i
Tatar'da
Mehemmed ismini bunlar komuşdur. Hâ[nın] kabr-i şerîfi Âzerbâycân vilâyeti taht …
Der-beyân-ı ahvâl-ı münâsib-i Cingiz Hân: Bi-kavli müverrihân bu Cingiz Hân'ın iki oğlu var idi. Biri merhûm Tamuras, ya‘nî Ebû Sa‘îd Hân ve biri Kazan Hân'dır. Bu dahi İslâm ile müşerref olup ismine "Mehemmed Şâm-ı Kazan" deyü nâm kodu. İbtidâ kavm-i Tatar'da Mehemmed ismini bunlar komuşdur. Hâ[nın] kabr-i şerîfi Âzerbâycân vilâyeti tahtı ola[n] şehr-i Tebrîz kurbunda İslâmbol'daki Galata kullesi gibi bir serâmed kulle-i bâlâ içinde medfûndur kim hâlâ ziyâretgâh-ı hâss u âmm bir tekye-i hânkâhdır. Kavm-i Moğol lisânları üzre bu âsitâneye "Şembet-i Kazan", ya‘nî "şembet" türbeye derler. Moğol kavmi "Bu Mehemmed Gazan Kazan vilâyetinde bizden idi, sonra müselmân oldu" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 131a ·
metinde göster ·
aslâ gıybet ve mesâvî ve kizb ve bühtân yokdur. Kizb ol kimsede olur kim bir âd …
Ve bu kavm-i Tatar'da aslâ gıybet ve mesâvî ve kizb ve bühtân yokdur. Kizb ol kimsede olur kim bir âdemden veyâhûd bir hâkimden korkup kizb söyleye. Bunlar hod aslâ bir kimseden havf ü haşyetleri yokdur. Anıniçün kizbi ihtiyâr etmezler ve kizb nedir bilmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169a ·
metinde göster ·
… 'ın sahrâlarında Tatar askeri sâkin olup ilâ yevminâ hâzâ cezîre-i Kırım dest-i
Tatar'da
kaldı.
Ammâ cezîre-i Kırım'da Ciniviz Frengi berren ve bahren bir büyük kral-ı dâll-i bed-fi‘âl olmak ile Cuci Hân'a ser-fürû etmeyüp cezîre-i Kırım üzre Cuci Hân azîm leşker çeküp amân u zamân vermeyüp Kırım memleketin sene (---) târîhinde Ciniviz küffârı elinden hâh nâ-hâh zor â-zor ibtidâ feth edüp leb-i deryâda olan kal‘alardan İnkirmân ve Sarkirmân ve Balıklağa kirmân ve Menkûb kirmân ve Kefe kirmân ve Kerç kirmân ve Çikişke kirmân ve gayri bu makûle hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘alar leb-i deryâda kefere elinde kalmak üzre Cuci Hân ile kefere kralı sulh edüp cezîre-i Kırım'ın sahrâlarında Tatar askeri sâkin olup ilâ yevminâ hâzâ cezîre-i Kırım dest-i Tatar'da kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 198a ·
metinde göster ·
… hidâyetullâh erüp derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden bende-i Sübhân olup ibtidâ
Tatar'da
kendüyi sünnet etmek bundan kalmışdır kim yüzer ikişer yüz nefer âdemleri bir y …
Netîce-i kelâm Cingiz Hân merhûm oldukdan sonra oğlunun oğlu Bereket Hân Cingiz Hân yerine müstakil hân olup bin gün ana dahi hidâyetullâh erüp derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden bende-i Sübhân olup ibtidâ Tatar'da kendüyi sünnet etmek bundan kalmışdır kim yüzer ikişer yüz nefer âdemleri bir yerden sünnet etdirüp 198b üç gün üç gece toy düğünler edüp sürûr [u] şâdımânlar ile ömr-i nâzenînin zevk u safâ ile geçirirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 198a–198b ·
metinde göster ·